12 Kasım 2010

Gurbetçi Paradoksu.!



Düne kadar Alman alt yaş milli takımlarında oynayan Mehmet Ekici'nin Türk milli takımına kazandırılması sonrası savaş baltalarını çıkardı Löw.. Bizzat gidip onlarla konuşacağım diyor ve baskı olmayacak ama onlara bir perspektif sunacağız diyor.. filan felan. Olağan bir durum ama benim dikkatimi çeken konu şu ki

'olması gereken nedir ?'

Ben Mesut Özil'i severim, sahiplenirim de kardeşim gibi.. Hangi bayrağın altında oynarsa oynasın temelde belirli bir kesimin temsilcisi konumundadır. Türkiye Milli takımında oynamaması daha çok bizi dünya kupasına götürecek o küçük yardımı yapamadığı için canımı sıkar. Lakin toplamda Mesut olmadığı için çok büyük üzüntü duymuyorum çok önce de burada belirttiğim gibi.. Bizim Arda'dır Özgür'dür Özer'dir o bölgeye alternatifimiz vardır.. Bugün olmasa yarın yine oraya bir oyuncu gelebilir..

Biz her gurbetçiyi kadromuza alırsak şöyle bir şey ortaya çıkar..

Sinan'ı kaleye koyduk..

Ömer Toprak ile Serdar Taşçı'dan stoperleri oluşturduk.. Sola da Hakan Balta'yı aldık.

Mehmet Ekici'yi önlerine yerleştirdik.. Hamit Nuri İlkay'ı da onun önüne.. Eren ile Halil'i bunların önüne derken Ümit Korkmaz'ı da sola Mesut Özil'i de sağa koyduk filan ilk onbiri bırakın ilk onsekiz dahi gurbetçiler olur.. Taner Yalçın, Cenk Tosun,Veli Kavlak filan yedek.. Gökhan İnler'e filan gelmiyorum daha..

Sadece Alman U17'sinde altı-yedi tane Türk oyuncu var.. Gurbetçilerden değil bir en az iki tane milli takım 23 kişilik kadrosu çıkar.. Üstelik yeri gelir hepsi kendi ülkenden çıkaracağın bütün oyunculardan çok daha iyi de olabilir..

Tam bu noktada tereddütlerim var ve kesin bir yargıda bulunamıyorum maalasef..

Aslına bakılırsa artık Türkiye'de ilk onbire giren yaşadığı yerdeki milli takımın da ilkonbirine girebiliyor. Gurbetçilerin bu anlamda iki tercihi var iken 70 milyon ülkenin yetiştirdiği oyuncuların sadece bir milli takımı var.. Sizce de 'iyi olan oynasın' dediğimiz vakit birilerine haksızlık olmuyor mu ?

A kişisi de Almanya ya da İsviçre'nin koşullarında kendine gelse çok daha başka olabilir iken yetiştiği ülkenin içerisinde adaletsiz bir yarışa girmek durumunda kalmıyor mu ?

Ben özellikle Serdar'ı ya da kadronun bir kısmını oluşturacak şekilde gurbetçi oyuncu ister iken temel düşünce ülkenin varolan futbol gücünün bu yıllarda elemelerde baraja denk düştüğünden dolayı buradan alınacak olan küçük bir yardım sonucu o barajı geçip ülke futbolunu çok çok ileriye götürecek turnuvalara katılım ve orada da başarı imkanını doğuruyor olmasıydı. Burada yine birisinin hakkı yense de toplamda hepsinin önünü açıyordu.. Yıldıray'ın, Hamit'in ve elbette olsaydı Mesut'un yapacağı bunlardı..

Ve fakat bir sınır da olmalı mıdır ? Bilmiyorum işin açıkcası.

Erdal Keser'in açıklamaları bu anlamda çok yerinde idi. Biz Almanya'ya rakip değiliz diyordu.. Onlar ile bizim istediğimiz hemen hemen birbirlerine zıt karakterde oyunculardı filan diye gidiyor. İhtiyaca göre bir oyuncu arama söz konusu diyor özet olarak.

Doğrusu budur dersek (ki ben dedim çok) o vakit başarımıza göre bir havuzdan belirli oyuncuları alıyoruz ve fakat bir kısmını da görmezden geliyoruz. Burada milli takım artı puan kazanır iken başarılı olduğu halde görmezden geldiğiniz oyuncuların varlığı ve ülkenizde onların yerine oynayacak daha az yetenekli oyuncuların Türkiye Milli takımına verdiği zarar tartışmaya açılacaktır..

Diğer seçenek ise..

..eğer her başarılı gurbetçiyi alırsak; Burada milli takım başarısından önce Türkiye'de yetişen ve yetiştiği koşullara göre başarı göstermiş olan futbolcular adaletsiz bir şekilde farklı koşullarda yetişenler ile rekabet içerisinde kaybetmeye mahkum olacaktır. öyle ki 4 milyon gutbetçi bu hızla giderse yukarıda belirttiğimiz gibi 70 milyondan seçilmesi beklenilen 23 kişilik kadronun yüzde yüzünü dahi doldurabilir... Belki onların kazandıracağı uluslararası başarıların ülke futboluna yapacağı katkıdan nasipleneceklerdir ama toplamda doğru bu mudur ?

..Almanya'dagözümüzün önünde oynayan yetenekli olan oyuncuyu her defasında neden almıyorsunuz, ilgilenmiyorsunuz der iken bu hızla gidildiği vakit büyük resim içerisindeki görüntü de çok başka tartışmaları doğuracak gibi duruyor.. Koşullar çok çabuk değişiyor ve ben İlkay'ı yazdığımda milli takım için konu edileceğinden bile kuşkuluydum.Bugün Hiddink ile gelen değişim ise çok başka..

Ben ülke sınırları içerisinde yaşayan 70 milyon ve sınır dışında bir yerlerde yaşamını sürdüren 20 milyon'un toplamıyım ve seçimler bunlar arasından olacak diyebilirsiniz ve doğrudur da.. Lakin GS'da Pino Kewell Elano Misimovic, FB'de Dia-Stoch-Niang, Beşiktaş'ta Hilbert-Guti-Querasma-Bobo ve Trabzonspor'da dahi Jaja-Alanzinho-Yattara giden Teofilo oynar iken defansa göre çok daha iyi diyeceğimiz bölgeler böylesine doluyken 4 milyonluk gurbetçi senin milli takımının her bölgesine kendisini yerleştirir..

Nerden bakarsan bak ortaya da tuhaf bir görüntü çıkar..

Almanya yabancıya sınırlandırma getirmese de (doğru olarak) her Bundesliga klubünün en az 12 lisanslı Alman futbolcu bulundurma zorunluluğu bir yana; 15-21 yaş arası bir alman klubünde en az üç yıl eğitim görmüş 8 oyuncu bulundurma (bunların dördü kendi alt yapısında yine minumum 3 yıl oynamış olacak) zorunluluğunu getirdi..

Sonuç yok.. Bir şeyler yapılmalı ve yarış biraz daha adaletli olmalıdır.. İlerisi için de düşünülmeli, fikir yürütülmelidir..

11 yorum:

il Capitano dedi ki...

abi bence mesut bizi seçseydi başarılı olamazdı.o daha çok makine düzeninde oynayan,sahada ekstra işlere kalkışmayıp işini yapan soğukkanlı bir adam.biz biraz daha harala gürele bir milletiz.hamit bizdendir oyun planı dışına çıkar oyun sıkışınca mesela.nuri mesela alman olamamıştır ki podolski'yle atışır,podolski de aynı şekilde tabi.nuri'nin yerinde mesut olsa gidip o hareketi yapmaz,efendi efendi sevinirdi ama biz severiz böyle şeyleri,nuri de bizim gibi.

mehmet ekici,ömer toprak ve ilkay bize ilaç olur ama bu çocukları buraya getirip gökhan zanların,özerlerin yedeği yapacaksak hiç getirmeyelim daha iyi.

