21 Mart 2009

Lincoln-Korkmaz Hikayeleri.!



Aslinda bu kadar küfürlü mail almasam, bu kadar küfürlü yorum gelmese Lincoln-Korkmaz geyigi yerine cok daha anlamli postlar ile ugrasirdik ama bende heves su bu filan kalmadi, uzunca bir süre ara vermek gerekir.. Bu kadar bosbeles adami bu kadar güzel insanlarin yaninda hangi ara topladim, onu bilmiyorum ama bu isin kacinilmaz noktasi budur.. 40 tane yorumdan on tanesini ancak yayimlayabiliyorsam cok ciddi bir sorun vardir ve oturup bunu dusunmek gerek..
Dedim ya, uzatmamak gerekirdi ama yorumlari filan görünce insan dayanamiyor haliyle.. Hemen herkes tarafindan suclanan ortak insan Lincoln. Ben diyorum ki arkadaslarla söyle toplanip pusu kuralim gerekli gördügümüz yerde bu adami yakalayip derdi nedir ögrenelim.. Olmazsa saglam döveriz filan ama yine de bu isi yapmadan bir kac soru benim aklimdadir hep.. Siz küfürlere baslayin, ben yoruma..

Lincoln, ofans oyuncusu. Hucum adina takima zenginlik kazandirmasi icin onu sahada tutarsiniz daha cok.. 2-0 önde oldugun bir Avrupa macinin kaybinda sorun hucumdan degil takimin yönetiminde, defansindadir daha cok.. Burada 11 oyuncu degil de elestirilen Lincoln isteksizligi.. Bilincli olarak oynamasa dahi bu kaybedilen turun ikinci yarinin basinda cikarilmis ofansif orta sahanin üzerine yikilmasina neden degil. Bunu anlamak güc. Takimin teknik direktörü, takimin basina geldigi günden beri gs maci olmasina ragmen beni canli yayinda televizyon basindan kaldiracak ölcüde rezil bir futbol oynatmis: Bursa-Konya maclari.. Hamburg macinda sorunlu bir degisiklik, Trabzon macinda sorunlu bir ceza verme sistemi.. Ve yine Hamburg maci. Suclu Lincoln.. Ilk maglubiyet geyikleri de ayrica degerlendirme altina alinmalidir elbette.. Bursa-Konya maclarini tavsiye ederim, yenilmek bile daha güzeldi muhtemelen.. Baska acidan yeni bir teknik direktörün heyecani dünyanin neresinde olursa olsun ilk iki maci galibiyet ile kapatmaktir zaten..

Rakip teknik adamin pitroipa'ya ters kanada yerlestirmesine bir hamle yapilamamis, Jol galip gelmistir, suclu oyunun en güzel yerinde bilincli olarak onu seyircilere yem edilme adina cikarilan Lincoln ölsün.
ölsün, cunku hakediyor da...

Bursa ve Konya gibi rezil futbola dönüsün ardindan ayaga pas denen ortam yikilip doldur bosaltmalara ve Lincoln'ün harcanmasina vesile olan gaz vermelerle sonuc beklenmis, her iki acidan da suclu Lincoln, iyi tamam ölsün.

Lincoln'ü öldürelim, pusu kuralim hatta kenarda alan savunmasi adina rakibi karsisina alip beklerken -akilli oyuncu orada girmez, dar alani kapatir, zekice basar hep o- arkadan arda'nin müdahale etmesini kendince komik bir sekilde yorumlayip "mac satti iste bakin bakin boyle gördüm, korkmaz süperdi aslinda" geyigi de yapalim... Yapalim da arkadas, hic mi sormuyoruz bu adam Bülent Korkmaz takimin basina gelesiye kadar takimin en etkili oyuncusuydu ne oldu ? yahu 30 gole oyle veya boyle etki etmis adam birden bire üc mactir neden oynamiyor, sorun sadece Lincoln de nasil olabilir su durumda ?

Bülent Korkmaz, mükemmel bir futbol oynatti da Lincoln transferi ile isler arap sacina mi döndü yoksa muhtesem bir avrupa serüveni yasayan takim Bülent Korkkmaz ile birden sacmalamaya mi basladi ? Bir teknik adam sacmalatacak akabinde de "neden yapti, yapilir mi" Herkes sekiz yasindan beri dogup büyüdügü Arda Turan gibi takimi her seyin üzerinde görmek durumunda degil. Lincoln gitsin Diego gelsin degisen cok bir sey olmayacaktir.. 11 tane Arda Turan olsa da biz de hic bu muhabbetlere girmesek keske..

Bursa ve Konya, Trabzonspor maclarinda takim Bülent Korkmaz'la siir gibi top mu oynadi ?
2-0 öne gectigin bir macta yeniliyorsan sorun Lincoln'de olabilir mi arkadas ? Ikinci golü sen nasil attin, nasil mac seyrediyorsun anlamadim ki ben.. Ayni zamanda bu sezon bir mac da küsme hakki olsun, olan biten size olmadi, sizin gibi 20 yillik galatasarayli da degil üzerinden gececek... Sevgili Bülent Kormaz'in Jol'ün hamlelerine cevap veremeyisindeki acziyetin sorumnlusu Lincoln'un oyundaki isteksizligi midir ? Topu ayagina alir iken ayagini topa uzatis hizini hesaplayip lincoln hain diyorsun da baros'un golünde Lincoln'ün payini neden es geciyorsun peki ? Kewell superkahramani elinden geleni yapmistir, amenna ama ikinci golde erken bir sekilde yere yatip kendisni oyundan dusurup gole giden yolu acmistir.. Sorumlusu neden Lincoln olsun.. ? Pitroipa gecmis diger kanada, durudurlamamis, o kanada sen de bir hamle yap, degistir bir seyleri ? Lincoln'ü oyundan cikarip süperkahraman olmanin disinda da acilimlarin olsun, düsünceler üret, biraz da el insaf taktik üzerine egil..oynadigi süre boyunca birinde etkin olmasi ile beraber iki gol gelmis, daha ne ? Mac kaybediliyorsa 2-2 iken cikar Lincoln'ü koy hedef tahtasina sen de siyril bu islerden oh.. gelen gecen vursun Lincoln'e yine futbol degil de ruhlar aleminden konusalim, Benfica maci da rüya olsun bize, yasanmamis sayalim..

Tamam, diyoruz Lincoln'ü beraber öldürecegiz ben de gelip hesap soracagim da.. bu adam bugüne kadar kendisi oynuyordu takimi da oynatiyordu da daha takimin basina gelmeden Anti-Lincoln demecleriyle öne cikmis Bülent Korkmaz'in bu tavrinda hic mi sucu yoktur ? Söyle teknik adamim böyle yedek birakirim kumarini Lincoln mü oynadi ? Oynadiysan suc Lincolnün degil Galatasaray taraftarinin hic degil. Acik acik Lincoln üzerinden takima motivasyon saglamak, takimda Lincolnü yem ederek teknik adam karakteri cizilmeye calisildi. Hem Trabzonspor hem de Hamburg macinda elde patladigi zaman Lincoln ölsün, bicilsin, linc edilsin hatta parais da verilmesin, oldu.. Onca puani, golü, asisti sen yaptin cunku.. Nankörlük budur bir baska acidan bakarsan..

Diyorlar ki UEFA kupasi maci hesaplasma maci midir ? Ben de aynisini Bülent Korkmaz'a tüm bunlar yasanmadan sordum zaten.. Önünde Trabzonspor, Hambrug maclari var, bu olayi sessiz bir sekilde kapat gerekirse sezon sonu satarsin edersin basedemeyecegin durumda ise.. Teknik adam oyuncu ile hesap kitap isini UEFA kupasi maci öncesine, Trabzonspor macina tasiyorsa oyuncu neden cevap vermeyi bir baska maca biraksin arkadasim ? Birisi iki yillik Galatasarayli digeri yirmi yili devirmis, Korkmaz mi düsünecek teknik adam olarak, Lincoln mu Galatasarayi ? Oyuncunun Galatasarayliligini sorgularsin, olmadi satarsin da teknik adamin yapmasi gereken bu mudur ? Oh ne ala.. tam bu dönemecte para cezasi ile gecistirilebilecek iken kadroya sokma, hedef göster, karakter ciz elde patlayinca Lincoln neden uefa kupasi macinda ,.. satar abi. Güzel sevgili alingandir, 21 asist yapmis, 9 gol atmis onca maci almis adam da kendisine bu muamele yapilirsa cevabi bu sekilde olur.. Garip degil mi ? Arda Turan gibi 9 yasindan beri Floryada bekcilik mi yapti ? Para icin geldi, diger takima bu gibi davranislar sergiledigi icin tavir koydu geldi, burada neden koymasin ? Aldigin adamin tarihi belli, neden ona yükleneyim ? Puan puana gidilen yarista bes mac ceza aldi, yuhalandi.. Buraya geldi, onca maci aldim haketmedim ben bunu dedi burada da ayni sorun.. Lincoln'ün bu tavri göstermesi degil senin ondan Arda Turancilik beklentin komiktir, bir teknik adamin tüm bunlari bile bile onun üzerinden ekmek yeme niyeti sacmadir.. Skibbe, sezon öncesi varolan gec kalmayi hayvani bir para cezasi kesen yönetimin yaninda "brezilyalidir, yapar böyle" diyerek asistleri, golleri, benficalari saglamadi mi ? Sen bunu degil de diger yolu secip kaybettiginde neden sorumlu Lincoln olsun arkadasim, hasta misin sen ?

