16 Kasım 2011

Metin Tekin



Doğrusunu söylemek gerekirse Metin-Ali-Feyyaz'ı Beşiktaşlı olmadığımız halde biz bile çok seviyorduk. Lakin dikkat çekici olan dışarıya yansıttıkları bu görüntü içeride de çok farklı değil. Ben misal Feyyaz'ı dinlemeyi ve aynı zamanda okumayı da çok seviyorum. Ali'yi ise bu alanda fazla göremedik..

Demem o ki benim son dönem futbol yorumcularının arasından en beğendiklerimden birisi Metin Tekin'dir. Çok yerinde çok güzel ve çok doğru analizleri dile getirebilecek zekaya sahip ama ondan da ötesi tüm bunları öyle bir sakin anlatıyor ki inanamıyor insan.. Sanki o birikmiş ve oluşturulmuş nefretinizi alıyor içinizden..Bizim aşağıda bilmem kaç post içerisinde dile getirdiğimiz Türk Futbolunun olağan dışı baskı koşullarını değiştirmenin bir yolu da buradan geçiyor. Böyle isimleri sürekli konuşturarak ve bize sunarak..

Mehmet Demirkol ile beraber biraz daha sağ duyulu ve sakin yorumcuların olması geleneği bu şekilde devam ediyor ve etmesi de gerekir. Bir yorumu eksiktir, diğer belki doğru değildir ama toplamda ortalamaları çok çok iyi..

Ben futbolcudan başlatıyorum ama belki de bir şeyleri değiştirmeye buradan başlanmalı gibi. O futbolcu önünde sonunda bu insanların da içerisinde olduğu medyanın yarattığı futbol ortamı içerisinde yaşayacak..

10 yorum:

Şairler Parkı dedi ki...

Sarı Fırtına, bu ülkede hakettiği değeri görmüyor. Çünkü ahlaklı, çünkü temiz adam, çünkü işi ne ise ona odaklanıyor. 2 lafından biri adamlık dersi olmadığı için, maşa olmayı kabul etmediği için sadece yorumculuk yapıyor. Kuru kuruya Metin Tekin hayranlığı ile söylemiyorum, çok emin olduğum için dile getiriyorum. Bu ülkenin futboluna olumlu anlamda yön verebilecek ender isimlerden biri.

Ege

emireri dedi ki...

bizi beşiktaş'a aşık eden takım oyununun parçası, efsanenin en güzel, en değerli taşlarından biri, beşiktaş'ın başına gelmesini istediğim, kendini yetiştirmiş, beşiktaşımızın kaybettiği değerleri tüm asaletiyle halen üzerinde gururla taşıyan insandır.. ancak göreve bu ve bunun türevi yönetimlerle gelmesi onu arenada aslanların önüne atmaya benzer..

Gökhan dedi ki...

Çok iyi bir insan izlenimi veriyor. Kötü niyetli değil, ağzı bozuk değil. Sakin, güzel konuşuyor ama bence övdüğün kadar güzel yorumlar yapmıyor. Hatta diyebilirim ki analizleri gayet vasat.

Ha şu da var; dünyanın en vasat yorumcusunu Erman'a, Ahmet'e, ROK'a milyon kez tercih ederim o ayrı. Metin Tekin de mutlaka medyanın içinde yer almalı karakteri ve tecrübesiyle, ama o kadar. Mehmet Demirkol seviyesinde falan olduğunu düşünmüyorum ben.

hmzsnmz dedi ki...

Futbol sahalarından kamera karşısına geçipte iki kelam edemeyen insanları da gördük biz , Metin Tekin'i de... O kadar sakin ve istifini bozmadan anlatıyor ki herşeyi, dediği şey yanlışta olsa katılası gelir insanın. Ülkemizde ne yazık ki artık spor programları bazılarının showuna dönüyor ve sesini yüksek çıkaran gündeme oturuyor diğerini susturuyor. Metin Tekin'i seviyesini koruduğu için tebrik etmek lazım ve ekranlarda onun gibi daha nicelerini görmek dileğiyle ben bu yorumu noktalarım.

M.Cagdas dedi ki...

Biz buralarda sesi cok cikmayanlari sevmeyiz dostum! Bize bagirsin, agzindan salyalar sacarak konussun, ona buna ders versin, biz onlari severiz. Sen bizi taniyamamissin(!)

Borges dedi ki...

