28 Mart 2010

Galatasaray - Fenerbahce : 0-1


Bir derbi daha geride kaldi. Mactan önce macin skoru ne olursa olsun o bekleyis esnasinda sanki dünyanin en güzel masalini birazdan gercege dönüstürecekmisiz gibi hissederek gecirilen zamanlar icin dahi tesekkür etmeli fubtola ve Galatasaray'a diye görüs belirtiyordum ve fakat gördük ki cok büyük konusmamak gerekir ve su an yasanilan duygunun karsiligi olan hazzi size futbolun verip vermedigini bir daha düsünmeliyiz belki de.. Velhasil Galatasaraylilar icin cok aci bir sonuc gerceklesmis ve her gecen yil bozulmayan Fenerbahce seri maglubiyetleri acisini katlana katlana yeniden bize sunmaya devam ediyor.. Maca dair bir seyler yazmam gerekiyor sanirim ama su an itibari ile küfür icermeyen her cümle bilin ki biraz yalandir.

Galatasaray belki klasik dizilisi ile sahaya cikti lakin insanlarin sistem üzerine konusur iken gözden kacirdiklari en önemli nokta o sistemin sahaya yerlesen oyuncularin teknik adamdan aldiklari görev dogrultusunda sahip olduklari niteliklerine göre belirlenmis oyun stratejisi ile belirlendigi gercegidir. Tek basina dizilis sisteme dair önemli olmakla beraber sadece ayrintidir. Söyle bir baktiginiz vakit klasik bir 4-3-3 dizilimi ile sahaya cikiyor takim. Bilindik geri dörtlünün önüne Sarp-Elano-Topal ve aciklara Gio-Keita yerlesimi ile en önde Jo.. lakin strateji nedir ? Oyuncular hangi görevlerle sahaya cikmislar, bunlar da sistemin belirleyicisidir. Misal Mehmet Topal'in bu derbideki görevi ne idi ?

Atletico Madrid maclarindan bu yana Rijkaard net bir strateji degisimine gitti. Hucum degil defans takimin önceligi ve oyun felsefesi olur iken takim ileride degil geride mevzileniyor artik. Gerek Mehmet Topal'in bana göre oyunu cirkinlestiren ve artik hicbir takimin uygulamamasi gerektigine inandigim adam markaji gerekse de basarak pozisyon yakalamalarina ragmen geride konumlanip kontraya daha yakin bir sekilde belirlenmis olan oyun felsefesi.. Oysa Ali Sami Yen'de hic kaybetmemis Rijkaard'in ancak baski ile topu önde tutup futbol oynayabilme, rakibine göz actirmama imkani varken bana göre basli basina hatali bir oyun stratejisi sonrasi gerekli baski ve üstünlük rakibin gücsüzlügüne ragmen kurulamamistir..

Biz Orta Üclünün oyun kuramayacagini belirtir iken Rijkaard daha sahane bir uygulamaya gecip oyunu kenarlardan kurma hayalleri icerisine girmistir. Söyle bir maca baktiginiz vakit istisnasiz tüm mac boyunca stoper Nell ileriye dogru eksantrik bir top atmazsa eger takim ya Caner ya da Sabri vasitasiyla kenarlara tasinan toptan medet umar durumdaydi.. Fenerbahce'nin aciklarinin dahi orta saha ya da bek oynayan, savunma yönü güclü oyuncular oldugunu düsündügünüz vakit sikisma kacinilmazdir bu durumda.. Buna ragmen girilen pozisyonlar daha cok bireysel yeteneklerin ürünüdür. Gio'nun hizi,Keita'nin teknigi..

Macin hemen basinda yasanilanlar belirlenmis oyun stratejisinden ziyade motive olmus oyuncularin dogaclamasiydi. Bu bir bakima oyunun nasil olmasi gerektigi konusunda da teknik adama yardimci olmasi gerekir iken Galatasaray birden geriye yaslandi. Mehmet Topal Alex'e kilitledi kendisini.. Elano'yu görebildiginiz zaman genelde dilek tutuyoruz biz, gerceklesme ihtimali Elano'nun mac boyunca kameraya görünme ihtimali kadar vardir. Öndeki baskidan ve kenarlardan ite-kaka olusturulan bilincsiz ataklar degil de Gio ve Keita gibi oyuncularin yetenegiyle ulasilmis pozisyonlar karsisinda da Lugano engeli cikinca yenilen garip gol macin belirleyecigisi oluyordu. Belki de en önemli hissiyat o golün cikarilamayacagini henüz onlarca dakika varken maci izleyen bizlerin hissetmesidir zira Galatasaray bugün galibiyeti haketmedi, rakibinin sakatliklardan ve formda olmamasindan dolayi belki beraberligi alabilirdi o da olmadi.

