8 Ekim 2011

Taktik Doğruydu..



Biz yenemedik. Bu doğru. Hatalar yaptık bu da doğru. Sekiz yıldır her maçını izlediğim Almanya karşısında ben bir daha oynayacak olsam yine Hiddink'in ilk yarısında yapmaya çalıştığının üzerinde dururdum. Çok açık ve net.. Muazzam bir ilk yarı çıkardı bu takım..

Almanya'ya karşı Arjantin de olsanız önde basarak oynarsanız dağılırsınız. Hiddink benden çok daha iyi bir şekilde analiz edip doğru taktik ve ufak tefek eleştirilerim olsa da doğru oyuncu tercihi ile sahada yer almıştır. Kabaca siz Almanya'ya karşı oyuncu önde atak bir şekilde oynarsanız bu tarihi hata olurdu. Hali hazırda yenilen gollerin ne zaman ve ne şekidle geliştiğine lütfen ayrıntılı bir şekilde bakın. Gol olmaması için biz nasıl ve nerede durmalıydık ?

Ne dedik ?

Geride kontrollü bir şekilde bekleyip rakibi oyun kurma aşamasında bozarak hazırlıksız yakalayıp Selçuk-Burak ile vurmalısınız.

Ne yaptık ?

Dakika 4..

Rakibi oyun kurma aşamasında bozduk ve Selçuk ile gittik ama Burak'ı değil Hamit'i içeriye soktuk.. O gol olmak zorundaydı. Bunu atamazsanız Hiddink ne yapsın ?Hiddink bugünkü Barça'yı da buna benzer şekilde durdurabilen ilk hocaydı veriilmeyen penaltıları geçtim o son saniye İniesta golü olmasaydı..

Maçı ilk yarı Volkan'ın arkasında izledim. Gol olasıya kadar mahkum bir futbol oynuyor görüntüsüne aldanmayın Volkan'a iş düşmedi. Olması gerektiği gibiydi her şey. Eksik olan Almanların tek bir net pozisyonu yok iken Hamit ve Selçuk ile tamamen planlanmış olan atakların skora yansımamasıdır. Mourinho da Bayern'i benzer şekilde durdurdu ve tek fark Milito yakalanılan iki pozisyonun ikisini de gole çevirdi. O da aynı şekilde defansif orta sahasını kenara kaydırarak Robben'e auta kadar çalım attırdı. Biz de Lahm bölgesine adam fazlalığı ile baskı yaptık sonucu alacak şutu çekemedik, hepsi bu.



Sabri hamlesi çok ama çok akıllıcaydı. Lahm bölgesi normal koşullar altında böyle etkisiz değildir. İlk yarı boyunca oradan zorladılar ama Hamit-Sabri-Gökhan Gönül ile beraber orası tıkandı. Boateng-Müller-Khedira'nın organizesi yoktur. Burada Löw akıllı bir değişiklik yaptı. Khedira'yı Lahm'a yaklaştırıp diğer tarafa oyun kurması için Schweinsteiger'i geçirdi. Sabri bu sefer Khedira'ya yapıştı zira merkezi Lahm bölgesi olarak aldılar. Tam da buradan kapılan top net pozisyonu getirdi. Neden 3 sağ bek var demek Almanya'yı hiç tanımamaktır arkadaşım..

Maçın 20.dakikasında Löw 3 oyuncusunu ısındırmaya başladı zira işler beklediği gibi gitmiyordu. Goldeki hataya kadar Türkiye'nin iki net pozisyonu var ve Almanya'nın net bir pozisyonu yoktu! Ama 1-0 öne geçtiği son 39 maçı kaybetmemiş bir takımdan bahsediyoruz zaten..

Durum bu, uygulanması gereken taktik bu başka şansın yok. Bu gelişim düzeyiyle Almanya'ya karşı 100 kere oynasan 100 kere de bu taktiği uygulayacaksın zira başka şansın yok! Bunun adı mahkum oynamak değil ne yaptığını ve haddini bilmektir arkadaşım. İspanya hariç Avrupada her takım Almanya'ya karşı deneysel farklılıklar yapmadığı, maçı ciddiyetle oynadığı vakit bu şekilde oynamak durumundadır diğer türlü Arjantin de İngiltere de olsan dörtlüksün..

Paldır küldür ofansif oyuncuları sıralayıp baskı kurup topu önde oynarsan Arjantin gibi dağılırsın.. Televizyonlarda mahkum oynuyoruz çok kötü dediğimiz zaman diliminde ben Volkan'ın hemen arkasındaydım ve hiç endişeli değildim. Golleri biz "mahkum oynarken" değl "mahkum etmeye çalışır" iken yediğimizi de hatırlatalım. Bu takım 1-0 öne geçince 39 maçtır kaybetmemiş, neden acaba ? Zira üzerine abanan takımları cezalandırmasını çok ama çok iyi biliyor. Siz Hiddink'ten 1-0'mış gibi rakibin üzerine abanıp onun ekmeğine yağ sürmesini bekliyorsunuz, olacak iş midir bu ? Böyle olmadığı için de Hiddink gitsin bu işi bilmiyor.. Birileri işi bilmiyor da o kim, orası belirsiz.

Önde pres yaparsan öyle bir açılır ki o Almanya 30.dakikada pilin biteceği gibi arkada o çok sevdiği geniş alanı onlara veriyorsun ki Almanlar'ın istediği zaten bu.. Son derece hızlı ve organize çıkıp öldürücü atakları gerçekleştiren bir takımı arkada kontrollü bekleyip öndeki oyun kurucularına basmak yerinde bir taktik idi. Türkiye ilk yarı üzerine basa basa söylüyorum ki mahkum değil muazzam bir taktik maçı oynadı. İki net pozisyonu atamayıp şurada üzerinde durduğumuz Neuer'in oyun kuruculuğunun kurbanı oldu. Aynı zamanda sol kenarı gereğinden fazla boş bırakan Arda'nın da Hakan Balta'nın öne çıktığı zaman arkasını kollamaması da önemlidir zira Hiddink bunu da programda belirtmişti. Kontrolünü kaybetmeyeceksin.. Bir hata yaparsan affetmezler diye..

Sonrası önemsiz. Bana göre maçın kırılma anı o kaçan iki pozisyon ve onların çok uzun zamandır kaybetmediği 1-0 lık avantajı yakalaması..

Şimdi Mesut'a da duacıyız Almanya'nın kendisine de..Hadi bakalım!

38 yorum:

Alican Döşer dedi ki...

Gökhan Gönül'ün bu kadar etkisiz olmasını ve bu kadar hata yapmasını(sadece penaltı değil, her çalımı yedi vs..) neye bağlıyorsun abi? Sadece kötü gününde miydi sence ?

Borges dedi ki...

Abi genel bir değerlendirme de yapmak gerekir. Bizim lig kaos ile başladı. Program alışık olmadığımız için sakatlıklara elverişli. Nuri-Emre gibi birbirlerinin alternatifi olan iki oyuncu yok.. sakatlıklar desen aynı şekilde..

Bizde de durum bu. Gökhan Gönül bana göre sabri ile beraber maçın iyilerindendi hataları olsa da.. özelikle penaltıda v.s.

O kötü demek yerine Götze çok iyi demekl de bir yaklaşım..

Noat Samisa dedi ki...

Dün de dedim ya, bence bu maç aynen ilk maçın kopyasıydı.

Aynı şekilde, rakibi stoperlerin uzun topuna zorlayan set baskı, yarı sahamızın ortasının ilerisine kurduğumuz, orta sahaya yakın savunma hattı. Kross - Khedira'nın ikisini de aynı bölümde pasifize etmişken, bu kez Schweni - Khedira'ya aynısını yaptık.