Yarıştırmamak gerekir.. Bu insanlar sakin, akıllı ve mantıklı yorumlarıyla izlenirliği oranında topluma biçim veriyor, etkiliyorlar. Mesele bunların sayısını arttırmak ve aynı zamanda o nefret söylemlerini bitirmek.. Güzel adamlar, güzel yorumlar ve futboldan keyif alalım artık.. Keyif.. isterim ki biraz da keyiflerini anlatsınlar, güzellikleri... ama bu toplumda bu reaksiyonel ilişkiye girdiği böyle insan kalabalığı içerisinde işleri hiç de kolay değil..

Övünç dedi ki...

metin tekin'in hali hazırda bu piyasadaki en makul en doğru analiz yapan adamlardan biri olduğu kesin.

nefret söylemi kısmına da büyük oranda katılıyorum ama dünyanın neresinde olursanız olun bir play -off maçında o kadar badireden sonra hayatını futbola endekslemiş bir taraftarın önünde 2. dakikada gol yiyip maçı bırakmak ağır tepki görür.

nefreti çeken şey kaybetmemiz değil , nefreti çeken şey mücadele etmemekti diye düşünüyorum zira bence yine rezil bir futbol oynadığımız 2. maçta 1 kişi çıkıpta demedi "ne kadar kötü oynadık" diye.herkes iyi mücadele ettik , ezilmedik derdinde.ömer toprak , sinan bolat şimdiden kahraman oldular.çok iyi oynadıkları için mi yoksa mücadele ettikleri için mi ?

milli takımın mücadeleyi bırakmaya hakkı yok.mücadele etmeyeceksen giyme abi o formayı zorla değil ya bu iş .

değindiğin baskı mevzusu bu işin kaynağı ama bu baskıyı arttıran inanılmaz bir para da dönüyor ortada.yaw bugün mert nobre denen adamın senelik 2.5 m € alabileceği başka bir ülke var mı türkiye'nin batısında yer alan veya riera'nın 3.5 m € veya alex'in 3 m €.bu kadar büyük bir paranın döndüğü bir ortamda baskının olmaması normal karşılanamaz.kim kime bedava para veriyor bu devirde ?

hakkedilmeyen bir paranın karşılığı müstehak olan bir baskı bu bence :)

Borges dedi ki...

Övünç burada varolan bir baskı var şüphesiz ki bu bir anlamda her yerde var zaten. Ama dikkat ediyor musun biz oyunu dahi konuşmuyoruz. O parayi gerçekten umursamıyoruz arkadaşım. O paranın verilmiş olması gereken nefreti oluşturuyor.Sonuç itibari ile tartışmalar, konuşmalar futbol dışı herhangi bir teyzenin dahi takip etme isteği doğuracak bir şekilde birilerine nefret, kin v.s.

Her maç böyle. Ki burada işlenilen de Hırvatistan maçıyla ilgili değil. Bence çok net bir hayal kırıklığı da o baskıyı oluşturur zaten ama burada bildiğin şiddet, nefret söz konusu.

Futbolcu olsam hayal kırıklıkları nedeniyle o baskıyı üzerimde hissederdim zaten ama burada her şey başka.

Hiddink'e para versen de senin ligin takımların ve dışarıda oynayan oyuncu sayısı ve her şey ortada.

son oynadığımız maça gelirsek 3-0 lık rövanş olması ve o rahatlık baskısızlık ortamı da etkilemiştir belki.. Sonrasında ise İrlanda da deplasmanda dağıttı evinde berabere kaldı v.s.

O baskı bu şekilde varsa aklın devreye girmesi mümkün değil. Baskıyı oluşturacak ve yönetecek teknik adamları seçeceksin o zaman..

tomates dedi ki...

Yıllar önce Metin futbolcuyken...TRT de bir ropörtajda spiker şunu sormuştu
-Metin !! futbolcular niye hakeme itiraz eder ki .. Kararın değişmeyeceğini biliyorsunuz niye hakeme itiraz ediyorsunuz anlamıyorum demişti
metin de cevaben; "o kararı değil bir sonrakini değiştirmek için itiraz ederler" demişti...O zaman Metin in ne kadar zeki ve farklı olduğunu anlamıştım. Hala öyle.....

TIKANDI BABA dedi ki...

Dönemimizde çığırtkanlık sükunet ve güzel ahlaka tercih edildiğinden, meselenin özü reyting denen saçmalık haline dönüştüğünden Metin gibi tertemiz bir insanın göz önünde olması yüceltilmesi beklenemezdi. Hoşgörü ve nezaket ne zaman memlekete geri döner o vakit Metin hak ettiği değeri bulur..