26 Ocak 2010

Halil Frankfurt'a Dogru.!



Skibbe sonunda istedigini aldi. Halil Altintop, sezon sonuna kadar Frankfurt takimina kiralandi. Kovulma tehlikesini de göze alarak Skibbe verdi veristirdi Frankfurt yönetimine ve istedigini aldi. Simdi söyler misiniz sezon sonu basarisizlik ihtimali daha az degil midir Skibbe'nin ? Klinsmann'in aciklamalari pek cok teknik adama ders olmalidir. Bakin zamaninda söyle seyler söylemisti:

"Benim en büyük hatam Bayern yönetimi ile uyum göstermek adina her seyi kabul etmem olmustur. Gecen sene UEFA'yi dahi alamayan kadro ile Sampiyonlar Ligini benden istiyorlardi, bu imkansizdi. Takima takviye yapilmasini istiyordum ama her seye evet diyerek ayni sekilde yola devam ettim. Kaleci sorununu en basindan beri görüyordum ki Lehmann ile her konuda anlasmistik.. Lakin yönetim Kahn ve Rensing'e verilen söz nedeniyle Lehmann'i istemedi ve ben de zorluk cikarmadim, cikarmam gerekiyordu.."

Lehmann ile anlasmisti. Öyle ki Lehmann Münih'in yakinlarinda ev bile almisti kendisine.. Bayern isi yatinca Stuttgart'a o evinden helikopter ile gitmek zorunda kalmisti antrenmanlarina.. Velhasil kaleci faturasini Bayern yönetimi degil Klinsmann cekmistir.

Skibbe degisim icerisine girmistir. Gerek Leverkusen gerekse de Galatasaray macerasinda yaptigi hatalarin basinda yönetim ile uyum göstermek oldugunu algilamistir. Isler aslinda oldukca iyi giderken dahi bastirmis, transferi de yaptirmis ki sonuna kadar da hakkiydi.. Amanitidis bu takimin her seyiydi, sezon sonuna kadar yok.. Yedegi diyebilecegin Fenin keza yine sakat.. Meier gibi sakatlanma riski cok fazla olan bir adamin eline bakiyor ya da 34 yasindaki Liberopoulos'un..

Halil ise bence artik kucuk takim golcüsü oldugunu kanitlamistir. Kaiserslautern gibi belki burada sezonda 20 gol atar ama asla ve asla büyük takimda oynayabilecek, o baskiyi kaldirip onunla mücadele edecek durumda olmadigini belki de en cok kendisine ispatlamistir. Magath ile Hitzfeld benzer özellikler tasir, idman konusunda.. Sifirdan kendilerine yildiz yaratir bu teknik adamlar.. Hirsi, mücadelesi ve azmi olan adam kesinlikle bu teknik direktörler altinda cok is yapar, Hamit Altintop buna güzel bir örnektir.. Magath'in altinda Hamit olsaydi bugün kesinlikle ilkonbirin degismez oyuncusuydu..

Hayirli olsun Hem Skibbe'ye hem de Halil'e...

12 yorum:

T.Ç. dedi ki...

skibbe hem forvet hemde iyi bir orta saha(lincoln) istiyordu.lincolnü maddi durumdan dolayı alamadılar.malum skibbe mantalitesi orta alanda iyi paslaşmalara dayanır.bu organizasyonun başınada gs da lincolnü koymuştu.skibbe bence istediğini tam olarak elde edemedi frankfurt yönetiminden.

Borges dedi ki...

T.C: Sonuc itibari ile hicbir transfer olmayacakti eger ki bu cikislari olmasaydi.

Simdi Amerika'dan Ricardo Anthony Clark defansif orta saha olarak alindi, Forvet olarak da Halil Altintop ki zaten halil'in alinamamasina isyan ediyordu keza gekas..

Haliyle iki transfer ve bence almistir istedigini. En azindan kendisine sunulanin disinda bir katki saglanmistir, bunu diyoruz biz de.

Her Yol Roma dedi ki...

