27 Şubat 2012

Robben ve Quaresma!



Geçen hafta medya şampiyonlar liginde teknik adamın çıkışta elini sıkmadığı için Ribery'i eleştirecekti ki araya blogda da bahsettiğim gibi Höness girdi. "Bırakın lan bu geyikleri artık" dedi. Elini sıkmışmış sıkmamışmış.. Galatasaray benzer tepki sonrası başaşağıya doğru gitti. Bayern gitmedi.

Peki ne oldu?

Ribery -izlemediyseniz en azından özetleri izleyin- çok önemli maçı tek başına kazandırdı. Golden sonra da hocasının elini de sıktı vesaire. Ribery performansı ve bunun sonucu eğer çok önemli üç puan varsa burada biraz da oyuncularının arkasında duran bir başkan ve onun çok net bir yönetimi söz konusu.

Şimdi 2-0'a rağmen Robben meselesini gündeme getiriyor. Başta Franz Beckenbauer olmak üzere Robben egoisttir öyle olması gerekir mi gerekmez mi bir sürü tartışma yaşanıldı. Diyor ki Höness:

"Eğer bu son iki-üç haftalık periyotta yaşanılan gerzek RobbenEgoisttir tartışması olmasaydı bugün bu oyuncu da iki üç gol atmıştı. Gerzek diye çevirdim ama aslı şudur "Diese Scheiß-Diskussion"

Bir kenar oyuncusu diyor kenarda başka türlü nasıl etki eder ki? Elbette tek başına alıp gidecek..

Benzer oyun yapılarına göre Quaresma da aynıdır aslında.

Ortada bir pasör vardır her daim. Fernandes ya da Ernst olmadı Necip. İşin olması gereken boyutu nasıldır? Bu pasör belirler, sağa mı atayım yoksa sola mı? Seçin Quaresma olursa hedef bellidir ve genelde beklentileri bu oyuncu karşılar. Kötü gününde mi? o zaman diğer kenarı ya da merkezi kullanırsın.Lakin Beşiktaş'ta Quaresma'nın dışında etkili olan sadece Fernandes-Sivok işbirliğinden oluşan duran top organizasyonu var. diğer türlü ilk tercih eğer boşsa Quaresma oluyor ve bunun da sorumlusu yine bu oyuncu.

Dün Beşiktaş'lı oyuncular topu alıp Quaresma'ya atmak için yırtınıyorlardı.Neden? Galatasaray'ın başka bir yerden atak yemesi mümkün değildi zaten.

Simao, aylardır ofansif anlamda çok bir şey yok ama insanlar o biraz kımıldandığında üzerine iki olumlu eleştiri yerleştirmek için yırtınıyorlar. Aynı şekilde Quaresma üzerinden eleştiri getirmek için de var gücüyle çalışıyor. Diğerine iyi de desen kötü de desen pek para etmiyor çünkü. Sanırsın Simao 500 bin Quaresma 5 milyon alıyor yıllık.. Öyle farklı beklentiler oluşmuş durumda.

Savunma açısından problem yaşasa dahi ona göre bir oyun sistemi içerisinde olabilecek kadar tehlike yaratabilen bir oyuncu. Normal koşullar altında Simao ve Quaresma birbirlerini dengelemesi gerekiyor. Birisinin gününde olmadığında diğer kenar çeşitli set hucumları gerçekleştirecek olmadı bireysel yeteneğini konuşturacak ya da merkezden içeriye girecek ve fakat dün Beşiktaş'ın iyi ya da kötü olsun Quaresma dışında bir tehlike yaratma ihtimali var mıydı ki? Her topu alan onu "keyfinden" değil bir şeyler olacağına inandığından görüyordu.

En azından bu tartışma Türkçeleri olmadığından oyuncuları çok fazla etkilemiyor. Herkes bildiğini okumaya devam ediyor. Beşiktaş'ın sorunu Quaresma'nın bencilliği değil o kötü gününde olduğunda gerek maç içerisinde dahi diğer seçeneklerin biraz daha efektif olmasıdır.