Adem dedi ki...

Türkiye'de futbolcu olanların çoğu torpil, adamcılık, ağam paşamcılıkla bir yerlere gelir. Türk millî takımının en çok gol atan oyuncusu için bile durum budur, çok iyi biliyorum bire bir ilişkilerim sayesinde. ülkede futbolcu olmak içinyetenekten fazlasına sahip olmanız gerekiyor ve bence böyle insanlara ayıp falan olmuyor Borges...

Neden Ayıp olacakmış? Emre Güngör Galatasarayda götüboklu gezip hata üstüne hata yaparken millî takımda oynuyordu, Gaziantep'teki performansına rağmen milli takımda değil. Gökdeniz GS BJK FB yedeklerinden biri olsa şimdiye kadar 100 kez millî formayı giymişti, şimdi? Bu ülkede yeteneğine göre futbolcu olamadığın gibi, yeteneine göre de o takıma seçilmiyorsun. Şimdiye kadarki seçimlerin temelinde yatanlar belli. Arda'nın yokluğunda ligin en iyi kanat adamı Volkan millî takıma alınmadı. Haksızlık bu değilse nedir ki?

Millî Takımımızın tamamı avrupalı türk oyunculardan oluşsun, hayalim bu. O çocuklar gerçekten yetenekli oldukları ve hakettikleri için oralardalar. Bizimkiler gibi babaları antrenör, yönetici, sendikacı, başkan falan olduğu için değil...

benden bu kadar dedi ki...

kafam karıştı.

Borges dedi ki...

Sorunlar ve Zan'lar, onlar bunların milli takıma girmesi ve milli takım olgusu tartışılır ama düzeltilebilir de.. bunların dışında kadronun tamamına yakınının gurbetçilerden oluşması ?

Yani bugün İlkay ya da Mehmet Ekici iki milli takımdan birisini seçecek iken Necip'in seçebileceği bir yer var gibi..

Katılıyorum lakin kafam da karışık ve bu konuda çok net bir fikrim yok açıkcası..

baris_gerceker dedi ki...

Milli takım başarısı uğruna ortamı oluşursa tamamen gurbetçilerden oluşan bir milli takım içlere siner mi sorusu çok yerinde bir beyin fırtınası ortası olmuş, eline sağlık kardeşim. Soru güzel, cevap ise senin yazıda da bir kaç kez dediğin gibi "emin olunamayacak" noktada.

Benim görüşüm şu şekilde; Almanya liglerinde kendi pozisyonunda parlayan oyuncu kim olursa olsun milli takıma kazandırlmak için en azından çabayı hak eder. Gelir, gelmez, o ayrı konudur. Tabi ki bir sistem, bir ekol savunucusu olarak milli takımın mevcut sisteminde pozisyon bulmakta zorlanacağımız, belki ulusal futbol bazında mevkisinde yararlanamayacağımız için verim alamayacağımız isimleri zayi etmeyi gönül istemez.

Ama bizim milli takımımızın öyle bir ekol, sistem kaygısı bugüne kadar olmadı. Bu Hiddink ve sonrasında olacaksa, onu da o zaman konuşuruz.

Batistuta35 dedi ki...

Adem'e katılıyorum ülke içinde iyi futbolcu olmak pek kriter değil o yüzden gurbetçi ağırlıklı milli takım benim daha çok hoşuma gider kaldı ki çoğu başarımızın altında gurbetçiler vardı. Bu arada ömer ve ilkay tercihlerini yaptı mı?

Adem dedi ki...

