15 Şubat 2010

Cantona Sansi.!



Köyde üstelik bir Alevi köyünde cocuklugumu yasadim ben. Cepniydik,baskaydik ve benim meleketiminin insanlarinin cogunlugunun size bictigi anlamda küfürdük. En cok da dindarlardan ziyade yobazlarin dillerinden/ellerinden cektik.. Sakali uzun gördüm mü cocuk aklim korkardi benim.. Cemaat kelimesinden korktugum kadar hicbir seyden korkmadim ben uzunca bir süre..

.. ama ben nikah sahidi Fetullah Gülen olan Hakan Sükür'ü öyle sevdim ya da sevmek zorunda birakildim ki sinemayi kapattirdigi icin sorguladiginiz Arda sevginiz filan hikayedir bunun yaninda.

Sehrin icerisinde köylü, sunnilerin oldugu yerde Alevi, cogunlugun kirisik gömlek nedir bilmedigi gündüzlülerin arasinda yatili, erkeklerin arasinda saci uzun ve küpeli oldum. Her yerde bir azinlik, sirasidilik, marjinalllik pacamdan akar iken bunlarin tam da karsiti gibi duran Hakan Sükür cok sevdigimin takimin en cok sahip cikilmasi gereken futbolcusuydu ve biz sahip ciktik, cok da sevdik..

Hemen hemen en yakin arkadasim olsa dediginiz adam olan Arda Turan'i sevmek baskadir, bizimkisi cok baska.

Arkadaslariniz ve siz her gün ortalama davranis bicimini elestiri bombardimanina tutar iken yavanliga karsi her yerde savas acip bunun mücadelesininin icerisindeyken "temel ile dursun kazi yapmis, kaz ölmüs" diye televolelerden fikra anlatan adami sevmek inanin bana kolay degildir.

Zitliklari siralamaya devam edebiliriz elbette lakin su kesin ki bu ülkenin ortalama kimligine cuk diye oturan insanlar bizden cok daha sansli oldular her zaman. Hatta bizim dönemin bu saf sevgiyi verebilecegi yaslarda önümüze cikan Hakan Sükür ile Arda Turan arasinda da cok fazla fark var.

Benim gibi cok insan var Galatasarayli, Fenerbahceli.. Daha iyi, daha güzel degil daha baska bakiyor bu dünyaya. Daha baska müzikler dinleyip daha baska dünya görüslerine sahip.. Ve onlar sizin kadar sansli degil. Size Hakan Sükür sunuldu ve simdi de Arda Turan.. Yüzde yüz bir aidiyet cok da zorlanmadan mümkün elbette..

Benim Hakan Sükür yolum cok daha dikenli oldugu icin ben inanirim ki hepinizden daha cok sevip daha cok mutlu oldum onun gollerinde.. Ama hep gecmek zorunda oldugumuz o dikenli yollar da acitti bir tarafimizi.

Yas 30'u gecti. Bu yasa gelenler bir daha o sekilde ne bir kadini ne de bir futbolcuyu sevebilirler. Bu yüzden belki sizden ayrilip cok rahat elestirebiliyorum lakin sizi de cok iyi anliyorum kesinlikle..

Ve fakat Sampiyonlar Ligi finali kadar güzel baska bir hayalim var benim.

Bir gün umarim ki Rimbaud'dan alintilar yapan, bos zamanlarinda kitap okuyup soyut resme merak salan, tiyatro, felsefe ile ilgilenip resim cizen.. Gerektiginde "su kadar galatasarayliyim ben var ya acaip galatasarayliyim" demek yerine onlara ucan tekme atan, yaptigi cilginliklar sonrasi özür dilemeyen kendine has farkli karakteri olup ortalamanin disinda bir kimlige oturan Cantona gibi Galatasaray'in bir kaptani, bayrak adami olacak..

Man U taraftari degilim ama Cantona'nin her resmi önüme konuldugunda icim acir biraz.. Sizin degil, benim ve benim gibi bir kac insanin hayalidir böyle bir bayrak adama sahip olmak.

Bir kez de biz hazira konalim da siz dikenli yollardan gecip sevmeye cabalayin.. Bir kez yeteneklerin belirledigi bu futbol camiasinda sans azinlikta kalanlara gülsün..

Olmaz mi ?

29 yorum:

aşkın dedi ki...

89'da yarıfinal oynayan kadroyu gördükten sonra Hakanmış, Ardaymış fasa fiso..
Hem efendi, hem karizmatik, hem alçakgönüllü hem de mütevazi idiler.Belki de o zamanların farklılığı nedeniyle böyleydi.
Medya yok, tek kanal.Sebebi bu olsa da, o kadro şartlar nedeniyle bir çok olumsuzluktan uzak dursa da; yine de bugünküleri sevemem.
Önüme konanı sadece açken yerim.

Borges dedi ki...

Benim Galatasary sevgimin temelinde "mantik" bulunmuyor ki ona dair gelisen sevginin icerisinde akli unsurlar olsun. Cevremde hakan sükür'ü seven tek ben idim. Bazen böyle oldugu icin kendimi sansli da hissettigim olmustur cunku digerlerinden daha farkli bir sevgi doguruyor..

Lakin..

Eksik kalan bir seyler olur hep. Seversiniz ama eylemlerine, söylemlerine hep bir bahane bulmak ya da bir yere kadar sevmek..

Bir kez de sonuna gidebilsin benimgibiolangiller.. bir kez de sans bize gülsün bu acidan.

Cübbeli Lappap Hoca dedi ki...

arda ve kitap ilişkisine bakacak olursak eğer;geçenlerde bu ayın galatasaray dergisinde gördüm, yaptıkları röportajda işte soruyorlar, klasik "kitap okur musun" sorusu filan. o da birkaç isim veriyor. ben çok inanmamakla birlikte, o satırları okuduktan sonra içimden "inşallah doğrudur" diye geçirdim. çünkü takdir edersiniz ki, pek inanılır gelmiyor.

bir tarafım da "ulan verdiği isimlerin de bir tanesi hariç hepsi bestseller, okusa nolucak" diyesi geliyor ama, okusunlar da ne olursa olsun be abi. yani o bile olur.

hakan şükür olgusu ise, aslında daha uzun irdelenmeli. keşke yapsan abi. yani çocukluğumuzda bu kadar bize kahraman olarak sunulan bir adam, sonra bakış açımızın tamamen değişmesi, bu kalibrede bir adamın bu kadar büyümesi vs. garip meseleler.

Adam dedi ki...

İlginçtir F.G. cemaati mensubu bir çok arkadaşımdan Galatasaray taraftarı dahi olanlar sevmiyor Hakan Şükür'ü. Türkiye'de incelenmesi gereken bir fenomen Hakan Şükür. Arda Turan ise ısrarla Şükür çizgisine çekilmeye çalışılan bayrak adam adayı. Hem de bunu yapanlar da GS taraftarı. Fenerbahçeli olmama rağmen Arda Turan'ı seviyorum. Umarım Liverpool'a gidip kop için bayrak adam olur.

Mehmet Çelik dedi ki...

Hincal gibi gireyim mevzuya. Hicbirsey olmaz Arda'dan. Emre Belozoglu son 10 yilda ne kadar mesafe katettiyse en fazla katedecegi odur Arda'nin. Yani hic.

Borges dedi ki...

Adam: BIraz yanlis ifade etmisim kendimi ya da yanlis anlamissiniz.

1. Biz bize cok ters özellikleri olan Hakan Sükür'ü sevmisiz, siz bence size cok da uzak olmayan Arda Turan'a burun kiviriyorsunuz. Hakan Sükür'ün son dönemi degil ArdaTuran yaslarinda yaptiklarini oek coklari cok iyi bilir. Yani Arda'yi sevmek cok da zor degil, sevilesi bir cocuk zaten.

2- Hic kimseye kötü demiyoruz. Herkes bir yerden bakista cok iyi, cok güzel.

3-Her sey tamam da.. Bir kere de Galatasaray kaptani ve oyuncusu olmasaydi dahi cok sevecegimiz bir kaptanimiz olsun ? Cantona gibi..