Rijkaard Arda degisikligi ile Gio'yu ortaya cekip Arda'yi Gio'nun yerine yerlestirdi. Bu hem henüz iyilesmedigi her halinden belli olan Arda'nin kötü oynuna ve ayni zamanda Kasimpasa macindan bu yana kaleye cektigi onlarca suttan birisini dahi iceriye sokamayan bahtsiz mi sut yetenegi mi zayif emin olamadigim ve fakat macin iyilerinden diyebilecegimiz Gio'nun durdurulmasina neden olmustur.. Orta sahada Gio kaybolurken Arda'da ileride ayni sekilde Gio'ya eslik ediyordu..

Ali Sami Yen'de galip gelmesine ragmen Fenerbahce'nin müthis oynadigini da söyleyemiyoruz. Inanilmasi güc, saka gibi bir golün ardindan üzerine düsen görevi yapmis ve sahadan galibiyet ile ayrilmayi bilmistir. Volkan'in müthis kurtarisi, Santos-Vederson savunmasi ve tüm bunlarin da üzerinde Lugano'nun inanilmaz kritik hamlelerinden bahsedebiliriz.. Kenara bir sekilde inen onlarca Galatasaray ataginin kestigi her topa müdahalede bulunma basarisinin disinda oynadigi ekstrem bir futbol olmamasina ragmen Fenerbahce en azindan Galatasaray'in kesinlikle haketmedigi üc puani cebine koymayi basarmistir. Isin cilvesi olsa gerek tüm Fenerbahce ataklarinda yanlis oynayan, akini bitiren ve aslinda o mesafeden sut cekmesi dahi ne kadar dogru oldugu tartisilan bir karar sonrasi Selcuk golü atmistir. Futbol bu demekten baska bir acilimi yok bunlarin..

Kaleci'ye tüm ülke günler boyunca küfredecegi icin sunu söylemek yeterlidir: Nell,Keita,Kewell,Baros oldugu gibi Franco da bu transfer isinin bir parcasidir. Mesele burada Franco transferi degil zira kötü cikabilir, yanilabilirsiniz ve fakat her seye ragmen bugüne kadar oynamasidir tartisilmasi gereken ve fakat bugünkü oyunun belirleyicisi iken genel görüntünün ise en hafif ayrintisidir kaleci.

Türkiye'nin en iyi hakemi diye adlandirilan Cüneyt Cakir ve yardimcilari vasat bir performans göstermistir. Fenerbahce'nin iki önemli pozisyonunu ofsayt ile keser iken Galatasaray'in penaltisini ve her iki Mehmet'e de cikardigi sari kartlarin yanlisligindan tutun da avantaj kuralindan bihaber yönettigi bu sakin derbide sinifta kalmistir.

Ben Fenerbahce'yi hem galibyetiden ve ayni zamanda hem gecen hafta statlarinda astiklari ve bugün de maca cikarken tasidigi pankartlardan dolayi cok cok tebrik ediyorum. Volkan haric taskinlik yapan ya da sacmlayan futbolculari olmadigi gibi genel görüntü icerisinde bunlar da cok sorun cikartmamistir. Keita'nin ise artik kameralarin da bu maci gösterdigini, saha icerisinde kac tane kameranin kendisini görüntülediginden haberdar edilip yere yatip kalmama gibi aliskanliklarindan vazgecmesi gerektigini birileri ona lütfen söylesin..

*Siz de takdir edersiniz ki yorumlarla bu macin derinine inip geceyi daha fazla uzatmak istemiyorum ve bu yüzden bugün benim icin futbol bitmistir.

24 yorum:

Hastradamus dedi ki...

Tebrik ederim iki tarafın da hakkını veren içi dolu yazınızdan dolayı. Katılmadığım nokta Selçuk'un gol dışında da gayet üstün bir performans gösterdiğini düşünüyorum, böyle maçlarda dinamizm ve futbol agresifliği çok önemlidir, ve Selçuk'un Fenerbahçe orta sahasına kattığı da tam olarak bu. Onun haricinde oyun kurma konusunda çok başarılı olmadığı malumumuz, ondan böyle bir beklentim de yok açıkçası. Bugün yeterince sade oynadı bir iki pozisyon hariç.

