13 Kasım 2010

Watzke'nin Daimi Problemi.!



Bak ben sevmem hiç bu adamı ama takdir etmek durumundayız.. Hadi başa saralım ve 1500.kez tekrarlayalım şu meseleyi.

Her futbol klubünün iki.. Sadece iki önemli adamı olur ve gerisi faso fiso.. İnanın bana gereksizler ordusudur diğerleri. Bu iki adamın iki önemli projesi vardır. İşte üçüncü büyük parça burada devreye girer.. Teknik adam Sportif direktör olan Zorc'un projesinin çok önemli ismidir. Ama aslen önemli olan Watzke ve Zorc ikilisidir Dortmund'da..

Bugün herkes Zorc'un o muhteşem keşiflerini konuşuyor ama Bundesliganın an itibari ile görevinde en uzun süre kalan sportif direktörünün 1998'den beri yaşadığı sıkıntıları unutuyor herkes.. Watzke eğer finansal açıdan klubü iflastan kurtarmasaydı bugünlere mümkün değil.. İstediğin oyuncuyu, teknik adamı al, elde patlayacaktır ki öyle de olmuştur.. Önce ekonomi,Watzke.. Sonra Zorc ve sonra Klopp ve gençler.. İşte bugün sağlıklı bir futbol ortamında gelişim gösteren oyuncuların temelinde bu adamın indirdiği faizler, yarattığı paralar hulasa ekonomik açılımları bulunuyor.. 1998'den bu tana klubün başında bulunan Zorc daha çok Watzke'nin gelip işleri düzeltmesiyle başarıyı getirecek atılımları yapmıştır filan..

Tüm bunların yanında ezelden beri de bir problemi sürekli gündeme getirip duruyor..

Watzke klupleri ikiye ayırıyor.. Bir tarafta elbette Bayern'in başını çektiği her açıdan futbol klubü niteliği taşıyan geleneği, kültürü ve geçmişi olanlarla sonradan proje kapsamında yaratılanlar arasına fark konulmasını istiyor. Bir tarafta Bayern, Dortmund,Schalke,Hamburg,Köln, Frankfurt durur iken diğer tarafta Leverkusen,Hoffenheim, Wolfsburg v.s..

Misal TV gelirleri.. Almanya'da sadece tabeladaki sıra kimin kaç para alacağını belirliyor ve bunun haksızlık olduğu görüşünde. Misal Hollanda'da yüzde 50 tabelaya bakılır iken diğer yüzde 50 de stadın kapasitesinden aldığı kupalara kadar tonla ayrıntının değerlendirilip puanlama yapıldığı farklı bir sistemin belirlediğini dile getiriyor ki Fırat Topal çok daha ayrıntılı bir şekilde bu konuda bilgi verebilir... Keza Premiere Lig'de yüzde 25 alınan kupalara filan bakılıyor ve dahası maç saatlerini en çok izlenen takımlar başka vakitlerde oynadığı zaman ona göre havuzdan farklı bir ödeme gerçeklebiliyor..

Almanya'da geleneği olan kluplerin daha fazla para almasını milyonuncu kez dile getiriyor.. Bir Sempati değerlendirilmesinin de işin içerisinde olmasını düşünüyor. Sonuç itibari ile bir yerde TV gelirlerini belirleyen bu diğer önemli ayrıntılardır filan..

Watzke'nin belirlediği sempati değerlendirme kriterleri arasında Stadın durumundan ulaşımdan tutun da taraftarın memnuniyetini ilgilendiren pek çok detay var.

Bunu ben mantıklı buldum. Yani takımlar daha fazla para almak için bu gibi detaylara önem verip daha iyi bir stadyum, ulaşım, şu bu gibi değerlere de önem verebilir.. Yani verilen paranın aslında klube daha sağlıklı biçimde yatırılmasına doğru bir itki de olabilir. Bize bakın.. Milyon eurolar dönüyor ama zeminlerden tutun da tuvaletlere kadar rezil pek çok ayrıntı hala yerinde sayıyor.. Parasızlık değil önem verilmemesidir sorun..

Yalnız haklı da olsa o kadar ateşli bir şekilde bu sonradan proje kapsamında kurulan kluplere saldırıyor ki dortmund taraftarı ile Hopp az daha meydana çıkıp kozlarını paylaşacaktı.. Biraz böyle sakin sakin dile getirse olur belki bakarsın ?

2 yorum:

13_rüzgar_13 dedi ki...

Adil olanı en çok seyirciyi çeken kulübün
en yüksek payı almasıdır;ancak adil olan yapılırsa takımlar arasındaki ekonomik uçurum büyüyebilir.Bunu istemediklerinden
yapmıyor olabilirler.Yine de Watzke haklı.
Mesela saha zemini bozuk olan kulüpler
futbolu çirkinleştirdikleri için TV gelirlerinden muaf tutulup,yüklü miktarda
ceza ödemeliler.Bizim Sivasspor mesela,
kulüp binalarına meteor düşse üzülmem.

benden bu kadar dedi ki...

ben watzke bu lafı türkiye'de söylese direk katılırdım lakin almanları alınan verim konusunda türkiye'den 50 yıl önde gördüğümden bişi diyemeyeceğim :)