5 Aralık 2013

Ballon dO'r


Nazarımda sadece sona kalan ilk üç futbolcunun değeri vardır. Sonrasında oluşan  farkları biraz da arkadaşlık-takımdaşlık ilişkileri belirliyor. Bazılarının oyları açıklanmış, onlara bakınca Eurovision'a dönüyor bu iş diyorum.

Şöyle ki;

Misal İtalya Kaptanı Buffon'un oyu nereye gidiyor? Elbette Pirlo'ya. Sonra Ronaldo ve Messi..

Efendim Kuba'nın oyu nereye? Ribery'nin rakibi Ronaldo ve Messi'nin yanı sıra üçüncüsü de takım arkadaşı Robert Lewandowski. En azından insaflı davranmış, Lewa'yı 1'e çekmemiş.

Peki Peru kaptanı Pizarro'nun oyu nereye gidiyor?

Elbette takım arkadaşı Ribery'e! Casillas? Ronaldo. Lahm'ın oyu? Ribery 

Vicente Del Bosque? Elbette Xavi. Sonra İniesta ve Ribery..

Deschamps? Haliyle Ribery 

İlginç olan bir diğer ayrıntı da Brezilya kaptanı Thiago Silva'nın seçimi: 1 Messi 2 İbra 3 Ronaldo.

Takım arkadaşı İbra'yı 1'e koymadığı gibi Arjantinli Messi'yi de 1'e koydu. Güney Amerika Kardeşliği.

Nihayetinde ik üç sırada devasa bir puan farkı oluşmazsa eğer farkı en fazla farklı ülkelerin kaptanını takım arkadaşı yapan kazanıyor diyebiliriz.

Bu yıla bakarak ilk defa kendi ilk 3 adayımı açıklıyorum:

1- Cristiano Ronaldo 2- Frank Ribery 3- Lionel Messi.

Joachim Löw bu oylamaya katılmayı reddettiğini açıkladı. Çok ciddi bir sorun olacaktı ortada. 23 futbolcudan 5'i Alman milli takımında oynuyor. Bunlardan herhangi birisini öne çıkarsa onu daha çok seviyor/yetenekli buluyor gibi tonla malzeme çıkaracaktı Alman basını. Aynı zamanda objektif olunamayacağını beyan ederek oylamayı reddetti. Haklı değil mi?

Kuba'nın ilk 3'e Robert Lewandowski'yi koyması ne kadar adil?

Vicente Del Bosque'nin sanki iki üç yıl önce olduğu gibi ortalığı kasıp kavurmuşlar misali Xavi-İniesta demesi? 

İlk üç oyuncu dünyanın eniyileri. Gerisi geyik..

Hiç yorum yok: