22 Ocak 2010

Daum & Littbarski.!



Litti cok üzülmüstü Daum'un o dönem kovulmasina ki hic kimse anlayamadi. Üst üste iki kez lig ikincisi yapti Daum Köln'ü ve 90 dünya kupasinda nedensizce gönderildi. Daha cok nedenini kimse bilmiyor lakin herkes sportif basarisizlik yüzünden olmadigini biliyor. Hocalarin formda oldugu dönemler oldugunu bilirim.. Misal Doll kaybetmeye basladigi vakit Almanyada formsuzluk icerisine girmistir özel hayatindaki calkantilar nedeniyle.. Ya da Gerets bize geldiginde bizden sonra da cosmaya devam edecegi belliydi.. Daum Köln'den Stuttgart'a gidip orada Sampiyon oldu ki aslinda sürpriz de degildi bu.. Formdaydi cok.. Daha cok Köln'de yasadigi cikisa ragmen onun o dönem kovulmasi cok buyuk süpriz idi.. Eski günler.. Sunu ekleyebilirim belki. Gecmise göre biraz daha formsuz olmasinin temelinde yatan oynattigi futbolun motivasyon unsurunun digerlerine nazaran Terim gibi cok daha fazla olusudur. Yaslanmak, sakinlik bilgi birikimi ile beraber gelmiyorsa düsüs biraz normaldir.. Ve fakat ben Daum'un öne sürüldügü kadar da formsuz ve kötü bir yönetim sergiledigine inanmiyorum.

Öyle garip ki.. Adamin bugüne kadar gittigi her takimda yaptigi transferlerin basarisi ortada iken alinan oyunculara mirin kirin edilir.. Öve öve bitiremediginiz, yere göge koyamadiginiz ve katkisi tartisilmaz gelmis gecmislerle ölcülen bir futbolcu olan Alex'i sanki size Daum getirmemis gibi.. Akabinde bu mirin kirin eden kesim bu oyuncularin Real Madird tarafindan istendigini filan duyunca yine de sasirmazlar filan.. Anlamam hic. Bu ülkedeki Daum algisi cözemedigim unsurlarin basinda gelir benim.

Benim merak ettigim konu ise daha cok Fenerbahcelilerin Daum hakkindaki genel görüsü nedir. Yani buradan baktigim vakit varolan hocadan taraftarlarin yüzde 50'sinden fazlasi memnun degilmis gibi duruyor.. Aragones dönemine göre kiyas yapildiginda dahi cok daha fazla elestiriliyor gibi algiliyorum ben ama yanilabilirim elbette..

"Daum'un antrenmanlari serttir.. Ama Herr Daum onu bize öyle bir sekilde yaptirirdi ki o zorlugu idmanlarda oyuncular hissetmezdi. Onun en önemli özelliklerinden birisi buydu Köln'de iken.." Pierre Littbarski.!

11 yorum:

Baris dedi ki...

nereye yazacağımı bilemedim.
bundesligada güzel maçlar var bu hafta.
yorumlarını alsak abim. hem genel bir değerlendirme olur hem de bahisler için yararlı olur :)

Borges dedi ki...

Baris: buraya yazamadim ama babamla degerlendirdik bu haftayi ve cok zor abi bu hafta. Garanti mac yok denecek kadar az. Misal BOchum cok formda sürpriz yapabilir aslinda hicbir garanti macim yok bu hafta. Hic iddaa ya sokmamak gerek bundesliga maclarini.. vaktim olsaydi yazardik belki ama iste birazdan babama dogru yol alacagiz biz:)

massimo dedi ki...

Ben daum'un insanları neden memnun edemediğini anlamıyorum. genel anlamda gençlere şans vermediği konusunda eleştiri var. ben buna da katılmıyorum. özer, özer dedik aha bakın özer oynuyor. bazı şeyler için zamana ihtiyaç yok mu? ayrıca daumdan istenen belli. daum'un abdülkadir'i oynatarak kaybedeceği puan hakkı yok. adam sezonu şampiyon bitirmek zorunda. nasıl gönderildiği de belli.
ilk daum döneminde transferde aziz yıldırım'ın parmağı olmasa (anelka transferi gibi) belki yavaş belki hızlı ama takım rayında ilerliyordu. şimdiki daum döneminde raya oturmuş bir takım görüyorum. anelka gibi şova yönelik değil de ihtiyaca yönelik transferler yapılırsav raydan çıkmadan devam eder.

