2 Temmuz 2011

Hasret Gültekin-Metin Altiok



Hasret Gültekin (1971-1993) Sivasta yakildiginda 22 yasindaydi..

...

yenibir ulke yoktur
diyor unlu sair;
ne de yeni denizler
nereye gitsen bu kent,
seni pesinden izler.
ama gitmektir benim
yenilmezligim dunyada
ve ben durmaz giderim
bu can tende durdukca

........

insan usul usul ölmek için gelir dünyaya.
baslar her gün biraz daha insan olmaya.
ve ölürken usul usul ne tuhaf;
asik olur, kedi besler, isim verir esyaya
.....

butun pislikleri ortaya cikardigindan,

asiksam nefret ediyorum yasamaktan.

...

bagirsam neye yarar, nasılsa duymazlar
ben bir kömür ocaginin onulmaz göcügüyüm;
icimde cesetler ve daha ölmemisler var
...
günlerden öyle bir gündü;
üstüne tarih düştüğüm.
gözümün önüne geldi birden
balkıyan güzel yüzün.

ve yüreğim yandı söndü,
ter bastı avuçlarımı.
bir işlek kovan uğultusu
kapladı kulaklarımı.

uzandım usulca cigarama;
yavan ömrüme katık.
ben o gün öldüm gülüm,
bir daha ölmem artık...
...
Bedenim üşür, yüreğim sızlar
Ah kavaklar, kavaklar

Beni hoyrat bir makasla
Eski bir fotoğraftan oydular

Orda kaldı yanağımın yarısı,
Kendini boşlukla tamamlar

Omzumda bir kesik el,
Ki durmadan kanar

Ah kavaklar, kavaklar
Acı düştü peşime ardımdan ıslık çalar
....
Sonunda kendime bir top yangın edindim,
Soluğumla besledim dudağımın ucunda
Ömrümün külüydü savrulan hep ardımda,
Örterek yavaş yavaş bıraktığım izleri
Yanmış bir günün sürüklenen kanatlarıyla
Koştum, durmadan koştum o küçük yangınımla,
Adımın çaresiz kıyılarında kendi göğümü bulmaya.....

Metin Altiok (1941-1993)



Bakin ben sizi asagilamayacagim.

Bu bekleyisi, yakilmak üzere otelin icerisinde esir alinmis güzel insanlarin acisini harf harf anlatmayacagim. Size ne olursa olsun, ne yaparlarsa yapsinlar bu sekilde onlarca insani yavas yavas yakarak öldürmenin ne kadar vahsi bir sey oldugunu göstermeye calismayacagim. O kadar insan tarafinizin kaldigini da düsünüyorum her seye ragmen. Sizi asagilamak, "bak Ali, insan yakmak kötüdür" demek de istemiyorum.

Lakin bu insanlar..

..Türküler söylediler, siirler yazdilar. Bunlarin disinda sizin hayatiniza en ufak bir zarari olmamasina ragmen esir alinip yakildilar bir otelin icerisinde.

Sorun su ki bir iki insan degil, bir halk tarafindan..

Her seye bir kulp, her yapilana "aslinda baska" diye baslayan cümle kurabilirsiniz. Ama ben gayet de bilincimin yerinde oldugu on dört yasimda o görüntüleri gördüm ya; Bir iki üc degil de yüzlerce insanin insan yakmaktan aldigi hazzi hissettim ya.. Sair,Yazar, Sanatcilarin bir halk tarafindan keyifle yakilarak öldürümesini gördük ya.. Kucuk bir gaz ile galeyana gelip her an köyümüzün cevrelenip katledilecegini hissettik ya..

siyasal kimlik,hayat, ideoloji,parti, secim, her sey artik bizim icin biraz da hayat- memat meselesidir.

Dönemin Refah Partisinin adalet bakani olan Sevket Kazan da bu katliamin saniklarinin avukati oldugu bir yerde; Siz ne yaparsaniz yapin, serinin ya da devam filminin kacinci kisminda yer alirsaniz alin gözümüze "hos" görünemeyeceksiniz.

