18 Aralık 2009

Sami Hyypiä.!


Sonuna kadar anlamak istedigim kluplerin basinda geliyor Leverkusen.. Cok sey degisse de onlar icin degismeyen göze hos gelen futbol, son ceyrekte varolan cöküsleri, daimi ikincilikleri filan.. Klubun oyuncularindan ve yönetiminden bagimsiz kendisine has güzellikleri, sorunlari ve bir oyun felsefesi mevcut ki bunun üzerinde daha sonra diger örneklerle baska bir yerde duracagiz.. Leverkusen'in gecmisi cok degil 30 yil.. Bayer firmasinin öz evladidir. Ve fakat 79 yilindan bu yana klup ara vermeksizin birinci Bundesligada yer aliyor. Üstelik cok az klubun ulasabilecegi basarilari da mevcut.. UEFA kupasi, Sampiyonlar Ligi finali oynamasi gibi.. Bremen ve hatta Hoffenheim gibi güzel futbol oynayan kluplerin arasinda yer alir kendileri.. bunlarin bir baska özelligi de baskinin belki de yok denecek kadar az oldugu kosullara sahip olmasi filan.. Bunun avantajini saha icerisinde görür iken baska acidan basarili sonuclar sonrasi tepe noktasindaki kirilma aninda taraftar yüklenmesinden ziyade daha cok konumlarindan dolayi olusan baskiyi da kaldiramadiklari görülebiliyor.. Özellikle Bayer Leverkusen'in kaybettigi finallerin haddi hesabi yoktur.. Daimi Lig ikincisi gibi bir sifati layik gördüler bu takima ki 97 yilindan bu yana sampiyonlugu yoktur belki ama 4 kez lig ikincisi olmuslugu vardir.. O baski olmuyor iste.. Bu yüzden sene basinda cok önemli bir transfer gerceklestirdi ki yüzde yüz dogru bir hamledir Sami Hyypiä transferi.. Sanirim Schalke maciydi ve 75. dakikada sakatlanip cikmak durumunda kalmisti bu tecrübe.. 2-0 önde olan takim on bes dakikada öyle iki gol yedi ki her ikisi de defansin düzeninin bozulmasi sonucuydu.. Öyle güzel ve o kadar da önemli bir adamdir.. Lakin suraya konu etmemizin sebebi cok baska. Ben size aslinda cok basit bir sey sunacagim.. Ülkede eksikligini öyle cok cekiyoruz ki dayanamadim suraya koyuyorum.. Leverkusenin bu güzel futbolunu mercek altina almis Spox.. Ben de inanilmaz keyifle nasil oyun kuruyorlar, nasil deli gibi pres yapiyorlar, rakipleri köseye nasil sikistiriyor, taktikleri filan derken üzerine egildim. Bu analiz icerisinde oyun kurma esnasinda akla ilk gelen secenek ise bir Galatasarayli olarak hüzünlendirdi beni resmen.. Söyle ki:



..Sami abimiz oyunun kurulmasi adina topu Castro'ya dogru yolluyor efendim.. Servet ya da Gökhan Zan'in da siklikla yaptigi gibi..




Castro presi yiyince geriye Sami abisine oynuyor ki dogal ve dogru bir secim.. Bunu da kendi takimlarimizda siklikla görüyoruz..




Bakiyor ki rakip önde sizden daha fazla sayiyla size basiyor.. Ortadaki oyun kurucuya atsa üc tane rakip oyuncu aninda basip alacak.. Elbette bunun sonucu ileride bir adami bos birakmis olma zorunlulugunu doguruyor.. Bizde böyle oldugu vakit ne yapiyoruz ? Efendim coktan marke edilmis defansif orta sahalara oynuyup geri aliyoruz ki cok kez tekrarlaniyor ve baya bi süre de burada geciyor.. Peki Sami ve Avrupanin hemen her takiminin defansi bu durumda ne yapiyor ? Bizim defansin sahip olmadigi cok basit bir secenegi isaretliyor, ilerideki bos oyuncuya topu gönderiyor..