Bugun milli takimin seviye atlamasinda en onemli etken bana sorarsaniz gurbetci futbolcularimizdan gelen katkidir. Ben boyle dusunuyorum ve en buyuk basarilarimiza da bakarsaniz en kritik noktalarda onlarin yer aldigini grursunuz. Simdi, Necip ornegini ele alirsak sevgili Borges, bence boyle bir millî takim Necip icin de cok iyi olacaktir. Oynamasa bile, kadroya bile secilse aradaki farki gorecek zekâya sahip bir oyuncu Necip. Onun oyununa, karakterine buyuk seyler katacagini dusunuyorum boyle bir millî takimin. Rol model alinacak oyuncularin kalitesi arttikca, yaptiklari goruldukce alttan yetisen oyuncularin motivasyonu da cok farkli isleyecek.

Bugun, Mehmet Ekici'nin, Ilkay Gundogan'in, Nuri'nin, Mesut oralarda aldigi sorumlulugu o yaslarda alabilen bir tane turk futbolcusu goremiyorsak eger, bence dusunulecek daha farkli konular var demektir. Bu adamlarin en buyugu 22 yasinda. Turkiye'de 22 yasinda bu sorumluluklari alabilecek bir tane bile futbolcu var midir?

Arda diyeceklere soyle soyleyeyim. Arda'ya bu sorumluluk zoraki verildi ve artik herkes hata yapildigi konusunda hemfikir. Hayal ettigimiz Arda ile gercek arda arasinda, futbol egitimimizin kalitesiyle Almanya'nin futbol egitimi kalitesi arasindaki fark aynidir.

Ayrica ben Milli takimi herseyin de otesinde bu insanlarin kokleriyle vatanlariyla -sembolik de olsa- bir kopru olarak goruyorum. Futbolcular ve onlarin uzerinden tum Turkler icin. Boyle bir koprunun ayaklarini, torpille bir yerlere gelmis, sirf istanbulda top kosturuyor diye milli olabilecegi sanilan, anadoluya gitse kapidan iceri alinmayacak futbolcularin degil de bu cengaverlerden, Omer'lerden, Mehmet'lerden, Ilkay'lardan isterim.

Bu forma herkesten cok onlarindir.

Borges dedi ki...

Adem: Necip ile misal Mehmet Ekici..

Necip buranın koşulları içerisinde bir 'Başarı' gösteriyor. Burada bazı konumları hak etmesi gerekmiyor mu ?

Toplamda milli takım daha başarılı olur belki ama ülkede yaşayan oyuncuların günahı nedir ki ? Adaletli değil. Adam Almanya'da yetişiyor ama Türkiye'de ilkonbire giriyor. 'destek' ya da 'yardım' amaçlı olduğu vakit doğrudur da yüzde seksensekizini oluşturursa bir şeyler yine de doğru mudur ?

Benim çok net bir yargım yok, sadece bu şekilde tartışmak istedim bunu.

Diğer anlamda milli takım başarısı aynı şekilde bu futbolcuların daha iyi olmasını sağlayacak koşulları da oluşturabilir. 2002 başarısı sonrası ligimiz eurosportlarda dahi gösteriliyuordu misal..

Ben 22 yaşında madrid'de oynayacak seviyede olduklarını biliyorum ya da çok daha iyiler ama yeteneklerinden ziyade koşullarından dolayı böyleler.. Burada durum buysa onlar mı olmalılar milli takımda ?

Düşünüyorum ben daha;)

Adem dedi ki...

Tamam o zaman, sen bir fikre var, öyle konuşalım bu konuyu :))

Adam dedi ki...

Şahsen gurbetçi futbolcu görmek istemiyorum milli takımda. Herkes vatandaşı olduğu ülkenin takımında oynamalıdır. Adamlar yetiştirsin, sen gel hazıra kon. Oh ne güzel iş!

jeankier dedi ki...

ilkay, ekici, necip..(hatta aurelio) hangisi iyiyse o oynar kardeşim bu kadar basit.. necip i severim, tuttuğum takımdan dolayı ayrıca severim, fakat ekici daha iyiyse o oynayacak, burada amaç genç insanlara bir kariyer planı yapmak değil milli takımın stabil başarısı için kadro oluşturmak, punto..