28 Ocak 2010

Toroglu Fenomeni.!



Her zamanki gittigim Karadeniz kahvehaesinden Türk Futbolunu yorumlamasi icin size bes adam getirsem bunlardan ücü Erman Torogludan daha iyi bir sekilde performans gösterir iken diger ikisinin de bir farki olmazdi. Durum bu oldugu halde bu seviyesizlik/bilgisizlik isiginda yorumlar yapar iken bu kadar cok gündemde olmasi ya da basit bir futbol yorumcusunun isten alinmasi kabineden bakan istifa etmis gibi yanki bulmasinin temelinde yatan nedir ? Neden Toroglu bu kadar ünlü olmustur ?

Isin temeline inerseniz eger Türk Futbolunun kirilma noktasina ulasirsiniz. Neden bu ülke hakem kararlarini bu kadar tartisiyor, neden Telegol gibi komedi programlari saatlerce sürüyor ya da eski hakem olan abuk subuk yorumcular neden bu kadar cok.. Hepsi o kirilma aninda gizlidir..

Inanin bana Erman Toroglu yerine Ajdar Anik'e o dönemde futbolu yorumlamasi icin sans verseydiiz ayni sekilde popülerlige kavusurdu. Bakin nasil bir dönemdi biraz hatirlatayim..

Maclar birden sifreli kanala gecmis. Buna yani kahvehanelerde mac seyretmeye zamanla alistik. En azindan genis özetlerini cesitli televizyon kanallarinda izleyebiliyorduk.. Izleyebiliyorduk dedigim kesim maca gidemeyen ve dekoder sahibi olmayan.. Yani 70 milyonun yüzde doksan sekizlik kismindan bahsediyorum..

Maclari Cine5 verirdi. Derken bir sey oldu.. Artik maclarin özet görüntüleri maclar oynandiktan bir gün sonraya kadar sadece Show TV'den halka sunulacakti. Bu ne demektir ?

Tüm ülke halki, tüm futbolseverler Maraton programina zorunlu kilinmistir. Diger televizyon programlarinin elinde özet görüntüleri olmadigi icin Maraton programi karsisinda cok ciddi bir dezavantaja sahiplerdi. Misal Faik Cetiner'in sonradan Pazartesiye kaydirilan programlari o dönemki borges icin belki biraz daha seviyeliydi ama bizim Maraton disinda bir program seyretme sansimiz yoktu. Haliyle buradaki aslinda ülkede milyonlarca bulunan Erman Toroglu ve hakem yorumlari kacinilmaz olarak ülkenin tamamina serpistirildi. Cine5 eger ki o dönemde cok daha düzgün, normal kosullarda o dönem kimsenin pek dinlemek istemeyecegi ama kaliteli yorumcuyu programa yerlestirseydi bugün ülke futbolu iki hatta bes adim daha ilerideydi, bu kadar hakem konusu gündemde kalmaz, Telegol gibi komedi programlari sahnede olmaz ve Erman Toroglu taklitleri yerine daha nitelikli yayinlar zamanla gündeme gelebilirdi..

Ülke futbolunun kirilma noktasidir. Sansal Büyüka, benim sevdigim bir yorumcudur. Objektif, seviyeli ve güzel bir program yöneticisidir. Lakin Erman Toroglu karari bu ülkenin biraz daha kötü futbol kosullarina sahip olmasini saglamistir. Seviyiesizlik, niteliksizlik, onun bunun bacagini kirdirmadan abuk subuk siyasi söylemlerine kadar tonla rezillik.. Bizim baska sansimiz yoktu, Maraton Programina ve Erman Torogluna zorunlu kilinmistik. bu zorunluk aslinda seviye atlatilmasi acisindan cok baska sekilde degerlendirilebilirdi.. Olmadi maalasef.

Misal.. Almanya sifreli kanalin ardindan macin özet görüntülerini devlet kanalina vermistir. ARD ya da ZDF verir ilk genis özetleri.. Vermeden önce yarismalar, ücüncü ve bölgesel lig maclarinin görüntüleri, nostaljik acilimlar.. Hem seyirciye keyif verir ve ayni zamanda futbolun gelismesi adina bu zorunlulugu olumlu yönde kullanmak icin caba sarfederler..

Simdi internet var, dekoder aliminda artis filan.. Lakin eskiden durum cok daha vahimdi.! Maraton'u seyretmeme sansi kimsenin yoktu. Bazen dayanamaz diger spor programlarini seyreder bir yandan da özet görüntüleri bekler dururdum.. Digerleri maclari degerlendiremez idi.. Her sey böyle kötü baslamisti ve bu yüzden bu kadar önemli oldu Toroglu..