Ne kadar basit degil mi ? Iste bu basit olan neden benim ülkemde hep "cok zor" oluyor, onu hic anlamadim.. Bu ülkenin son yirmi yildir en büyük problemi su basit pasi atacak defans oyuncusundan yoksun olmasidir.. Ancelotti, Milan'da iken ofansif orta saha olan Pirlo'yu geriden oyun kurmasi adina defansif orta sahaya Gattuso'nun yanina kaydirmisti.. Bizim de ayagi top yapan her oyuncunun orta saha olmak istemesi nedeniyle bir diger sikki isaretlemeliyiz.. Topal'in stopere gecmesi gibi degisimler.. Ya da gurbetci kovalayacaksiniz.. Yoksa bu tarz bir defans cikmasi icin bi 20 yil filan daha bekleyecegiz gibi duruyor..

17 yorum:

barış dedi ki...

servet de çok deniyor bu hamleyi ama servet özelinde olmuyor olmuyor olmuyor!

Erdem Karakuş dedi ki...

Altyapı seçmelerinde manavdan domates, salatalık seçer gibi uzun boylu ve kalıplıları defans, ufak tefek olup hareketli olanları da ortasaha, forvet yapıyorlar. Altyapı sistemi de son 20 yıldır değişmediğine göre bundan sonraki 20 yılda da böyle oyuncular çıkmaz Türkiye'den. Tek ümidimiz Semih Kaya, onu da sağlam bir halde göremiyoruz bir türlü, boyuna sakat.

Serhat dedi ki...

Bahsettiğiniz 20-30 mt.'lik pasları B. Korkmaz'da denerdi. Ama sadece denerdi. 10 yıllar içinde bu Türkiye'nin futboldaki en kariyerli şahsiyetinin attığı pasların yerini bulma sayısı ise tek elin parmağını maalesef geçmemektedir. Bu bayrak adamın bilmem kaç yüzbin antrenmana çıkması, 100 küsür üzeri Avrupa kupası, bilmem 100 adet lig maçı oynaması, Dünya Kupası üçüncülüğü, UEFA ve Süper Kupa apoletlerinin bu pasın başarılı olmasına neden olamaması ayrı bir ironidir.

YerliForvet dedi ki...

Belirttiğin isabetli uzun pas atma yeteneğine sahip defans oyuncusu örneği için "sakatlık öncesi Emre Güngör" düşünülebilirdi. Ben kendisinden gerçekten ümitliydim.

ksenophanes dedi ki...

uzun pas atmayı deneyip eline yüzüne bulaştırdığı yetmezmiş gibi saç baş yolduran servet çetin'e örnek olsun

hanac dedi ki...

Eskiden 3-5-2 oynarken Libero diye adlandırılan bu kişiler az da olsa bizde de bulunurdu. 2 stoperin arkasında top yapabilen bir adam.

Ama 4-4-2 oynandığından beri bu kişi ön libero adını aldı ve orta sahaya çıktı. Defansın göbeği 2 stopere kaldı.

Bizdeki seçimler hep 2 uzun boylu adamdan yana yapılıyor, hava topuna hakim olsun yeter.

Popescu / Bülent, Uche / Högh, Lugano - Edu (şaka şaka) gibi ikililer az çıkıyor gerçekten.

Damacana dedi ki...

"97 yilindan bu yana sampiyonlugu yoktur belki" diye yazınız içinde geçiyor, Leverkusen tarihinde şampiyon olmadı biliyorum. ama yine de güzel futboldan ötürü severiz.

Borges dedi ki...