Bu haliyle misal burayi okuyan bin kisiden besinin istegidir. Benim öyle.

Borges dedi ki...

Mehmet Celik: Abi olabilir, potansiyel var ya da yok diyelim. Mevzu bu degil ki bizim. Ben Hakan Sükür'ün yapamayacagini bile bile yurt disina gitmesini cok istedim. Ama sonra gördüm ki yapacak olsa bile keske kalsaymis. Onca seyi eksik idi bana göre elbette. Cemaatciligindan tut da eski karsinin cenazesine gitmeyine kadar. Lakin bir seyi cok farkliydi o da bizden baska ona kimsenin inanmamasi.. Bu yüzden her gol attiginda bes kere yedi kere seviniyorduk, baska kimsede ben o duyguyu yasamadim misal.

futbolun tamamen disinda bir post atmak istemistim ben aslinda. tamamen taraftarli duygusuna hitaben..

aşkın dedi ki...

Farklı yetişme koşulları diyelim.
Bir yandan Küçük Ev, Dallas, aile babası Münir Özkul izlerken bir yandan ülkenin hapı yuttuğu zamanlar.
O zamanların kadrosu; müşfik kaptan Cüneyt, haşarı Tanju, karizma Prekazi, fedai Yusuf, sessiz kendi halinde Erhan ve Mami.
Bizden biri Simoviç.
Ülkenin haline bakıp takıma dönünce huzur bulduğun zamanlar.
Misal salakça bir genelleme yapayım, Özal'ın vaatlerini dinleyenlere Fenerbahçe daha yakın gelirdi sanki.Keşmekeş ve 103 gollü ''atılım'' bir anda.
Hakan Şükür yılarca kurslara gönderilip nihayet üçüncü dördüncü kez sınava girişinde makbul bir üniversite/bölüm kazanan evlat gibi.Kazandıktan sonra başkalaşıp geçmişin acısını çıkaran duygusal insanlar gibi.Modern gibi değil gibi..Daha fazla saçmalamak istemiyorum :)

Mehmet Çelik dedi ki...

Futbol disinda da bir orjinallik farklilik yok Arda'da. Ilk gunden bu yana fazla anlam katmaya ugrasiyoruz ama nafile. Oyle ya da boyle zerre dolmadi Hakan'in boslugu bende...

Borges dedi ki...

Askin: Sacmaliyorsun kesinlikle..

Mehmet Celik: Bence biraz zaman ile ilgili bir durum söz konusu. Belki sen bir daha kimseyi "hakan gibi" sevecek sekilde futbola bakmiyorsun. Kosullar, sartlar, profesyonellikler.. O yasimda olsaydim muhtemelen Arda'yi Sükür'den daha kolay bir sekilde sevebilirdim, kendi adima söylüyorum.

Ama su kesin ki Hakan Sükür'ün digerlerine göre özel bir durumu var. bugün Arda'yi fenerlisi de besiktaslisi da sahipleniyor.. Ama Hakan Sükür bize özel bir yapim gibi duruyprdu, daha özel bir bag olusturuyordu bu bende. Her golde onu kabul etmeyen, edemeyen ve göremeyen insanlarla yapilan tartismalarda da atiliyordu.. onun golü sadece galibiyeti degil cok seyi bize sagliyordu, cok baskaydi. Ama kolay olmadi onu her seye ragmen sevmek.. Ve diyorum ki:

Bir kez de biz hazira konalim, digerleri zorlansin severken.. Olmaz mi ?

aşkın dedi ki...

Borges belki kişiselleştirdiğin için sana daha yakın gelebiliyor Hakan Şükür, bütün olumsuz koşullar içerisinde bütün eleştirilerle var olduğu için.
Yoksa soralım insanlara, Hakan Şükür aynen tarif ettiğim gibi görünüyor genelde.
Bir de anlaşılan o ki senin için çok hassas bir konu.Kimsenin hassasiyetine dokunmak istemezdim, kamuya mal olmuş olsa bile.

Borges dedi ki...