Simdi gönderildi. Bana ne ? Eskisi kadar zorunlu degilim televizyon programina.. Aninda internetten golleri görebilir, cesitli yorumlari sonradan dahi izleyebilirim.. Gec kaldin be Sansal abi.. Cok gec.. Zamaninda yanina biraz hakem yerine futbolun kendisinden anlayan, seviyeli ve nitelikli birisini yerlestirseydin bugün belki onlarin kopyalari cevrede olur, onlarin getirdigi yorumlarla cok baska olurdu.. Hos, o zaman da bu zamanda düsünülen Türk Futbolu yerine haliyle dekoder satisi, ürünler filan.. Elestirmiyorum yalniz bu ülke futboluna cok büyük zarar verdiniz, bunu bilmenizi isterim..

Bir dönem aldiginiz nefesi bile yakindan hissedecek kadar ekrana yapismis izleyiciniz Borges..

Saygilar..

7 yorum:

Schumy dedi ki...

Erman görevden alınsa ne olacak ki ? Kazanacağını kazandı. Şimdi artık çalışmasa gitse Bodrum'da tatil yapıp çıplak halde hırsız kovalasa bile hayatının sonuna kadar kendisine yetecek parayı fazlasıyla kaldırdı.

Bu Maraton'un tekel olması hususunda ise kesinlikle katılıyorum sana. Hatta o kadar izlenir olduğunun bir diğer kanıtı da hiç düşünmeden şifreli kanala geçirilmelerinden anlaşılabilir. O zaman da demiştim Allah Allah bu kadar mühim mi bu adamlar şifreli kanala geçti ? Kimse izlemez. Diye düşünüyordum. Ama işin aslı öyle değildi, sonradan anladım.

Şimdi ne yaparlar ne ederler bilemem ama verdikleri 310 milyonu çıkarmak için herşeyi yapmaya hazırlar. Kampanyalar, promosyonlar, hediyeler vs vs arka arkaya gelecek bence. Ne kadar çok üyeleri olursa reklam gelirleri de o kadar artacak sonuçta.

Haydi bakalım, içine ettiğiniz futbolu geriye toparlayabilecek misiniz görelim...

gkslsrt dedi ki...

Öncelikle şunu söylemeliyim. Futbolumuzun, daha özel bir kavramla ligimizin çok geride olduğunu düşünmüyorum. Politik olarak aşağı yukarı eşit düzlemde olduğumuz ülkelerin birçoğundan daha ileride TSL. Bana göre rakibimiz EPL, La Liga, Bundesliga, Serie A ya da Ligue 1 değil. Kim o zaman? Yunanistan, Hollanda, Ukrayna ve hatırlayamadığım diğer birkaç lig. Saydığım bu üç ligin de üstünde TSL.

"Cine5 eger ki o dönemde cok daha düzgün, normal kosullarda o dönem kimsenin pek dinlemek istemeyecegi ama kaliteli yorumcuyu programa yerlestirseydi bugün ülke futbolu iki hatta bes adim daha ilerideydi, bu kadar hakem konusu gündemde kalmaz, Telegol gibi komedi programlari sahnede olmaz ve Erman Toroglu taklitleri yerine daha nitelikli yayinlar zamanla gündeme gelebilirdi.."

Futbolumuzdaki ilerlemenin Toroğlu ile ölçülmesi bence yanlış. Sonuçta konu edinilen ülkenin Türkiye olduğunu unutmamalıyız. Toroğlu, kulüplerin ve futbolun kendi elleriyle yarattığı bir kahraman. Yani sebep değil sonuç.

Hani yazının başındaki kahvede futbol yorumlayan insanlar var ya işte sırf o nedenle tutmuştur Erman Toroğlu. Çünkü ülkemizdeki insanlar çok şey bilmeye ve onu güzel anlatmaya bakmıyor maalesef, kendisi gibi olanları seyretmek istiyor.

Borges dedi ki...

gkslsrt: kendimi iyi anlatamamisim demek ki..

Türkiye'nin ortalamasinda orospu cocugu küfrü gayet olagandir ama tutup da bunu insanlara sunamazsiniz degil mi? Her sonucu daha da fazla keskinlestirmek adina insanlara sunmak dogru mudur ?

Biz de elbette biliyoruz sonucun ne oldugunu.. Lakin Cine5'in eline cok güzel bir firsat gecmisti. Insanlar mac özetlerinin görüntüleri nedeniyle o kanala bakmaya zorunludur, Almanlarin olayi gibi. Burada da kimse bölgesel ligde ne olmus ilgilenmiyor.. Lakin bir politika uygulaniyor. Bu zorunlulugu iyiye cevirmeye calisiyor.. Cine5 o gün düzgün bir insani koysaydi oraya bugün spor basini bu kadar niteliksiz olmayacakti belki de.

