23 Nisan 2009

Besiktas'in Michael Fink Transferi.!




Michael Fink'i nasil biliriz ? Iki gündür bana sikca sorulan soru budur. bir kiyas yaparak derdimi daha iyi anlatabilecegimi düsünüyorum. Cok genel bir sekilde degerlendirme yapilacaksa da ortalama Bundesliga takimlarinin kayda deger, istikrali defansif orta saha oyuncusudur. Sampiyonlar Liginde oynayacak bir takima transferi kesinlik kazanmis durumda. Burada Wolfsburg böyle bir hamleyi ancak kadro genisligi acisindan yapabilir zira Joshue'nin yedeklenmesi gerekir ama ilkonbirde oynamasi süpheli olur. Bayern'de oynayacak düzeyde bir performansi yoktur ve Stuttgart-Hamburg takiminda da ihtiyac yoktur.. Haliyle Besiktas'a transferi kesindir bana göre..

Ernst-Fink Farki.!

Her seyden öte biz Ernst'i iyi taniriz. Ernst, büyük takim futbolcusudur ve Fink ile arasindaki en buyuk fark budur. Ernst, Bremen,Schalke gibi üst düzey takimlarda oynamis ve dahasi Sampiyon olup milli takima yükselmistir. Baska acidan uluslararasi deneyimi de hayli fazladir. Bu avantajindan da olasi bir Sampiyonlar Ligi macerasinda Besiktas cok iyi faydalanacaktir. Ernst konusundaki tek sikayet gelisen futbolun icerisinde üst düzey takimlarda yer alan defansif orta sahalarin tekniginin cok daha iyi olmasi gerekirliligidir. Türkiye Süper Liginin daha cok mücadele üzerine kurulu oldugunu ve cagin futboluna henüz ayak uyduramadigi gercegini de düsündügümüzde buraya cok iyi bi sekilde oturmasi cok da sasirtici degil. Bir baska acidan Ernst'in takima yaptigi katkinin bir kisminin türk futbolseverleri tarafindan cok net gözlemlenebilir olusu onun buradaki futbol yasantisini da kolaylastiran etkenlerden.. Hali hazirda Ernst'in futbolunda göze batan özelligi yani bir orta saha oyuncusunun yapmasi gereken savunmayi büyük bir Bundesliga klubunde oynayabilecek seviyede olmasi nedeniyle konumu bellidir.

Fink, Ernst kadar olmasa da mücadelesi de vardir ve bunun yaninda Ernst'den ofansif anlamda takima katkisi daha fazladir. Biraz daha modern bir defansif orta sahadir diyebiliriz. Bu Bundesligada önemlidir ve örnek olmasi acisindan Jermaine Jones ile olan iliskilerini belirtmeliyim sanirim. Ernst'in Fink'den daha kaliteli bir oyuncu oldugu gercegi bir yana Frankfurt takiminda iken Jermaine Jones, Fink'in önüne gecemedi. Ve fakat gerek artan performansi gerekse de cok daha modern bir orta saha oyuncusu olmasi nedeniyle Schalke takiminda Jermaine Jones, siralamada Ernst'in önüne gecmisti. Ve fakat bizim ülkenin liginin oynadigi futbolun ihtiyaci olan oyuncular, Avrupa liglerine göre farkli özellikleri bünyesinde bulunduruyor ve bu acidan Ernst, asagida da incelenecegi gibi cok cok daha iyi bir transferin öznesidir.

Orta saha yerlesimi icerisindeFink, Ernst'in bir adim önündedir. Defansif degil daha cok orta sahanin ortasi asil yeridir. Istikrarlidir, kartlarla iliskisi yok denecek kadar azdir.Hayatinda sanirim tek bir kirmizi karti dahi yoktur. Oynadigi takima katkisi ofans ve defans anlaminda bir büyük takim seviyesinde olmasa da ortalama takimlarin da vazgecilmezidir ve bu lig de Bundesligadir.

Tüm bu gercekleri de dikkate alarak ben size onun en iyi özelligi nedir sorusunun cevabini vereyim. 12 yil boyunca Stuttgart takiminda ögrencilik yapmasindan kelli taktisel acidan kendisini cok iyi gelistirmistir ve bu yüzden Frankfurt takiminin orta sahasinin lideridir. Lider oyuncudur Michael Fink..

Ülkemizde Lider oyuncu kavrami henüz pek anlasilamiyor ve genellikle efendilik ile karistiriliyor. Fink, teknik direktörün iceride verdigi taktigin sahaya yansitilmasinin en önemli aracidir. Alman milli takiminin bu acidan Ballack'idir. Orta sahanin ne yapmasi, nerede durmasi ve dahasi taktisel acilimin getirilerini yanindaki futbolculara verdigi direktiflerle uygulatan insanogludur ve Frankfurt teknik adaminin bu acidan en güvendigi isimdir. Disiplinli, ne yaptigini bilen ve yanindaki oyuncularin lideri konumundadir her zaman.. Bu nedenle cok degerlidir ve bu yüzden Funkel ondan vazgecmek istemiyordu, ortalama bir performans gösterse dahi. Eger ki bu acidan ele alinip transfer ediliyorsa tam isabet derim. Bonservisi elinde ortalama Bundesliga performansini bir ömür sürdürebilecek disiplini de yanindadir. Takima en büyük katkisini liderlik vasfi ve istikrarli bir sekilde sahada olmasiyla saglar. Bir ortalama oyuncu bazen sizin sahadaki kalbinizdir ve bu Fink olabilir. Lakin türk oyunculara liderlik edebilmesinin pek de kolay olmadigini belirtmeye gerek yok sanirim. Her ne kadar Ernst'in o tam olmasi gereken yerde bitmesi ve sahada bulundugu noktalarin ölümcül anlami görülmese de kosmasi, enerjisi ve kaptigi toplarla türk futbolseverlerin kisa zamanda gönlüne taht kurmayi basarmsitir ve bu Fink icin o kadar kolay olmayacaktir. Bunun yaninda Ernst'den daha cok goller atip asist özelligi ile de sahada yer alacak olsa da.. Lincoln meselesi de bir örnektir, sahadaki oyuncuyu teknik adam güzel bir sekilde konumlandirmasi gerekir. Fink'in buna ihtiyaci var, Mustafa Denizli ve Tayfur Havutcu almanca bilmektedir, bu acidan iletisim kolayligi da söz konusu. Frankfurt takiminda oldugu gibi ona bahsettigimiz sekilde sahada rol bicilirse onun cok baska bir özelliginden yararlanip besiktas kendisine en az üc yil bozulmayacak bir sistem insa etmis olacaktir.




Fink neden transfer edildi sorusunun cevabini aramalidir Besiktaslilar. Cisse'den elbette daha iyi bir performans sergileyecektir ve fakat Sampiyonlar Ligi serüveni icin ortalamanin üzeri bir yetenege bence sahip degildir. Mevzubahis salt futbol yetenegi ise bu ne kadar dogru bir tercih orasi tartisilir.. Bielefeld, Frankfurt gibi takimlarin degismez futbolcusu iken Wolfsburg,Stuttgart,Schalke,Bremen gibi takimlarin da degismez yedegi olabilecek bir futbol ortalamasi vardir Almanyada. Ki Frankfurt takiminda bu sene iyi isler yapmasina ragmen sorunsuz bir sekilde oynayip bugünlere gelmesinin en önemli nedeni de Chris ve Bajramovic gibi iki önemli rakibinin sakatligidir daha cok.. Misal bosnak Bajramovic'in oldugu yerde performans olarak birinci tercih degildir gibi.. Ama Funkel onun degerini cok iyi bilen bir teknik direktördür. Antrenörü rahatlatan oyunculardandir der onun icin, en güvendigi oyuncusudur, bir timin basina gecirirsin, direktifleriyle yönetir ve yer yer performansi da buna ayak uydurunca Frankfurt gibi takimin vazgecilmezi olur. Toplamda Fink sadece saha ici performansi degil saha disinda da etkili bir oyuncu olarak degerlendirilmelidir.

Bir baska ayrinti sudur: Menacerlik sirketi Rogon.. Bu sirketin elinin altinda bulunan futbolcularin sürekli Türkiye Süper Ligine transfer ediliyor olmasi da ilginc. Cok fazla futbolcu var, Grafite'den Renato Agusto'ya kadar.. Ernst ve Fink buraya dahildir. Keza Lincoln,Meira,Marcelinho ve hatta dedikodusu olan Marcelo Bordon gibi diger oyuncular da bu sirketin futbolcularidir. Sorumlu insanlar, bizzat kendileri oyunculari görüp üzerine düsmüyorlar, daha cok kendilerine sunulan futbolculardan bir tercih yapiyorlar.Tüm bu ayrintilara ragmen Fink, nerden baksaniz iyi bir transfer öznesi gibi duruyor. Öncelikle Bonservisi yok, Frankfurt takiminda aldigi para yaklasik bir milyon euro idi. Fink daha fazlasini istedi ve bunu ona Besiktas verdi. bu konuda da hemen bir parantez acalim. Ernst Schalke'de aldigi ücretin hemen hemen aynisini burada aldi ve sadece Bremen'de yildiz iken yaptigi sözlesme sona erecekti ve belki Schalke klubü ona 2 milyon Euro'nun üzerinde bir sözlesme teklif etmeyecek idi.Burada ayni parayi üc yil daha garantiledi. Bir fark budur sadece.. Fink ise biraz fazla da asla bir bucuk milyonu en fazla bulur sanirim. Zira uzun süre Frankfurt takimindan istedigi sözlesmeyi beklemistir ama biraz artis olsa da Fink'in istedigi rakama gelmemistir Frankfurt yönetimi. Toplamda iyi bir atilim gibi gözükse de ne kadar bilincli yapildigini sanirim oynadigi zaman görecegiz.

Velhasil;

Michael Fink, defansif ve daha cok merkezi orta saha olarak Türkiye Süper liginde Besiktasi cok rahat idare eder ve fakat Besiktas takiminin sürekli oynayacagi Fink-Ernst orta sahali sisteminde Hagi,Lincoln ayarinda bir ofansif orta sahaya ihtiyaci vardir. Ya Delgado ve Serdar Özkan üst düzey performans gösterecektir ya da Delgado'nun satilip yerine güzel bir on numara alinmasi zorunlu olacaktir. Bu benim on numara askimdan kaynaklanmiyor, Fink yerine defansi da olan ama daha ofansif bir orta saha alinsaydi isler degisirdi. Sistem takimi olup istikrar saglama adina önemli bir adim iken Michael Fink transferi ayni zamanda ne kadar Ernst'den daha ofansif yapida olsa da bu hamleyle iki defansif orta sahali secenegi de isaretlemis oluyorsunuz. Kanatlarda oynayan oyuncularin da Ribery-Messi olmadigi düsünülürse Sampiyonlar Ligi basarisi icin üst düzey bir Delgado-Serdar Özkan performansi ya da tek basina Denizli taktisel mucitesi sart kosulmus oluyor. Eger burada basari saglanmaz ise konu Fink'in basarisizligindan Ernst'e kadar ilerleyecektir Schalke'de oldugu gibi.. Transfer edilen oyuncudan alinan verim onun sizin oyun sisteminizde nasil bir yere sahip oldugu ayrintisinda gizlidir. Bir ihtimal Ernst-Fink ikilisi Serdar Özkan'a yildiz oyuncu olma ya da Delgado'nun yeteneklerini daha rahat sergileme yolunu acabilir.

Nasil bir performans gösterecegini bekleyip görecegiz sanirim..