Askin: Burada anlasilamayan su ki benim itiraz ettigim bir durum yok. Yahu Hakan Sükür'ün ne oldugunu biz yaziyoruz zaten, nedir hassasiyet gösterdigim tepki ? Ben tepki filan göstermiyorum her seyden öte. herkesin kendince anlamlandirmasi mevcuttur zaten.. Kizilacak ya da ne bileyim tuhaf buldugum bir yorum olmadi.

Bu alanda herkesin kendi hikayesi vardir, genellemek degil yaptigimiz indirgemek daha cok.. Benim gibi bir kac insan var ve biraz da onlarin da "kolay bir sekilde" hayranlik duyabilecegi tipolojileri Galatasaray bagrindan cikarsin.. bugün olmasa da ben ölmeden önce olursa memnun olurum, hepsi bu.

Digeri de baska türlü istekleri vardir, bilemem..

Borges dedi ki...

Askin: Özür dilerim. Ben simdi farkettim abi. Valla ne desem bilemedim. Simdi söyle anlatayim..

Borges: Sacmaliyorsun abi.

Bu cümleyi ben "sacmalamiyorsun kesinlikle" diye atmak istedim. ve o yüzden senin tepkine de sasirdim..

Kusura kalmayasin yahu , ne sacmalamasi allah askina. gayet de güzel yorumdu..

BAzen oluyor böyle.. "sacmalamiyorsun kesinlikle" olacak idi.. oy oy oy..

aşkın dedi ki...

Estağfurullah abi ne demek özür falan.Ben nice çamlar devirmiş nice potlar kırmış adamım, seninkisi altı üstü yazım hatası.

aşkın dedi ki...

Hem kaldı ki saçmaladığımı söylesen ne olacak, her insan saçmalayabilir.Maalesef benim saçmalama düzeyim ortalamanın üzerinde, bunu da belirtmiş olayım :)

benden bu kadar dedi ki...

ben de okudum yorumları bakıyorum borges adama hem saçmalıyorsun diyor hem de adam alttan aldıkça üste çıkıyor lan dedim böyle yapmazdı orhan abi ama..

sonra baktım halletmiş olayı da tatlıya bağlanmış.

herkese benden 10 puan.

(o değil de ben niye böyle bi yorum yaptıysam)

CaRtMaNtR dedi ki...

Cantona yada Vinnie Jones gibi kafadan arıza adamlar çok fazla çıkamaz günümüz futbolunda. Hele hele Cantona gibi sanatlada alakalı olanı bulmak daha zor olur herhalde. En azından Hagi'yi gördük diyebiliyorum ben bu bakımdan.

eranio dedi ki...

Borges,

Arda Turan için en azından boş zamanlarında kitap okuma kriterine (!) uyduğu söylenebilir.

Bir röpartajında yazı yazmaya ilgi duyduğunuda okumuştum Arda Turan'ın. Bence sende cok iyi bilirsin ki yazı yazmak , çok da basit bir uğraş değildir. İnsan beynini çalıştırır ve yorar .

Cantona değildir Arda Turan ama kendisini gıyaben tanıyan birisi olarak iyi bir insan olduğunu söyleyebilirim.

Borges dedi ki...

Ben Arda Turan-Cantona ya da x ile y arasindaki farka deginmek istemiyorum. Hepsinin kendisine özel karakterleri, özellikleri mevcut. Hakan Sükür de Arda da x de kötü degil ama hep belirli bir tarz hakim. Bir kez de diger türlü olsa fena olmaz mi diyoruz. Kimse kötü degil birbirlerinden "farkli" sadece..

Vinnie Jones ile Cantona "delilik" ve Aktör olmalari acisindan benzer sevgili Cartmantr lakin aradaki fark cok buyuktur. Cantona'da delilige övgü vardir, yaptigindan dolayi özür dilemez, bu dünyanin akillilardan ziyade cilginlara(delilere) ihtiyaci oldugundan bahseder, 8 yasindan beri resimle ilgilenir, rimbaud'dan alintilar yapar, Ezra Pound'dan Socrates'ten soyut resme, ekpresyonizme kadar cok cesitli ilgi alanlari mevcuttur. Cok fazla kitap okur cok fazla resim yaptigi gibi.. 88 de sergilenmistir de marsilya da resimlerini. Tiyatro grubu vardir.. 80 bin kisi önünde oynamak hayali iken bir baska hayali de tiyatro üzerinedir. Bir iki farkli kitap okumasi degil tam anlamiyla "enteletüel" bir adamdir.. bu denli yetenekli olup popüler olanlar arasinda belki de bu acidan en iyisidir.. Sadece röportajlarinda orda burda Rimbaud ya da Socrates'den alintilar yapmak degil yasama bakisi ve o yasami yasayisi da oldukca farklidir.

CaRtMaNtR dedi ki...

Ehh Cantona sanatla daha alakalı demiştim her ne kadar Vinnie Jones Guy Rithcie gibi sevdiğim bir yönetmenin sevdiği oyuncular tayfasından sayılabilecek bir adam olmuşsa da. :)

Yazıyı okuduğumdan beri Türkiye'de genel olarak sporda böyle sahada bışkın saha dışında düşünceli olan kafalı bir sporcu yetişmişmiydi diye düşünüyorum ama bulamadım. Yinede geçmişte illaki vardır gibime geliyor.

Borges dedi ki...

Tolunay KAfkas'in cok fazla kitap okudugunu biliriz. Ve yine de biraz da farkliligini görürüz ama toplamda kult isim olanlar arasindaki durum cok farkli degil. Tanju'dan Riza'ya, Hakan'dan Arda'ya kadar belirli bir tarz mevcut. Okumasindan ya da isimlerden ziyade bunlari yasamda pratige dökebilmis, farkli eylemleri topluma ragmen gerceklestirebilmis insanlari ariyorum.. Icerisine girdiginizde samimiyetinden süphe etmeyecegimiz ve biraz da "sevilmek" icin degil kendisi öyle oldugu icin öyle olabilmeyi basarabilmis futbolcu olmadi teknik adam..

kutay dedi ki...

ben 25 yasındayım. hakanı da sevdım ardayı da sevdım. sonucta galatasaraylıyım. hepsinin "bizim çocuk" havası vardı. hakan'a ben "bizim çocuk" gözüye baktığımda hakan 21 ben 7 yasındaydım. nasıl bır sahıplenmeyse artık.

ama ardayı hakandan daha zor sevıyorum, daha zor sevdim. bunun nedeni ise ne arda ne ben. hakan yuzundendir.

hakan yuzunden, okan yuzunden, emre yuzunden, fatih yuzunden. hepsi zamanında "bizden"di. belki senin anlattığın gibi herkes için "bizim gibi" değillerdi ama bizdendi işte.

ama birden bir şekilde kazık yedik onlardan. ben daha 20 yasına gelmeden. hatta hayal meyal hatırladığım tanju vakası varken. o nedenle ardaları ve diğerlerini sevemıyorsun. ne kadar sevilecek çocuk olsa da, korkuyorsun.

olaydı bir cantona, ardayı da daha kolay severdik.

tabi bir de hagi var aslında. cantona da sonucta fransız ve unıted'a beckham giggs scholes gıbı gırmıyor. biraz hagi gibi geliyor takıma, dışarıdan.

ucan tekmeyse erol ersoy'u var onun da.. asilik var. tiyatrosu felsefesini bilmiyoruz ama fransız adamla cavusesku'dan gelen romen arasında kultür farkı vardır muhakkak. hem zaten kaç futbolcu daha var ki rimbaud okuyan

hagi sayesinde belki de kewell'ı daha çok sevdik. bilinçaltı işte, 30 yasında gelen solak. 20 yasında "bizden" olan türklerin şimdiki haline bakınca arda'yı sevemıyorsun.

kesin ben de saçmaladım bu arada, kabul ediyorum, takım tutmaya başladığımdan beri sacmalıyorum zaten=)

habib dedi ki...

milletin şaban diye dalga geçtiği birisine sahiplenmek, onun en ufak başarısından göğüsün kabarması çok farklıydı hakan şükür. bazen hakanın attığı bir çalım takımın maçı kazanmasından daha çok keyif verirdi. çok net bilirim ki galatasaray'ın 4-5 attığı maçlarda sırf hakan şükür attığı için deli gibi sevindiğim sonuncu golleri :)

geloraptor dedi ki...

