21 Mayıs 2010

Van Gaal Konusuyor.. #2



"Bayern icin calismaya basladigim günlerde beni korkutan üc sey oldu.

Birincisi Bayern cok yasliydi. Gencler ve Tecrübeli isimlerin karisimi cok dengeli degildi. Bu yüzden biz yazin Lucio'yu sattik ve Ze Roberto ile Massima Oddo'nun sözlesmesini uzatmadik.

Ikinicisi antrenman sahasinin cimleri cok kötüydü. Haziran ayinda Münih'e geldigimde söyle bir göz attigim zaman cimlerin düz olmadigini, oyuklu oldugunu gördüm. Bu benim idmanlarim icin cok önemlidir zira yerden paslarin yerine ulasabilmesi icin gereklidir. Simdi cimler cok iyi bir seviyede cunku ben her gün sahanin farkli bir bölgesinde antrenman ettiriyorum oyunculara..

Ücüncüsü oyuncularim benim takitik konusunda söylediklerimi yasa gibi kabul ediyorlardi. Zira onlarin kazanma hirsi cok fazlaydi. Her seyi harfiyen uygulamaya cabaliyorlardi ama mac icerisinde bu sekilde belirlenmis yasalara göre hareket edemezsiniz. Ligin 8.Haftasinda evimizde oynayip da golsüz berabere kaldigimiz Köln macinda ben yöntemimi degistirip daha farkli kelimeler kullanmaya basladim ve ilk tepki de Butt'dan geldi.Butt, Oyuncularin da mac icerisinde insiyatif almalari gerektigini belirtti ve bir dahaki toplantimizda artik ben emirler yerine tavsiye seklinde belirtmeye basladim isteklerimi ve herkesin görüsünü almaya cabaladik. Bu cok cabuk bir sekilde etki etti ve hemen isler cok daha iyiye dogru gitmeye basladi..



"Ribery'e neden kirildim ?"

Ben oyuncularimla toplantilar düzenler, bir seylere karar veririm. Bu su demektir: Ben oyuncularin gitmek zorunda olduklari yönü tayin ederim. Taktik toplantilarinda ya da Antrenmanlarda bana benim belirledigim yön konusunda itiraz noktalarini belirtebilirler. Sonrasinda bunun üzerine konusup tartisabiliriz. Ve fakat oyuncularim bu zamanlarda hicbir sey söylemezse bu onlarin benim belirledigimi kabul ettigi anlamina gelir. Sonrasinda da sorun cikarirlarsa o zaman isler degisir ve ben cok hos bakmam buna..

Iste bu yüzden Ribery Agustos ayinda yönetime cikip ben 10 numarali pozisyonda degil sol kenarda oynamak istiyorum dedigi zaman beni hayal kirikligina ugratti. Direkt bana gelmesi gerekiyordu oysa.. oyunculariniz zirt pirt yönetime gidip konusabildikleri zaman antrenörlük yapmak cok zordur. Ben bunu pek saglikli bulmuyorum ama burada bu kültürün icerisinde varolan bir durum..



Tüm bu kavgalarin icerisinde Dortmund'daki 5-1 lik macta Ribery frikikten attigi gol sonrasi gelip benim boynuma atladi zira Ribery biliyordu ki Frikik atmasi icin görevlendirdiklerim arasinda onun ismi yoktu ve bu bir nevi takilmak oluyor aslinda.. Düsmanca degildi."

"..Benim icin saha ici düzen belirleyici olandir. Bu benim grup maclarinda Juventus karsisinda Robben'in erken(73.dk) cikarma nedenim ayni zamanda. Robben bana kizgindi ama ben takimi düsünmek durumundaydim.

Robben ve hatta Ribery takim icerisinde digerlerine nazaran en cok top kaybeden isimler ve onlar belirli bir istikrar icerisinde düzeni bozmadan takim oyunu oynamaya ögrenmelidirler. Onlarin gelisimi henüz bu acidan tamamlanmamistir.



11 tane Ribery ve 11 tane Robben ile Sampiyonlugu ve Kupayi kazanamazdik ve tabi ki Sampiyonlar Liginde finale de kalamazdik. Onlar benim mac icerisinde her zaman varolan hatalari not ettigimin farkina varmalidirlar. Ilk devre sonucunda yapilan hatalari kronolojik siraya göre onlara gösteriyorum ki hatalarini düzeltmeleri konusunda yardimci olsun..

Bir macin hemen sonrasinda tuttugum notlar dosya icerisinde masamda durur. Sadece maclarin degil antrenmanlarin da notlari vardir ve sadece o günün degil tüm sezonun notlari bende dosyalanmis bir sekilde durur. Öyle ki 2002 yilinin herhangi bir gününde Barcelonada aldigim nota bakabilirim. Bilgisayarla da aram iyidir ve hemen hepsinin dijital bir sekilde depolanmistir da."

