10 Mart 2009

Meira Gitti.!



Fernando Meira, kötü bir futbolcu asla degil. Sezon basi Galatasaraya degil de Tottenham'a gitseydi burada aldigi elestirilerden cok daha azina katlanacakti. Premiere Ligden ya da Bundesligadan bir mac seyredin, akabinde bir de Galatasaray-Bursaspor macini.. Bunlardan birisi iyi, digeri kötü demiyorum, eger seyir degil de sonuc acisindan ele aliyorsak her iki farkli karakter de sizi basariya götürebilir, Türkiye milli takiminin Sampiyonalarda elde ettigi basari ortada ve fakat cok baska bir futbolun oynandigi gercegi de gözden kacmiyor..

Benzer karakterde oldugu icin belirtmekten cekinmiyorum Ronny Johsen Besiktasin siradan futbolcusuydu, Manchester'a gidip dört premiere lig sampiyonlugu, sampiyonlar ligi sampiyonlugu gibi basarilari yakaladi. Besiktasta muhtesem performans mi gösterdi? Hayir, böyle bir sansi yoktu. Meira'nin da sansi yok. Bu lige Meira degil, Stumf gerekiyor.. Stumf ki Cantona'ya adim attirmamistir filan. Meira özelinde Türkiye Süper Ligi futboluna bakisi da mercek altina almak gerekiyor.

burada top yuvarlanmaz, insanlar yuvarlanir sahanin icerisinde. Top degil insan kosuyor.. Topa nasil bicim verdigin degil insan olarak nasil sahada sekle girdigin önemli.. O zaman has Galatasarayli olursun, iyi oyuncu olursun, Lugano'nun Eduya göre daha cok tercih edilmesi futbolunda degil görüntüsünde yatiyor. Bursaspor macini bir daha seyredin, ben seyreder iken kendi yarisahasini gecip de üc pas üst üste atan takima bir gol verdim ve maci bir sifir Galatasaray kazandi bu yüzden. Insanlar cok kosuyor.. Caresizlikten kosuyor, iyi niyetli, futbol oynama sevdasi icerisinde sürekli kosuyorlar, top arada insanlara carpip duruyor, gidiyor ama oynanan futbol degil insanbol.. Sürekli insan kosuyordu, topu bir ara göremez olduk biz.. Türkiye Süper Liginin ortalamasidir bu. Mücadele üzerine kuruludur, buna göre bir oyuncu tercihi olmasi gerekir.. Mücadele gücü yüksek oyuncular ortalamanin üzerindeyse belki topa hükmeden bir oyuncu oynatabilme sansina sahipsiniz yoksa dünya golü atsa, dünya asisti yapsa da Alex gibi sürekli elestirilir, durursunuz, Lincoln gibi üzerine cullanirlar adamin..

Topa ayagiyla hükmedene degil topa bir sekilde siper olup türlü türlü sekle girenin tonla övgü aldigi yer..

Meira, Stuttgart'da 6,5 yil oynadi. 7,5 milyon euro gibi klubun o dönemki en yüksek bonservisi ile Benfica'dan geldi ve hicbir zaman birakmak istemedi Stuttgart yönetimi. Ylavaryakar oldular.. Tartismalar bir sezon öncesi basladi ve Meira gidecegini acikladi ki bu yüzden ben de Adnanlarin sezon ici anlastiklarini düsünüyordum. Gelen onca teklife ragmen Galatasarayi secmesi de bu görüsü destekliyordu. Klup yönetimi yarim sezon boyunca "gitme, kal" tartismalari yasadi ama Meira bir sekilde Galatasaraya geldi..

Galatasaray takimiyla bugüne kadar oynadigi futbolun ortalamasi vasat bir performans olarak adlandiriliyor. Birisi gecen macta olmak üzere Lincoln'e verdigi iki muhtesem topuk pasi gol olsaydi belki türkiyedeki futbolseverler de defansin yaninda ofansa yapabildigi katkilari görebilir, baska türlü degerlendirebilirdi. Olmadi, haliyle Meira'yi kaybeden Galatasaray taraftari olarakk üzülen bir tek ben kaliyorum geriye..

Süper oynamadi burada ama öyle bir sansi da yoktu..

Ekonomik acidan belki de dogru bir adim cunku iceriginden cok da haberdar degiliz cok seyin. UEFA kupasi finaline dogru olasi bir parasizlik belki cok daha buyuk sorunlari doguracakti, dogru-yanlis deme hakkim, bilgi eksikliginden dolayi benim yok.. Sadece üzüldüm ben..

12 yorum:

Adsız dedi ki...

blogunuzda okuduğum ilk yazı ama süper tespitler yapmışsınız çok beğendim

gltsry dedi ki...

galiba bir ben değilmişim üzülen çok şükür.etrafta onunla ilgili sürekli olumsuz şeyler duymaktan ve meira'yı onlara anlatmaya çalışmaktan o kadar bunaldımki.nihayet ben gibi düşünen birine rastladım.ama siz ben bir başkası bir elin parmağı kadarız daha fazla değil.ben bu kadar kimseye yaranamayan bir futbolcu görmedim.sürekli ''bu adamın yerine sokaktan 1.90'lık bir adam koy daha iyi savunma yapar'' diyenler,sıkıştığında topu taca attığı için eleştirip futbolun basit oynanması gerektiği gerçeğini kabul etmeyenler ve bunun sonucunda onu korkak ilan edenler,servet çetin'in yanyana oynadıkları maçlarda meira'dan beklenenleri yapmaya çalıştığını,topla pervasızca ileri çıkışlarını,oyunu geriden kurma işini meira'ya bırakmayıp onu bozuşunu görmeyip meira servet'i bozuyor diyenler yüzünden kapkara olduk.ışıkta gözükmüyor maalesef uzaklardan bir yerlerden.

benikoyupgitme dedi ki...

Nasıl vasıfları olursa olsun meira seninde dediğin gibi üstat türkiye'de ki futbol anlayışı ile bir türlü uyuşmadı ve uyuşacak gibi de durmuyordu. Bu dakikadan sonra da adam oyun tarzını değiştirme gibi ütopik bir özelliğe sahip olmadığı için satıldı. Senin dediğin faktörleri baz alırsak ve türk futbolunun ingiltere futbolu karşısında insanbol olarak kaldığını değerlendirirsek bence burda hem kulüp, hem meira kendileri için iyi olanı yaptı

Ha şu hususta tartışılacak tek şey takımın hayati bir uefa kupası maçında defansı kime emanet edeceğidir. Herşeye rağmen mücadeleciliğini beğenmediğimiz meira'yı acaba bu maçta arayacak mıyız olası bir semih kaya'nın sahaya sürülmesi karşısında ? Bütün sorun bu ve soru işaretleri bu durum karşısında beliriyor..

Hamburg maçında ne olacak peki ? Joker mehmet topal belki defansı götürebilirdi ama olic gibi almanya'nın en tehlikeli santraforlarının birinin karşısında mücadele gücü eksik meira mı yoksa tecrübesiz bir semih kaya mı baskın gelecek onu perşembe göreceğiz..

çikozi dedi ki...

Su durumda defans bölgesindeki eksiklerden dolayi gitmesi tartisilabilir ama Servet,Emre Güngör´ün dönüsüyle yoklugu unutulur.Lige uyumu cok üst düzeyde degildi ona katiliyorum kimse kötü bir oyuncu oldugunu iddia edemez ama herseye ragmen o tecrübedeki bir oyuncudan insan daha fazla seyler bekliyor dogal olarak.Bence gitmesi dogru fakat zamanlama tartisilir.

ti esti to dedi ki...

borges merhaba. ben de meira konusunda satılmasıyla ilgili tam olarak ne düşündüğünü bilemeyenlerdenim. ama gel gör ki bir klübün futbolcu satması bakarsak o kadar da kötü değil. alınan 6 milyon euro ve oynama şansı olan bir semih kaya var. semih kaya'nın altyapı maçlarını takip etmeye çalışıyorum evimin floryaya yakın olmasından kaynaklı. en son kocaeli paf maçını izleme şansım oldu ve bariz bir şekilde sahada duruşuyla ben artık as takımın oyuncusuyum diye bağırıyor. pozisyon alması takımı yönlendirmesi oyun kurması v.s neresinden bakarsan bak tam anlamıyla bir stoper geliyor alttan. sürekliliğin sağlanması önemlidir. fakat bunun türkiye şartlarında nasıl olacağı pek sürpriz olmaz. bildiğin gibi semihin sözleşmesini yönetim uzatmıştır,3,5 yıl, pek çok avrupa takımı isterken semihi. ben şuna katılmıyorum galatasaray defansını böyle bir maçta tecrübesiz bir oyuncuya emanet edemez. eder hem de öyle bir eder ki o topçu bir daha çıkarmaz o formayı üzerinden. semih ve altyapıdaki oyuncular için meiranın gidişi önemlidir. topu oyuna sokması oyunun içinde,ofansif olarak, yer alması iyidir meiranın ancak defans hattında pek çok hatası ve gelecek 6 milyon euro ve semih kaya. sen yönetici olsan ne yapardın? ben olsam ben de satardım.

