9 Ekim 2014

TÜM BU OLANLAR FATİH TERİM’İN SUÇUDUR



Olayın kahramanları Fatih Terim, Gökhan Töre, Ömer Toprak ve Hakan Çalhanoğlu. Bu dört isim hakkında ben sayısız övgü yazdım. Aysal’ın Terim’in görevine son verdiği zaman yazılan uzun uzun yazıları bilenler bilir. Hala da derim ki Türk Futbolu’na en fazla katkı veren isimdir Fatih Terim. Yanına bir başka isim yaklaşamaz bu açıdan.. Keza olayın diğer kahramanları gurbetçi. Kimse adını anmazken yine burada sayısız kez övgüyle söz ettiğim,  15 yaşlarından itibaren an ve an izleyip yorumladığım, sevdiğim insanlar..  Takım fanatizmi ise hayatım boyunca yapmadım.

Olayın birden fazla boyutu var. En yukarısından başlayalım. 

Pragmatist yaklaşım sonucu..

Milli takımın bu önemli maçı öncesi bu fırtınanın koparılmasının yegane sorumlusu Fatih Terim’dir.

Gökhan x suçunu işlemiş. Hakan ve Ömer haklı olarak tepkili. 19 Kasım’dan bu yana da Terim oyuncusunu "ceza olarak" milli takıma almamış. Sadece ve sadece üçünü bu olay sonrası ilk defa biraraya geleceğini düşünerek telefon açıp taraflarla konuşarak var olan sıkıntının boyutunu öğrenmesi yeterli olmaz mıydı? Egosu mudır bunu yapmasının önüne geçen?  Bunu yapmayan Terim tartışmanın doğmasını, Gökhan'ın yeniden gündem olmasını doğurmamış mıdır?  Çünkü verilen ceza sonucu Ömer ve Hakan ikna olmamış ve dahası Terim bu kontrolü yapmayı gereksiz bulmuştur..  Ceza yeterli mi? Cezayı bir kenara bırakın, iki gurbetçininin korkuları var mıdır? Olayın tekrarı ve ya daha üst aşamada gerçekleşmesini(üst aşaması nedir?) düşünerek huzursuz oluyorlar mı? Ne gibi psikolojik etkiler söz konusu?

Başka bir ifadeyle..  Gökhan arkadaşları Ömer ve Hakan'a karşı suç işlemiş. Terim cezayı kesmiş. Meseleyi gündeme taşıyan ise Ömer ve Hakan'ın bu cezayı yeterli bulmamasıdır. Terim'in bu ceza sonrası Ömer ve Hakan'ın durumlarını kontrol etmeyişi olayı kaçınılmaz olarak basına yansımasına neden oldu. TFF'nin olayı küçümsemesi nedeniyle bugün bu tartışmalar yaşanıyor, basının durduk yere üzerine gitmesi nedeniyle değil!

Fatih Terim ilk kez bir araya gelecek üç oyuncu ile  bu seçimler öncesi konuşup bir "garanti" verseydi ya da Melo ve Riera'da olduğu gibi anlaşma taraflar arasında birlik sağlasaydı belki her şey başka olmaz mıydı? Babası bunu demiyor mu? İşin özünde Terim'in silahlı tehditi zamanında Arda ile Caner'in Galatasaray günlerinde yumruklaşması ile bir tutması var. Küçümsemesi.. Başka yerde büyüyen, başka koşullarda yaşam süren insanların bu olayı nasıl yaşadığını algılayamadı.

Gökhan bu olay yüzünden "kiminlerin iddia ettiği gibi" üç değil de beş kere cezalandırılıyorsa burada suç yine TFF ve Terim'indir. 

İnsanlar ölüm ile burun buruna gelince psikolojileri alt üst olur. Her insanda farklı bir etkisi olabilir. Bu konu önemsenmedi. Asıl suç ve tüm bu tartışma biraz da  buradan doğmuştur.

Basın: X yapmazsa Z haber yapar. Muhteşem bir başarı Ali Naci Küçük’ün röportajı. Eğer yapmasaydı muhtemelen konuşmaya karar vermiş baba başka bir basın kuruluşuna konuşurdu. Olmadı en kötü Almanya’ya konuşurdu. Mesele zaten o baba ile bu olay sonrası ve bu seçimler öncesi iletişime geçmenin öneminin algılanmayışıdır. Alman basınına mı kızılacaktı? 

