29 Kasım 2008

Sebastian Deisler.!



27 yasinda girdigi depresyondan cikamayarak futbola veda etmis, doksanlarin sonunda almanlarin bitik futbolunun yeni umudu Sebastian Deisler.. Agir gelmis ona bir seyler.. Futbolu biraktiktan sonra ilk defa röportajini okudum ve önemli yerlerini suraya da koyuyorum.. Gece gece nedendir bilmem hüzünlendirdi beni..

"27 Yasinda, bir futbolcu icin en iyi olarak adlandirilacak dönemde futbolu biraktiniz, eksikligini cekiyor musunuz futbolun ?

Eksikligini cektigim futbol, benim biraktigim seyden cok daha baska bir sey.Onun sayesinde tanindim, her sey yolunda gitti ama basaramadim ben bu isi. Sonunda bombos kalkaladim, yaslandim, yoruldum ve ben sadece bacaklarimin izin verdigi ölcüde yarisa katilabildim."

Bir yerde cocuklugunda yasadigi olayi anlatiyor.. Arkadaslari arasinda en kisa boylu oldugunu ama en iyi futbolu oynadigini ve bir süre sonra digerlerinin boyuyla dalga gecmeye basladigini söylüyor ve bugünlerin altinda o dönemlerin de etkisi oldugundan bahsediyor deissler.. O gün de aci cektim, bugün de bir sekilde tutunamadim bu markalasma sürecinde üzerime yaftalanan etiketler karsisinda..

"Ben bu isi basaramadim derken kastettiginiz nedir tam olarak..

Beni yanlis anlamanizi istemiyorum. Sonucta ben de oraya aittim. Futbolda cok fazla her sey statü, basari, ego ve güc üzerine kurulu. Ben bunu o dünyada fazlasiyla gördüm. Uzun süre buna direndim, maske taktim bir baskasi oldum icimde tüm bunlara isyan eder iken.. Ben cok baska seyler aradim..

Siz neleri aramistiniz ?

Ben yaptigim isten keyif alip mutlu olmak istedim. Gucci gözlükleri ve Prada tisörleri cok da önemli degildi. Elbette benim de dis görünüsüme önem verdigim dönemler oldu ve bu sekilde kendimi farkli hissettigim zaman dilimleri de yasadim ama bunlar bana cok komik geliyor.. Biliyor musunuz Berlinde iken o muhtesem evimde oturur ve kapimda yine cok özel Mercedes arabam durur iken tüm almanyanin umudu olmus ve almanyada taninan bir insan iken mutlu degildim. Hepsi bu mu dedim.. inanilmaz mutsuzdum.. "

Sürekli olarak markasal yasamdan, sahtelikten ve pek cok durumdan sikayet ediyor.. En basinda bugün mutlu oldugunu da belirtiyor.. Ve bakin bu cok önemli bir ayrinti..

2001 Ekiminde Bild gazetesi sizin hesabiniza yatirilan 20 milyon mark'i haber yapti. Bu sizin Bayern Munih'e transferinizin karsiliginda aldiginiz paraydi..

Evet bu sabah gelisen olaydi ve aksaminda HSV'ye karsi oynadigimizda ilk buyuk sakatligimi yasadim. Aylar önce 2001 yazinda Berlin menajeri Hoeness'e (Uli'nin kardesi) 2001 yazinda 2002'de Bayern Munih'e gidecegimi söyledim. O da benden bunu basina aciklamamami rica etti. Yaklasik bir bucuk yil bekledim ben de, bir sey söylemedim. Bütün basin soruyor, karsilastigim her insan bana bu konu hakkinda sorular soruyor ve ben tek kelime edemiyordum. Biraz anliyordum sonucta klube cok sey borcluydum ve dönem milli takima da secilmistim. Hicbir sey söyleyemedigimden dolayi yasadigim cok kötü zamanlarimdi benim.. Her gün bana ayni soru basin, halk ve hatta beraber oynadigim meslektaslarim tarafindan soruluyor ve artik delirmek üzereydim.. Birden hikaye ortaya cikinca ben hain damgasi yedim, ihanet etmis oldum ve tüm berlin tarafindan nefretle anildim her yerde, oynayamadim, tribüne ciktim ve aslinda tam da o zaman birakmaliydim ama yapamadim..

Devam edin lütfen..

Ben bu sekilde ayrilmak istemedim. Son maclarimda bu klup icin her seyimi verebilecegimi göstermek isterdim ama sakattim. Bugün anliyorum ki o gün ruhumda kopan firtinalaro söylemeliydim.Hicbir zaman yapmamam gereken bir hata isledim ama bugün hala sasiriyorum o günlerde kafayi yememis olduguma..

Neden ?

