30 Mayıs 2011

Barça sıkıcı be abi..



Son dönemin modası ama içerisinde öyle bir sahtekarlık barındırıyor ki anlatılmaz.. Anlatalım yine de biz.

Premiere Lig'den dahi iki takımın maçını izlediğinde üç kez düşünmeden otomatiğe bağlanmış bir pas organizasyonu görseler 'ohaa vaaav' diyengiller her maç yüzlerce kez yine yeniden pas organizasyonu başarıldığında 'sıkıcı' bulunuyor. Onlarcasından iki tanesini başaran takımlara hayranlık duyar iken burada neden sıkılıyorsun ?

Beşinci ligden dahi bir oyuncu iki adamı birden çalımladığında 'yuh deve' diye ayağa fırlayan insanoğlu en yüksek düzeyde bir maçın içerisinde Messi'nin çizgiye kadar teker teker rakiplerinin belini büküp üstelik gol atmasına 'sıkıcı' diyor.. Akıl dolu bir pası yirmi maçta bir izlediği zaman deliren futbolsever nedense ayağının ucuyla iniesta'nın ceza sahasının içerisini görmesi karşısında sıkılıyor ?

Maçların kalitesi çokca topun oyunda kaldığı süreyle örtüşür ve özellikle Türkiye Süper Liginin gerilimi bol maçlarında oyun sürekli taçlarla faullerle durdurulur ve bu insanlar sıkılır, şikayet eder. Barça gibi topu taça atmadan onlarca organizasyonu olabilecek en estetik şekilde arasız bir şekilde gerçekleştirdiğinde ise 'Sıkıcı' oluyor ?

Mourinho'nun Bayern ve hatta Barça karşısında yirmimetre kareye oyunu sıkıştırıp oyuncularının kelimenin gerçek anlamıyla duvar görevi görüp kalesinden golü uzaklaştırıp büyük başarı kazandığında isyan eden insanoğlu futbolun içerisinde olan pas,şut,çalım ve organizasyonların hepsini içeren Barça'dan şikayet ediyor, futbolunu 'sıkıcı' buluyor ?

Bir Barça maçının içerisinde o çok sevdiğimiz sokak futbolunun her ayrıntısı mevcuttur. Messi'nin o kısıtlı saniye içerisinde kalecinin üzerinden topu aşırtması gerçekten sıkıcı mıdır? Xavi'nin orta sahadan öldürü pası atıp arkasını dönmesi gerçekten sıkıyor mu sizi ?

Size doğru söylemek gerekirse futbolun dışına çıkıp kazanmanıza imkan vermediği ve bu yüzden daha fazla futbola davet ettiği için tepki görmesi kadar anlamsız bir şey olamaz. Eskiden olduğu gibi kalenize on adamla kapanıp kısıtlı alanın 'FUTBOL DIŞI' imkanlarından faydalandırmadığı için daha çok isyan edeceksiniz. Ne zaman ki onlar kadar futbol oynamayı başardınız ancak o zaman..

Yahu siz kimi kandırıyorsunuz ? Sürekli kazanması ve içerisinde tuttuğunuz takımlar da dahil olmak üzere hemen hepsine sürekli ve sürekli ezmesinden dolayı böyle güzelliğe sıkıcı denilebilir mi?

Sıkıcı ya da estetik dışı Mourinho'nun İnter'i ile kazandığıdır ki onun dahi içerisinde barındırdığı akıl nedeniyle değeri vardır. Finalde Bayern karşısında futbol oynamadan kupaya ulaşsalar dahi bir teknik adam organizasyonu açısından değeri vardır ve o bir x ise Barça'nın başardığı on beş x'tir.

Bu böyle biline..

Ya adam gibi(Arsenal) top oynamaya çalışın ya da kalenizde celladınızı bekleyin korkuyla..

58 yorum:

jeankier dedi ki...

"kelebek gibi uçar arı gibi sokarım" da kelebek gibi uçma kısmı nasıl insanı sıkıyorsa bu inanamadığınız sıkılma olayı barca maçlarında gerçekleşir. her oyuncu top ayağından temasla alındığında, veya alınamadığında tipik ispanyol gibi kendini yere bırakır. rakibe göstertilen haksız kartlar bunun kremasıdır. ve işte bu yüzden, yaşasın antibarca ve forza mourinho. ve yine neden mi? herkes barca lı olduğundan.. ve yine neden mi? bu kadar kibirli bir grubun karşısında durabilmek için.

ersinkaya dedi ki...

sıkıcılığı sadece pasa bağlamamak lazım, vieralı maç kaybetmeyen arsenal'in pasa dayalı oyunu > barça paslaşmaları.

a-town dedi ki...

barça futbolu sıkıcıdır evet ama sadece rakip takım oyuncuları için. arjantinlilerle maç yaptığımı hatırlıyorum, biz türkler topu alınca ileri yardırmaya ya da güya dikine pas atmaya çalışırdık. arjantinliler tıkır tıkır pas yaparlardı haliyle biz de sıkılırdık.

izleyenler için sıkıcı olmasına ben de anlam veremiyorum. dediğin gibi öyle söylemek bir trend.

ahmetthelecturer dedi ki...

Abi bu dediğin sıkıcılığa, yani ikiyüzlülüğe Yunanistan Euro 2004'ü aldıktan sonra benzer bir stratejiye yakın bir takım görülünce hemen defansif futbolun sıkıcılığına, lanetliğine atıfta bulunulması da eklenebilir. vereceksin insanlara öyle futbolu izleyecekler ki memnun olsunlar o zaman .. 90 dk. baskı yiyen takım kornerle gol atsın da barca 90 dakika top yapmasın.. daha mı iyi ?

Kcan dedi ki...

çakma katalan senii

Borges dedi ki...

Kcan: Her türlü eleştiri kabulüm ama çakma katalan olsam da burada mesele katalanlık değil futbol.

Ersinkaya: Barça sadece pas değildir. Muhteşem bir ara pas.. ayağının ucu ile aşırtılmış bir ceza sahası içi pası. kenara kadar driblinglerle inen Messi. Organizasyon. Futboldur yahu.. Ne ki futbol ?

Barça değil barça maçları sıkıcıdır doğru cümle ama bunun kaynağı da barça değil rakipleridir.

huskary dedi ki...

5 metrede 10 pas yapmanın ne ALEMİ VAR ; AFEDERSİN AMA sonuna kadar Mourinho'CUYUZ :d:d

Pasetto dedi ki...

Barcayı sıkıcı kılan aslında tam olarak senin yazıda ifade ettiklerin.Barça haricinde çoğu üst düzey takımın bir maç içerisinde yapmayı başaramadığı pas organizasyonlarını Barça sıradana çeviriyor.Beni Barçadan soğutanda bu oldu aslında.Zor olanı sıradanlaştırması ve bunu çok kolay yapabilmesi.Tamamen bir makine düzeni var ve rakip bu düzenin tamamen dışında.Manu'nun finaldeki halide Barçanın bu oyunu rakibin değişken olarak formule edilmediği bir mantaliteyle sahaya koydugunu ispatlıyor.Nasıl bu oyunu mükemmel ve kusursuz oynamak Barçanın hakkıysa , bu oyundan sıkılmakda seyircinin hakkıdır.Çünkü ben sadece Barçaya değil rakibinede odaklanmak onlarında birşeyler üretebileceğine inanmak istiyorum ama Barça ilk dakikadan bu inancı bu rekabeti ve rakibi her bir pasla sahadan silip atıyor ve kendi oyununu oynuyor.Sonuna kadar saygı duyarım ama 5 Barça maçını izlemektense 1 Real Madrid maçı izlerim.Çünkü 5 Barça maçında senaryo aşağı yukarı aynıdır ama Madrid maçında bir tahmin edilemezlik en azından rakibin tamamen oyun dışına itilmediği bir durum vardır.O yuzden bu oyundan zevk alanada sıkılanada saygı duyulmalıdır.

ersinkaya dedi ki...

osasuna camp nou'ya da barnebau'ya da gol yememek için gidiyor. birinden 3 yiyor birinden 5 yiyor ama real madrid-osasuna maçı benim için izlenmeye değerken (özellikle de geçen seneki pellegri'nin takımı) barcelona'nın özellikle de ilk golü attıktan sonraki kısmı tahammül edilemeyecek kadar sıkıcı.(skorunu bildiğim wigan-newcastle maçını oturup 90 dakika izlerim yanlış anlaşılmasın) ligler farklı olduğu için united'la karşılaştırmadım bile yoksa united-blackpool > barcelona-villareal.

extensor dedi ki...

Öncelikle benim için izlediğim en sıkıcı şampiyonlar ligi final maçıydı. Ve ben son bir kaç senedir Barcelona'yı sıkıcı bulan biriyim. Biz Kutay'la evde oturduk şampiyonlar ligi finali izleyecektik. Ve fakat izleyemedik başka şeylerle ilgilenmeye başladık muhabbet ettik, pc'ye baktık falan... Barcelona'ya karşı hasetliğimizden şampiyonlar ligi finalini mi izlemedik yani? Hatta Kutay ilk yarısını da izlemedi mesela maçın...

Ben her hafta maçını izleyemediğim/izlemediğim bir takıma karşı taraftarlık duyguları beslemem. Eski futbolcularından ve/veya futbolundan ötürü sevdiğim, sempati duyduğum takımlar vardır Milan ve Real Madrid gibi ama onların da yenilmesi, başarısız olması beni zerre kadar ilgilendirmez. Yani benim Avrupa'da sempati duyduğum takımları yeniyor diye ben bu Barcelona'dan sıkılmıyorum. Futboldan anlamadığın için sıkılıyorsun deseler daha mantıklı bulurum.

Evvela Ronaldinho'lu Barcelona kabul edersiniz ki bu kadar mükemmel bir Barcelona değildi, çok güçlüydü, çok iyiydi ama bu kadar mükemmel değildi. Ona rağmen bence Ronaldinho'lu Barcelona çok daha izlenilebilir, eğlenceli bir Barcelona idi.

Bunlar kusursuz ve hata yapmıyorlar. İnanılmaz sabırlılar ve mükemmel futbol oynuyorlar gel gelelim bu beni eğlendirmiyor.

Barcelona'nın mükemmel olması, Messi'nin insanüstü olması beni cezbetmiyor. Bu mükemmel Barcelona rakibiyle sabır oyunu oynuyor, konsantrasyon oyunu oynuyor. Bence paslarından ziyade hiç ama hiç alan bırakmayan presiyle rakibini öldürüyor ve bence esas mükemmel olan, hz. Yakub sabrıyla paslaşmalarından ziyade bu kusursuz pres anlayışları. 11'i de tek bir futbolcu gibi hareket ediyorlar pres yaparken evet bu güzellemelerin hepsi doğru.

Ama bu da beni eğlendirmiyor.

Beni eğlendirebilen bir müsabakanın bazı kriterleri var açık seçik.

1- Müsabaka olması dolayısıyla ben iki takımın da yenilebileceği bir maç izlemeyi tercih ediyorum. (Her spor müsabakasında) Sonucu belli olan mücadeleler beni heyecanlandırmıyor.

2- Ben izlediğim mücadelelerde saha içinde heyecan arıyorum, Barcelona karşısında 'öldürün beni' kıvamına gelen, aciz kalan futbolcular beni eğlendirmiyor. Ben çocukken Tom ve Jerry'i de hiç sevmezdim zaten. Tom'un Jerry'i yakalayabilmesini isterdim :)...

sonucu belli olan maçlarda heyecan olmuyor. Öyle ki Fatih Terim'le İlker Yasin maç esnasında makaraya bağlıyorlar, hikaye anlatıyorlar. Platini esniyor falan. Ben futboldan anlamadığımı kabul edebilirim. Terim ve Platini'nin halini görünce benim için çok dert değil.

3- Barcelona'nın oyunu rakip takımın konsantrasyonuyla oynama üzerine, rakip konsantrasyonunu kaybettiği anda(ki rakibin bu konsantrasyonu 90 dakikaya elbette sığmıyor, elbette bir yerde patlıyorlar) Barcelona kazanıyor yani tam bir sabır gösterisi. Ben sabır gösterisi oyunlarını eğlenceli bulmuyorum, bulanın da olduğunu pek düşünmüyorum. O yüzden satranç maçlarını onbinlerce kişi izlemez, tv'ler vermez misal. Belli fanları vardır tabi saygı duyuyorum onlara.

Barça satranç izlemek gibi bir şey açıkçası ben futbolu senelerdir eğlenmek için izliyorum, hiç bir maçı kaydedip, 10 kere tekrar izlemeyi ve savunma oyuna nereden başlıyor, hattı kaç metrede kuruyorlar iki takım kaç metrede oyunu oynamış, pas yüzdesi neymiş, hangi dakikalar arası kaçmış vs bunları ders çalışır gibi tekrar tekrar tekrar izlemiyorum. Zira benim işim değil... Ben keyif almak isteyen tüketici konumundayım ve izlerim, keyfimi alırım. Tıpkı bir filmi izledikten sonra açıp onun set görüntülerini, kamera arkasını falan izlemediğim gibi.

(Devamı var)

extensor dedi ki...

(DEVAMI)
4- Bilmiyorum fark ettin mi örnek verdiğim linkte Zidane kendi sahasından çıkarken yapıyor o hareketi, pek tabi gösteri maçı vs diyebilirsiniz ama gösteri maçı olmadığında da SÜPRİZ yapardı. Ben Barcelona'dan artık süpriz görmüyorum. Pique'nin geçen sene İnter'e attığı gol ve bir önceki sene 6-2'lik maçta arkasını dönüp boş kaleye Real Madrid'e attığı gol. Bunlar beni şaşırtıyor bir kaç senedir sadece. Geri kalan herkes işini yapıyor. Messi keyfi bir çalım atmıyor. Sadece sonuca odaklı gidiyor. Xavi'den kendi yarı alanı ortasında SIRF SEYİRCİ İÇİN yapılmış bir rulet görmüyorum. HAGİ SIRF SEYİRCİ için kendi yarı sahasından çıkarken UEFA kupası finalinde Berkamp'ı rezil etmişti.
Kaptırabilirdi de... Kaptırdı da. Hagi Monaco'ya o inanılmaz golü attığında 2. devre kendi ceza sahasından çalımla çıkmak istedi, kaptırdı ve penaltı oldu gol yedik. O maçta evet! Daha özgür geliyor bana. Hata evet ama farklı.

Ben yazdımda bir atari oyunundaki bug'u bulmuş gibi demiştim Barcelona için. Yorum gelmişti... Bir hatayı herkes yapabiliyorsa 'bug' olabilir diye. Çok doğru. Barça için şöyle demek lazım. Hiç biri özgür olamayan futbolcuların özgürlükleri kısıtlandıkça mükemmelleşmeleri gibi. O daha izlenebilir ama daha kötü Barcelona'da Ronaldinho hiç gereksiz yere taç çizgisinde 2-3 kişiye çalım atardı. Yararsızdı, adamlar hemen geri dönüp pozisyonlarını alırdı. Ama zevkliydi de...

Ben yazımda Barcelona'ya hakaret etmek falan istememiştim. Açıkçası yazarken düşünmemiştim de... Kimsenin böyle insanüstü bir hassasiyet göstereceğini tahmin bile etmemiştim. Gözlerim kapanıyordu, uykusuzdum ve şampiyonlar ligi finalinden beklediğim hazzı alamadığım için mutlu değildim öylece yazdım.

Sabah baktım kıyamet kopmuş :) Galatasaray - Fenerbahçe yazıyorum bu kadar sert karşılıklar almıyorum. Halbuki ben 2, 2.5 senedir yazıyorum. Çok şey paylaştım o sayfada, futbolla ilgili olsun olmasın. Bir çok kişiyle gönül bağı kurdum, beni ziyaret etmeye gelen oldu. Bana Amerika'dan ziyarete gelmek isteyen, hediye alan oldu. Fakat bunca gönül bağının üzerine sırf bu yazı için Ertesi gün twitterda arkamdan konuşan bir çok kişi gördüm.

Dedikodu yapan, hakaret eden, tam dayaklık diyen, buna vurduğunun yarısı boşa gider diyen yalamalar gördüm, bunun gibilere medyada yer veriyorlar diyen, Jr Hıncal diyen vs.

Hayır topu topu fikrimi söylemiştim.

mustafa.sayan dedi ki...

anti-barça salgınını, Türk insanındaki "ezilenin yanında olma" sendromuna bağlıyorum ben biraz...zaten başarıyı alkışlamayı, tebrik etmeyi de pek bilmeyiz biz...başka hiçbir ülkede bi takımın şampiyonluğu(fener 2010-11) bu kadar tırtıklanmamıştır heralde...boşuna dememişler "meyve veren ağaç taşlanır(taşlarız)" diye...
barçanın sürekli kazanmasının verdiği sıkıcılıktan ya da maçlarının monotonluğundan bahsedilebilr...fakat oynadıkları futboldan zevk alamayıp zevk alana da çakma katalan damgası vuranları kendi dünyalarına hapsetmek istiyorum izninizle...

Borges dedi ki...

Extensor: Öncelikle çok iyi oldukları ve sürekli yendikleri için Barça maçlarının kazanan ve kaybeden ölçüsünde -futbol dışı- bir heyecan vermediği konusunda bir şey diyemem çünkü herkes haklıdır bu konuda. Mike Tyson'un her rakibini sürekli yenmesi ve yeneceğini bilmesi gibi bir şey. Bunun 'barça futboluyla' ilgisi yoktur esnemeler v.s. O zaman konu barça maçları sıkıcı mı değil mi buna bakarız zira bu sadece ve sadece kazananın belirgin olmadığu ölçüsünde değerlendirilir ki bunu kimse tartışmıyor. Mesele oynanılan oyunun yorumuyla ilgilidir.

Sadece konsantrasyon değildir. Messi'nin İniesta'nın maç içerisinde çok hoş pasları çalımları da vardır. Final maçında topukla görmüştür xavi arkadaşını ve daha örnekleri de mevcut. hagi orada adamı geçmek istedi ve geçti Messi'nin apış arası yaptığı gibi. İkisi de estetik olarak güzel.

Dahası..

Sonuçtan bağımsız futbol adına HAgi'nin çalımı gibi 'SIRF SEYİRCİ' için kazanacağını bildiğin maçın içerisinde dahil futbola dair onlarca güzel hareket mevcut. Messi'nin golü, çalımları
iniesta'nın inanılmaz pasları Xavi'nin orta sahadan tüm defansı dışarıda bırakan pası atıp arkasını dönmesi sonuca bakmaması gibi. Bunlar beni fazlasıyla eğlendiriyor.

Tüm yorumların analizlerin barça'nın sürekli galibiyetinden doğan sıkıcılık üzerine ve fakat hagi'nin çalımı gibi estetik hareketler yok sıkıcı diyeni ben kusura bakma anlamıyorum.

Borges dedi ki...

Extensor: Sadece mutheşem pres ile oynatmamak ise mesele bunu Galatasaray dört yıl boyunca yaptı sıkıldın mı ? Hayır. Barça'nın kollektif presi önemli olsa da topu ayağına aldığında çalımından pasına topuğundan aşırtmasına kadar futbola dair beni eğlendiren her şey içerisinde vardır.

Bunun dışında Barça fanı olmak ya da olmamak kimin umrunda yahu ? Bırak x takımı olsun şu futbol keyifli gelmiyor mu ? içerisinde estetik olarak neyi eksik ? Aksine ben barça fanı olmasaydım dahi pozitif futbol adına sonuna kadar desteklerdim ve burada çakma katalanlık filan felan ilgisi yok. Konu bu değil. Futbol ve içeriği..

Borges dedi ki...

Son olarak sevgili Sinan: Fikrini dile getir. Ben de karşıda oluşturduğun fikri dile getiriyorum. hepsi bu. Futbol yahu.. Üzerine konuşuyoruz yazıyoruz çiziyoruz işte..

Bence Barça maçları ile barça'nın futbol içeriği birbirlerine geçiriliyor. Ben Real ile oynanılan 6-2'lik maçın en çok golün olmadığı bölgelerde oynanılan oynunu sevdim ve hala da açar youtube'dan seyrederim. O iniesta'nın tek bir feyk ile onca insanı arkada bırakışını paslaşmalarını..

Meslee futbol ve barça mükemmel. Kopya edilemez zira 20 yıllık yatırım söz konusu. Taklit edeyim desen yirmi yılın var ve çok seviniyorum böyle kolaydan yatıp yatıp maç kazandırmadığı futbolu unutturmadığı dışarıda kalmasına izin vermediği ve futbola zorla insanları davet ettiği..

Arsenal nasıl yendi ? Keyifsiz miydi ? Mesele Barça mı yoksa rakiplerinin kolaya kaçması sıkıcılığı mıdır ? O Xavi pasına O messi golüne altıncı gol de olsa ben seviniyorum çunku FUtbol bu..

M.Cagdas dedi ki...

Yahu gorende Servet ve Gokhan gibi kendi kalelerinin onunde saga sola pas yapiyorlar, Ayhan gibi surekli geriye pas yapiyorlar sanir. "Pas pas pas sikildim" mis. Sikilisin tabi, alamazsan topu adamlarin ayagindan. Arkadas gel al topu adamin ayagindan o kadar sikildiysan.
Sanki istese her takim yaparmis da, istemedikleri, maclari daha zevkli hale getirmek icin yapmiyorlarmis gibi. Bu yorumlari yapanlarin cogunun hayatinda futbol topuna degmedigini dusunuyorum. Zira futbol oynayan adam birak 10-15 pasi, 3-5 pas arda arda yapmanin ne kadar zor oldugunu bilir, dolayisiyla bu adamlarin yaptiginin kiymetini de.
Arkadas bu oyundan sikiliyorsan sen futboldan sikiliyorsun demektir. Ha rekabetin yok olmasindan sikilmis olabilirsin, onu anlarim. Ama bunun adi Barca sikici futbol oynuyor degildir. Hayir ne yapsinlar anlamadim ki, her topu mal gibi defanstan ileri mi sisirsinler, kanattan surekli koru korune orta mi yapsinlar, bundan mi zevk alirsiniz?

Gozumuzun onunde futbol tarihi yaziliyor, bir efsaneye taniklik ediyoruz, degerini bilelim derim.

M.Cagdas dedi ki...

Bu arada Messi'nin keyfi bir calim atmadigi savi sirf bu final maciyla bile curutuldu. Belli arkadas maca pek odaklanamis. Benim su anda hatirladigim en az iki bacak arasi (biri Park'a, biri Evra'ya sanirim), ucuncu golden once de Nani'yi bakkala gonderisi var. Dribblingleri falan saymiyorum bile.

Henke dedi ki...

Borges'e katılmakla beraber ben olaya biraz da şu yönden bakıyorum...Extensor, bug buldular dediği zaman bunu herkes yapabilmelirse bug olur demiştim; ancak haklı olduğu bir nokta vardı...Belki de Barcelona bize artık futbolun yeniden pasa ve daha fazla tekniğe dayalı oynanması gerektiğini öğretiyor...Yani bundan kastım illa tiki taka olmak zorunda değil elbette fakat, Barcelona'nın bize öğrettiği birşey var ki, artık futbolun Makalele-Essien, veya Gerrard-Lampard gibi orta sahalardan çok Xavi-Iniesta, veya belki Fabregas, Nuri gibi orta sahalarla oynanması gerektiğini gösteriyor...
Benim genel bir göürüşüm vardır...İngilizler geleneksel olarak teknik futbolcu çıkaramazlar diye düşünürüm...Burada teknikten kasıt sadece adam geçme çalım atma değil, ama oyunu dar alanda oynayabilme, top saklayabilme ve evet gerekirse de zamanında adam geçebilmedir...Mesela İngilizler yıllardır bu tarz oyuncular çıkaramadıkları için orta sahaları hep zayıf kalmıştır diye düşünürüm...Mesela bu yüzden bir Gerrard-Lampard orta sahası Dünya kupasında etkili olamaz...Bu benim görüşümdür...
Barcelona yavaş yavaş, orta sahanın oyunun merkezi olduğunu, daha doğrusu orta saha oyuncularının top yeteneklerinin çok üst düzeyde olması gerektiğini işaret ediyor...Barcelona diyor ki; eğer benden topu alamazsan, veya daha da önemlisi, ben senden topu çabucak kazanabilirsem yani top saklamada benim kadar yetenekli değilsen, istediğin kadar fizikli, güçlü, atletik ol, ben seni yenerim, çünkü benim topumu elleyemezsin...
İşte takımların düştüğü yanılgı da Barcelona'yı defans oynayarat oynatmayacaklarını düşünmeleri..Ben halbuki Barcelona'yı yenmenin formülünün, en az onlar kadar topa sahip olabilme, veya dediğim gibi en az onlar kadar iyi top saklayabilme, yani top kaybetmeme olduğunu düşünüyorum...Çünkü defalarca dediğimiz gibi, Barcelona'nın asıl gücü topu çok hızlı kazanmasından geliyor...Eğer siz de rakip olarak, en az onlar kadar topa hakim olabilirseniz, topu kaybetmezseniz, o zaman oyuna ortak olabilirsiniz...
Ancak bunu Fabregas gibi oyuncularınız varsa ve oyun şeklinizi ona göre yönlendirirseniz yapabilrseniz, yine yukarıda değindiğim gibi tipik klasik İngiliz orta saha oyuncuları, Carrick vs tarzı futbolcularla bunu gerçekleştiremezsiniz...
Ben Barça'yı en yakın zamanda durdurabilecek tek takımın şu an Arsenal olduğunu, ve Mourinho'nun da Nuri'yi transfer etmesinin biraz da bu yüzden olduğunu düşünüyorum...Çünkü o da biliyor ki Barcelona'yı -istediğiniz kadar iyi defans oyuncularından kurulu bir takım çıkartın- yenemezsiniz...(Inter mucizesi dışında diyelim)..

Borges dedi ki...

Henke: Eksik bıraktığım yerleri benden çok daha iyi bir şekilde doldurmuşsun. Barça'nın maçlarının sürekli kazanmasından dolayı sıkıcılığını bir kenara bırakırsak 'futbolun' içeriği açısından futbolun kazanmasından dolayı keyif alıyorum. Barça olmasaydı diye bir post atıp belki de futboldaki fiziksel gelişimin atlet futbolcuların öneminin artmasını ve nereye doğru gideceğini yazmamız gerekir. Ronaldo ile Messi'nin savaşımının içerisine de farklı şekilde bakabiliriz.

Ben futbolun kendisini oynadığım ve sevdiğim için Barça'nın futbolunu seviyorum. Zirve futbolunu temsil etmesinden dolayı da ayrı bir keyif alıyorum zira içeriği saf futbola dayandırılır. Sonuç almsaydı dahi ben barça'yı çakma katalan olduğum için değil futbolu sevdiğim için sonuna kadar bugünkü gibi hayranlıkla izlerdim.

Okuyanlar edenler bilir: Burada Mesut'dan kaynaklı Madrid'e yakın takip yapılmış ve tonla da övgü düzülmüştür. Bu tartışma bir Madrid Barça katalan v.s. değil futbol tartışmasıdır. Sonucun kesinliğinin kaybettirdiği heyecanına rağmen barça futbolu gerçekten sıkıcı mıdır ?

Aksine.. bir o kadar aksine..

M.Cagdas dedi ki...

Borges: Peki sence simdi ne olacak? Yani bu takim dominasyonunu nereye kadar surdurecek? Bir noktada dagilacak ve Barca oncesindeki duzene donus mu olacak? (Mesela Xavi birakirsa, Guardiola giderse ya da digerleri heyecanlarini kaybedip baska takimlara yol alirsa). Yoksa Barca seviyesine ulasan diger takimlar cikacak (Arsenal, vb) ve artik bu seviyedeki takimlar Barca'nin pas futbolunu mu oynayacak?

Henke dedi ki...

"Ben futbolun kendisini oynadığım ve sevdiğim için Barça'nın futbolunu seviyorum"...
İşte en süper nokta bu dediğin...
Futbol oynayanlar, en basit bir halı saha maçında bile 2 pas yaptıklarında güzel takım oyunu oynadıklarında gurur duyarlar, zevk alırlar...Futbol budur işte, daha da fazla kurcalamaya gerek var mıdır...
Bir arkadaşım bana geçenlerde bir Barça maçı sonrası şu mesajı atmıştı;
"İzlerken müthiş zevk alıyoruz da, bir de kendini onların yerine koy, kim bilir onlar oynarken ne kadar zevk alıyorlardır!"...
İşte olayın kilidi burada...Ben de zevk alıyorum çünkü biliyorum ki aynılarını bir halı sahada yapabilirsem, müthiş bir arapası atabilirsem duyduğum haz, sırf kazanmak için yaptığım kale önüne otobüs çekmemden defalarca zevk verir...
Takımca yaptığımız güzel paslar, topu kaptırmamamız bizi daha da eğlendirir...
Hem Barça bize bunun en iyisini sunuyor hem de biz beğenmiyoruz!...
Defalarca üstüne basa basa futbolun 218419081 km distance covered'dan ibaret olmadığını, Avrupa'nın en kısa takımının en iyi takım olabildiğini, birileri daha fazla koştukça onlar hep topu koşturdukları için seviyoruz...
Çünkü futbol teknik oyunudur, ve ben en çok tekniğin gücü yenmesini severim...
Futbolun güzelliği de bu değil mi...Bu sporda iyi olabilmek için en iyi olabilmek için bile kas yığını olmak gerekli değildir...Bu bizim gibi amatörlere bile en ufağından bir ilham kaynağı olmaz mı:)...
Olayı bu kadar basitleştiremeyiz heralde ama sanırım ne demek istediğim anlaşılmıştır...
Severek takip ediyoruz Borges, sen güzellikleri yazmaya devam et, bugün Barça olur, yarın başkası....
Yeter ki iyi oynayan kazansın...

krankyar dedi ki...

Mükemmel olan her şey sıkıcıdır.
Hayat da sıkıcıdır, çay yaptıktan sonra demliği boşaltmak da sıkıcıdır.Öyleyse demlikte çay içmek aslında eziyet midir?
Barcelona bu oyunu oynamaya mecburdur.Kısa boylu ve çelimsiz onca topçu başka türlü şu zamanda tutunamaz.
İngilizler de o oyunu oynamaya mecburdur, yukarıda yazıldığı gibi yeteneksiz ve izbandut onca oyuncu çabuk ve isabetli olmak zorundadır yoksa şimdiki Dinamo Kiev'den hallice olurlardı.
Mecburiyetten mükemmellik, mükemmellikten sıkıcılık doğuyor.
Keşke biz de şu döngüye ucundan kıyısından katılabilsek de yetenekli futbolcularla boyumuzun ölçüsünü almak yerine sıkıcı olabilsek.

krankyar dedi ki...

Bir de benim anlamadığım memleket şizofren kaynıyor galiba.
Böyle futbol oynatması için İspanya'dan teknik direktörler getirildi, kasap - çağdışı futbol söylemleri havada uçuştu.Sonra da anti Barcelona furyası patladı.
Her şey işimize geldiği sürece güzel.

Eren dedi ki...

Sonunu bildiğim için sıkılıyorum diyen arkadaşlara: Küçükken izlediğimiz A Takımı, Görevimiz Tehlike, Ninja Kaplumbağalar, He-Man vs gibi dizilerin de sonunu biliyorduk. Bu gerçek onları da mı sıkıcı kılıyordu? Sonunu bilerek izlemeye/yapmaya başladığımız başka şeyleri hesaba katmıyorum bile...

Yakup Sabri İNANKUR dedi ki...

Cruijff'tan, Rijkaard'a kadar Barcelona eğlenceli, güzel futbol, yaratıcılığın tanımıydı. Guardiola ile başka bir boyutta (şimdi daha defansif diyeceğim, attığı bilmem kaç golün istatistiğini göstereceksiniz). Guardiola'lı Barça'nın pas istatistiği %7 yükselmiş. Peki Pique-Puyol-Busquets arasındaki pas trafiği yüzde kaç hesaplayan var mı? Özellikle öne geçtiği maçlarda kendi yarı sahasında bu 3'lü arasındaki bıktırıcı pas trafiği kimileri için eğlenceli, kimileri için sıkıcı olabilir. Özellikle Iniesta olmadığında bu durum daha işkence / eğlence halini alıyor. Takımda dribling yapan bir tek Messi kalıyor. Villa bile Valencia'daki 2-3 kişiyi geçtiği zamanlardan farklı. Sadece Messi bu pas trafiği içinde kafasına göre takılıyor. Ve (buraya dikkat) Messi büyülüyor bu yüzden, "çöldeki vaha gibi" İngiltere ligi'nde 2-3 pas organizasyonuna "helal be" denmesinin sebebi, orada uzun top, omuz omuza mücadele, şut, orta, kafa, korner organizasyonu...gibi futbolu izlememizin ve sevmemizin başlıca nedenleri olabilir mi? Arada bir yapılan pas oprganizasyonlarının bu çeşitliliğin içine serpiştirilmesi futbolu daha güzel hale getirmez mi? Futbol sadece pas değildir. Koeman, Stoichkov, Beguiristain'dan gördüğüm 30 metreden şutlar kalmadı bugünüb Barçası'nda. Minicik Baquero'nun kornerden kafa golleri kalmadı. Korneri daha paslaşarak kullanıyorlar. Figo'nun, Rivaldo'nun yara yara yaptığı driblingler kalmadı (Messi hariç). Neyse sona bağlayayım 90 dakika pas izlemek size nasıl eğlenceli geliyorsa, başkaları için de sıkıcı gelebilir. Sadece şunu unutmayalım, bugün futbolu seviyorsak, uzun top, omuz omuza mücadele, şut, orta, kafa, korner organizasyonu ve pas için seviyoruz. Sadece 1'i için değil.

Sabaha Kadar Futbol dedi ki...

Mou ile olan görüşlere kesinlikle katılıyorum. Adamın her hareketi dahice yorumlanırken, Pellegrini Camp Nou'da ondan çok daha iyi bir futbol oynatarak şanssız bir şekilde 1-0 kaybetmesine rağmen o kadar ilgi görmedi. Mourinho, basın toplantısının kralı, orada deha! Sahada da değil...

Borges dedi ki...

Peki Pique-Puyol-Busquets arasındaki pas trafiği yüzde kaç hesaplayan var mı?

Yüzdeyi getirebiliriz. Çok maçı garantiledikten sonra iştahların bittiği son beş ligini baz almazsanız sevinirim. Guardiola döneminin tamamına ait olan kısmında defansın içerisinde yapılan pası ya da geliştirilen atakları..

M.Cagdas: Henke'nin bahsettiği gibi Arsenal olması dileğimiz ama çok çeşitli senaryolar mümkün. Misal Barça'dan daha iyi pres yapıp üçgenlerini bozmak mümkün ama sadece bu organizasyona karşı özel çalışma yapılması gerekir en az bir yıl sürecek..

Henke: Çok keyifli yorumlar..

Nuri transferi sonrası aynı şeyleri yazdım. Alonso ile beraber orta ikilide olduklarında Barça'yı oynayarak yenme şanslarını yükseltmiştir Mourinho.

Tamam burada diyelim ki bir Messi var li fazlası zaten imkan dahilinde değil. Premiere Lig'de ingiliz futbolu içerisinde çalım atan oyuncu var mı? Tam o ana geldiğinde önündekini geçeninden bahsetmiyorum. Topu önündekine çalım atmak için süren oyuncu dünya piyasasında kaç tane kaldı ki? Şut her daim vardır. Ben de Xavi'nin o fasosunun milimetresini dahi hesapladığı ve Van der Sar'ın kurtardığından keyif alıyorum..

Bir takımdan bahsediyoruz. iki messi mümkün değil messi olmasaydı çok maçı alamazlardı da. Pas var Çalım var dripling var. aşırtma var. Omuz Omuza mücadele de var. 'uzun' top azınlıkta(elli yıldır ingilizler bu yüzden 'sıkıcı' gelirdi ama unutuldu bu) ama olsun o kadar..

Sürekli pas sadece geriye çekildiklerinde sıkıcı oluyor. Biz de çekilmeyin oynatmadan oynamaya çalışın diyoruz.

Yakup Sabri İNANKUR dedi ki...

Bu da bizi aynı noktada buluşturmuyor mu? 50 yıldır uzun pas yapan İngilizler bundan başka birşey yapmadığı için sıkılmadık mı? Futbolun beşiğiz diye övünüp bir "10 numara" çıkarmadıkları için eleştirmiyor muyuz? İtalyanları Catenaccio için asmadık mı yorumlarımızda? Olaya başka yönden bakalım. 90ların efsane takımı, bileği bükülmeyen, taş taş üstünde bırakmayan Milan için böyle bir tanım gelmemişti hiç; "Sıkıcı". Bunun nedeni "bence" Milan'ın futbolun içinde olan herşeyi en iyi seviyeye getirmesiydi. Barcelona dünyanın en iyi takımıdır şu an, tartışmasız. Fakat oynadığı futbol herkese eğlenceli gelmiyor, bu da gayet normal. Kimi için hayat "eller havaya" gecelerdir, kimi için münzevidir, yalnızlıktır. Bu, bakış açısıdır, size göre eğlenceli, başkasına göre sıkıcı olabilir. Bunun tartışması güzeldir ama.

Borges dedi ki...

Yakup Sabri İnankur: Benim aslında muhattabım bir anlamda senin bu öne sürdüğün görüş. Yukarıda nasıl sıkılırsınız değil bu bahsedilen organizasyonlardan keyif alanların nasıl sıkıldığıdır. Anlıyorum ki benimle beraber benzer futbol keyifleriniz mevcut ama buna rağmen Barça'yı sıkıcı buluyorsunuz. Bunu çok iyi anlayamıyorum.

Defans ya da Stratejileri sevenler sürekli aynı sistem ile sahada kalan takımın analizini sevemeyebilirler. bunu anlarım. Mourinho onlara daha cazip gelir ama futbolun o sokak futbolunun dışında organizasyon yorumu adına geçerlidir. Futbolsa Barça'da neredeyse hepsi var aslında. Messi'de Xavi'de .. kalas yok fiziğe dayalı futbol dışı oyun yok.. Saf futbol bu. Pique'yi dahi koy bize on numara oynasın.

Pas,çalım,pres,şut,organizasyon.. Henke çok güzel açıklamış. Sahada oynar iken bunların ellide birini başardığımızda sevinç duyardık ve şimdi izlemek çok başka bir keyif..

Sürekli kazananın bir sıkıcılığı var. Maçlarının heyecanı açısından da bir sıkıcılığı mevcut ama içeriği futbola dairdir. Topla oynayarak sürekli ve sürekli atak geliştirip gole yönelik.. En çok onlar keyif alıyor.

Az önce Van der Sar'ın alıntısını postladığım 11Freunde analizi Barça'nın kupaları almasını değil bunu başarır iken oyuncuların futbol oynamaktan keyif alması ve izleyenelerinin de sevmesi olarak işliyor konuyu.

cisco dedi ki...

pas futbolun amaci degil aracidir. ama barcelonanin oyun taktiginde pas amac.

hani diger takimlar defans oynuyorlar sikici deniyor ya, barca'nin defansi topa sahip olmak. rijkaard buradayken dedigi gibi "topa biz sahip olursak gol yemeyiz"

barca'nin oyun tarzi hep boyleydi, ama su an bunu o kadar iyi yapiyorlar ki, bir yerden sonra sikici olmaya basliyor. tabi ki de xavi inanilmaz bir arapas atiyor, messi mukemmel bir hareket yapiyor, zaten sikici olan bunlar degil ki. ama bazen oyun futbol macindan cok 5e 2ye donuyor. her ne kadar bazen 5e 2 de cok zevkli olsa, amacin mac izlemek olunca sikici olabiliyor.

faik dedi ki...

bana göre herkesin haklı olduğu yanlar var. 2-3 yıl önce barcelona bu futboluna yeni yeni başladığında (mesela bayern'e ilk yarıda 4 atarken) milletin ağzı açık kalıyordu. şimdi bu futbol daha da mükemmelleştikçe sıkıcı hale mi geldi? bence bu durum artık barca oyununun sürprizsiz ve rakibine neredeyse hiç şans vermemesi ile alakalı.

Borges dedi ki...

alperensaylar yorumu yanlışlıkla silmiştim. Kusura bakma.. bu şekilde yayınlıyorum.

alperensaylar: itiraf ediyorum 14 yıldır artan bir fanatiklikle real madrid'i desteklediğim için barcelona'yı, messi'yi, pique'yi -özellikle o kupa töreninde söylediklerinden sonra- sevmiyorum. bir iniesta'yı seviyorum o da dk finalindeki gol sevinciyle alakalı. ama sevmemek saygı duymamıza engel değil.

sıkıcılık konusuna gelince ben de sıkılıyorum bazen yalan değil. çünkü barcelona maçlarında sürprize uğrama ihtimali çok ama çok az. maçı kaybetmesi, top kontrolünü rakibe vermesi -sanırım son 3 senede sadece kupa finalindeki real maçında, bir de tam emin değilim ama 2 yıl önceki bir a.madrid deplasmanında oldu- gibi ihtimaller çok az. evet paslaşmaları, pozisyona girmeleri modern futbolun gereği, ders olarak gösterilmesi gereken konular. ama seyirci farklı ihtimalleri de görmek istiyor eğer taraf değilse.

yukarıdaki yorumlarda söylenildiği gibi mesela giggs. giggs'i niye severiz, niye benim gibi çoğu insanın gözünde messi, iniesta, c.ronaldo vb. oyuncuların önündedir? çünkü o mükemmelliği sürekli sergilememesi/sergileyememesi. 99 fa cup finalinde arsenal'e attığı o mükemmel golü, o çalımları her maçta atsaydı giggs de messi sınıfında olurdu ama ne bileyim ismi o kadar heyecanlandırmazdı.

pas oyununun da sıkıcılığı var. farklı bir varyasyon yok ki. o pası 5 dakika aralıksız yapınca anlıyorsunuz ki birazdan gol gelecek. ihtimalleri bildikten sonra pek zevki kalmıyor ki oyunun.

bir de rakip mevzusu var. hepimiz biliyoruz bir takımın barcelona gibi olması en az 10-15 yıl ister. ki en büyük örnek de barcelona'dır. cruyff 80 lerin sonunda gelip de starlara -maradona gibi, kendisi gibi- bu kadar para vermekten önce kendi ürünlerimizi alacağız demese bu takım oluşur muydu? yine barca'dan devam edelim, bu altyapı çalışmasının ürünü 10-15 senede alınır demiyorum. kısa sürede de cruyff'un guardiola'sı, ferrer'i gibi oyuncular çıkarırsınız. ama 7 tane makina düzeninde oynayan oyuncuyu kısa sürede bulamazsınız. ayrıca xavi, iniesta gibi adamları birbirine yakın dönemlerde takımdan çıkaramazsınız ki barcelona da şu anda böyle bir oyuncu bulamamıştır bence alt yapısında. eh barcelona bile bulamazken rakip takımdan da benzer bir şekilde oynamasını beklemek büyük hayalcilik. bu yüzden inter gibi, real madrid gibi hedefe odaklanan takımlar kısa vadeli çözümler aramak zorunda kalıyorlar ve insanların o küçük gördükleri, aşağıladıkları defansif futbolu oynuyorlar. hücum oynayıp 5-0 ile rezil olmak yerine defansif oynayıp gol avantajıyla rakibi elemek daha avantajlı oluyor.

futbol sonuçta bir oyun ve kazanacağınızı ya da kaybedeceğinizi bildiğiniz, başka bir ihtimalin neredeyse gerçekleşmeyeceği bir oyundan zevk almak bir süre sonra zorlaşıyor.

Yakup Sabri İNANKUR dedi ki...

Kendimi ifade edememişim, başka yönden pencere açayım. Barcelona 1992 bana göre, Barcelona 2010'dan daha eğlenceli ve keyifli futbol oynuyordu. Koeman orta sahayı geçince heyecanlanıyorduk, jenerik geliyordu çünkü. Kornerlerde heyecanlanıyorduk, Arka direkte Amor vardı çünkü. Bugün kornerin bile paslaşıldığı bir düzen benim çok hoşuma gitmiyor. Sadece uzun top sıkar, sadece savunma sıkar, "sadece" olan herşey sıkar. Ben bugünün Barceolona'sını en çok top rakipteyken seviyorum. 3'lü hücum pres yaparken arka 3'lünün kapattığı alanları izlemek bana keyif veriyor. Hatta 3-4-3 çıktıkları maçlardaki Alves-Adriano'nun bindirmeleri dinamizmi olayı daha keyifli hale getiriyor.

Bunun dışında fiziksel mücadeleyi sadece kalaslıkla (ülkemizde öyle gerçi) değerlendirmemek lazım, sizin de öyle düşünmediğiniz inanıyorum. Sizin benden daha iyi izlediğiniz ve bildiğiniz gibi Matthaus'dan omuz omuza da top almak,SSK'da sıra almaktan zordu. Rijkaard'ın dengesini bozmak, Amor'u tekmesiz düşürmek namümkümdü. Ama saydığım ayaklar güzel futbolun nişanını göğüslerinde taşımıyorlar mıydı? Bugün Gerrard var böyle, Zlatan var, Maicon var, hatta (beğenmesem de) Ronaldo var...vs.

Guardiola, yerini Xavi'ye bırakıp Brescia'ya gittiğinde Xavi uzaktan nefis goller atıyordu. Herhalde son 3 senede Xavi uzaktan 10 şut atmış mıdır?

Kaleye 25 metre var önleri açık ama pası tercih ediyorlar. Ceza sahası içine giriyorlar, pas yapıyorlar. 6 pasa kadar, kale çizgisine kadar paslaşıyorlar. Korner oluyor yine paslaşıyorlar. İnsanlar tepkisi de buna haliyle. Dediğim gibi kimi için çok keyifli olan bir durum, diğerleri için "lan vurun işte, yapsana ortayı, hala paslaşıyorlar" tepkisine dönüyor.

Yoksa ben Cruijff hayranı bir adamım, O'nun sistemine, bilgisine hayranım. Bir futbolcudan fazlasıdır. http://olefutbol.blogspot.com/2011/05/cruijff-mes-que-un-jugador.html

Umarım neyi kastettiğimi daha net gösterebilmişimdir. Barcelona 92 benim için daha çekiciydi.

Mete dedi ki...

Muhtemelen bundan sonraki süreç Barca'ya karşı nasıl oynamak gerektiğine dair fikirlerin konuşulacağı bir dönem olacak. Bu demek oluyor ki en azindan Yunanistan örneği model alınacağına-test edildi ve sonuç hüsran- Barca modeli takımlar için hedef olur ki, bu da futbolu daha izlenesi ve keyifli kılar. Bundan sonra futbolun yetenek fakiri futbolculara da olduğundan daha fazla değer verilmez.
Buradan bir başka tespite geçecek olursak -ki bu sadece benim kişisel fikrimdir- Sene de minimum 60 maç yapıp neredeyse sıfır sakatlıkla tüm sezonu tamamlamaları yine bu oyun mantalitesinin içinde yatıyor diye düşünüyorum. Neredeyse tüm takımın yarı sahada oynayarak ve sadece topu koşturarak oynaması diğer tüm takımlardan daha az yorulmalarına ve yine bu oyun sayesinde hiç kora kor (kora kor kelimesi yanlış anlaşılmasın elbette sahada bir mücadele var ) mücadeleye girmeden ve sakatlanmadan tüm sezonu tamamlamalarına imkan veriyor. Ne iyi oluyor ki biz de tüm sezon Messi'yi ve diğerlerini izliyoruz. Bence bu da futbol için çok önemli bir artı değerdir. Milyonlarca euro verip transfer ettiğin futbolcuların sakatlık sebebiyle uzunca dönem oynamayışı hem klup için hem de biz futbolseverler için en can sıkıcı şey.
Tüm bunların dışında üzerinde daha derin tartışabilinir ancak şu anda genelleme yaparak söylüyorum Dünya ve Avrupa Şampiyonu Ispanya Milli Takımı Barcelona takımının biraz daha küçük bir versiyonu. Milli takım olarak her iki maçta oynadığımız oyun ve Ispanya takımını kendi sahamızdan ileriye itmeye çalışan agresif yapımız belki Barcelonanın panzehiri olabilir.

Borges dedi ki...

Yakup Sabri İnankur: Katıldığım noktalar var ve fakat eklemek istediğim odur ki bu sıkıcılığın kaynağı Barça yine değil. Mükemmeliyetçilikleri kadar geride kalanların tembelliği, kolaya kaçmaları da bunu doğuruyor. Zorlandığında nasıl korner kullandığını nasıl geriden şutlar çıkardıklarını hepimiz biliyoruz.

Aynı zamanda kesinlikle katılmadığım şudur ki barça jeneriğe de çalışıyor her bakımdan.Üstelik en kolay kazandığı maçlarda dahil..

Neden Barça gibi oynayarak kazanmak isteyen takımlarla olan mücadeleler aşırı keyifli, izlenesi geliyor ? Neden herkes futbolu oynayarak yenilmeyi tercih etmiyor ? Ben Alperensaylar'a katılmuyorum ve barça devriminin futbolunilerisi ve dönüştürücü rolü açısından Mete'ye de hak veriyorum. Artık Xabi Alonso'nun yanına Nuri gelecek Diarra değil. Mourinho'nun da bu sene Barçayı durdurursa bunu geriye yaslanarak değil oynayarak yenebileceğini düşünüyorum..

Resmi büyütmek gerek: Yetenek kazanıyor. Futbolun kendisi kazanıyor. (ne anlamda kasettiğimi algıladığınızı düşünüyorum) Sokak çocukları, teknik kazanıyor. 1.60'lık oyuncuların beş yıl öncesine kadar sahadan silineceği konuşuluyordu bu diyarlarda..

Bir daha söylemek gerekirse: barça sürekli yendiği için maçları sıkıcı oluyor ama bu futbol oynamıyorlar anlamı taşımıyor.Aşırı pasa izin verdirilmemesi tartışılmalıdır belki. Arsenal ve benzeri rakip çıkarsa da heyecan dahil her şey tekrardan piyasaya çıkacaktır. Mourinho bunu başarabilir de..

Gerrard, Maicon aynı zamanda Gerrard ve Maicon'lardan daha güçsüz ama daha teknik daha futbol kokan ayaklarının da sonunu hazırlıyordu da bir başka açıdan.. bu çok başka ve burada tartışılacak konulardan da birisidir.

alperensaylar dedi ki...

"...eh barcelona bile bulamazken rakip takımdan da benzer bir şekilde oynamasını beklemek büyük hayalcilik."

burayı biraz açayım; kısa vadede rakiplerinin benzer bir şekilde barcelona'yı yenmesi hayalcilik. işte kasımdaki real madrid. mourinho skorların, etrafın gazına gelerek kendi planlarından vazgeçti, hücum oynamak istedi; sonuç pozisyona dahi giremeden 5-0 kaybedilen maç. real madrid sempatizanı olarak bu sene de real madrid açısından zor olduğunu düşünüyorum benzer bir oyun planıyla barca'yı yenmenin. nuri kuşkusuz farklı bir real madrid oyunu yaratacaktır oralarda oynadığı zamanlarda ve mourinho'nun "ülkeye göre futbol, takıma göre futbol" anlayışının uygulaması olacaktır. daha güzel futbol oynayan bir real madrid seyrettirecektir bize. ama barcelona karşısında o güzel futbol oynayan real madrid yine mahkum olacaktır. uzun vadede bu anlayışı real madrid'i barcelona ile baş eder hale getirir oyun konusunda ama kısa vadede çok zor.

bir de işin arsenal kısmı var. arsenal de barcelona ile benzer ekolden. hatta barcelona'dan 14-15 yaşlarında aldığı oyuncuları düşünürsek aynı bile denilebilir. ama son 2 senedir oynadıkları maçlara bakarsak arsenal'in de aldığı sonuçların kısa vadede etkili olduğunu, oyun içinde barcelona'ya üstünlük kuramadığını görüyoruz. arsenal'in inter ve real'den farklı yaptığı tek şey risk almak. bu sene 2-1 kazandığı maç arsenal'in aldığı riske dayalı. yoksa o maçı 2-1 almaz, 5-2 kaybedebilirdi de. nitekim rövanşta kaleye şut dahi çekemedi arsenal. ama diğerlerine göre barcelona ile kısa sürede -onlarınkine kıyasla kısa- baş edebilecek tek takım arsenal. tek eksikleri kadro istikarı.

baldur dedi ki...

yorumlara bak ya. millet nasıl iyi olan bok atayım da marjinal olayım yarışına girmiş. tamam beğenmeme özgürlüğünüz var ama bunu saçmalayarak yapmazsanız daha iyi olur. 3 önlibero ve forvetsiz çıkan real madrid'in oynadığı oyun mu zevkli?
pas pas diye sıkılıyorsunuz da bu takım son 2-3 yıldır kırmadığı gol rekoru kalmadı. borges çok güzel anlatmış yazısından her şey. aşırı samimiyetsiz ve saçma bence barça'nın futbolu çok sıkıcı tipindeki eleştiriler.

arnawut dedi ki...

final maçının ardından, arkadaşımla konuşurken şöyle demiştim:

"Bu Barça da baydı artık, her önüne geleni yeniyor, her kupayı alıyor. Zamanında FM oynarken yaşadığım hislerin aynılarını yaşıyorum. Bir takım alırsın, takımı yükseltirken -transferler, zorlu maçlar, hüsranlar- büyük heyecan duyarsın. Ancak bir süre sonra takım monotona bağlar, her önüne geleni madara edersin, kupalara ambargo koyarsın. Oyun sıkar, yeni kariyer başlatırsın."

benim barça'dan sıkılma sebebim budur. tabi birden binlercebarça sevdalısının da türemesi rahatsız etmiyor değil.