Kaan Özaydın dedi ki...

golü şelçuk'un atmasını şaka gibi olarak nitelendirilebiliriz ama leo franco'ya o kadar yüklenilmemesi lazım bence. kaygan zeminde kalecinin hemen önünde seken bir toptu. kim olsa yerdi onu.

golü selçuk değilde alex atsa herkes klas gol derdi..

Sade dedi ki...

polyana Rijkaard ve kazma oyuncular ile futbol bu kadar!

Borges dedi ki...

Hastradamus: Selcuk'un iyi oynadigina katilmiyorum, Emrevari paslar degil cezasahasi icerisinde misal cokca kez bos pozisyonundaki arkadasini dahi göremez, ataklarin sonlandirir ve dogru bir cikis yakalayamaz iken mücadelesi de önplanda degil gibiydi ama fikir bunlarin hepsi. Sonucta cok önemli bir gole imzasini atti.

Kaan Özaydin: Elbette Alex degil de Hagi atsa o kaleci önündeki sekisin bilincli oldugundan bahsedeceklerdi zira "bilincli" olarak yapan futbolda süreklilik arzeder.. Pek cok insan Selcuk'un gecen sene oldugu gibi gol atacagindan dem vuruyordu. BIlmiyorum Galatasaray macinin disinda kornerden o sekilde kafayka bir daha gol atmis midir ?

Kaleci hatasina gelince.. Cok uzakti vurdugu yer.. Cok da sert degildi ve pozisyon almaniza, topu kavrayisiniza göre o top sekebilir ya da sekmez.. Bence biraz kaleci hatasi var gibi lakin toplamda kaleciden daha buyuk problemleri olan takimin kaleciyi mac icerisinde yuhalamasi da bi o kadar absürd idi. Eger ikinci gol yeniolmis olsaydi bu daha cok kendi kalemize atilmis olacakti..

Sade: Ilk geldigi gün dile getirildi, Hollanda, pasa dayali ve taktik seviye üst seviyede, zaman ister. Lakin bu zaman misal Bayern Münih'de ya da Barcelona da bir devre iken bizde iki devre..

Nei dedi ki...

Elano konusunda gec te olsa dogruyu bulmussunuz.

Oysaki bundan aylar once Flyin Dutchman'de cikan "Elano tamamlar, tamamlanamaz" yazisina burada da deginenlere "nedir bu Elano tamamlanamaz sacmaligi" falan demistiniz.

Futbol gozlemlerinizi genelde dogru bulmuyorum, ya futbol suzgeciniz dar ya da duygusal yaziyorsunuz.

Borges dedi ki...

Nei: Ilk defa görüyorum bu nicki burada yorum yapar iken. Bakin yaklasik 500 tane futbol blogu var, dogru bulmadiginiz bir yeri okuma zahmetine katlanarak önemli bir vakit kaybina katlaniyorsunuz..

Elano'nun sorunu nedir ? Mustafa Sarp-Topal tamamlanabilir mi peki ? Burada dogruyu buldugum filan yok, bir iki post asagisinda neyin neden nasil gördügümü aciklamisim zaten.

Siz su hakli haksiz konumundasiniz ve acilim getirmeden bir baskasinin dar-genis futbol fikrini masaya yatiriyorsunuz. Ben de sizin elestiri anlayisinizi dar, amaci futboldan uzak baska niyetlerle donanmis oldugunu düsünüyorum. Daha cok düsünüyorum ama ne gerek var degil mi ;)

Nei dedi ki...

Almanya haberlerini buradan takip ediyorum uzak oldugumuzdan oraya, dili bilmedigimizden.

Elestirim yerel futbol tespitlerinize.

Her elestiri sizi böyle agresif mi yapar, elestirinin sebebi icerigi degil de, baska midir hep?


Elano tamamlanamaz derken, araya Sarp ve Topal'i sikistirmak mantikli degil, bunu sizde biliyorsunuz.

Sarp ve Topal'in ederleri belli. Elano'nunkini biliyorsunuz iste artik.

brs dedi ki...

ben herseyı gectımde bu volkanın ytaptıgını ıcıme sındıremıyorum gercekten karsımda dursa su an kesınlıkle saldıurırım gercekten ayıp bu herseyı gectım nasıl bı saygısızlık bu ben bu oyuncuyu mıllı takımda gormek ıstemıyorum daga dogrusu bole bı ınsanı ınsan ezık olurda bu kadarda olmazkı......

CaptainIrmak dedi ki...

Borges, takım A2 de bile kenarlardan oyun kurarak ileri çıkıyor.

Bu bilinçli yapılan bir organizasyon bence...

Bence Caner seneye kalacak takımda e ilerde iyi oyun kuran ofansif yönü de kuvvetli bir bekimiz olacak.

A2'den Berk neziroğulları diye bir oyuncumuz var belki seneye takımda yedek olarak görebiliriz.

Ama gönlüm Mustafa Keçeli'nin bize gelmesi...Caner'den daha iyi bir bek defansif yönü daha iyi topla da daha iyi oynuyor ama bursa verir mi bilemem...

Erdem Karakuş dedi ki...

Borges, yorumlarını çok değerli buluyorum. Futbolu benden daha çok takip edip daha derin analiz ettiğin tartışılmaz bile. Şimdi ben şu cümleye takılıyorum.

"Ilk geldigi gün dile getirildi, Hollanda, pasa dayali ve taktik seviye üst seviyede, zaman ister. Lakin bu zaman misal Bayern Münih'de ya da Barcelona da bir devre iken bizde iki devre.."

Şimdi aynı kadronun korunduğunu ve hiçbir transfer yapılmadığını düşünsen, gelecek sene bu zamanlar bu takım bundan iyi futbol oynayabilir mi?

Misal Servet, Caner, Mustafa, Mehmet, Barış, Uğur gibi oyuncuların 2 devre değil, 2 yıl bu sistemde oynadığını düşünsen, 1 gram bile gelişme gösterebileceğine inanıyor musun? 9 ay oldu bunlardan 1 tanesi bile oyun stilini değiştiremedi. 9 ay önce nasıl dan dun oynuyorlarsa hala aynı şekilde devam ediyorlar. 1 tane olumlu hareket yapsalar, dersin ki "adam değişiyor abi". Ama yok işte arkadaş. Sabri alenen ortada, adam değiştirdi oyun stilini.

Seneye transferler yapıldı diyelim, yeni oyuncular alındı. Ben yine de seneye düzenli bir futbol oynanabileceğinden emin değilim. Neden dersen kadronda en az 5 tane Türk oyuncu oynatmak mecburiyetindesin. Bu oyuncular da 0 altyapıya sahip oyuncular olacak. Ufuk-Sabri-Emre-Balta-Arda desen mesela, orta sahaya da iyi yabancılar alsan, bence bu sefer de defanstaki problemler kabak gibi ortaya çıkacak. Orası belli bir kalitenin üzerinde, ama yine de yetersiz. Şu an problemler orta sahaya öylesine kitlenmiş ki, defans ve forvet göze çarpmıyor.

Yani çok şey yazmak istiyorum da ne yazsam eksik kalacak burada. UEFA şampiyonu olan kadro cidden iyi bir kadroydu. Oradaki Türk oyuncular gerçekten çok doğru seçilmişti, ve hepsi de kendini geliştirmişti 4 yıllık periyotta. 1 tane bile kendini geliştiremeyen adam sayamazsın. Şimdi ise öyle oyuncular yok. Bırak Galatasaray'ı, Türkiye'de yok.

Benim kendi düşüncem Rijkaard'ın böyle bir sistemi oluşturabilmesi için bu senenin üzerine en az 2 yıl daha gerektiğidir. Hem yabancı oyuncular alacak, hem de bir şekilde yetenekli Türk oyuncular (defans-orta saha) bulup bunları geliştirecek. Kaybedilen 1 yılın üzerinde 1 yıl daha kaybetmeyi Galatasaray yönetimi kolay kolay göze alamaz, hatta Türkiye'de hiç kimse alamaz. Bu yüzden ilk yıl başarılı olması çok önemliydi, bu fırsat elden gitti. Umuyorum seneye daha başarılı olsun, yoksa 2. yıl dolmadan bir Türkiye gerçeği olarak yollar ayrılacaktır.

Borges dedi ki...

Nei: ;) Neden sizin bir "elano" kelimineniz "icerik" ve ayni zamanda "dar görüslü futbol, heyecan" gibi elestirileriniz agresif olmuyor da benim yaklasimim böyle oluyor ? ;) Birbirimizi kandirmayalim siz ne yapmak istediginizin farkindasiniz ben de verdigim cevabin afresyon miktarinin..

her zaman bekleriz, süper ceviriler yaparim.

Icerige gelirsek Diego,Lincoln ya da On numarayi belirleyen nasil ki arkasindaki defansif orta saha ise box to box gibi kavramlar da tek kisilik bir gösteri degildir.

brs: Yaptigi terbiyesizlik de derbi geregi buna benzer bir seyler illa ki yasanacak, büyütmüyorum onun kücüklügüne veriyorum ben daha cok..