Hakan ve Ömer: Silah çekilmiş, ağızlarına ve dizlerine dayanmış. Siz Gökhan’ı algılayabilir ve affedebilirsiniz. Bu olaylar bu memlekette olağan da olabilir ve fakat evine hırsız girdi diye Almanya’yı terk eden, psikolojisi bozulan Rakitic’i de hatırda tutarak ağızlarına-dizlerine silah dayanmış, bir an için dahi olsa ölüme yaklaşmış, hissetmiş  bir oyuncunun o psikolojiyi atlatması kolay olmayabilir.

Haliyle bu şekilde milli takıma giremediği an bu durumun oluşması kaçınılmazdır. Bu insanlar konuşmamış, demeç vermemiş ve sadece son gelinen durumda kaçınılmaz olanı -milli takıma gitmemek- yaşadıkları için olay bugünlere gelmiştir.

Basın ne zaman suçlanır? Terim olayın üzerine gider, tarafları barıştırır, Hakan ve Ömer milli takıma gelir ve buna rağmen basın iki ay öncesinin gündemini yeniden yazar, çizer.. O zaman dersiniz ki bu basın altımızı oynuyor, bir kişi eksiltiyor. Ve fakat.. siz üzerine düşen sorumluluğu yapmamış, taraflar arasında köprü kurmamış, birinin özrünü diğerine iletememiş, öbürünün korkusunu ve endişelerini gidermemişseniz.. Bunların sonucu milli takıma herhangi bir nedenden dolayı gelmiyorlarsa bu Fransa'da Almanya'da orda burda haber olur, tartışma yaratır. Ve nedeni de sizin sorumlulukları yerine getirmeyişinizdir.

Lütfen şunu söyler misiniz.. 

Gökhan Töre’nin -veyahut arkadaşının, silahı tutan insanın- daha ileri gitmeyeceğinin garantisi var mıdır? Kim bu garantiyi veriyor? En azından buna Ömer ve Hakan ikna olmuş olabilir mi?

O yaşanılan olay anında tetik çekilseydi? Bugün çekilebilir mi başka bir tartışma konusu olduğunda? Bunun korkusunu yaşamak insani değil midir?

Bakın bu süreç içerisinde etik değerlerden yoksun son derece pragmatist bir şekilde olayın değerlendirilmesidir.

Öte yandan..

Öncelikli olarak silahla gezen ve silahlı iki olayın nesnesi olan bir oyuncuyu milli takıma alınması tartışılabilir. Öte yandan o silahı yanındaki insanın ağzına sokan çok başka bir şekilde değerlendirilir.

Diyor ki: Gökhan Töre çok kötü olmuş.

1-     Peki ağzına silah dayatılan insanlar nasıldır?

2-     Silahla gezip arkadaşlarını tehdit eden, korkutan, psikolojisini alt üst eden insanın kendisini kötü hissetmesi çok mu büyük haksızlık? Böyle bir suçu  üç beş maç milli takıma alınmayarak mı geçiştirilmeli?

3-     Bu olayı küçümseyerek, seçimler öncesi olayın üç tarafıyla da iletişim kurup sağlıklı bir şekilde olayı çözümlemeyen Fatih Terim suçlu değil midir Gökhan’ın bugün kötü olmasında?
Özetle:

1-Etik değerlerden yoksun pragmatist tutum içerisinde değerlendirirsek üç oyuncunun ilk kez biraradalığını önemsemeyerek seçimler öncesi iletişime geçip olayın içeriğini kavrayamayıp çok önemli maç öncesi gündem oluşması Fatih Terim’in eksikliği ve suçudur. İki insanın gelmemesi onların hakkıdır. Basın da homojen bir yapı değil. Çok parçalı ve en önemlisi yurt dışı basını dahi bu olayı gündeme getirmeye yeter. O zaman kimi suçlayacaktık? Bild’i mi? 74 Dünya Kupası öncesi kendi milli takımdaki bütün ahlaksızlıkları sermekten kaçınmayan kuruluşu mu?

2- Gökhan Töre’nin sadece minik bir el hareketi kadar dahi ileri gitmeyeceğine gerçekten kimler nasıl inanç getirdi? Getirdiyse bunu Ömer ve Hakan’a kimler nasıl anlattı? Anlatmadıysa belki de en olağan sonuç olan milli takıma sakatım diyerek gelmeyen Ömer ve Hakan suçlu mudur?

