17 Ağustos 2010

Misimovic ve Galatasaray Transferleri.!



Öncelikle bugüne kadar yapilmis olan transferlere iyi bakmak gerekiyor. Galatasaray takimi son iki yilda bu konuda basarisiz olmustur. Havaalanlarina sürekli gitmek zorunda kalmaniz, yapilan transferi basarili kilmiyor maalasef. Meira-Nonda'nin devre arasi satislarini bir kenara birakin, bugün binlerce kisi toplanip karsilamaya gittiginiz oyuncudan kurtulmak zorunda kalmaniz söyle bir yana dursun sizin basbas bagiran orta saha sorunu ve hatta sakatliklardan dolayi kismen forvet eksikliginizin oldugu bir yerde elinizde onlarcasi varken bir kenar adamini daha "kiraliyorsunuz". Üzerine Avrupa'da oynatamayacaginiz bir forvet de cabasi.. Her ikisi de bugün yok ama bunlar yine bugün gerceklesse, havaalanina gitsek de "yalanci" umut yüklesek diye seviniliyor..Bu yanlislarin yapilmasinda havaalani karsilama komitesinin de payi oldukca fazladir. Bu yanlislar yildiz transfer edeni Allah yapan yanlis alginin da dolaysiz istegidir. Alinamayan Giovanni'nin hatrina neyden vazgectigimizi unutmayalim ve mesele almak degil organize edip yönetebilmektir.

Giovanni'nin alinmadigini da bir daha hatirlatarak gecen sene transfere onca sevincin sonucu ne oldu ki ? Galatasaray isterse onlarca bu gibi oyunculari kiralayabilir, bunun nesi basarisidir nesi araniliyor anlamis degilim. Biraz olsun bilincli bir taraftar yildiz transferinden ziyade ister Bank Asyadan ister Premiere ligden olsun gelen oyuncudan verim alinabilecek kosullarin olusumu ve daha cok bir sekilde gelenlerin yönetimi üzerinde durur, yeni yeni gelip-gidecek havaalani transferi degil.. En basitinden Bayern'de satilmak istenilen ve sessizlikten dolayi ucuza gidecek olan Sosa'yi alsaniz dahi kosullar saglikli oldugunda cok yararli olur ama kimse oraya bakmiyor ve biraz da taraftar beklentisinden kaynakli bakilamiyor. Ayni zamanda UEFA'nin yeni kurallari geregi birakin oyuncuya para vermeyi en sasali kluplerin bile yüksek ayligi olan oyunculari göndererek tasarruf etme cabasindan dolayi sessizlesen bu ortamda cosmak cok da mantikli degil. Hoeness'in dün yaptigi aciklamalari okuyun..

Sistem oturmasi gerekir. Bayern Münih bugün sistemini oturttu ve defansina senden bin kat daha güclü ekonomik yapisi ile transfer yapmaksizin iki tane genc oturtuyor ve siritmadan Mourinho'nun Madrid'ini hazirlik karsilasmasi da olsa sahasina kapatiyor.. Iki tane A genc oyuncu ve zamaninda performans gösterememis yedeklerinin dahi yildizlastigi, yeniden kazanildigi bir ortam yakalanmis. Mesele bu ortami yakalamaktir. Zamaninda ismini-cismini bilmedigim Capone transfer edildiginde cok sevinmis ve yildiz olacagini düsünmüstük Capone'un öncesinde tek bir macini izlemeden zira o takima kim gelse yildizlasirdi..

Galatasaray'in sorunu asla ve asla transfersizlik ve bu minvalde Adnan Sezgin degildir. En azindan Adnan Sezgin'in transfer becerisi ile klubun basarisinin ve Galatasarayin geleceginin cok fazla bir ilgisi yok. Paraniz varsa transfer yaparsiniz..



Alin size Misimovic, Diego gercegi..

Schalke bu isi bilmiyor, Galatasaray daha mi az beceri sahibi de Diego'yu alamiyorlar ? Hayir. 17 milyon veriyor Wolfsburg ve Juventus 24'e aldigi oyuncu icin en az 19 istiyor. Dahasi oyuncuya brutt senelik 6 milyon verebiliyor yine Wolfsburg.. Schalke ve Galatasaray'in o kadar parasi yok. Dolayisla Diego istese de alinamaz.. Diego ile Wolfsburg anlasti bir sekilde ama klupler arasinda kucuk pürüzler var giderilmesi gereken ve bu transfer netlesmeden Misimovic kesinlikle birakilmayacak öncelikle bunu bilelim..