Captainirmak: Ben FD blogunda 4-3-3 sablonlari yayimladim. Oradan da görüldügü üzere bek, yanina gelen ic oyuncusu ve acik kombinasyonlari sistem geregi vardir ve fakat önemle belirtiriz ki sistemin tek secenegi ve özü durumunda degildirler.. mesele de budur, orta üclüye verilen görev sonrasi sadece buna bel baglamak ki wederson-santos gibi bek oyunculardan kurulu bir kanada.. Sorun daha cok budur.

Caner kalacaktir, bu kesin bence..

Borges dedi ki...

Erdem Karakus:UEFA kadrosunun basarili olmasinin temelinde fizik-mücadeleye dayali oyun anlayisi yatar. Bu ülkenin gercegidir. Örnek olmasi acisindan Fenerbahce Chelsea,Sevilla.Inter gibi devleri dahi futboluyla ezip Sampiyonlar Liginde yari finalin kapisindan döner iken Türkiye Süper Liginde sampiyon olamiyordu, ayni dönem icerisinde Galatasaraya karsi hicbir varlik gösteremedi. Zira oyun mücadeleden daha cok pasa dayaliydi. Kaos futbolunu oynayan Galatasaray karsisinda hicbir varlik gösterememistir.

Sandigin kadar karamsar degilim. Iki önemli transfer ile bu seneye göre daha iyi olur ve Türkiye gercegi ile uyumlu hale gedikten sonra isler daha da kolay halledilecektir. Tercüman sorunundan Türkiye SÜper liginin yapisina kadar.. Zamanla daha iyi teknik adam hamleleri olacaktir.

Servet degil de Emre Güngör olur.. Emre Colak olur, Gio kendisini belki ortada da bulabilir lakin zamanla ve dogru hamlelerde cok sey mümkün. Ama bir yili verdik, ikinci yilinda Türkiye Süper ligi ve Galatasaryli futbolculari tecrübe etmis bir teknik adamin daha cok sansi olacagi kesindir.

aksilaz dedi ki...

Rijkaard geldiğinde bir sezon bekleyebilir ve sabredebilirim diye düşündüm. Ancak ligin ikinci yarısından itibaren gelecek sezona yönelik endişeleri her hafta artıyor. Dünkü maç sonunda o golü yemesek veyahut Gio golü atsa ne değişecekti ki. Kendi sahasında rakibini 2 dk bile olsa baskı altına alamayan, karma karısık oyun oynayan bir takım.

Gelecek sezona yapılacak 2-3 takviye olacaktır en azından. O oyuncuların sisteme uyumu diye avutacağız kendimizi sonrasında bir bakacağız elimizde avrupa, kupa ve lig kalmamış. Geçtiğimiz sezonda aynısı olmadımı. Kısacası Rijkaard'a güveniyorum ama ümidim yok :)

Gelecek sezona yönelik tek bir isteğim var (Nuri Şahin). Onu akıl ederlermi bilemem.

Birde Leverkusen'in düşüşünü yazarsan bir ara sevinirim. Ben buradan görebilidigim kadarını yazdım ancak göremediklerimizi yazarsan memnun olurum.

Borges dedi ki...

Aksilaz: BIrakin bu seneyi, gecen sene teknik adaminda israr etmis olsa Galatasary bugün cok daha iyiydi. Mesele teknik adam istikrari iken her sene basinda bir teknik adam eskiten Galatasarayin basarisizligi da teknik adamdan öte bir sorundan dolayi kacinilmaz oluyor.. Daum gibi Magath ya da capello ayarinda gelir gelmez etki edip uzun süreli olmayan basarilar saglanabilir pek tabi lakin secilen yol bu degil ve fakat secilen yola göre davranislar sergilenmedigi sürece bu skibbe ya da rijkaard olsun farketmez devam edecektir kupasizlik dönemi.

Leverkusen,Schalke,Magath, BAyern bremen yazmak istedigim konulardir. Ilk boslukta sevgili Aksilaz.

Biraz isyan ediyor insanlar ama su unutulmamali ki blog yazma isini kendime zarar vermeden gerceklestirmek istiyorum. Birakmayarak ve devamlilik esiginde ama asla bir zamanlar varolan yogunlukta degil.

Simdi okudum gayet iyi bir cöküs analizi lakin Leverkusen'in cöküsü Galatasarayin Fenerbahceyi yenememesi gibi artik tarihsel bir sürec icerisinde degerendirilmelidir gibi geliyor.. Skibbe,Labadia,Heynckes.. hepsi ayni cöküsü yasadilar..

