31 Ocak 2008

Mesut Özil #3



Mesut Özil, eger aksilik olmazsa Bremen klubune dogru yol aliyor. Olabilecek en güzel gelisme Özil icin budur. bir baska severim ben Özil'i. Bundesligaya adimini atmadan önce tanisikligimiz vardir kendisi ile. Bu yüzden olsa gerek yakin takip esnasinda sürekli göz hapsinde tutulmustur. Pek cok genc yetenek gerekli gelisimi gösterememis, aralarda kaybolup gitmistir. Tek basina yetenekli olmak bugünün kosullarinda iyi bir futbolcu olmak ve ona uygun kariyer edinmek icin yeterli degil artik. Kosullar baska türlü gelisirse Maradona olabilecek kivamda olan genc yetenekler aralarda harcanip gidebilir..

Schalke klubunun kendisi hakkinda yaptigi aciklamalar ve aldigi karar tamamen Klubun cikarlari adina "dogru"dur. Dogrudur ama bir baska yandan "etik" de degildir. Sözlesme yenilemeyen futbolcuya yapilan pek de hos degildir. Bugün Özil kendisini Bundesligada kanitlamis bir bakima ve bu yüzden bu agir kararlarin altinda ezilip gitmiyor, Hannover almak istedi, olmadi Stutgart ve Bremen.. Bremen Diego sonrasini simdiden dusunuyor ve ona lazim olan sadece "yetenek". 7 milyon Euro gibi bir rakam söz konusu velhasil en kötü 5 milyon euro gibi bir rakama yeni Diegolarina kavusacaklardir. Önemli olan unsur Thomas Schaaf gibi bir adamin elinde yetisecek olmasi..




Dün uzun uzun Thomas Doll röportajini izledim alman DSF kanalinda.. Schaaf'dan özür diliyordu. Ekran basinda dün Bremen oyuncusu icin "numara yapiyor" gibi bir cikisi vardi. Severim ben Doll'u da. Hamburg da yasadigi basarisizliga ragmen severim cunku futbolu bilen adamdir, bir yerde inisleri, cikislari olacaktir mutlaka ama bir gün iyi bir yere gelecektir. Velhasil Schaaf cokca islendi, bir daha bu adamin nasil bir teknik adam oldugunu aciklayacak degilim, sakinligi, futbol ve Bremen disi konulara olan uzakligi, onca basarisina ragmen gündemde sadece gerektigi kadar yer istigal ettirmesi, en olmadik oyunculardan mükemmel yildizlar yaratip piyasaya sunmasi ve sonunda kucagina düsen özil..

Hucum futbolu oynayacaksiniz, Gollerle ve Topla daha cok alakaniz olacak, kendi evinizde yüzde seksen topa siz sahip olacaksiniz, varsa bir yeteginiz onun ortaya cikmasi icin en uygun klup Werder Bremen'dir. Elbette futbolu seven ve oynamak isteyenler icin.. Özil, Diego kadar olmasa da yildiz olacaktir, Micoud gibi italyada aman aman dikis tutturamamis adam burada yildizlasti.. 4 yil boyunca orta saha sefligi yapti. Mesut Özil, Micoud ve Diego arasidir, Diego gibi olamayacaktir ama kesinlikle Micoud'nun da asagisinda kalmayacaktir ve kariyer olarak belki cok daha iyi olacaktir..

Eger dedigimiz gibi aksilik olmaz da Schaaf ve Özil bulusursa en cok Türkiye yanacaktir zamaninda iletisim kurup Özil'i Türk milli takiminda oynatmadigina.. Anlamak da mümkün degil aslinda. Hepsini toplayalim o zaman bu yorumlarin iceriginde. Özil, Kicker'e verdigi roportajda birilerinin elini daha cabuk tuttugundan da bahsediyordu Milli takim seciminde..

Velhasil-i kelam, Schaaf + Özil demek, büyük bir yetenegin gerekli kosullari elde etmesi demektir. Diego'nun da yakin bir zamanda iki klose parasina satilacagi anlamina gelir. Siz de bes milyon eurolara alinan Diegolarin,Sanogolarin,Kloselerin,Ailtonlarin,Fritzlerin,Fringslerin nasil bu sekilde verimli odluguna ya da ederinin iki kati fiyatlara satildigini cözmeye cabalayin. Klup adina bir teknik adamin tek basina neler basarabilecegine..

Schalke ve Türkler anlasamiyor bir türlü aslinda. Schalke cok seviyor, Türk oyuncu oynatmayi. Hami Mandirali transferinden beri caba harciyor, buyuk statlari var, o bölgenin hafif solcu takimidir, Dortmund da tersi keza. Türk taraftarlari coktur, her daim buraya da oynarlar ama hep bir aksilik.. Mesut Özil adina aldigi karar klubu adina dogrudur. Bir bucuk yil sonra bedava göndermek yerine dört bes milyon euro kar yapmayi düsünüyorlar..

Mesut Özil icin hayirlisi olmustur.

Yeni Löw: Martin Vasquez



Klinsmann'in yeni yardimcisi Martin Vasquez. Hakkinda detayli bir bilgiye sahip degilim, en azindan benim bir bilgim yok. Her iki ülkenin milli takiminda oynamis olmasi -USA-Meksiko-, 1963 dogumlu gibi detaylarin disinda DSF kanalinin yorumcusunun verdigi bilgi esliginde devam edersek; Ofansiv futbola olan yatkinligi, Ispanyolca ana dili ve ayni zamanda 12 yasinda geldigi Amerikada ögrendigi ve konustugu muazzam Ingilizce biliyor olusu, 2003'Den beri Klinsinin tanidigini ve Beckham'in oynadigi Galaxy'e bu adami israrla "teknik adam" olarak tavsiye etmesi filan..