Sonrasi ise Schalke-Galatasaray arasindaki Misimovic savasi. Yine misal Fiorentina'nin disarida kalmasinin becerisiziklikle alakasi yok..

Misimovic Magath sonrasi yildiz statüsünde olan ve o sekilde de oynayan cok güzel bir on numara. Transferi kesinlesirse uzun uzun sisteme uygunlugu ve oyuncu analizine de girisilir ve fakat alinmak istenen futbolcu 28 yasindadir. Dolayisla Lincoln'de oldugu gibi bosnalı futbolcu icin yapacagi son güzel sözlesmede para oldukca önemli bir etkendir. Galatasaray'in teklifini menajeri dogruladi ve bugün de onun bu kadar para kazanabilmesinde emegi cok olan Magath görüsecek.. Burada artik para konusur isin dogrusunu söylemek gerekirse.. Bu da acik acik söyleniliyor zaten: 8-10 milyon bonservisi her iki klubün de karsilayacagi bir ortamda senelik 4 milyon'un üzerine cikan Misimovic'i kapar.. Diger türlü ister eski hocasi Magath ister Schalke isterseniz de Bundesliga acisindan bakin almak istediginiz oyuncu Misimovic oldugunda paranin disinda bir sansiniz zaten yok..

Misimovic disiplin sorunlari olan ya da formsuzlugundan dolayi gönderilmek istenilen bir oyuncu degil dolayisla talipleri bir hayli fazla. O daha cok yerine cok daha iyisini alabilecek maddi bir güce sahip olan takimin yedek birakilamayacak yildizidir. Juventus'a 24 milyona kendisini sattirabilecek kadar güzel Bundesliga performansinin kör ettigi gözlerin son iki yilda cok önemli isler becermis oyuncusundan vazgecmesidir Misimovic'in transferini ihtimal dahiline sokan.. Dolayisla Misimovic transferi eger olursa ne bir Keita ne de Jo-Giovanni ile kiyas yapilabilir. Hepsinden cok daha zorludur onu buraya getirme süreci. Oynayan oyuncuyu almak cok da kolay degildir ve bu transferin gerceklesmesi icin umudum hala cok fazla yoktur..

Olursa tadindan yenmez o cok baska..

*2 gün yokum ve umuyorum ki geldigimde Misimovic analizi.. umuyorum.!

9 yorum:

Alper S. dedi ki...

Şahsi kanaatim Misimovic'in aradığımız adam olmadığı/olamayacağı yönünde. Aynen Rosicky gibi, Baptista gibi. Şu anda senin takımının Cana'nın önünde, Elano'nun yanında oynayacak bir sol içe ihtiyacın varsa burada Misimovic'e nokta transfer demek durumu biraz abartmak olur.

Kaldı ki, takımın sallantıda olduğu bu dönemde alınacak olası bir Bursa/Eskişehir mağlubiyeti taraftar nezdinde hem teknik heyetin ve ondan da fazla olarak başkanın kredisini sıfırlayacaktır.

Takımdaki mevcut defans dörtlüsünün ligde her koşulda başa oynayan bir takımın parçası olabileceğini söyleyebiliriz. Keza Batdal, Arda, Pino, Kewell, Baros ve Serdar rotasyonundan oluşacak hücum hattı da ekstrem durumlar(Lincoln'de olduğu gibi takıma fitne sokulması) ve uzun süreli sakatlıklar olmazsa Türkiye Ligi'nde seni başarıya taşıyabilir.

Sorun orta üçlüde. Hatta Cana ve Elano'nun oturduğunu varsayarasak sorun sol iç mevkiinde. Mevcut kadroda kaptanından gideri yiyen Emre Çolak'ın silkinip kendini göstermesini bu sene düşük bir ihtimal olarak görüyorum ve mevcut kadro içinde bu mevkiyi - beklentileri minimum tutarsak - karşılayabilecek tek adam da ne yazık ki Ayhan'dır. Fakat onun takımı zirveye taşıyabilecek performansı göstermesi, uzun maratonda imkansız.