Mac satan böyle oyuncu görmedim geyikleri. Göstereyim ben. Ronaldinho. Samuel Ettoo'nun aciklamalari oldukca yerindeydi. Bunlar para icin oynuyor ben takimim icin diyordu Ettoo ki Ronaldinho'nun barcali olmadigini parasporu tuttugunu, en önemli mac öncesi su seks partilerini verdigini, radyo kanalinda ise daha da acik beyanlari vardi vesaire... Daha da o dönemki mustakbel kayinpederine ders vermek adina maclarda bilincli olarak oynamadigini vesaireleri coktur, gidin okuyun edin... Ettoo ki haklidir. Arda Turan'idir La Liga'nin da kimse görmez pek.. yüregiyle oynar, bilmem kac milyon teklif almasina ragmen iyi zamaninda gitmemistir, gidecegim yer de Mallarco der.. Ama mac nasil satilir iyi bakin.. Sezon sonu Ronaldinho'nun satilisinin bire bir nedenidir o zamanki satislar, sallamalar filan.. Ki burdan Maradona gelince "birakalim o oynasin" diye bilincli olarak oynamayan, bir yildizin transferine tepki koyan Bernd Schuster'in ve daha Ballack olayinda ortaya cikan onlarca bilincli olarak oynamayan futbolcu var sorun bunlar degil, sorun bu takim ici disiplinsizlik, gruplasma ve en tehlikelisi bir teknik adamin bu gruplasmayi sonlandirma yerine taraf olmasi.. oyuncu idaresinden bihaber olmasi, birlik beraberligi saglamak yerine ana gruba "sizdenim" demek..

Hasan Sas'i ben severim, futbolunu severim karakteri bana tuhaf gelir. Mac satma ise Fenerbahce maci öncesi kirmizi kart almak icin kicini yirtmistir Hasan Sas..Hakem de öyle ya, vermedi karti. Az daha dövüyordu kart alip bir diger haftasonu fener macinda oynamamak icin.. Sonunda aldi da oynamasini gectim, manevi olarak cökertti bizi Hasan Sas.. Hatta bizi Fenerbahce korkusu nedeniyle kirmizi kart aldi diye mansetlere dahi tasimistir, tasiyan da bu islerden acaip keyif alan Mehmet Demirkol.. Velhasil Hasan Sas, o sinirli haliyle bizi cok yakmistir,ama iste UEFA kupasi.. Hic buraya girmiyorum o kupayi aldiran kadronun yerlilerinden nefret edecek boyuta geldim, baska posta kalsin , önce Lincoln'ü öldürmeye devame delim.

Lincoln suclu da olsa masum da olsa beni pek ilgilendirmiyor. Bugün Lincoln'ü satarim yarin Diego'yu alirim, Rafinha'yi alirim ama bu kaptanla bu isler oldukca zor.. Nasil futbol oynatiyor sorusu icin ben daha beklerim, benim icin yeterli zamani gecmemistir amma velakin bugüne kadar olanlar da pek icacici degil.

Güzel sevgililerimin hepsi alingandir. 21 asist ve onca macin yildizi olan Lincoln, kendisi üzerine oynanilan oyuna cevap verdi. Aslinda olay söyle olmaliydi: Lincoln yedek ve Galatasaray Trabzonspor'u yeniyor.. Kahraman Bülent sak sak sak ve yerli oyuncular.. ama olmadi iste. Oyuna sonradan girse o trabzonspor macini rahatlikla alabilirdi ama daha önemli meseleler vardi. Misal Bülent Korkmaz asla oyuncusunu affetmez, kendisine yapilani yutmaz cezasini keserdi, gerekirse Galatasaray kaybettigi puanlarla Sampiyonluktan, Sampiyonlar liginden ve daha milyon dolardan olsa bile.. Skibbe gibi gerekirse yine hayvani bir para cezasi ile gecistirmedi, inatla futbola,sonuca, galatasarayin sampiyonluguna,sampiyonlar ligine, milyon eurolara oynadi... olmadi ama.. Ya da söyle olmaliydi

Hamburg maci: Mac 2-2. Hemen Lincoln ciksin, aynen sonradan girip de Trabzonspor macini alma ihtimali oldugu gibi son saniyelerde yapar bir sey gole gider Hamburg'u devirir basimiza yine is aliriz.. ciksin ve suclu ilan edilsin. Edilsin.. Akabinde Hasanim ortalayacak Sabrim kafayi cakacak ve iste müthis Bülent Korkmaz efsanesi.. Ama olmayinca olmuyor demek ki. Elde patlayinca aglamak yok.. Oynuyorsan o büyük kumari, sonucuna katlanacaksin, yönetmen sensin oyuncularin rolleri belirsiz bu oyunda..

Bu kumarin suclusu neden Lincoln olsun bunu bana birisi anlatsin ? O tüm bunlari takmayacak, takimi düsünecek de neden düsünsün ? Herkes Arda Turan degil lincoln hic degil. Kendisine oynar, paranin pesinden kosar vesaire.. Sonuc itibari ile herhangi bir yerde bilmem kac asist ve gol ile size yardim eder ama bayrak adam bir bilemedin iki tanedir.. Lincoln öyledir demedim, satilirsa, teknik adamin isine yaramazsa kalsin etsin de demem.. Ben sonuca bakarim, basariyi getirirsen lincolnu kovarsin, barosu da kovarsin tek basina oynarsin istersen.. Ama basari susturur ve hatta dogrulatir cok seyi.. Ama bugün giden iki puan, UEFA'daki final hayal, Sampiyonluk icin oynamayacak bir Lincoln ve satisini da güclendirecek bir sessizlik dönemi.. E nedir burada kim karli cikmistir, birisi bana aciklasin ?

Mantik da iyi yalniz.. Hic sekmeden, büyük kucuk mac demeden oynayan, toplamda sezon bitmeden 21 asist yapip on gol civarina yaklasan adam birden duruyor.. Neden ? önemli degil. Korkmaz büyük hoca.. Lincoln manyak, durduk yere takimi cökertiyor, psikopat.. Ya arkadas, bu takimin defans problemi vardi, sorunluydu da hucumunda sorun yoktu, buyuk maclari, avrupa maclarinda sorunlu degildi, ayaga pas ile en kötü macta dahi müthis keyif aliyorduk.. Defansi oturtamadi Skibbe, 3-5-2 ile sacmaladi.. Ve fakat ne lincoln, ne de mactan sikilacak ölcüde kötü futbol ne de avrupada hüsran.. Bunlari Kaptan getirdi, onun da parcasi budur.

Arda, bir kac mac kosmadi, oynamadi dahi. Alindi.. Kaptanligi sorun etti, Sabri ile beraber iste boyle boyle basladi Lincoln nefreti. O nasil kaptan olur ? Belki haklilar ama lincoln ben kaptan olmaliyim demedi, beni kaptan yapin da demedi hatta sonrasinda Servet Cetin'e verildi o kaptanlik.. Lincoln mu verdi verildi mi bilmiyorum ama cok buyuk sorundu bu. Iste burada kaptanlik konusunda cok ciddi bir hata yapildi, bu durduk yere futbolcularin lincoln'ün üzerine gitmesine neden oldu.. Bakin iste sizin sectiginiz kaptan kosmuyor, sizin kaptaniniz oynamiyor.. Ordan bülent kaptan gelecek gercek kaptani ortaya cikaracaga kadar yürüdü gitti is.. Zaten Bülent Kaptan o zaman geldi, daha gelmeden Lincoln'ün kaptanligindan oyuncuguluguna problemli oldugundan dem vurdu.. Ne hikmettir o gelince acildi Lincoln, cinayetlere basladi ve sonuc: Suclu Lincoln ama.. Ben kaptan olmaliyim dedi mi ? Hayir.. Ben hakediyorum bunu dedi mi ? Hayir.. e nedir ? Insanoglu elestiriden müthis keyif alir cunku elestiri, bir baska acidan kisinin kendisini övmesinin bir diger yoludur. Ben cok iyiyim diyemez de bak o ne kadar kötüdür der.. Kaptanlikla baslayan kriz bugün dahi bitmis degil.. Asalet de yerlerde.. yediniz bitirdiniz kaptanlik ugruna..

Hoca, toplamda kendi takimi olmamasi, kendi transfer ettigi oyuncular olmamasi nedeniyle yine de suclu cok degildir.. Ama yok Skibbe'den sonra süper futbol oynatti diyorsan zaten kurtilmasi imkansiz vakkasin demektir.. Daha genc, tecrübesiz ve haliyle kompleksli bir yapisi var. Kendisine kimlik biciyor Galatasarayla.. Bülent Korkmaz boyledir, Bülent Korkmaz söyledir.. Korkmaz acik acik oyunculari motive etmek icin Lincoln'ü kullanmistir.! cekirdekten de Arda Turan gibi Galatasarayli da olmayan Lincoln bunu da takimi sabote etme pahasina yememistir, hepsi bu. Simdi gidip Lincoln'ü öldürelim amma velakin en az Lincoln kadar degil Lincoln'den on kat daha suclu Bülent Korkmazi da yanimiza alarak.. O ucursun kellesini, celladi odur cunku.. Lincoln oyuncudur, Bülent Korkmaz yönetmendir, sadece sonucu belirleyememistir, sürpriz bir son onu beklemistir, macin özeti de budur, baska bir sey degil.

Bu adam lig basinda yedek kalmis, sorun etmemis bunu. Calisip formami alacagim demistir, zira hakettigine inaniyor, teknik adamin verdigi kararin adil olduguna inaniyor.. Baska acidan Hakan Sükür'ü sen yedek dahi birakamazdin, on kat daha fazla sorunluydu. Calismis, formasini almis, hicbir zaman Skibbe tarafindan oyundan cikarilmamis ve haliyle Hakan Sükür gibi üzerinden cok güzel ekmek yenmistir.. Sen bir teknik adam olarak cok baska projeler üretmissin, elinde patlamis, suclu da Lincoln degil, onun üzerine oynayan insanogludur..