İlginctir yazıda ve yorumlarda hiç Feyyaz veya metin'in adı geçmemiş. İkisi de cantona gibi catlak olmasalar da kendine ait bir tarzları olan, entellektüel diyebileceğimiz adamlar. Mevzu gs tabii ki ama tolunay'in adı geçince ek bilgi olarak bahsedeyim dedim. Feyyaz bugünlerde Hürriyet'te yaziyor ki bence gayet başarılı. Diğer eski futbolculara bakınca hele... Metin Tekin de universite mezunu pek ortalarda gozukmemesinden ötürü bu kimligi bilinmiyor olabilir.

aksilaz dedi ki...

Hakan şükür o dönemlerde o kadar çok göze sokuldu ki. Düğünü bile canlı yayında oldu. Hep beraber İtalyaya ugurladık. Attığı tek golü defalarca izledik. Yani sevmemek daha zordu o zamanlar.

Kaptanlık konusunda katılıyorum ama o tip bir futbolcuyu kaldırabilecek bi yapıya sahipmiyiz bunu bilmiyorum.

Med dedi ki...

Ben Galatasaray taraftarı değilim.iyi bir Beşiktaşlı olduğuma inanıyorum.Fakat sizin Hakan Şükür sevginizden daha eksik kalır yanım yoktur buna eminim duvarlarımda sadece ezeli takım olduğu için galatasaray formalı resmi yoktu.İnter , Parma ,Blackburn takımındaki posterleri odamın duvarlarını yeterince süslemiştir...
Cemaat işi din işi fasa fiso en sevmediğim ırka mensup bazı kişiler var mesela johann Cruyff buna en iyi örnektir ben onun futbolcu kimliğine baktım öyle sevdim.Allahla kul arasındaki ilişki kim neye inanırsa öyle yaşar o bizi bağlamaz...
Galatasarayın yeni gözde kaptanı Arda Turan a gelince bence hiç bir zaman KRAL ın yerini tutamayacak çünkü o farklıydı o herşeyiyle bir profosyonel herşeyiyle KRAL dı...

Borges dedi ki...

aksilaz: O basarisiz gecen Torino macerasi sonrasi Terim'le ciktigi ilk 7 maca kadar olan bölümde sükür'ü sevenler cok da fazla degildi. Hani su bir metreden topu kaleye sokamadigi, ugur getirsin diye Saffet sancakli ile forma numaralarini degistirdigi zaman dilimleri..

Bir de ben kendi kosullarimi anlattim.. Benim cevremde aileden arkadas grubguna kadar Hakan Sükür'ü sevmeme modasi vardi, kimse sevmezdi, futbolu ayri bir konu karakteri, televole kimligi, fetullah gülen ayrintisi, nisanlanma dönemi, tansu ciller'i araya katma su bu..

Ben genelde burada tek basimaydim ama belki sizin orada her sey cok daha kolay gelismistir ki biz biraz da bunu söyledik aslinda..

Umutation! dedi ki...

harika yazı yazmışsın gelen yorumlara bak...

şu yazıya arda'dan hiç bi bok olmaz diye yorum geliyor var mı ötesi. bloglar ünlendikçe yazdıgın yazılar da çoğunluğa hitap etmeye başladı.

neyse, ben de o binde beş'lik azınlıktanım. bir kere de emniyet müdürü yerine tekel işçilerini ziyaret eden kaptanım olsun. veya siyasetten bağımsız kırmızı saçlı ljungbergvari bir kanat oyuncusu olsun bile tavım, o derece.

ama olmaması için o kadar çok neden var ki....

Osman dedi ki...

Vakti zamaninda böyle farkli birisi Sead Halilagic idi. Uzun saclari vardi, motorlara binerdi, siir kitabi vardi, öyle asi durusu vardi. Istanbulspor ve Besiktas'ta oynadigi icin kendisini Galatasaray'lilar kadar takip etmedim, belki de o zamanin televole kültürünün bir dayatmasidir, Halilagic'in farkliligi, ama yine de o degisik oldugunu hissettiriyordu.

