27 Kasım 2009

Bundesliga Cumartesi.!



Hertha Berlin - Eintracht Frankfurt: 1-3

Frankfurt forumlarina da göz atiyorum arada.. Hemen herkes mac öncesi bu maci kesinlikle kaybedeceklerinden emin konusuyorlardi. Amanitidis sakatlandigindan bu yana galibiyet mucizelere kaliyordu ki sezonu kapatti Frankfurt'un en iyi oyuncusu. Lakin aslen sorun ayni zamanda sezon basi cezalardan dolayi gecen senenin tartismasiz en iyisi olan Patrick Ochs'un yokluguydu.. Bu macin adami Ochs'dur. Bir atti ve bir de attirdi ki inanilmaz iyi oynadi. Liberopoulos, bu 34 yasindaki adam babasini kaybettikten bir hafta sonra sahaya cikip muhtesem bir asist bir de golle sonuclanamayan pas ile macin bana göre diger yildiziydi.. Amanitidis sezonu kapatti, Fenin devreyi kapatti ve baska sanslari yok.. Meier ve Liberopoulas'a bindi yük.. Meier, kac mactir sansizligini kirabilmis degil lakin o da atti bugün..

Bir baska yildiz adayi da Ümit Korkmaz.. Tam bir sol aciktir. Inanilmaz hizli, teknik ve oyunun icerisinde. Skibbe Liberopoulos'u geriye cekerek bir nevi 4-5-1 oynadi. Korkmaz cok etkiliydi keza yunan oyuncu da..

Skibbe'nin ihtiyaci olan iki isim var ki ikisi de gündemdeydi.. Lincoln ve Halil Altintop. Devre arasi bir sekilde bu ikisini kadrosuna katarsa ikinci devre durdurulmaz bir takim yaratabilir. Halil bugün de Schalke'yi kurtaramadi ve kesinlikle devre arasi yolcu edilecektir.. Frankfurt'a yolu düsebilir..

Toplamda sadece galibiyet degil sonuna kadar hakedilmis bir üc puan ile evine döndü Frankfurt. Asil benim icin firtina haftaya kopacaktir. Efendim haftaya Frankfurt evinde Tuchel'in Mainz'ini konuk edecektir.. Iste benim derbim de budur.. Saglam bir yayin yapacagiz diger hafta.. Skibbe-Tuchel karsilasmasi..!



Mainz - Hamburg : 1-1

Labbadia ve Tuchel karsi karsiya geldi. Bu ikisi birbirlerini iyi tanir zira daha üc yil önce beraber antrenör kurslarinda lisans alma pesindeydi. Elbette Tuchel'in sadece Labbadia'dan degil o dönemin toplamda en iyi notunu aldigini söylemek gerekir.. Lakin iste futbolcu kariyeri insani cok baska yerlere götürür.. Labbadia hep hazir ve belirli bir futbol kültürü olan takimlara gitti. Simdi Labadia öncesi Fürth neyse bugün de odur. En ufak bir fark yaratamamistir. Keza Leverkusen.. Skibbe döneminde neyse Labadia döneminde de o olmustur.. Hatta ayni sekilde ikinci devre cökmüstür takim. Bu yüzden tam olaran nedir bilemiyoruz lakin su konumda kendisine pek fazla yüklenilemez sanirim zira sakatliklarla bogusuyor.. En etkili silahlari sakatlandi. Petric-Guerrero, Ze Roberto ve simdi de Elia. Ilginc tarafi en iyi performansi kim göstermisse o hastanenin yolunu tuttu.. Ze Roberto sezonu kapatti..



Bir baska acidan tebrik ettik kendisini mac basi. Marcus Berg saglam bir sekilde durur iken onu kenarda tutup bu 19 yasindaki Tunay Torun'a forma verdi ve daha macin basinda Tunay Bundesligadaki ilk resmi golünü üstelik cok da güzel bir sekilde atti. Gol öncesi 500 kusur dakikadir gol atamayan Bance'in direkten dönen topu macin kirilma aniydi aslinda.. zira arkasindan gelen Tunay Torun golü macin gidisatini degistirdi. Mainz bastirdi ve Hamburg kontraya yatti..