Dolayısıyla takımın mevkisi sol iç olan, uyum sorunu yaşamayacak bir transfere ihtiyacı var. Türk olarak 3 seçenek mevcut. Emre, İnler ve Nuri. Emre'yi geçiyorum, İnler en baba tok satıcılardan birinin elinde, Nuri takımında kral. Sence Nuri'yi alabilir miyiz?

Zira bana 12-13 Misimovic'e vermektense tüm şartları en son raddesine kadar zorlayıp daha fazla bir bonservise Nuri'yi almak çok daha mantıklı bir çözüm olarak gözüküyor. Bununla birlikte Hakan Şükür ekolünden kalan ve takıma sirayet etmiş olan bir devrecilik anlayışını da yıkabilecek ilk halka olabilir Nuri.

Velhasıl kelam, Misimovic sıkıntı yaratır ve geldiğinde 4-2-3-1 oynarsak Misimovic'den de Lincoln performansı alabileceğimizden şüpheliyim.

Alper S. dedi ki...

Şahsi kanaatim Misimovic'in aradığımız adam olmadığı/olamayacağı yönünde. Aynen Rosicky gibi, Baptista gibi. Şu anda senin takımının Cana'nın önünde, Elano'nun yanında oynayacak bir sol içe ihtiyacın varsa burada Misimovic'e nokta transfer demek durumu biraz abartmak olur.

Kaldı ki, takımın sallantıda olduğu bu dönemde alınacak olası bir Bursa/Eskişehir mağlubiyeti taraftar nezdinde hem teknik heyetin ve ondan da fazla olarak başkanın kredisini sıfırlayacaktır.

Takımdaki mevcut defans dörtlüsünün ligde her koşulda başa oynayan bir takımın parçası olabileceğini söyleyebiliriz. Keza Batdal, Arda, Pino, Kewell, Baros ve Serdar rotasyonundan oluşacak hücum hattı da ekstrem durumlar(Lincoln'de olduğu gibi takıma fitne sokulması) ve uzun süreli sakatlıklar olmazsa Türkiye Ligi'nde seni başarıya taşıyabilir.

Sorun orta üçlüde. Hatta Cana ve Elano'nun oturduğunu varsayarasak sorun sol iç mevkiinde. Mevcut kadroda kaptanından gideri yiyen Emre Çolak'ın silkinip kendini göstermesini bu sene düşük bir ihtimal olarak görüyorum ve mevcut kadro içinde bu mevkiyi - beklentileri minimum tutarsak - karşılayabilecek tek adam da ne yazık ki Ayhan'dır. Fakat onun takımı zirveye taşıyabilecek performansı göstermesi, uzun maratonda imkansız.

Dolayısıyla takımın mevkisi sol iç olan, uyum sorunu yaşamayacak bir transfere ihtiyacı var. Türk olarak 3 seçenek mevcut. Emre, İnler ve Nuri. Emre'yi geçiyorum, İnler en baba tok satıcılardan birinin elinde, Nuri takımında kral. Sence Nuri'yi alabilir miyiz?

Zira bana 12-13 Misimovic'e vermektense tüm şartları en son raddesine kadar zorlayıp daha fazla bir bonservise Nuri'yi almak çok daha mantıklı bir çözüm olarak gözüküyor. Bununla birlikte Hakan Şükür ekolünden kalan ve takıma sirayet etmiş olan bir devrecilik anlayışını da yıkabilecek ilk halka olabilir Nuri.

Velhasıl kelam, Misimovic sıkıntı yaratır ve geldiğinde 4-2-3-1 oynarsak Misimovic'den de Lincoln performansı alabileceğimizden şüpheliyim.

Borges dedi ki...

Alper: Gelsin zaten üzerine konusacagiz uzun uzun. Elano'yu dahi oraya kaydirdigimiz düsünülürse Misimovic orada cok daha güzel bir sekilde "köprü" görevi görecektir. tam aradigi nokta transfer olmasa da devsirilebilecek bir yetenek.. Köprü vazifesi görecektir ve bunu basarabilecegini düsünüyorum ve fakat Elano burada kalir üzerine 8-10 milyon verilip Misimovic gelirse cok anlamli da olmaz.

Alper S. dedi ki...

Borges: Devşirilebilecek bir yetenektir dersen orada dururum. O görevi layıkıyla kotarabilir ama bu durumda Elano giderse yine 4-2-3-1'e dönmek gerekmeyecek mi, ve yine Cana'nın yanına Topal gibi bir adam ihtiyacı doğacak. Şu an bu yapıya uygun elimizde Musa ve Cumhur var, ikisi ne kadar götürür tartışılır.

