4 Temmuz 2010

Basin Öne Egilmesin Usta..




"...fifa seni 20. yüzyılın en iyi futbolcusu seçmek zorunda kaldı - ayaklarını süre süre, çünkü futbolun efendileri seni hiçbir zaman sevmedi Diego. Bizim içinse çok daha fazlasıydın. Seni uyuşturucu cehennemine düştüğün için acile kaldırmak zorunda kalmalarını asla unutmayacağım. Endişeli bir kalabalık hastanenin çevresindeki trafiği çökertmişti. Birisi elinde "Tanrı beklemek zorunda" yazan bir döviz taşıyordu.

Piyasa senin futbol dehası olmanı kabullenebilir, ama askeri diktatörlüklerin hayallerini çaldığı bir toplumun tazminatına dönüşmeni asla. FIFA, senin "futbol işçisi" adını verdiğin oyuncuların sendikalaşması için mücadele vermeni asla affetmeyecek. Bir okul yaptırdığında ya da yoksul felçli çocuklar için bağış yapmaya çağırdığında, bu dünyanın hiçbir gazetesine manşet olmaz. Affedilmez olan, senin egemenlerin insanlardan çaldığının küçük bir bölümünü geri verdiğini ısrarla söylemen.



Chavez'i ziyaretlerini affetmeyecekler, kolundaki Che dövmesini de. ya da mar del plata'daki devlet başkanları zirvesi'nde insanları Bush'un ziyaretine karşı sokağa çıkmaya çağırmanı. Dünyanın büyük gazeteleri Arjantin milli takımı'nın Güney Afrika'ya gitmek üzere yola çıkarken taşıdığı pankartın resmini de yayınlamadı: "plaza de mayo anneleri'nin nobel barış ödülü'ne adaylığını destekliyoruz." ve senin son askeri diktatörlükte kaçırılan çocukların ailelerine iade edilmeleri için mücadele eden bu örgütün başkanına sarılmanı da haber yapmadılar.

Dünya kupası'ndan önce şöyle demiştin: "favori yok. birisi topu köşeye gönderiverir ve verdiğiniz tüm emekler gider." herşey mümkün, ama tüm bunlar ve çok daha fazlası nedeniyle sana şunu söylemek istiyorum: biri topu kalenin köşesine nişanlasa da sen kafanı takma. çünkü bize karşı görevini çoktan yerine getirdin.

Maradona olduğun için sağol...
"

9 yorum:

A. Eren Logoglu dedi ki...

Seninle aynı yapı yerinden olmak, aynı türküden ve ırmaktan...

Galatasaray, Barcelona ve şimdi de Diego...

Bir nevi huzur, vicdan, gönül beraberliği...

Diego'ya dair, okumanı umuyorum;

http://erenlogoglu.blogspot.com/2010/07/bir-hayalim-vard.html

Borges dedi ki...

Okuyorum simdi yazini. Eyw ;)

aydın dedi ki...

Ellerin dert görmesin, filanca futbolcunun hovardalığını canhıraş savunanların ona demediğini bırakmaması ayrı bir tezat.
Kimse melek olduğunu veya hatasızlığını iddia etmedi, işbu virgülden sonrasını zaten postta yazılanlar gayet açıklamış daha yazmaya lüzum yok...

Del Piero dedi ki...

Diego, dün maçı izlerken sana kızmak istedim ama yapamadım. Arjantin böyle oynamamalı, bu şekilde olmamalıydı diye söyleniyordum. Arjantin sevgisinden köpürürken sonra bu sevginin aslında senle başladığını hatırladım. Sen çocukluğumun kahramanıydın, dün yenildin ama kalbimizde her zaman şampiyonsun.

Zinedine Zidane dedi ki...

Carlos gardel, Cortazar,evita,che ve diego nun peşinde her daim mavi-beyaz çubuklu forma.. umarım 2014 Maracana'da Brezilya yı yenerek gelir şampiyonluk.. Arada Napoliyi çalıştırırsa Güney Italya deplasmanına gitmeyen de namert olsun.Viva Diego

Pan Monroe dedi ki...