Damacana:O daha cok son on yilda 4 kez lig ikincisi olmasi gibi bir ayrintiyi vurgulamak icindi.. 30 yildir Sampiyonluk görmedi belki ama sampiyonluga bu kadar yaklasan bir takim da olmamistir.. Son üc haftada tek bir galibiyet alsa sampiyon olacaklar iken bir türlü olmadi.. Cok güzel futbol oynarlar ve benim asil konum degisen onca etkene ragmen bu futbolun devam ediyor olmasinin altinda yatan etkendir..

Hanac: Burada da 4-4-2 ya da farkli sistemler oynaniyor ama defansin icerisinde var böyle güzel adamlar ki istisna degil, cogunluktalar. biraz altyapisal bir soruna isaret ediyor gibi geliyor ama degisecektir zaman icerisinde diye umuyoruz..

Serhat: Bülent bazen tuttururdu ama orani cok cok düsüktü..

Erdem Karakus: Ben de onun üzerine duruyorum ki daha önce bi post icerisinde belirtmistim. Akli olan teknigi biraz varsa kendisini defansa yerlestirir.. Bu acidan sol bek olan ismail köybasi misal sakilli hareket etmistir ve mevkisinin en iyisi olacaktir rahatlikla cok baska pozisyonlarda oynayabilecek konumda olsa bile..

hücum futbol dedi ki...

abi neyini anlamadın ki. bu altyapı mantığı ile bir 20 yıl daha çıkmaz böyle adam. bırak 20 yıl öncesini şu basit pası atan bir türk defans oyuncusu varmıydı tarihte. lütfen bilen varsa yazsın.

galatasarayın ve rijkaardın en büyük problemi budur şu anda. top geriden isabetli ve hızlı bir şekilde çıkmadığı için bir türlü istenilen pas oyununu oynayamıyorum.

şu an herkes galatasarayın 1 yabancı defans oyuncusuna ihtiyacı olduğunıu düşünüyor bense 2.

servet ve x gene olmaz. neden olmayacağını geçen seneden meiradan hatırlayın. servet merianın da dengesini bozdu. servetin yanına hypia, marquezi falan koy olmaz. defans yapmak bir senkronizasyon işidir. adam da sezgi, koordinasyon falan yok. sadece servet değil emre aşık ve gökhan zan da aynısı.

artık bu tarz oyuncuları altyapıada elemek ver yerlerine pique, hyppia gibi adamları yakalamak gerek. ya da fundementali daha çocuk 5 yaşındayken vermek gerek.

bu arada atletico çıktı. defansı ve kalecisi dağınık 2 takımın maçını izlemek çok keyifli olacak. iki maçta da bol gol olur diyorum. özellikle devre arasında defansa ve orta sahaya takviye yapmazsa aguero-forlan resmen bu defansı pelteye çevirir...

Borges dedi ki...

Hücum Futbol: Bir bakima haklisiniz.. Servet kendi capinda bence "iyi" bir defans oyuncusuudr, yararlidir. Lakin o kendi bütününün bir parcasidir.. Baska acidan Servet'in yanina kimi koysaniz siritacaktir dediginiz gibi.

Atletico konusunda ben cok karamsar degilim.. Yeterli konsantrasyon saglandigi vakit bir basari gelebilir ki bu bizim futbolun özüdür. Disiplinsizlik, her maca farkli yaklasim ve istikrarsizlik.. BU acidan kucuk takimlar daha can yakicidir misal Benfica gelseydi dagitirdi Galatasarayi derim ben.. Atletico ya da buyuk isimler biraz daha sansini arttiriyor aslinda ama Forlan ve Aguero her bakimdan korkutuyor adami..

hücum futbol dedi ki...

şunu da tabi ki göz ardı etmemek gerek. tek tek iyi oyuncuları aldığınız zaman iyi takım olamıyorsunuz. yani iyi defans yapmak tüm takımın birlikte bir bütün olarak davranması ile oluyor. aguero ve forlanı açık alanda ferdinand ve puyolla da başbaşa bırakırsan basar geçerler mesele onlara o imkanı vermeyecek takım bütünlüğünü oluşturmak ki bu da teknik direktörün işidir.

ama en nihayetinde futbol iyi personelle oynanır. eğer teknik direktöre iyi futbolcu verirsen o da yetenekli ve becerikli biriyse o zaman ortaya iyi defans ve iyi ofans yapan bir takım çıkar.