Tuchel her maca farkli bir taktik ile cikabiliyor. Her maca göre onun bir plani var ve mac icerisinde dahi taktiksel degisiklikleri cok fazla ve becerisi bunlari düsünmesi degil futbolculara uygulatablmesidir daha cok.. Toplamda en cok 4-3-3 ve 4-2-3-1 üzerinde gidip geliyor ve bazen 3-4-3 gibi deneyimlemeleri de mevcut. Bu mac üzerinde konusursak 4-2-3-1 ile Hamburg'in cift önliberolu 4-4-2'sine karsilik verdi. Macin basinda gelen gol Hamburg'u geri yaslayinca kim büyük kim kucuk takim karisti.. Bance'i rahatsiz edici forvet konumuna sokup Ivanschietz ile ortadan delme pesinde. Galatasaray'in Skibbe ile Lincoln pozisyonunda oynuyor Ivanschietz.. Oldukca basarili oldugunu da söyleyebiliriz..

Mainz cok net pozisyonlari degerlendiremez iken Hambug da Jansen ile sol taraftan etkili olmaya calisti. Hambug kötü oynasa da Petric-Guerrero-Ze Roberto-Elia sakatliklari sonrasi cok fazla bir sey diyemiyoruz.. Mainz evine en güclü ekiptir. Bayern Münih ve Hoffenheim gibi devleri yener iken henüz yenilgi yüzü görmemistir.. Hambug karsisinda da yenilmemislerdir. Lakin aslen mac haftaya Skibbe'nin Frankfurt'u ile gerceklesecektir bizim adimiza..



Hoffenheim - Borussia Dortmund : 1-2

Mactan önce Watzke'nin aciklamalari ortaligi gerdi ki buna daha sonra deginecegim icin simdilik es geciyorum. Hoffenheim yener demistim ben mactan önce ve fakat Dortmund sürpriz yapti. Klopp bugüne kadar Dortmund tecrübesi icerisinde en genc kadrosunu cikardi. Ortalamasi 23,3 idi takimin.. Sürekli basti ki bakin ben size cok önemli dört tane Dortmund akininin nasil gerceklestigini yazayim. Nuri Sahin orta sahadan ataga kalkmak isteyen Hoffenheim'in topunu keser(cokca kez salihovic'e basar ve alir) ve cok ilginctir ki her seferinde hemen ilerisindeki Barrios'a verir.. Barrios topu sürer ve ya gollük asist verir ya da Barrios kaleci ile karsi karsiyadir.. Inanin bana bu tüm mac boyunca bu cokca kez tekrarlanmistir. Orta sahada isirdi Klopp Hoffenheim'i. Nuri Sahin bu yasinda o penaltinin sorumlulugunu almasi inanilmaz.. Nasil derler tam da Galatasarayin almasi gereken bir orta sahadir o.. Su sistemin iste aranilan oyuncusudur ki yasini hesap ettiginiz vakit kimse size onu vermez..

Penalti tartisilir belki ama cok baska ilginc bir pozisyon yasandi mac icerisinde. Yerde bir oyuncu yatiyor iken Dortmund gole gidiyordu ki hakem maci durdurdu. Burasinin ne kadar adil oldugu tartisilir ki cok ciddi bir sakatlik olmadigi kanisindaydim ben yerde oyuncu yatarken dahi..

Maicousel oyuna girdikten 7 dakika sonra atildi. Eduardo'nun milli olmasi sonrasi Brezilya transferlerine agirlik vereceklerini söyler iken bunlari da hesap etmelidir. Cok gereksiz bir kirmizi kart gördü ki Weidenfeller'in artistik patijanini da mac sonu Hildebrand es gecmedi. Resmen sov yaptin diye üzerine gitti mac bitimi.. Velhasil Dortmund süpriz yapmistir..



Werder Bremen - Wolfsburg : 2-2

Bremen yenilmezlik serisini 21 maca son saniyede Mertesacker'in attigi gol ile cikardi. Gecenin iyi olmasi beklenilen ve fakat kötü maclarindandi. Ilginctir gecen yillar icerisinde evinde kral olan Bremen benim ilk defa sahit oldugum toplam deplasman puani evindeki puanlardan daha iyi olmasi durumunu yasiyor.. Sadece Bremen özelinde degil Bundesliga özelinde evinde iyi takimlarin galip gelmesi zorlaniyor. Aksiyon göstermek reaksiyondan cok daha zor gibi bir analiz söz konusu.