Fatih Terim büyük bir teknik direktördür.. Değerlidir. Gökhan Töre de en az Hakan ve Ömer kadar yetenekli ve Türk Futbolu için değerlidir. Ben yetenekli oyuncuların her ne şartta olursa olsun bir şekilde kazandırılması taraftarıyım. Lakin bu olay içerisinde Hakan ve Ömer “hak” iddia ettiği andan itibaren mesele sadece Gökhan Töre’nin suçunun affedilir olup olmaması değil diğer iki şahsın yüzde yüz haklı oldukları mağduriyetleri de söz konusu olur. Yoksa Emre’yi de Melo’yu da X’i de savunmuşumdur ama birilerinin ağzına silah sokmakla maçlarda küfürleşmeler, Arda’nın Caner’in dudağını patlatması bir değildir. Örnek olması açısından Melo-Riera olayında eğer Riera başka taleplerde bulunup sahaya çıkmayı reddetseydi sonuna kadar "haklı" olurdu. Bu gerçekleşmediği için burada tartışma yaşanmadı. Aradaki fark burada taraflardan birisinin olayı sonlandırmamış olmasıdır. BU da basının suçu değildir yine. 

21 yaşındaki bir oyuncuya sahip çıkan Terim güzel adamdır belki ama ağzına silah dayanmış, tehdit edimiş, ölümle burun buruna gelmiş iki insanın “bir ya da üç özürle” düzeleceğini, her şeyi  bir yılda unutacağını düşünmesi maalesef tüm bu yaşanılanların sebebi ve Fatih Terim'in eksikliğidir..

Bir daha sorayım ben..

Bir ayrıntıya kızıp silahı ağzına dayayan Gökhan Töre’nin(ya da arkadaşının) geçen süreçte bu olayı basına sızdırdığı için daha da hırslanıp o silahı ateşlemeyeceğinin garantisini bana değil Ömer ve Hakan’a anlatıp ikna ettiniz mi? Sakın tüm bu tartışma bu küçük ayrıntıyı unutup olayı küçümsediğiniz için gerçekleşmiş olmasın?

Etmediyseniz bu olaylar zincirleme reaksiyon şeklinde gelişir ve asıl suçlu o reaksiyon içerisinde yer alan basını suçlar..

Olan budur.


6 yorum:

alper dedi ki...

G.Töre Türk milli takımını hak etmiyor bu olaydan anlaşılacağı üzere.Sevgilisine sarkması için kodoşluk yapan biri ile sevgilisine sarkan birinin sadece ağız ve dizine silah dayamak türk örf ve adetleriyle bağdaşmaz.Çekip vurması lazım dı..O yüzden acilen Türk kanı taşıyıp taşımadığı sorgulanmalı ve milli takımdan kovulmalı.

Ve bir şey daha var.Mesela Melo'nun çok küçük ve ufacık bir diş hareketiyle bizi ısırıp kuduz mikropu bulaştırmayacağının garantisi varmıdır?Benim pskikolojim buna hazırmıdır?

Veya çok ufacık bir hareketle Mercedes yerine uçak kaçakçılığı yapabilecek Tanju kralmıdır hala?Altın pabucu varmıdır hala?

ben lafı çok uzatıp kafa şişirmeyim.kestirmeden yazayım diyeceklerimi.
1-ben Beşiktaşlıyım.
2-milli takım hele başında F.Terim varken umrumda bile değil.
3-Milli takıma BJK lı topçu çağrılırsa üzülen biriyim.Takımdan ayrı kalacak takımla taktik idmanı yapamayacak veya ola ki milli takımda sakatlanacak diye.
4-Töre BJK dışında bir takımın topçusu olsaydı umrumda bile olmazdı.GS topçusu olsaydı sınırdışı edilsin diye feveran ederdim.Hatta asılsın isterdim ibreti alem için suçu olmasa bile.

Tarık Kırtan dedi ki...

GÖkhan tarafından bakmadıgın taraflı anlamına gelir. Adam 3 kere özür dilemiş. aramış. bunları da yaz.

madgoat dedi ki...

Kardes kusura bakmada etik olmayan pragmatizmin guzel bir ornegini hakan omer ikilisi olay oldugu an adli mercilere bildirmeyerek, daha sonra gokhan tore sozde cezalandirilirken seslerini cikarmayarak, gokhan tore ile birlikte milli takima cagirildiklarinda her ikisi birden nasil olduysa aniden sakatlanarak ortaya koymuslar. Bunu da eklemek lazim bence..

