18 Nisan 2009

Nusrat Fateh Ali Khan Haric Cok Sey.!



Nusrat Fateh Ali Khan efsane bir isim. Ama bu üstadin üzerinden bir sekilde yazmak istedim kendime/bloga ayirabildigim son gecelerimden birisi olan su dakkada...

Nusrat Fateh Ali Khan, Pakistanli bir müzisyen, muhtesem bir sese sahip efsane bir isim. Kavvali adi altinda asagidaki videoda da görülebilecegi üzere dogaclamaya dayanan kendisine has müzigi icra ediyor. Ilk defa burada görenlerin cok da kolay kabul edemeyecegi bu efsane Natural Born Killers'in müzigini yapmistir ya da benim kendi sinemamda önemli yeri olan Sean Penn'in muhtesem oynadigi film olan Dead Man Walking'in müziklerini Pearl Jam'in solisti Eddie Vedder ile beraber seslendirmistir ve hatta Eddie bu sesi ilk duydugu zaman bayilmistir diye dedikodusu cikmistir. Keza Gangs of Newyork film müzikleri arasinda yer alan Signal to Noise eserinde Peter Gabriel'e eslik etmistir ya da en buyuk hayranlarindan olup da depresyon aninda onu hayata bir süreligine döndürdügünü söyleyen bir baska muhtesem sese sahip Jeff Buckley gibi bir adamin "benim elvisim" tanimlamasi bir yana Nelly Furtoda da ayni sekilde "idolüm" olarak sevgisini göstermis efsanedir, inanilmaz bir sese sahiptir, tartisma götürmez bicimde pek cok yerde "Tanrinin sesiyim ben" dedigi zaman kabul görüp ilahlastirilmistir ve belki de bunu sonuna kadar haketmistir de.. Sadece su yukarida cizilen portre esliginde asagidaki videoyu izlemenizi öneriyorum. En soldaki hafif kilolu olan insanogludur bahsedilen Nusrat Fateh Ali Khan efsanesi.. Bu isimlerin görüslerini bir baskasinin begenisini de belirlemek adina degil müziklerin kategorilendirmesi asamasinda gereginden fazla bu ayrimin insan begenisi konusunda rol oynadigini ve insani sinirlandirdigini söylemektir amacim. Asagidaki video tarz olarak bana uygun degil ama samimiyet acisindan cok baska bir noktadan ele alinabilir ve ayni zamanda nasil bir gecisin yasandiginin anlasilmasi adina.



Pek cok filmde, pek cok yerde karsima ciksa da bilincli olarak gözümü kapadim ve aslen üzerine egilmem Eksi Radyo ya da Sourberry'nin henüz daha ilk günlerinde sevgili Kays El Mecnun'un yaptigi harika radyo programi sonrasina denk gelir.

O dönem üzerine düsemedigim onlarca insandan sadece birisidir ve aslinda bunun nedenleri önemlidir aslinda. Saclari belinde ve eyfel kulesinden olusan küpesi kulaginda, sirtinda gitar olan adamin asagi yukari ülke sinirlari icerisinde henüz eriskin olmadigi dönemde dinlemesi gereken müzikler kendisinden önceki cogunluk tarafindan belirlenmistir. Biz cokca dedigimiz gibi kendi dogrularimizdan ziyade toplumsalin o müthis baskisi altinda kaliplasmis yasamlarin belirlediklerini yasadigimizi hicbir zaman göremedik. Sinirlari astik derken attigim adimi bugün mikroskop ile ancak görebiliyorum. Sadece herhangi bir mevzunun kendi icerisinde olusturdugu normlar degil kendi basina Ahlaklilik olgusu, kendisinden önce yasamis cogunlugun ortalamasini benimseme zorunlulugdur ve bunun basli basina ahlaksizlik oldugunu henüz farkina varamadigimiz güzel yillarimiz.. Zamaninda biraz daha secimlerime güvenip ortalama baskisini cok daha erken üzerimden atip tutarlilik denilen zamazingonun en büyük sahtekarlik ve insanin kendi olma yolunda en büyük engel oldugunu algilayabilseydim bugün cok daha engin bir müzik kültürüne sahip olabilirdim kesinlikle.. Ki bu müzik konusunda eksiklik belki de üzerinde konusulmasi en önemsiz konu oluyor bütüne baktiginda ama konusmak icin bahaneminiz bugün bir efsane oldugundan biraz da böyle..



Üstadin huzurunda belirtiriz ki müzigin kategorilendirmesi sadece varolan eserlerin icrasinda kullanilan aletlerin ve onlarin cikardigi seslerin benzesiminden kaynaklidir. Begeninin kategoriler esliginde sinirlandirilmasi ise cok baska bir konudur. . Zamaninda ben ya da yirmili yaslarin berisinde-gerisinde duran insanlar olarak bunu biraz yanlis anladik cokca zaman.. Sadece müzik degil -ki bu en az zarari gördügümüz noktadir - pek cok konuda bastirilmis duygulardan dolayi kendimizi disarida bogduk ancak ve ancak yalniz kalip birbasimiza olabildigimiz zaman ordan oraya gecebilip aslolanin yasamasina izin verdik. Ben yalniz kaldigimda en büyük mastürbasyonu dogru veya yanlis olmasina bakmadan kendim olarak gerceklestiriyorum ve öyle bosaliyorum ki Maradona sizi inandirsin ortaliga yüzlerce borges saciyorum ve fakat hayatta kalan da yalnizca iste burada görebildikleriniz oluyor ve ölenlere baktigimizda bunun adi sanirim bireysel felaket!


(Jeff Buckley ve Nusrat Fateh Ali Khan)

Insanin kendisiyle barisik olmasi Ahlak ve uyuma atfedilen güzellikler oldugu sürece mümkün degildir. Düsünebiliyor musunuz sizin yasamadiginiz bir hayati yasayan bir grup insanin ortalama davranis bicimleri size ahlaklilik adina dayatiliyor ve ne olursa olsun sonucta bir baskasinin ortalamasini kabul etmek de sizi ahlakli yapiyor.. Icinizdekileri gömüyorsunuz ve toplumsalin belirledigi normlari da kendinize yasam kurali haline getirip bir baskasi olarak kendinizle sürekli sorun yasiyorsunuz, icinizdekilerle.. Su yasamda benim yasadigim hayati bugüne kadar hicbir insanin yasamamasina ragmen bu beden ve ruh bir sekilde öncekilerin ortalamasina mahkum ediliyor ve ondan sonra sürekli kesfetmek zorunda oldugunuz kendinizle celisirken kendinizle barisik bir yasami size tavsiye ediyorlar.. Kendinizle barisik olun.. Sen varken mümkün mü bu ? Benimle kimse barisik degil ki? Bu benin yasamasi gereken dogal ortaminda nefes alanlarin beynine cok baska kimlikler insa edilmis, gercekliklerden kopartilip kafalarda simulakrlar peydah olmus.. Asli olmayan sahtenin sahteleri.. Kendimizle barisik yasadigimiz vakit digerleriyle savas halinde oluyoruz, bu gercegi gözden kaciriyorlar.. Ben senin kafanda kabul edebilecegin asgari bir ortalama ben yaratmazsam anlasamiyoruz ki ? Modern toplumun hemen hepsi psikolojik olarak hasta derler iken baska türlü olma ihtimalinin imkansizliginin bilinci vardir bu söylemin altinda. Zira masalsi kimlikleri hic konusmadan insan beynine enjekte edebilecek teknolojik devrim sonrasina modern yasam deniliyor ve burada nefes almaya devam eden insanlarin kendileriyle yasadiklari olagan catisma sonucu yaralanmaya da Psikolojik Hasta tanimi.. Buna ragmen kendinle barisik ol ama.!

15 yorum:

CezaSahası dedi ki...