Sade dedi ki...

Servetçe deli danalar gibi bir oraya bir buraya saldırmak mıdır defans yapmak? Yada Lugano gibi sert oynamak mıdır? Emre aşık gibi el bombası olmak mıdır?

Meira türkiye'ye gelmiş en iyi defans oyuncularından biri ama anlayana!

Adsız dedi ki...

hamburg maçında stoperde kim oynayacak biri bana bunu söylesin sonra kenara çekileceğim.

Borges dedi ki...

Cikozi, Ti Esti to: Satilmasi ticari acidna dogrudur belki ama seyreden insan olarak, seyir keyfi acidan "benim" icin üzücü bir haberdir, bunu söyledim ben sadece.

Sade: takipteyiz blogundaki blog yorumu icin tesekkürler efendim.

sembolist dedi ki...

'Bu adam topçu mupçu değil' le söze başlayan hakan Ünsalların çokluğu bu ülkede kısır ve düz bir mantğı da işlevsel hale getryor malesef.Stutgartın kaptanının kısa sürede çarmıha gerlip yollanması içime sinmedi.Servetin düzensiz ve dağınık futbol anlayışı,kanttaki Sabrinin başı bozuk kademe anlayışı sorgulanmadan daha çok Meiralar 'topçu değil bu' eleştrilerne maruz kalacaktır.

Sacit Tekin dedi ki...

Şu aşamada gelecek adına en büyük endişem sırf mücadele eden isimler ile defans hattının doldurularak, ileriye uzun şişirme top gönderme devrinin yeniden başlatılması. Umarım bu geriye dönüş yaşanmaz.

Meira nın mücadelei gcü eksik idi ama topun defanstan göze hoş biçimde, akıl dolu bir biçimde oyuna sokulması Popescu dan beri aradığım eksiklikti. Geç bulduk erken kaybediyoruz.

Sabri-Servet gibi adamar ileyan yana oynamanın zorluğunu da göz önüne alırsan sonunda bir şeylerin yoluna gireceğini düşünmüştüm Meira konusunda ama zaman yetmedi.

Yalnız gidişinde sadece para değil başka etkenlerde var işin içinde. Takım içinde aradığı ortamı bulamadı bence. Yoksa gitmek için bu kadar istekli olur muydu diye düşünmeden edemiyorum.

Factor dedi ki...

saol borges begendiysen ne ala!

bigbeckenbauer dedi ki...

bir maçta kestiği 10 pozisyonda kazandığı topların hepsini rakibe atarak rakibin baskısını pekiştiren emre aşık -ki bu yaşta verdiği mücadeleye ve iş ahlakına saygı duyuyorum- gibi defans oyuncuları yere göğe sığdırılamadığı sürece bizim futbolumuza meira gibi adamlar çoktur. çok fazla hata yaptı, bize puanlar da kaybettirdi hatta az kalsın uefa'da tura maloluyordu. ama ben meira'nın oynadığı takımın doğru paslarla, görerek, planlayarak defanstan hücuma geçmesini daha çok önemsiyordum açıkçası. emre güngör'ün ve eğer anlattıkarı kadar varsa semih kaya'nın takımda yer almasını çok istiyorum, ama en azından bu adamlar geriden oyunu okuma konusunda meira'dan çok şey öğrenebilirlerdi. şimdi önlerinde örnek olarak yüreğiyle oynayan saatli bombalar kaldı.

dünya futbolunu takip etme zahmetine katlanmayan, uefa şampiyonu galatasaray takımının sistemini başarı için geçerli olan tek sistem olarak gören hakan ünsal, hıncal uluç gibi adamların otorite olduğu yerde ne yazık ki yeni bakış açılarına yer yok. futbolumuz ne yazık ki fatih terim tarafından "saldırın, saldırın, saldırın" mottosuyla lanetlendi. "insanbol" ülkemizdeki futbolu tanımlayabilecek en mükemmel kelime sanırım, teşekkürler borges.

son olarak, bir galatasaray taraftarı olarak bu futbol anlayışı bana hayatımdaki en büyük mutluluklardan birini yaşattı ama finalde kupayı elinden aldığımız o dönemin arsenal takımı hayatımda izlerken en çok keyif aldığım 2-3 takımdan biridir. takımımdan öyle bir futbol görüp başarısız olmaya razıyım ben.