Bakis acisi sudur: Bu adam asil adamdir ki takimi yönetecek, teknik taktik detaylari ile ilgilenecek. Simdi sorunlar da sudur: Bu konumda olan bir insanin Almanca bilmemesi ciddi bir sorun olmaz mi ? Sürekli Klinsi ile beraber olacagindan sorun yok ve ayni zamanda Almanca kursuna basladi bile diye gecistiriliyor. Bunun yaninda avantaji Klinsinin ispanyolca acigini kapatmasi.. Zira klinsi ana dili olan Almanca gibi ingilizce, fransizca,italyanca konusabiliyor..

Bilgimiz yok, ilginc bir karar sadece. Nasil ki Klinsmann hic beklenmeyen bir sekilde bu pozisyona girdiyse de yardimcisi da ayni sekilde onca isim arasindan gelip oturdu Bayern'e. Devrim istiyor bayern, modern futbola yatkinlik ve bildigini okuyan..


Bana göre bu yardimcinin önemi büyüktü. Yuksek ihtimal Klinsi yönetim ile tartisacak ve takimi istifasi/kovulmasi sonrasi bu adam yönetecektir gibi öngörülerim vardi. Bu yüzden merakla bekliyorduk, Vasquez cikti..

Hayirlisi.

30 Ocak 2008

DFB Kupasi Günlügü #1



Malden Petric'in muhtesem pasinda, daha cok ikinci ligden takip edip begendigimiz eski Karlsruhe'li Giovanni Federico'nun ayni güzellikteki plasesi ile 1-0 öne gecti Dortmund.. Akabinde Klimowicz'in ara pasi yakalayip kaleciyi gecip gol ile sonlandirdigi zaman dakikalar 80'i gösteriyordu.. Mac bitmisti, herkes her seyden emindi.

82.dakika.. Rosenberg düsürülüyor.. ARD kanalinin bir araya getirdigi iki teknik adam Doll ve Schaaf bu pozisyon üzerinie az biraz tartisiyor, Schaaf sessiz takiliyor iken Doll'un Rosenberg'in numara yapiyor gibi aciklamasi üzerine "hoop orada dur biraz" diyerek futbolcusunun hakkini savunmaya geciyor.. güzel görüntülerdi.

Diego topun basinda ve Bursaspor'da da kalecilik yapmis 31 yasindaki Marc Ziegler, Weidenfeller'in sakatligi sonrasinda birinci kaleci olmus ve kaledede Diego'yu bekliyor.. Dogru köseyi tutturmus, top ellerinin arasindan kayip gol olmustu.. Neredeyse yakalamisti ama olmadi..

Dakika 84. Yine Rosenberg ve yine penalti.. yine topun basinda Diego ve yine kalede Marc Ziegler.. Yine dogru köseyi tahmin eden kaleci bu sefer ellerinin arasindan kacirmiyor ve Dortmund bir üst turda..

Imdi ,Bremen baskili oynadi. Diego her brezilyali gibi gec gelmis, oyuna ikinci yari girmek durumunda kalmis, Sanogosu Afrika kupasinda ve en önemli oyuncularindan birisi olan Frings de sakatlanmis, hem Alman milli takim yetkilileri ayni zamanda Bremenliler endiseleniyor bu sakatlik sonrasi.. Yine de güzel bir oyun ortaya koydular, beraberligi de yakalayacak iken Ziegler engel olmustur. Klasnic'in de 28.yas günü olmasina ragmen gününde olmamasi bir baska etken..

Dortmund'da güzel adamlar var. Bayernden kiraladiklari genc Hummels yoktu ama diger defans sirp Rukavina kadrodaydi. her seyden önce sonuca direkt gidenMladen Petric gibi muhtesem bir oyunculari var. Federico'yu bu sene cok izleyemedim velakin gecen dönem ikinci ligde Karlsruhe'de oynar iken cokca defa izledim. Ortalamasi hic degismez, 15 gol atar senede. iyi bir golcüdür, hem Petric hem Federico yeteri kadar sans bulurlarsa Dortmund forvet konusunda sikinti cekmez..

Bayern Wuppertal engelini gecti. Ilk yarisi 2-2 bitti. Klosenin iki golüyle iki kere öne gecmesine karsilik Türk oyuncu Mahir Saglik'in ve Tobias Damm'in da attiklari gol sonrasi beraberligi yakaladi.. Yoksa o köpek mi dedik, yenilmeyecek mi velakin Ribery faktörü var . Üc golün de hazirlayicisi oldu. Ikinci yari Wuppertal sahada yoktu haliyle.. Demichelis, Saglik'in golünde yaptigi hatayi attigi gol ile telafi ederken Hamit de maca noktayi koyuyordu attigi gol ile..



Mahir Saglik bölgesel ligde Wuppertal'in en önemli oyuncusu. 18 macta attigi 13 gol ile gol krali, solak, fena degildir anadolu klupleri icin. üstelik maliyeti de ucuz olacaktir bir bakima..

Wuppertal gibi bir takimla mac yapiyorsunuz, 61.482 seyirci geliyor.. inanilmaz bir rakam.

En azindan her iki takim da istedigini almistir bir baska acidan..

Hoffenheim 3300 kisinin yasadigi kucuk bir köy, dün birinci lig takimlarindan Hansa Rostock'u elediler. Basinda Schalke ile Sampiyonlar ligi deneyimi dahi yasamis Ragnick.. SAP'nin milyon euroluk destegi arkasinda, onlarca futbolcu ama yine de Ikinci Bundesliga'da sekizinci sirada. zira coklarinin dedigi gibi Ikinci Bundesliga birincisine oranla daha zor, daha denk takimlarin mücadelesi ve güclü takimlar var.. Gladbach,Kaiserslautern,Köln,Mainz ve oranin gediklisi Fürth, 1860 Munih.. Hepsi deyim yerindeyse "baba" takimlar.. Burada kucuk bir köy takiminin ayakta kalmasi dahi mucize aslinda.. 3300 kisilik köy takiminin basinda Sampiyonlar Ligi tecrübesi olan teknik adam, Carlos Eduardo gibi 7 milyon euroluk futbolcular var, Paranin gücü..

1860 Münih ikinci Sürprizi yapti. Bayern karsisinda defans anlaminda dahi olsa basarili futbol sergilediler ve derbiden yenik ayrilmadilar. Henüz Arenada Bayerne galibiyet sevinci yasatmadilar, Aachen karsisinda 2-0 yenik duruma gecmesine ragmen 3-2 lik skorla bir üst tura gectiler..

1860 kadrosunda Bender kardesler var, üsenmesem yetenekli genc futbolcular klasmaninda yazmak, cizmek isterim. Her ikisi de gelecege damgasini vuracaktir, canli canli da cokca kez izledigim bu yetenekli ikizler, hamit-halil altintop kardeslerin bir benzeri.

DFB kupasi her sezon ikinci ve hatta bölgesel ligden bir iki takimi dev ekranlara tasiyor ve her daim seyri son derece keyf veren maclara sahne oluyor. St.Pauli-Bremen ve yine St.Pauli-Bayern Munih maclari unutulmazdi mesela.. Ücüncü ligdeydi o dönem St.Pauli..

Simdi bana göre sürpriz yapacak olan Hoffenheim.. Potansiyeli var, her sey olabilir..

29 Ocak 2008

Samuel Kuffour



Eski Bundesliga oyuncularindan.. Bayern'de 9 yil toplamda 10 yil Bundesligada oynamis güzel bir oyuncudur. Ajax'a transferi söz konusuydu, hemen her yerde bu transfer gerceklesti olarak haberi gecerken menajeri Giuseppe dello Russo'dan son bir aciklama geldi. Kuffour henüz hicbir yere imza atmamis ve hala Romanin oyuncusudur.. Ajax ile olan konuya deginirken ilginc de bir not düsüyor.. Amsterdamda daha önceki basarisiz bir transferine deginiyor.. "Üc yil önce Mondragon'u Galatasaray'dan Ajax'a transfer ediyorduk her sey tamamdi, sözlesme elimdeydi ama sonunda elimizde hicbir sey yoktu."

Demem odur ki Mondragon yillar yili gitmeyi kafasina koymustu, bir gün olacakti, bu sezon basi oldu. Tüm bu yasanilanlara baktiginiz vakit cok da erken olmamis.. Bu yüzden kimseyi suclamamak gerek..

Kuffour'a 3 tane daha talip oldugundan bahseden De Russo, Partizan ve iki bundesliga ekibinin Kuffour'u istedigini soyluyor velakin zaman cok fazla yok.. Bakalim ve görelim.

Nereye gidiyor bunlar ?




Kolombiya.. Yaklasik bir ton kokain yakalanmis ve paketleniyor. Ülkemizde veya diger ülkelerin narkotik subelerinde ele gecirilen tonlarca uyusturucu madde. Yakalanan onlarca tir dolusu uyusturucularin sonu nedir ? Yakiliyor, yok ediliyor ?
Baska ne olabilir ki, diy mi Güntekin..

Haslanmis Fare Yemegi




Tayvan da bir restorant..

Sizde bir SINIR yok mudur abi. Kedi,köpek,yilan ciyan tamam, hatta fare de tamam olsun da böyle de verilmez ki yemek.. Nasil yer insan bunu ?

Hincal Uluc ve Kalli Yorumu



Galatasaray takimi paf takimindan üc oyuncu almasina ragmen 18 kisilik kadroyu tamamlayamadi, 17 kisi ile uctu deplasmana. Takimin en degerli oyuncularini saymaya baslasaniz yapacaginiz listede basi ceken ilk alti bugün takimda yok. Sakat.. En buyuk suksesi yabanci pahali transferleriydi, hicbirisi sahada degildi. Yedek kadrosu yok, paftaki oyuncular orada.. Yine de Lider.. Buraya gelen Hincal Uluc yorumu nedir ? Sudur.. Galatasaray'in o kadar güclü kadrosu var ki..

Yeter abi,yeter.. gözünü seveyim birak artik su Galatasarayin cok güclü kadrosu var geyigini. Ben kendimi bildim bileli Hincal Uluc bütün teknik adamlara düsman,hemen hepsini yetersiz bulur. Basari geldigi vakit o mutlaka ve mutlaka takimin "süper kadro"su oldugundan dolayidir.. Her insan gibi analiz ediyor takimi ve kesfediyor bazi noktalari, zorluklari. Sonucta ise onu asmasina neden olan, UEFA kupasini aldiran, Sampiyon yapan Galatasarayin super kadrosu oldugu geyigidir. Ne kendisi inaniyor, ne de okuyan, ama iste sonucta Lucescu,Terim,Gerets,Senol Günes gibi hoca degil dedigi adamlarin basarisina bir kilif bulmus oluyor..

Basa dönelim.

Fatih Terim.. Hincal Uluc uzunca bir dönem sevemedi Fatih Terim'i. Hoca degil, adam degil,sehirli kro o dedi, bilmiyor bu isi, ama Toschak var ya diye diye devam etti yillar yili. Imdi tüm bu elestirleri getirir iken takim sürekli basarili sonuc aliyor.. Neden ? Cunku super kadrosu var takimin.. Hep ondan.. kendi kendine oynuyor o takim cunku. Inter,Fener,Chelsea, Madrid onca yildizi aldi, super kadrolar kurdular ama basari bir türlü gelmedi neden acaba diye sormaz, tek basina süper kadro oynasaydi teknik adamlara milyon dolarlari kimse sacmazdi mantigi islemez pek Hincal Ulucta..

Lucescu geldi sonra.. Artik yeni Toschak "Fatih Terim" olmustu ve Lucescu da eski Terim. "hoca degil o". Teknik direktör yetersiz, gitmeli, etmeli vesaire diye basladi.. bitmedi. Onca basari hep Super Kadronun oldu. Hakan Sükür gitmis, Emre Okan gitmis, bir yil sonra gelen Jardel, Hagi,Popescu gitmis ve hala süper kadro.. Hep bu yüzden basarili.. Gerets teknik adam degil geyigi. Akabinde Hagi geldi. Aynen Almanyanin Klinsmann'i dünya kupasi icin takimin basina getirmesi gibi. Basarili bir futbolcuyu takimin basina getirmek.. "Burasi haginin egitim yuvasi olamaz" o teknik adam daha degil. Klinsmann'in ya da Rijkaard'in basarisi mi vardi Almanya,Barcelona gibi takimlarin basina getirildi ? Önemli degil ayrintilar onun icin.. Acemiydi Hagi ve onu takimin basina getiren yönetime veryansin ediyordu, Galatasaray takimini kucultuyormus, stajer avukat muamelesi cekiyordu Hagi'ye.. Basarili sonuclar aldigi vakit neden hep ortadadir cunku "super kadro".. öncesinde milli takimda Senol Günes icin ayni kelamlar.. "super kadro". Hasta misin abi sen ? Nedir bu super kadro geyigi.. Tek basina hangi kadro oynamis da Galatasaray onca soruna ragmen kadrosu super oldugu icin iyi olsun ?Yahu Mehmet Güven,Ugur Ucar,Servet,Emre,Volkan.. Dün bu adamlar Manisada, Ankaragücünde,Almanya ikinci Liginde oynar iken süper kadronun süper isimleri miydi ? Galatasaraya gelince üstelik ilk defa bir arada dokuz oyuncu oynasa dahi hep kadro super.. neden ?

Bir kac isim daha var bugun.. Bülent Tulun, Aziz Üstel, Kalli gitsin Yilmaz Vural gelsin diyen Hincal Uluc'un agabeyisi Ocal Uluc, Hincal Uluc.. Bu isimler bugun takim gol attigi zaman sevinmeyen insanlardir. Cunku fikirleri curuyecektir, istedikleri olmayacaktir ya teknik adam ya da yönetim güc kazanacaktir.. Yanlis ata oynadiginin bilincine varacak ve super kadro o yüzden diye kivirtamayacaklar..

Takim Ankaragücü gibi zorlu bir deplasmani 4-0 gibi net bir skorla ve rahat bir sekilde gecmis. Hincal Uluc'un yorumu nedir ?

Ilk 20 dakikada sut atmamis takim, ikinci yarida yokmus sahada. Delirmemek mümkün degil. üc tane paftan oyuncu almasina ragmen sakatliklardan dolayi bir kisi eksik cikan takim elbette fark sonrasi yatacaktir. Kendi kendisini yormasinin, sakatlamasinin bir anlami var midir ? Neden ikinci yari sahada olsun .. güle oynaya maci bitirip sakat vermeden deplasmani atlatma derdinde.. 4-0 lik mac bu sekilde mi yorumlanir.. Takim yener, oyuncular serefini kurtardi olur bu isimler icin, takim maglup olur o oyuncular, seref yok olur teknik adam olur her seyin sorumlusu..

Velhasil kelam dile getirdikleri fikirler, bu insanlari esir almis durumda. Kendi sayginliklarini her seyin üzerinde tutuyorlar. Kili kirk yararak teknik adama degdirmeden basari öyküsünü yazacak durumda olmalarinin acisi ile golleri izliyorlar..

"Çünkü pas yapmıyor. Galatasaray'ın kaptığı top 10 saniye Galatasaray'da kalmıyor, anında Ankaragücü'ne geçiyor. Galatasaray'ın pas yapmaya niyeti yok ve kenarda Kalli'ye bakıyorsun, seyrediyor. Her maçta seyrediyor, sadece bu maç değil. Galatasaray tepik oynamaya başlıyor ve Kalli seyrediyor"

Seyrediyor cunku sahaya sokacak oyuncusu yok kenarda. Kadro süper degil. Sakatliklar sonrasi elde kadro filan kalmamis.. paftan üc oyuncu arti 17 kisi sahada. Zorunluluktan seyrediyor. Hem süper kadro, hem de takim oynamiyor.. Kili kirk yarip teknik adama sucu getirmek icin varini yogunu ortaya koyuyorlar, göremiyorlar nasil komik olduklarini..

Kalli bir aciklama yapti.. Ilk defa canli canli basin toplantisini izledim www.sporx.com'dan.. Sonrasinda saka yaptim dedi. Simdi ben de izledim Kallinin demecini ve kesinlikle saka yapar gibi bir hali yoktu. Bu noktada HIncal Uluc hakli. Akabinde Polat'in emri ile hareket ediyor diyor. Hakli degil belki ama en azindan ayaklari yere basan bir elestiri. Velakin bu aciklamanin ve geri dönüsün, saka yaptim savunmasinin Alman irki ve türk irki, asagilamak, nazi gibi konularla ilisigi nedir.. Kalli neden asagilasin türkleri ? bu nasil bir mantik ? nasil buraya geliyor insan dusunsel zeminde.. Bir teknik adami elestirecegim diye insan bu denli kopar mi mantiktan ? Zaman gazetesinde Türklerden bahsederken "biz" kalibini kullanan adam, Türkleri, Türkiyeyi asagilar mi ?

Sonrasinda Sabrinin takimdan uzaklastirilmasi.. takim bu kadar eksik iken yapilir miymis. Yapilir, o bir Alman ve onun sistemi budur. Kaiserslauterndeyken takimin yildizi Hotic'i tribüne gönderdi, Galatasaray'a geldi cesitli nedenlerden Koseckiyi filan yollamasi bir yana Bolic'i gönderdi ayni sekilde. Ikinci gelisinde Necatiyi. Kendine göre bir duzeni var, sistemi. O kendi dogrularini uyguluyor ve Hem Kaiserslauternde hem Galatasarayda sampiyonluk yasamis, efsane olmustur basarilari ile.. Bolicten degil kabzimal dediginiz Hakan Sükür'den verim almis. Disiplini ön plana koymus, is ahlakini.. Zaten baska türlü Hakan Sükür baska bir hocanin elinde geldigi ilk yilin sonunda gider, kaybolurdu.. Birilerini göndermesini dahi absürd komplo teorilerine alet ediyorlar..

Canli canli Sabri ile ilgili yorumlarini izledim. Acik ve net bir sekilde o sürec icerisinde alinmasi gereken karardi, oyuncularim icin bu önemliydi diyor. kendi sisteminin islerlik kazanmasi, daha önceki yaptiklarinin anlamli olmasi adina dogru bir hamleydi diyor.. Bremen teknik direktörü Thomas Schaaf, on tane sakati var iken Sanogo'sunun iyilesmesini buyuk bir mutluluk ile karsiladi, manset oldu onun iyilesmesinden duydugu sevinc.. Zira o da paf takimindan oyuncu cikarmis kadroya koymak durumunda kalmisti. Birbirlerine benzer ,zira hucum futbolu oynatiyor ve prese dayali oyun sisteminde sakatliklari Galatasaray gibi basa bela olmus durumda.. Akabinde Sanogo sakatliktan yeni cikmis olmasinin verdigi hirs ile kendisine sert giren Carlos Alberto ile idmanda itisti, kavga etti. Schaaf, her ikisini de kadro disi birakti.

Bu olagandir, disiplin ve almanca futboldur. Bunu bilerek boyle bir teknik adami takimin basina getirdiler ve adam bununla kendisine yolunu ciziyor, bu sekilde basari kazaniyor, yetenekli Bolicten ziyade disiplinli Hakan Sükür'ü tercih ediyor..

Diyor ki Hakan Sükür itmistir Kalliyi, hadi sikiyorsa onu da kadro disi biraksin.. Öncelikle neden itsin ? Gecenlerde Mehmet Topal, gol sonrasi Hakan Sükür'e kosmus, sebebi de Sükür'ün kendisine gol atacagini önceden söylemesiymis, ya da baska baska nedenlerden anlasilmis, konusulmus. Simdi Sükür de öncesinde karar vermis, gol sonrasi yedek klubesine gidecektir.. Kosarak gidiyor, gol sevinci ile önüne geleni gecip hedefledigi yere ulasiyor. Nedir sorun ? ayni zamanda balik hafizasi mi vardir nedir bu yani.. Kalli Hem Lincoln'u hem de Hakan Sükür'ü kadro disi birakmadi mi? Ne SIKMASI daha.. oha yani. Laf olsun torba dolsun da hepsi birden komlo teorisi olsun..

Üzülüyorlar Galatasaray gol attigi zaman. Önemli olan dedigim gibi, soylemlerinin gecerlilik kazanmasi. Ama neden korkuyorlar, üzülüyorlar anlamiyorum boyle güzel kivirtabiliyorlarken.. Takim iyiyse, kadro super, yenildigi zaman teknik adam sapitti, isi bilmiyor. Her zaman haklisiniz siz abi.. Neden kasiyorsunuz.. Lincoln yok, Hasan Sas yok, Linderoth yok, Song yok,Baris Özbek yok,Ayhan Akman yok..Nonda yok.. 3 kisi paftan geliyor, 18 kisiyi tamamlayamiyor, deplasmanda 4-0 galip. neden ?