Nei dedi ki...

Borges, Magath'in sozlesmesi kac yillik Schalke'de?

Rijkaard'a verilen paraya gelir mi Turkiye'ye?

Borges dedi ki...

Nei: 4 yillik kapi gibi bir anlasmasi var. Lakin Wolfsburg birakmaz bu adami derken Schalke ikna etti. Simdi Schalke birakmaz derken Galataasaray da ikna edebilir cok ama gercekten cok kücük bir ihtimal.

Lakin Magath size basari verir, fizigen dayali mücadele gücüyle kesinlikle Türkiyede is yapar lakin örnek olmasi acisindan bugün biraktigi Wolfsburg'un durumunu iyi analiz etmelisiniz.. Ayni sekilde RIjkaard'in biraktigi takimi da. Bakin burada basariligin sürekliligi degil biraktigi sistemin devamliligi söz konusu..

Ister misin ? RIjkaard hamlesinin devamliligindan yanayim ama o olmasaydi ilk secenegim Magath olurdu biraz da Türkiye SÜper liginin yapisi, basinin tavri vesaire. MAgath ve Van Gaal pek cok özellikleri ile bu lige uygun karakterlerdir lakin taktikten ziyade mücadele ettirici yapisiyla Magath bir adim daha öne cikiyor..

aksilaz dedi ki...

Rijkaard'ı göndermeye gücü yetmez bu yönetimin. O istediği zaman gider Galatasaray'dan. Zaman verelim tabi ancak sahada olgunlaşan bir takım görmekte hakkımız değil mi?

Bazı kişiler Rijkaard'ı dokunulmaz addediyor bunu anlayamıyorum sadece. hata yaptığını söylemekten ısrarla kaçınıyor bazı Galatasaray taraftarı. Dün açık tribünde 90 TL verip ıslanan ve üstüne bu oyunu gören taraftarların isyan etme hakkı elbette olmalı.

olaylara normal hayat gibi bakıyorum ben. Nasılsa her birimiz işinde disiplinli olmalı ve hatayı en aza indirmeye çalışıyorsak futbolcu ve entrenörde böyle olmalı. Sene başından beri sürekli gevşeyen bir yapı mevcut takımda ve bunu ön göremeyen yöneticiler.

İstikrar konusu ise herkes için geçerli diye düşünüyorum. Abdullah Avcı dahi uzun süre kaldığı yerde başarılı olabiliyor. Antrenörün kaltesi bu başarının ne kadar üst düzeyde olabileceğini belirler sadece. Rijkaardın Galatasarayı için başarı ŞL de final iken Avcının İBB si için ilk 7 yeterlidir böyle birşey. Beklemekten başka yapabileceğimiz birşey yok. Düşünmesi ve bizden daha çok üzülmesi gereken şuan görevde olan kişiler.

Çok uzun oldu ancak Skibbe ve Labadia nın takımları daha erken kopmuşlardı sanırım. Bu sene biraz ilerlettiler kopma zamanını. Gelecek sezon şampiyon olurlarmı acaba :)

Borges dedi ki...

Aksilaz: Rijkaard i burada ve pek cok yazida elestiriyorum. Ben Moúrinho'yu da rahatlikla elestirebilirim ve böyle olmasi gerektigine inaniyorum. Futbol hem derin ve ayni zamanda bir o kadar da basit olabilen bir oyundur insana baglidir. Insanin bütün özellikleri sahanin icerisinde oldugu sürece futbol teknik ve bilimsellikten arinip herkesin yorum katabilecegi seviyeye geliyor. Her yorum yapan insan misal futblu en az benim kadar biliyordur sadece baktigimiz yerler farkli ve bu da isin keyifli kismi. Lakin elestirir iken yikiyoruz hepten yahu.. sorun bu. Rijkaard'in hamleleri degil genel anlamda 5 yillik barca tecrübesinin ardindan teknik adamligini süper ya da cok kötü yapiyoruz, mesele budur.

Aksilaz Skibbe ve Labbadia da aynen bu sekilde göctü ne eksik ne daha fazla. Skibbe'nin 3 yillik görev zamanindaki ilk dönemi sadece bu yillarin aksine son ceyrekte bir yükselise sahne oldu. Lakin diger cöküsler gibi bir liderlige ya da yenilmezlige ulasamaislardir Heynckes gibi.. Lakin Skibbe'den baya bi önceki dönem de durum bugünkü gibiydi. Topmöller son üc hafta icerisinde sadece bir galibiyet alabilseydi sampiyon olacak iken alamadi.. Sammer oldu dortmund ile. Sonradan Skibbe labadia ve Heynckes hep ayni kaderi paylastilar.. Lakin bu sene hala ihtimalleri var fakat bu takimi toplayabilecek kadar yetenekli midir teknik adam, görecegiz..

mehmet celal dedi ki...

