18 Ağustos 2012

Galatasa Sarayı Efendileri



Coşkun Çelik'i ziyaret etmiştim. Evinin o muhteşem terasının içerisinde muhabbet ettiğiniz zaman güzel olan ayrıntı şudur ki muazzam arşivi nedeniyle her soru cevabını mutlaka orada bulur. Üstelik onda olan ayrıntılar internetin sonsuz içeriğinde dahi bulunmaz. Zamanında çok fazla konu edilen bir gitaristi hatırlayamadım, Ahmet Kaya'nıın şu kasedinin içerisinde yer aldı dediğim zaman "bekle bi" diyor.. CD'yi değil kaseti alıp gelip isim şudur diyor. Efendim konudan konuya atlarken Hakan Şükür ve Esra Elbirlik konusu olduğunda da "dur dedi" ve bu kitabı alıp bir ayrıntısını ekleyerek muhabbete lezzet kattı. Velhasıl onun evinde geçmişe dair her ayrıntı mutlaka netliğe kavuşur.

Halil Özer'in bu kitabından habersizdim. Coşkun'dan alıp çok kısa süre içerisinde okudum zira okunması kolay, ilginç anılarla doluydu. Ama işte bunların hepsi doğru mudur? Mustafa Denizli mesela Monaco maçında yardımcısını gazeteci kılığında Arsene Wenger'in çalıştırdığı Monaco'nun antrenmanına sokmak gibi hinlikler yapmış mıdır? Ya da daha buna benzer inanılması güç ayrıntılar mevcut..

Özellikle 4 yıllık Galatasaray şampiyonluğu ve UEFA kupası dönemine dair oldukça ilginç aytıntıların olduğu bu kitabı benim dönemim insanları büyük bir keyifle okuyacaktır. İçerisinde yazılanların yarısı dahi doğruysa bu memlekette futbol bizim düşündüğümüzün çok dışında farklı ayrıntıları içerisinde barındırıyor diyebiliriz..

Keşke her muhabir yaşadıklarını bu denli cesur bir şekilde kitaplaştırabilme cesaretine sahip olsa.. İddiam odur ki üç muhabir yaşadıklarının çeyreğini dile getirse bu ülke futbolu kendisine ihtiyacı olan eksikliğin ne olduğuna kavuşacaktır.

Hiç yorum yok: