5 Kasım 2009

Dinamo Bükres - Galatasaray: 0-3



Bir mac yazisiyla daha buradayim. En cok buraya bu yazilari yazamamanin acisini cektim aslinda. Öyle garip yorumlar oluyor ki ben bu yorumlari anlamakta güclük cekiyorum. Dizilimden baslayalim..

4-3-3.. Klasik bir 4-3-3 diyoruz, diyorlar. Neye göre ? Orta sahada varolan oyuncularin baskin olan niteliklerinin ayni sekilde teknik adam tarafindan görevlendirilecegi varsayimina göre.. Misal Baris yerine Elano olsaydi muhtemelen klasik 4-3-3 olmayacakti. Lakin gözden inatla kacirilmak istenilen nokta sudur ki bu oyuncular sahada varolan niteliklerinin disinda verilen belirli bir görev ile sahada yer aliyorlar. Baris Özbek defansif orta sahadir, peki bugün Skibbe-Kalli zamanlarinda oldugu gibi süpürücü mü olmustur yoksa yer yer Nonda'dan bile daha ileride ön ic oyuncusu olarak mi sahada yer almistir ? Dakika 8 Kewell'in ara pasinda Baris Özbek kaleci ile karsi karsiya. Daha da önemlisi takimin en önde oyuncusu. Dakika 10 yine Baris Özbek gole yakin.. Trabzonspor macinda Baris Özbek oyuna giriyor.. Üstelik yaptigi görevi cok net bir sekilde ortaya koyacak iki golde de önemli rol oynuyor ve hala daha "defansif orta saha" olarak anilmasindan dolayi dizilimler ve bunun sonucunda sistemler komedi unsuru gibi.. Yahu adam ön-ic oyuncusu olarak sahaya girmis, sag koridorda tamamen sistem geregi Keita-Sabri ile kombinasyona girip iki golün oradan cikmasini saglamistir, defansif orta sahaligi nerededir Baris'in ? Bugün daha macin basinda Kewell'in pasinda kaleci ile karsi karsiya kaliyordu.. Yirminci dakikada Arda ile yer degistirip saga kaydi.. Ki bu degisimler o kadar cok oluyor ki iyi izleyen gözleriniz varsa cok hos sahneler sizi bekler.. Sabri önde pres yaptigi zaman forvet rolüne bürünüyor ve Sabri de olsa bir kac dakika bu göreve devam ediyor Keita en arkada onun yerini bek olarak alir iken.. Nonda bugünkü macta oldugu gibi Kewell'in oldugu bölgede basar iken Kewell forvete kaymis ve forvet rolünü o süre icerisinde devam ettiriyor.. Total futbolun prensipleri olarak aciklandiginda "eheheh ne total filan" diyorsunuz ama bakin bakalim öndeki beslinin ve beklerin sahada ne zaman hangi görevi icra ettiklerine.. ? Arda ve Nonda'nin bölgelerinin belirgin oldugunu söyleyebilir misiniz ? Keza Kewell-Baris.. Ne oynamislardir bunlar.. Bu degiskenligin bir benzerini Almanyada Bremen takiminda görebilirsiniz.. Bremenin en önemli avantaji Mesut'un dün sport-bild'deki röportajinda da belirttigi gibi öndeki beslinin nerede ve nasil oynadigini kimse kestiremiyor.. Herkes herkesin yerine gecebiliyor mac icerisinde.. Özil-Marin-Hunt-Bargfrede ve hatta Pizzaro.. Galatasarayin da becerebildigi ve ileride kendisine cok büyük avantaj saglayacagi durum budur. Lakin tehlikelidir, zaman ister, yetenek kadar digerlerinin durumuna göre futbolcunun kendisini konumlandirabilecegi asinalik gerekir.. Bu yüzden zaman her daim lehine isleyecektir..