Borges, İngiliz basınında Blackburn'ün Yıldıray'ı istediğine dair haberler var. Var mıdır işin aslı?

http://www.skysports.com/story/0,19528,11661_5886180,00.html

Borges dedi ki...

Her Yol Roma: Stuttgart'in Linderoth'u:)) Bütün stuttgart bunu bekliyor, sanirim adaya uctu ve konusmalar basladi. Bakalim olacak mi lakin dedikodu olmaktan öteye gecti bu haber.. Ingiliz Medyasindan takip ediyorum ben de:)

metal dedi ki...

Halil bana göre hücum bölgesinde farklı mevkilerde başarıyla görev alabilecek kaliteli bir futbolcu, Galatasaray'da görmek isterdim. Kendisi mi istemiyor Frank mı istemiyor bilemiyorum ama çok iyi bir alternatif olur ön bölge için.

Bu arada Halil'in zaten haziranda sözleşmesi bitiyor, satın alma opsiyonu v.b. koyulmasına gerek yok transferi için, bu biraz saçma olmuş sanki.

Borges dedi ki...

metal: Düzelttim onu ama sanirim satin olma olayi simiden diger sezondan itibaren gecerli olacak sekilde anlasma yapilabilmesinin saglanmasiir.

Iyi bir oyuncu, oyun zekasini da begenirim ama bunlar yeterli degildir büyük takimlar icin. Magath iyi bir sansti ama maalasef..

extensor dedi ki...

Geçen sene ortası... Tam sistemi takıma monte etmişken, 4-2-3-1'de ileri 4'lüyü birbirine yakınlaştırarak kısa paşlaşmalara ve çabuk oyuna takımı alıştırmışken.
Lincoln, Baroş ve Kewell devre arası aynı anda sakatlanmıştı.
Takımın belki iyi yedek oyuncuları vardı ama o oyun stiline uyacak iyi yedek oyuncuları yoktu.
Zaten sene başı çok transfer yapıldığı söylediği için devre arası sistemi yedekleyecek oyuncular alınmadı.
Skibbe sistemi yedekleyecek oyuncular istediğinde Hakan Ünsal'lar kendisini yüzsüzlük ve nankörlükle eleştirdiler.
Bu kadar adam alındı, hala başkalarını istiyor dediler.

İyi ama bu sistemde Ümit Karan iyi bir oyuncu olsa da Baroş'un yaptığı savunma arkası koşuları, hücum presi yapamıyordu.
Hasan Şaş, ofansif bölgede nerede pozisyon alacağını bilmiyordu. Aydın kanat oyuncusuydu, üç on numara yan yana nasıl oynar bilmiyordu...

O günlerde hep Sezer Öztürk transfer edilmeli, Özer Hurmacı mutlaka transfer edilmeli, Soner Aydoğdu transfer edilmeli, olmazsa takas yapılmalı falan diyordum... Defalarca yazmıştım.
Ama olmadı

Skibbe bunun üzerine yönetime tepki gösteremedi, rest çekemedi. Skibbe'nin en büyük yanlışı da buydu diyordum.

Şimdi doğrusunu yapmış. Güzel olmuş. Bu arada neden Skibbe'nin sisteminin anahtar oyuncuları devre arasına girerken sürekli sakatlanıyor?

QuaresmA dedi ki...

bana göre halil tam olarak küçük takım golcüsü sıfatına uymuyor. benim küçük takım golcüsü anlayışım youla'dır, preko'dur, yani pırpır zencilerdir. veya ne bileyim balili falan da olabilir. ama halil bu tanıma uymuyor ki. fiziği var, gol vuruşu var, yavaş da değil. bu özelliklere sahip bi oyuncu küçük takımda 20 gol attıysa büyük takımda daha da fazlasını atmalıdır bence. ha istisnaları yok mu, var tabi - en başta güiza.

schalke'de halil neden yapamadı sen daha iyi bilirsin borges ama bana kalırsa 3 büyükler de dahil olmak üzere dünyanın kapalı defanslarına karşı oynayan takımlarının 99%'unda başarılı olma ihtimali var halil'in.