Rijkaard geldiğinde ve halen bile Rijkaard'ın en az 2 yıl çalışmasını savunanlardanım.Rijkaard'ın pas futbolu zaman ister diyorursunuz, ama futboldan azıcık anlayanların bile gördüğü sorunların çözümüne dair hiç bir emare göremiyorum sahada.Orta sahanın yokları oynamasını ve bunu gören Neill ve Elano'nun uzun toplarla öylesine topu savurmasını geçtim,organize herhangi bir hücum organizasyonunu veya çalışılmış duran top organizasyonunu da görmüş değilim. Bu benim gördüklerimin yüzlerce kat fazlasını Rijkaard'ın gördüğünden en ufak şüphem yok.Kalli'li derbide malum fizik mücadeleyle bundan çok daha düz oyuncularla Kadıköy de kafa tutmuştu Galatasaray Fenerbahçe'ye.En azından ortada bir strateji vardı.Ben bu derbinin ve bu sezon oynanan futbolun stratejisini anlayamdım ben.Sadece yıldız oyuncuların bireysel performansından medet umuyoruz.Keita Gio nun topu alıp dört beş kişiyi geçip pozisyon yaratmasını bekliyoruz maç boyu.
Bilmiyorum belki sıradan bir taraftar gözlüğüyle bakıyorum olaya ama şuna eminim ki ben bu oynanan futboldan memnun değilim.

Sacit Tekin dedi ki...

Borges selam,

2 orta saha transferi ile takım düzelir demişsin, mantıklı.

ama burada ben de blogda dile getiriyorum sıkça mesele bu eksiği görüp değerlendirecek (rijkaard ve ekibini dışarıda tutuyorum)beyinlerin eksikliği.

Geçen sene lincoln ün olmadığı maçların çoğunda puan kaybedild, nedeni ise basitti.onun eksikliğinde top kullanma eksikliği vardı bu futbol şubesi tarafından süzülemedi.

Bu gerçekten hareketle sezon başında yapılan elano trasnferi sonrası çekimserdim.1-2 ay geçtikten sonra ki değerlendirmelerim elano nun mevcut oyun yapısı ile galatasaray a neden uymayacağını anlatır nitelikteydi.

Bugün elano sorgulanıyor ya samimiyetle söylüyorum ki elano etiketli yazılarım blog da durur, şaşkın değilim sadece haklı çıktığım için üzgünüm. Farklı karakterdeki oyuncular ile pekala başarılı olabilir ama GS uygun yer değildi mevcut yapısı ile.

Neyse buradan hareketle Elano'nun daha baştan alınışını bu gözle değerlendirmeyen GS Futbol yönetimi baştan hatalıdır aynı şekilde bas bas bağıran orta saha problemine de neşter vuramayanlar da aynı kişiler.

BURADAN HAREKETLE SANA BİR SORU YÖNELTMEK İSTİYORUM?

Ben gelecek adına futbol şubesindekilerin vizyonlarının yetersizliğinden dolayı umutsuzum. Bu temel eksiklikleri süzemeyen ve tek amaçları AHL ye isimli futbolcular getirerek sansasyon yaratmak olanların gelecek adına gerekli adımları atabilme ihtimalleri nelerdir? Hep bilinen isimlere yöneler bir ekibin doğru taramayı yapacak bir oyuncu envanterine sahip olduğuna ve takımı doğru isimlerle buluşturabilmesi ne kadar mümkün?

Yani geçmişte yapılan o kadar temel yanlışlıklar varki bu beyinlerin tam tersi bir yapıya ulaşacak mutasyonu geçirmeleri bana neredeyse imkansız geliyor.

Daha 6. haftadan yardımcı hocaların kovualrak teknik adamın istifaya zorlandığı bir ortamda bu eylemde buluna başkan ve yöneticileri sadece Rijkaard gibi bir ismi takıma kazandırdıkları için sorunların kaynağı olarak görmemek ana hata değil mi*

Saygılar...

Bruskvilla dedi ki...