Arkadaki dörtlü defans konusunda sükür ki kimsenin sikintisi yok.. Ve fakat özellikle Kewell-Keita sag ve solu paylastigi vakit bir cizgi cekin... Nonda-Baros ikilisinden dahi daha ileride konumlaniyorlar.. Yine de 4-1-4 -9-5- 4-5-4-1-1-1-3-2 gibi gariplikler peydah oluyor ki anlamak mümkün degil. Arda oynadigi vakit forvet arkasi diyorlar, Baris oynadigi vakit defansif orta saha. Bugünkü macta kim daha cok kaleye yakin oynamistir, Arda mi Baris mi ? burun farkiyla ayrirsiniz. Daha dakika 8 Baris karsi karsiya.. 10 baris keza yine kalede.. Ayhan Kewell tarafindan bir orta kesildigi vakit bu Baros'dan cok Keita'yi hedef alir zira sistem geregi disforvet iceriye dogru kaymistir.. Sabri-Keita ikilisi cokca zaman Kewell'i daha forvet yapan aksiyonlarin icerisindedir her daim. Buradaki merkez forvet 4-4- lü sistemlerin icerdiginden cok cok farklidir bugün Nonda ve gecmiste Baros'da gördügünüz gibi. Yanlis anlamazsiniz eger belirtmek isterim ki görev dagilimi acisindan bugünkü Nonda ile Barca'nin Etto'su arasinda hicbir fark yoktur. Keza orta üclünün ilerideki dörtlü defansa karsi denge kurmak adina sik sik iceriye kacmasi gibi.. Ikinci yari Kewell topu iceriye kestiginde Nonda'nin hemen dibinde Mustafa Sarp yer aliyordu..

Galatasarayin sorunu orta üclünün pas hizinin cok yavas olmasidir. Fener-Gs macinda dikkat etmistim Eray'in blogunda. Galatasaray'in topu oyuna sokma hizi Fenerbahce'den daha iyiydi, daha hizliydi istatistik olarak.. Kandirikci bir veri bu. Mesele burada Galatasarayin hizindan ziyade orta sahada basan Fenerin topu daha cabuk oynamak zorunda biraktiran presinin gücüdür. Galatasaray bugünkü mac özelinde konusursak tek kusuru her seye ragmen yavasligiydi.. Keza Fenerbahce macinda da ayni sekilde.. Ayhan haric hizli bir sekilde topu kullanabilecek orta saha yoksunlugu söz konusu. Linderoth biraz daha kendisine güvensin bu sorunu bir nebze cözecektir fakat sorun sadece oyuncularin niteliginden kaynaklanmiyor.. Kapali defansa ya da Fener maci gibi pres yememek icin cesitli taktiksel acilimlar gerekiyor. Sayica fazlalasmak icin sadece forvetin orta sahaya gelmesi kurtarmiyor zira ücgenler, pas alisverisi henüz istenilen seviyede degil.. Toplamda burada bir ilerleme olsa da yavaslik ve ariza söz konusu. Bu arizanin dönüsümü de cok hos olmuyor elbette..

Sunun altini bir daha cizmek gerek, Galatasaray takim savunmasi yapiyor. Tüm takim tek bir bütün olarak hareket etmeye calisiyor ve burada üzerinde inatla durdugumuz "zaman" meselesi cok önemli bir faktördür zira birbirlerinin hamlelerine göre reaksiyon veriyorlar. Ariza ciktigi vakit dünyanin en hizli defansi da olsa sorunu cözmez sadece daha az hasar almasini saglar bu yüzden tandemlerin defansif özellikleri önemli iken aslinda cok hizli veya cok yavas olmalari degildir sorun. Arizadan sorumlu defans dörtlüsü degil takimin tamamidir.. Bu olmadigi vakit defans kendisini garantiye almak icin geriye cekilip klasik savunma yapisina dönüyor ve bu da takimin boyunu uzatiyor (orta saha defans arasi mesafe uzuyor) sistemin disina cikiliyor.. Sorunlarin anasi da budur zaten.. Cok cok pozisyon verip cok cok gol yiyerekten bu dönem bir sekilde asilacaktir ki ben Servet'e katiliyorum.. Galatasarayin Panatinakos ve Besiktas maclari haric cok fazla pozisyon vermeden cok gol yemislerdir.. Sabri'nin/Kewell'in/Baris'in yer yer forvet oldugu, Keita'nin bekte oldugu Baris'in bazen en önde oldugu bir takimin savunmasi sadece orta üclünün direncine indirgenemez.. Payi vardir, etkisi cok önemlidir lakin ana etmen degildir. Uyumsuzluk savunma zaafiyetini daha cok dogurur.. Top sizdeyken onlar gol atamaz ve mesele de topun bazen sizde neden olmadigidir ? Bu da derinlemesine pas atmaktan yoksun orta sahanin basit bir sekilde ileriye kacacak kombinasyon gücüne henüz ulasmaadigindandir.. Sistem insa ediyorsunz ve cok da zor bir sistem isin acikcasi..

