14 Temmuz 2010

Ispanya ve Total Futbol.!


(Cruyff-Michels)

74'te Hollanda topu nasil geri kazaniyorsa, bugünün Ispanyasi da ayni sekilde..

74'te Hollanda nasil ki araliksiz bir sekilde 14 pasi üst üste yapip penalti yaptirdiysa bugün Ispanya 23-24 pas ile golü buluyor.

74 Hollanda nasil ki pres konusunda bir ilke imza atip tüm takimi bu eylemin bir parcasi yaptiysa bugün de Ispanya pres konusunda benzer yolu izliyor. Ve bence bu organizasyon, topa sahip olmalarindan bile daha önemlidir. Hangi teknik adami begendiysem onun Barcelonaya bakisi hep o topun geri kazaniminin muhtesemligi üzerine olmustur.. Biz seyirciler, topun dolasimini izler iken teknik adamlar topun geri kazanimini izlemesinin temelinde bunu oyunculara dogru bir sekilde uygulatmanin ne kadar zor oldugunun bilinci yatiyor olsa gerek..

74 Hollanda'nin ücgenlerinin gelismis hali bugün Ispanya'nin uyguladigidir.

74 Hollanda'nin nasil ki en temel felsefesi "Saldirirsan hucum yemezsin, ileri" felsefesi var ise burada da ayni sekilde..

74 Hollanda nasil ki topa sahip oldugunda genis alana yayilip top rakipte iken alani rakibe dar yapiyorsa; Bugünde ispanya bu sekildedir..

74'te nasil ki beraberligin, uyumun bir göstergesi varsa burada da altyapidan bu yana beraber oynayan alti-yedi oyuncunun birlikteliginden dogmadir. Dünyanin en iyi beklerinden biri de olsa bu futbol icerisinde Sergio Ramos futbolu/ortalari da bu yüzden siritir, tuhaf durur.. Zira Ispanya futbolu degildir oynanilan..

74'te nasil ki Hollanda'yi diger bütün takimlardan ayri bir sekilde degerlendiriyorsan bugün de Ispanya'yi ayni sekilde. Misal 2006 Italya ya da 1998 Fransa icin diger bütün takimlardan farkli bir bakis acisi oturmuyorsun, ama burada bunu yapiyorsun. Ispanya söz konusu oldugunda 4-3-3'ün hic ama hic mi önemi yok, farkindasin sen de..

Bugün Almanyada Frankfurter Rundschau, FAZ,Sportschau, ARD ve daha onca gazete-makale Ispanya icin Cruyff'un "total futbolu" benzetmesini tek tek eslestirerek yapiyorsa hic kusura bakma Hierro'cugum..

Zira Hierro, Cruyff'u hedef alarak bugün oynanilan Ispanya futboludur diye ahkam kesmis.

Ispanya futbolu dedigin sey Barca'dir o da Cruyff'in oyuncu-teknik adam olarak harikalar yarattigi ve bizzat mentoru oldugu kluptur. Ispanya futbolu dedigin sey dünün total futbolunun ister babasi, ister abisi ama bir sekilde yenileren devamidir.

Bilir misiniz ki La Masia'nin icerisine Cruyff ile tanistirilmadan tek bir velet dahi girmemistir bugüne kadar..

Total futbol da yer degistirmeden ve ofsayt taktiginden ibaret bir sey degildir, zamaninin devrim sayilan kimi prensipleri bugün tüm takimlarin uygulamasi bir yana Barca gibi plan-proje sonucu ancak ortaya cikabilir..

Iker Casillas diyor ki :

"Biz bir sey bulduk, tüm takimlari paramparca ediyoruz.."

Sen hic degil siz de degil.. "Johann Cruyff" o güzelim. Bugün teknik adamlarin da üzerinde bir kimligi var mevzubahis konu futbol oldugunda.. Wenger'in cümlesi asagida bir kare olusturur, Cruyff futbola dair iki kelam ederse manset olur genelde..

Ve sevgili Casillas, Barca tüm takimlari ,kupalari aldi, oradan siz de nasiplendiniz. Isin gercegi budur. Üstelik ölüsü Dünya Kupasini aldi desek yeridir hani..