Sacit Tekin dedi ki...

Extensor,

Skibbe'nin frankfurt ta yaşadığı zakatlıklar sezonun ilk 5-6 haftası içerisinde yaşandı. Galatasaray'da olduğu gibi devre arası ya da hemen sonrasında olmadı.

Galatasaray'da yönetimden bir şey istemiyişinde yönetimin üzerinde kurmuş olduğu baskını etkisi de var. Daha 6. haftadan yardımcıların gönderilerek etkisiz hale getirilmek sitenen bir teknik adam Galatasaray gibi dışarında gayet büyük görünen ama içerideki baskıcı küçük vizyonlar ile boğuşulmak zorunda kalınan bir camidan 6 ay içerisinde ayrılmak zorunda kalmamak için bazı şeyleri sineye çekmiş olabilir. Yönetimin tavrını vs. bilmiyoruz ki burada eli mahkum olan adam Skibbe idi.

Burada önemli olan daha baştan duruşu net olarak ortaya koymak. Sanırım Skibbe'nin Türkiye maceresı ona en çok bu tecrübeyi kazandırmış.

Borges 1.5-2 ay önce Skibbe'nin devre arasında 2 hedefi olduğunu (Lincoln-Halil) yazmıştı. Bence de şu an fena gitmeyen takımı yukarı doğru daha da ivmelendirmek için iyi tercihlerdi bunlar.

Şİmdi 1'ini aldı ki orta sahaya 1 takviye daha yapılmış. Daha iyi bir devre performansı görebiliriz bu güzel insandan.


Yolu açık olsun

Borges dedi ki...

Extensor: Sacit Tekin yukarida belirtmis, ben de üzerinden geceyim. Amanatidis sezonun basinda sakatlandi ki sezon sonuna kadar yok, Ameliyat.. Keza Fenin.. Meier ise henüz sakatlanmasa da sakatlik riski fazla olan bir oyuncudur. Geriye de bir sey kalmiyor, her an birisi gidebilir. Liberopoulos'un babasi öldügünde kalakaldilar öyle misal..

Quaresma: Dediklerinize katiliyorum ama süper bir forvet olarak da görememisimdir hicbir zaman, sadece basarili olmasini istedim hep.. Bugün de istiyorum ve Frankfurt ile bulusmasi baska aicdan keyif veriyor ama ben Magath'in partlattigi bir yildiz olmasini daha cok isterdim aslinda.. Zira cok buyuk bir yildiz olabilirdi, ederinden, olurundan da fazla.. olmadi belki burdan baslar cok sey..

benden bu kadar dedi ki...

ben blogu seviyorum ya!

hatta geçen senin attığın gibi bi başlık atalım:

bu blogu okunabilir kılan 5 detay!

*yazıların uzunluğu çok ideal. (extensor, seninkiler uzun ama üslupla akıyor, aynı şeye denk geliyor)

*yorumlarda genelde tartışmaya girilmiyor. bunda borges'in bariz etkisi var, yorumlara direk kendisi cevap veriyor ve sert olanları göğsünde yumuşatıyor.

*yazılarında temel bir mantık var. akılcılık. şu yazıyı göster bana, tereddütsüz borges'in yazısıdır derim. öyle de derin bi iz bırakır yazdıklarına.

*ben bu şablonu pek seviyorum. bloguma da aynısını yaptım, çok pis çaldım borges, haberin ola.

*son olarak, (aslında buraya en önemli maddeyi koymak daha hoş olurdu, ama öyle bi madde yok) neyse, son olarak, yalandan değil, harbi harbi objektiflik.

ben böyle blogu yalarım abi.

Borges dedi ki...

benden bu kadar: Bu güzel düsüncelerin icin tesekkürler.

Yorum kismi benim istedigim sekilde gidiyor, yani bir muhabbet ortami icerisinde.. Bazen zorlu olsa da cokca zaman olusan ortam en cok benim hosuma gidiyor.