Maca gelirsek eger heyecansiz lakin muhtesem gollerin oldugu temiz bir karsilasma oldu. Kewell'in topu önüne alisina ve golüne bittim derken bu senenin en beklenmedik performansini Kewell ile beraber gösteren Sabri'nin cok güzel ortasina cok da estetik bir kafayla ikinci gol geldi. Golün kendisi degil ortayla beraber olmasi onu estetik kiliyordu. Bunlar tamam derken bu dönemin Sabri-Kewell'larin aksine büyük düsüs gösteren Topal'in muhtesem sutu keyifleri iyice arttirdi.. O neydi öyle ? Topal'in buradan dahi görebilecegimiz o alcakgönüllügü ve hirsi var iken bir sekilde kendisini toparlayacagina da inaniyoruz her daim.. Bunun disinda pozisyon vermeden sabirli bir sekilde top cevirerek istedigini sonucu fazlasiyla rahat bir sekilde almistir ..

Lakin rakip takimi da kutlamak gerekir özellikle ilk yari boyunca gösterdigi disiplinli anlayisi. 20-0 olsaydi dahi rakip takim ileriye gitmeden mac 0-0 miscasina devam ediyor gibi öylece durgun bir bekleyis ile kalacaklardi sahada.. Lan iki gol yedin biraz kipirda..

20 yorum:

Can dedi ki...

Oh be. Abi sen söyleyince anlarlar belki bu oynayış biçimini, dizilişi; Rijkaard bile sene başından beri aynısını oynuyoruz derken, herkeste garip bir mucitlik söz konusu.

Gerek hücum anlamında, gerek savunma anlamında topun olduğu bölgelere doğru yığılma, enine ve boyuna sıkışma işinde henüz kötü takım ama, söylediğin gibi oldukça zor bir şeyi oturtma gayretindeler. Zaman en büyük ihtiyacı bu takımın.

Umutation! dedi ki...

hahahah oh be yazıyordum ki ilk yorumu gördüm...

benimki başka ama..

oh be özlemişim gs yazılarını. ama biraz karamsar mı ne?

Borges dedi ki...

Can'in da belirttigi gibi zamanla oturuyor.. Umutation aksine cok umutluyum ben.. Tablo su an icin cok iyi, bir kac kirik-dökük catlak var ama toplamda her sey su an icin iyi.. Yalniz söylemek istedigim aslinda cok sey var, uzun tutmak istemedim ve bu yüzden biraz eksik kaldi cok sey, yavas yavas diyoruz..

can yaman dedi ki...

* Yazı tek kelimeyle ''şık'' olmuş. Ellerine sağlık...

* Dinamo Bükreş'i Galatasarayımıza rakip olduktan sonra takip etmeye çalıştım. Son aylarda bugünkü maçtaki kadar korkak oldukları bir maç yoktur herhalde. Tabii burda en önemli faktör maçın seyircisiz oynanmasıydı. Kim ne derse desin maçın seyircisiz oynanması deplasman takımları açısından avantaj oluyor ve GS bu avantajla birlikte bugün ''leziz'' bir galibiyet aldı.

* Barış, kesinlikle defansif bir oyuncu değil. esasında bir kanat oyuncusu olsa da, özellikle bu sene farklı misyonlarla sahada görev alıyor. Bazen ortada oynamak konusunda yetersiz gözükse de, gücünü doğru şekilde kullanmayı başardığı, doğru paslar verdiği maçlarda takım için gayet yararlı olabiliyor. Ayrıca şuanki halinin Kalli'li sezonki halinden bariz üstün olduğunu da söylemek gerek.

* Öyle gözüküyor ki, Arda sağ kanatta oynadığı sürece verimsiz olacak. Bugün alınacak kötü bir skorda basın arda'ya çok pis girerdi, neyse ki galip geldik.

* Borges senden bir stuttgart değerlendirmesi bekliyorum. Nedir abi bu sezonki düşüşün nedeni? Pogrebnyak niye yedek kalıyor?

Borges dedi ki...