Dzeko muhtesem oynadi Karim Ziani ile beraber. Joshue'nin yoklugunda Ziani ilkonbir cikti ki macin basinda da cok güzel bir asisti olabilirdi gecenin belki de en kötüsü Grafite kolay olani yapip golü atabilseydi. Ikinci asisti de cok güzeldi Dzeko'ya. Naldo, Dzeko karsisinda cok kötü duruma düstü ve yine ofansif yönünü aciga cikarip Almeida'nin golünden önce kafayi güzel bir sekilde cakti..

Özil iddia ederim ki bu ligin en iyi korner-frikik kullanan adami. Süper orta kesiyor ki sayacagim ben kacinci korner golünü attirdi bu takimda.. Bugün gününde degildi ama yine de son saniyede Wiese'nin dahi gol atmak icin ciktigi bir korneri güzel bir sekilde Mertesacker'in kafasina nisanladi.. Per Mertesacker cok anlamli bir gol atti.



Gladbach - Schalke : 1-0

Gladbach Schalke'yi yendi ki 5 mactir yenilgi yüzü görmüyorlar. En son bu seriyi 2005 de yakalamislardi. Schalke'nin gücü var ama etkinligi oyun acisindan yok.. Adamlar resmen savasarak ve karsi tarafi etkisizlestirerek ilerliyorlar ve fakat ben Magath yönetimi altinda Schalke'nin güzel bir oyun sergiledigi maci hatirlamiyorum. Kazaniyorlar lakin asla oynayarak degil ayakta kalarak, savasarak.. Gladbach ise cok ama cok formda bir takim..

Nürnberg evinde Freiburg'a kaybetti. Sonuna kadar kaybetmeyi hakeden bir oyun sergiledi ve gecen hafta bremenden alti yiyen Freiburg bu hafta evinde kazandi. Dutt 6-0 sonrasi televizyon programina cikip iyi futbol oynamak istediklerini ve bunun da bedeli olabileceginden bahsederken cok da hakliydi. Kapanan takimlara inat alti da yese seviyorum ben Freiburg'un felsefesini..

Köln macini izlemedim bir daha da köln maci izlemek de istemiyorum, o denli SIKICI bir takim.. Bochum ile golsüz berabere kaldi ki bu sene bana göre böyle giderse Berlin'den bile daha cok düsmeye aday aslinda..

15 yorum:

Erdem Karakuş dedi ki...

Hocam Bundesliga'yı takip ediyorsun, Skibbe'nin takımı kondisyon yönünden ne durumda? Galatasaray'daki gibi bitiyorlar mı ikinci yarı ortasında yoksa gelişme var mı hiç?

Ayrıca Bursa-Galatasaray maçına bir post açsaydın da fikir alışverişi yapıp beyin fırtınası yaratsaydık biraz.

Borges dedi ki...

Erdem Karakus: Sezon basinda vardi Fizik kondisyon sorunu. bir de SKibbe yetenekli ve kosmayan oyunculari seviyor. Misal Caio,Teber ve iki forvetle oynarsa sorun fizik kondisyon mu yoksa oyuncu secimi mi bunu anlayamiyoruz.. 4-5-1 e yakin oynatti ve böyle bir sey bugün yoktu ama beklemek gerek..

Bursaspor macini cok buyuk bir sansizlik eseri 40.dakikadan itibaren seyredebildim ve yorumu cok anlamli olmazdi, o yüzden yazmadim..

Erdem Karakuş dedi ki...

Birkaç maçtır gelişen bir düşüncem var, Bursa maçında da aynı şekilde devam etti bu düşüncem. Galatasaray'ın bazı oyuncularında bir gelişim olamıyor malesef, UEFA'nın kazanıldığı zamanda Ümit Davala, Hakan Ünsal, Ergün, Okan, Suat oyun mantalitesi konusunda çok ciddi anlamda gelişme göstermişti mesela. Adeta takımla birlikte bir oyun karakteri kazanmışlardı. Ama şu anki takımda gelişme gösteren oyuncu olarak gördüğüm bir tek Sabri var. Bir de sene başında piyangodan çıkan Mustafa Sarp. Mehmet Topal, Servet, Hakan Balta, Aydın, Gökhan ve Barış'da en ufak bir gelişim ve değişim yok. Bu şekilde gelişim göstermemeye devam ederlerse ve sistemde ısrar edilecekse, belli bir kaliteye sahip olmaktan öte, potansiyeli olan ve evrilmeye müsait oyuncuların takıma kazandırılması gerektiğini düşünüyorum.

Senin bu konuda bir düşüncen var mı?

Borges dedi ki...

Erdem Karakus: Bu konuyu baska bir baslik altinda inceleyebiliriz ama kisaca sunu eklemek isterim ben: Rijkaard takimin basinda kacinci macina cikiyor ? Ayni maci Barcada iken yaptiginda kac galibiyet-maglubiyet almistir ? Degisim dedigin uzun bir süreci kapsar.. biraz acele ediyoruz cok gibi geliyor bana..

Erdem Karakuş dedi ki...

Farklı açılardan bakmak gerekiyor tabi, her insan başka yönleri görebilir. Rijkaard'ın Barcelona ile olan gelişimini maç maç izlememiştim o zaman, haliyle bir yorum yapamıyorum. Barcelona maçlarını o zaman da izlerdim o başka bir mesele de, olaya şu an Galatasaray'a baktığım gibi bakamazdım. Şu an sistemleşmeye çalışan bir takımın gelişme sürecini en başından beri takip ettiğim için daha dolu şeyler söyleyebiliyorum.

Söylediğine hak veriyorum, şu an sistemleşmiş bir futbol, müthiş üçgenler beklemiyorum zaten. Takımın şu an başarılı olmasını bile beklemiyorum açıkçası, bu sezon benim gözümde kaybedilmiş bir sezondur, sene sonunda şampiyon olsa bile bu düşüncem değişmez. Feda edilmiştir yani.

Ama benim anlatmak istediğim başka birşey. Rijkaard'ın antremanlara çok önem verdiğini biliyoruz hepimiz. Oyuncuların bu antremanlar sonucunda kendi futbollarına ne kattıkları önemli. Basit bir örnek vereyim mesela. Düşünelim ki Servet oyuna bakış açısını geliştirmeye çalışıyor. Maç içinde 10 kere kanat oyuncusuna derinlemesine pas atmayı denedi, ama 7 tanesinde hızını tutturamadı, 3 tanesinde de rakip oyuncu pası kesti. Bu bir gelişmedir mesela, bunu görmek en azından benim için heyecan verici birşeydir. Bazı insanlar gollerden, galibiyetlerden heyecan duyar, ben bundan duyarım. Puan, galibiyet, şampiyonluk bunlar ikinci planda kalan düşünceler. Anlatmak istediğimi anlatabildim umarım.

Borges dedi ki...

Erdem Karakus: Burasi pek bu konunun yeri degil bu acidan uzun tutamiyorum.

Gelisim denilen olgunu gecirilen zaman dogrultusunda degerlendirebiliriz. Üc aylik takimin gelisimi, alti aylik gibi.. Bu acidan ben ortada bir sorun göremiyorum lakin oynatilan sistem geregi kimileri gecen yillara göre sorun yasar iken digerleri yükselise geciyor. barca olma degil ki cok zor bir sey bu ama oradaki "Basari" nin nasil geldigi ve hangi süreclerin asildigi gözlemlenebilirse biraz bu bize de fikir verebilir..

Ben yakindir Galatasaray üzerine cok yazi yazacagimdir zaten basta da bu rijkaard'a olan yaklasimin altinda yatan nedenler olacaktir.. ama daha var.. Önce Kaiser'in portresini baslayip bitirmem gerekir;)

reis dedi ki...

Ümit Korkmaz ve Mesut Özil bundesliga'da en sevdiğim Türk oyunculardır.. Serdar Taşcı'nın biraz daha zamana ihtiyacı var gibi defans oynadığı için öğreneceği çok şey var..

Bu arada Ömer Toprak ne durumda bilgin var mı?

Borges dedi ki...