"süper kadro".

Kafayi siyirmamak mümkün degil. Kovduracaklar, götürecekler Feldkamp'i rahatlayacaklar.. Hadi birilerinin derdi yönetim gitsin, su bu olsun, Adnan Polat filan da.. Hincal Uluc ? hemen her hocaya kötü, her kadroya süper demis, degisen bir sey olmayacak . Ayni sekilde tersi de dogrudur Fener iyi takim degil.. bir de bu geyigi var ki..

.....

Yorgunum dostlar.. Su bitmis, tükenmis halimle su yorumu yazmadan edemedim, uzunca bir süre ara vermek gerek, yorucuymus blog isi. zaten savsakladik, bosa aldik, zar zor güncelliyoruz. Simdi yatsam haftaya sali ancak kalkarim gibi duruyorum. Sunu yazmazsam olmazdi, neden ? Zira yillar yili terim döneminde, lucescu döneminde okuyup okuyup cildirdik, en azindan bu internetin sonsuz boslugunun bir kosesinde duracak ve bu beni nedendir bilmem feci sekilde rahatlatiyor..

Bayern - Wuppertal Kupa Maci ve Jago



Efendim bu Jago.


Bayern Munchenin kupadaki rakibi bölgesel lig takimi Wuppertal'in sans melegi. Onunla Wuppertal henüz kaybetmedi. Teknik adam Wolfgang Jerat'in köpegi.. Mac esnasinda arabada bekliyor, mactan önde türk bir görevli ona doping veriyor. Nedir ? Elbette siyah cay.. ihtiyaci var onun da diyor..

Bölgesel ligde mücadele eden takimin tek kozu Jago degil elbette. Wuppertal'da danismanlik yapan ünlü bir isim var: Rudi Assauer.. Schalkede yillar yili menajerlik yapmis ve sonunda bugun kafayi Mesut Özil'e takmis görünürde almanyanin en cok kazanan menajeri olan Müller bir sekilde kaydirmistir ayagini ,almistir sazi eline. Uzunca süre ben bu Assauer'i Schalke baskani filan sandim, o denli karizma takilir, kameralar hep ondadir filan.. Bizde de bu adamin sahtesi vardir, tip olarak da benzer ona.. Bayram Tutumlu..






Velhasil macin sonucu önceden belli olsa da keyfli ve ilginc bir oyun olacaga benzer.. Wuppertal bir seylerin hayalini kuruyor velakin o turu gecmek degil, elde edecegi gelir.. En az 200 bin euro kasa yapmak istiyorlar toplamda.

Ek olarak Bayern'in sezon basi transfer ettigi Sosa'nin son dönem formda oldugunu belirtelim ve ikinci yari Hamit'in isi biraz daha zor. Macin dizilimi soyledir, üzerine tiklayin da görün yoksa gözü bozar filan..

Bermuda Seytan Ücgeni



Balakov,Elber ve Bobic. Takimin ve ücgenin beyni Bulgar, umulmadik gollerin ve denenmedik triklerin yaraticisi brezilyali ve Hirvat anneye, slovak babaya sahip yetenekli bir alman. Beyin takimin 10 numarasi Balakov. Iki farkli forvet karakteri:Bobic ve Elber. O kadar iyi anlasiyorlardi ki onlari durdurmak kimseye nasip kismet olmadi. Seytan Ücgeni olarak anildilar.. Tek pasla üc kisi otomatige baglamis, seyretmesi de o kadar keyfli pozisyonlar üretiliyor, goller atiliyor ve muhtesem zamanlarin muhtesem üclüsü olarak tarihine geciyorlardi Stutgart'in.. Disarida da ayni sekilde cok iyi arkadas olan bu üclünün ve hatta gerisinde de Porscher'in de katkisiyla ortaya koyduklari oyun tarafli/tarafsiz hemen herkesin ilgisini cekiyordu.. 11 numarali Fredi Bobic formasi Stutgart tarihinde en cok satilmis formadir.. Bu insanlarin bana göre ortak özelligi futbol oynamayi sevmeleriydi. Misal Bobic daha sonra transfer oldugu Dortmund takiminda forma giyemeyecegini anladigi zaman kendi istegi ile Hannover'e transfer oldu. Iyi bir dönem sonrasi iyi bir antlasmaya imza atmisti, oynasa da oynamasa da parasini alacak idi. o cok daha az paraya Hannover'e transfer olmak istedi. Tek istegi futbol oynamakti ve sonrasinda basarili bir sezon gecirdi. Az para kazandi, cok gol atti. Keza Elber karakterli bir futbolcudur. Bugun Brezilyada okul acip sokak futboluna destek verdigi, cocuklara yardim ettigi icin degil, oynamadigi zaman kendisini transfer eden baskanin yüzüne bakamayacak derecede utandigi icin.. Lyonda ilk yilini kötü bir sekilde gecirdi. Arkasindan tam da bir seyler verecek iken sakatlandi ve yönetime gidip "beni satin dedi, kalan parayi filan da istemiyorum" .. Bu üclü keyf alarak oynuyordu oyle ki aslinda 100 gol atabilirlerdi o sezon. Onlar 78 tane gol atip 22 tane farkli trik denemeyi uygun gördüler. Gladbach macinda 5-0 önde iken topuk ile gol atacagim derken onlarca gol kacirdi, ölümüne güldüler, eglendiler.. keyf aldilar, keyf verdiler.. takimin basinda yeni uygun bir antrenör bulunamadigi icin yardimci antrenör joachim Löw vardi. Gecen dünya kupasinda Almanyanin oynadigi güzel futbol, insanlara bu dönemi hatirlattigindan olsa gerek basarinin temeli Klinsmann'dan cok Löw'e yazildi. Stuttgartta oldugu gibi Almanyada da yardimci antrenörlükten Teknik adamliga gecis yapti.