Can Yaman: Stuttgartin incelendigi yerde icine gireriz takim ici didismelerin, babel sorunlarinin ve daha ötesinin..

Baris, benim defansif orta saha harici pozisyonlarda begenmedigim bir oyuncudur. Oyun zekasi sifira yakindir ama sifir degildir. Ayaklarina da o denli hakim degil is incecilige gelince. Lakin Berlinde canli canli seyrettigim bir savunmasi vardir ki sanat eseri.. TV den bu görülmez kesinlikle.. Ama iste Arda'dan bekledigim degisimi Baris gösteriyor, farklilasiyor.. ilginc bu futbol, ne kadar anlamlandirmaya calisirsak o kadar..

sembolist dedi ki...

Borges okunası bi analiz olmuş yine..
Senece mehmet topal'ın gelişimi nasıl?Açıkçası bugünkü gibi şut atan,insiyatif alan bi oyuncu kimliğini 2 yıl öncesinde görmüştük,ancak 2 yıldır bu kimlikten sadece koşup-pres yapan oyuncuydu..
Elano'nun hali ne olcak(klişe oldu)?
Elanu'da hayal kırıklığı yaşıyorum..

Borges dedi ki...

Sembolist: topal sakatliklardan cok cekti.. Tam iyi bir seviyeye ulastigi anda basa döndü. Bugün cok iyiydi, golün disinda da iyiydi lakin daha iyi olmasi gerekir.. Ben ona güveniyorum, onun yeteneginden cok karakterine güveniyorum isin dogrusu. Istenilen seviye neyse kendisi oraya gelecektir.

Elano'da problem baska. Cok ciddi bir takim ici ayrisma yasaniyor. Bu Lincoln'ün aksine basit bir karakter,uyusamama sorunu. Meira'da vardi lakin takimin buyuk cogunlugu Elanoyu sevmiyor gibi geliyor.. Bu birliktelik yakalanmazsa isi zor.. Ben onun kalitesinden süphe etmiyorum ama yararli olabilecek midir takimin icerisine girip kendisini kabul ettirebilecek mi ? bunu bilmiyorum.. zaman gösterecek..

Cezasahasi dedi ki...

Borges, Arda'dan beklenen gelisimin tam olarak yarisini Baris gosteriyor, diger yarisi Sabri'nin hakki diye dusunuyorum, ofansif uretkenligi gitgide artiyor bu adamin. Hayir, yalnizca asistte degilim. Her topu dandun ortalayan sabri biraz daha pasin zarar getirmeyecegini kavriyor iyiden iyiye... Sabri von Sarioglu...

Adem

Borges dedi ki...

Cezasahasi: Sadece bir asist sadece bir gol ile degil Sabri tüm sezon boyunca müthis bir performans gösteriyor. Gecen sene ya da önceki yillarda da benzer güzel performanslari vardi lakin bu kadar istikrarli oldugu bir sezon sanirim yoktur, her mac iyi oynuyor ve üstelik dan dun orta-saldir degil akilli.. Süper bir grafik ciziyor ki baska bir konuyla ilgili bu gece ona dair post aticam ben..

can yaman dedi ki...

Bence, Barış'ı beğenmemenin nedeni tahminimce kısıtlı yetenekleridir. Açıkçası ilk sezonunda benim gözümde yeni Cihan Haspolatlıydı. Fakat, Almanya geçmişiyle birlikte kazanıldığını düşündüğüm futbol bilgisi Barış'ın en büyük artısı. En büyük eksisi de yaptığı saçma sapan fauller, gördüğü anlamsız kartlar. Bu hataları yapmayı bırakırsa, hakikaten orta sahada defansif olarak daha başarılı olabilir.

Elano düş kırıklığı bende de var, takım içindeki problemlerin yanında, Elano'nun sisteme ve sistemin içindeki oyunculara uymadığını düşünüyorum. Bu adamın Man City formasıyla birçok maçını izledim. Beraber oynadığı oyuncular, kewell'dan, arda'dan çok daha fazla koşan ve daha defansif isimlerdi. Zaten robinho ve bellamy'nin transferiyle formayı ireland'a kaptırmasının en önemli nedeni de kendisinin defans yapmayı sevmeyen yapısıdır.

Faruk Alpaslan dedi ki...

Can Yaman : Ben tam tersini düşünüyorum Elano'nun savunma yönü vede mücadele yönü çok güçlü ki Elano Lucescu tarafından keşif edilen Brezilya'lılardan Luce'nin futbol yapısını göz önüne aldığımız da mücadele etmeyen savunmaya yardım etmeyen futbolcuları pek sevmez diye düşünüyorum ki İngiltere gibi mücadele yönü yüksek bir ligde 2 sene boyunca 60'a yakın maça çıkmak büyük bir başarıdır bence Elano'nun City'den gönderilmesinin en büyük nedeni son teknik direktörü ile yaşadığı sorunlardı diye hatırlıyorum vede düşünüyorum :)

Elano sezon öncesi kampı yemedi bu onun en büyük eksiği Man.City'de sadece ve sadece 2 antremana çıktı Galatasaray'a gelmeden önce, sezon öncesi kampları o kondüsyon yüklemeleri futbolcular için çok önemlidir ki buna en büyük örnek geçen sene ki Emre.B ile bu sene ki Emre.B dur.

2. yarı Elano'yu iyi bir şekilde izleye bileceğimizi düşünüyorum ki gerek Rijkaard gerek Haldun Üstünel Elano'yu özel programlar dahilin de çalıştıracaklarını okumuştum verdikleri röportajların satır aralarında.

Benim düşüncem şudur ki Rijkaard'ın kafasında ki sistemin en kilit ismi Elano olacaktır bildiğiniz gibi oyunun yönünü çok hızlı değiştire biliyor oyun zekası vede mücadelesi de çok yüksek.

Borges dedi ki...

Faruk Alpaslan: Kismen katiliyorum. Elano bugün oldugu gibi pasif degildir ama anlattiginiz kadar da iki yönlü bir oyuncu degildir. Benim öngörüm ise Galatasaray bir yukari seviyeye gectigi vakit topu kendisinde daha cok tutup fiziksel anlamda savunmaya daha az ihtiyac duyacaktir ve bu sinif atlamasinda Elano yanindaki orta sahalardan daha fazla aktif rol alacaktir, yardimci olacaktir ve sistemin kilit ismi olma konusunda da ayni sekilde katiliyorum. Ve fakat karakterinin sorun yasatacagini dusunuyorum, acik bir sekilde sevilmiyor ve Ayhan'a gösterdigi tavrin da bu takimda cezasiz kalmayacagini gecen sene cok iyi bir sekilde gördük.. Bunu asarsa muhtemelen bu takimin icerisine ve hatta merkeze oturacaktir.. Kalitesinden ben hicbir sekilde suphe etmiyorum.

can yaman dedi ki...

Borges, Elano'nun Ayhan'a fener maçında fuck off demesinden bahsediyorsun değil mi? Maç sırasında yanlış gördüm diye düşünmüştüm de demek ki doğruymuş:)

Elano doğru tabir mi bilmiyorum ama fazlasıyla ''yumuşak'' oynuyor. Faul yapmaktan çekinen bir hali var. Tabii bu defans yapmasını bilmiyor demiyorum. Yoksa defans yapamayan adamın Premier Lig'de tutunması çok zor. Robinho bile ilk sezonunun sonunda defansa ekstra katkılar yapmaya başlamıştı.

aksilaz dedi ki...

Maçın tekrarını izledim. Canlı izleyemedim o yüzden yarı uykulu seyrettim. Sadece şunu söylemek istiyorum takım savunmasında gözle görülür bi düzelme mevcut. Sanki bir bütün halinde hareket ediyor ilerideki 6 kişi. Bu görülüyor tabi ama daha başlangıç aşamasındayız.

Ayrıca Elano'da bu takımda önemli rol alacak ancak vakti var daha. Takım halinde sahaya yayılıp paslarla rakibi bunaltmaya basladıgımız zaman Elano önemli bir koz olacak. Bunun için ikinci yarıyı beklemeliyiz görüşündeyim.

onur dedi ki...