Bu görüntü içerisinde bir farktan bahsedeceksek, bu da Mesut - Götze farkıdır bana göre. İlk maçta Mesut, gole kadar 4-5 kez geri gelip top almıştı, bu şekilde oyun kurmuştu. Bu da Aurelio'yu ta rakip sahaya kadar çıkmaya zorlamış, ama Mesut'a da orta sahada oyunu hızlandırma izni vermemiştik. Sonra Aurelio çıktı ve Klose'nin golünden önce Mesut devasa bir boş alanda oyunu hızlandırmıştı. Götze'den ise bunları göremedik ve daha az sıkıntı yaşadık.

Oyun sete set kalsa idi, artı taraf kesinlikle bizdik. Mertesacker istediği kadar uzun top atsın, zaten istediğimiz buydu. Sonra dakikalar geçti, atamadık. Biz rakip kale önündeydik, Almanya boşluk buldu ve golü yedik. O kısım da ilk maçla aynı, golü yiyince zaten maç bitti.

Bir de şunu söylemek isterim. Temel amaç olarak aynı olsa da biz, Hiddink ve Mourinho'nun yaptığı gibi topu ceza sahamız önünde kapıp, hızlıca mesafe kat etmek istemedik. Biz topu yarı sahada kapıp, önde akıcı pas yaparak sete set oynamaya çalıştık. Bu da yine rakibi hataya zorlamak olsa da, yer ve yol farklı idi bana kalırsa.

Sorun kalite farkı. Her ama her başlık altında bizden iyi olan bu takıma karşı 10 maç oynasak, 1'ini ya da 2'sini kazanmamızın tek yolu, maç dinamikleridir. Bunun da daha özet hali, gol atmaktır. Tabii yemeden önce.

Borges dedi ki...

Noat Samisa: Hali hazırda Barça'yı durduran Moıurinho ve Hiddink taktikleri arasında da fark vardı. Ben kabaca oyunu geride kabul etmenin "kötü" oyun olarak eleştirilmesine karşı argüman olarak sürekli bunları dile getirdim.

Mourinho'nun Bayern'i durduran oyununa daha benzerdi. Hızlı kontra yapmak yerine karşıda birikip set hücumlar yapmak zorunda kalmak biraz da kadronun zoraki tercihi. Burak dışında ne Hamit ne Arda ne de geriden gelecek olan birisi hızlı olma konusunda yeterli seviyede değil. Dahası derinlemesine pas atacak çok fazla oyuncumuz da yoktu. Arda-Hamit-Sabri olunca oyun kurdurtmadan orada kalmak ve atak geliştirmek temel felsefeydi ve bir şekilde başarılı da olundu.

Ciddi bir atak yemedik, iki net pozisyon ve bunlardan birisi girse 2 gol bile yesek maça ortak olurduk ki geriye kapanacaktık, sorun yaşanmazdık Mesut-Götze farkından dolayı.

Kalabalık savunmanın kilidini mesut çözer Götze zorluk yaşardı ki her şey lehimize gelişebilirdi ola ki bir gol bulabilseydik..

Gökhan dedi ki...

skora odaklı türk milleti ve basını, mağlubiyetin faturasını hiddink'e kesti.

senin de bahsettiğin ilk yarıdaki o gayet güzel taktiksel önlem, almanya'yı durdurmamıza yetti. geride mümkün olduğunca az adamla yakalanmamaya çalıştık, rakibe oyun kurdurtmamaya çalıştık ve sheweinsteiger-khedira ikilisini ceza sahamızdan mümkün olduğunca uzak tutup rakibi uzun topa mahkum ettik. geride iyi alan paylaşımı yaptığımız için de rakibin set hücumları pek fazla tehlike arz etmedi. net bir şekilde almanlar'ı pasifize ettik.

işin hücum kısmında ise kapılan toplar hamit - selçuk ikilisinin ayağından burak'la buluşuyor, burak da ya bireysel çabasıyla kendisi hareket ediyor ya da arkadaşlarını bekleyip oyunu sete çeviriyordu. nitekim ilk yarıda net 3 tane "bilinçli geliştirdiğimiz" atağımız var. kalite farkı da burada ortaya çıktı işte. fizik ve teknik üstünlüğümüz o pozisyonları gole çevirmemize yetmedi.

ardından almanya'nın gelen golü... geride ilk kez az adamla yakalandık ve gomez cezayı kesti.

golün ardından da konsantrasyonumuzu kaybettik, ileride basalım derken gitgide düşen fiziğimiz de buna yetmedi. almanya kazandı.

hamit, selçuk, burak'la bulunan pozisyonlar gole çevrilebilseydi kazanacaktık büyük ihtimalle. o zaman hiddink'in ne denli taktik ustası olduğundan bahsedilecekti. "hiddink rakibi çözmüş. iyi defans yaptırdı ve kontrataklarla darbeyi vurdu" diye övülecekti. ama ne maç analiz etmeyi bilen ne futbolun dinamiklerinden haberdar olan, yalnızca skora odaklanan medya bugün hiddink'in kellesini istiyor.

evet onun da hataları oldu, kadro seçimi ve maç içi müdahalelerinin yanında psikolojik olarak takımı üst düzeye taşıyamadığını düşünüyorum ama yapmayın etmeyin, almanya karşısında oyun kırılıncaya dek rakibimizden daha iyiydik....

delgado dedi ki...

stattan izleyince sabri iyiymiş demek, tv'den çok kötü gözüküyordu. özellikle hem hücumda hem savunmada çevre kontrolü sıfır gibiydi, attığı her pas yanından geçen her adam. yine de hiddink'in dediği gibi, takım fizik olarak gerçekten bitik, maçta yapılan çok kötü işlerin sebebi bu olabilir.

artık türkiye'yi tutmak için bir neden yok zaten bence. yenilgiden dolayı değil de, baştan aşağı kokuşmuşluk ve gerçekten haketmememiz, sebebinden. hamit'in açıklamaları bunu gösteriyor zaten. bu adamcılık, bu altyapısızlık ve kurumsallıkla uzaktan yakından alakası olmayan kurumlar, bizi öldürecek. 10 sene sonra slovenya'dan iyi olmayacağız muhtemelen, en genç oyuncumuz arda yahu. rıdvan 3 sene önceki yarı finalden sonra ne konuşmuştu, yok almanyanın çıkacak gençleri yokmuş bizim önümüz açıkmış. gördük, sadece zaman geçti ve sadece gördük.

bu kadar parayla ve bu kadar futbol merkezci ve skor-zafer merkezci mantaliteyle sonuna kadar başarısız olalım, rezil olalım, başka bir şey istemiyorum. insanlar hoşgörüsüz, insanlar spordan zevk almıyor, insanlar sporun ruhunu sevmiyor, insanlar insan'ı sevmiyor, şampiyon olsak nolur ki böyle.

bu arada almanya milli marşını yuhalayanların sayısı çok muydu borges, görebildin mi?

Borges dedi ki...

delgado: Güzel olan bir şey varsa Almanya milli marşının ıslıklanması sonrası onları susturmaya çalışanların bu ıslıklayan gruptan daha kalabalık olması. Ve aynı zamanda ıslıklanma bu tepkilerle beraber azaldı benim duymayacağım seviyeye geldi.

Diğer değindiğin o güzel noktalara da katılıyorum ama bu ülke yeniden doğru bir şekilde yola girecektir, çaba bu yönde, uğraş bu yönde.. umut olmalı.

Mete Ayvazoğlu dedi ki...

Taktik doğru olmasına doğruydu da bu taktiği uygulatmak için Hiddink olmaya gerek yok.

Oyunu geride kabul etmeyi bu kadar abartmayalım.

teknik direktörümüz Celal Kıbrızlı olsaydı gene aynı görüntüyü sahada verirdik.

Dün gece Türk Milli takımı fark yemekten Almanya'nın insafı sayesinde kurtulmuştur.