Nasil ki 1988'de Barca'nin basina gecen Cruyff tüm kupalari topladiysa bugün de gerceklesen odur. Ajax'tir, Barca'dir, Ispanya'dir ama biraz da Total futbol'dur..

Michels'in yarattigi ve fakat Cruyff'iun hem oynayip hem devamini saglayip ama en cok da gelistirdigi bir futbol sistemidir. O gün varolan futbol bugün fazlasiyla degismistir, bire bir örtüsme bu acidan mümkün degildir lakin bir devami olmadigini da en azindan burada kimse dillendiremez.. Belki Hierro haric..

BU yüzden Ispanya, oynadigi futbolun ideologlarina karsi mücadele etti diye manset atilir.

1988 öncesi Ispanya ne zaman dünya futbolunda "Hollanda" gibi güzel futbolun temsilcisi olmus ki ? 74 Hollanda icin kullanilan tabirler bile bugün aynidir.

Michels yönetti, Cruyff oynadi.. Cruyff yönetti Guardiola oynadi.. Guardiola bugün yönetiyor.. Aragones, dokunmadi ve Del Bosque'ye de yapmak-bozmak kaldi sadece..

"Abi hani stoper forvet oynamiyor" diye gelene levyeyi beline beline geciririm yeminle.. Azicik bakin, izleyin. Yutup orada.. Farkliliklari "gelisim" olarak algilarsaniz hicbir sorun yasamazsiniz. Tarihin icerisinde hangi hikaye gecmisinden bagimsiz yasiyor ki bugün Cruyff ve onun Hollanda-Ajax-Barcelona hikayesi gecmisinden bagimsiz olsun ?

Di mi Güntekin..

25 yorum:

Kaan Kavuşan dedi ki...

İki sistemin abi kardeş olduğu ortada. Şimdiye kadar ki en dikkat çekici fark Hollanda 74'ün daha çok driplingle insiyatif alan oyuncusu var. İspanya 2010 ise pasla insiyatif alıyor. Cruijff, Neeskens ve Rensenbrink gibi gaz-fren oyunu oynayan futbolcular yok, onun yerine sürekli hareket var ve iyi pasörler var. İkisi de kendine has bir güzellik barındırıyor.

Pan Monroe dedi ki...

Bununla ilgili bir değerlendirme hazırladım Borges. Bağlantı vermeyi hala beceremediğim için linkini yapıştırıyorum, kusura bakma dostum.

http://kalenderlibero.blogspot.com/2010/07/la-masia-metadolojisi.html

Enjoy The Lappap dedi ki...

abi eline sağlık ve eline sağlık.

mre dedi ki...

İspanya'nın Topu geri alması (zaman ve mesafe anlamında) o kadar kısa ki yorulmuyorlar. Adeta kamp kurmuş oluyorlar rakip yarı alana. Bu şekilde fazla efor sarf etmek durumunda da kalmıyorlar. Ayrıca yaptıkları bol ve isabetli paslarla rakibi tabiri caizse hoşafa çeviriyorlar. Genelde maçların 2. yarısında özellikle de son 20 dakikada bu kadar diri kalmalarının sebebi budur kanımca. Tabi bir de Ali Okancı'nın da yazığı gibi İspanya'nın sporun her dalında yaptığı devrim var ki çok uzun ve geniş bir konu.

Borges dedi ki...

mre: Devrim ve Ispanya futbolundan bahsedeceksek ortada sekiz farkli bölgeden gelmis ispanyol oyuncu görmeliyim: 7 Tane Barcali oyuncu degil. Yedisi de La Masia Cruyff cikisli degil.. BU devrimse bunu Ispanya degil Barca yapmistir.

Topun geri kazanaminin temelinde forvetlerin dahi bu isin icerisine katilimi var. Ettoo da yapardi Barca da. Tüm takim öncelikle dogru bir yerlesim ile rakibe alani daraltip topun geri kazananiminda rol oynuyorlar. Bunu ilk defa Michels 74'de basarmistir. Toplu pres, daha dogrusu bir oyuncunun "total" olarak oyunun her alaninda yer almasi..

Ispanya bunun gelismis modelidir.

Borges dedi ki...