Simdi ne yapilmali ?

-Hemen satilmali... En sevdigi filmi "Esaretin Bedeli" olan adamdan korkarim ben.. Diger yandan Bülent Korkmaz kaldigi sürece Lincolnlerden medet ummak imkansiz, oynatip saglam paraya satilmali.. Korkmaz varsa Kucuk Hakan da kadroya katilip Hasan Sas'la kanatlari paylasmali ve kenardan bagiriyoruz..

"Hadi koclarim.. hadi aslanlariiiiiiiiiiim.. "

19 Mart 2009

Galatasaray - Hamburg : 2-3



Her golde almanlara dogru gittim.. 2-0'dan sonra inanc iyice arttikca üzerlerine yüklendik hafif de ickinin etkisiyle.. Haliyle sonumuz kötü oldu.

Aslinda sevinmemiz gerekiyor, Galatasaray kimi degerlerini filan kazandi. Terbiyesizlige kaptan cok iyi bir sekilde cevap veriyordu. Lincoln kim ? Koyarim banka, akli basina gelir. ben bunu dilim döndügünce anlattim Almanlara ve Fenerbahceli arkadaslara ve fakat sallamadi haliyle kimse. Bak dedim bu adam Skibbe ile belki Bellinzona,Trabzon,Olympiakos,Berlin efendim Besiktas, Ankara deplasmanlari maclarini filan kazandi ama inanilmaz terbiyesizdi, simdi yok öyle.. Bülent Hoca geldi bu terbiyesize hakkini verdi. Tarih de zaten UEFA kupasini alan Terimi yazmaz da oyundan alinirken kendisine artistik hareket ceken Hakan Sükür'ü her seye ragmen Berlin deplasmanina götürüp de oynatan terimin onursuzlugunu yazar.. Biz de almanlara, sahasinda final oynayacagiz diye üzerine gittigimiz fenerbahceli dostlarimiza filan hep degerlerimizi, bak nasil ders verdik oyuncuya diye anlatacagiz muhtemelen...

Teknik direktörlük, oyunculari idare etmektir. Sorunsuz oyuncu yoktur, bir sekilde oyunculardan maksimum verim almaktir. Effenberg olsun Ronaldinho ya da Rafinha, Diego. hepsi aynidir bunlarin. Becerebiliyorsan oynatmayi böyle yildiz oyuncu alirsin yoksa almazsin.. Her seyi gectim.

Lincoln Galatasaraya nasil gelmistir ? Schalke, bakmayin siz sagda solda yazanlara, forumlarda yattik kalktik biz o dönem, hicbir sekilde birakmak istemiyordu.. Adnan Sezgin on yerde üzerinden gecti, Lincoln kendisi telefon acip gitmek icin sonuna kadar zorladi. Isin maddi boyutu bir kenara kendisinin seyirciye yem edildiginden dem vurdu, yönetime kizgindi, teknik adama, kalmam dedi geldi Galatasaraya.. Bu adam bu yüzden gelmis.. Begenmeyebilirsin, sezon sonu akilli bir sekilde satarsin, para kazandirir sezon sonuna kadar da performans ile baska türlü para kazandirir sana.. Koca klup bu gülüm. Ligde birakilan iki puan Sampiyonlar Ligi ve bilmem kac milyon dolar.. UEFA finali taraftarlar acisindan yirmi yil ezeli rakibini susturabilecek, seni de efsane yapacak ortam.. Sirasi mi simdi Lincoln ile ugrasmanin, gaza gelmenin, oyuncularinin etkisinde kalip teknik adamlik yerine abuk subuk taraf tutup ortam germenin ?

Lincoln oynamadi zira takim ici dengeler altüst oldu. Meira gitti, kendisine sorun cikarmayan yabancilarin disinda tek bir oyuncu kalmadi.. Kamplasma oldu. Bu kamplasmayi körüklemek yerine birlestirici bir rol almasi gerekirken bambaska bir pozisyona girdi. taraf oldu.. Acemilik tamam da bu kadarisi normal degil..

Saha icine bakin, zorda kalmazsa kimse Lincoln'e pas dahi atmiyor, durum bu hale geldi, getirildi.. O da haliyle koydu tavrini. Yeteri kadar profesyonel olsa zaten bugün burda olmazdi..

Bes dakikada yenilen iki gol var. Bordeaux macinin hemen hemen aynisi ve bunun defansin olmayisi ile filan ilgisi yok. Kewell degil de Cevat Güler'i koysa ben elestirmem cunku yerine "sunu yapsin" diyecegim secenegim yok ve fakat bu konsantrasyon eksikligi cok ciddi bir sorun oldu.. Hem Bordeaux hem Hamburg maci, farki ben size söyleyeyim.. Elinize varsa Bordeaux macinin son on bes dakikasini izleyin... fark: Hasan Sas ve Lincoln farkidir.

Bordeaux macinin son on bes dakikasinda icgüdüsel olarak otomatige baglamis misali lincoln inailmaz bir oyun kurucu rolünde takimi ataga kaldirir iken bu gibi zorluklara dahi ihtiyaci olmayan, önünde bom bos alan ve sag kanata kacmis bir Sabri varken sacmalayan Hasan Sas farkidir.. Bülent Korkmaz farkidir.. Yönetimin maharetlerinin de sonucudur..

Toplamda Bülent Korkmaz, kendi bildigi sistemi isletme sevdasinda. oyuncularina motivasyondan baska verecek cok seyi yok ve bu da önemlidir aslinda. Bunun olmasi icin o birligin cikardigi sese biraz olsun ayak uydurmak durumundadir. Onlari motive etmenin bir cabasidir Lincoln'ün üzerine cizik cekip seyircilere yem etmek..

Daha yazacak cok sey var belki ama iste durum budur. Özeti bu: Lincoln'e gereken ceza kesildi, Trabzonspor'da iki puan, UEFA'dan da elenis..

tarihe bol bol büyük kaptanin takimin yildiz oyuncusuna nasil ders verdigini yazmak kaldi geriye.. Buna tutunun galatasaraylilar, cok buyuk bir is yaptigi sanrisina ihtiyacimiz var, yoksa bu kadar belese giden tur, puan , sampiyonlugu gectim Sampiyonlar ligi..

Simdi artik saglam bir satici bulup Lincoln'ü satmak gerek.. Rus pazari etkilenmemise benziyor bu krizden, bes alti milyon koparilir..

Git Marsilyaya elen, Dinamo Kiev'e elen de alman takimina elenme be cimbomum diyesim gelir önümüzdeki hafta icini düsündükce..

18 Mart 2009

Efsane 65 Yasinda.!



Sepp Maier gecenlerde 65 yasina girdi.. Ona dair oldukca ilginc fotograf kareleri yayimlandi.. Belki de en ilginci budur desek yeridir..

Diego vs Lehmann.!



Her sey Galatasaray Trabzon macindan bir saat önce basladi.. Diego abimizin frikigi direge carpip kaleye giriyordu.. Öncesinde ise Lehmann baraj kavgasi yapiyordu, öndeydi arkadaydi derken golü yiyiverdi.. Bu henüz ilk yariydi ve ikinci yari sahaya giriste de ufak tefek atismalar oldu..




Ne diyebilir ki burada Diego, Lehmann'a ?

-Lan barajla oynayacagina kalede dursana yahu.. Sen ucunca daha güzel görüntü cikiyor ortaya.. mis gibi gol ama estetik degil bak..




-Ne dedin sen ?




-Lanli manli konusma baban yasinda adamim(39) carparim iki tane.. zaten eldivenlerim kadar boyun var..


Sonrasinda Allofs filan da giriyor araya da sinirler gergindi cok.. Lehmann ne derse desin Diego durmuyor, frikigin ardindan asistleri filan derken Babel ile hic yenilmemis Stuttgart'i 4 gol ile gecerken bu sezonun kendi evinde ilk zaferini de tadiyordu böylece..

Perrin ?



Bremen St.Etienne'ni 1-0 yendi.. St.Etienne, bu güzel takim fransa liginde düsme potasinda.. Ligde kalma savasi veriyor, Grenoble'a da yenilince 18.lige düstü. Ve düsünün ki bu takim 10 sampiyonlukla ligin en cok sampiyon olmus takimi.! Daha da ilginci ise Bremen maci icin söyledikleri:

" Mac umrumda degil, tur icin sahaya cikmayacagiz bu bizim ligde kalma savasimizi baltaliyor.. Ne zaman bir avrupa maci oynasak akabinde hemen ya beraberlik ya da yenilgi aldik ligde.. Bu yüzden ceyrek final filan istemiyoruz.. UEFA kupasi yüzünden ligden düsmek istemiyorum..."

Kimse inanmiyor, blöftür diyorlar.. Dün gece geri adim atti fakat olduka ilginc idi.

Bu demecin blöf olup olmadigi tartisiliyor.. Sevgili Perrin'cim, bizim ülkede UEFA adina sampiyonluk, Sampiyonlar Ligi sansi filan hice sayiliyor, hamburg'a adam saklaniyor sen de alt tarafi 1-0 yenildigin bir macin rövansinda vazgeciyorsun UEFA kupasindan..

Oldu mu simdi bu ?