"Bugün takimima baktigim zaman sezon basinda varolan düsüncelerimin cok farkli oldugunu görüyorum. Sadece Ribery'nin 10 numarali pozisyonda oynamamasi degil misal Badstuber ve Müller de benim sezon basi ilkonbirimin icerisinde yoktu. Keza Lahm'i sag degil sol bek olarak düsünmüstüm ve onun yerine sagda Lell ya da Görlitz oynayacakti.



Orta sahada Van Bommel ve Timoschuk ile beraber problem yasayayacagimin farkindaydim. Ikisi de benzer özellikleri olan oyuncular ama benim sistemimde her ikisi de oynayabilirdi. Van Bommel defansif orta saha ve merkezin saginda Timo, Solunda Schweinsteiger ve önlerinde 10 numara Ribery.. Söyledigim gibi Ribery istemedi v.s.

Ah evet forvette de Klose ve Gomez. Onlar benim icin Alman milli takiminin forvetleriydi, en azindan teoride böyleydi.

Rensing ve Butt arasinda sezon basi cok net bir secimim yoktu. Rensing sezon basi antrenmanlarda ne kadar hirsli olup bir numarayi istedigini gösterdi ve benim onu ödüllendirmem gerekiyordu. Onu bir numara yapmamin temelde nedeni budur. Ona 4 mac verdim. Lakin bu dört mac icerisinde bir takim hatalar yapti ve biz bes gol yedik. Burada Butt'a tekrardan formayi vermem gerekiyordu ama bu kararin Rensing'in cok fazla canini acitacagini bildigim icin cok zorlandim, konusma esnasinda gözlerim yasardi..

Ben, cok calisip da formayi isteyen bir oyuncuya ne zaman oynamayacagini söylemek zorunda kalsam her zaman bunun icin aglayabilirim de.. Rensing'i ilk hatasinda da kaleden alabilirdim ama sözümün arkasinda durdum ben. Hicbir zaman bir oyuncuya "Cumartesi oynayacaksin" deyip Cuma aksami hayir oynamiyorsun demedim, ben hep dürüst davrandim.."

13 yorum:

Ice-Man dedi ki...

teşekkürler borges, van gaal'in her 2 açıklamasını da zevkle okudum.özellikle ribery ve robben hakkında söyledikleri ders niteliğinde.

Borges dedi ki...

Ice-Man: Keyif aldigim seyleri buraya koyuyorum, benzer keyifleri alanlari gördükce daha da paylasasim geliyor.

Ege Sezen dedi ki...

Cok saygin(!) teknik adamlarimizdan ve yorumcularimizdan nedense boyle detaylara inen aciklamalar ve/veya tespitler goremiyoruz.

Hikmet Karaman, Ilker Yasin'le Barca macinda sacmalamakta ve bilgisizlikte sinir tanimiyor, Ridvan Dilmen aklina her geleni Guntekin Onay'a soruyor. Sonra da Turk hocalar yeterli degeri goremiyor deniyor, milliyetcilik paravani altinda zaaflar/yetersizlikler/icler acisi durum gizlenmeye calisiliyor.

Uzun zamandir zevkle okuyorum bu blogu, pek yorum kalabaligina girmek istemem ama aklima yukaridakilerden bahsetmek geldi boyle bir yazi okuyunca.

Bu tarz yazilarin devamini ve bu blogta daha da cok yer almasini dilerim.

Borges dedi ki...

Ege Sezen: Tesekkürler. Burasinin temelinde zaten ben bu keyfi aliyorum belki sen de alirsin gibi paylasma tutkusu yatar.

Bu serinin belki de en keyiflisi Mourinho ile olan bölümü de aksilik olmazsa yarin burada olacaktir.

ummagumma dedi ki...

usta bu arada blogun görünümü mü değişmiş yoksa bana mı öyle geliyor,hayırlı olsun diyelim:)

Borges dedi ki...

ummagumma: Evet degisti ama bitmedi daha. Bakalim ne cikacak sonucunda;)

TA dedi ki...

birçok iyi teknik adam fergusonun iyi talabeleridir.modern futbolun kurucusu fergusonun.morinyo dahil.morinyo barcada van gaal ile çalışmış ama aynı yönde yürümemiştir.

Atilla Çelik dedi ki...