Borges dedi ki...

massimo: ben de onu anlamiyorum. Memnun edilmeyecek isler yapiyor, söylemleri olabilir belki ama Aragones'e kiyasla cok daha el üstünde tutulmasi gerekir iken cok daha kabuil edilemez bir kimlik ortaya cikiyor.

Emre Colak da gayet yetenek ama ihtiyaci oldugu bir dönemde degil yedege kadroya bile almadi. Genc yetenek neden yetismiyor sorusunun cevabi bu ülkede teknik adam degildir, basindir kosullardir. Arda cok yetenekli oldugu icin degil bu basina karsi kendisini iyi konumlandirabildigi icin bir sekilde hala bugün var. Teknik adamdan öte bir sorun var genc yetenekler konusunda..

Adam yilllar yillar sonra Fenerbahce yi iki kez üst üste sampiyon yapmis ücüncü senesinde de Appiah'in vurusuna takilmis, gerets in insanüstü performansina.. yoksa ben kendimi bildim bileli Fenerbahce iki kez üst üste sampiyon olamamistir ve onun transferleriyle biraz da sampiyonlar ligi ceyrek finali. Ama sanirsin küme düsürmeye oynatti, öyle karsilandi ve öyle de sevilmiyor bu ülkede.. Ilginc..

Senin gibi onu savunan Fenerbahceli sayisi cok cok azdir diye dusunuyorum genele baktigimizda..

massimo dedi ki...

@borges
aslında sorun kökü türk insanında. taraftarından medya çalışanına kadar bir çeşitlilik söz konusu. işin garibi yorum yapan insanlarda haftadan haftaya, aydan aya kendileri ile çelişiyorlar. daum gidince sevindik. zico gelince kim bu dedik. adam 2-3 (can, kerim) genç oyuncu oynattı bunlar futbolcu değil dedik. sezon sonuna doğru zico istifa etsin, aslında daum iyiydi dedik. takım şampiyon oldu. ertesi sene çeyrek final oynadık ama şampiyon olamadık. oysa yürüyerek şampiyon olmamız gerekiyormuş. zico gitti kimi sevindi, kimi üzüldü. aragones geldi, sonu malum. en sonunda daum tekrar geldi sevindik. şimdi daum'u 6 aydır takır takır top oynatamadığı için eleştiriyoruz. türkiye'de belli bir kesimi de mutlu edemiyorsun. çünkü bireyler bile kendileri ile çelişiyor. Hiç kimse de ''Daum şunu oynatmak istiyor'', ''Fenerbahçe şöyle oynamaya çalışıyor'' demiyor bu ülkede. o gün kazanırsak ne mutlu bize. okulda da, işte de alnımız açık, göğsümüz dik dolaşabiliyoruz. Sen ''köy takımı''nın maçını 30.000 kişinin izlediği memlekettesin. Benden daha çok biliyorsun aradaki taraftar ve medya farkını. Ayrıca genç oyuncular hakkındaki yorumunada katılıyorum. Arda'yı yıllardır dilinden düşürmeyen adamlar vardı. Aynı Özer de olduğu gibi.
bazı noktalarda Daum özelinden genel bir değerlendirme yapmış oldum. Posttan da dışarı çıktık haliyle:) Senin blogunda bunun pek bi problem olmayacağını bildiğimden rahat yazdım. kusura bakma.

Borges dedi ki...

Massimo_ Her türlü cagrisim yorumlarda kabülümüzdür, hic sorun degil.

Daum degil de Türkiye gercegi olarak bahsetmek gerek yaklasimin absürdlügü.. Erman Toroglu'nun gidisi bu acidan cok faydali olmustur. Artik hakemlerin ve hakem eskilerin futbol bilmez olaylar ve durumlar hakkinda yaptigi abuk subuk yorumlarin ötesine gecip futbol degerlendirmeleri baslamalidir ve belki biraz da anlariz birilerini bu sayede..

varol döken dedi ki...

@borges
ancak yetişebiliyoruz, çok hızlı gidiyorsunuz siz... bir yandan tebrik ediyoruz ama öte yandan sevdiğimiz yazıları kaçırma duygusu... fena...

daum, futbol konusunda iki çift laf edebileceğim ender adamlardan biridir... biraz hissiyat biraz fenerbahçe'de olması biraz da daum ilgisi eskiden beri... bak sevgisi demiyorum çünkü azalıyor sevgisi...

sanırım senin sorunun cevabı en çok bendedir bu yüzden... ben aşırı daum hayranı bir adamdım... yıllarca fenerbahçe'ye gelsin istedim, beşiktaş'a 2. kez gelince çok üzüldüm... daum, fenerbahçe'de modern futbolun miladıdır... bunu da çokça kere yazdık çizdik, hiç göz ardı etmedik... daum öncesi dönem ile sonrası dönem arasında çağlar vardır... fenerbahçe'de bunu başarabilecek tek adam löw'dü, ona da izin vermediler ama oralara girersek çıkamayız...

peki ne oldu da daum'a sevgini kaybettin dersen?

