16 Kasım 2008

Ahmet Kaya.!

video

insanoglunun kacip da kurtulamadiklari vardir, her daim bir sekilde esiri oldugu, olmazsa olmazlari, tutkusu, bagi. iste benim de ahmet kaya. bazen bosa kürek cekiyor olusun, yasamda iki adim ileriye dogru adim atamamisligin duygusunu veriyor. neler neler dinliyoruz, nerelerden kacip nelere bulasiyoruz ama dönüp dolasip geldigimiz yer kürkcü dükkani misali basladigimiz nokta. baskaldiriyorumdan kac zaman gecmis bilemiyorum, araya sikistirdiklarimin haddi hesabi yok. ama iste bu hayat bu ezgilerin anlamli kildigi bir sekilde yasanmis, kacamiyorsun.. nasil ki su bulundugum konumdan ileri dogru tek hamle yapamiyor isem, varolana katlanmaktan öte bir secenegim kalmamis ise, ayni sekilde katlaniyoruz, demleniyoruz, basa dönüp bir daha diyoruz..

kader,kismet,tesadüf,allah ya da iste, yasamda yönetmen olarak kimi belirlediyseniz kimseyi Ahmet Kaya'nin eline düsürmesin.. bir sonraki nesillerin böyle bir sorunu olacagini sanmiyorum ama yine de.. uyarayim dedim.

misal new age muzik akiminin yasamimda dehset güzel yeri oldugu bir hayati yasamayi biz istemez miydik ki sanki ? Hem burada da zorluk cekmezdik o kadar.. Ortak paydalarda cirit atardik, kesirden kesire gezerdik..

"yıllar oldu oralardan çıkamıyorsun
bağlanmış elin ayağın kaçamıyorsun.."

Böyle demistik zamaninda ama.. 8 yil olmus buralardan gideli.

Ülkedeyken severdik seni de buradan baska baktik.. Sarkilarinin meze oldugu sofralarimizda tüm yalniz kalmisligimizla eslik ettik. Hepimizi birlestirdin yaban ellerde. Rockundan kemanina, jazzindan arabeskine baskalastigi ve fakat yabanci ortak paydasinda bulusulan yerde bir diger "ortak" payda oldun her daim. Hali hazirda kendimizle konusmaktan, ice dogru monologlarla icimizi daglamaktan da kurtardin..

La ben ne diyim daha sana abi ?

6 yorum:

dchetin dedi ki...

Ahmet Kaya, Serdar Ortaç ve Reha Muhtar gibiler için hainse de, benim için fazla memleket yüklemesidir.

Blogunun önceki sayfalarında Alevilik-Kürtlük-Türklük hakkındaki serzenişlerini okudum.

An geliyor kimi bizim gibilerin Türklüğüne, kimi de Aleviliğine inanmıyor. Şu yüreğimzdeki yurt sevgisini kendilerinki gibi bir kara bela ırk sevdasına çevirmek için çırpınıyorlar. Yazık, bir bütün olduğumuzu görmüyorlar.

Ahmet Kaya'ya dönersem gözümde Pis Sultan Abdal'dan farkı yoktur. Üzerinde reyting ve oy oyunları oynayanlar utansın, daima..

Borges dedi ki...

Simdi hepsi özür diledi onlarin.. Hepsi aslinda öyle degil de böyle olduklarinin aciklama derdine düstüler.. Hepsi ne kadar cok sevdiklerini dile getirme sevdasindalar..

Ahmet Kaya Aynalar belgeselinde kendi adina önemli aciklamalari olmustur ve öldükten sonra nasil anilmak istedigini belirtmistir o ayri da..

o, her seyden önce oldugu gibi görünen, kitlelerin ortalamasina göre kendisine tavir bicmekten kacinan bir adamdi. Belki ondan bana miras kalmasi gereken tek ögedir.

Ne olarak algilandigim üzerine egilmiyorum, neysem onu buraya.. Kim nasil algilar, nereye koyar, diker onlarin sorunu benim degil. Senin de olmasin :)

hadesperado dedi ki...

şarkı seçimi çok fena olmuş, resmen içime oturdu...

8 yıl 18 yıl 28 yıl... bu böyle gider, biz de dinlemeye söylemeye devam ederiz...

o, her seyden önce oldugu gibi görünen, kitlelerin ortalamasina göre kendisine tavir bicmekten kacinan bir adamdi. Belki ondan bana miras kalmasi gereken tek ögedir.

yazı için ayrıca eyvallah eline sağlık, kimin ne dediği umrumda değil hele bunları diyenler beş para etmez insanlarsa...

ultrANIL07 dedi ki...

Abi keşke senin kadar iyimser olabilsem. Keşke "Olmasaydı sonumuz böyle..."

CezaSahası dedi ki...

Ben Sevmiyorum Ahmet Kaya'yı. Onu sevebilmek yahut bunu bir garabet olarak algılayıp sevgimi başka şeylerle kıyaslayıp makul ve olağan göstermek de bana garip gelirdi, şayet sevseydim. Ahmet Kaya'yı asla sevemedim. Marcel Khalife'den arak aranjmanlarını, bestelerini...Herşeyiyle. Sevenler nasıl onu sevmekle övünür, gurur duyarsa, benimki de öyle bir sevgisizlik işte. Ne şarkılarını, ne kendisini.

Borges dedi ki...

herkes sevmek zorunda degil zaten o kesin de surasini anlayamadim.

"Onu sevebilmek yahut bunu bir garabet olarak algılayıp sevgimi başka şeylerle kıyaslayıp makul ve olağan göstermek de bana garip gelirdi, şayet sevseydim."

Garabet olarak algilama derken kastedilen nedir ? Sevginin bin bes yüz türlü ifadesi vardir CezaSahasi. Insanoglu yeri ve zamani geldiginde askindan dahi vazgecebilme, keske olmasaydi diyebilme lüksüne sahip olmak ister.. Kacmak isteyip de kacilamayan oldugu vakit tutkunun, yerlesmisligin, cikamamazligin göstergesidir ki bu da bir cesit sevgi türüdür.. Ayni zamanda Normal gösterilmeye ihtiyacimiz mi vardir ki ? Gayet de olagan, normal bir durum. Belki daha iyi aciklarsaniz daha iyi anlatilabilir...