Reis: Yarama tuz bastin valla. Ömer Toprak iki tane tasci eder.. TAsci'yi severim ama bu Ömer Toprak cok buyuk yetenek idi, su talihsizligi yasamasaydi. Ocagin ortasinda geri gelecek idi en son.. subati bulur tam olarak geri dönmesi.. Cok yazik oldu cok..

reis dedi ki...

Sevgili borges, premier ligden sonra favori ligimdir bundesliga kendi blogumda sıkça yer vermek istememe rağmen sadece izleyici olarak kalma nedenim ise sadece biraz daha deneyimdir. Şaşıyorum bu ligin gelişimine..yıllar evvel okay karacan bundesliga premier ligin kuruluş yıllarına benziyor bu haliyle demişti. hep burun kıvırdım ancak bugün EPL'de atılan güzellikte goller sağlam savunmalar ful dolu stadyumlar yıldızlar yıldız adayları. harika bundesliga topu :)

he birde mesut özil,,ömer toprak,,taşçı,ümit gibi gençlerimiz.. ömer toprak'ın tedavisi sürüyormuş ancak kulübü yada ailesi bilgi vermiyor. İyileşip sahalara geri dönmesini çok isterim Serdar'dan default olarak 2 gömlek üstün doğmuş bir adam..bizim ligdeki defanslara bak birde ömere yazık yahu

Deniz dedi ki...

Gurbetçi futbolcularımızdan Köln'de oynayan Serdar Kesimal , Hannover'de oynayan Ferhat Bıkmaz, Kaiserslautern'de oynayan Hasan Ali Kaldırım'ın durumları nedir bi bilginiz var mı?? En son bu takımlarda oynarken biliyordum başka takımlara da transfer olmus olabilirler

Borges dedi ki...

Deniz: HAnnover'deki Ferhat Bikmaz Sivasspor'da.Serdar Kesimal Kayserispor'da,. Hasan Ali de Mainz'e gecti, ikinci takimiyla bölgesel ligde filan oynuyor sanirim.

Reis: Ilerleyen yillarda gelisme daha acik bir sekilde görülecektir sanirim Bundesligada. Zira su an eksiklikleri yildiz oyuncu sayisinin rakip liglere oranla cok daha az olmasi.. Aslinda 50+1 kuralini degistirseler iki günde Premiere Lig ayarina gelirler ama cok seyi de kaybederler, misal su benim aldigim keyif gider. Ben tam da böyle seviyorum bu ligi.. yavas yavas büyürse cok daha güzel olacaktir.

lennon dedi ki...

o değil de bu podolski'ye yazık değil mi? köln böyle giderse ne olacak ilerde nerede görürürüz çok merak ediyorum..

Borges dedi ki...

lennon: tamamen kendi tercihi. Sukela günleri de olabilirdi ya da iste böyle durumlar da yasanabilirdi. Bunu göze alip gitti. Bir de Köln'ün icerisinde barca'daki maradona sendromunu yasiyor. Yani asiri ilgi takimin diger emekcilerini ona dogru yönlendirmis gibi duruyor da ileride belli olur daha cok..

Flying Dutchman dedi ki...

borges, sırf senin geçen haftaki "skibbe oradan çıkamaz" lafın yüzünden benden iddia tüyosu isteyen arkadaşa "hertha bu maçı kaybederse futbolcuları harçla karıştırıp yeni bir duvar inşa ederler" deyip bastırdım 1'e tüm parasını...

yaktın beni...şimdi ne diyeceğim adama

Borges dedi ki...

Flying Dutchman:))) Bak bu ikinci kez geliyor basima. Eger bir tüyo istiyorsan her zaman garanti bir mac vardir, sor söyleyeyim ben ki o da garanti degildir aslinda.))

Yahu sen düsün ? Funkiel gelmis yeni bir teknik adam, berlin galibiyet yüzü görmemis, kazan kayniyor, kendi evinde oynuyor ve kendi evinde yenilmis Frankfurt'a karsi.. ? Bir hafta önce babasini kaybeden adamin deli gibi oynayacagini nerden tahmin edebilirsin ki ?

Ne diyim, kusura bakmasin bir baska hafta bu zarari kapatmaya calisirim, ekstra da tüyo icin ismini yazacagim postun icerisine..