şu anda iyi bir hocamız var. kısmen de iyi takımız var.

yapılması gereken hocanın doğru elemanları edindikten sonra beklemek ve ona zaman tanımak. sezon başında servet-gokhan zanla başlamak yönetimsel bir hataydı. işin yürümeyeceği baştan belliydi. bu başta yönetimin sonra rijkaardın hatasıdır. aynı şekilde orta sahada top yapamamak topun ayaktan geç ve isabetsiz çıkması da keza kadronun yetersizliği, tercihlerin yanlışılığı ile ilgili.

şimdi eğer devre arasında transfer yapılmazsa bu sezon uefa'da eleniriz. ligde ise işimiz tamamen anlık durumlara bağlı olur. kısacası bu seneyi rijkaard ve ekibinin bize alışması takımı ve eksikleri tanıması için geçen bir yıl olarak değerlendiririz. ama kayıp zaman kayıp zamandır. devrim sadece 1 yıl gecikmeli olur o kadar.yeter ki tabelaya göre hocayı değiştirmek gibi bir hataya düşmeyelim.

ama devre arasında defans ve orta sahaya isabetli oyuncuları bulabilirsek ki bu devre aarsında oldukça zordur o zaman birşeyler olabilir.

Borges dedi ki...

Hucum Futbol: Servet-Gokhan konusu "Hata" degil, zorunluluk.. Servet satilmisti ve yerine Gokhan Zan alinmisti lakin isler ters gidince böyle bir ikili olustu. Iste bu ve cesitli nedenlerden dolayi hocaya her zaman bir zamani vermek zorundasiniz ki kendi istedigini kendi oyunculariyla gerceklestirebilsin ki özellikle bu belirli bir sistemi uyguilamak isteyen sistemci bir hocaysa herkesten fazla ihtiyaci vardir zamana..

Zamanla olacaktir ki tüm eksiklikler zamanla kapatilacaktir ama "zamanla" baska bir seyle degil..

Erdem Karakuş dedi ki...

Ben buradaki Servet ve X oyuncu durumunun yanlışlığına katılmıyorum. Benim düşüncem Servet ve X oyuncunun en az 1 yıl beraber oynama zorunluluğunun olduğudur. Servet'in yanındaki oyuncuya, oyuncunun da Servet'e göre oyun anlayışı geliştirmesi çok da büyük bir sorun değildir, sadece zamana ihtiyaç var. Popescu'nun ilk yılında, Popescu ve Bülent ile tandem oynayan takım 43 gol yemiştir ligde. Attığı gol ise 86'dır. Şu anki Galatasaray sene başındaki gibi oynasa 40+ gol yiyecektir yine bariz şekilde ama 90+ gol atacağı da kesindir. Fakat burada Rijkaard'ın tercihi bu yönde değildir, direkt olarak takım savunması yaptırmaya çalışmaktadır.

Atletico Madrid karşısındaki durum net, daha fazla gol atan turu geçecek. Deplasmanda alınacak 2-2, 3-3 tarzı bir beraberlik çok önemli bence, buradaki maçın da gollü geçme ihtimali yüksek çünkü.

bRn dedi ki...

Geç anladık gerçi ama Arsenal'de bu anlamda çok sağlam bi alım yapmış. Yeni gözdem oldu Vermaelen, Chivudan sonra dehşet akıllı ve teknik bi savunmacı daha yaratmışlar.