2-0'dan sonra oyuna Rölantiye alan Almanlar skor 2-1 olduktan sonra tekrardan 5 vitese geçerek bizim takımı sahada oyun olarak rezili rüsva etmişlerdir.

Oyuncuları iyi eğitemediğimiz sürece marka teknik direktör Hiddink'in günün maçını kurtaramya yönelik taktiklerle işte böyle kör topal ilerleriz.

(marka kelimesi burada marka sevdalısı anlamıyla negatif olarak kullanılmıştır.)

maçtan önce de hiç bir Türk'ün oyunu önde oynayalım Almanları presle ezelim gibi bir beklentisinin olduğunu sanmıyorum..

Fitbolseverlerimizin istediği tek şey biraz daha karakter.

Borges dedi ki...

Mete ayvazoğlu: burasını geçtim diyelim. Bu Hiddink bugün yere göğe sığdıramadığımız Barça'yı da durdurmuştu. Celal Kıbrızlı bunu başaramazdı olsaydı eğer teknik direktörümüz.

mesele Hiddink markası değil. Hiddink yeni yapılandırma adına doğru isim olduğu da dahi tartışılır. Misal yeni almanya'nın kuruluşunda Löw'ün payı neydi ki? Yoktu bile fedarasyonun içerisinde.. bunlar başka konumuz.

Oyunu geride kabul ederek aynı zamanda onların tehlikeli bölgesini önde etkisizleştirerek doğru hücumları yapabilmektir. O iki atağın gol olup olmamasına göre değerlendiriyorsunuz. Ben ise bu hocanın bu zor maçı alabilecek doğru hamleyi başarabildiği üzerinde duruyorum. hepsi bu..

Marka sevdalısı kadar skora endeksli yorum sevdalıları, "almanya ne var ulan yeneriz" geyikçiliğinin üzerinde durursak o dedikleriniz olur.

Mete Ayvazoğlu dedi ki...

Hiddink topu Almanlar'a verip,boş alanda daha rahat kontraya çıkmak ve kalesini olası Alman gollerine kapatmak için takımın oyunu kendi sahasında kabul etmesini istedi ve iyi kötü uygulattı.

Bu senin dediklerin den anladıklarımın özeti.

Mourinho İnter'in başındayken aynısını Barca'ya uyguladı ve kazandı.

Hiddink Chelsea'nin başındayken, Barca karşısında Chelsea'yi Hentbol takımı gibi 4-6-0 şeklinde dizerek Az Daha Sonuca ulaşıyordu.

BENDE DİYORUM Kİ;
Chelsea'de ki Hiddink ve dünkü Hiddink'in sahada uygulatabileceği tek uygun plan vardı o da oyunu kendi sahasında kabullenmek.

Bu plan öyle bilinmedik, uygulanmadık bir plan değildir.

Bu planı ugulayan Hiddink olunca Plan değer kazanıyor.

Hiddink PSV Eindhoven'La değil Chelsea'yle Barca'yı durdurdu...

Yani,
Dünyanın TOP futbolcularından kurulu bir takımla

Hiddink,
Türk Milli takımına bir futbol karakteri kazandırırsa o zaman benim gözümde başarılıdır.

Mesele Almanlar'ın girdikleri iki gol pozisyonundan yararlanamamaları değil.

Asıl mevzu,
Almanya karşısında oyun olarak yaşanan çöküntüdür.

Bu çöküntü maçı farka götürebilirdi.

Barca'yı durduruan Hiddink,
Azerbaycan'ı yenemeyen Hiddink..

Zamanında,
Aydınspor'dan Kadıköy'de Altı gol yiyen Hiddink...

Eldeki Malzemeye göre değişen sonuçlar.

Celal Kıbrızlı bir gün Chelsea'yi çalıştırıRsa o zaman haklılığım meydana çıkar :)

Shareef dedi ki...

Şu Hiddink'e laf söyleyenleri de anlamıyorum.. Adam bizim gibi ülkeleri boyuna dünya futbolunun gözüne sokmuş.. Anıları/başkalarının anlattıkları internette dolu.. Hala inanamadılar şu adama.. İstiyorlarki (maçtan önce birçok soruda motivasyonla alakalıydı) bir gazlasınlar takımı o gazla yenelim önümüze geleni.. Gol yiyene kadar çok rahatta oynadık, hiddidnk'te harikaydı..

Borges dedi ki...

" tek uygun plan vardı o da oyunu kendi sahasında kabullenmek."

Sadece bu değil. Sadece bunu gördüğün için düne kadar milyon kez anadolu takımlarınn denediği çanakkale geçilmezle karıştırıyorsun. O kadar kolay olsa Barça bir kere daha o kadar zorlanırdı ? Zorlandı mı? Evet Madrid karşısında yine MOurinho.. başka? Kaç tane takımı devirmiş. milyon tane. Milyon tanesi senin celal kıbrızlıyı bulamamış mı yoksa senin Celal'in "senin" algılayabildiğin basitlikleri yapabilecek adam mıdır sadece ?

Almanya'nın ne tarafı güçlü? neden Sabri? neden üç sağ bek nedir oyun içerisinde basma noktası müdahale etme noktası. Neden o gol -taktik disiplinin çöktüğü andır- gelesiye kadar tek bir pozisyon yakalayamamış Almanya ? Neden iki temiz net pozisyon yakalayarak öne geçme ve hatta maçı vermeme şansını elde edebilmişsin ?

Kolay değil arkadaşım. biz de analiz etsek milyon tane ıvırı zıvırı var. Muhteşem bir iş başarmış değil ama "kötü" ya da yanlış taktik değil. Olması gereken doğru model. Yazının başlığı ve mesajı da budur sadece

Hiddink nedir ne yapar? Avustralya'ya tarihi başarı yaşatmış, haksız penaltı ile çeyrek finalde italya'ya elendi. Bugün Avustralya futboluna kazandırdığı bir ekol mu var ? G.Kore farklı zira orada kulup takımı gibi 16 ay her gün çalışma fırsatı yakaladı v.s.

Hiddink'ten beklentin ne senin? Tüm dünyanın bildiği ve tanıdığı bir ismi yanlış bir görev için atamış olmayasın? Diyorum ki bu yeni Almanya'nın oluşturucusu Löw değil! Onun da hikayesini anlatırım şansa gelmiştir klinsmann'ın yardımcılığına v.s.

Hiddink toplamda başarılı mıdır değil midir konu değil burada. Yanlış seçim olabilir ama bu adam neyi yapıyorsa beş ayrı kıtada burada da onu yapıuyor. Sorun senin ona biçtiğin rol, beklentin. Ben elemelere götürmesini istiyorum. Hepsi bu. Bunu yapsın başarılıdır..

Baris dedi ki...

Hiddink diyor ya "ben gercekçiyim, karamsar değil" diye, o kadar gerçekçiyse neden şu gerçek yokmuş gibi davranıyor: Türk takımı motivasyona ihitiyaç duyan bir takım, maç öncesi, maç esnası farketmeden. Ayrıca bizim oyuncular bireysel taktik anlamında da zayıflar; yani ne zaman yer değiştirsin, öne çıksın, geri gelsin, yardıma gitsin vs. bilemiyorlar. Bu yüzden hiç beğenmediğim "Fatih Terim'in milli takımı" rezalet, iğrenç de oynasa hiçbir maçta bu kadar aciz ve oyundan düşen bir görüntü çizmiyordu, hatta ittire kaktıra, öte bala maçı çeviriyordu. Neden, çünkü Terim kenardan sürekli "dur Servet, oraya koş Mehmet" diye bağırıp ne yapacaklarını kafalara vuruyordu.
Mete Ayvazoglu demiş zaten olması gereken taktikle çıktığı için övmemek gerek diye, doğrudur ama bazen hocalar onu bile yapamadıkları için çuvallıyorlar. Bence esas eleştirilecek nokta zaten en aşikar olanı yapıp üzerine birşey eklememek, yani "adım Hıdır, elimden gelen budur" tavrı. Kazanan takım hocası sonucu getirecek hamle de yapabilmeli. Girdiğimiz pozisyonları atamamız maçın kaderini çizdi evet ama 1-0'dan sonra hiçbir an gereken dinamizmi yakalayamamız ve tehlikeli görünüm verememiz konusunda tek sorumlu da haliyle takımın hocası oluyor.

Baris dedi ki...

Aklıma bir detay daha geldi, onu da paylaşmak istedim. Yediğimiz ilk golde herkes Servetin yediği mahalle çalımını konuşuyor ama şu da gözden kaçmamalı. Stoperi hiçbir zaman teke tek bırakmak istemez hiçbir takım. Bununla beraber normalde soldan sol bek ile atak yapılırken sağ bek oyun dengesi için ters kademeyi kollar. Bizim sahada 3 sag bekimiz vardı ama bir tanesi bile ters kademede yok.
Bu pozisyonda Servet ve Hamitin kaçırdığı iki pozisyon maç eksiğinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Daha formda, güvenli bir Hamit ilk pozisyonda soluyla vurup golü atardı. Belki düzenli oynayan Servet o kadar kolay çalım yemezdi.

Övünç dedi ki...

tamam takımın hatalı olduğu yerler yok değil ama klasik futbol entelliği yapıp skor basını suçu hiddink'e attı demek komik kaçıyor.

aynı hiddink hem azerbaycan'ı hem kazakistan'ı çözemeyen adam değil mi ? almanya'yı durdurmak bu adamları çözmekten daha zor bir mevzu değil mi ?

bu maçın özelinde ise takım beklediğimden çok daha iyi organize olduğunu söylemeliyim.takımın avrupa standartlarında ki 4-5 oyuncusundan 2si (emre-nuri) sakat diğer 2si hamit ve gökhan gönül sakatlıktan yeni çıkmışken oyun planına sadık bir biçimde istediğimizi yapabilmemiz bile bir mesafedir.

işin komik tarafı almanya , belçika'yı ezer ama biz azarbaycan'ı yenebilir miyiz işte o belli olmaz ...

Baris dedi ki...

Aklıma bir detay daha geldi, onu da paylaşmak istedim. Yediğimiz ilk golde herkes Servetin yediği mahalle çalımını konuşuyor ama şu da gözden kaçmamalı. Stoperi hiçbir zaman teke tek bırakmak istemez hiçbir takım. Bununla beraber normalde soldan sol bek ile atak yapılırken sağ bek oyun dengesi için ters kademeyi kollar. Bizim sahada 3 sag bekimiz vardı ama bir tanesi bile ters kademede yok.
Bu pozisyonda Servet ve Hamitin kaçırdığı iki pozisyon maç eksiğinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Daha formda, güvenli bir Hamit ilk pozisyonda soluyla vurup golü atardı. Belki düzenli oynayan Servet o kadar kolay çalım yemezdi.

Borges dedi ki...

Barıs: Şunu demişsin:

"Girdiğimiz pozisyonları atamamız maçın kaderini çizdi evet ama 1-0'dan sonra hiçbir an gereken dinamizmi yakalayamamız ve tehlikeli görünüm verememiz konusunda tek sorumlu da haliyle takımın hocası oluyor."

Almanya 39 milli maç içerisinde 1-0 öne geçtiği hiçbir maçı kaybetmedi. İngiltere, Arjantin bizden çok daha beter kepaze oldular, dörtlendiler. Böyle bir suçu varsa da bunu 39 hocanın kaderiyle beraber paylaşıyor bu kesin.

1-0 öne geçtikten sonra maç geri çevrilebilir ama bunu bugünkü Türkiye Terim döneminde de yapamaz Hiddink döneminde de. Hele ligin bu döneminde hiç..

Eğer Hiddink'in stilini beğenmiyorsak 65 den sonra onu değiştiremeyiz haliyle. Bunu bu haliyle buraya getirenlere hesabı sorabilirsiniz elbette ama ben tüm bu söylemler için şu elemelerin bitmesini bekleme taraftarıyım. Rusya da hiç gereği yok iken hırvatistan'ın İngiltere'yi yenmesi sonucu üstelik deplasmanda elemelere gitti ama yarı final oynadı ki nasıl bir yarı final..

Bekleyelim. BUrası Hiddink'in hocalığının değil bu maç özelinde biraz da Almanya'yı yakından tanıdığım için doğru strateji ve taktik ile sahaya çıktığını belirttim.. Hepsi budur.

Borges dedi ki...

övünç: azerbaycan'la Belçika da berabere kaldı. Bu mazeret değil doksan dakika bastırdığı bir maçı almak durumundaydı, alamadı. Oradaki Hiddink'i ve hatta deplasmandaki Almanya maçındaki Hiddink'i eleştirdim ben.

ama ben entel dantel düntel anlamam nedenlerini koyuyorum sana burada ben.

Ddik ki o zaman: Halil Frankfurt'da orta saha oynuyor, gol atmayalı bilmem kaç dakika olmuş. almanya gibi bir rakibin karşısında yakalayacağın iki ya da bir pozisyonu böyle biroyuncunun eline bırakmak hatadır. Hiddink hatalıdır.

Dedik..

Burada ise bu taktik doğası gereği "mahkum oynuyor, bizi ezdi geçti" görüntüsünü verecektir ama doğrudur. Kazanmanın yolu budur burada. İnter de Şampiyonlar Ligi finalinde ezildi geçti ama kupayı aldı. Biz son vuruşta sınıfta kaldık ama taktik doğruydu. Başlığı oku, ayrıntıları oku neyi demişsim.

Sonra gel entel mentel diye laf çakmaya çalış v.s. klasik olan her şey yanlış mıdır ? bu ne biçim savunma argüman sunma yahu?

barış:

Orada kontrol kaybedildi. bu adam da maç öncesi gazı almamız gerek kontrolsüzlüğe sürüklüyor takımı diye bas bas bağırmasına rağmen neden yeneriz ezeriz kelamları etmediği için eleştirildi bu ülkede..

Gökhan dedi ki...

"hiddink chelsea'de TOP futbolcular sayesinde başarılı olmuş, barcelona'yı durdurmuş" tezi 2002'de hiddink yönetiminde dünya kupası yarı finali gören güney kore örneğiyle çürüyor bence.

Mete Ayvazoğlu dedi ki...

Borges,

Tarih Kasım 2010
Sabri Hollanda'ya 1-0 yenildiğimiz hazırlık maçında da Hiddink tarafından orta sahanın sağında oynatılmıştı.

Tarih
9 Ekim 2010 Hollanda maçından bir ay önce Almanya ile yapılan ilk hazırlık maçında Sabri Sol bek oynadı,dahice :) Lahm'a önlem amacıyla Sabri solbek.

Demem O ki DÜN GECE;
BENCE,Hiddink'in maçtan önce Lahm'a önlem almak gibi bir düşüncesi yoktu..

O düşünceyi Hiddink'e sen yükledin.

Çünkü Hiddink senin gözünde büyük Hoca,benim gözümde değil.

Bu sezon ki,
Real Sociedad-Barca maçını izledin mi?

Zaman zaman Barca'nın bile saha
içinde sorun yaşadığı maçlar vardır.

Sonuçta hep Barca kazanır,Hiddink'in günü kurtaran önlemci futbolu bazen kazanır bazen kazanmaz..

Chelsea-Barca maçında Chelsea'nin mi Barca'yı elemesini kim isteyebilir ki?

Hiddink tek maçlık tilki planıyla büyük ihtimal play ofları geçip takımımızı Euro-2012 finallerine taşıyacaktır.