Borges dedi ki...

Baldur: Katılmıyorum en azından burada okuduklarıma.. zira aksi görüşü belirtenler de gayet güzel temelendirilmiş fikirler sunuyorlar ve okunması bana göre çok keyifli. başka başka bakmamı da sağlıyorlar ve fakat biraz dışarı çıkıldığında samimiyetsiz yorumlar da fazlasıyla. Bu kadar güzel ve iyi ifade edilmiş düşüncelere haksızlık yapmayalım.

Beyzade dedi ki...

Barça'nın futbolu fazla obsesif...Artık bir yerde şut çek ulan diyor insan. Tam bir ruh hastası işi.Mourinho,Inter'İn başındayken nasıl duvar ördüğünde yuh artık diyorsan,barcelona 1000 pas yaptığında da yuh diyorsun.Barça'nın Real'i ezdiği maçta maç sonu istatistiğe bakıyorsun kaleye 8 şut çekmiş,Real o kadar pas yapmıyor o da kaleyi 8 kez denemiş.Yani ezme sadece topu vermemekle oluyor.Barça'nın bu futbolunun dünyada örneği yok.Bir daha da kolay kolay oynanmayacak.Cruyff'un Dream Team'i de çok iyi pas yapıyordu ancak bu kadar manyak değillerdi.Arada şut çekmeyi deniyorlardı.Son final maçına da gelirsek şunu gördük ki Barcelona'yı topğ oynayarak yenemezsin.Manu top oynayacak bir kadro çıkarttı sahaya,hiçbir final maçında bir takım bu kadar rezil oynamamıştır.Son olarakta şunu söyleyeyim.Mourinho'ya kimse sallamasın. Bu sene ligde 102 gol attılar.Sıkıcı oynadıkları tek maçlar El Clasicolardır. Çünkü bir kere top oynamaya kalktılar,5 oldu.Ben açıkçası Real Madrid'in herşeyi barındıran oyununu daha çok seviyorum.Belki Barça kadar pas yapamıyorlar ama bir kere her maç daha çok pozisyona giriyorlar,daha coşkulu oynuyorlar,duran top organizasyonları bile daha güzel.Kısacası Barcelona gibi takıntılı bir ruh hastası tarzı futbol oynamıyorlar.O yüzden HALA MADRID:)))

Borges dedi ki...

Beyzade: Şunun altını çizelim. Mourinho'nun İnter'i postun içerisinde konu edildi ama buna 'kısmen' Chelsea'yi de ekleyebiliriz. Başarılı ve kazanan takımları yaratıyor.

MOurinho'nun Madrid serüveni ise kesinlikle ofansif ve asla sıkıcı değil. Bu sene sanırım sadece bir ya da iki maçını kaçırdım. MEsut'dan dolayı doksan dakika bütün maçlarını izledim. Keyifliydi de..

Gereğinden fazla pas? Sadece Pas? Değil elbette ama Karikatürize ediliyor zamanla.. İşin doğası gereği belki de.

Yakup Sabri İNANKUR dedi ki...

Müthiş keyifli yorumlar okuyorum. İki grubun da; -Sıkılanlar ve Eğlenenler- ortak bir merakı var aslında. Barça'nın panzehiri var mı, varsa ne olabilir? Elbette her tez için bir antitez mutlaka çıkacaktır. Doğanın kanunu ilerleme, ilerlemenin kanunu tez-anti tez savaşıdır. Barça futbolunun da yerini başka (ama keyifli, ama sıkıcı) sisteme bıraktığını göreceğiz.

Bu bağlamda, merakla beklediğim Süper Kupa Finali'dir. Villas-Boas bir panzehir olur mu? Bence Mourinho'dan daha çok umut vaadediyor.

Borges dedi ki...

Y.S.İnankur: Bu sene tüm sezon boyunca bunu düşündüm ve belki de Süper Kupa Finali ŞL finalinden daha keyifli geçecek zira iki takım da kesinlikle saldıracak... Belki de Villas-Boas..

ugur dedi ki...

Barcelona'ya sıkıcı diyengiller bence Barcelona'nın oyununa veya tarzına değil de; futbolda kazanmak için meşru ne varsa (pas,şut,çalım,verkaç vs.) mükemmel derecede yerine getirmeyi "alışkanlık" haline getirmesine sıkıcı diyor olabilirler. Belki de bu yüzden Barcelona'nın bu oyununun ve mentalitesinin ilk ortaya çıktığı anda kimse tabi ki sıkıcı diyememiştir de 3 sene sonra bu muhabbetler ortaya çıkmıştır.
İnsan güzellikler içinde bile "farklılık" arıyor bence. Yoksa sıkılıyor işte. Bu yüzden aynı hareketleri Messi yapınca sıradan gelirken başkası yapınca vaay oluyor. Bir de Messi veya her hangi diğer Barca'lı oyuncunun kendine has olan ama yine de mükemmel olan hareketlerin bile bir yerden sonra kalıplaşması var. Başka bir şey denemiyorlar, deneme gereği duymuyorlar sanki. Bu yüzden bence de Zidane, Hagi, Ronaldo (çakma olmayanı) daha göze hitap eden oyuncular. Kimin daha iyi olduğu zaten apayrı bir konu.

eyvallah

Toz dedi ki...

Herkesin hayali olan futbolu oynuyorlar.Şuan futbolun ulaştığı son nokta olarak tabir edebiliriz.Suç Barcelona'nın mı hayır.Adamların rakibi yok piyasada suç rakiplerinin.Sıkılmalarına birde şurdan bakmak lazım.Çizgi filmlerde bile maçlar kolay kazanılmıyor.Dünyanın en iyi oyuncularıyla oynuyorlar ama her maç zor geçiyor.Futbol bu her an herşey olabilir tezini çürütüyor adamlar.Lig maçlarında 2 gol atıp sonrası rakibin üstüne bile gitmiyorlar.Mükemmeller ama zevk vermeleri için çok daha güçlü rakiplere ihtiyaçları var..

ilquer dedi ki...

Barcelona'nın oyunun sıkıcı olduğu noktalar var. Sonuçta çok sevdiğiniz bir yemeği her gün her gün yerseniz de sıkılırsınız. Ve Barcelona 3 seneden beri bu futbolu oynuyor ve artık bazı insanlara gına gelmiş durumda. Mesela "Atamayana atarlar." diye futbolun yazılı olmayan bir kuralı vardır. Bu kural Barcelona maçlarında hiç işlemiyor. Barcelona'nın oyunundan sıkılanlara naçizane tavsiyem Barcelona-Real Madrid rekabetine odaklanmalarıdır. Sonuçta Mourinho bu takımı geçmek için bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tabi iş o noktaya gidince Barcelona'yı destekleyenler "Çakma Katalan" Real Madrid'i destekleyenler de "Franco'cu faşist" oluyor. Bunlardan da sıyrılmak lazım.

Barcelona'nın paslaşmalarına gelince. Barcelona bu pasları her ne kadar rakibin sinirini bozsa da aslında Barcelona paslaşırken savunma yapıyor. Sonuçta bu futbol "Total Futbol" anlayışından geliyor. Ve Total Futbol'un yaşayan en önemli temsilcisi Cruyff der ki: "Top bizde olursa gol atamazlar."

M.Cagdas dedi ki...

Lig maclarinda 2 gol atip ustune yattiklari savi nasil olustu anlamak guc. Bu sezon 5 gol ve uzeri atarak kazandiklari mac sayisini ben unuttum. Tam tersi bu adamlarin oyunu ne olursa olsun oyun disiplininden kopmadiklari icin guzel ve mukemmel. Yine soylendigi gibi motivasyonun dustugu son maclari saymayalim.

Tabi ki renkler ve zevkler tartisilmaz, bazisi fiziksel oyundan zevk alir, bazisi pas oyununundan, estetik bilek hareketlerinin bol oldugu oyundan. Ben Barcayi izlerken bir sanat eseri gozuyle bakiyorum ki bunu soylemek pek de yanlis degil sanirim. Zevk almaya bakiyorum cunku biliyorumki boylesi belki otuz yilda kirk yilda bir gelecek.
Ben futbol izlemeyi seviyorum, kimin kazanacagini bilsem de, cunku kazanan kaybeden o kadar onemli degil benim icin sahada futbol gordugum surece. Turkiye olmadigi icin dunya kupasi izlemeyen insanlar var. Ben sabaha karsi 4'te kalkip maclari izlerim (saat farki).
Sanirim insanlari sikan sey Barca'nin aslinda cok zor olan seyleri cok kolay gostermesi, yani soylendigi gibi iki sene once insanlar hayranlik duyarken artik ayni sey sikici gelebiliyor cunku yaptiklari seylerin kiymeti bilinmemeye baslandi ve bu da sanirim insanin dogasinda var.