Stutgart gecen sezon sampiyon olmustur ama stutgart seyircisinin bugün hala daha bu zamanlardan kalan keyfin bir daha hicbir zaman yasanamayacaginin hüzünleri vardir üzerlerinde.. "Güzel zamanlar" derken sampiyon oldugu sezondan ziyade sadece DFB kupasini kaldirdigi zamandan bahsediyorlar.. Basari cok sey demek ama futbol ondan da öte bir seydi, hele ki bugunun fizige ve kondüsyona dayali gerzek futbolu iki adim daha ileri dogru adim atmis iken.. Dürüst, karakterli ve futbolu seven üc insan bir araya geldigi zaman yeteneklerini birlestirip takim oyunu ile önlerindeki her engeli asabilecek konuma gelebiliyorlar.. Galatasarayin UEFA kupasini kaldirmasinin en önemli nedenlerinin ba$inda da keza "arkadasligin" yattigini soylerlerdi.. daha basit bir ifadeyle Hagi'ye saklambac oynatacak arkadasligi yaratmaktir marifet, baska bir sey degil. Bobic yillar icerisinde sürekli bir daha bu ikiliyle bir araya gelme hayalleri kurdu. belki japonya da belki ayda ama mutlaka bir gün bir yerde yine bir araya gelecegiz derken yasadigi günlerin keyfini bir baska sekilde dile getiriyordu.

Balakov,Bobic,Elber.. bugün kimse unutamaz, oynadiklari futbolu, gözü kapali paslari, abuk subuk gol denemeleri, kimsenin denemedigini, yapamadigini denemek, yapmak, basarmak .. Bundesliga tarihine altin harflerle kazinmistir.

Arkasindan Bayern 12,5 milyon euro vermistir Elber icin.. Lyon sonrasi kendi istegiyle transfer oldugu Gladbach'da yasadigi teknik adam uyusmazligi sonrasi futbola veda etmisitr v e artik Güney Amerikada Bayern icin futbolcu izliyor.. Bir baska güzel adam Paul Breitner gibi "socutluk" yapiyor, eski takimina ve son basarisi da Breno kesfidir..

Velhasil, bu üclü güzel adamlariydi, güzel zamanlarin..

Hadi be abi hadi gec kaldik zaten!



Kabul'dan bir velet.

istisnasiz her resmin istem disi öznesi olurum . Empati kacinilmazdir. Belki bu yüzden zaman icerisinde anlayis konusunda capi bir kac santim genisletmisimdir. Siz de deneyin, her resme kendinizi koyun.. Sonra bakin neler oluyor.

Acinin Resmi



Irakta patlayan bomba sonrasi babasinin ve iki erkek kardesinin öldügünü ögrenen Iraklinin acisi..

Mesut Özil #2



Arap sacina dönmüstür isi.. Simdi Schalke bonservis bedeli olarak 7 milyon euro dedi ve Hannover teknik direktörü Dieter Hecking onu istiyor, pazarliga baslamislar.. Schalke teknik direktörü Slomka onu oynatmak istiyor, degerinin farkinda ama bir baska yandan oynatamaz.. Diyor ki gelsin, özür dilesin, konussun Müller ile ve onu oynatayim.. Mesut Özil aciklamalarinda geri adim atmadi, Kendisini Schalke seyircisine yem eden Müller'e yüklendi. Benim derdim hicbir zaman para olmadi dedi, sözlesme ve icerigi hep ayniydi bu konuda sorun yoktu, ona imza atilip atilmamasi gündemdeyi, verdigi sözleri tutmadigi icin imza atilmadi, parayla filan isim yok benim diyor.. Yüksek ihtimal Lincoln'un gidisi sonrasi yükselen degerinin Rakitic'in form tutmasi sonrasi az biraz asagiya cekilmesinin hincini aliyor.. Degerinin 7 milyon euro olarak belirlenmesinden sonra biraz da hakli olarak "asil kim parayi düsünüyor, ortada "diyor.. velakin geri adim atsa sorunlari hallolacak iken ipleri tamamen koparmayi secti..

Kuranyi ile roportaj yapmislar ve elbette Schalke klubunun güncel sorunu oldugundan ona da sormuslar, Mesut Özil filan ne düsünüyorsunuz gibi.. Nereye giderse gitsin onunla milli takimda bulusacagiz gibi bir demec verdi. Boyle bir demec olagandir zira Halil'in galibiyet golü attigi 3-2 lik Hannover macinda kendisine iki tane güzel asist yapan adamdir Mesut Özil.. iki asist yaparak deplasmanda Hannoveri yener iken bir baska acidan gözüne girmis Hannover teknik adaminin..