Ve fakat her ne kadar rakibi aldatmaya yönelik demec olma ihtimali olsa da bahisciler icin saglam bir tüyo olmasi dahi ilginc bir aciklama.! Merakla bekliyoruz St.Etienne - Bremen macinin sonucunu..

Hoeness'in Ardili ve Önerisi.!



Önerisinden baslayalim.. Televizyon vergisi veren her insandan 2 euro da maclarin devlet kanalinda sifresiz yayimlanmasi icin kesilsin diyor.. Gerci sonrasinda böyle bir sey talep etmedim bu sadece hayalini kurdum diye eklese de tartismaya acildi artik.. Kilise icin dahi zorunlu olmayan vergi futbol adina her insanoglundan 2 euro aylik, yillik 24 euro seklinde kesilmesi pek de "dogru" degil.. haliyle geri tepti burada. Futbol seyircisi icin oldukca karli. Aylik 32 euro verip Premiere aboneligi yerine sadece 2 euro verip evinde seyredecek bütün maclari ve fakat futbolla ilgisiz onca insan da zorunlu olarak 2 euro ödeme ki kabul görmesi mümkün degil.. Hoeness burada halki degil acik kanalda yayimlandigi takdirde ikiye hatta bese katlanacak olan sponsor gelirlerini düsünüyor daha cok.. Zira Bundesliganin Premiere Ligden daha dogrusu Premiere Ligin diger bütün liglerden en önemli farki Televizyon gelirleri ve Sponsorlaridir.. Bundesliga toplamda Premiere Ligin ülke disinda yayimlanmasi icin aldigi parayi ülke icinde ancak alabiliyor filan..

Menajerligi birakacak ve ardilini ariyor.. En son öneri de Beckenbauer'den geldi. "Breitner gecsin Hoeness'in yerine " diyor.. Hoeness haliyle kabul etmedi, 57 yasindaki bir adam birakirken 58 yasinda bir adamin bu görevi almasi pek dogru degil. Genc olmasi gerekir yerime gececek olanin diye ekliyor...

Hakli.. Bir iki yillik degil uzun vadede ve tam anlamiyla yeni bir Hoeness istiyor o. bana göre onun ardili eski bir bayernli olacak ve genc olmasi anlami ise futbolu yeni birakimis isimleri gündeme getiriyor.. Az cok biliyoruz ki en buyuk aday Schalkenin de Müller sonrasi teklif götürdügü ve haliyle kabul etmeyen Oliver Kahn'dir.. Genc ve Hoeness'in yarisi kadaer Bayern sevdalisi olsa yeter gibi.. Kahn olmazsa Jeremies ve Mehmet Scholl diger isimler.. Basinin sürekli diline doladigi Allofs,Voller ise kesinlikle Bayern gelenegine uygun isimler degil.

Hoeness 30 yasinda bile degildi bu göreve atandiginda.. Nürnberg de iken futbolu birakti ve Nürnberglilerin en buyuk sorusu sudur bu hayatta: Ya Hoeness, Nürnberg'in menajeri olsaydi.. Muhtemelen bugün Bayern Münih degil bayern eyaletinin ikinci büyük sehri Nürnberg avrupa devi olmustu..

Kahn ya da baskasi. Hoeness'in arkasindan bu koltuga oturmak gercekten yürek istiyor.. Merakla bekleniliyor ardili.. Eh, Uli de artik Beckenbauer'in koltuguna gecip o koltugun gercek hakkini verecektir 2010 yilindan sonra..

Hamburg 11'i.!




Bild'in haberi bu sekilde.. Trochowski, Graavgard henüz netlik kazanmamasina ragmen Türkiye ucagina bindirilenler.. Aotuba,Reinhard,Demel,Petric kesinlikle yok.. Streit ve Taveres ise önceki kluplerinde UEFA kupasinda oynadiklari icin oynayamiyorlar.. her iki defansif orta sahanin yoklugunda defans oyuncusunu orta sahaya koyuyorlar haliyle..

Bu onbir pek dogru degil gibi. Boateng, "Mathaysin" abimizin yaninda oynayip Benjamin sag beke gecer, Alex Silva da defansif orta sahaya.. Trochowski oynamazsa Pitoipa girer.. Guerrero ve Olic garantidir su durumda.. Jansen kanadi da Petric yoklugunda Olic'in forvetteki yeri kesinlesince, degisiklige pek ugramayacak gibi.. Sabri-Jansen eslesmesi yine bizi bekler.. En az Galatasaray kadar kadro sikintitisi cektiklerini belirtelim. Oynatamadiklari oyunculardan sakat olanlara kadar Petric istisnasi harici defans özellikleri tasir.. Defansif orta saha kitligi vardir ki iki tane devre arasi aldilar ama oynatamiyorlar..

vakit olursa daha genis bir analiz de mümkün olabilir..

Magath ve Büyüklük Atilimlari.!




Sampiyonlugun en buyuk adaylarindan birisi olmasina ve alti mac üst üste kazanmasina ragmen bugün o diyor ki Sampiyonluk Bayern Munih ile Hertha Berlin arasinda gecer...

Ben sunun altini cizmek isterim. Hoffenheim,Berlin ve Wolfsburg. Bu üc takim oldukca basarili. Hoffenheim cok degil iki yil önce bölgesel ligdeydi bugün Bundesliga Sampiyonlugu pesinde. Berlin, Falco Götzden beri düsme potasinin kiyisinda gezinir iken bugün Favre ile sampiyonluga oynuyor keza Wolfsburg gecen sene elde ettigi besincilik ile tarihinin en iyi derecesini elde etti. Imdi, bu takimlarin basinda olan teknik adamlara sordugunuz vakit bulunduklari pozisyonu henüz erken olarak nitelendiriyorlar ve hemen hepsi cok genis bir zamana yayili basari programini uygulamaktan bahsediyorlar.. Rangnick ile Magath benzer pozisyonda. Magath, hem teknik direktör, ayni zamanda teknik direktörü kovacak ve ise alacak pozisyon olan spor direktörlügü ve de Menajer. Üc görevi var. Favre ile Berlin, daha gecen sene oldukca zor durumda iken bu sezon cok baska. Rangnick'in Hoffenheiminda ise durum ortada.. Hepsine sampiyonluktan bahsedin, hemen hepsi "daha dur, biz cok uzun yillara dayanan program yaptik" diyor..

Skibbe'den yedi ay sonunda vazgecti Galatasaray, Hamburg maglubiyeti sonrasi pek cok insan Korkmaz'in istifasini isteyecektir, Aragones kovuldu kovulacak, Denizli ha bugün var yarin yok kivaminda.

Rangnick'e gecen sezon birinci Bundesligaya cikar misiniz diye soruldugunda hedefi Ikinci Bundesligada kalip bes yil icerisinde ulasilacak bir basaridan bahsediyordu.. Bizde olsa henüz Galatasarayin/Fenerin buyuklugunu kayrayamamis hoca olarak ikinci gününde kovulurdu..

Baskisiz ortama sahipler, gelecek adina cok uzun planlar yapiyor ve hem Magath hem de Rangnick "Ferguson" gibi takimin teknik direktörü degil her seyi.

Dortmund, basta Hoffenheim olmak üzere buyuk para/sponsor destegi olan Wolfsburg,Bayer Leverkusen gibi klupleri hedef yapmis durumda bu ve cok para harcama konusunda Magath'in söylemleri su sekildedir:

-65 milyon euro harcadiniz, cok para, cok oyuncu ?

Ben takimin basina gectigimde elimde 12 oyuncu vardi, geri kalanlar satilmisti. Öncelikle bir takim olusturmak durumundaydim. Bu yüzden pek cok oyuncuyu transfer ettik, daha iyi olmak icin degil bir kadro olusturmak adina...

-65 milyon, dortmund'un tepkisi ?

Bu isler sadece parayla olsaydi Dortmund en tepede olmasi gerekiyordu, herkes bilir ki bir dönem en cok onlarin parasi vardi ama parayla olmuyor demek ki..

-cok oyuncu ve genelde bilinmeyenler.

Scouting icin de ekstra hocalar tayin ettik. Benim üc farkli görevim var, teknik direktörü de ben tayin ediyorum, antrenman ettirecek hocalari da transferde etkin olacak isimleri ve baglantilari da. Iki yil önce Dzeko kimdir biliyor muydunuz ? "


Toplamda sunu demek isterim Magath özelinde.. Bundesligada basari genis zamana dayali projeler üreten insanlarin baskisiz ortamda takima yüzde yüz etki edecek yetkiyle basa geldiklerinde ancak gerceklesebiliyor.. Üstelik hemen hepsi belirlenen zamandan cok öncesinde hedeflerine ulasiyorlar.. Bu kluplerin disinda Bremenin Bayerne yaklasmasinin belki de tek nedeni hocasinin en kovulmayacak konumda olmasinin da payi var.. Biraz da oyuncularini koruyabilselerdi bugün Milani degil de Sampiyonlar Liginde inter milani elemis olacaklardi belki..

Magath röportajinda belki de en önemli avantajinin haftalik degil yillik projeler üretebilme sansina/lüksüne sahip oldugunu dile getiriyor.. Cok ciddi bir sicrama ancak bu sekilde gelisiyor. Galatasarayin dahi UEFA kupasini bir hocayla 4 yil üst üste calisabildigi takdirde aldigini da unutmadan bu gibi projeler icin saglam isimler bulmak gerekiyor. Belki dört büyüklerin konumu buna müsait olmayabilir ama bütün anadolu klupleri kucuk capli, genis zamana dayali projeler üretmelidir.. Bundesliga aslinda ikinci,ücüncü,dördüncü büyügünü ariyor su zamanda.. Hamburg,Schalke,Bremen,Stuttgart'in disinda klupler kendilerini buyutuyorlar.. Cok kisa zaman icerisinde cok daha baska hale gelecektir süphesiz..