31 yorum:

Şairler Parkı dedi ki...

Borges çok teşekkürler. Ernst transferi ile şaşırtmıştı bizi yönetim, hamlesi ile. Fink'de de şaşırdım ben. Yönetimin işi değil bunlar, Denizli-Tayfur'un işi, öyle gözüküyor. Bu transfer sonrasında Cisse gider, gidecekler arasında Zapo da olacak sanırım. O'nun da gidişi ile ofansif bir oyuncu düşünülebilir. Ancak zaten elimizde fazlaca yabancı oyuncu mevcut. Şu an 8, oyuncumuz gitse ve Fink gelse 7 oluyor yine. Muhtemelen Delgado'nun verimi yükseltmesini bekleyeceğiz.

Yazdıkların doğrultusunda umutluyum açıkcası.

Ege

T. Egemen Gul dedi ki...

Onumuzdeki sene Tayfur-M.Denizli beraberligine bir de Sergen eklensin istiyorum. Hoca yanlış yapiyosun diyebilecek bir adam Sergen ve fakat Tayfur değil. Eğer boyle olursa onumuzdeki 3-4 sene guzel geçer benim ve Beşiktaş taraftarı açısından.

Son birşey.. Borges, o kadar çok "ve fakat" kullanmışsın ki bir an ulan ne zaman yazdım ben bu yazıyı diye düşündüm.

Bi ara şuna bi tıkla, vakit geçsin - http://daemnia.mybrute.com/ - :)

Borges dedi ki...

Sairler Parki: Eger ki bu yazidan umutlu isen Denizli'nin bilincli bir hamlesi olarak Fink transferi gerceklesmis diyorsun ve bu acidan gercekten cok iyi.. Ya da Fink-Ernst ikilisinin takima ofansif yildiz oyuncuyu yaratacagina inaniyordundur ve bu da iyidir..

T.Egemen Gül: Üc yorum dört mail aldim ve yazdim bu konudaki fikrimi ama acele bir yazi oldugu icin tekrarlar veyahut sorunlar kesinlikle vardir, ama kosullar ölcüsünde elden gelen budur..

Adsız dedi ki...

Fink ise biraz fazla da asla bir bucuk milyonu en fazla bulur sanirim-
cümlesini anlamadım

Borges dedi ki...

Frankfurt'un verdiginden daha fazlasini besiktas'tan alsa da en fazla 1,5 milyon eurodur yilligi..

Noat SamisA dedi ki...

Bu transferde de en doğru bilgiyi yine Borges'ten alırdık, bunu biliyorduk.Ama şimdiden haberlerin, ortaya çıkması ve yalanlama yapılmaması, dolayısıyla da bu yazının şimdiden yazılması kötü oldu.Daha takımın CL bileti garanti değil, eğer imza atılmışsa kötü bir sürpriz halinde Fink kendisi için daha da kötü bir sürprizle karşılaşabilir.

Mevcut kadronun taktik değerlendirmesinde Fink transferinin anlamı şudur galiba: Ernst-Fink orta sahası ve arkasında dörtlü.Beşiktaş'ın 6+4 bir omurgası olacak, bu yapı daim olacak.Öndeki dörtlüye ise Holosko, Serdar, Delgado, Yusuf, Bobo, Aydın, Tello, Erkan ve Nobre; belki hiçbiri Arda veya Alex değil ama toplamından seçilen dörtlü her daim belli bir hücum gücü üretecek seviyede.Toplamın gücü, Türkiye'de başka hiçbir takımda yok.Beşiktaş'ın bir omurga oluşturabilmesi ve bununla en az 3-4 sene bir şekilde kupalar alıp, sürekli başa oynaması mevcut mali durumun tolerasyonu için gereklidir.Fink transferi ile oluşacak takım tertibi bu anlamda dahi çok değerli.

Beşiktaş Ernst'ten gol katkısı da aldı, maç başına 3-4 ceza sahası dalışını da görüyoruz.Defansif meziyetlerine zaten diyecek yok, kendisini çıplak gözle izleyince futboluna çok daha saygı duyuyorum.Fink eğer daha ofansif bir orta saha ise Ernst'in yanına doğru partner gibi görünüyor.CL başarısı konusu ise kıstasa göre değişir.Benim kıstasım -muhtemel- CL katılımında gruplarda Ertuğrul Sağlam'ın 6 puanını aşabilmektir.7 puan da büyük olasılıkla 3. sırayı getirir.Bu da benim gözümde yeterlidir.

Teşekkürler Borges, selamlar...

Bellamy. dedi ki...

planlı bir şekilde oyuncu takip edilip doğru zamanda atılım yapıldıysa 10 numara transfer derim. ama almanya'da bonservisini eline alan oyunculardan mevkisinde biraz daha iyi görünen bir oyuncu olarak alındıysa hoş olmaz. ne kadar doğru bilinmez bizim medyamızdan fakat ernst'in de bu transfer için görüşlerinin alındığı ve özellikle fink'in gelmesini istediğini yazıldı. kalpten inanıyorum ki sadece kasetlerini izleyerek almamışlardır, sahada duruşuna bakıp da karar vermişlerdir.

sonuç olarak beşiktaş'ın transfer politikasının biraz daha geliştiğini görmek umut verici. kleberson'u piyasası iyi diye almak, cisse'yi kelepir diye almak, seric'i bonservissiz diye almak, gordon'u drpic'in yerine almak gibi bir sürü yanlış yapıldı. umarım bu sefer tello gibi doğru bir atış olur.

Borges dedi ki...

Noat Samisa:

"Bu transferde de en doğru bilgiyi yine Borges'ten alırdık, bunu biliyorduk.Ama şimdiden haberlerin, ortaya çıkması ve yalanlama yapılmaması, dolayısıyla da bu yazının şimdiden yazılması kötü oldu.Daha takımın CL bileti garanti değil, eğer imza atılmışsa kötü bir sürpriz halinde Fink kendisi için daha da kötü bir sürprizle karşılaşabilir."

