10 Kasım 2013

Mohsen Namjoo- Alaki



İyi insan değilim. Saf “kötü” bir insan da değilim. Yazar değilim. Gazeteci değilim.Kemalist değilim.  Ülkücü değilim. Sosyalist değilim. Devrimci değilim. Liberal değilim. Spor yazarı değilim.  Çizer değilim. Solcu değilim. Sağçı hiç değilim. Laik değilim çünkü bireyler laik olmaz, kurumlar olur ya da olması gerekir.. Müslüman değilim.  Dinci değilim. AKPli değilim. CHPli değilim.  TKPli değilim v.s.

Bu liste uzar gider.
Devamı

En önemlisi nedir biliyor musunuz?

Tutarlı değilim.

Tutarlı bir insan olmadığım için Atatürkçü oldum Sosyalist oldum Marksist oldum Müslüman oldum Dinsiz oldum. Çok şey oldum yıllar içerisinde ve daha da kötüsü şu: Başka şeyler olmaya da devam ederken baktım ki bugün hiçbir şey olamamışım.

Ama gelin ve görün ki; bir şey olmak gibi bir ihtiyaç da hissetmiyorum. Ne garip değil mi? Benim inanışlarım ve yaşama bakış açımın toplamında bir bütün oluşturması, daha önce asgari bir insan tarafından daha aynı şekilde sahiplenilip adının konulması şart mı? Belki ben türünün tek örneğiyim yaşama bakış konusunda? 

İler tutar yanım yok benim.

Çünkü ben okuduyup da algıladığım her "ters" bilgide samimiyetle söylüyorum ki değişiyorum.  

Sizler-ki her birinize ayrı ayrı imreniyorum- çok üstün teknoloji ile yaratılmış, doğruya erken yaşta ulaşmış başka insanlarsınız. Emin siniz her şeyden önce. Ne kadar güzel..

Benim gibi değilsiniz. Ordan oraya sallanıp uzun süreçte ele aldığınızda birbirleri ile çelişen cümleler kurmak zorunda kalmıyorsunuz yıllar içerisinde. Misal ben 18 yaşımda kavradığımı sandığım şeyin aslında çok daha derin ve içeriğini algılama konusunda ne kadar yetersiz olduğumu görüyorum.
Ben zayıfım. Biraz da bir şey olma konusunda beceriksiz.

Bütünü tam anlamıyla algılama konusunda eksiğim, kusurluyum.

Sürekli değişiyor bütün, ben ne yapayım? Aha hepsi bu, oku, anla ya sahiplen ya reddet diye bir şey yok ki.

25 yıl içerisinde yaşayıp gördükçe, okunan  sayfalarca cümlelerin içerisindeki anlamları edindikçe dağıldım.

Arkadaşım mesela beş yaşında namaz kılarak teoloji konusunda kesin kararı verip huzura erdi, 25 yıldır o huzurun içerisinde yaşıyor. Bana sorsan 5’te başka 15’te başka 25’te başka ve bugün Kant’ın bilinemezciliğini sahiplenmiş antagonist olarak çok başka bir şeye dönüştüm, yaratık gibi.. İnsan aklının bazı sorulara cevap bulamayacağını düşünüyorum ama yarın bulabileceğine inanırım belki derim, kim bilir?   Nihayetinde gerçek şu ki elin oğlunun 5-6 yaşında vardığı huzura ben şu yaşımda erişebilmiş değilim. Kim doğru kim yanlış önemsiz, gerçek bu.

Üst komşumla yaşıtız, adam 20 yıldır X'çi..  Tutarlı.   Yani ben gerizekalı desen o da değil gibi bir durum söz konusu. 

Böyle değiller, olamazlar demiyorum kesinlikle, nasıl oluyorsunuz daha çok..  

3 yorum:

Del Piero dedi ki...

iyi miyim kötü mü buna neye göre karar verilir bilemiyorum ama anladım ki yalnız değilmişim. tutarlı olmayınca bi o bi bu oluyoruz. tutarlı kalmayı nasıl başarıyorlar onu da bilmiyorum. hiçiz ya da herşeyiz belki.

Falagar dedi ki...

Bu postu okuyunca bir alta bıraktığım yorum saçma geldi.En doğrusu senin ki zaten,yaşamı böyle kalıplar doğrultusunda yaşamak tutarlıktan çok revizyonist olamamak ya da bağnazlık gibi geliyor bana daha çok.Böyle tanımlar getirmekte bir nevi muhafazakarlıktır.Varsın sen antagonist ol abi:)

kemal serdar dedi ki...

Sizin alınız al inandım
Sizin morunuz mor inandım
Tanrınız büyük amenna
Şiiriniz adamakıllı şiir
Dumanı da caba

Bütün ağaçlarla uyuşmuşum
Kalabalık ha olmuş ha olmamış
Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
Ama sokaklar şöyleymiş
Ağaçlar böyleymiş
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız

Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim diz boyu sulara
Hepinize iyiniyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle dövüşemem
Benim bir gizli bildiğim var
Sizin alınız al inandım
Morunuz mor inandım
Ben tam kendime göre
Ben tam dünyaya göre
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız

Turgut Uyar