Bizlerde öyle biri yoktu. Yani, aklima gelen en degisik adam 90'li yillarin Galatasaray'inda Kubilay Türkyilmaz, ki o da bugün Oliver Bierhoff görünümünde klas yakisikli.

Hakan Sükür ise... nasil desem, mahalle'deki ya da akrabalar arasinda da rastlanan, hafif saf, asiri iyi niyetli, ama gizli ihtiraslari olan, cok yetenekli, ama tek basina bir isi beceremeyen, sevimli ama cok erken "efendi" olmasi ögretilmis bir abi görünümündeydi. Benim pesinden takilacagim bir adam degil, ama beni görse hep bana takilip iki üc laf edecek bir abi görünümündeydi. Bende Hakan Sükür'ü o dönem sevenlerdenim. Ne bileyim, bir Ayhan Akman'in genclik yillarindaki su "pic" oyuncu imaji yoktu Hakan'da.

Ama senin Cantona özlemine gelecek olursak, sevgili Borges... Benzeri düsünceleri ben de yasamistim, böyle ifade etmemistim daha. Iste, Halilagic bana sempatik gelmisti o dönem, bariz sekilde dönemin yilisik Tarik Dasgün ya da Arif Erdem'lerine benzemedigi icin.

Almanya'da misal, Lars Ricken 1995'te aniden yildizi parladiginda, BRAVO dergilerinde kizlarin sevgilisi olarak pazarlanmak isteniyordu, ama adamin özel hayatini ögrendigimizde, herifin aslinda heavy metal dinledigini, ve imajinin hic de öyle popüler kültürü kurbani genc kizlarin sevecegi türden olmadigini görmüstük.

Iste, keske Arda Turan'da böyle biri olsaydi diyemiyorum, fazla gercekci oldugum icin, ama en azindan genc ve yetenekli oyunculardan biri Lars Ricken gibi olabilse, de özel sevgi beslesek kendine...

Caner Erkin'i U17 sampiyonasindan beri begeniyorum. Nuri'den sonra en gözüme batan oydu. Moskova'dan geldikten sonra GSTV'ye röportaj veriyor, iste soruluyor, kitap okuyor musun diye, okumuyorum diyor. Hobilerin ne? Film izleme, müzik dinlemek. Iyi, sen belki hobini meslegin yapmissin, ama 21 yasinda bir adam bu kadar da mi sig cevap verir, ilgisiz, meraksizdir baska seylere?

Baska bir örnek vereyim... Nuri Sahin. Kendisinin sahada liderlik vasfi vardir, ama gel gör ki, ailesi Rotterdam zamaninda henüz 18 yasinda kuzeniyle evlendirmis bunu. Basi baglansin, dikkati dagilmasin diye. E be adam, sen milyonlar kazanacak, tarihe gececek futbolcu adayimizdin. Koyun gibi evet diyorsan evlenmeye, senden belki iyi futbolcu olur, ama bizim özlemini cektigimiz biri olmaz.

Hepsi zaten ayni. Bak Hakan Balta'ya... Almanya'dan gitme, bizim burada sokakta binlercesini gördügümüz türbanli güzellerden biriyle evlendirildi. Bu kizin basinin örtülü olmasi elestirisi degil, sadece bu sisteme, türlü imkanlari olmalarina ragmen, uymalarinin elestirisi.

Bazen cidden düsünüyorum, örnegin bir Haldun Üstünel gibi bir adamin futbolcularla sirf abi ve yönetici'den haric ne hakkinda konusabiliyor olacagini. Sanki Galatasaray ve futbol olmasa, hic bir ortak yöneleri olmayacak...

Her ne kadar artik gözümde eski degeri kalmamis olsada, söyle Okan Bayülgen, ya da Kücük Iskender (abarttim) gibi bir futbolcu olsun isterdim su ligimizde... Fenerli bile olsa severdim onu!