Güven icin tesekkürler her seyden önce. Ama bana mail atan besiktasli arkadaslar kesin oldugu konusunda görüs bildirdiler ve son post'a gelen yorumlar da eklenince benim tercihim olmaktan cikti bu analiz.. Ben de biraz daha beklemeyi düsünüyordum isin acikcasi ama baska acidan yüzden doksan kesin gibi.

"Mevcut kadronun taktik değerlendirmesinde Fink transferinin anlamı şudur galiba: Ernst-Fink orta sahası ve arkasında dörtlü.Beşiktaş'ın 6+4 bir omurgası olacak, bu yapı daim olacak.Öndeki dörtlüye ise Holosko, Serdar, Delgado, Yusuf, Bobo, Aydın, Tello, Erkan ve Nobre; belki hiçbiri Arda veya Alex değil ama toplamından seçilen dörtlü her daim belli bir hücum gücü üretecek seviyede.Toplamın gücü, Türkiye'de başka hiçbir takımda yok.Beşiktaş'ın bir omurga oluşturabilmesi ve bununla en az 3-4 sene bir şekilde kupalar alıp, sürekli başa oynaması mevcut mali durumun tolerasyonu için gereklidir.Fink transferi ile oluşacak takım tertibi bu anlamda dahi çok değerli."

katiliyorum kesinlikle. Bu altili iskeleti olursa baska acidan öndeki ikilinin senin deyiminle kenarlardaki ofansif performansi artacaktir ve ayni sekilde gezin forvetler olursa tadindan yenmeyecektir belki de. Misal su yapida bir Serdar Özkan, Arda'dan daha ofansif bir anlayisi sahada gösterebilir, isimlerden ziyade onlarin verimliligi artiracak kosullarin daha önemli oldugunu dusunuyorum.

"Beşiktaş Ernst'ten gol katkısı da aldı, maç başına 3-4 ceza sahası dalışını da görüyoruz.Defansif meziyetlerine zaten diyecek yok, kendisini çıplak gözle izleyince futboluna çok daha saygı duyuyorum.Fink eğer daha ofansif bir orta saha ise Ernst'in yanına doğru partner gibi görünüyor.CL başarısı konusu ise kıstasa göre değişir.Benim kıstasım -muhtemel- CL katılımında gruplarda Ertuğrul Sağlam'ın 6 puanını aşabilmektir.7 puan da büyük olasılıkla 3. sırayı getirir.Bu da benim gözümde yeterlidir."

Ben ernst analizinde Bundesliga ortalamasini baz alarak görüs bildirdim. Bugün hala daha Ernst icin ayni ifadeler yer alir. Oyun kuruculugu,Delgadolugu,yusuflugu ona biraktigin vakit Ernst'in performansi sorgulanir ama buradaki performansi Bremen'de oldugu günlere yaklasti. Inanilmazdi.. Schalke'de ise Lincoln sonrasi olusan kreatif oyuncu eksikliginin sorumlusu oldu son döneminde ki bilirsin bir takim kötü gidince her sey sorgulanir. Ernst, performans olarak hicbir takimda belirli bir seviyenin altina inmemistir.. En kötü bundesliga futbolcusu dahi türkiye süper liginin defans bölgesinde teknigiyle her daim siritir zaten.

Sampiyonlar Liginde böyle bir hedef varsa veyahut gelecek günler düsünülerek bir kac yila yayilmis bir basari programi yapiliyorsa cok akilli bir transfer de diyebiliriz belki. O sabri taraftar göstermelidir kesinlikle. Ernst-Fink ikilisi istikrar, kartsiz oyun, magazin gündeminden uzak yasam gibi pek cok artisi ile Besiktasa istikrar ve sistem insan edilmesinde cok önemli iki figür olabilecegine inaniyorum, sart Deniliznin takimda kalmasi..

Teşekkürler Borges, selamlar.

Ben tesekkür ederim efendim yorumlar icin.

Bellamy:

"planlı bir şekilde oyuncu takip edilip doğru zamanda atılım yapıldıysa 10 numara transfer derim. ama almanya'da bonservisini eline alan oyunculardan mevkisinde biraz daha iyi görünen bir oyuncu olarak alındıysa hoş olmaz. ne kadar doğru bilinmez bizim medyamızdan fakat ernst'in de bu transfer için görüşlerinin alındığı ve özellikle fink'in gelmesini istediğini yazıldı. kalpten inanıyorum ki sadece kasetlerini izleyerek almamışlardır, sahada duruşuna bakıp da karar vermişlerdir."

Ayni kaygilar esliginde yine de ayni sonuca vardigimi düsünüyorum, umarim ve sanirim öyledir ..

Denizli, pek cok acidan Besiktas'a hic beklemedigim halde güzellikler katmistir, son haftalardaki üc macini izledim ki ben Galatasaray yenilgisinde bunu yazmisimdir, oynadigi futbolu imleyip zaman verilirse gelisecegini ..

delgado dedi ki...

çok teşekkürler Borges...

bu rogon menajerlik şirketi beni korkutmaya başladı, umarım bir tesadüftür. komiteden 1-2 kişi ve mustafa denizli dikkatle izlemiştir kendisini uzun süreden beri, ernst'in de tavsiyesi alınmıştır...

zira vizyonsuzluktan çektiği kadar hiçbir şeyden çekmedi türk futbolu, ve ekseriyetle beşiktaş.

Borges dedi ki...

delgado: Eger Fink transfer edilirse Mustafa Denizli takimda kalmak durumundadir zira bir sistemin parcasi sekilde transferi ancak anlamli olur baska türlü sik sik üzerinden gectigim gibi takimi sirtlayacak yetenekte bir oyuncu degildir.

En kötü sürekli forma giymesi ve daha istikrar, disiplin adina pek cok artisi olmasi sanirim türkiye Süper Ligi icin cok önemli meziyetleri diye dusunuyorum.. O sirketten ben de korkuyorum yavas yavas ;)

extensor dedi ki...

Borges'i ve 've fakat'ları seviyoruz :)
Yakında bütün yazarlar kullanacak bu bağlacı :D

Bilgiler için teşekkürler.
Okudum okudum ve anladığım.
Ayhan kalitesinde ve ayarında bir futbolcu olduğu.

Birazda fiziksel yeterliliklerinden bilgi alabilirsek?
Mesela uzun mudur, zayıf mıdır? Hava hakimiyeti, gücü nedir.
Selçuk, Deniz gibi rakibi dağıtarak mı oynar. M. Topal gibi kibar mı?

Tekniği nasıldır.
10 yaşında futbola başladığına göre top kontrol, teknik gibi futbolun 1. adımlarında iyi olan bir oyuncudur diye düşünüyorum.

Ve mesela uzaktan şutu var mıdır?
Driblingleri ne seviyededir.
Barış, Ayhan gibi yer yer sağ sol kanatları destekler, hücuma zenginlik kazandırır mı?
Yoksa M.Topal gibi futbolu 15 metre kare içerisinde mi oynar.

Mental olgunluğu ne derecedir.
Cesur agrefsif mücadeleden kaçmayan bir adammıdır. Yoksa Mehmet Güven gibi ortasaha ortası olmayı sadece oyun kurmaktan ibaret mi sanar?

Boş olduğun bir zaman hocam oyuncunun oyunculuk yetenekleriyle ilgilide bir yazı güzel olurdu.
Tabi süpriz olsun lan sizinlemi uğraşıcam dersen.
Ona da hakkın var ağabey derim :)

Saygılar, sevgiler, teşekkürler...

Temur dedi ki...

Etkisi artıları ve eksiler ne olur bilemem ama ne yalan söyleyeyim ismini duyunca Şahan Gökbakar'ın "107 gol yiyen takım" skecini anımsadım. O skeçte takımın iskandinav orta saha "dinamosu" Fink vardı. Takımın taktiği " Ahmet aldın topu, at Fink'e," "Necati top sana geldi, at Fink'e" gibi olmak üzere Fi
nk'in üzerine inşa edilmişti.

Borges dedi ki...

Extensor: Ben bazi cevaplari postda verebildigimi düsünüyordum ama yanilmisim, daha ayrintili bir analiz gerekiyor sanirim. Yani ben Ernst'den daha iyi olmamasina ragmen Jermaine Jones'a karsi daha daha avantajli olmasi derken ya da daha modern bir defansif orta saha ya da ofansi Ernst'e göre daha iyi derken bu ayni zamanda tekniginin de bir kiyas sonucu ne oldugunu ortaya koymaya calisiyorum demektir..

Keza taktik acilimi acidan Lider oyuncudur, yanindakilere liderlik eder der iken ayni zamanda mental oldugunlugundan ve hatta belki de en önemli artisinin bu oldugunu dile getirmeye calisiyorumdur..

126 macta 12 gol 10 asist ayrintisini koymadim zira her yerden alinabilir bir bilgidir baska acidan kafasi ne kadar iyidir ? Gecenlerde cok güzel bir gol atti, Hoffenheim'a karsiydi sanirim, süper bir kafaydi. Cok iyi ya da cok kötü diyecek durumda degilim ya da böyle bir farkliligi yok, Naldo dersen kafasi süper derim mesela.. Mertesacker dersen yerden kilciksiz ceker topu derim ama burada kafasiyla ilgili net bir tanim yok. Sutu da fena degildir. bir arkadaslik macinda Paderborn'a attigi bir yarim rövasata var mesela, süper goldü ama toplamda golü ortada..

Biraz da söyle bir sey söz konusu. Simdi Bielfeld ve Frankfurt takiminda oynayip yabanci olmadan üstelik Milli takim artisi olmayan bir futbolcu ancak bu kadar gözlemlenebilir.. Lider oyunculara karsi ekstra bir meraktan dolayi bir kac farklilik buraya eklendi ama toplamda bildigim yazida yazandir, yazmadigim ama varolan ayrintilar da bilmediklerimdir daha cok..

idare edeceksiniz ya da daha iyi bilgileri veren sitelerden tek tek alacaksiniz efendim.

Biz de seni severiz sevgili extensor;)

extensor dedi ki...

Sağol Borges.
Açık söyleyeyim ve biz Türklerin yapmayı sevmediği şeyi yapıp hak edenin hakkını vereyim;

Alman Ligini ve oyuncularını senden daha iyi öğrenebileceğim bir adres tanımıyorum.

Bir arkadaşım msn'de sordu Fink diye biri Beşiktaş'a gelmiş ne düşünüyorsun diye. Ben bilmem al bu adrese bak dedim.

Hem benim yetersizliğimden (yabancı dilim yok)
Hemde basının yetersizliğinden...(Türk basını)
Senin değerli analizlerinin üzerine çıkabilecek bir yazı bulabileceğimi sanmıyorum...

Ki bana da Bosnalılar sorsalar efendim. Kerem Şeras'ı biz Bosna Hersek ligine aldık ne düşünüyorsunuz diye...

Efendim serttir, hakeme çok itiraz eder vs diyebilirim.

Haklısın ne kadar çok izleyebilirsek o kadar yorum yapma gücümüz olabiliyor bazı konularda...

Borges dedi ki...

Extensor: Tesekürler.. Bloglarda muthesem analizler var, yer yer kendi blogunda da cok hos yerleri isaret ediyorsun. Ilgi alani meselesi daha cok.. Noat'dan iyi Premiere Lig takibi yapilabilir mi ? Ya da Ispanya-italya Aceto ? Daha cok ilgi alani ama futbolcu kucuk takimda oynadigi vakit cok da ayrintili olamiyor haliyle..

Redman dedi ki...

Acaba Fink'i yazmis midir diye umutla girmistim bloga. Bekledigimden cok daha fazlasini buldum. Tesekkurler Borges.

Daha takimin ligi nerede bitirecegi ve Denizli'nin kalip kalmayacagi bile belli degilken bu transferin - Besiktas acisindan - sebebi ve olasi sonuclariyla ilgili kafa yurutmemekte fayda goruyorum. Zira mevcut yonetimin bugune kadar akil-mantik kullanarak yaptigi icraatlarin sayisi bir elin parmagini gecmiyor malesef.

sss_bjk dedi ki...

slında Fink Türkiye Ligi'ni fazlasıyla götürebilecek, orta sahada pas yüzdesi ve alan paylaşımını çok geliştirecek bir futbolcu ancak denildiği gibi Avrupa Lig'lerinde verimi ne olacak o belli değil. Dünya'da 10 numara kavramı kalmamış, 3 çift taraflı orta sahalı 4-3-3 sistemi uygulanırken bu sisteme geçişi düşünen tek teknik direktör Mustafa Denizli'dir ki bunu Delgado gibi bence vasata bile ulaşamayacak bir 10 numarayı orta 3'lünün ileriye en yakın bölgesinde oynatarak yapıyor. Bunun yanında öndeki Bobo tercihinin Türkiye'de bile iş yapmadığını düşünürsek ileriye mutlaka takviyeye ihtiyaç vardır, bence Bobo elden çıkartılarak. Bunun dışında Delgado'nun yerine Kallstrom tarzında pas yüzdesi çok yüksek, orta saha özellikli, derin ve uzun pasları çok etkili ve sert şutları olan bir futbolcu tercihi takıma inanılmaz bir güç katacaktır. Önde de oyunda olan, dribbling özellikli, defans arkasına koşu yapacak ve karşı takım defansını rahatsız edecek bir futbolcu takımdaki Türkiye koşullarındaki tüm sorunu ortadan kaldıracaktır. Ama dediğim gibi Avrupa hem de Mustafa Denizli ile bir hayli zor gibi gözüküyor.

stalker dedi ki...

böyle yavan yorum yazmayı sevmiyorum ama hakkınızı teslim etmek için bi teşekkür etmek gerek. medyada bulunamayacak doyurucu bir analiz yapmışsınız. teşekkürler..

Malvinas dedi ki...

Analiz için ellerine sağlık, en azından gelecek adam hakkında bir önbilgimiz oldu ama benim içimi ferahlatmadı bu transfer açıkçası.

Fink transferinden sonra aynı Noat'ın dediği gibi 6 kişilik bir savunma grubuna sahip olacak Beşiktaş. Bu durumda kanatlara da birer oyuncu eklediğimizi düşünürsek geriye sadece 2 adet hücum oyuncusu kalıyor sahaya yerleştirebileceğimiz. Peki bu 2 kişi kim olur? Bence Delgado olmaz ya da olmamalı diyim. Delgado olmaz ise orta sahaya yakın bir Nobre'ye ve ileri uçta Bobo'ya ne dersiniz? Nobre'nin bu görevi yapabileceğine inansam bile riskli... Peki Çift santrafor oynayıp kanatların içeriye de kat edebilen oyuncular olmasına dikkat edilse? Tello bu işi pekala becerir, zaten hali hazırda ufak ufak yapıyor, ama bu durumda onun arkasını da sağlama almak gerekir artık(ibo out). Fakat sağ tarafta bunu yapabilecek bir isim maalesef yok. Üzücü ama ben Serdar Özkan'ın o nosyonda bir oyuncu olduğuna inanmıyorum, keza Holosko'da öyle. O bölgeye daha ziyade Deivid tarzı içeri katetmeyi beceren bir isim ister....

Tüm bunları geçtik, 10 numaralı oynatalım dedik Beşiktaş'ı(ki bence büyük hata) bu durumda oraya koyabileceğiniz yegane adam Delgado(şampiyonlar liginde de yusuf'la oynanmaz artık) olacak önüne de tek bir forvet alternatifi. Beşiktaş bunu bu sezon bir kaç defa denedi hiçbirinden de olumlu sonuç alamadı(cisse-ernst-delgado-bobo).

Sonuç olarak bu transfer Beşiktaş'ta bir çok taşı yerinden oynatacak bence, çift forvet arkası 10 numaralı futbola inancını çoktan yitirmiş biri olarak isterdim ki Beşiktaş Enrnst'in yanına oyun kurabilme becerisi olan bir adam alsın, bu adam aynı zamanda savunmaya da yardım etsin. Tamam Pirlo gelsin demiyorum ama hatırlayanlar bilir; Zlatko Yankov'u!..

Tüm analize bakıldığında olayın kanatlarda bittiğini de ayrıca belirtmek lazım. Evet Ribery veya Messi yok o bölgede ama Beşiktaş da Bundesliga ya da La liga'da oynamıyor :)

Doğan Arslan dedi ki...

bu mükemmel analiz için teşekkürLer borges..

ben bu ana 6 kişiye bir de tello yu ekleyerek yedilemek gerektiğini düşünüyorum..sol ortada bu işi kotarabilecek yegane isim su an o..
geriye 3 kişi kalıyor ki bu kadro genişliğinde bence büyük sıkıntı yaratabilir..bobo,nobre,holosko,delgado,yusuf,serdar özkan dan 3'ü kadroya girebilcek ve gerisi uzun süreler kenarda oturabilir...
bu handikapa yabancı sınırı olayı da girince işler iyice karışıyor tabiki..
sivok,tello,ernst,fink in yeri garanti dersek geriye 2 yabancı hakkı kalıyor. bu da bobo,holosko, delgado dan birinin yedek kalması anlamına geLiyor..Hocanın görmesi gereken nokta da burda açıga çıkıyor bence..Bu 3lü den hangi kombinasyonu sahaya sürerse sürsün efektif bir gol veriminin alınacağını düşünmüyorum..çok bilinmeyenLi denkLem buna deniyor sanırım:)

delgado dedi ki...

@Malvinas

hocam 6 kişilik savunma hattı gerçeği doğru, ama bu 6 kişilikten birinin adı da fabian. fink'in de fabian kadar ofansif özelliği olduğunu düşünürsek, kalan 4 oyuncu bile fabian ve finklerden oluşabilir bence. top bizdeyken ne yapması gerektiğini bilen adam gelsin yeter ;) 3-4 kritik ara pasından daha önemlidir benim için bu. fabian şu 3 ayda, delgado'nun 2,5 senede verdiği hücum katkısının daha fazlasını verdi.

marek sapara'yı hiç izlemedim, ama anlatılanlara ve özetlerden izlediklerimize göre (ve olmazsa olmaz fm profili tabi) fizikli, sağlam bir ofansif ortasaha. yani 4-3-3'teki 3'lü ortasahanın önü için biçilmiş kaftan, şu an denizli'nin delgado'yu oynattığı yer yani. eğer hepimizin ortak karara vardığı-ayağı yere iyi basan, dikine ve hızlı oynayan bir ofansif ortasaha bulursak, savunma ve ortasaha hattında en az 4 yabancı olacak: sivok-fabian-fink-yabancı ortasaha-sağ veya sol bek transferleri(yabancı olursa). yabancı çünkü denizli'nin fabian-fink'in önünde oynatmak isteyeceği bir adam yok türkiye'de. ben delgado'nun sol kanatta oynatılması taraftarıyım, önceden bu fikri pek benimsemesem de kabul etmeliyim ki delgado gibi yaratıcı ve fark yaratabilecek bi adam bu sistemde anca kanatlarda oynayabilir, etti 5 yabancı. nobre'nin de gelecek sezon birinci santraforumuz olacağını umut ederek, sağ forvetimizin olacağı yer (holosko-serdar özkan) ve sağ-sol beklere kalıyor diğer yabancı hakkımız (holosko'yu düşünmüyorsak tabi).

bu arada olmazsa olmazımız tello'yu unutmuşum bi şekilde :) beşiktaş'ta hayal ettiğim 4-3-1-2 sisteminde sol içe tello'yu uygun görüyordum, şimdiki 3lü düzende de fabian-fink'in yanındaki diğer eleman olabilir aslında. yine de fizik-kondisyon açısından en iyi günlerine dönmek zorunda, bu görevi kotarabilmesi için.

Baho dedi ki...

Öncelikle bu çok ayrıntılı analiz için teşekkürler. Beşiktaşın transfer politikası bence bu sezon sonu ligi nerede bitirdiğiyle alakalı olacak. Serdar özkan ve Delgado ile devam edilmemesi gerekiyor. Cisse Zapo Bobo zaten gidici gözüküyor. İyi bir forvet ve onu destekleyeck orta saha oyuncusu gerekiyor ki bu Fink kesinlikle değil. beşiktaşın su anki görünümünde arkası sağlam zaten Finkle birlikte daha da iyi olur. Fakat Mustafa Denizli hucum organizasyonlarında takıma bir şey veremedi. gol sıkıntısı çekiyor beşiktaş ancak 1 gol atıp öne gectikten sonra açılıyorlar. Holosko bu takımda her zaman oynar fakat daha bitirici bir forvete ihtiyacı var Beşiktaşın.

Borges dedi ki...

Baho: Bir seyi atliyorsunuz.. Modern dizilim konusunda aslinda Besiktas iyi bir adim atmis olabilir. Yani büyük liglerin büyük takimnlarinin orta ikilisi artik iki defansif orta sahadan olusuyor.. Bu defansif orta sahalarin kalitesi liglere ve takimlara göre degisiyor.. Simdi besiktas bu ikili orta saha ile iki saglam beki kotardigi vakit dört tane hucumcu oyuncu ile sahaya cikabilir, arkasi saglam.. Daha dogrusu degerlendirme hep eksik kalacaktir, denizli cikip da kafasindaki plani söylerse ona göre bir yorum ancak yapilabilir..

Ama uygulanan modern sistemin olmazsa olmazi defans dörtlüsü dahil gerideki adamlarin topa hakim olma becerisidir.. Dolayisla 10 numaraya ihtiyac duymadan kanat aksiyonlarinin yani sira bekleri de hucuma cikarip cesitli set hucumlari ile muhtesem bir takim yaratabilirsiniz.. Postun da son cümlelerinden birisi Denizlinin taktisel anlamda mucize yaratma ihtimalidir. Bu oyuncuyu eger Magath alsaydi "helal" derdim, ona uyar cunku.. Ama Denizli ve üstelik "yabanci" kontenjaninda böyle bir oyuncu alimi takimdaki sistemin belirleyicisi olacak sekilde taktisel deha yaratamayacaksa, ben de sizin gibi bakiyorum.. Daha effektif bir oyuncu alinmaliydi gibi üst düzey bir sampiyonlar Ligi basarisi icin..

Sonuc itibari ile her sey Denizli'nin kafasinda oyuncudan nasil bir verim alip neye göre transfer ettigi ile ilintilidir, bu yüzden de menacerlik sirketi ayrintisini da isledim, bilincli bir hamle mi yoksa sunulanlarin arasindan en iyisi oldugu icin mi ?

-okuyan, okumakla kalmayip begenisini dile getirme zahmetine katlanip yorum birakan herkese tesekkürler..

..... dedi ki...

Cok fazla blog takip etmiyorum (aceto pennearabitia) başka hiçbirine de yorum yazmışlığım yoktur. fakat bu kez kendimi alıkoyamadım yazıyı okuyanlar bile (galiba ayıp olmasın die:)) uzunca yorum yapıyorlar. hiç üşenmeden tüm yorumlara yorum yapıyorsun bana sölemek tabiki düşmez fakat yazıların kadar karakterin de adam gibi saol borges!