Bir bataklık var. Eğer o bataklığa gömülü kalsaydı, bugün ona bok atanlar, saygıyla anmaktan da imtina etmezlerdi. Bu büyüklüğü "goygoylamak" için o boka batmasını istiyorlar çünkü.

Garrincha gibi, Best gibi, Gasgoigne gibi. Mesela Best'i severim. Ama bugünkü Rock Star olma durumları da bu boka batma hadisesiyle ilintilidir şüphesiz. Best Rehabilitasyonla pırıl bir adam olup Fox-Sport yorumcusu olsaydı, bugün pekala tişört kahramanı olması çok düşük bir ihtimaldi.

Halbuki Armando bu bataktan hep çıktı, yani kefeni hep yırttı. Bir de "Bütün Beatles üyeleri ölmeden ben ölmem aga" diye maytap geçti. Ölmüyo herif, geliyo Arjantin'e hoca oluyo, olmadı gider Küba'da market açar, tekstil işine girer. Gelir Türkiye'ye Flash TV'de program yapar. Maradona hep Maradona olarak kalır.
Pele'nin hazmedemediği de bu.

jeankier dedi ki...

şimdi kötü bir teknik direktör olduğunu söylesem yuhalancak mıyım? benim blog umda da en üst köşede, resmi.. ama futbolu ile hatırlanmak için, hoca olarak değil.

armandolionel dedi ki...

süper yazı ellerine sağlık.
ozaman,alemin kralı sahnede,kendi sesinden dinleyelim
diego diego

http://www.youtube.com/watch?v=ZRGox-EwZRY

İlker dedi ki...

http://www.dailymotion.com/video/x666af_manu-chao-la-vida-tombola_music

La Vida Tombola - MANU CHAO

si yo fuera maradona (eğer Maradona olsaydım)
viviría como él (aynen onun gibi yaşardım)
si yo fuera maradona (eğer Maradona olsaydım)
frente a cualquier portería (herhangi bir kalecinin karşısında)

si yo fuera maradona (eğer Maradona olsaydım)
nunca m'equivocaría (şaşmazdım yolumdan)
si yo fuera maradona (eğer Maradona olsaydım)
perdido en cualquier lugar. (herhangi bir yerde kayıplara karışmış)

la vida es una tómbola... (hayat bir tombala)
de noche y de día... (geceden gündüze)
la vida es una tómbola (hayat bir tombala)
y arriba y arriba.... (yukarı daha yukarı)

si yo fuera maradona (eğer Maradona olsaydım)
viviría como él (aynen onun gibi yaşardım)
...mil cohetes... mil amigos (binlerce havai fişek binlerce dost)
y lo que venga a mil por cien... (ve yüze bin veren)

si yo fuera maradona (eğer Maradona olsaydım)
saldría en mondovision (mondovizyona çıkardım)
para gritarle a la fifa (Fifa'ya kafa tutmaya)
¡que ellos son el gran ladrón! (çünkü o en büyük hırsız)

la vida es una tómbola... (hayat bir tombala)
de noche y de día... (geceden gündüze)
la vida es una tómbola (hayat bir tombala)
y arriba y arriba.... (yukarı daha yukarı)

si yo fuera maradona (eğer Maradona olsaydım)
viviría como él (aynen onun gibi yaşardım)
porque el mundo es una bola (çünkü dünya bir toptur)
que se vive a flor de piel (derimize nüfuz eden)

si yo fuera maradona (eğer Maradona olsaydım)
frente a cualquier porquería (herhangi bir belanın karşısında)
nunca me equivocaría... (asla şaşmazdım yolumdan)

si yo fuera maradona (eğer Maradona olsaydım)
y un partido que ganar (ve bir de kazanılacak maç)
si yo fuera maradona (eğer Maradona olsaydım)
perdido en cualquier lugar... (herhangi bir yerde kayıplara karışmış)

la vida es una tómbola (hayat bir tombala)
de noche y de día... (geceden gündüze)
la vida es una tómbola (hayat bir tombala)
y arriba y arriba.... (yukarı daha yukarı)