10 Mayıs 2011

Futbol sadece futboldur değildir futboldur..




Sevgili Bülent Timurlenk blogunda Mehmet Demirkol'un yazısını alıntılamış. Ben de aynı şekilde buraya alayım.

Spora ‘entellektüel’ pencereden bakanlar ise oyundan çok alıntı peşinde koşuyor. Efendim Bill Shankly “Futbol bir ölüm kalım meselesi değildir. Ondan çok daha önemlidir” demiş. Vay vay vay! Efendim Simon Kuper: “Futbol asla sadece futbol değildir” buyurmuş. Sanki hepimiz Liverpool devriminin vazgeçilmez parçalarıyız ya da hepimizin çocukluğu Yugoslavya’da geçti. Herkes St. Pauli taraftarı, ama arkadaşa ‘gay’ misin diye sorsan dayak yersin! Yahu bu futbol... Ve bu ülkede futbol sadece futboldur. Trabzon’da yaşıyorsan senin için biraz daha farklıdır, Eskişehirde yaşıyorsan biraz başkadır. Ama bu ülkenin her yerinde futbol sadece futboldur. Ve hiç bir yerinde ölüm kalım meselesi kıvamında değildir.



Peki bu ne ? Bizim ülkemizin futbol sevgisi değil midir diğerleriyle aramızdaki farkı oluşturan ? Bizim ülkemizde futbol din kadar önemsendiği için dışarıda konu edilmiyor mu yıllar yılı ? Siyaset ile ilintisi olmadığını belirtmek isterken yanlış bir sonuç çıkarmış olmuyor muyuz ? Gerçekten futbol sadece futbolsa eğer bu kadar gerginlik neden ? Tugay, Nihat ve diğerleri büyük liglerin futbolcusu olduğunda yaşadığı rahatlığı anlatırken aradaki fark nedir ? Sorun çokca bizde futbolun ölüm kalım meselesi olması değil midir ? Bir şey ölüm kalım meselesi haline geliyor ama o şey 'Futbol' mudur tartışılır..

Yazının başlangıcı ile sonucu arasındaki bağıntısızlığı bir kenara bırakıyorum. Futbol üzerinden futbolun dışında türlü türlü değerlerin savaşımının olup olmadığı bir tartışmanın bu konuyla yakın uzak ilintisi yoktur. St.Pauli ve Futbol konusu ile Bursaspor Beşiktaş arasındaki bu çatışmanın nasıl bir bağıntısı vardır inanın hiç anlamadım. On yazısından dokuzuna alkış tuttuğum Demirkol mümkünse bana buradaki olayların bağıntısını anlatabilirse ben de aydınlanmış olurum.

St.Pauli,Liverpool üzerinden uzun süredir varolan tartışma başka bir şeydir buradaki olayların çıkış nedeni ise çok başka..

Dersiniz ki: Diğer ülkelerde şehir takımlarının şehrin insanıyla bütünleşip şehrin dışından taraftar bulmasının çok da kolay olmaması nedeniyle o şehre ait olan her değer futbol takımıyla birleşir ve bu bazen siyasetten etnik kimliğe kadar pek çok değeri beraberinde getirir. Oysa bizim üç büyükler nezdinde böyle bir farklılığımız yok ve ülkenin her yerinde futbol sadece futboldur.. Ya da sadece futbol olması gerektiğine ilişkin ayrıntıları yazarsınız ve fakat Bursaspor ile Beşiktaş arasındaki ilk devredeki maç sonrası çıkan olaylar sonrasında beklenilen olayların yaşanması ile bunların ilintisi nedir ? St.Pauli ve onların başkanı ya da pankartlarının burada işi nedir ? Bağıntısı nedir yahu ?

'..ama bu ülkenin her yerinde futbol sadece futboldur. Ve hiç bir yerinde ölüm kalım meselesi kıvamında değildir.'

Oysa bu konuların dışında Avrupa'dan gelen oyuncular ülkelerine döndüklerinde Türkiye'deki futbol ortamını tanımlamak istediklerinde ilk söyledikleri cümle tam da şu yukarıdaki alıntının tersidir. Futbolun din kadar önemsendiğinden tutun da gündelik yaşamın belirleyicisi olmasına kadar tonla ayrıntı..