Bu arada Portekiz liginden ne gibi bir artisi var Süper Ligin ? Porto gibi sampiyonlar ligini alip her sene ceyrek final mi oynuyor yoksa her sene bagrindan christiano ronaldo, nani pepe filan mi cikariyor ?

Türkiye Süper Ligi degerlendirmesi yapar iken lütfen Diyarbakirspor'dan Denizlispor'a kadar genis acidan bakmaliyiz..Ortalamasi nedir ?

Ve elbette pek cok faktöre bagli olan Türkiye Futbolunu Erman Torogluna dayandirmiyoruz.. nasil anlasiliyor ordan bilmiyorum lakin daha cok bu ülkenin futbolunda ncok etkin olan basinin sekillendirilmesi adina oynadigi rolden bahsediyorum ben..

Bir daha üzerinden gecmekte fayda var. Küfür bir sonuctur lakin bunu daha da fazla topluma yaymak dogru degildir gibi..

gkslsrt dedi ki...

Hatırlayabildiğim kadarıyla Erman Toroğlu Show TV dönemlerinde bu kadar aşırıya kaçan bir yorumcu değildi. Yine hakemlerle uğraşıyordu fakat sözleri bel altı değil futbolla ilgiliydi. Digiturk'e geçiş ve tamamen dışa kapalı bir ortamda yapılan yayın Toroğlu'nun stilini değiştirdi. Zamanla belki de kendine güveni gelmiştir ve şifreli kanalın vermiş olduğu rahatlıkla coştukça coşmuştur. Bugün efsane olarak geçen Erman Toroğlu gafları hep Digiturk dönemine aittir.

Ülke futbolunun yaklaşık son 20 yılında şifreli kanallar hüküm sürdü. Ve evet, Erman Toroğlu büyük bir çoğunluğu etkiledi. Fakat spor basınını baştan sona değiştirdiğine inanmıyorum. 70'li, 80'li yıllarda yalnızca TRT vardı ve TRT kuşağında dahi Ümit Aktan gibi diğer TRT spikerleriyle hiç benzeşmeyen bir spiker çıktı.

Söylediğin temelde doğru fakat hayata bire bir yansıması tam olarak gerçekleşmez bana kalırsa. O gün Erman Toroğlu çıkmasaydı da ben eminim ki biz yine hakemleri konuşuyor olacaktık. Erman Toroğlu yorumcu olmayacaktı da başka biri olacaktı.

Portekiz meselesinde, Porto konusunda haklısın. Tamam, Porto gibi bir takımımız yok ama Benfica ile Sporting Lisbon'u karşılayacak takımlarımız var. Setubal ile Diyarbakırspor arasında büyük bir fark olduğunu da düşünmüyorum. Porto faktörü, Portekiz ligini öne geçirebilir belki ama TSL'nin -en kötü ihtimalle- bir adım geride olduğunu düşünmemi engellemez.

varol döken dedi ki...

zarfa değil mazrufa bakmalı... erman'ın tarzını beğenmiyor birçok kişi normaldir ama erman toroğlu cahil değildir, erman toroğlu bilgisiz değildir... bugün halen tv dünyasında konuşan birçok kişiden daha çok şey bilir... ve bugün tv dünyasında birçok kişide asla olmayan bir şeye sahiptir: istikrar... beşiktaş küfretti susmadı, fener kınadı susmadı, o şu bu o mesafesini korudu...

sonuçta bir tv figürüdür, işini de iyi yapmıştır... birçok şey de öğretmiştir kahvehanedeki adama... yanlış da yapmıştır... ama bu yanlışlık tarzından ötürü değildir...

şansal ne kadar objektifse erman da o kadar objektiftir... ayrıca kendisini ölümle tehdit eden bjk kapalısına girecek kadar da cesaretlidir...

Borges dedi ki...

Varol Döken: Belki sana bir sey ögretmistir belki baskasina da. Ben Erman'dan bir sey ögrenmedim. Birilerine göre de süper bir adamdir, bana göre degildir.

Hincal Uluc da vurulmustur, Ahmet Cakar da.. Bunlar icin de söylediklerim ya da hakkindaki fikirlerim bellidir. Hincal Uluc'un cesareti, vurulmasi ya da samimiyeti baskadir, Messi'nin üzerine para versen Arda'yi vermem demesi ise cok basakdir, bunlar birbirlerinden farkli konular.

carvel dedi ki...

Takdir edilesi bir analiz ve bakis acisi.

Ilginc ama.Halbuki M. Demirkol olayi Turk insaninin okuzluguyle aciklamisti yuzeysel bir sekilde. Demek ki saglam analiz yapmakla analiz yapiyor gorunmek farkli seylermis.