Bana göre 4-2-3-1 taktiği takım içinde futbol aklı olarak uçurumlar bulunduran futbolcular varsa en uygulanabilir taktiktir. Çünkü futbol aklı olmayan/mental olarak eksik futbolculara düz mantıkta görevler verirsin, fazlasını beklemezsin ve onlar da bu işi götürür. Bu sefer senin yükün Lincoln'e kalır, Misimovic'e kalır. Onların ayağına bakarsın. Gerçi biz Avrupa'nın sayılı hücum hatlarından Arda - Kewell - Baros - Lincoln'ü fitnelikle bozmasını bildik. Misimovic de sivrildiği zaman takım için derin yapılanmanın istemediği adam olacaktır.

Pan Monroe dedi ki...

Misimovic'in ideal adam olmadığına katılmakla beraber, galatasarayın oraya bir dişli alarak mevcut çıkmazından kurtulamayacağını düşünüyorum.

Yani bugün Emre Belözoğlu, hatta fantazi yapalım, daha kabadayısından bir Edgar Davids montesi bile "hah tamam aranan bulundu" dedirtmeyecektir. Futbolun akılcı diliyle bu çözüm gibi gözüküyor ama Borges'in de dediği gibi, galatasarayda esas problem bir takım şartların oluşmaması. Bu şartlar oluşsa Barış bile çok sırıtmaz. Ama galatasaray kısa vadede "topu ayağına atacak" bir adam bulmalı.

Bu bağlamda Misimovic'i Lincoln ya da Rosicky gibi oyunculardan ayıran özellikler var. Oyun alanı olarak kenarları kullanmaktan çok göbeği seviyor,ama iş bitirici bölgeler kadar topun çıktığı bölgeyi de kullanıyor. Ben Misimovic'i günümüzde klasik 10 numara üslubuna en yakın futbolculardan biri olarak görüyorum.. bu özelliği de n'olursa olsun o bölgeyi bereketlendirecektir. Fakat transferi çok zor, ki gerçekleşse bile o transfer için verilen taviz (para) burnundan fitil fitil gelecektir bu ortamda.

Sade dedi ki...

Misimovic katkı sağlayacak bir futbolcu olabilir. İlk geldiği gün arda yumruk atar mesela haldun üstünel silkeler kendisini o zaman Misimovicte yalan olabilir. Bu transfer işlerinde şans ve uyum oyuncunun kalitesinden bile daha önemli olabiliyor. Örnekler de zaten bunun anlaşılması içindi.

Ancak benim anlamadığım; sistemin oturması gerektiğini söyledikten sonra 11 senedir herhangi bir sistemi oturtamayan tüm yönetimler ve sonuncusunun sistemi es geçmesi ve transferde yaptıkları abzürt hatalar, takımın ihtiyacının dışında (birincil ihtiyaç yerine ikincil,...) futbolcularla anlaşmayı sadece taraftar beklentisi ile nasıl bağdaştırabildin?

Özhan Canaydın döneminde bu taraftarın hali niceydi? Hatta çoğu kişi hatırlar TV'de bir ufaklık galatasaray taraftarı olarak transfer hakkında "az paramız var dikkatli harcamalıyız" gibi cümle kurmuştu.

Galatasaray taraftarının büyük transfer beklentisinde olmadığını düşünüyorum daha çok bu yönetimin özellikle son yönetimin kendi politikasıdır.

Borges dedi ki...

Sade: Taraftar ile aciklamadim, payi var dedim sadece. Daha da ziyade tam anlamiyla taraftar gazlama adina hareket eden yöneticiye cok seyin bicimlesidir.

Bugün taraftarlar Üstünel'in yokluguna bagliyorlar transfersizliklleri ve daha da ötesi sorunlarin hemen hepsini transfersizlik ile kapatabiliyor. Ben sadece transfersizlik sorunu olmadigini, daha yönetimsel iceriklerin önemli oldugunu ve bunlarin da yavas yavas cözülecegini umuyorum.

Spooky dedi ki...

diego transferi olmamış deniyor... bu iş yatar

fazıl dedi ki...

Kadro kurar ve teknik analizler yapaken , SAKATLIK faktörünü hesaba katan var mı ? Geçen sezonun ve bu sezon başının da "Lideri" durumundayız da !