16 Kasım 2011

Lars Lunde ve Uli Höness


1964 doğumludur Danimarkalı futbolcu Lars Lunde. Young Boys onu keşfeder. 21 golle gol kralı olduktan sonra Bayern München'e transfer olur 1986/87 sezonunda. Uzunca bir süre gol atamaz ve eleştirilere maruz kalır iken Hamburg maçında önemli bir gol atar. Arkasından Kaiserslautern maçında da atar ama o sezon hepsi de bu olur. Takımın joker oyuncusu konumunda gelecek sezon da Dortmund'a atar ve Bayern serüveni sonlanır, o dönem Hitzfeld'in çalıştırdığı Aaru'ya geçer ama kötü bir sürpriz onu beklemektedir.



Kırmızı ışıkta geçip trenle çapışır. 240 saat komada kalır. Ne sigortası vardır ne de birikmiş parası.. bir anda ortada kalır. Oldukça pahalı olan hastane masrafları bir yana bir daha futbol oynayamaz konumdadır zira koordinasyon yeteneğini kaybeder. İlk günlerde kendi başına dişini dahi fırçalayamaz, giyinemez.. O dönemde herhangi birisi de sahip çıkmaz.

Kim bu adama yardım elini uzatır?


Uli Höness gelir. Bütün hastane masraflarını karşılar ama bununla yetinmez. Münih'teki evinin içerisinde alır ve bir süre bakımını evinde karşılar zira gerçekten kimsesi yoktur. Eşi yıllar sonra belgeselin içerisinde Lars Lunde için "üçüncü çocuğum gibiydi" diyecektir.

Elbette soru şudur:Bayern'de oynamayan ve oynadığı dönemde de "yanlış transfer hamleleri" arasında yer alacak performansı gösteren bu oyuncuya Bayern menajeri neden yardım ediyor?

Uli Höness'in felsefesine göre o Bayern'e hizmet eden ve hizmet etmiş olanlardan sorumludur. Aynı zamanda yardım ettiği insan Lars Lunde ile sınırlı da değildir. Bakın neler neler yapmış gemişte..

Gerd Müller'i alkol tedavisine ikna etmek için büyük bir çaba göstermesinin ardından tedavi sırasında her gün evinden 100 km uzağındaki Murnau'ya gidip dostunu ziyaret edip moral verecek, sonunda iyileşen Müller'i kulupte tutacak, iş verecektir alt yapıda. Alt yapı demiş iken.. O dönemin alt yapı sorumlusu Udo Basemir'e kanser teşhisi konduruğunda elinden gelen her türlü yardımı yapar, işi bırakan hocasına maaşını vermeye devam eder..Hastanede ameliyat sonrası uzunca bir süre oynamayacak olan Scholl'e iki yıllık sözleşme önerir ve Mehmet Scholl özel hayatında problem yaşadığında yine onun evinin çocuk odasında kalacaktır bir süre. Sebastian Deisler ise sıklıkla onun evinin konuğu olacaktır yine.. Dieter Hamann 23 yaşında kalp krizi geçirdiğini haber aldığında Ottobrun'daki konuşmasını yarıda kesip onun yanına hastaneye gidecektir.. " O yaşadığım şoku unutabilirim belki ama başımda sabaha kadar nöbet bekleyen Höness'i ise asla" diyecektir alman oyuncu.. Samuel Kuffour'un çocuğunun ölümü sonrası özel jetini verir ve canın ne zaman istiyorsa o zaman geri gel diyerek memleketine en hızlı şekilde gönderir..Kiev'deki maçta Çernobil hastalarını ziyaret eder ve yardım eder, maç dönüşünde de kulubün yardım vakfını kurup düzenli bir şekilde yardım sağlanacaktır ihtiyacı olanlara.. St.Pauli'nin düşman addettiği Höness üçüncü ligde yaşam savaşı verirken takımı Hamburg'a götürüp hasılatını St.Pauli'ye bırakmak üzere bir maç ayarlayacaktır "Bu kulubün orijinalliğine hayranım ve yaşamasını istiyorum" diyerek.. Kendi taraftarları tarafından geçen sene ilk defa yuhalanmasının nedeni de Höness'in ekonomik açıdan iflas edecek olan ezeli rakibine sürekli yardım edip onları ayakta tutmasıdır.



İyilik iyiliği doğurur derler ya..Böyle bir yardım sonrası Lars Lunde de insanlara yardım etme yolunu seçer. Bugün hala hastanede insanlara yardım ediyor.



"Ne olur yapmayın ne olur.. Sportstudio'ya konuk olacağım başka pantolonum yok.."

Mehmet Scholl onun en büyük farkını büyük zaferler sonrası yönetim kadrosunda değil oyuncuların masasında yer almasıyla açıklar.. Belki bu yüzden oyunculara bu denli güzel yaklaşır, bilinmez..

4 yorum:

ummagumma dedi ki...

e madem bu kadar iyi bi adammış daum'a niye o kadar yüklenmiş zamanında

Borges dedi ki...

iyi bir adam mı demeliyiz yoksa Bayern München'e dair sevgisi çok mu büyük bu bilinmez. Üstelik mevzu bahis konu Bayern olduğunda çirkinleşir, gücünü gösterir v.s. v.s. Ama burada oynamış eski bir futbolcusu biel olsa durum bu.

daum'da ise Heynckes zamanı 1989 90 sezonu yaşanılanların devamı şeklindedir. Bir de Lemke var. bu ikisiyle uzlaşmaz zira daum nedeniyle çocukları ve ailesi ölüm tehtitleri almış aile hayatı çok kötü etkilenmiştir.

Burada Daum videosu vardı 1989 yıllarında sportstudio'daki kavgayı anlatan.. işte burada başlar o kavga.

Höness çok çok iyi melek gibi bir adam değil kulubün patronu olarak futbola bakışında insani yönü fazladır. BAyern'le sorun yoksa o iyidir genelde:)

erwim dedi ki...

Arşivime ekleyeceğim bir başka Hoeness yazısı. Çok teşekkürler...

g7mor dedi ki...

o bardağı (kupa, neyse) tek kişi içip bitirebiliyor mu? 10 litre var:)