18 Eylül 2010

Robben-Sabri-Arda -Ercan Güven-Hoeness.!



Bakalım buradan nasıl bir hikaye çıkıyor ?

Hoeness, Hollanda Fedarasyonuna ateş püskürüyor. Neden mi ? Anlatayım ben size.

Robben Dünya Kupası öncesi Bayern'de onu belki de iyi yapan, oynatan sadece ona çalışan doktoru tarafından sağlık kontrolünden geçirilip Dünya Kupasına gönderildi. Sonrasında ise hazırlık karşılaşmasında sakatlandı ve yine ilk etapta Robben için Ballack gibi Dünya Kupası bitmişti. Bu şekilde haber çıktığı vakit buralarda da çokca kez post yazıldı, üzünüldü filan..

Sonra birden şu tarihte oynayabilir denildi.

Ve Almanlara göre ise;

O şekilde Ballack da oynardı.. O şekilde 3 hafta oynarsın ama sonrasında üç yıl futboldan uzak kalma ihtimalin doğar. Bu çok yanlıştı..

Öyle de oldu.

Robben Dünya Kupası sonrası sakatlandı ve Bayern bu seneyi neredeyse onsuz düşünmek durumunda. Dahası çok da az olmayan maaşını diğer futbolcuların aksine sözleşmesi gereği klup sonuna kadar ödemek durumunda.. Dahası bu ne talihsizlik ne kader ne de şans: Birilerinin kendi çıkarı adına sorumsuzca davranmasıdır..

Hoeness Hollanda Milli takımı için onlar bunu ödeyecek ve eğer anlaşma sağlanmazsa mahkemeye gider sonsuza kadar bunun peşinden koştururum diyor.. Çünkü ortada analizler sonrası sonrası ortaya çıkan yanlış bir müdahale söz konusu. Bilinçli yapılmış bir yanlışlık..

Aslında aynı konu üzerinden Robin Van Persie tartışması da benzer şekilde içeride tartışılmaya başlanıldı ve Hollanda'nın elinde maalasef çok iyi kartlar yok.. Hoeness üzerine basa basa şunu diyor:

'Biz de bu dünyanın en iyi spor doktoru var: Hans Müller Wohlfahrt.."

Ve o doktor diyor ki: Robben'in Dünya Kupasında oynatılması skandaldır. Hollanda Milli takım yetkilileri yanlış müdahalelerde bulunmuştur. Bugün açılan beş santimlik deliğin sorumlusu Hollanda Milli Takımı'dır.

Siz Ercan Güven ve Mehmet Demirkol'un paslaşmalarına aldırmayın. Dünden selamı alan bugün selamı çakar ki yine selam göndersin. Galatasaray'ın meselesini utanmadan şehitlere kadar vardırıyorlar.

Galatasaray'ın isyanının bunlarla ilgisi olmadığı gibi çok da doğaldır ve Avrupa'da uzun zamandır bu tartışma vardır ve aslında bunun çok net bir cevabı da yoktur.

Galatasaray sakat oyuncusunun gönderilmeme derdinde iken Avrupa'daki klupler bu eşiği çoktan geçip orada tesadüfen de olsa sakatlanırsa bunun cezasını neden biz ödüyoruz diye bir noktaya ulaştılar ki sonuna kadar haklıdırlar..

Neden ?

Bir klup belki tek büyük parasını ya da transfer vuruşunu bir oyuncuya yapıyor ve fakat o oyuncu gidip bir ülkenin milli takımında sakatlanıyor.. Neden bunun cezasını klup çeksin ? Belki adam işinden oluyor, kupaları kaçırıyor v.s..

Fedarasyon'un kendisine ait bizzat milli takımdan da pay ettiği gelirleri var. En ufak bir başarıya her yerde milyon euro ödeyecek primleri var. Oyuncular prim pazarlığını dün de bugün de yapıyor. Cipinden altınına kadar ödemeler gerçekleşiyor ama burada klup bu hasarı kendisi ödemek durumunda, neden ?

Ercan Güven ağır saçmalamış. Şehit ailelerinin tazminatına kadar götürmüş işi ki Allah kurtarsın onu. Bir canın maddi değeri olmaz ama illa bir değer verilecekse bu dünyadaki en yüksek tazminatı devletler bizzat feda ettirdiği gencecik çocukların aileleirine Hazineden en yukarısını versin ama burası futbol ve Fedarasyonların da özerkliği söz konusu.

Fedarasyon da hazineden geçimini sağlamıyor. Belki büyük başarılarda devlet ekstra kendisinden prim verebilir lakin Fedarasyon bizzat o oyunculardan elde ettiği paranın içerisinden tazminatları da ödemek durumudadır..

Konuyu iki tane alkış gelecek diyerek milli hassasiyetlerle bağdaştırmanın gereği yok. Misal Misimovic'i yazın transfer edeceksiniz ve Bosna Milli takımı onu turnuvada bir ay oynatmak için doping niyetine tıbbi müdahalelerde bulunacak ve siz klup olarak en pahalı oyuncunuzdan bir yıl boyunca yararlanamayacaksınız.. Dahası buna sesiniz milli hassasiyetler vesairesinden çıkmayacak ?

Yahu sakat adamın oynatılıp oynatılmamasının milli hassasiyetlerle ne alakası var ? Arda Turan bugün haklı olarak diyor ki :

Bir daha sakat sakat oynamam.. Bu bana ders olsun.!