Nusret Fatih'in, bir nevi pakistan'ın ibrahim tatlıses'i olduğunu, konserlerinde başından aşağı tomar tomar paralar döküldüğünü biliyor muydunuz? Yani müziğinin özünü oluşturan o ruhun taşıdığı iddia edilen değerler aslında pek yoktur Nusret'de. İyi bir kavvalidir, muhteşem bir sesi vardır, orası ayrı. Ama içinde bir İbrahim Tatlıses vardır onun da...

Borges dedi ki...

Elbette biliyorum.. Fakat bu paralar kavvali'nin bir parcadisidir zaten. Insanlar o anda transa gecerler vesaire. Bu dügünlerde sarki söylemek gibi bir sey. Hayir katilmiyorum ibrahim tatlises benim gözümde cok baska bir seydir.

Baska acidna burada zaten Kavvali'nin muhtesem degerinden bahsedilmiyor muhtesem bir sesten ve daha onun harici cok baska bir seylerden. Iyi okumanizi..

CezaSahası dedi ki...

Borges, biliyor muydunuz derken yorumlayacak ve okuyacak arkadaşlara seslendim. Zira Nusret hakkında bu kadar şeyi yazan biri elbette biliyordur :) Nacizane, bir bilgi kirliliği olsun istedim, haricinde yazının kalanıyla ilgili ahkâm edecek yetiye sahip değilim. ;)

Borges dedi ki...

Cezasahasi: Nusrat Fateh Ali Khan'in Kavvali disinda paraci olduguna dair bir ayrinti, bir baska ibrahim tatlises benzetmesi yapacak bir bigli filan biliyor musunuz ? Para icin sunu yapti, para icin bunu yapti gibi.?

Yok kesinlikle herkes o yetiye sahiptir de benim dilim her zaman herkese gitmiyor sadece, beceriksizlesebiliyorum bazen.

Joe Jonese Atesdagli dedi ki...

Çok sevindim Nusret abimizi blogda görünce. Kendisinin bir ara Michael Brook ile çalışmışlığı vardı, hatta bende bir albümü olmalı. Bu arada Nusret Fateh'i beğendiysen Dhaffer Yousef'i dinlemeni öneririm borges birader.

Borges dedi ki...

Joe: Asalinda isterdim saglam bir Khan portresi ama o kadar derinlemesine hakim olmadigimizdan..

Dhaffer Yousef'a da birazdan göz atacagim, önce kahveyi bi alayim ;)

asy dedi ki...

@CezaSahasi
Tatlises ile NFAK karsilastirmasi pek dogru olmamis. Hintli ve Pakistanli grad arkadaslardan ogrendigimiz kadari ile Kavvali'ye para olayi cok koklu bir gelenektir. Kavvali hayatini cagrildigi toplantilarda sesini kullanarak kazanir. "Bahsis" isin temelindedir. Ama gazino sarkicisindan farklidir. Soylenen parcalarin cogu yuzyillarca eskidir. Velakin, NFAK hicbir zaman "sufi" oldugunu da iddia etmemistir, yani "Allah rizasi" icin soylemez. "Tanrinin sesi" oldugunu iddia etigini de okumadim veya denk gelmedim...
Tatlises yakistirmasi cok acimasiz olmus, bilgi eksikligine veriyorum...

Borges dedi ki...

ASY: Tanrinin sesi oldugunu söyledigi iddia edilir ama kendisinden bunu okumadigim gercektir. Hemen her yerde "Voice of God" olarak anilir. Belki de bu nitelendirmeden kaynakli bir yakistirmadir. NFAK'nin gectigi her cümlede hemen eklenir "Tanrinin Sesi".

Her seyden öte bir ihtimal ses kalitesinin benzerliginden yola cikilarak Ibrahim Tatlises benzetmesi yapilir olsa da karakter olarak böyle bir benzetme her bakimdan agir olmustur. Hayatina dair her ayrintiya hakim olmadigimdan "Olmayacagini" düsünüyorum sadece..

asy dedi ki...