Bu günü kurtaran beklenti belki seni memnun edebilir beni etmez.

Kahvehane ki futbol cahili adam futboldan anlamıyor ve olur olmaz çıkışlarla Hiddink'İ eleştiriyor mantığından yola çıkıp

Yok Hiddink şunu düşündü,yok Carvalha şunu planladı, mihvalinde yazılar yazmak bizi bir yere taşımaz.

Bence dün gece Hiddink maç esnasında yarın akşam yemeğinde hangi şarabı içeceğini düşünüyordu :) Ağır oldu ama bence öYle :)

Sizler Hiddink'e saygıyı abartıp,
Adamı iyicene Fitbol Filozofuna çevirdiniz yav.

Şu Hiddink'in Türkiye liglerini takip ettiğine inanan var mı?

Adam'ın bir ofisi Amsterdam'da zaten

Home Ofice :)

Enayi Türkler Yollasın paraları Hiddink yesin.

Ben Hiddink'e zerre saygı duymuyorum.

İlk fener macerasında Dansöz kovalarken yakalanan acemi çapkın Hiddink o zaman ne ise şimdi de benim gözümde o dur :)

Hiddink'in kariyerini de iyi biliriz.

Övünç dedi ki...

benim eleştirim sana değildi , yorumlardan birineydi .basın suçu hiddink'e attı gibi bir argümanı sen mi kullandın ? neden üstüne alındın anlamadım.yani hiddink bütün doğruları yapmış ta bizim takımın beceriksizliği yüzünden olmamış gibi bazı mevzulara vurdum duymaz yaklaşılmasından çok rahatsızım.hiddink'te aynı schuster gibi bir vurdumduymazlık var.bu maçta doğruları yapmış olması genel durumu nötrlemiyor.

yine de yanlış anlaşıldıysa kusura bakma.

taktikle ilgili dün oynadığımız oyunla ilgili bir sıkıntım yok aksine beklediğimden çok daha iyi durumdaydık.yukarıda yazdığım eksiklere rağmen.

Borges dedi ki...

Hiddink'e ben böyle anlam yükledim çünkü maç öncesi Almanya hazırlığını dinledim. Orada duyduklarım hali hazırda maç öncesi analizde de belirtildi. Sabri burada sağ iç oynadı, o bölgeye yakın durdu adam fazlalığı ve oyun kurdurtmama görevi. Bunu da ben uydurmuyorum maç öncesi rıdvan dilmen'in programında konuştu.

Sana Hiddink'i mi anlatayım şimdi? PSV ile şampiyonlar ligini de zaten senin Celal Kıbrızlı aldı. Tek puan alamamış Güney Kore'yi de yarı finale zaten senin Celal olmadı Mehmet Kıbrıslı aldı. Güney Kore de aynı eleştirileri ilk dönem yaptı ama sonucunu da gördü, heykelini dikiyorlar. Avustralya da zaten geyik.. Real Madrid'i de Celal Kıbrıslı teklifi kabul etmeyince hiddink'e iletti. Beckenbauer Chelsea maçı öncesi Klinsmann'ı kovduğu sırada " ben isterim ama o bizi istemez" demedi, bunların hepsi celal hocana ait. Bizi çalıştırır ve oldukça başarısız olur iken daha önceden de olduğu gibi chelsea'nin başına geçirtmek için yalvarmadılar filan felan.


ne diyorsun usta sen ? Aç bak azıcık oku yahu.

Bize uymaz de, anlarım. Bize göre değil filan bir şey uydur anlarım da koskoca dünya futbolunun saygı duyduğu adam ahahaha sabri bak bek mi olumuş dersen ancak bu kadar ciddiye alınırsın.

Hiddink'in kariyeri mi ? 87'den başlayan PSV şampiyonlukları ve bir kulubün alabileceği en büyük kupayı almasını da biliyorsun yani.. Avustralya'ya Kore'ye Rusya'ya ne yaptığını da anlat usta:)

hadi sana kolay gelsin:)

Borges dedi ki...

övünç: Ben de eleştirdim Hiddink'i bu konuda. Halil'i gelip izleyecek görecek ve ondan sonra koyacak ilk onbire. Buradaki pozisyonunu benim kadar dahi bilmez iken ilk almanya maçına koyması v.s.

Her türlü eleştiri kabul ama lütfen o böyle düşünmedi geri çekildik maçı kaybettik basitliğinde olmasın.

Bize gereken Hiddink miydi ? Sabaha kadar tartışılır ama adam her zamanki yaptığını yapıyor. Hepsi bu.

PSV, Chelsea,Rusya,Kore, Avustralya, iki kere çeyrek-yarı finallerde "penaltılarla" elendiği Hollanda v.s. ortada iken Hiddink ne ya diye kahvedeki adam da demiyor artık biz neyle uğraşıyoruz..

Celal Abbas dedi ki...

maç 3 bölümden oluşmaktaydı. 1-0 a kadarki bölüm. 2-1 e kadarki almanların laubali laubali takıldığı bölüm ve sonrası.

1-0dan sonra Almanlar baktı bizim milli takım bir halt yemeyecek tamamen rolantiye aldılar. laubali laubali oynadılar. öylesine takılıyorlardı sahada almanlar. işte bu sırada almanların laubali laubali takıldığı sırada (tıpkı 2.hafta önceki Bursa BJKmaçı gibi) hiddink maça müdahale etse almanları cezalandırabilirdik bu laubaliliklerini. Çok lubalilerdi çünkü. zaten biz golüde o yüzden attık. lahm golde hakan baltayı takip etmiyor bile. umrunda değil adamın.Lahm tenezzül bile etmedi.

AAA pardon unutmuşum hiddink maçta 1-0 yenik olacak şekilde hesap kitap yapmamıştı. tüm planları 0-0ı koruyup bir tanede atarsak allah kerim diyecektik. haliyle 1-0 yenik olduğumuzda maçı çevirecek ortasaha oyuncularının hiçbiri kulübede yoktu değilmi. pardon özür dilerim hiddink 1-0 öne geçeceğimizi hesaplamıştı ona göre bench oluşturmuştu. Allah aşkına eğer milli takımın ortasahası selçuk şahinlerden Aureliolardan Sabrilerden oluşacaksa pardon bizler ayrı dünyaların insanlarıyız. allah aşkına Gökhan törenin oyunun sabrinin hafif bir tık ötesi olduğunu kimse göremiyormu. Sırf hızlı diyemi oynatıyoruz adamı. Adam driblinge kalkıyor ama hangi amaçla dribling yaptığının farkında değil. aklına esiyor ya ben bir dribling yapayım diyor. sonrada bir yerlere çıkarıyor. artık dribling sonlandığında yapılan ortada adam varmı yokmu farkında bile değil. Kontrolsuz hız ve dribling.

Biz farklı bir maçmı izledik. 1-0 a kadar evet taktik gereği oyunu geride kabul eden kaptığı toplarıda 3.bölgede seri ve hızlı kullanımla hemen pozisyona giren bir milli takım vardı.

peki ya 2.yarı. çoğu kişi tvsini kapattı izlemedi maçı. görünen köy kılavuz istemiyordu. Halimiz oydu 1-0dan sonra tamam almanlar kazandınız diyip aferin güzel oynuyorsunuz diyip ellerini sıkıp gitseydik. yenik duruma düştüğümüzde ne plan var ne proje. AAAA unuttum biz almanları hiç yenemezdik değilmi. Ama mücadele edebilirdik. ruhumuz olabilirdi.

Hayır Hayır bu kadar basit değil. tribünden nasıl görünüyordu bilmiyorum ama 2.yarı çok rezildik. çok kötüydük. klişe bir laf vardır. Herkesin babasıda öyle bir 2.yarı oynatır bu milli takıma. 7 8 milyon euro öyle bir 2.yarı izlemek için ödeyeceksek.