17 Mart 2009

Ordan Burdan.!


Basini izliyorum ve aslinda insanoglu ruh sagligini yavas yavas bu sekilde birakiyor ülkede. Eskisi gibi bakmiyorum cok yazara.. Üc Hakan Ünsal, Iki Hincal Uluc ve bir Lincoln'lü Mehmet Demirkol yazisi okusam kesin o gün akli fezaya dogru gönderir idik.. Meira'yi da gündeme getirdi basin.. Asist yapmis, iska yapmis. Yalan yahu, bariz Meira'ya faul yapilmis ve bunun akabinde gol gelmis, haberlere bakin siz ? Kisa sürede 2 milyon euro kar yaptiniz.. Amma velakin Dick abinin aldigi ikinci bes numaradir, Tugay da bu sekilde gitmisti, bakalim Meira kac yasina kadar oynayip bizi pisman ettirecek görecegiz..

Lincoln-Korkmaz yazilari revacta.. Demirkol'u biliyoruz, bu yuzden yarisinda kestim zaten, icerik de yok.. Hincal Uluc en güzel karikatür bu basinda.. Korkmaz'i da istifaya cagirdi. Son on yilda Galatasaray'in basina gecen buna UEFA kupasini alan Terim de dahildir istifaya davet etmedigi tek bir teknik adam var midir ? Olmasi mümkün müdür ? Zira bes forvet iki forvet arkasi ile oynamadiginiz sürece "korkak" olarak anilip Galatasarayin buyuklugunu kaldiramadiginiz icin hemen gitmelisiniz ona göre.. Lincoln yakismiyor ,Baros yakismiyor Ayhan yakismiyor Sabri yakismiyor Galatasaraya vesaire.. Futbol akli yetmislerde kalmis bir adamdir ve insanlara bu adamin yazisini on bes yerde önüne dikiyorlar.. Yazanlar arasinda tek bir insanoglu dogru noktaya degindi bu kriz noktasinda..

Ercan Güven.

Burada kim hangi tavri sergilerse sergilesin kosullara göre herkes istedigi yerden bakacaktir. Korkmazcilar vardir.. hani isin siyasi yönünü de gectim ama eskiden de bilirdik. Sükür, fetocuydu, Korkmaz Atatürkcü. Sükür ne yaparsan olumsuz bakmak icin kicini yirtan bir kesim, Korkmazi da tanri ilan ediyorlardi.. hani isi bildiginden degil de cani öyle istediginden. Biz dinsiz-imansiz Sükür'ü savunuyor, bugün de Korkmazi yeriyoruz.. Buna da baska zaman ama bu gibi nedenlerden dolayi cokca zaman aslinda yargi cok öncesinde koyulmustur. Ya Korkmaz hakli, ya da Lincoln ya da su bu. Benim yazilarimi cok fazla okumadan beni de bu sekilde elestiriyor insanlar.. Hatta söyle, ne olursa olsun lincoln'den yana tavir alacaksin.. Ben futbolseverim, futbol seyretmek icin televizyonun karsisina gecerim ve bu futbolu cok iyi oynadigina inandigim oyuncunun bir sekilde oynatilmasi taraftariyim zaten.. Biraz sonra deginecegim Sükür örnegi de ayni sekilde. Sükür duygusal, Sükür kirilgan, Hakan Sükür fetocu, Hakan Sükür dinci, Sükür su sükür bu.. Ama tüm bunlara ragmen bu adami bir sekilde oynatip ondan verim aldiginizda hem Galatasaray hem de Milli takim tarihi basarilara imza atmsitir, en kolayi da "Dinciydi gönderdik biz onu" Ilke ve prensiplere gelirsek..

Oysa biz Lincoln'e ceza kesilmesin demedik.. Bir yanlis var ortada ve buna uygun bir ceza kesilebilir daha dogrusu bir kriz vardir ve bu bir sekilde giderilmelidir. Nasil olmasi gerektigi konusunda yanlis yapildigi kanisindayim ben. Benim gözümün önündeki örneklerin hemen hepsinde tavir ya da ceza kadroya almayarak gerceklestirilir.. Bugün on yazinin onu da lincoln-korkmaz kavgasina ayriliyorsa bunda Lincoln'un asiriligi oldugu gibi Korkmazin da bu krizi yönetememesinden/acemiliginden kaynaklaniyor.. Benim attigim postlarin iceriginin birisi A digeri B diyorsa bu Bülent Korkmaz'a olan inancim yüzündendir. Hem ceza kesip hem de bunu aciklamaktan korkacak br adam olarak düsünmedim hic. Acik acik net bir sekilde "Lincoln yaptigi hareketten dolayi bir maclik kadro disi ve su kadar para ile cezalandirilmistir" diye öne cikabilseydi o zaman cesur, o zaman ilke ve prensip isi derdik.. O zaman "korkusuz" derdik ama bu oyunculara sempatik görünüp basindan kacmaktir.. Köylü kurnazligi. O maci kazansaydi baska konusacakti bizzat da Lincolnsüzlükten iki önemli puani birakinca Hamburg'a sakladim ben onu.. Üstelik, bu da cesur hamle oluyor onu hic anlamiyorum.Ben ki bu gibi radikal cezalari,kimligin insasi bakimindan önemli görür desteklerim ama sorun cezanin da ötesinde bir yerde duruyor..

Galatasaray, Chelsea'ye kendi evinde 5-0 yenildigi vakit 64.dakkada Hakan Sükür cikiyordu, Saffet Akyüz giriyordu ve Sükür inanilmaz tepkiliydi. Biz bir sonraki Hertha Berlin macinda Sükür'ü Terim yedek cikacak diye bekliyorduk.. Bariz tavir koymustu teknik adama.. Fuckk Off'un tükcesini söyledi tavirlariyla. Ama ne oldu ? Hakan Sükür, ilkonbir basladi, bir sifir geriye düstügü takimi iki golle öne gecirdi ve UEFA kupasina giden yol, Sampiyonlar Liginde alinan ilk deplasman galibiyetiyle aciliyordu.. Sükür kadar problemli adam mi vardir saha icerisine ve disinda ? Terim ona göre bir yol cizdi kendisine.. Onu belki de potansiyelinin de üzerine cikardi ki ben bu konuda, belki de sadece bu konuda Terim'e inanilmaz saygi duyuyorum. Ersun Yanal eger Sabri'yi milli takima alirsa, elestiririm ama Terim alirsa durum baskalasir zira Sabri'den terim'in aldigi verim ile yanal'inki cok baskadir.. Üc kisilik oynatir Sabri'yi ve bu oyuncudan verimi bu sekilde almak bir teknik adam basarisidir.. Lincoln gitsin baskasi gelsin, bu krizler her zaman olacaktir. Hic yildizi olmayan takimin en cok gol atani, en cok oynayani ya da asist yapani yildizlasacak, baska türlü de davranacaktir,bunlari idare etmek teknik adamligin olmazsa olmaz kuralidir zaten..

Lincoln mac seciyor geyikleri revactadir bunu da anlamadim hic. Takimin basinda onu anlayan bir isim oldugu vakit durum sudur: 32 macta 9 gol 21 asist. Üstelik büyük maclarda, iyi bir zeminde, kendisini durdurmak icin asiri sertliklerin olmadigi ortamda, diger takimin da kendi karakterin oyuna sokmak icin varoldugu durumlarda Lincoln hep oynamistir, nasil mac secmektir bu ? Trabzon macini nasil aldik, hatirliyoruz, Besiktas maci keza öyle, Benfica, Berlin, Olympiakos desen öyle.. Fenerbahce maci frikigi biraz engellemistir ama golü de vardir.. Ankara deplasmanlarinda on dakikada bitirmistir isi.. Yani istenilen nedir ? Ben Hagi'nin geldigi günü bilirim, ilk antrenmanindan oynadigi bütün maclari istisnasiz da seyretmisimdir de ama Hagi farkini az sonra ortaya koyacagim.. Bu ilk yarinin üzerinde bir performans sergileyen yabanci alin, biz de diyelim Lincolnlerle bosa zaman kaybetmisiz diye... Sorun ne ? Deplasman maclari.. Kirmizi kartlardan ve sakatliklardan dolayi oynamadigi deplasman maclari nedeniyle deplasmana gitmek istemiyor sacmaligi.. Inanin bana bunu da yapsa, 35 gol de atsa coktan Mehmet Demirkol , Hincal Uluc, Erman Toroglu, Guccuk hakan gibi tonla yazar düsman bellemis yine de bir sey bulacaktir.. Bu basin tuhaf, baska.. Cok da kötümser demiyorum cunku bizim basinin yarattigi gergin ortam oyunculari bir sekilde motive edip cok buyuk basarilari da bu sekilde gerceklestirmistir.. icinde oldugunuz vakit belki o bütünü anlamlandiramiyorsunuz, cok sey normallesiyor ama disaridan baktiginiz vakit tuhafligi sonuna kadar farkediyorsunuz..