Deisler kenarda oynamayı sevmediğinden bahsederdi zira buranın en büyük handikapı pasöre bağlı bir maç geçirirsin. Xavi derdi "bakıyorum ona mı vereyim buna mı? Üç kez bindiriyor Dani'yi görmem gerekir artık.." Böyledir bu işler. Beşiktaş diğer kenarını da canlandırabilir, maç içerisinde Querasmasız seçenekleri de artırırsa hem bu oyuncu hem de Beşiktaş biraz daha huzur bulur..

5 yorum:

Kaan Kavuşan dedi ki...

Bence Q7'nin eleştirilmesinin baş nedeni bencilliği değil. Yani alıp top sürmesi değil. Son harekette çoğunlukla yanlış kararı vermesi. Çok net asist olacakken, şut atması vs.

Borges dedi ki...

Şöyle bakıyorum: 11 oyuncu var bu takımda. iki golde yüzde yüze yakın payı olup da galibiyeti getirip işi bitirecek üçüncü golün pasını da vermiş işini bence fazlasıyla yapmış bir oyuncunun en çok eleştiri alan oyuncu olmasını anlamak çok zor.

O zaten son vuruş anında daha muhteşem bir şey yapsaydı Messi'nin biraz gerisinde Avrupa'da oynuyor olurdu.

mamo chello dedi ki...

oyundan kendisini attırabilecek her türlü dengesiz hareketine rağmen Veli'yi;son goldeki hatalı çıkışı nedeniyle Cenk'i değil de bugün hala Quaresma konusuluyor ya......bi sey diycektim,vazgectim..!

Celal Abbas dedi ki...

Quarezma ile birlikte oynuyorsunuz. Quarezmanın önceliği ileriyi halletmek. Benim önceliğim ise hem defansı yapmak hemde kıçımı yırtıp hucumada destek vermek. iki box arasında gidip gelmek. Çok efor sarfediyorsunuz. Topu kazanmışsınız bir şekilde topu quarezmaya kazandırmışsınız. Rakibide dengesiz yakalmışsınız. çok koşmanıza rağmen son gücünüzlede bir koşu yapıyorsunuz. aaa oda ne quarezma taaa sol çaprazdan kafasına göre şut çekiyor. ama ben yırttım kıçımı taa buralara kadar geldim hucuma destek için. Eeee gerisin geri geriye koş.

Quarezmaya bunun için kızılıyor birazda. O topu oraya kadar getiren arkadaşlarının emeğine saygısızlık ediyor bazen kanımca. Ben futbolcu olsam öyle hissederdim. en azından halısaha maçlarında öyle hissederim. Zaten yeteneğin ölçüüsnde diğerlerinden katbekat fazla paranı alıyorsun. Geriye yardım çok gerekmedikçede istenmiyor zaten. ayrıyeten sahaiçinde de bedeli emeğe de saygısızlık olmamalı.

Borges dedi ki...

Nedir emeğe saygısızlık?

Şimdi bir düşünelim. GS son saniyede kazandı. Son saniyede.. Hatta Quaresma nedeniyle son saniyede kaybedebilirdi. Almeida'nın beceriksizliği sadece.

Kazansaydı Beşiktaş.. Ki böyle tek başına kazandırdığı maçlar da bir hayli fazla.

O emek nedir? GS maçını tek başıına başa baş götürdü.

Quaresma kenar oyuncusudur. Pasör iki kez "pas" geçer varsa gücün soldan merkezden bindirirsin güçlenirsin.

var mı? Ondan daha tehlikeli bir şekilde gelebiliyor musun? En azından GS maçında bunu başarabildin mi?

E budur.

Doğdurudr, oyun bilgisi sinir bozucu olabilir ama istersen ordan oynamayada bilirsin.. Robben'i göremiyoruz bazen sahada.. Kroos Ribery Lahm üçlüsünden adama top gelmiyor doksan dakika boyunca.. Gelirse de hedefi belli bu oyuncunun. Güzel bir silah..

Hepsi budur.