Övünç dedi ki...

yok gene anlaşamadık.

ben bu maç özelinde konuşmuyorum hiddink'in vurdumduymazlığını.dedim abi sonuçta bu takım azerbaycan'a kaybetti,kazakistan ile berabere kaldı.salı günü ölüm kalım maçına çıkıyor hem de azerbaycan ile ama maçı kazanabileceğine %100 emin olamıyorsun.bu ne kadar bizim takımın suçu ise hiddink'in de suçu.o bakımdan bu maçta doğruları yapmış olması kazakistan maçında yaptığı yanlışları örtmüyor.

adam sadece teşhis yapıyor."yıldız futbolcular ile çalışmak zor değildir,kendini yıldız sananlar ile çalışmak zordur" gibi harika bir teşhis var ortada.Bu adamların popolarını siz kaldırdınız şimdi indirin mi demek istiyor bize yoksa nasıl çözecek bu durumu ?

ülke futbolcusunun genel fizik durumundan,altyapıdan,amatör ruhundan bahsediyor ,çözümü anlatmıyor ,çözmek için adım atmıyor .

biz de biliyoruz bunların olmadığını.nasıl olacağını bilmiyoruz.

hiddink'in kariyerini teknik adamlığını eleştirmiyorum ben vurdumduymazlığını eleştiriyorum.ameliyat için bıçak parası istemesini eleştiriyorum.hastanın durumu belli teşhis var ama ameliyat hazırlığı yok .

kazakistan maçın da 1-0'a yatmak bir taktik hata değil mi ? maç boyu tek forvet oynamak bir taktik hata değil mi ? yani kanatlarında müller gibi orta da mesut gibi golcü oyuncuların olsa eyvallah ama yok.

bu maçta yanlış yapsaydı da o maçlarda doğruyu yapsaydı, pozisyonumuz farklı olurdu bu maçın özelinde rahat tartışabilirdik.

Mete Ayvazoğlu dedi ki...

Borges,

Söyleyecek lafın kalmayınca Celal Kıbrızlı'ya dolamışsın lafı :)

Celal Kıbrızlı Espri,Espri !

Asıl sen ne diyorsun ?

Avusturalya'ya kadar gitmeye gerek yok.

Hatırlatayım;

Milli takım Kazakistan'ı 90+6'da attığı golle ancak yenebildi.

Belçika deplasmanında,Belçika penaltıyı kaçırmasaydı Hiddink bugün yoktu.

Azerbaycan mağlubiyeti zaten dün gibi.

Hiddink geldiğinden bu yana bizim takıma oynattığı berbat futbolu unutup Hiddink'İ destekleyici yorumlar yapmak tam anlmıyla skor yazarlığıdır.

Hiddink'in Türk Milli takımı umrunda değil...

Yok Hoca düşündü,yok o bunu düşündü....

Bırakın bu işleri;Uyanın artık..

Bak Noat'ta senin kafanda...

Bu Hiddink'in bir şey düşündüğü falan yok.

Korkma başka yorum yazmayacam.

Bu futbol Blog işleri yok efendim EDU zamanında stopermiş sonradan forvet olmuş,Köpeğinin ismi pomfiymiş,çocukluğu çok kötü geçmiş,Simon Kuper'de şunu demişle
olacak işler değil.

Sahada ne olup bittiğini teknik direktör hayranlığına takılmadan dosdoğru yazacaksınız...

Üzülme senden daha kötü durumda olanlar var.

Misal; NoAT :)

Bol bol NOAT oku...

Noat'In tam tersini yaz :)

Sevgiler...

İmza Panter Mete

Borges dedi ki...

Mete Ayvazoğlu: Kariyerine girip saçmalamasan kimse Avustralya'ya gitmeyecek. Sen yazdıklarını okuyor musun bu arada:)

Uyandırdın bizi. Sağolasın. Noat ile sağlığına duacıyız biz. "Hiddink bizim paramızı alıyo, hain" diyen milyon yer var. Senin işin ne burada? Saha içini yazmışmış.. Yazdık ve yorumların yukarıda. "Bence sen Hiddink'e bu yorumu vla vla.."

Saha içini yaz diyorsun, emin misin?:)

"Geri çekil doldur boşalt abi yaa"

Çocuk mu kandırıyorsun sen ? saha içinle dışınla futbolla da ilgili değil. Bizi kandırdı, paramızı yedi.. Bak Chelsea de iki katını veriyorum, benim paramı ye, ben enayi olayım diyor.:))

Senin ne işin var burada? Yorum yazmanı istemem zira her seferinde seviye düştü. Yazsan da bundan sonra dikkate alacağımı sanmıyorum. Tanıştık, hadi eyw kaçtım :)

övünç: Bak ben bugün Birgün'e yazdım. Yarın okursun. Senin dediğin problemlerin muhattabı Hiddink değil. Çok ama çok yanlış beklenti içerisine girmişsin. Almanya her şeyini değiştirdiü, vakit Löw piyasada yoktu zaten.

dediğim gibi bunu pazartesi bir daha konuşuruz.

Sen kendine teknik direktör alıyorsun. Hedefi seni elemeleri geçip turnuvaya götürmek. Bunu başarır mı başaramaz mı göreceğiz. hepsi budur. Diğer istediğin şeyler Kore'de, Rusya'da Avustralya'da bilmem kaç gün ülkeye gelerek başarı kazanmış adamdan beklenmez. Senin futboluna çözüm getiremez. Sonuç alır sadece.. Başka bir şey değil. Hiddink neyse o, sorun bizim Hiddink'ten beklentilerimiz..

Burak dedi ki...

Borges,
Hiddink'in Rusya ile 2008 Avrupa Sampiyonasinda Ispanya'dan 2 mactada toplamda 7 gol yemesi, ardindan Low'un Almanya'sindan 2 macta da puan alamamasi ve simdi Turk Milli takimi ile 2 Almanya macinda 3'er gol yeyip daha da fazlasini yemeden kurtulmasi sence rastlanti mi?
Acik soyleyeyim bence degil.
Bence bu alti macta da Hiddink yenilecegini kendi cok iyi biliyordu ve ne yazikki bunu takimlarindaki futbolcular da anlamisti.
Hayalperestlige ben de karsiyim, futbolda dogrulari yapanin her zaman kazanmaya cok daha yakin oldugunun bilincindeyim, ancak Hocasinin karsi takimdan cekinmedigi takimlarin her zaman gucsuz de olsa surpriz yapabilecegine inaniyorum (bkz. Terim, Denizli, 2008 sampiyonasinda Hollanda karsisindaki Hiddink'li Rusya)

M.Cagdas dedi ki...

Bir de bu blogları okuyup da sunu yazma bunu yazma diyen adamlar var, her blogda goruyorum boyle tipleri. Bu arkadaslar maas falan veriyorlar heralde blogu yazanlara, neyi yazıp neyi yazmayacagını, nasıl yazması gerektigini soyleyebiliyorlar. Bir de bu blog yazarlarının hepsi entel, romantik, vs vs.

Neyse eminim korkmussundur Borges, ayarı(!) da yedin ya, artık oyle sunun sol ayagı bunun kopegi yazmassın. Haddini bil, bizim istediklerimizi yaz (!).

CaRtMaNtR dedi ki...

Hiddink sıfırdan bir takım yaratmaktan ziyade doğru bir sistemle yaratılmış bir jenerasyonu doğru şekilde oynatarak daha başarılı sonuçlar elde edebilecek bir hoca bence.

burda sorun alt yaş gruplarında ki erdal keser ve ersun yenal bu noktada önemli isimlerdi.

ersun yenal'ın hocalığını eleştirmek mümkün ama kadro mühendisliği konusunda başarılı bir teknik direktördür.

bu sistemde şu anda alttan gelenlerinde belli bir eşiği aşması zor gibi görünüyorken hiddink'in her hafta stad stad dolaşarak milli takıma sihirli değnek değdirmesi pek mümkün değil bence.

ha turnuvaya gidemezsek yada giderde çok başarısız olarak ilk turda elenirsek o zaman hiddink'in istifası bence gündeme gelebilir ki genelde böyle ddurumlarda teknik direktörler istifalarını veriyorlar zaten.

almanya maçına gelirsek ben taktikten ziyade bir kaç oyuncu tercihini eleştiririm.

misal aurelio gibi ağırlaşmış bir oyuncu yerine mehmet topal ile başlanabilirdi. keza sabri yerine onun gibi sağbek ve ortasaha oynayabilen serkan balcı ile başlanmasıda taktiğin işlerliğini negatif yönde etkilemezdi.

taktik ise bu kadar etkili top kullanan takımın (kalecisi bile neredeyse bizim oyun kurucular kadar iyi oyun kurabilen bir rakibimiz vardı)durdurulması hususunda mantıklıyıdı.

hatta maç 0-0 iken bulunan iki pozisyonda hamit ve selçuk doğru vuruşları yapabilse taktik tam anlamı ile meyvelerini verecekti.

bizim asıl sorunumuz hata konusunun sadece top rakipteyken yerleşimde yapıldığını yada kolay çalım yeme sonucu boşaltılan alanlardan oluştuğunu sanmamız.

halbuki hata top bizim ayağımızdayken doğruyu yapamadığımız anda başlar.

bu kadar kuvvetli bir takıma karşı iki net pozisyon yakalayıp atamıyorsan ondan sonra stoperimin beli niye dönmedi diyemezsin. rakip zaten güçlü bu tür şeyleri yapması muhtemelen sen kendi genel performansının üstüne çıkıp hatasız oynayarak yenebilirsin böyle bir rakibi.

e sonuç olarak iki tane şansı değerlendiremezsen onlarda boşluğu bulduğu ilk anda sonuca gider.

sanırım iyi futboldan kasıt bu. doğru zamanda doğru hamleleri yapıp eline geçen şansı gole çevirmek. almanlar ilk yarıda bir kerede bu işi becerdi biz iki kerede beceremedik.

mehmet dedi ki...

Ucuzmu bu kadar! Guus Hiddink, Fatih Terim gibi bu toprakların en önemli futbol adamının üzerine getirilecek dünyadaki 3-4 adamdan bir tanesiydi.İkna etmek için yapılan çalışmaları ne çabuk unuttuk. Şu veya bu şekilde türk milli takımının hocası Guus Hiddink olmuşsa onu bırakın göndermeyi, tutmak için elimizden gelenin fazlasını yapmak durumundayız. Son Almanya maçını malesef maçı yorumlayan çok bilmiş(sorsanız avrupada çok meşhur 5 oyuncunun 3 ünün hangi takımda olduğunu bilmez)yorumcumuz o kadar kötüledi ki takımı, bütün ülke insanı onun gibi düşünsün istedi! Löw maç sonrası yaptığı değerlendirmede "ilk yarı Türkiye daha iyiydi" derken ünlü yorumcu ilk yarı boyunca yerden yere vurdu takımı.Ertesi gün bütün gazeteler go home çekmişlerdi Hiddink e. Daha ilginç haber play off lara kalınsa dahi hollandalı tff tarafından gönderilecekti. Neler oluyor bize! Almanya şu anda dünyada İspanya ile birlikte dünyanın en organize takımıdır, Hollanda nın önündedir. Almanyada oynadığımız ilk maçı saymıyorum ama Türkiye buradaki Almanya maçında özellikle ilk yarıda yeterli oyunu ortaya koymuştur. Kaçırılan pozisyonlar kaçırılacak pozisyonlar değildir nitekim. Guus eleştirlecekse şayet 2008 in avrupa 3. sü takımımızda Lahm kanadında Sabri,Colin sağ içte Hamit oynamış ve oyun olarak üstünlük de kurmuştuk. Servet in büyük maçları detaylarda kazandıracak stoper olmadığını görmek lazım. Hiçbir büyük maçı servet le kazanmadık kazanamıyoruz. Gökhan gönül ün sakatlık dönüşü formsuzluğu da o bölgede Gomes-Gotze işbirliğine yenik düşmemize neden oldu. Servet in yerine stoper oturtamamak hem milli takımın hem de Galatasaray ın giderek büyüyen sorunu daha doğrusu sorunsalı durumunda.
ikili averajda hem avusturya ya hem belçikaya üstünlük kuran milli takımın 1 numaralı planlamacısı Hiddink başarılıdır. Play oflara kalmak kuvvetli bir ihtimal gibi dururken tff nin olası hoca değiştirme hatası geldikleri günden bu yana aldıkları hatalı kararlarına yenisini eklemekten öteye birşey kazandırmaz. Hiddink play of geçilirse nasıl bir turnuva hocası oldğunu ukraynada gösterecektir. Biraz sağduyu lütfen!!1

ahmet serdar dedi ki...

kardeşim bi kontrollü oyundur tutturmuşsunuz gidiyor. hiddink'i savunmak için ne yapacağınızı bilemez hale gelmişsiniz.
bizim takım eğer bu topu oynayacaksa hiddink'e ne hacet? ver ziya doğan'a, ver rıza'ya kontrollü topun kralını oynatsınlar.
bizim derdimiz saldırsınlar, parçalasınlar, almanların ağzına sıçsınlar değil. bizim derdimiz biraz ruh, biraz karakter.
ayrıca bu kadar alman sevdalısı olup da adamları gökten inmişe çevirmenin alemi de yok. kendimizi ezik bellemediğimiz zamanlarda onlara o sahayı nasıl dar ettiğimizi daha önce gösterdik.

Borges dedi ki...

ahmet serdar: Hiddink'i ben neden savunayım? deli gibi eleştirmişim ilk almanya maçında Halil'in yanlış seçim olduğunu v.s. Neden zoruna gidiyor ki durum bu. Neden hoşuna gitmeyen ya da algılayamadığın bir yorum olduğunda işi Hiddink savunuculuğu ya da yericilğine getiriyorsun ? İlla senin gibi mi hareket etmeliyiz.

Al çevir oku. Alman maç analizi derinlikli.. Bak bakalım ne demiş benden sonra yazdı burası v.s.

"http://spielverlagerung.de/2011/10/08/turkei-deutschland-13/"

sabri hamlesi doğru. Taktik doğru. Hayat hucum yaparsan ezdin yapmazsan ezildin değil. Sen hucum yapar iken iki gol yedin v.s.

adamların üç takımı Şampiyonlar liginde ligininm kalitesi belli ve hepsini geçtim dokuzda dokuz yaptılar, ben değil rakamlar abartıyor. Utanmasanız rakamlara öykülenip abartıyorsunuz ezik kompleksli pis çizgi yığını diyeceksiniz.. durumunuz bu abi.

Daha nasıl anlayacaksınız ki? İngiltere, Arjantin dağılmış. 2008 +2010 süreci içeirisnde İspanya harici neredeyse mağlubiyeti yok, daha ne diyorsun sen ? İşiniz gücünüz tüm ülkenin liginin alt yapısının onun bunun her şeyinin faturasını 15 aydır burada olan adama yüklemek.. Ligin nasıl başladı neler yaşandı kimler ne durumda önemsiz. Kimsenin yenemediği Almanya'yı yenecek..

Yenebilirdik ancak bu şekilde yenebilirdik. Bu Almanya maçı için her daim en geçerli taktiktir. Oku yahu yazıyoruz üşenme oku

Bayern ezdi geçti fianlde ama kupayı Mourinho'nun İnter'i aldı. İki sene önce yahu.. Ezmek ve ezilmek kavramlarını değiştir, şu bayat milliyetçiliği de çıkar at. Daha önce dediğin adamların tarihinin futbol bunalımı yaşadığı dönem. Bir kere yendin resmi maçlarda.. sadece "1". Bu bile sürekli yenmeliyiz'e götürmüş seni.