Borges dedi ki...

güzel düsüncelerin icin tesekkürler.

Bu yorum birakma kismi biraz zorluyor beni. Bazen telefondan bile yorumlari onaylayabiliyorsunuz ama cevapsiz birakmak biraz nezaketsiz bir tutum gibi geliyor, oysa her yoruma bir cevap da cok mümkün degil, cevabi olsa da..

Baska acidan benim keyif aldigimd ve hedefledigimdir zaten yorumlarla iletisime gecip muhabbet eder tarzinda bir paylasim ortami dogurmak. Bu blog bu yüzden yazilip ciziliyor aslinda..

...... dedi ki...

borges:Pek bir bilgim yok ama blog ortamında ya da internette iletişim kurmak zor olsa gerek en azından samimi iletişim..
İstegim seni tebrik etmekti pek de bu konuda bilgin sayılmasam da harika bir iş yapıyorsun en azından saygı insanlık bağlamında..
Bundesligayı senin blogundan daha iyi takip edebilcegim bi yayın organı ya da blog olmadıgına eminim tebrik ederim gzl işler yaptıgın için..

Tribal Enfexion dedi ki...

Borges ellerinesağlık,
yorumlara şöyle bir bakınca herkeste 4-2-2-2 veya 4-1-2-1-2 (değişbilir) beklentisi olduğunu görüyorum. Fakat mustafa denizli biz ne kadar aksini iddia edersek edelim şu anda 5-3-2 yahut 4-5-1 varyasyonları (maça göre) deniyor. hatta 4-5-1' chelsea'nin mourinho dönemindeki 4-3-3'üne bile kayıyor bazen.
tabii bu benim kişisel fikrim.

Fink'in Ernst'den daha ofansif olduğunu belirttiğine göre önümüzdeki sezon ernst'i 4'lünün önünde daha defansif orta saha, Fink'i gavurun deyimiyle box to box midfielder olarak gömemiz olası. bu orta sahanın yanında senin de bahsettiğin gibi kreatif bir ortasaha yer alacaktır diye tahmin ediyorum. Bu da büyük ihtimalle delgado olacaktır.
holosko ve tello'nun bu günki gibi kanatlarda yer alacağını, bunların alternatiflerinin de aydın-serdar özkan olacağını düşünüyorum ben. İleride ise Nobre'nin tek olacağını.

Yani aslında kurgu rüştü-toraman-zan-sivok-ekrem-fabian-fink-delgado-tello-holosko-Nobre şeklinde oalcak büyük ihtimalle.

Tekrar ellerine sağlık diyor teşekkür ediyorum

Gürkan Alkan dedi ki...

Eğer 10 numara kavramını bir kez daha kullanacaksak, ki bu Delgado ile devam gibi bir şey, o zaman Fink yararlı bir tarnsfer olabilir bence. Yok eğer 10 numara olmayacaksa takımda, günüzüm futboluna döneceksek o zaman Fink biraz yetersiz kalabilir. Her iki kanada da oyuncu alırsak(defansa), bence bu haliyle de iyi bir takım oluruz.

Borges dedi ki...

Tribal Enfexion: Dogrudur.. Yani üc orta sahali bir sistem.. dolayisla arkadaki ikili öndeki Delgado'yu parlatabilir.. Tello'nun da varligi aslinda önde klise bir on numaranin varligini kesinlestiriyor gibi..Biz biraz daha cift forvet dizilimi üzerinde durduk ama olmasi gereken su durumda kreatif bir orta saha ve cift önliberolu tek forvet sistemi..

Gürkan Alkan: Dogru bir teshis.. Fink, aslinda cift önliberolu sistemde istikrari ile gayet iyi bir tercih gibi durur iken iki orta saha ve iki forvetli bir sistemde de yetersiz kalacaktir.. Bu yüztden degerlendirme daha cok Mustafa Denizli'nin kafasindaki sablona göre ancak mümkün..

Vendetta dedi ki...

Burada 10 numara yerinde Delgado yerine Tello'yu kullanmak daha mantıklı geliyor bana. Sezon içinde cisse-ernst-delgado-nobre dizilişini denedik ve hücüm yönünden pek verim alamadık. Burada Cisse'nin yerine Fink'in gelmesinin pek bir değişiklik yaratacağını düşünmüyorum. Dolayısıyla 10 numara bölgesine Tello'yu kaydırıp, sol tarafa da Aydın'ı koymak hücum yönünden daha etkili bir kurgu oluşturur benim düşünceme göre. Delgado'nun bu işi kotarabileceğini ne yazık ki sanmıyorum, gönül ister ki o bölgeye Nuri Şahin -veya onun benzeri bir adam- alınsın.

Burada daha önce de bahsedilmiş, beklerin önemi artıyor tabii ki. Ekrem'in hücum özellikleri ve hızı nedeniyle sağ tarafta pek sorun yaşayacağımızı düşünmüyorum. Ancak Deli yerine adam gibi bir sol bek transferi gerekiyor kesinlikle. Basında bu bölge için İsmail Köybaşı (G.Antep) ve Çağlar Birinci (Denizli) isimleri geçti. Bu isimler hakkında ne düşünülüyor, onu da bilmek isterim.

Shaman dedi ki...

Şöyle bir fikrim var bu konuda. beşiktaş maalesef şampiyonlar ligi maçlarında zaten bir 10 numarayı kaldıramaz. takımın fazla yumuşak olmasına sebe olur diye düşünüyorum. türkiye liglerinde ise tello ve yusuf 10 numara eksikliğini rahatlıkla giderebilecek kapasitelerdeler. dolayısıyla ben orta sahada Fink gibi istikrarlı bir oyuncu alınmış olmasından son derece mutluyum.