Bizim ülkemizin futbolunun içerisinde Liverpool,St.Pauli ya da neyse bunlarla bir ilgisi yok. Başka bir şey var burada ve o da maalasef futbol değil. Kendimizi kandırmayalım.

Kabaca aidiyet başlığı altında incelenmelidir ve işin sonu narsizme kadar gider iken tüm bu önemsiz maçın içeriğinin dışında tutkuyu doğuran, insanları kızdıran ya da sevindiren aidiyet.. Bu önemsiz maçta çıkan olayların itkisinin futbol tutkusu olduğunu söyleyebilir misiniz ? 'Futbolun sadece futbol' olduğu güzide ülkemizde Beşiktaş Bursaspor karşılaşmasından önce çıkan olayların yukarıdaki yazının bakış açısından bakarsak futbolla gram ilintisi yoktur. Aynı şekilde siyaset ya da başka bir ayrıntı da burada yok.. taraftarlık, aidiyet,intikam, göreceksiniz gününüzü v.s.



Tüm bu yazının ve olanların dışında..

Bizim ülkemizde futbol hiçbir zaman futbol olmadı. Kabaca 'Futbol' başlığı altında sahanın dışarısına dair ne varsa konuşulur ve hatta programlar sabahlara kadar sürer. İçerisinde gram futbol var mıdır ? Oynanılan oyunun içeriği, taktikler, goller vesaire midir ? Avrupanın futbol gündeminin kıyısında dolanan magazinel olaylar bizim gündemimizdir. Yıllarca bunları verdiniz ve insanların futbol diye ekranın başına geçip izledikleri de bir bakıma farklı bir siyaset içeriğidir.

Düşünebiliyor musunuz St.Pauli'de futbol sadece futbol değildir ama bölgesel ligde bile stadın tamamı doluyor ve bölgesel ligdeki takımın maçlarının seyircisi 'futbol sadece futboldur' ülkemizde 25 milyon taraftarı olan takımlarda yok.. Keşke bizde de futbol sadece futbol olmasa da St.Pauli, Dortmund gibi stadlarımızı doldursak ve futbolun içeriğine konsantre olsak... Bunların hangisi gerçekten daha çok futbolu seviyor, futbola koşuyor ? Magazinel olaya milyon tık alırsın, Telegolü sabahlara kadar izlersin ve fakat o 'futbol sadece futboldur' olmuyor maalasef.

Sanırsın bir tarafta futbolun kendisine saygı duyan bir millet diğer tarafta futbolu malzeme yapan ama kazın ayağı öyle değil. Saçmalamayalım..

Futbol sadece bizim ülkemizde bu kadar çok 'Futbol değildir' belki de. Bu kadar paçavra edilmemiştir de hiçbir yerde. Unutulmasın.. Türkiye'deki futbol kuluplerinin taraftarlarının ortak değerleri arasında siyasi bir malzeme bulunmaması ile futbol sadece futboldur sonucu çıkarmak yanlıştır. Sevgili Demirkol her gün futbol gündemini yorumluyor NTV SPor'da ve bizzat kendisi o futbol gündeminin içerisinde futbolu ne kadar konuştuğunu hesap etmesi gerekir bu ülkede futbol sadece futboldur diyebilmesi için..

7 yorum:

esen dedi ki...

Sevgili Borges,
Demirkol'un yazisi benim de kafam biraz karistidi... esasinda ilk olarak o yaziyi "futbol futbol olmalidir, olum kalim savasi degil" diye okudugumda guzel bir mesaj diye dusundum. Ama Aceto'nun ve senin blog yazilarini gorunce, belki de Turkiye'de futbol sadece futboldur, abartmayalim mi demeye calisiyor diye dusundum. Eger ikinicisini demeye calisiyorsa senin de belirttigini gibi yaniliyor.
Futbolun sadece futbol olmadigini dolmayan statlarimizdan ama reyting rekorlari kiran Televolevari programlarimizdan da anlayabiliriz rahatlikla.

Ama gel gelelim Aceto'nun blogundaki yorumun biraz agir bir uslupla yazilmis bence. Sanki sadece "kafam karisti, bu baglantiyi anlamadim" desen yeterdi.
Yanlis anlama, sana nasil yorum yazacagini ogretmeye calismiyorum... benimki sadece disaridan yapilmis nacizance bir gozlem.