Top kesme/kapma mevcut, enerji yerinde, topla/topsuz depar atmadan maç bitirmiyo, birseksen in ilk çeyreğinde ama hava toplarında da iyi. Pozisyon almayı çözmüş ve en önemlisi kafası çalışmakta, ayakları kıskanılcak kalitede. Topu iyi çıkarıyor, derin top deniyor, üstüne bide kafa&ayak goller atıyor.

Sanki savunmacıları çözmüşüz gibi hep kalecilerden bahsedilir dimi bizde bide... ''Ayak tekniği olan kaleci'' , ''o Taffarel fena deildi, ama ayak tekniği çok iyiydi''

Ara sıra denk geliyo XX Yaş altı takımlarımızda derli toplu top kullanan defans ama sonrası... Ajax'a mı gitmeli ne etmeli bilemedim.

Number 7 dedi ki...

Bu pasları atması için Elano'yu da Rijkaard mümkün mertebe geriye çekiyor ve Capello'nun da İngiliz milli takımında Beckham'a bu türden bir görev verdiğini görmüştüm bir hazırlık maçında.

Eğer iyi pas atan stoper çıkmıyorsa, ayağı top yapan oyuncuyu geriye çekmek de bir çözüm tabii ki, özellikle Galatasaray gibi ileri uçta diğerinin yerini dolduracak oyuncularınız varsa.

Leverkusen'e gelince, finallerde hep kaybettikleri ve yarıştıkları kulvarlarda çok yaklaşmalarına rağmen hiç birinci olamadıkları için "Neverkusen" deniyormuş sanırım kendilerine :)

Burak Beşinci dedi ki...

Benim aklımda hep Maquez vardı alabiliriz diye düşünüyordum ki onunla sözleşme imzalanığını ve serbest kalma maddesini duyunca kendi hayal gücüme, isteklerime güldüm sadece.

Sami Hyypia daha mantıklı bir tercih olabilirmiş açıkcası hiç aklıma gelmedi yönetiminde pek aklına gelmemiş belli ki.Yanlız sol stoperdeki performansını sağ stoperde gösterebilirmi tek aklıma kurcalayan bu olurdu.Veya Servet sağ stopere geçse idi o ne yapardı o pozisyonda?Ancak bu tip oyuncuları mutlaka kovalamak gerekir mutlaka.

Alt yapı olayı mesala Barca alt yapısında oyuncu seçimlerindeki mantık şu;

Ne olursa olsun yetenek.Yani Erdem Karakuş'un da söylediği gibi yetenekliler orta saha,forvet geriye kalan fiziklilerde savunma bölgesine diye bir tercih yapmıyorlar.

Bütün oyuncuları hucumculardan oluşur 15-16 yaşına kadar hiç bir pozisyon için eğitilmezler.Sadece çabuk düşünmeye yönelik antreman ve sosyal hayat(Mesala Santranç)sistemleri vardır.Daha sonrasında yetenekli oyuncunun 18-19 yaşında A takım için bir şey ifade etmiyeceğini ön görüyorlarsa onu elemezler(bizde elerler hemde öyle bir elerlerki)savunma bölgesi için fiziki durumlarıa göre eğitim almaya başlarlar.

Daha sonra da biz aa Pique'ya bak adamın ağzının içine pas atıyor diye ağzımız açık maç izleriz.

saygılar

ALI dedi ki...

Hocam,

Bence asil sorun o pas degil. Zira o pasi atabilecek hatta her mac atan futbolcular var bu ulkede. Servet dahil.

Bizde, ozellikle Galatasaray`da, olmayan son karede gordugumuz topun atildigi adam haric 3 futbolcunun daha ceza sahasina dogru hareketlenmesi. 4 forvet 4 defans oyuncusu var ekranda. Hemde normal bir olgun atak sonucu.

Bu Almanya`da sIk gorulebilir ama Turkiye`de zor olan seyler. Ne takimlarimizi bu kadar cabuk cogalabiliyor, ne de rakip bu kadar az adamla bekliyor.

Ali.