Dieter Hecking kendisini istiyor. Hannover iyi bir takim. Hecking'i de ben cok begenirim, Aachen'a muhtesem futbol oynatarak birinci lige cikarip Hannover'e gecis yapasiya kadar olan bölümde Bundesliganin tepelerinde gezdirmis, basa gectiginde galibiyet yüzü dahi görmeyen Hannover'u türkiyenin eski genclerbirligi moduna sokmustur. Kendisi eski bir Hannoverlidir hali hazirda. Bu yüzden teknik adam baz alindigi vakit hannover'e gecisi gelisimi acisindan son derece güzel olabilir.. Arsenal dedikodulari filan olsa da Bundesliga ici bir pazarlik söz konusu olacak gibi..

Bana göre ise 7 milyon euro ve hemen her sey Mesut Özil'in kendine gelmesi icin atilmis bir adimdir. Schalkenin gönlü Mesut'un kalmasindan yana. Su saniyeden sonra her sey olabilir gibi dursa da Mesut kalacaktir Schalke.. En azindan gidisi o kadar da kolay olmayacaktir, zira Klubu sanilanin aksine tüm bu olan bitene ragmen gitmesine pek sicak bakmiyor.

Maclarin Naklen Yayini üzerine..



Konu hakkinda hemen herkes bir yerinden tutup elestiriyor, mutlaka ki suraya yazacaklarim bir baska yerde baska sekilde yazilmis, cizilmistir, üc kisi dahi okusa bir kere daha tekrarlanmasinda fayda vardir. tuhaf ve yanlis olan bir sonuc var sonucta..

Türkiye Futbol Federasyonu modellere bakiyormus, yeni yayin ihalesi icin..


Her seyden önce düne kadar Lider olan takimin maclarinin yayimlanmamasi neresinden bakarsaniz bakin tuhaftir, komiktir. Sadece 4 büyük takimin maclarinin canli olarak verilmesi hem toplamda tv gelirlerinin düsük olmasina ondan da önemlisi türk futbolunun gelisimindeki en buyuk engel olmasi bakimindan önemlidir.

Yapilmasi gereken cok da zor degil aslinda. Mac yayin hakkini elde eden kanal her maci canli vermek zorundadir. Maclar ayni saatte oynandigi vakit dahi Almanya,italya gibi "konferans" secenegini sunmali, her takimin ayri ayri kanallarda izleyicileri icin doksan dakika yayinini sunmak durumunda. Konferans, yani alti mac oynaniyorsa, alti macin canli yayinini verip golden gole bir mactan digerine atlayacak sekilde canli mac yayini, diger takimlarin üzerine dikilen gözleri büyütür, türkiye futbol kluplerinde oynayan diger 14 takimin yüzlerce futbolcusunu daha da göz önüne getirir, her bakimdan Türk futbolunun gelisimi adina yararli olur.

Ankaragücü taraftariyim diyelim.. Ben de alirim artik o lig tv ya da D-Smart.. Galatasaray taraftariysam eger, acar kendi macimi izlerim. Toplamda canli yayina olan ilgi ülke genelinde artar, bütün ülkeyi dört maca endeksli hale getirip futbolu kisirlastirmayiz..

Avrupanin en iyi/kaliteli liglerinin degerlendirmesi yapildigi vakit cokca zaman en buyuk kriter televizyon gelirleri olmustur. Ingiltere Premiere liginin diger liglere göre biraz daha etkili olan transfer gücünün kaynagi televizyondan aldigi paradir. Bu da transferler ile ligi cekici olmasini saglayip disaridaki pazar payini artiriyor, oyle artiriyor ki koca Bundesliganin kendi ülkesindeki yayin gelirinden elde ettigi gelir, ingiltere Premiere liginin sadece kendi ligini disariya pazarlayarak elde ettigi gelire esit: Yaklasik 300 milyon euro.. toplamda fark ise 400 milyon euro..

Gaziantepli eger ki tuttugu takimin tüm maclarini doksan dakika yayinlanacagini bilse, ona olan ilgisi, sevgisi artmaz midir ? Yahu benim annem can sikintisindan maclari izleyerek on yilda fanatik Galatasarayli oldu. Kadin telefon acmis Barussoyu soruyor bana.. Siz düsünün azicik ucundan futbol ile ilgilenen kitlenin maclarini izledigi vakit olusacak olan durumu..

Bundesligada da ayni sekilde haftada toplam 9 mac var. Her isteyen taraftar istedigi maci doksan dakika izleyebiliyor. Digitürk bunu neden yapmadi, yapamadi anlamis degilim.

Bu ve benzer pek cok konu Türk futbolunun gelisimi adina düsünülmeli, ona göre bir cözüm üretilmelidir. Bu cözüm asamasinda ele alinacak olan kriter Galatsarayin, Besiktasin, Fenerbahcenin daha saygili, daha buyuk olmasi adina yapilmasi gerekenler degil, onlar zaten olmasi gerektigi yerde. Manisaspor nasil güclü ve kalici bir klup olur, Ankaragücü gibi bir klup daha iyi yerde olamaz mi ? Türkiye birinci ligi de ayni sekilde..


Toplamda sorun üc buyuklerin buyukluklerinde degil, digerlerin varliksizliginda, kucuklugunde, degersizliginde.. ilgisizligin ayyuka cikmis olmasinda yatar. Koca Türkiye Super Ligi Alman ikinci liginden toplamda daha az seyircisi vardir ve iddia ederim ki kalite bakimindan Alman ikinci Bundesliga ile dahi yarisamaz.. bunun degistirilmesi gerekir.. Naklen Yayin ihalesi bunun icin en önemli kriterdir, ona göre bir gelisim olmasi saglanmalidir kesinlikle..