Borges dedi ki...

Esen: Doğrudur uslup konusunda hata vardır düzelttim. Umarım düzelmiştir.

Bunun dışında ben o yazıdaki bağlantıyı hiçbir şekilde anlamadım ve bağıntısız bir sebeb sonuç ilişkisi.

Ama şu entelektüel muhabbetinden laf çakma çok moda bu ara.. Takılmıştır oraya..

Alican dedi ki...

Bülent abinin bloga da yazdım buraya da yazayım. Demirkol Vali'yi masum çocuk yapmış

Evet vali Beşiktaşlı taraftarların gelmesine izin vererek iyi bir şey yaptı. Peki neden güvenliği üst düzeyde tutmadı? Her şekilde Beşiktaşlılar stada gelselerde olay çıkacağı belliydi. Bunların yaşanmaması için niye yeteri kadar güvenlik önlemi almadı?

Bu onun görevi değil mi? Madem böyle bir sorumluluk alıyorsun yükünü de omuzlarında taşımayı becer.

Saatlerce çatışmalar devam etti. Taraftarlar çekilmese hala da edicekti. Bu kadar mı aciz Türk emniyeti?

asvalttaicenler dedi ki...

Sevgili Demirkol her gün futbol gündemini yorumluyor NTV SPor'da ve bizzat kendisi o futbol gündeminin içerisinde futbolu ne kadar konuştuğunu hesap etmesi gerekir bu ülkede futbol sadece futboldur diyebilmesi için..

olay budur.

Serendipity dedi ki...

yazı fena başlamamış, vali konusundaki yorum naif olsa da çok itiraz etmem. işin koptuğu yer "Spora ‘entellektüel’ pencereden bakanlar..." diye başlayan paragraf. biliyorsundur, ali ece ile mustafa sapmaz'ın lig radyo'daki programları total futbol'un tanıtımında geçen bir laf bu. anladığım kadarıyla demirkol bir süredir ecegiller'e giydirmeye çalışıyormuş ve bu olay tam "rastgeldi" sanmış. aceto'nun da küpeli-tehditli alıntısı bana burada bir yarılma olduğu hissi veriyor. umarım yanlış yorumluyorumdur.
sevgiler

Deepfly dedi ki...

Merhaba Orhan Abi,

bence Mehmet Demirkol türk spor basininda dogru seyler söyleyen az adamlardan biridir. (seni bülent abiyi ve ismini bilmedigim dutchmani zaten bamnbaska bir yere koyuyorum)

Gel gelelim yaziya, taabiki seninde Bülent abinin konuya bakis acisi degisiktir fakat benim o yazidan cikartigim sudur.

Bizim ülkemizde futbolun bir siyasi kimligi yoktur, bu nasil sacma sapan bir fanatikliktir.

Sen daha iyi bilirsin, Kaiserslautern 07/08 sezonunda son macta Kölne karsi ikinci ligde kalma mücadelesine ciktiginda mac icin birak biletlerin tamaminin satilmis olmasini, stat disindada rahat 10000 kisi vardi.
Bank asyaya bakiyorsun bos tribüblere oynaniyor. Yani bizim ülkede futbol sevgisi yok, 3 büyük var, Trabzonspor var bide ara ara cikan anadolu takimlari var.

Ben yillarca Kreisliga A takiminda oynadim eminim bizim seyirci ortalamamiz IBBnikinde daha fazlaydi.

Onun icin bence Mehmet demirkola biraz fazla yüklenmissiniz gibi geldi.

Saygilar

Borges dedi ki...

Deepfly: Ben zaten içerik konusunda genel anlamda Demirkol'a katılırım ve beğendiğimi de her daim belirtirim ve fakat ilgisiz alakasız bitmez tükenmez tartışmayı bu konuya yedirme ihtiyacı gütmesini anlamadım. Bursaspor olaylarının bahsedildiği şekilde ele aldığı St.Pauli ya da şu bu entelektüel yorumcularla bir ilgisi mi vardır ?

Başına 'entel' koyup herkes her şeyi söyleme derdinde. Anlamsız ve garip bir çıkıştı.