öncelikle bu seneki geliş biçimi... senin blogunda bile defalarca kendi ağzından okuduğumuz kadar kesin köln'de kalacağım bu sezon dedikten sonra bize gelmesi çok içime sinmedi açıkçası... çok ortadaydı her şey... fenerbahçe sadece türkiye ligine odaklanmıştı ve bunun için en makul adam daum'du hemen hemen herkesin bildiği sebeplerden... ama daum'un sebebi neydi... gönderildiği zaman bile fenerbahçe'nin bambaşka bir hedefi vardı ama geldiği fenerbahçe'nin hedefi neydi, daha önemlisi daum'un amacı neydi gerçekten?

bu işin duygusal ve insancıl kısmı... dürüst olarak söylemek gerekirse fenerbahçe'yi sadece para için seçmiş olması dokunuyor biraz bana... her ne kadar bazı söylemleri ile bunun dışında kalsa da...

teknik kısım diğer yoruma zira yer yetmeyecek:)

varol döken dedi ki...

bir önce attığım yorum belki kişiseldir ama bu yazdıklarım pek çok fenerbahçeli için geçerlidir neden daum'un oynadığı futbolu sevmediğimiz konusunda...

çok inatçıdır daum, sabit fikirlidir... 70e kadar oyuncu değiştirmez geyiği geyik olmaktan çıkmıştır artık... kafasındaki 11i kolay kolay bozmaz... oyuna ya marjinal şekilde müdahale eder ya da karışmaz pek... şimdi bunun futbol açısından kazanmak gibi bir artısı olabilir ama taraftar çıldırır o tribünde... önünde kabak gibi saç baş yolduran adamı 80 dakika izlemek insanı çileden çıkarır...

bir de bu sene özelinde fenerbahçe'nin deplasman oyunları çok soğuttu beni daum'dan... biz daum geldiğinde dedik ki hiçbir şey olmasa da iç saha dış saha istikrarı geri gelecek... çünkü ilk döneminde fenerbahçe 75. dakikadan sonra içerde dışarda rakiplerinin korkulu rüyasıydı... kaç maçı 80den sonra aldığımızı hatırlar birçok fenerbahçeli...

ama bu sene inan bana ben bu hayatımda kalbimle bağlı olduğum, tek bildiğim takımın deplasman maçlarını izleyemiyorum... yok mümkün değil yani, uykum geliyor, canım sıkılıyor, çıldırıyorum... bunun da sebebinin başından beri koyulan hedef ve daum'un bu hedefe uygun idare et felsefesi olduğunu düşünüyor, bunu da takımıma yakıştıramıyorum...

bir de o sezon her fenerbahçeli'nin büyük yarasıdır... belki de galatasaray bir 5 yıl daha kendine gelemeyecekti, ekonomik olarak o şampiyonluğun onlara getirisi büyük... bizim tarafta ise kesinlikle bir daum faciasıdır o maç... eli kolu tutulmuş gibi, ne müdahale edebildi ne takıma o psikolojiyi yansıtabildi... daum finalleri kaybeder benim gözümde o günden beri... bu kısım da biraz duygusal belki ama üst üste 10 sene şampiyon olsanız öyle bir galatasaray'a böyle bir şekilde kaybetmek unutulmaz, benzer hikayeleri çok anlatan biri olarak bilirsin sen de... bu massimo'nun bahsettiği türk karakterinden bir adım ötede bir şeydir ama bu sezonu ayırarak kendim için de dahil olmak üzere katılıyorum ona...

varol döken dedi ki...