Bizi Sivas, Maras hatrina anlayisla karsilayacaginizi da düsünüyorum.

10 yorum:

StatMan dedi ki...

harikasın kardeşim, eline, yüreğine sağlık...

aLican dedi ki...

Küllerimizden doğarız...Ne madımak unutulur ne çorum ne maraş..

y. dedi ki...

eskiden daha farklı düşünüyordum ama şimdi bu yaşımda bakınca bizi bölmek için önce yüreklerimizi sökmeye çalışmışlar anladım.

il Capitano dedi ki...

ne denir ki!

Eline sağlık,rahat uyusunlar!

Cem Salih Yıldırım dedi ki...

teşekkürler böyle bir yazı düştüğün için.yazılarını yazarken ne kadar bilinçli olduğunu bir kez daha fark ettim...madımak katliamı unutturulmamalıdır!

Salih Çalışkan (ePHe) dedi ki...

Tebrik ediyorum.
Acımızı yüreğinde hissedip kelimelere damıtmışsın. Eline, yüreğine, ağzına, gözüne sağlık...

aprile dedi ki...

sazıyla, sözüyle...Ozanlar, canlar gitti, madımak yangının karası hala hepimizin alnında...Borges, yazı ustalığına hayranım bir kere daha...

Omer Ersoy dedi ki...

Allah rahmet eylesin vefat edenlere.Hicbir sekilde aciklamasi olmayacak bir sekilde can verdi oradaki insanlar.Sizin acinizi anliyoruz abi; lakin bizi gaza gelmis-getirilmis o kitleyle genelleyenleri anlamiyoruz. Trabzonlu bir sunni olarak 2 temmuzda yapilan vahseti telin ediyorum.Masumlar olmesin, fikirler susturulmasin tartisilsin, alevi-sunni , sag-sol kamplasmalari olmayan bir Turkie olsun... Saygilar....

Melih Sarıışık dedi ki...

Din adına yapılan ve "cihad" adı verilen hareketler son derece cahilcedir. Düşünce; insanın en önemli şeyidir, onun yaşama şeklidir. Zorla bir şeyi kabul ettirmek son derece aptalcadır. Bu olayların sorumluları yalnızca hareketi uygulayan topluluk değildir. Azmettiricileri de sorumludur. Ülkede yalnızca Sivas, Maraş olayları cereyan etmedi. Erzurum'da Sünni köyü basıldı ve onlarca insan öldürüldü. Yıllardır ülkede millet birbirini kesiyor. Amaç ya da neden belirtmeksizin. Bir kıvılcım yetiyor kavga için. O kıvılcımın alevlenmesini sağlayanları yok etmedikçe de bu olaylar olmaya devam edecektir. Ortada sağ-sol ya da din kavgasından daha büyük bir sorun var; "Korku". "Başıma bir şey gelmesin" telaşı var. Her şeyi kabullenme ya da uygulama telaşı. Cehaletten ileri gelen şeyler bunlar. Kimin neyi savunduğu belli değil, savunanın da birbiriyle karşıt birçok düşünceye sahip olduğu bir gerçektir. İçinde bulunduğumuz toplumun özelliklerini bildiğimiz halde; birbirimizi yok etme çabası niye? İntikam, hayattaki en saçma şeylerden biridir; çünkü her zaman masumlar zarar görür. Bugün birçok yayın organı bu olayları ballandıra ballandıra önümüze sunarken, bu olayların yeniden yaşanmasına ister istemez ön ayak oluyor. Bunların yeniden yaşanmaması dileğiyle...

Burak Karsu dedi ki...

Hasret liseden arkadaşimdi. Işıklar icinde uyusun.
Onda öyle bir kabiliyet vardı ki, hiç tanımadığı bir müzik aletini eline tutusturun yarım saat sonra o sazın virtüözü olarak gecebilirdi karşınıza.
Kaleminize saglık.