Değerlendirmenizi çok iyi buldum, tebrikler. Bana göre maç vasatın altındaydı, türkiyenin en büyük iki kulübü şampiyonluk için karşı karşıya geliyor ama maçta pek bir atraksiyon yok, bunda özhan abinin vefatının tesiri oldu mu bilmiyorum ama çok sakindi maç. Benim istediğim temponun yüksek olması tabiki, taşkınlık anlamında söylemiyorum yanlış anlaşılmasın. maçtan önce taraftarların dayanışması ve alkışlar beni çok mutlu etti, yıllardır görmek istediğim şeylerdi bunlar keşke hep böyle olsa.
Maça gelince ortada olan bir maçı fener aldı, gs haliyle yerden yere vuruluyor tüm medyada, oysa gio atsa çok farklı şeyler konuşuluyor olacaktı, futbol bu işte.
gs nin sorunu ileri de değil, herkesin hem fikir olduğu gibi dirençli orta saha, iki yönlü oyuncu(emre misali) ve lucas neil in yanına servet değil de daha düzgün, derli toplu stoper. caner de saç baş yoldurtuyor adama, tamam topu iyi taşıyor ama sonra.. sonrası topu dağa taşa nişanlıyor.

Borges dedi ki...

Mehmet Celal: Katiliyorum kismen. Söyle ki: Anlamlandiramiyoruz ama sunu da unutmamak gerekir. Misal Henry'nin Arsenal'deki müthis performansi sonrasi anlamlandiramadigimiz sekilde kenar oyuncusu zorlamasi oldu. iyi oynamayan takim icerisinde siritir iken bugün cok iyi anliyoruz. Demem odur ki bir plan olsa dahi uygulamaya gecirilemedigi icin sacma sapan isler oluyor sahada. Bu oyunun anlamli oldugu söylemiyorum ama "anlamli" olabilecegi günler öncesindeki durumu da olabilir. Zira Rijkaard "beyin" derken kastedilen beyinsizliklerin oldugu yerde hicbir sey anlasilir degil.

Sacit Tekin: Dile getirdiginiz konulari ben bu blogda siklikla yazdim. Her bakimndan her zaman benim icin özel olan bir adamdir Adnan Polat ve fakat buna ragmen basarili olmasini cok cok fazla ister iken sportif direktör ve beyin eksikligini hep yazdik, cizdik. Lakin Polat özelestiri yapabilen, basarisizlik sonrasi söylenilenlere kulak veren bir adamdir dolayisla Rijkaard uzun süreli kalip "beyin" olmazsa bunun da caresine bakilacaktir, bakilmak durumundadir. Bir örnek vereyim: Robben, Hoeness'in ilgilenip aldirdigi bir oyuncudur sadece almadan önce Van Gaal telefon edip sag kenarda da oynayip oynamayacagini ögrenip onay vermistir. Kim olursa olsun orada ve pek cok klupte transferler teknik adamin disinda büyük planin parcasi olarak devam eder, burada da bu sekilde olmalidir ama bir beyin olmasi gerekir..

Bruskvilla: Caner yetersiz ama gelisime cok acik. Balta'yi ne kadar gelistirirseniz gelistirin bir yere kadar tek yönlü olarak kalacaktir, ise de yarar. Ama sisteminiz buysa sizin Balta'ya degil Caner'e, Sabri'ye ihtiyaciniz vardir. Caner potansiyel tasiyor ve öyle bir görüntüsü var ki islenmemis demir gibi..

mehmet celal dedi ki...

Konuyla alakası yok FeliX Magath ismi geçince dayanamadım yazmak istedim.Zira Galatasaray'la adının geçtiği dönemde beni çok heyecanlandırmıştı.Kalli'den sonra Skibbe'nin yerine getirmek istemişti Galatasaray yönetimihatta medyaya da anlaşmak üzere oldukları yolunda haberlerçıkmıştı ama Magath reddetmişti.Rijkaard'dan sonra Magath'ın gelmesini bende çok isterim.Galatasaray'ın onu ikna etmesi çok zor demişsiniz.Ben bunun Rijkaard'dan sonra daha kolay olabileceğini düşünüyorum.

Kamil dedi ki...

Belki konu dışı olucak ama nereye giriceğimi bilemedim yorumu arkadaşlar çünkü haber karşısında şok oldum.
Gördünüz mü bilmiyorum ama Fenerbahçenin kaptanı Alex De Souza ile yapılan bir röportajın videosu nette dolanıyor. sporx kaynaklı bu transfer haberinin videosunu izlemek için.

http://www.youtube.com/watch?v=AbcXH7so5Vc