Açıkçası ben Elano transferinin "uzun vadeli" bir planın parçası olduğunu düşünüyorum; söyle ki: Bu sezon takımın performansı ile birebir bağlantılı olarak Arda'nın yurtdışı transferi gerçekleşirse Ayhan'ın da sezon sonu jübilesi istenecek gibime geliyor. Bu durumda hem Fatih Terim döneminin takım içinde hakim futbolcuları tasfiye edilmiş olacak (Sabri'nin futbolu haricinde karakter olarak da akıllandığı varsayımı ile) hem de orta sahada oyun kurucu pozisyonu Elano'ya kalacak. Bu plana Servet'in transferi ve Linderoth ile yolların ayrılmasını da ekleyebiliriz ki bu durumda hem pas yeteneği olan bir stoper ve oyunun her iki yönünü oynayabilen genç&sağlam bir orta saha transferinin önü açılmış olacaktır.

Erdal Güngör dedi ki...

ooo wieder zurück? :)))

Selam

Sen boşuna kendini hırpalıyorsun borges,anlamazlar kardeşim millet alışmış keraat cetveline,takılmış rakam verilerine.Artık futbolu teorik anlatımında reform yapılması şart ! Çünkü yaklaşık 10 yıldır bu oyun tarzı yaygın ve biz Galatasaraylıların unuttuğumuz o muhteşem dönemimizde bu futbolu oynuyorduk.Dün Mesutun röportajını bende okudum çok doğru noktaya değinmiş,onun bir başka dergiye verdiği söyleşisinde de şunu diyordu,bir oyuncu top ayağına gelmeden 2 pozisyonun sonrasını kafasında kurmalı eğer bu üretkenliği ve çabukluluğu oturtabilirse o takımı kimse durduramaz.Salı günü Barça maçında aslında her şey mükemmeldi ama oyuncular yeterli üretken değildiler ve tıkandılar.Mesutun röportajına gelince,ileride beşli diyor mesela birde bunun geri beşlisi var artık futbol böyle oynanıyor,sürekli rotasyon ve sürkülasyon içinde rakibi şaşırtarak hedefe ulaşmak,bu yöntem oyuna estetik güzelik kazandırıyor tabii tüm taşlar yerine oturursa ve herkes çok koşar birbirine yardım ederse.Defansın aniden yakalanmaması için geri dönüşler çok önemli ve gerekirse kim daha yakınsa o geriye koşmak zorunda,artık bu mecburiyet haline geldi.Şöyle düşünün real madrid ronaldo,kaka ve benzemayı aldı üçü'de iki yönlü oyuncular orta saha ve forvetin neresine koyarsanız koyun oynarlar,şimdi defans oyuncuları bu üçüne karşı nasıl önlem almalı? sabit mevikide oynamıyorlar bir kere,mutlaka onlarda aynı düşünmneleri gerekiyor"antizipieren" deniliyor buna,türkçesi önceden sezmek anlamına geliyor.Hadi önlem aldıklarını kabul edelim defansdan gelen ramosu kim durduracak?

Yukarıda yazdığım gibi,futbolun teorik anlatımında mutlaka reform yapılmalı,örneğin kağıt üzerine yazılan 4-3-3 sahaya yansıyan oyun değildir ve hiç bir zaman olmamıştır,rakamlarla futbolu anlatmak seyirciyi yanıltır,mesela senin şu yazdığın futbolu sade takip edenler için daha kolay anlaşılır şeklidir.

Sevgiler

shenem dedi ki...

borges süpersin!katılıyorum elano aktivasyona geçicek sınıfını bulamadı henüz takımda bence,yoksa severiz kaliteli oyuncudur.

Ortega dedi ki...

Ben bir gün Rijkaard'ın ıslak odunla bazı Gs'li blog yazarlarını kovalamasını bekliyorum. "Olm, saçmalamayın, kıçınızdan element uydurmayın" falan diye odunla peşlerinden koşarmış :D

Chao Grey dedi ki...

Abi hoşgeldin diyelim bu vesileyle. Uzun bir ayrılık oldu ama vallahi emindim döneceğinden. Taktik-teknik konusuna ise girmesek daha iyi ama Elano o kadar geride oynarken bile hala "forvet arkası oynuyor" diyenler mevcuttu, bunlara ben de şaşırdım fazlasıyla. Total Futbol'u dilimize doladık diye linç ediliyorduk neredeyse.

Borges dedi ki...

Hosbuldum Chao Grey;)

Ortega: Ne demek istedin hicbir sey anlamadim. Iki forvet sokmadi, iki ön liberoyla oynadi/oynamadi diye yirmi yillik geyikleri cevirmedik diye bunlari diyorsan ayip ediyorsun ;)