Borges:
Selam, haklisin bircok batili kaynak kendisinine "Voice of God" diye yakistirmalarda bulunur.

NFAK'in onemli ozelligi kati geleneksel cercevenin disina cikarak olan ustasi oldugu muzigi evrensellestirmeye calismasidir. Bunu yaparken hem halkin, hem tutucularin hem de diger kulturlerin begenisini ve takdirini kazanmayi becermistir. Bir cok toplanti videolarinda hem hindu, hem sih, hem musluman hem de batililarin kendilerinden gecip dans etmeye basladiklari gorulur. Iste bu cok az bulunan bir degerdir. Muziginin ortak paydasini herkesin anladigina isaret eder. Hos tek kelimesini anlamasak da... "Kim olursan ol gel" gibi...

Ses rengine gelince ben Rahat Ali'nin babasi NFAK'nin kardesi olan Faruk Fatih'in ve yine ayni takimdaki ismini bir turlu bulamadigim fakat son Londra konserinde dinledigim bir yorumcuyu biraz daha begenirim. Belki de bati muzigi tenorlarina daha yakin sesleri olduklari icin. Ama liderlik, yorum ve yetenek konusunda NFAK cok ondedir.

Tatlises ne zaman ki baslattigi muzik akimini evrensellestirebilir o zaman belki bir karsilastirma icin ortam dogabilir. Ancak herkes biliyor ki bu imkansiz. Ha bir de unutmadan NFAK'in siddet karsiti oldugunu eklemek lazim. Tatlises icin ayni seyi soylemenin dogru olmadigi kanisindayim.

Son olarak yine hint yarimadasinda da bazilari NFAK'yi begenmezler kendilerine gore nedenleri vardir. 1.2 milyarin hepsinin kendisini sevmesi imkansiz. :p

Saygilarimla,

ASY

varol döken dedi ki...

buzullardaki adam üşüdüğü için sıcaksın
afrika'da çocuk aç olduğu için tok
çirkinleri kimse sevmediği için bir sevgilin var
ve milyarlarca insanın mutsuzluğundan besleniyor ruhun
sokakta büyüyen bir sürü veledin ailesi oluşturmuş aileni
ve dünyanın en fakir ülkelerinden çıkan paradır cebine giren
o çalıştığı için sen uyuyor
o öldüğü için sen yaşıyorsun...

o yoksa sen varsın, şimdi kendini önemli mi sanıyorsun?

Adsız dedi ki...

nusrat fateh ali khan'in 1990 yilinda cikardigi onemli albumlerinden biri. Mustt Mustt.


http://rapidshare.com/files/23267874/NFAK-MM.rar

CezaSahası dedi ki...

Mevzuya uzak kaldim biraz. ASY isimli dostum kulturel farkliliklarin ne gibi tatsiz yanlis anlamalara sebebiyet verdigini ikimiz de biliyoruz sanirim. Ibrahim Tatlises'in herhangi bir konserinde gorsek "kroluk diz boyu" diyebilecegimiz davranislra Nusret Fatih'in gösterilerinde yapiliyor. Cok daha abartili bir sekilde. Sunu anlatmaya calisiyorum: Sufî temelli bir ogretide bu tip gosterilere yer olmamali. Bir tarafta ulvîyattan beslenen sanatini icra eden bir kavvali, diger tarafta maddenin gucu. Ha, elbette ikincisi olmadan olmuyor ama sanatin, ilâhî bir tini barindiran kavvali sanatinin icinde bu kadar rahatsiz edici boyutta olmasi hos degil. Nusret bir insandir. Hatasiz da kul olmaz. Pakistanli arkadaslarimiz ibrahim tatlises ve turevlerinin katildigi dugunlerde vesair programlarda baslarina geleni gorseler onlari da kavvali sanarlardi diyeyim, noktaliyayim hadiseyi.

Borges dedi ki...