O zamanlarda kendimi sürekli geri cekiyordum, kimseye acilmiyordum iceride yasiyordum cok seyi. Sadece sukuneti ariyordum icimde. Üc hafta öncesi bir fotograf cektirmistik. Bu Berlinde bir yunan restorantinda asiliydi. Berlinde oynadigim yunan oyuncu Kostas Konstantinidis ile yunan restorantinin sahibi ile cekilmis bir fotoydu. Ben bu resmi bugün yeni gördüm. Öyle ki bugün ona bakamiyorum.. Tüm acilarim, o dönemde yasanilan tüm sacmaliklar bu fotoda gizlenmis sanki.. Bugün sadece üzerine konusabiliyorum ama o dönemlerde depresif olup cikmistim bile.."

Sonrasinda Bayern'e gelisini, ve o dönem ortaya cikan depresif kisiliginin tedavi asamasini ve aslinda orta sahada oynamak istedigini ve kimin hangi pasa ihtiyaci oldugu bir icgüdü olarak kendisinde yer ettigini ama sakatliklar ve Bayern formasinin agirligini tasiyamadigindan kendisine dar gelen sag kanata zorunlu gecisinden bahsediyor.. Ice kapanik olusunu ve bunun yaninda misal Roque Santa Cruz'u kiskandigini, her daim istedigini ve kalbini herkese acabildiginden bahsediyor.. Ben bir Effenberg degilim, onun kadar sert ve "cool" bir sekilde kalamadim bu alemde diyor.. Acilamadim, acamadim kendimi disari ..

Hoeness'e cok cok tesekkür ettigini, sonuna kadar bana inandigini ve basarabilecegimi inandigini söyler iken cok baska bir zaferi tattigini ama malasef onu da hayal kirikligina ugrattigindan dem vuruyor.. Ben kendi kendimi yaraladim diyor Deisler.. Kurtarilmaya ihtiyacim vardi belki ve bir acidan futbol adina kurtarilamadigini.. Düsünebiliyor musunuz Alman Futbolunun kurtaricisinin kurtarilmaya ihtiyaci oldugunu diye devam ediyor..

Bir gün Berlin otobüsünde iken üc genc gördügünden bahsediyor. ücünün de omuzlarinda Okul cantasi oldugunu ve onlarla o dönem hayatlari degis tokus yapmayi ne kadar istediginden ve asla bugun futbolu birakma kararindan dolayi pismanlik duymadigini da ekliyor Deisler.. Toplamda yasadigini kimsenin yasamadigini, yasayamacagini söyler iken büyümeye zaman yoktu diyor.. 15 yasimdan beri sirtimda cok agir yük tasidim ve bir süre sonra agir geldi, yapamadim diyor..

Simdi ise kitap yazdigindan bahsediyor ve son olarak nasil kapansin bu dosya derken su cümle ile bitirilmesini istiyor her seyin..

"O kendi yolunu buldu sonunda.."

6 yorum:

ti esti to dedi ki...

valla benimde içime dokundu ha.

Daima Fenerbahçe! dedi ki...

Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar'ı aklıma geldi birden. saygı duyarım bütün tutunamayanlara.

çikozi dedi ki...

Gecen sene Berlin´de görmüstüm kendisini fotograf cektirme talebime cok antipatik bir sekilde olumsuz cevap vermisti.Psikolojik sorunlari sakat olmadigi zamanlarda bile mevcuttu,yani herkesin bildigi gibi genc yasinda yasadigi sakatliklardan dolayi psikolojisi bozulmadi bence.Aldigi yüksek ücretler ve kendinden beklenilenleri bir türlü veremedi Deissler.Lüks yasam konusuna gelince hala Berlin´in lüks,zengin mekanlarinda görmek mümkün kendisini.

Borges dedi ki...

Cikozi: Röportajinda bundan da bahsediyordu.. Imza icin gelen insanlarin gereksiz sorularindan, bundan duydugu rahatsizliktan.. Bana göre cok yetenekli bir futbolcuydu.. Psikolojisi ise Berlin'de bozuldu derim ben. Aldigi paranin, kontosuna yatanin BIld'e kapak oldugu dönem sonrasi Berlin halki ile yasadigi dönemde basladi, Munihde ise devam etti.. kendine de gelemedi..

extensor dedi ki...

En çok koyan nedir diye düşündüğümde. Büyük yeteneğinize rağmen sakatlıklar yüzünden istenilen düzeye bir türlü ulaşamamak sanırım. Hatırlarsanız Aceto Emre Belezoğlu için yazmıştı bir post. Pinokyo resmi vardı üstte de. Diyordu ki o Emre yıldız çocuk olamayacağını anlamıştı. Belki de bu yüzden bu kadar agressifti.
Deisler agressif te olamayınca işler sarpa sarmış. 27 yaşında mı bırakmıştı futbolu? Bende beğenirdim kendisini zamanında...

neverLander ® dedi ki...

röportaj içime oturdu harbiden. severdik kendisini.acı çektiği son dönemlerinde belliydi zaten.