Del Piero dedi ki...

Bu yorumlardan bir kitap çıkar yaw, ne öyle herkes yardırmış :D geniş bir zamanda hepsini okuyucam :D
Post'a gelince, Barca sıkıcı değil, rakipleri sıkıcı. Maç tek taraflı oluyor, futboldaki heyecan karşılıklı oynanması, her an gol olabilmesi vs. vs. Barca maçlarında pek olası olmuyor. Son 3 yıldır Barcelona'ya Hiddink'li Chelsea dışında rakip çıkmadı bu yüzden sıkıcı damgası yiyorlar. Ama Hiddink'li Chelsea Barca'yı futbolda yendi, skorda ise hakemlerin katkısıyla berabere kaldılar. Özetle, Barcelona açık ara en iyisi ve futbolu da harika, bu kadar.
Belki de yorumları tekrarlıyorum ne bilim :D

Tartavuz dedi ki...

Barça'yı sevmemeye bir sebep; Dünyanın en şerefsiz futbolcusu Basquets bu takımda.. Bir sebep daha biz katalanız diyorlar İspanyollar gibi hep yerdeler...

3 pasta gol atmak varken neden 500 pas yaşasın Mourinho :D

umarım proveke edici olmuştur.

goksad dedi ki...

barcelonayı sıkıcılıkla kimse suçlayamaz şimdi kimse orjinal olmak içşin uğraşmasın bu adamlar bizim bir sene içindeki bekletilerimizi bir maç içinde doyurabilicek kapastieye sahip bir takım pas pas pas tekrar pas falan filan diye geçiştirilemez bu oyun tarzı.
asıl bi zamanlar eleştirdiğimiz oyun stili kapalı şişirme kontratak 1-0'a itinayla yatılır gibi şeyler popüler olmaya başladı artık sweeper sistemine de dönerler arkadaşlar da futboldan aldıkları hazı en yüksek noktada yaşarlar.ben şuan tü kaka yapılan orgazmik futbolu savunurum arkadaş

musi dedi ki...

Fena halde 5-6 yıl öncenin "Bu Michael Schumacher de sıktı yani" tartışmalarını hatırlattı bana

Devil dedi ki...

Ne Barça'yi ne de Real'i tutarım ama bu gidişle Barça'yi en az 2 sene daha kimse durduramaz bence. O yüzden onları önce Allaha sonra da Mourinho'ya havale ediyorum:-D

Celal Abbas dedi ki...

Barcayı yakalamanın iki yolu var. ya Barca Seviyesine çıkarsınız. yada Barcayı Kendi seviyenize çekersiniz. pardon 3 demeliydim yada Morunhio gibi oyunu çok sertleştirirdim.

Gelelim Manchester neden kaybettiye. Manchester Morunhio gibi sert oynayıp barcalı futbolcuları sindirselerdi kazanırlardı. Ben Alex Fergusonu tebrik ediyorum. Machevalli gibi kazanmak için herşey mubah felsefesini benimsemeyip oda futbol oynatmaya çalıştığı için.

Saygım 1000 kat daha arrttı Alex fergusona çünkü barcayı yakalamak için 2 3 senelik bir plan yaptığı için.

Rio Ferdinand bile barca Haketti diyor biz hala Barcanın sıkıcılığından dem vuruyoruz. Yoksa Bu Tartışma sadece türkiyedemi yapılıyor.

Birde bu tartışmayı kimler yapıyor ne için yapıyor. Ben gene komplo sezdim :)

aybars dedi ki...

extensor'un yazisinin altindaki yorumumda da ayni seyi soylemistim: 98 fransasinin ve 2002 brezilyasinin futbolu barcelonaninkinden cok daha eglenceliydi. zihnime kazinanlar arasinda, 20 yil sonra "ah ulan keske su takimin maci olsa da tekrar izlesem" dediklerim arasinda bugunun barcelonasi olmayacak. bunda iyi futbolu ve basariyi tekellestirmelerinin etkisi yok degil, kabul ediyorum. ancak bugun herhangi bir ManU, arsenal, real, napoli, dortmund vs... macini izlemeyi barcelona macini izlemeye tercih ederim.

admin dedi ki...

Barcelona futbolu güzel oynuyor. Real Madridi 5-0 yendiği maçı unutamıyorum. Muazzam bir maçtı. Ben barcelona taraftarı ya da real madrid taraftarı değilim, futbolu seviyorum, futbol izlemeyi seviyorum. Eğer real madrid taraftarı olup o gözle maça baksaydım, tabii ki o maçtan zevk almazdım. Neden? Top bir türlü bize gelmiyordu ki. Ben bir takımı tutuyorsam, top takımımdayken o maçtan zevk alırım. Savunma yaparken değil. Oysa, barcelona karşısındaki tüm takımlar savunmada kalmak "zorunda" kalıyor, istemeseler de.

Barcelona kendi ceza sahasına yığılmış rakibe karşı iğne deliğinden geçerek oynuyor. Buna rağmen, çalım atma, pas atma, top sürme konusunda estetik görünen ne varsa yapıyor.

Bizim türk takımları ard arda üç pas çeviremiyor. En iyi ihtimalle defansa, ondan da kaleciye dönerek ard arda olan pas sayısını artırabiliyorlar diyelim. Hangisi estetik, üst üste rahatca 20 pas yapabilen bir takımı mı izlemek estetik,üç pas sonra topun taca çıktığı bir maçı izlemek mi estetik? Bir kere top oyunda bile kalmıyor. Faul, taç, faul, taç.

Barcelona estetik oynuyor. Ben mourinho'nun interle yaptığı o defansı da takdir ediyorum, çünkü defansı öyle yapabilmek de bir beceri ister. O da ayrı bir ustalık. Ama real madrid başında mourinho, real madridin kültürüne göre hareket eder, defansa kapatmaz takımı diye düşünüyordum, mourinho denedi ama olmadı.

Neden olmadı? Çünkü barcelona gibi oynamak ayrı bir şey. barcelona "top oynuyor". Bu adamlar futbol dediğimiz oyunun içinde temel özelliklerini en iyi şekilde yapıyor. Tamamen kapanan defans ile top oynamanın farkı bu. O defansı yaparken top oynayan taraf değil, top oynatmamaya çalışan tarafsın.

Top oynayan takım takdir edilmeli.

Bugün barcelonaya "abi ben izlerken sıkılıyorum yav" şekli yaklaşım, çelişkili. sadece marjinal olmaya çalışan bir kesimin tutumu ama bu marjinal olmaya çalışan kısım o kadar çok ki, garip bir şekilde barcelona seven bizler, yani daha tutarlı olan taraf marjinalleşti.

Bir de çakma katalan lafı var beni hakikaten sinirlendiren. Adam real madridi tutuyor aynı maçı izliyoruz, barcelona tutana çakma katalan diyor. Sanki real madridi tutan franconun yaveriydi eskiden. Çakma madridli, çakma manchesterlı diyor musun?

Sadece düşünmeden konuşanların ağzına sakız ettiği bir kalıp.

Hayalmeyal dedi ki...

Sorun Barçanın makine düzeninde futbolu bütün sezon boyunca bize izlettirmesi. Sorun rakiplerin bu kadar çaresiz kalması. Hep Barça hep Barça, devamlı top Barçada gönül isterki rakipte bir şeyler yapsın, Barçayı zorlasın. Böyle olmuyor, olmayınca da sıkıcı oluyor malesef. Halısahada bile rakibiniz zayıksa zevk almıyorsunuz o maçtan. Bu sezon izlediğim en zevkli Barça maçı Arsenalle olan maçtı. Diğerleri harbiden sıktı malesef. Çok iyiler, çok. İnsanın aklı almıyor, rakip finale kadar gelmiş ve iyi oynayarak gelmiş, hepsi üst düzey oyuncularken nasıl bu kadar mahkum kalabiliyorlar, nasıl iki pası yapamıyorlar. Sanki birisi şampiyonlar liginden bir takım, diğeri amatör küme takımı. Barçanın futboluna bir şey demiyorum ama rakipler sıktı artık.

FalconOfMarsis dedi ki...

Ben aynı anda Real Madrid in ve Barcelona nın maçı varsa Reali tercih ediyorum. O yüzden futbolun sadece güzel hareketler için seyredilmediğini düşünüyorum. Ha Barcelona maçını seyretmek yerine Sirke giderim daha iyi, hiç olmazsa güzel hareketin yanında heyecan var,

d dedi ki...

barcelona gelmiş geçmiş en iyi takım.