Ben Lider futbolculara cok baska bakarim, burasini okuyan az cok tanir beni. Hagi'ye bir Galatasarayli olarak hayranlik duymak baskadir bir de Lider oyuncu özelligi ile yaklasip sevgi beslemek baska. Ama sunu cok insan gözden kaciriyor. Üzerine basa basa söylüyorum Hagi bugün bu takimda gelse en az Lincoln kadar problem yasardi.. Hagi, kendisini cikarna Lucescu'nun uzattigi eli iten adamdir baska acidan Real Madrid maci devre arasinda Jardel'i cikarmak isteyen Lucescuya cikisip jardel'i oyunda tutan adamdir.. Etkisi ve gücü gol ve istatistik oranlariyla belirlenmez ama astigi astik, kestigi de kestik idi. Bugün bunu bu takimda yapamaz idi.. bunun da nedenleri söyledir:

1996 yilinda Galatasaraya transfer oldugunda yanindaki isimlerden Hakan Sükür haric hicbir futbolcu ona karsi cikacak karizmaya hicbir sekilde sahip degildi. Sükür de itaatkar bir yasam biciminin ürünüdür, saygida ona hic kusur etmedi. Hagi, oyun icerisinde sürekli takim arkadaslarini azarlardi. Hakli ve haksiz olmasi önemli degil, o baskin karakteri kabul edecek kariyersizlige sahip idiler. Hagi, hem kendi performansi adina hem de Galatasaray icin bicilmis kaftandi.Bunu Barcelona'da, Real Madrid'de yapamazdi. Cok cok iyi performans sergiledigi Romanya ve Galatasaray ortak paydasi Haginin kralliginin kabul gördügü ortamlardir.. Karabük'den gelmis kücük Hakan, Genclerbirliginden transfer olmus Ergün, on yedi yasindaki Emre belezoglu,Suat Kaya, Ahmet Yildirim, Diyarbakir-istanbulspor maceralari sonrasi gelmis Umit Davala, Ankaragücünden Hasan Sas.. Bu isimler dünya kupasi finali oynamamis, Sampiyonlar Liginde bir üst tura cikamamis ve Galatasaraya dahi yeni gelmis isimlerdir.. Bu insanlara liderlik etmek ile Avrupa Sampiyonasi Yari finali, Dünya Kupasi Yari Finali ve UEFA kupasini almis insana "dur, yapma" demek arasinda cok buyuk farklar var..

Kariyer cok önemlidir. Ballack, Bierhoff kavgasinda islemistik bunu zaten. Ballack diyor ki o kim ? Bierhoff kim ? kariyerleri ortaya koyuluyor ve liderligi bu sekilde sagliyordu.. Hagi'nin yaptigini su saniyeden sonra Galatasarayda Messi gelse yapamaz.. Gerrard gelse sen kimsin lan diyecek tonla insan var bugün.. Mattheus istedigi gibi at oynatir iken Klinsmann geldi, isler arap sacina döndü.. Bir kavga ki bugün bile üzerinden gecilir sik sik.. Iki farkli karakter degil iki ayni seviyede oyuncu demek idi. Bugün bile Galatasaray da Hakan Sükür sonrasi netlesmemis liderlik oyunlari mevcut. Arda Turan kismi var, yerini ve hakimiyetini kaybeden Umit Karan.. Hasan Sas.. Kimseyi sallamayan gerekirse Arda Turan'a da sus döverim yoksa yapan Servet Cetin.. zira Yasina bakmadan Servet'e el kol hareketleri filan.. Hepimizin umudu, göz bebegi Arda Turan ama yasi da 22.. her seye üstten bakip pek cok problemi cözmesi bekleniyor, bence en az iki yila ihtiyaci var..

Lincoln, Bülent Korkmaz'a yanlis yapmistir ama bunun dahi temelinde "saygi" vardir. Lincoln icin Bülent Korkmaz kimdir ? Misal Alex , Deivid, Mehmet Aurelio icin Zico cok baskadir, cok buyuk saygilari vardir.. Arda Turan'in da Bülent Korkmaz'a oldugu gibi.. Lincoln'un misal Hakan Sükür'e de inanilmaz saygisi vardi.. Neden kariyeri olan insan tek bir takim bile calistirmadan cok buyuk kluplerin basina antrenör olarak atanabiliyorlar ? Löw degil de Mattheus olsaydi Ballack o cikisi yapamazdi, iki kere iki dört.. Zico'nun otoriteye ihtiyaci yoktu, kariyeri yeter.. Fatih Terim de keza hemen hemen bütün türk futbolculari icin cok baska bir figür..

Aceto Balsamico, Mehmet Güven'e güveni yoktu diyordu Lincoln icin, bir bakima dogru ama daha cok Bülent Korkmaz'a inanci yoktu Lincoln'ün derim ben.

Takimin basina Hakan Sükür gecseydi, Korkmaz'dan farkli olarak Lincoln,Kewell,Baros'a dahi liderlik edebilecek karizmaya sahip olmus olacak idi. Simdi ise siyasetten bakip burun kiviracak arkadaslar hic kendinizi yormayin, gercek bu maalasef. Sükür, Lincoln'ün de icinde bulundugu bir ortama liderlik edebilecek durumda iken Arda Turan o kariyere henüz sahip degil, Korkmaz da ayni sekilde defans oynamasinin eksikliklerini yabanci futbolcular üzerindeki hakimiyet bakimindan cekiyor.. Arda Turan henüz daha Hakan Sükür'ün Torino öncesi su buyuk klup istiyor, barca pesinde real aldi alacak dedikosunun ciktigi zamanda.. Uli Hoeness'e Arda Turanla ilgileniyor musunuz diye sorduklarinda "Arda Turan kimdir, tanimiyorum ben" diyor.. Avrupa Sampiyonasinda o kadar da göze batacak futbolu yoktu, Galatasaray'in Avrupa macerasinda da tüm avrupayi kendisine hayran biraktiracak futbolu yine yok.. Son dönemde artan performansi, Galatasarayliligi, oyunun defansif yaninda da icerisinde olmasi ki tek basina su an icin ofans futbolu hicbir seyi kurtarmadigindan dengeyi ancak sagliyor.. Umudumuz var, inancimiz tam ama iste durum da bu. kendisi de bunun farkinda ve bir röportajinda su sekilde dile getiriyor:

"“Arda, Kewell, Lincoln neden geriye dönmediler”… Ben buna pek katılmıyorum. Zaten o an dönecek gücümüz kalsa, döneriz. Ama ileride de bir mücadele veriliyor. Ben sahada oyunun hücum yönünde kendimi yeterli görmüyorsam, bunu hissetiysem o gün mücadeleye yönelirim. Hücum yönünü başka arkadaşlara bırakırım. Takım oyuncusu böyle yapmalı. Bu iş bir paylaşım işidir."

Umudumuz var.. ben onun Mladen Boeslav,Trabzonspor,Liverpool,Italya maclarindaki gibi oynayacagi günü bekliyorum. Ama onun artisi sudur ki o sekilde oynamasa dahi takima katkisinda bir azalma olmuyor, futbol seyrinin keyfi adina bunu istiyoruz daha cok..

Galatasaray, Bülent Korkmazi basa getirerek yerli oyuncularin birlik beraberligini saglamistir belki ama pek de az olmayan yabanci futbolculari ve bunlarla yerli oyuncular arasindaki sorunlari da körüklemis oluyorlar..

Klinsmann Almayanin basina geciyor, Maradona Arjantin'in, Guardiola, Rijkaard Barcelonanin, Loddar abimiz pek cok milli takimin basina.. Zico keza öyle.. Hemen hepsi deneyimi olmadan ataniyorlar zira oyuncularin onlara olan inanci, motive edici etkisi ve disiplini saglamalari diger hocalara göre cok daha kolay olmasi en önemli etkendir.. Kenarda Maradonayi gören baska oynuyor, Klinsmann dedigi vakit kariyerine bakip "dogrudur" diyor, kenara aldigi vakit "vardir bir bildigi" diyor.. motive olmalari, inanclari, itaatkarliklari hepsi kariyerinden..

Bülent Korkmaz, genc ve azimli olmasi nedeniyle gönlümde yeri baskadir. Uzun zamandir hayalini kurdugum bir genc teknik adamla on yil beraber olma eylemini basarabilecek konumdadir. Sürekli defans oynadi, ofans futbolundan ne anlar komik bir savunmadir cunku defans oynayan oyuncunun isi en cok forvetlerle, ofans iledir. Ofansi bilen defansi da bilir, ya da tersi. Onsekizin icerisinden belki cikmamistir da orada da rakip forvetlerle beraber yasamistir dolayisla oyuncunun kaleci olmadigi vakit nerede oynadiginin teknik adam kariyeri acisindan cok da önemli degildir ama karizmasi, kriz aninda verdigi önemli kararlar, oyunculardan aldigi maksimum verim ve elbette teknik detaylar onun kariyerini belirleyecektir ama

..henüz yukaridan bakamiyor Bülent Korkmaz. Etkilenim altinda.

Arda Turan'a baska bakiyor, kendisi hakkinda olumlu demecler verip skibbe'yi elestiren Nonda'yi Baros'un yerine oyuna almak gibi komik kararlari da var. Gelisecektir zamanla ama bu gelisim yolunda basari gelmezse ömrü cok uzun olmayacaktir, kucuk de olsa bir darbe almistir simdilik..

Bütün eylemler sonuca göre bir degerlendirmeye tabii tutuluyor bu ülkede. Adnan Polat yönetiminin bana göre misal cok önemli bir kusuru vardir, hicbir kariyeri olan teknik adamin kaldiramayacagi ölcüde takima karismalar, mudahaleler söz konusu. Feldkamp ki deli sevilir Polat tarafindan, dahi istifa etmistir bu toplantilar, karismalar yüzünden. Skibbe de keza.. Yardimcilari gönderilmis, karisilmis, edilmis.. ama nedir ? Gecen sene sampiyon olundugu icin bunlarin hicbirisi gündeme gelmemistir, bir basari olarak dahi adlandirilmistir. Simdi Korkmaz'in hamlesi de buna benzer.. Bir basari varsa ordan cikip buraya girersiniz ve eylemi ona göre degerlendirirsiniz.. Ama hamburg maci kaybedilirse bu Lincoln daha cok malzeme olur ve Ortega gibi hocayi da yer bitirir.. Zira biraz ince dusunmek gerek, Lincoln oynamis, etmis, ne oldugunu ortaya koymustur, öyle veya böyle seninle bir performans gösteremiyorsa isler degisecektir.. Basin, basarisizliginin yattigi yeri simdiden hazirlamis, deyim yerindeyse pusuyu kurmus, bekliyor..

