1 Kasım 2011

Skibbe ve Eskişehir!


Bild üç günlüğüne onun yanında bulunmuş, gözlemlerini de aktarmış. 650 bin nüfuslu 70 bin öğrencili Eskişehir'i de kısaca tanıtmış ve onlar da almanlara bugünkü sayısında bu bilgileri aktarmış.


Frankfurt'da bir milyon alır iken burada iki buçuk milyon net aldığı ayrıntısı önemli. Elbette düzenli bir şekilde ödeme yapılmıyor ve Haziran ayından bu yana çalışmasına rağmen daha ilk maaşını yeni alıyor Herr Skibbe.

Alman milli takımı, Dortmund,Leverkusen derken paraya ihtiyacı olmadığını ve buraya para için gelmediğini de belirtiliyor. O yeterince para kazanmış.. Burasını kariyerinde bir düşüş olarak görmüyor ama olursa tekrardan çalışmak istediği yer Bundesliga. Frankfurt'da galibiyet sonrası gönderilmesini ve o gittikten sonra takımın ligden düşmesini hala kaldırabilmiş değil. O günlerde başkanın doğru mu yanlış mı karar verdiği bugün ortadadır diyor.



İstasyonda karşılamış muhabirleri ve şehri gezdirmiş onlara. "Odunpazarı" gittikleri yer.. Şehirden ve insanlardan güzel bir şekilde bahsediyor ama şunu da ekliyor: Tüm bu güzellikler ancak siz başarılı olduğunuz zaman gerçekleşir yoksa her şey başka olur..



Tesislerden övgüyle bahsediyor, antrenman sahalarından v.s. Pek çok oyuncusu gibi kendisi de burada kalıyormuş. Kantini ve onun güzel yemeklerinden dekren İstanbul yolunda iken otobanların daha da iyileştirildiğine kadar çeşitli ayrıntılar..İlahiyat Camii'sine de götürmüş, gezdirmiş.

Peki Es es'de başarılı mı ?

Takımı lige iyi başladı ama bireysel hatalardan o kadar çok gol yedi ki bu iskeletin oluşmasını geçiktirdi. Nadarevic, Diego ve kaleci İvesa'nın durduk yere, hiç gereği yok iken yedirdiği goller bir yana topa sahip olduğu zaman diliminde defansif orta sahaların basit oynama özürlüsü olarak kaptırdığı toplar da eklenince yer yer hak etmediği mağlubiyetleri yaşadı.

Bunların dışında artık oturması gereken takım henüz o takım kimliğine dahi girebilmiş değil. Alper Potuk'un çevresine konuşlandıracağı orta saha konusunda kararsız. Keza forvet konusunda tam anlamıyla bir seçim yapabilmiş değil. Alper-Veysel-Kamara vazgeçilmez üçlü. Bunlara İvesa-Dede-Diego-Sezgin'i de ekleyebiliriz. Nadarevic'in gelmesi sorunların da başlangıcı oldu ama Diego ile şimdilik iyi bir ikili oluşturmuş gibi duruyor, benim her ikisinin ağırlığının sorun yaratacağını düşünsem dahi.. Çözülmesi gereken mesele her iki kenarın da oyuncusunun netleşmemesi ve elbette merkez forvet ile beraber Kamara'nın saha içi rolü.

Es-es hakkında bir kaç maç sonra detaylı bir analiz yapılacak ve umuyorum Skibbe kovulmadan bunu başarabiliriz.. Gelişme var bu takımda ve fakat yeterli değil.

3 yorum:

ddsdsd dedi ki...

bu adami cok seviyorum. bu adami nasil kovarlar aklım almaz, gs kovdu uefadan elendi, frankfurt kovdu küme düstü, benim icin avrupada mourinhodan sonra bu gelir. umarim eskisehir kiymetini bilir, keske antepspora gelseydi

Borges dedi ki...

ben de seviyorum çok da Mourinho'dan sonra gelir kısmı biraz abartı, o kadar çok sevmiyorum diyelim:))

ama antep'e de güzel gider daha çok kulup yapısı olarak Kayseri'ye de.. Es es'e de kimliği nedeniyle. Güzeldir, biraz zaman koparabilirse başarılı olacaktır.

Yalnız onu bırakan kulup çok ciddi başarısızlıklar yaşadı bu doğru bak:)

Özgür Ersöz dedi ki...

Merak etmeyin Skibbe'yle uğraşamayacak kadar yoğun şu sıralar yönetim :) sportif başarısızlıklara denk gelen taraftar tepkileri aslında kulübü "babasının çiftliği" gibi yönetmeye çalışan başkan ve etrafındakilerle alakalıydı. tepkilere ilk reaksiyon olarak "hoca gönderilecek" söylentileri salındı piyasaya. fakat baktılar ki taraftarın derdi hiç bir şeyden haberi olmayan skibbe'yle değil, vazgeçtiler. kaldı ki kulüp ekonomik krizin de göbeğindeyken tazminat vs. uğraşamazlar.

sözün özü Skibbe Eskişehirspor'un başında bir süre daha devam eder ve bana kalırsa da çıkış yakalar. Yalnızca antrenör kadrosuna ufak bir el atması gerekiyor, zira halen eski TD'lerin yardımcıları kulüp bünyesinde çalışıyor ve alttan alttan kazıyorlar adamcağızın çukurunu...