Bilmiyorum dikkatleri çekiyor mu? Van Gaal için huysuz denir. Çekilmez bir adam denir. Kendini beğenmiş denir. Ama kurduğu cümlelere bakarsınız, söylemlerine. Hani ben şuna inanırım. Eğer bir insan nasıl cümle kuruyorsa, neler söylüyorsa, nasıl konuşuyorsa karakteri ve bilinci o yöndedir. Ama bakıyorum ki bu adam inanılmaz zeki. Kıvrak zekası, duygusu, hisleri ve aynı zamanda iflah olmaz bir mantık arayışı var. Herşeyden bir parça var.

Şimdi bu adamın zihinsel gücüne, mental ruhuna, zekasına, olaylara bakışı ve çalışkanlığına, potansiyeline baktığınızda böyle bir zihin deposunun başarısız olması mümkün müdür?

Ama sadece bu mu?

Eğer bu zekayı, potansiyeli, duyguyu alamayacak kadar zeka özürlü futbolcular topluluğuna sahipseniz bir hocanın varlığı ne kadar etkindir yeşil sahalardaki futbol ilminin uygulanabilirliğinde?

Birden aklıma geldi. Rijkaard hiç mi böyle düşünemiyor? Bu tür şeyleri hissetmiyor ve aynı tarz bir zekaya sahip değildir? Sahiptir belki de. Belki onun gibi huysuz ve otoriter değildir. Ya da futbolcularına çok güveniyor ve zeki olduklarını sanıyordur belki de?

Olayın teknik direktör boyutu çok önemlidir ve ama ilgili hocanın ruhunu kavrayabilecek ve ona uyabilecek futbolcu faktörü de bir o kadar önemlidir. Tabii bu ortamı sağlıklı şekilde sağlayacak yönetim de!

Tüm bu söylemleri toplayıp sıkıştırıp zipleyelim ve Türk futbolunun exe dosyasına yapıştırmaya çalışalım!

TA dedi ki...

atilla çelik sen bu adamın şampiyonluk konuşmasını dinledin mi?zeka yoksunu sıfır bir konuşmaydı.bu adam popülistin önde gideni.hatta adam değilsin van gaal:)

Gökhan dedi ki...

yeni tasarım fena değil ama yazı tipi sanki pek uymamış, sevemedim ben. bu arada her başlığın sonuna .! işareti eklenmesinin anlamı nedir? :)

Borges dedi ki...

Atilla Celik: huysuz ama kesinlikle Zeki. Lakin otoriter olmasi belki de onu Rijkaard'dan ayiran en önemli faktör.

Ben de onu sik sik dinledikten sonra böyle bir insanin uzun sürecte basarisiz olmasinin imkansiz oldugunu düsündügümü hep dile getirdim..

Van Gaal, karisinn buraya koyamadigim röportajinda cok daha iyi anlasilir bir adamdir. Karisi der ki:En büyük hatasi herkesi kendisi gibi görmesidir. Bugün izledim, Mourinho onunla gecen zaman icerisinde size söyleyecegim olumsuz tek ama tek bir sey yok diye üzerine basa basa belirtti ve karisinin söylemini burada o da tekrar etti, direkt yüzünüze söyler her seyi ve gereginden fazla dürüst adam. Cok fazla dürüst..

Tek basina Almanya'da Bayern imajini degistirebildi, bugün pek cok insan ona ve yillarin nefretlik takimi Bayern'e sempati ile bakiyor, bunda elbette sonuca giden yolu güzel bir sekilde cizen Van Gaal'in payi cok büyük..

Gökhan: Daha düzenleme yapilacaktir, ilk etapta bu. Ben basliklarin rengi ve yazi konusunda degisiklige gidecegim. Ünlemin bir önemi yok, baslik belirtimi gibi bir sey, belki gereksizdi ama aliskanlik iste.. Neden onu yaptim hicbir fikrim yok, bir yerden görmüs olmaliyim sanirim.

barış dedi ki...

her ülkede ve teknik adamda böyle ayrıntılı demeç verme rahatlığı yok, da olsa güzel olurdu. tabii başarı ve bazı kompleksleri aşmış olmayı gerektiriyor. ribery konusunda bu kadar rahat konuşmasına şaşırdım ben mesela çünkü ribery pek olgun bir adam değil.

bi de şu galatasaray da neler yaşanıyor bir öğrenebilsek, ah..

Tutkinjsh dedi ki...

"Ribery Agustos ayinda yönetime cikip ben 10 numarali pozisyonda degil sol kenarda oynamak istiyorum dedigi zaman beni hayal kirikligina ugratti. Direkt bana gelmesi gerekiyordu oysa.. oyunculariniz zirt pirt yönetime gidip konusabildikleri zaman antrenörlük yapmak cok zordur. Ben bunu pek saglikli bulmuyorum ama burada bu kültürün icerisinde varolan bir durum.."