CezaSahasi: Ibrahim Tatlises'in krolugu sadece dügünlerde para takisi ayrintisindan gelmiyor, mevzubahis konu ibrahim tatlises ise Mangal yakmalardan adam öldürmeye ve hatta tecavüzlere kadar uzanan cok baska bir insan portresinden bahsediyoruz.. Asena ya da Onur, Münihde kalir, yakini da yakinimdir, surda basima is alacagini bilmesem daha nelerini sayarim da akliniz sasar..

Kavvali nedir bunu bilmek gerek sanirim önce.. Nusrat Fateh Ali Khan'in babasi da bu isi icra ediyordu bu kadar ünlü olmasa para karsiligi sarki söyleyen insanlardir toplamda.. Babasinin misal ünlü olmadigini ama Iran Sah'ina kadar insanlarin ilgi duyup cagirdigini v.s.. Bir Lira verirsin bu adam sana sark isöyler, budur geldigi yer.

Ibrahim Tatlises, her yerde ayni sekilde olabilmeyi samimiyet, abuk subuk her konuda göz yasi dökmeyi ictenlik, kendisine hayir diyeni vurdurtmayi da adamlik sanan cok baska bir insandir, karakter olarka bu ülkedeki en paspal kimligin disavurumudur. Imdi, Nusrat Fateh, kavvalinin kurallarini kendisi koymamistir,babasindan gördügünü devam ettirmis.. Tek bir para takitinsindan Ibrahim tatlises'e gecmek cok baska bir sey olsa gerek..

NFAK, kimsenin irzina gecmemis, kimsenin ekmegiyle oynamamis, kimseyi vurmamis, vurdurmamis gücüyle kimseyi de ezmemistir. Ayip denen bir sey var yahu..

CezaSahası dedi ki...

Borges, kavvalinin kurallarini kendisi koymamis olabilir. Hatta kendisi ben sufi degilim de demis olabilir. Neticede yaptigi muzigin bu denli unlu olmasi ardinda yatan felsefeye ve mistik gelenege dayanmakta. Kurallarini koymadigi muzigi kurallarinin cok disina cikartmisken, pek tabii bu komedinin onune gecebilirdi. Kendisi pek cok kurali delmistir, tum karsi cikmalara ragmen yabanci bir bayanla evlenmistir mesela. Gonul isterdi ki kavvalinin meyhane geleneginden pek de bir farki olmayan ozelliklerini de degistirsin. Yapmamis, ayri. Ben Ibrahim tatlises'in kisiliginde cok basit bir rezaleti karikaturize ettim. Isim degistirilebilir, yerine daha makul biri de getirilebilir. Mesela alkolik derecesinde icen bir isim kendisiyle tam olarak eslesecektir. Simdi Turkiye'de, islamci gecinen taifeden bir adami alin, koyun karsiniza. Bu adam surekli hamd, praise to god turu seyler soylesin. Sonra gitsin katildigi dugunlerde basindan asagi tomar tomar paralar dokulsun. Ayrica ayni eleman alkolik derecesinde icki muptelasi olsun. ACaba kendisine hangi gozle bakardiniz? Jeff buckley ve sair insanlarla calisip muzikal acidan takdire sayan isler yapmasi bazi seyleri temize cekmiyor. Cekemiyor ne yazik ki. Islamabad'da ve Kabil'de uzun zaman bulundum. Nusret Fatih'e bir sekilde yakinlasmis herhangi biri yakinim olmasa da kendisine hayranligimi belirttigimde insanlar bilmedigim cok seyi ogretip beni hayretler icinde biraktilar. Siz, uzaktan uzaga tanidiginiz Nusret'e hayranlik duymaya devam edebilirsiniz. Yakinlasmayip hep oyle kalin.

Borges dedi ki...

Cezasahasi: Muhtemelen olagelmis degisimleri ben "cok iyi yapmis" der iken Kabildekiler ve sevgili Cezasahasi sen "ne kadar kötü" diye karsilayacaksiniz.. Biraz da yasam biciminin ve yasama atfedilen degerlerin farkliligindan kaynaklaniyor gibi..