25 Kasım 2009

Oldelaf - le Café



Saat yine 3 olmus.. Neyse ki sabah erken kalkmadigim tek gün Carsamba. Ama ben diger günler de hemen hemen bu vakitlerde yatiyorum ve sabah kalkar kalkmaz ilk isim kahve icmek.. 3-4 saatlik uykuyla güne baslayabilmenin tek yoludur. Arkasindan mutlaka agir bir is olur ya ders ya program yazmak ya da benzer zorlugu olan.. Yine arkasindan bir kahve.. Tutar birisi cikip gelir ansizin, dur hemen bir kahve yapalim.. Gel surda bulusup iki muhabbet edelim deriz hemen kahvesi güzel olan bir yer arariz maximillian caddesinde.. Günün yorgunlugunu atalim derim bir kahve daha.. Saymak istemiyorum ama cok defa kahve iciyorum ki yaklasik bes yil önce fal baktirmak icin dahi olsa zorla icerdim ben bu mereti ama bugün onsuz yasam oldukca zor.. Bu kahvenin güzelliginden ziyade -ki nefistir orasi ayri- buradaki yasamin kacinilmaz sonucu gibi geliyor bana. Ilk geldigim zamanlarda almanlarin en cok tükettigi sivinin Bira oldugunu sanirdim ve istatistik kisminda kahvenin basi cektigini görünce anlayamadim ama bugün bire bir yasiyoruz bu kahve gercegini.. Demli cay ile Türkiye ayni anlama sahip oldu gönlümde.. Ikisi de cok baska ama bir o kadar da uzak.. Ben cayi o kadar cok severdim ki yapmaya üsendigim zaman ögrenci evimde saga sola misafirlige giderdim ki önüme cay koysunlar diye. Hic öyle cekinmezdim ve gitmeden önce haber verir geldigimde hazir olmasini saglardim.. Bir gün evinize misafir olursam -hayat bu- kahveyi filan bosverin lütfen demli bir cay..

13 yorum:

Alper Öcal dedi ki...

Uyku tutmamış ben gibi :)

Çay çok güzeldir, boğazda bir başka güzeldir. Ankara simidinin efsane ekürisidir ama kahve kadar işlevsel değildir. Rakı sofrasından, batak - king gecesinden kesif bir sigara dumanının kapladığı öğrenci evimde ocağa atardım bir avuç kahveyi.

Hem o pis kokuyu alır, hem de mis gibi kokardı.

Bu çay ve kahve ile ilgili Da Vinci Learning kanalında nefis de bir program izlemiştim. Denk gelirse bir daha capture eder yollarım :)

POSTER BOY NYC dedi ki...

Senle bir gs mubetti cevirmek icin 10 demlik cay demlerdim ama sen almanyada ben amerikada imkqnsiz gibi gozukuyor.

Borges dedi ki...

Alper, iste bu dogru. Yani Kahvenin bagimlilik yaptigi kesin ama iki keyfimden iciyorsam ücü daha cok islevselligi nedeniyledir. Elbette bunlarin toplaminda sigara gibi bir bagimlilik yaptigi da.. Eger benim gibiysen seni de beni de haliyle uyku tutmaz ;)) Dur bi kahve daha iceyim.p

POSTER BOY NYC: Imkansiz deme bence. Her seyden önce benim yolum her yere her an düsebilir olmadi senin yolun belki buraya düser ama kahveye razi olacaksin maalasef ;) Umarim bir gün gerceklesir diyelim.. hayat bu, tecrübe sonucu derim ki her sey olasidir efendim ;)

POSTER BOY NYC dedi ki...

Galatasaray bu sene ceyrek yada yari finalde bir alman takimiyla eslesirse mutlaka gelicem aci kahveni iceriz artik.

varol döken dedi ki...

türkiye'de iyi çay bulmak ne yazık ki zor... iyi kahve bulmanın zor olması gibi... ne acıdır en iyi ürünlerimizi yurtdışına paketleyip artıkları kendi memleketimize layık görmek...

ben çay, kahve içmem... meyve de yemem... gerçek tatlarını bilirim çünkü, o tadı bulamayacağımı da... arada olur, güzel bir anı olarak kalır sonra...

güzel anılar yaratmayı biliriz, çok istersek bulmasını da... bulup geleceğiz, en mantıklı zamana bakıyoruz şimdi...

var mıdır bir öneriniz borges?

Borges dedi ki...

Hem Cay ve ayni zamanda Kahve ürününe göre inanilmaz farkli tatlari yaratiyor ve dolayisla iyi cay-iyi kahve ile kötüleri arasindaki fark cok fazla. Dolayisla bu konuda titiz olmak gerekir efendim ;)


Varol, hangi konuda öneri efendim ? (cok az uyuyorum bugünlerde ve haliyle algisal problemler..)

varol döken dedi ki...

tarih konusunda... şubatta buza keser buralar veya mart ta dbf kupa maçları çok şahane olur tadında:)

Borges dedi ki...

Varol: Elbette devre arasina denk gelirsen izleyecek mac bulma konusunda sorun yasariz lakin bu noel ve akabinde gelenn devre arasi haric her daim izleyecek mutlaka bir mac buluruz, bir iki hafta öncesinden haber ver yeter ki. Üstelik ben canli mac izleme konusunda sinir tanimam, yani hamburg'a da giderim ki 700 km filan burdan ;)

Oylum Tanış dedi ki...

bir kahve tutkunu olarak aynı şeyleri hissettim yazında. kahve candır. ahuhe.)

dchetin dedi ki...

Daha dün TF'dan gelen esinti ile birleşen çay özlemini yazmıştım. Alman illerinde çaya yapılan üvey evlat muamelesi umarım sona erer. Yoksa kebabhausların çayları bile kesmiyor.

http://blog.durmuscetinakman.com/2009/11/24/cay/

Borges dedi ki...

Dchetin ;) burada kendi insanlairmin evi haric hicbir yerinde adam gibi cay icmedim. zaten sallamaya zorunlu tutulan bünyemiz bir süre sonra kahveye gecis yapti;)

tayfun dedi ki...

Türk kahvesini askere gidene kadar belki 5 defa içmemişimdir sevmem kahveyide sevmem.
Ama askerde her akşam komutanın özel odasında sigara eşliğinde ayak ayak üstüne atıp içmek ayrı bir keyif verirdi çok lezzetli gelirdi.Komutanda öle böle komutan değil.Bir yakalansak aylarımıza seneler seneler eklenirdi büyük ihtimal.
Askerden sonra aklıma geldi bir kaç defa içtim en iysi denende o lezzet yok.Kahve askerden önceki kahve.Zorunlu kalmadıkça da içmiyorum alışamadım bi türlü demli çay yanında demli bi sohbet değme keyfime.

Borges dedi ki...

tayfun: Böyle böyle basliyor cok sey aslinda. Yani zorunluluktan dogan bir sicaklik oluyor sevmedigimiz nesnelere karsi ve sonrasinda feci alisiyoruz. Cok sevmedigim yemekleri ben ac kalinca yemek durumunda kaldik ve o sekilde isindik.. Kahve de bu alamanya kosullarinda her yerde kolay elde edileblirligi ile kendisini bize sevdirdi, sonra da müptelasi olduk..