17 Ağustos 2015

Tuchel'in Dortmund'u!


Yeni Dortmund'u nasıl buldunuz?

Benim en beğendiğim ayrıntı oyuncuların sahaya yayılışı oldu. Tuchel'in sürprizi ise Mainz'da asla böyle rakip yarı alana yerleşimi olmamıştı. Hali hazırda Gladbach gibi topa sahip olmayı seven ve Favre döneminde her daim Bayern Münih sonrası topa en çok sahip olan takım olma özelliğini taşıyan Gladbach'a karşı yüzde 58 topa sahip olup atak üzerine atak yapması ve 2015 yılında sadece 12 gol yiyen bir takıma tek maçta 4 gol atıp bir o kadar da kaçırması muazzam..

Beyler rakip bu sezonun zirve adayı Borussia Mönchengladbach. Tuchel bugüne kadar henüz Favre'ye karşı galip gelememişti..

Klopp ile olumsuz anlamda kıyaslanmasını hoş bulmuyor. "Hangi değişimi yapsam Jürgen'e karşı yapmış oluyorm ve bence bu haksızlık. Eğer o iyi bir takım bırakmasaydı bugünkü galibiyet böyle olmazdı" diyerek  onu kulübe tavsiye eden ama aynı zamanda iyi arkadaşı olan Klopp'un da hakkının yenilmesine karşı çıkıyor. Lakin önemli bir farkı oldu Jürgen Klopp ile..

O da koşu mesafesi.

Jürgen Klopp koşu mesafelerine ve sprintlere çok fazla önem veriyordu. Doğrusunu söylemek gerekirse bu da sakatlıkların bir numaralı sebebiydi. 120 km aşan koşu mesafeleri bir yana sprint sayısı Bundesliga'nın açık ara zirvesine onları yerleştiriyordu. Jürgen Klopp şampiyon oldu ya da Şampiyonlar Ligi'nde final oynadı ama ikisin, bir arada hiçbir zaman yapamadı. O yoğunluğu bu tarz futbol kaldıramıyordu.

Tuchel topu koşturdu, topa sahip oldu oyuncuları dinlendirdi. Geçen senenin topla oynama oranı %54 iken bu maçta %58'e çıktı. Geçen sene maç başına Dortmund 385 pas yaparken Gladbach karşısında bu sayı 617 oldu. Yüzde 77 isabetli pas oranıyla Klopp'un Dortmund'u oynarken bu sayı Gladbach maçında %89 oldu. Tüm bunların olağan sonucu ise 112 km oyuncuların kat ettiği mesafe. Geçen senenin maç başına ortalaması bu sayıdan 6 km daha fazlası! Ortalaması 240 sprint olan Dortmund'un dünkü maçta sprint sayısı 204! 

Elbette Aubameyang'ı santrfora çekmesi, Mhkitaryan'ı kullanım şekliyle farklılık olsa da temelde felsefe değişti. Top rakipteyken presle topu kaptığı yerden sprintlerle hızlı hücumlu özünde savunma futbolusistemin ayrıntısı oluyor, özü değil.

Tüm bunların dışında bir güzellik daha vardı ki izlemeye  doyamadık..


 Julian Weigl..

Yedek kulübesinde bekleyen Sven Bender'in yanı sıra Gonzalo Castro gibi 11 milyon euro karşılığı alınmış yeni transfere rağmen ikinci ligden 2.5 milyona alınmış 19 yaşında henüz Bundesliga tecrübesi olmayan genç bir oyuncuya güvenmek antrenör işidir. Ki bu çocuğun sakinliği, pas kalitesi ve oyun görüşü.. %95 isabetli pas, 11.7 km kat ettiği mesafe  ve tek bir hata olmadan sahanın en iyisi olarak maçı tamamlası. 18 yaşında 1860 Münih'in tarihinin en genç kaptanı olduğunun altını çizelim. (Gerçi takside yaşadığı sorun nedeniyle antrenmana geç geldiği için kaptanlığı alındı ama çocuğun suçu yoktu pek)  Pek çok etkili atağı da başlamadan kesen isimdi. Dün Beşiktaş'ta bir Mario Gomez hayranı olmama rağmen Şenol Güneş'in yaptığı da bu minvalde alkışı hak ediyor. İyi oynayanın kazandığı, daha az ünlü olanın, yıldızlara, gençlerin tecrübelilere karşı performans kriterine göre kazanabildiği oyun keyif veriyor.

3 yorum:

ideal 11 dedi ki...

bugünkü ingolstadt maçında gördüm ki tuchel klopp tan daha büyük hoca.ilk kez tuchel in dortmundunu izledim.çok özel bir takım geliyor aga.miktaryan kagawa reus 3 on numaravari oyuncu .ve önlerinde devamlı gezen abuameyang.çok değişken oynuyorlar.bir ara üçüncü bölgede set hücumunda tam 8 dortmundlu oyuncu ekrana yansıdı.inanılır gibi değil.2-0-8 :) barca da bile 8 oyuncu ekrana çok nadir sığar.genelde busgets geride kalır biraz.

bidefa leblebi gibi pozisyona giriyorlar aga.çok rahat oynuyorlar.fazla para harcamadan iyi bir iş yapacaklar tuchel sayesinde.kötü biten sezonun ardından fazla transfer yapmamaları doğru alınmış bir karar.

dortmund psg m.city beşiktaş benim bu sezon izlediğim güzel takımlar

ideal 11 dedi ki...

bu arada ilkay gündoğan ı ilk kez bu kadar etkin gördüm.tek kelimeyle müthişti.sazı eline aldı ve takımı mükemmel yönetti.ingolstad maçında.

A.Öyküm TRag dedi ki...

Yazılarınızı okumaya yeni başladım. Tam anlamıyla yıllardır aradığım bir futbol blogu.

Umarım diğer yazılarınızdan da bu kadar keyif alırım.

Takipteim :)