Bol Sans Kaptan..

16 Mart 2009

Ümit Özat'in Vedasi.!



Umit Özat, daha önceden de söyledigimiz gibi beni pek cok bakimdan yaniltan ender futbolcularindandir.. Futbolu günümüz kosullarinda erken yasta birakmak zorunda kaldi.

Köln'e imza attigi zaman cok iyi biliyorduk ki onun buraya gelis amaci teknik direktörlük kariyeri adina Daum'un yaninda calisma sevdasi. Bu cok önceden belliydi ve biz takdir ettik bu kararini. Ben Galatasarayli nice topcu icin diyemedim ama gönül rahatiligiyla diyorum ki bu adam iyi bir teknik adam olacaktir bu sekilde ilerledigi vakit..

Baska acidan bazi topculari baska seversiniz.. En yakin örnek Galatasarayda durusuyla biraz olsun benzettigim Mehmet Topal da benzer karakter özellikleri tasirlar. Umit Özat'in gelisiminin belki daha da fazlasi ögrenmeye meyilli ve mutevazi karakteri nedeniyle bu yüzden Mehmet Topal'da da olacaktir..

Fenerbahce'de top oynar iken demecleri ilgi cekiciydi ama o dönem samimi bulmadim daha cok "popülist" söylemler ile kisa yoldan halkin sevgilisi olmak adina hareket ediyor diye düsündüm. Sözlesmesi soruldugunda kötü bir dönem geciren takimi isaret edip "su zamanda paranin konusulmasi cok sacma, önce galibiyetler sonra.." diyordu. Sonra sonra anladik ki bu adam gercekten samimi.. Amatör ruhu hep yaninda ve her gittigi takimda kaptan olusu da bosuna degil.

Bazi antrenörler bazi oyuncular icin cok özeldir. Ayhan Akman icin Lucescu cok baskadir. Lucescu ile Ayhan'in tanismasi biraz daha erken olsaydi o bugün belki de Avrupanin üst düzey liglerinin üst düzey takimindaydi, bunun farkinda ve ona baska bir deger biciyor. Daum, Umit Özat'i bastan yaratti. Defansda dahi sorun yasar iken tekniksizligi ile kanada yerlestirdi cilginliklariyla ünlenmis dahi Daum.! Ve biz o dönem gülüyorduk, dalga geciyorduk, bosbeles kitleye uyuyorduk ama cok kisa süre sonra afallatti hepimizi.. Bu adam bek olmasinin disinda inanilmaz güzel ataga cikiyordu, pisburun ortalari öyle isabetliydi ki Man U Zaferi, Tuncay'in belki de Ingiltereye transfer olmasini saglayan gollerinin bir önceki noktasiydi Umit Özat..

velhasil gönülden destekledigim futbolcudur ve teknik adamlik kariyeri ne olacak simdiden merak ediyorum ama bir gün Köln'ün basinda görürsem kesinlikle sasirmayacagim,Topal'in da üc yil sonra Avrupanin dev kluplerinde gördügüm vakit sasirmayacagim gibi.. baska adamlar bunlar..

Arshavin.!!!



Yazmiyoruz ama daha cok mac seyrediyoruz cunku bahis oynuyoruz.. Premiere Lig ya da Arsenal icin artik ekstradan vakit yaratiyoruz.. Keza Chelsea.. Man City macini izledik, Hiddink askina. Hayran kalmamak elde degil. Vakit olsa her Chelsea,Arsenal maclarini buraya getirmek isterdik..

Dicem odur ki Arshavin seyretme adina kimi zaman zorluklari da göze aliyoruz artik. Blackburn macinda yavas yavas isindigini gösterdi.. Gol, gol sonrasi sevinci ve hafta ici okudugum kadinlar hakkindaki macovari söylemleri ile cok baska bir adam.. "Elimde imkanim olsa, yeterli gücüm olsa kadinlara araba sürmeyi yasaklardim " diyor.. Ben seviyorum boyle siradisi adamlari.. hep sevmisimdir, bütüne bakinca acaip keyif aliyorum pek cogundan.. Tek basina renk katiyor bir takima.. Akli, ihtiyac duyarsa eger ters kanada 80 metre ayaga pas atabilecek yetenegi, golcülügü, firsatciligi ve bence hepsinden önemlisi kendine güveni ile insiyatif alabilir olusu onu buraya transfer ettiren en önemli özelliklerinden.. pek cogunun olasi ritimlerini biliyoruz, Arshavin ise belirsiz, bu yüzden güzel.. baska..

Disiplin Komedisi.!



Getirmeyin arkadasim bunlari buraya.! Siz, bugün Juventus'un aldi alacak dedigi dünyanin en iyi üc on numarasina sokabilecegim Diego'yu misal almayin.. Basa cikamazsiniz.! Belki pek coklarina göre en iyi sag kanatlardan birisi dedikleri Rafinha'dan da uzak durun aman.. Keza Robinho ola ki cilginlik yapmak ister, yolu buraya düser kapiyi gösterin.. Hani Effenberg,Beckham filan girmiyorum hic bunlara.. Keza Arshavin.. Birakin bunlari ait olduklari yere koyun. Bunlarla ilgilenmek, bu oyunculari oynatmak maharet ister.. bunlar sizi yillardir civilendiginiz yerden bir adim ileriye götürür.. Hagi, az mi problemliydi saha icerisinde ? Terim, ona gereken saygiyi gösterdi, Emre'ye tokati yapistirir iken Hagi'nin liderligine ses etmedi.. Böyle basari geldi. hitzfeld, bilinir ki yildizlari idare edebilmesiyle basariyi yakalamistir ve ekler de: bir de Ferguson vadir onlarin dilinden anlayan..

Terimin basarisi taktik, teknik mi saniyorsunuz ? Bir sekilde idare edebiliyor, türk oyuncular üzerinde inanilmaz etkisi var. Onlari disipline etmesi bir yana, anlasabiliyor.. Basariya giden yol onlari anlamaktan gecer, Felipe'yi anlayamadi, kendisi de felipe de Galatasaraydan kovuldu. Yok öyle tek basina her seyi ben yapayim mucizesi.. Lincoln icin Hamburg macinin önemini, Trabzonspor tavri sonrasi olagelecekleri hesap kitap edemiyor musunuz ? Idare et arkadasim, istemiyorsan da sene sonu gönder iki tane daha Mehmet Güven al, senin bilecegin is.. Ama su zamanda sampiyonlukta ve Sampiyonlar ligindeki en önemli rakibinle mac yaparken oyuncu sakliyorum sacmaligi olur mu ? hem bu nasil disiplin... Schaaf, forvetsiz kaldigi zamanda, kovuldu kovulacak derken son idmani kaciran Pizzarosuna kesti cezayi, kadroya almadi.. Sen de alma kadroya yahu, bu nedir ? Akabinde "hamburg macina sakliyorum" nedir dogru mudur ? saklayacagin adam neden klubede, klubede ise tam da ona ihtiyac duyuldugu zaman neden kadroya girmiyor da abuk subuk tercihler söz konusu ?

bir oyuncu disiplin cezasi nedeniyle cok önemli bir macta dahi oynatilmayabilir. Lincoln'ün yaptigi yanlis vardir uygun görürseniz ceza verirsiniz, örnek olmasi acisindan ekleyeyim Hitzfeld, Oliver Kahn'i arkadaslarini basin önünde elestirdigi icin mac kadrosuna almadi.. Bu cok önemli bir ayrintidir, mac kadrosuna alinmaz. Zira klubede sizi rahatsiz eder, girip de maci kurtadi mi disiplin sovu tam tersine etki eder.. O korkuyla Bülent Korkmaz bütün kosullar lincoln'e dogru gitse de onu alamadi, o da biliyor onun maci olma ihtimali olasiliginin oldukca yüksek oldugunu.. Klubede olup da onu degistirmezseniz bu sekilde alaya alinirsiniz.. Lincoln'ü oyuna almamak icin neredeyse yedek kaleciyi oyuna sokacakti, nedir bu rezalet, komedi ?

Bunun adi ne disiplin ne de baska bir sey, komedi.. Su saniyeden sonra en azindan ben Lincoln'e bir sey demiyorum, beklesin sezon sonu da dönsün.. iyi-kötü baska bir sey, ait degil buraya.. Bir degil iki degil sürekli bu sekilde gündemde olacaktir.. ne kendisine ne de takima fayda edecek gibi duruyor, Skibbe vardi o da gitti, Lincoln da böyle giderse gidecektir ki simdiden söylüyorum üzülmeyecegim, tek derdim seyredebilecegim bir lige gitmesi..