Hocaya milyon yer sallıyor git orada egonu tatmin yahu, daha ne istiyorsun? Tüm ülke tüm sergenler tüm yalçınlar rıdvanlar ateşini dindiremedi burada da mı küfür istiyorsun? Problem Hiddink değil abi.. maalasef o problemin küçük bir parçasıdır en fazla.

Baris dedi ki...

Arkadaşlar yazmış, bizim sorunumuz bir pozisyon hatasının ötesinde, daha yapısal şeyler, Hiddink bir anda bunlara sihirli değnek değiremez diye. Tamam sorun yapısal ama öyle ya da böyle bu maça gelinmişse bu maçta ne olduğunu da konuşmak gerekir. Ayrıca Hiddink takımın başına geçen hafta da gelmedi. Yukarıda bahsedildiği gibi ikili averajda Belçika ve Avusturya'ya üstünlük kurarken de nasıl oynandığını hepimiz gördük. İçerideki Belçika maçını Hiddink'in planlarından vaz geçmesiyle kazandık, deplasmanda 70 dakika berbat oynayan takıma müdahale etmedi, tek atakla yakaladığımız beraberliği adamlar penaltı kaçırdığı için koruduk. Dışarıdaki Avusturya maçında 0-0'ın statükosunu korumak adına 92,5'a kadar değişiklik yapmadı. O maçı kazansak bu Almanya maçı formalite idi.
Yapısal alana gelince; Hiddink bu takımın eksiklerini, yanlışlarını gördü, bunları söyledi tamam ama işini sahiplenen birinin yapacağı şekilde sonuç almak için çaba sarfetmedi. Oyuncular sahada ne yapacağını bilmiyorsa hoca kenardan müdahale eder, Low bile o oturmuş takıma her an kenardan akıl verdi. Muller asılmadıkları bu maçta 14 km koştu. Bizimkiler de koşmamış mı daha önce böyle? Koşar ama kendisi koşmayı akledemiyorsa orada hoca bunu koşturmak ya da koşanı oynatmak için var. Hiddink hangi maç öncesi ya da esnasında takımın yapısal bir sorununa neşter vuracak hamle yapmış?

Borges dedi ki...

Barıs: Bu maçı konuşmak gerekir diyoruz da sonuç itibari ile onu da konuşamıyoruz. rahatlatamıyorum ben de sizi ülkenin geride kalan on insanından dokuzunun ettiği "Hiddink yüzünde yaa bunlar hep Hiddink yüzünden" geyiğine de katılamadığım için..

Ben şu maçı anlatamadım ve bundan önceki maçların analizinin içerisine mümkünse hiç girmeyelim. herkes istediği gibi görmek istiyor, hepsi budur. Hiddink'i çarmıha gereceğiz, iki kere aşağılanmıştır hayatında ve ikisi de bu ülkede olmuştur gibi.. Aşağılamadan göndermediğimiz tek bir hoca da yoktu burada. Derwall dahil taşlanmıştır burada.

Yapısal problemleri Hiddink çözemez tek başına. Bu takımların temelleri Almanya'da 2002/03'de atıldığında Löw kimsenin umrunda bile değildi, piyasada yoktu. u21'den adam çıktıüında senin kuluplerinde ve üst liginde oynayamıyor diyor adam Töre Hamburg'da 19 yaşında ilk on bir çıkar iken..

Geçelim bunları. Şurada adam analiz etmiş, Arda'nın taktiksel disiplinden kopması ile golü buldu diyor. Maç öncesi gaz verirsek kontrolsüzlüğe doğru yol alıp taktik disiplinden kopuyor dedi v.s. v.s.

Hiddink'i gönder getir Abdullah Avcı'yı ve siz olduğunuz sürece iki maç.. abi iki maçı var o adamın. Neden X'i almadı Y'yi aldı üzerindne vurup gideriz. 2 maç.. mesele Hiddink'in kendisi ya da kalıp kalmaması değil biz seviyoruz bunu, biraz olsun kabul edelim.. Hocayız hepimiz.. şu almanya maçıdna daha iyi anladım ben.

Basar dedi ki...

Taktik olarak doğru oynanmış bir maç olabilir (o da ilk yarıda) ama oyuncu tercihleri çok yanlıştı. Koca ülkede sakatlıktan yeni çıkmış Servet ve Gökhan yerine oynayacak başka bir oyuncu yok mu? Aynı şekilde Hamit!

Madem oyunu sete set oynamak istiyoruz, Selçuk neden oyundan alınır? 35 yaşındaki Aurello'nun Stoke maçından sonra pili bitti. Aynı bölgede Mehmet Topal'dan Necip Ünsal'a oynayabilecek birçok kaliteli oyuncumuz var.

Sabri sadece ortada sıçan oyununda iyi oynayabilecek bir arkadaşımız. Adamın alınıp orta sahaya konulmasını eleştirmek mi "skor futbolseveri" olmak?

Kısaca, evet Almanya'nın üzerine deli gibi gitmemek doğru taktik ama bu taktik daha formda ve kaliteli futbolcularla daha iyi uygulanabilirdi.

ahmet serdar dedi ki...

dangalak dangalak konuşmanın alemi yok. egomu tatmin edecek olsam seni neden okuyayım da buraya neden yorum yapayım? sonuçta galatasaraylılığımızdan başka hiç bir ortak noktamız yok. bana bunları söylerken sen kendi egonu tatmin ediyorsun.
benim yorumum da senin hoşuna gitmemiş ama bana hakaret etmekten kendini alamıyorsun. senin neden zoruna gidiyor?
alman hayranlığıyla suçlamam mı milliyetçilik oluyor?
biz de biliyoruz alt yapı gerçeğini, biz de biliyoruz disiplin sorununu. ama sen hiddink'in kafasında maçtan önce kaybettiğimizi anlamıyorsun. ve hatta bunun pek de umrunda olmadığını anlamıyorsun. adamın işi sanki ombudsmanlık. bakın sorununuz bu diyor, ama çözüm için uğraş? yok.. ben nasıl olsa bugün yarın gidecem havasında.
bu adam tanrı değil...

mehmet dedi ki...

Hiddink Burak ın pozisyon yaratma denemelerini beğeniyor ve birşeye dikkat çekiyor; ceza sahası içinde son vuruşu iyi yapamıyoruz. Peki son vuruşu iyi yapması gereken adamlar kimler? Arda,Hamit,Burak,Selçuk. Burak ın bu yılki lokal lig istatistiği dışında en iyi istatistiği yakaladıklarını düşünsek 3-4 maçta 1 gol Arda,7-8 maçta 1 gol hamit,14-15 maçta 1 gol Selçuk gibi oldukça düşük istatistik var önümüzde.Geçiş dönemi yaşanıyor milli takımda, Tuncay,Nihat,Semih,Gökdeniz gibi gol atma,gol vuruşu yapma istatistiği iyi olan grubun formsuzluğu sonrası,Guus Hiddink arayışa girdi.Tuncay ve Nihat ın durumu ortadayken, Semih in kendi takımında 3 santrfor yollanmasına rağmen hala ilk 11 in değişmezi olamıyorken,Gökdeniz in Emre Belezoğlu tartışması sonrası tercih dışı bırakılmasına bakarak totalde yanlış yaptı Hollandalı diyemeyiz. Hamit in Selçuk un Burak ın son Almanya maçında son vuruşu yapamamış olmaları sürpriz değil beklenen olaylardır. Keza Hakan Balta nın 2 gol atarak duble yapabileceği oyun çok şey anlatıyor.Herşeye rağmen Hiddink başarılıdır daha da başarılı olacaktır