Bence Ardacığım dikkatli ol sen.. Bir anda varolan desteğini kaybedersin zira açıkladık öncesinde.. Sen öyle yap ama öyle konuşma. Bu ülkede milli hassasiyet üzerinden herkes herkesi bir anda vurabilir, düşürebilir ve en kötü ağır bir şekilde saçmaldığı vakit şehit filan der seni yer..

Ama bugün ama yarın.. Burada başta çok da anlaşılmayan yazılara geleceksiniz..

"Lakin 20’sine gelmeden kalleş keleşlerin önüne gönderdiği kınalı kuzuları, tabutuna sarılan al bayrakla “milli” olan analara ödenen üç kuruştan fazla olmasın sakın. "

Şu alakasız göndermeye, çok başka yerde tartışılması gereken ve bence dünyanın en hassas konusunu buraya çekmeye utanmayanlar ve bunu alkışlayanlardan tiksiniyorum. Yabancılara karşı aslında tamamen politik boşboğazlıktan kaynaklanan şu insanların hareket ettirdiği kitledir bu ülkenin bir diğer önemli sorunu..

Ne alaka yahu ? Azıcık dışarıda dönen tartışmaları oku gözünü seveyim..

Birisi Ercan Güven'e şunu da anlatsın:

-TFF'NİN GELİRLERİ-

TFF'nin gelirleri ise şunlardan oluşacak:
- Futbol müşterek bahis oyunlarından kulüplere verilen isim hakkının
yüzde 15'i, başvuru harçları ve para cezaları.
- Kulüplerin televizyon, radyo, internet ve her türlü teknik cihaz ve
benzeri araçlarla yapılacak müsabaka yayınlarından ve yayın organlarıyla
yapacakları her türlü sözleşmelerden elde ettikleri gelirlerin yüzde 10'u.
- Türkiye Futbol Federasyonu tarafından akdedilen sponsorluk
sözleşmelerinden elde edilen gelirler, resmi ve özel milli müsabakalardan elde
edilen gelirlerin kesintilerden sonra kalan net meblağı ile bu müsabakaların
televizyon, radyo, internet ve her türlü teknik cihaz ve benzeri araçlarla
yayınlarından elde edilecek gelirler.
- Tescil, vize, aktarma, aidat ve Türkiye Futbol Federasyonu'na bağlı
futbolcular ve kulüplerden elde edilen benzeri gelirler.
- Mal varlığı gelirleri, mal varlığı değerlerinin devir, temlik, satış ve
kiralanması gibi hususlardan elde edilen gelirler.
- Türkiye Futbol Federasyonu tarafından kurulacak veya ortak olunacak her
türlü iktisadi teşebbüs ve şirketlerden elde edilecek gelirler.
- Faiz gelirleri, bağış ve yardımlar ve diğer gelirler.

6 yorum:

cihan dedi ki...

Eline saglik. Ercan Guven i okudum yarim saat once. yayinlanmayacagini bile bile de bi yorum yazdim. Seni okumus olsaydim link verirdim direkt.

Her isin bokunu cikarmada uzerimize yok malesef..

Kal saglicakla

Övünç dedi ki...

Hocam olayın çözümü o kadar basit ki.Nba yıldızları sigorta yaptırmadan milli maçlara çıkmıyor genelde.Bu sistem bütün oyuncular için geçerli değil tabi ki ama yüksek maliyetli oyuncular için devreye giriyor.Federasyonların karşılayamadığı durumlarda devlet devreye giriyor yardımcı oluyor , yıldızlarda sigorta yapılarak turnuvalarda boy göstermeleri sağlanıyor.

Dediğin gibi Fifa kurallarına göre federasyonlar zaten özerk olmak zorunda ve hepsinin az çok gelirleri var.Sigortası yapılmayan bir oyuncuyu milli takıma göndermeme hakkı bulunursa sorun ortadan kalkacaktır.

Borges dedi ki...

Övünç: Bu konu uzun zamandır tartışılıyor ve herkesin bir fikri var genel anlayış kluplerin zarar gördüğüdür ve bir çözümü öyle veta böyle bulunur ama bu Ercan Güven,Mehmet Demirkol ve benzerlerinin yerel sacmalıklarından, milli değerleri malzeme edinip üzerinden taraftar toplama geyiğinden midem bulandı artık.

Fedarasyon devletin kendisinden geçinmediği gibi şahane gelirler elde ediyor bu futbolcuların üzerinden.. Gelir elde ettiği gibi giderlerini de ödemek durumunda. Hiç devleti filan araya sokmadan öder.. Sakat adamın oynatılmaması ya da milli takıma gitmesi ile milli hasasiyetlerin ne iliş,ü, var yahu ?

Adam dedi ki...

Son dönemde memleketteki "ulusalcılık" akımına bağlıyorum Ercan Güven türündeki yorumcuları. Keza benzeri yorumlar basketbol milli takımına da yapılmaktadır. Her türlü ajitasyon itinayla yapılır.
Düşünmeden yazan faşist kafalar bunlar. Umarım nesilleri tükenir.

Pan Monroe dedi ki...

Ercan Güven bu konuda bizi hiç şaşırtmadı ama Mehmet Demirkol ne alaka yahu?

Borges dedi ki...

pan monroe: Dün o aynı geyiği çevirdi bugün de o.. O yüzden. aslında Tweeter'da tepki onaydı sonra bu yazı sonra eeeh dedirttiler adama..