Övünç dedi ki...

Olay bence de çok ciddi . Küçümseniyorsa bunun adli bir vakaya dönüşmemiş olmasının çok büyük etkisi var diye düşünüyorum. Ağzına silah dayanan bir adamın konuyu kapatabiliyor oluşu da yeterince şüpheli bir mevzu .

Kendimizi Hakan'ın ve Ömer'in yerine koyarak bakmamız lazımsa Gökhan'ın yerine de koyarak bakmamız lazım.

Yetiştirilme tarzı böyle olan milyonlarca adam var bu ülkede . Kız kardeşine , Kız arkadaşına vs bir şekilde yaklaşıldığında bu şekilde tavır sergileyecek milyonlardan bahsediyorum.

Gökhan'ı haklı çıkarmaya veya olayı normalleltirmeye de çalışmıyorum .Mevzuyu buradan Gurbetçi ailelerin yaşam tarzlarına veya eğitim şart'a bağlayıp geçiştirmeyeceğim .

Fikren Bu adamların bir arada olduklarında yine aynı hadiselerin yaşanmayacağı garantisi olayına geliyorum. Böyle bir şey planlasa bunun için milli takım kampı beklenmesine gerek yok değil mi ? Gider Leverkusen'de de yapacağını yapar .

Hakan ve Ömer'in , Gökhan ile aynı ortamda olmak istememeleri çok doğal bir konu keza aynısı Gökhan için de geçerli değil mi ?

Fatih Terim'in asker gibi ülke menfaatini , kişisel mevzudan önde tutan psikolojik yaklaşımı da ülke şartları düşünüldüğünde doğal bir konu .

Bu bağlamda ben ben 3'ünü birden milliyetçi çocuklar baabında milli takıma çağıran Terim'in suçlu olduğunu düşünsem de ,Ömer ve Hakan'ın mevzuyu adli makamlara taşımayıp şimdi kendilerince fatura kesmelerini de ben kabul etmiyorum .

GÖkhan suçludur kararını da kimse olay adli makamlara taşınmadan bütün durum ortaya çıkmadan veremez.

serkan dedi ki...

Çoğu noktaya katılıyorum fakat Hakan ve Ömer adli mercilere başvurmuşlar mı? soruşturma açılmasını talep etmişler mi kolluk kuvvetlerinden?

Bunları yapmadılarsa Gökhan'ın cezasını kim verecek?
Bunları yapmadılarsa özür ile olayın kapanmasından başka seçenekleri var mı?
Ne yani ömür boyu men mi edilecek Gökhan Milli takımlardan?

Olayı savsaklayan Hakan ve Ömerdir bu durumda.

cochise dedi ki...

yazı genel olarak çok yerinde ve nelerin yapılmış olmasının bu olayı dallandırmayacağını güzelce anlatmış.

Ancaaak benim aklıma sağlam takılan bir şey var; birincisi kimse hala Hakan-Ömer korkuyor demesin komik olur zira isterlerse çok kolayca mayfa/bodyguard/koruma ordusu gibi hukuk içi ya da dışı yöntemler bulabilir bulmuşlardır da. Kimse sütten çıkmış ak kaşık değil. İkincisi ve bence asıl önemlisi bu olay her ne ise; silahı kim nereye çektiyse (anlaşıldığı kadarıyla Gökhan'ın arkadaşı silah çekmiş gibi) ikisinin yaptığı sağlam bir halt (basitçe sarkmaktan ziyade taciz vb.) var ki bu konuda açıklama/yorum yapmıyorlar. Korkuyorlar dense inanmam şahsen.

Not 1: Köşe yazarlarının bile hala utanmadan "kampa nasıl silahla gelirsin" yazması midemi bulandırıyor. Maç sonrası olması ile kampta olması far eder mi? Elbette eder hem de çok.

Not 2: Silah meselesi (kendinde olmasa bile) asla kabul edilebilir bir şey değil ve sağlam bir tahrik yoksa (olay maç sonrası olsa da) Gökhan'a zamanında sağlam bir ceza verilmeliydi. Ancaaaaaak bu olayla vurulduğu gece klubü hadisesinin bağlantırılması da çok komik bir tutum. Zira o olayda kendiyle birlikte 5 kişi yaralanmasına rağmen "ne yaptı da kurşun yedi" derken bu olayda "ne oldu da iş silaha geldi" diye sormamak sağlam bir ikiyüzlülüktür.