Dipnot: Mail atmayin, oturup yorum yazin ya da bulasmayin. disiplin adi üzerinde "disiplin cezasi" olmasi gerekir. Ilk defa verildigine sahit olmuyoruz ama ilk defa kendi icerisinde baska nedenlerden dolayi verilip disariya abuk subuk bir bahene ile ortaya konulduguna sahit oluyoruz. Oyuncu olsan ne dusunurdun ? Teknik adam seni oynatmiyor ama bunu basina aciklamaktan da korkuyor.. ? aslen disiplinsizlik budur. Bir disiplin cezasini vermeyi dahi eline yüzüne gözüne bulastirmaktir. Adam olun yahu.. Galatasaray teknik direktörüsünüz.. "BEn lincoln'e yaptigi olaydan dolayi cezayi kesiyorum, bitti gitti". E bu ne ? Disiplin cezasi mi hamburg maci komedisi mi su mu ? Bir hocaya saygisi kalir mi bu demeclerden sonra oyuncularin ?

15 Mart 2009

Trabzonspor - Galatasaray: 2-2



Lincoln yedek basladi maca.

Ben bunu bir disiplin sovu olarak görmüyorum. Bizim kaptanin mac sonrasi "hamburga sakladim onu" beyanati verip bir oyuncuya bu sekilde disiplin verecegini daha da önemlisi bu demeciyle oyuncu korkusu olan teknik adam imaji cizecegini düsünmüyorum. Ve yine Lincoln'ün mac öncesi ve mac sirasinda olan gülümsemesi, destegi, mutlu yüz ifadesi de ortaya koyuyor ki oyuncu ile konusulmus ve sonrasinda bu karar verilmis. Daha kötüsü taktisel acidan Licoln'ün oynatilmamasidir. Ve yine üzerine basa basa söylüyorum ki bir disiplin verilecekse eger bu daha cok Lincoln konusunda kendisini yere atmasindan vazgecirme daha da vahim olani Baros'u saha icerisinde dizginlemektir.. kacinci kez korkuyoruz Baros'un sari üzeirne sari yiyip takimi yalniz birakmasindan ? Hamburg macinda yok, Eskisehir macinda yine yok ve hepsi de bilmem kacinci sarisindan kaynaklaniyor ve burada ben hakemleri sunu bunu suclayamiyorum, Masallahi var Avrupa,Türkiye demeden beserden on sariyi koydu cebine ki bes alti tanesi de verilmemistir.. Disiplin buraya lazim.. Lincoln sessizdir, sakindir isine bakar bir de arada kendini kolay bir sekilde yere birakir bunun disinda sorunu yoktur bu futbolcunun.. Disiplin ve simariklik, öküz altinda buzagi arama seyircide daha cok vardir Lincolnden ziyade.. Saga sola bakmayin siz, böyle disiplin sacmaliklari olmasa on macin dokuzunda oynar her ne kadar biz para verdik her mac bes gol yedi asist yapsin diyen futboldisi mahluklarin sesi hep cikacak olsa da.. Yildizdir, Bundesliga performansi da yeterince iyidir buraya Anelka,Hiddink su bu gibi yolu bir sekilde düsmüstür..


Lincoln misal Hamburg macina saklaniliyor da en az onun kadar önemli olan takimin belkemigi/atesleyicisi/hareketlendiricisi durumunda olan Arda Turan neden korunma altina alimiyor ? Bu saklama mantikli bir is midir ? Hamburg neden Petric'i saklamadi da sakat birakti ? Yedek oyuncular ne icin varlar ?

Ayni zamanda gelir gelmez Skibbe'nin yarattigi uyumu yerle bir etti kaptan.. Bilmelidir ki bugün Ferguson,Hitzfeld gibi pek cok buyuk hocanin etiketinde yildizlarla iyi anlasiyor diye bir cok önemli dipnot vardir.. Keske zamaninda Hiddink-Arshavin geyiklerini de suraya postlasaymisiz.. Klinsmann'dan bilmem nesine kadar her teknik adamin belki de en önemli özelligi yildizlarla anlasabilmesi, onlari oynatabilmesidir.. Ben milyon tane röportaj okuyorum, siz henüz yildiz kaprisi, yildiz oyuncu sacmaligi görmemissiniz diyorum.. her takimin bir süre sonra kacinilmaz olarak yildizi olacaktir ve onu motive etmek, onu oynatmak üc bes iki, dört dört kiden cok daha verimli, cok daha yararli olacaktir o takima..

Galatasaray Lincolnsüz basladi bir kere maca.. Alainzinho'nun müthis vurusu gerceklestiginde henüz ne nedir, kim nasil oynuyor netlememisti daha.. Akabinde elektrikler.. Ve Trabzonspor seyircisinin gariplikleri maca br baska acidan damgayi vurmustur.. Trabzonspor'un bariz bir sekilde hizini yer yer kesmis ve senelerdir varolan negatif etkiyi baska bicimde tekrardan sahnelemislerdir..

Faul calma konusunda son derece kötü bir mac cikaran Hakemin bariz hatali karari sonrasi devam eden atakta Arda'nin muhtesem pasini baros gole ceviriyordu ki iste forvet bu diyorduk, yeter artik nonda-karan ikilisi isyanlari daha da alevleniyordu..

Bu golden sonra Trabzonspor oyun disiplininden koptu ve ben yakistiramadim bunu Ersun Yanal'a. tam bu anda aslinda Lincoln'ü de aradi gözler, o ortasahasizlikta pozisyona giremiyordu her iki takim da.. Ümit Karan mac boyunca kac kere topla bulustu, takima ne katti kimse bilmiyor. Lincoln neden yok ? Hamburg macina neden saklansin, hangi akilli yöneticinin, teknik adamin fikridir bu ? Bir daha iyi bakmak gerek kararin ne kadar "anlamli" olduguna..

Blanc diyor ki UEFA bizim icin ikinci planda.. Bir bakima dogrudur neden ? Cunku isin ucunda Sampiyonlar Ligi var.. Ordan gelecek para, karizma, oyuncu satisi UEFA sampiyonlugundan dahi daha önemli olabiliyor.. Galatasaray ne yapiyor ? Cok da zor olmayan turu gecmek adina en iyi ve etkili oyuncularindan birisini UEFA kupasina sakliyor ? Zemin bozuk degil, kart sacmaligi olsa avrupaya etki etmiyor, neden ? Sakatlanir korkusu.. BAros kac mactir gereksiz yere cikiyor, neden ? Bu seferki bahane kart görür diye ? E kim gördü karti ? Kim sakatlandi ? bunlardan kacinabilir misiniz, bunlarla teknik adamlik yapabilir misiniz o kart görecek bu sakatlanacak ? BAros simdi karti gördü, gecen iki macta neden cikti kimse bilmiyor, yerine oynayanlarin oyunu ortada.. Skibbe dogrusunu yapiyordu, oyuncu dinlendirmiyor, rotasyon nedir bilmiyor dedi, elestirildi ve bunlari uyguladigi icin kovuldu.. yahu bir önceki hoca Arda-Baros dinlendirmesi yüzünden görevinden kovulmus hala da mac var oyuncu sakliyorum geyigi ?

Mehmet Güven, garibim elinden geleni ortaya koydu macta. Ikinci golde ortasi da etkiliydi.. Iki forvet, Lincolnsüzlük ve tüm bunlarin disinda Trabzonsportun oyun disiplininden yoksun kopuk oyunu ve Alainzinho bu macin özetiydi ama benim icin Bülent Kaptanin acemilikleri ve kim tarafindan kararinin alindiginin bilinmedigi lincolnsüzlük..

Emre Asik ve Hakan Balta muhtesem oynadilar.. Tüm bu garipliklerin ortasinda iyi olan bu ikilinin defansif güzelligi, Ayhan'in hic bozulmayan istikrari ve Baros sevinci ..

Bir daha tekrar etmekte fayda var, kötü bir hakem vardi sahada.

Toplamda neymis:

1- Oyuncu sakla sakla bitmezmis.. Lincoln dersin Arda gider, Ardayi alayim dersin Hakan Balta gider Lincoln defans oynar belki.

2- O sari kart görmesin diye oyuncu degistirirsin tutar o giren oyuncu kirmizi görür.. Hayat bazen böyle de sasirtir. umit Karan ciksaydi en kötü kirmiziyi saha icerisinde hissetmezdi takim, ki Baros haftaya zaten oynamiyordu filan..

3- Lincoln sonucta hakli cikti. Disiplin filan hakgetire durumu bu disiplinsovuyla sagladiniz, hayirli ugurlu olsun. Simdi adam oynarsa ayri korkacagiz, oynamazsa da küstü mü geyikleri sürecek ki bu basina bu malzeme verilir mi yahu ? Bunun arkasinda kim var cok merak ediyorum..

Simdi Hamburg maci var, Cottbus macininin ilk yarisini seyrettim. Petric yok, Olic deli formda. Yapi itibari ile kontraarak futbola cok uygun.. Disiplinli bir takim, kendilerine geliyorlar..Umarim her sey istedigimiz gibi gider..

Bir seye daha inanc getirdik mac sonu. "Hadi oglum, hadi aslanlarim" devri basliyor.. Bursa,Konya,Hamburg ve Trabzon maci. Kaptanin hazirlamadigi Bordeaux maci haric az daha tv basindan kalkacak düzeyde kötü futbolun sergilendigi maclar.. Her seye ragmen cok sey icin erken. Bülent hoca böyle böyle ilerleyecektir, onun iyi niyeti, onun azmi belki cok baska yapacaktir, ona inancimiz bu noktada hala var.. Bir Avrupa maci dengeyi yerine oturtur diye umuyoruz.. Ama Kaptan keske Lincoln'e ceza kesip kadro disi biraksaydin.. taktik,saklama filan diye isitince gelecege dair korkularimiz depresti birden.. Bu macta Lincoln'ün etkili olacagini bilmek icin yirmi yil top oynamaya gerek yok, bakinca görülüyor zaten..