aragones'e gelince... inan bana borges akli yetisini kaybetmemiş hiçbir fenerbahçeli keşke aragones kalsaydı demez... benim bu konuda tavrım o kadar net ve açıktır ki... daha gelmeden olmaz demiştim aragones... babamla birlikte kabir azabı çektik neticede o sezon... yapılabilecek en yanlış en saçma transferdi... şimdi diyecekler ki adam avrupa şampiyonu takımın hocası... işte zaten burda ayrılırım ben milyonlardan bundan da çok okurum seni... futbol, bilimsel karşılıkların yerini bulduğu, istatistiklerin her şeyi anlattığı, makinelerin oynadığı bir oyun değil, hayatla iç içe geçen, hayatın tam aynası olmasa da zaman zaman çok yansıması olan bir spordur... aragones'in fenerbahçe kimliğiyle nasıl ters olduğunu anam babam gibi hissediyordum ben... nasıl zico eşittir fenerbahçe'yi hissettiğim gibi...

o yüzden daum ile aragones'i karşılaştırmam, hiçbir aklı başında fenerli'nin de bu hatayı yapacağını sanmam...

daha yazacak çok şey var ama sen de biraz done verirsen daha iyi özetleyebilirim fikirlerim... aklıma gelmişken daum'dan bu sene neden soğuduğumu başka bir örnekle açıklayayım... 6da 6 yaptığımızda taraftar protesto edince daum, bu takım en son ne zaman 6da 6 gördü dedi... hiç gerek yoktu...

Borges dedi ki...

Acikca söylemek gerekirse Sevgili Varol, ben bir kac kucuk detayi anlamli buluyorum sadece. Misal ne zaman bu taraftar 6 da 6'yi gördü elestirisi gibi.. Anlamsiz bir sitem. Ya da degisiklikleri cok da yerinde olmamasi gibi durumlar da mümkündür ama genel itibari ile henüz daha takimin basinda oldugu zaamn cok fazla degil. köklü bir degisiklik yapacak kadar vakit gecmis degil ve su an Türkiye Süper Liginin Lideri, Avrupa Liginin Lideri, Kupada da devam ediyor.. Daha iyisi sportif acidan düsünülemez.

Ben sadece Türkiye Süper Ligini düsünüyor elestirine katilmadigim gibi oldukca komik buluyorum. Zira bir takim yerel maclara önem verip Avrupa kupasini önemsemeyecek, bunu nasil anliyorsunuz yahu ? BIr takim formdaysa her iki tarafi da dagitir. Sampiyonlar Ligi haric artik yerel sampiyonluklar UEFA ya da Avrupa Liginin üzerinde bir basari olarak gözüküyor. Bremen kupada final oynadi ama burada kimse adini bile anmiyor, gecen sene kötüydü bremen diye geciyor.. Sampiyon olsa 15 milyon daha mac yapmadan cebinde ve dahasi da var.. Kariyer, karizma..

Köln'den gidisine neden takiliyorsunuz bu kadar? Köln'ü birakmasi icin türlü türlü neden var yahu. Oraya gidisi aslinda duygusaldi biraz, uzun süre kölnde calisti ve kölnlüdür belki ama kim olsa gitmek istemez. Fenerbahce buyuk basarilar icin de önemli, adam Türkiye'yi cok seviyor ve sadece parasini da degil..

Aciklayici yorumlarin icin tesekkürler ama cok fazla tatmin olmadigimi söylemek isterim. baska bir sey var bunun altinda. Biraz kendimizden görmeye basladik ki kucumsemek icin yeterli bir nedendir gibime gelir.

varol döken dedi ki...

türkiye ligini önemsemeyecek daum'un değil yönetimin eseri ama daum da buna ister istemez alet olacaktır diyorum ben... geriye düştüğümüz maçları çeviremiyoruz onun ilk dönemleri gibi veya ilk yarıda birçok maçımız 1-0 bitti...

yalnız daum'u küçümsediğim sonucu mu çıktı bilmiyorum yazdıklarımdan ama asla öyle bir şey yok... benimkisi belki de biraz post-zico dönemi sorunsalıdır... daum, bu sene takımın başına gelmesi en iyi adam gözüyle baktığım, benim için hiddink'ten daha önemli bir teknik direktördür kendi takımım için...

tekrar söylüyorum, ben daum'u kendisiyle ve o dönem oynattığı futboluyla karşılaştırdığım için bu kadar mutlu değilim belki bu sezon...

not: uefa veya avrupa ligi bizde türkiye ligi şampiyonluğundan önemsiz olamaz, böyle düşünenler de kedi-ciğer ilişkisinden söylüyorlardır... önümüzde 10 yıllık bir galatasaray örneği varken ve bir daha bu ülke sınırlarına avrupa'dan ne zaman bir kupa gireceği belirsizken benim de buna katılmam imkansız pek sevgili borges:)