Kaan Kavuskan: Mentalite aynidir. Uyguladigi teknikler bir bakima degisir. Eskiden Beckenbauer topu aldi mi 60 metre giderdi, simdi mümkün degil. Lakin basit oynayarak topu yerlesimin cocukluktan bu yana dogru bir sekilde olmasi saglanir iken her noktada en az iki oynama secenegi barindirarak sürekli senin olan topun degerlendirmesi.

Pres,Topa sahip olma, Pas ve en önemlisi tüm takimin neredeyse esit bir sekilde her görevi yerine getiriyor olusudur. Pique de orta sahadir Villa da disforvet pozisyonunda oynayanlar da hemen hemen pres,pas,yerlesim, her konuda icerisindedir oyunun.

Pan Monroe: okuyorum birazdan daha ayrintili.

mre dedi ki...

Katılıyorum futboldaki başarı tamamen barca odaklı. Söylemek istediğim futbol dışında, tenisten, formula1'e, basketboldan, atletizme daha aklıma gelmeyen bir çok dalda dünya çapında sporcuya ve takıma sahipler. Bu da tesadüf değil diye düşünüyorum. Bir spor politikaları ve buna uygun nüfusları var.

Flying Dutchman dedi ki...

La Masia tarafıyla ilgili yazdıklarına sonuna kadar katılıyorum, daha dün BirGün'e verdiğim yazıda benzer şeyleri söyledim....

Ayrıldığımız yer futbolcuların oyunun her alanında yer alması konusunda (ama bak sadece bu konuda) İspanya'nın misal 2004 Yunanistan'ından çok farklı olmadığı...Bugünün futbolunda genelde oyuncuların dikkat eşiği yükseldi ve çok konsantrasyon odaklı bir futbol var doğru. Ama Ramos sahanın ortasına gelip pres yapmıyor mesela, ya da Puyol rakip alanın ortasına çıkmıyor. 74 Hollandasında bu "absürdlükler" vardı ve cezalandırılmıyordu, bugün fena ceza keserler bu hamlelere. İspanya'nın oynadığına İspanya futbolu demek lazım Total Futboldan ziyade...Bir de bu "Total Futbol"la ne kastediyoruz artık onu da yazmak gerekecek gibi. Zira çok kullanılmaya başlandı ve herkes farklı şeyi anlatmak için kullanıyor...

Surrealist Adam dedi ki...

Çok doğru söylemişsin. 74 Hollandası ve 2010 İspanyası takım oyunu açısından birbiriyle örtüşüyor. Ayağa pas kavramını sanırım bu adamlar bulmuş ;) Sonuçta bunu organize eden adam Cruyff'tur. Van Gaal, Rijkaard, Guardiola, Aragones, Del Bosque onun nimetlerinden faydalanmıştır.

Borges dedi ki...

Flying Dutchman: Bence sunu kabul edemiyoruz,günümüze kimi farkliliklarla uygulandigi üzerinde anlasamiyoruz. Yani dediklerinin bir kismina katilirim ama misal Pique'nin orta sahalastigini ve hatta yer yer forvetlestigini, Ispanya'nin orta sahasin güclü kilan oyunculardan birisi oldugunu da söyleyebiliriz..

Elbette 74 olamaz yahu, mümkün degil. Cruyff'ün o halini düsünebiliyor msun ? Ama o zaman futbola kattigi yeniliklerin hemen hepsi bugün yasiyor. Dahasi kimi kiurallari her takim yasatir iken belirli bir zaman dahilinde uyum merkezli yapilanma sadece Barca da var.

Simdi BarcelonaTürkiye ya da Pan Monroe'nin burada linkine tiklarsak bugünkü futbolun nasil yaratildigini görebiliriz biraz da.

PAsa dayali. Adamlarin passiz tek bir kondisyon calismasi dahi yok. Tek pas üzerinden maclar gerceklestiriyorlar, misal Xavi'nin forvet oldugunu biliyor msun aslinda ?

Forvetleri defans, defanslari forvet yapiyorlar ki bir baskasinin nasil düsündügünü saha icerisinde görebilesin diye.

Türlü türlü projeler..

Bu bence o dönemin "tek" olan kollektif, total olan futbolun devamidir ama dedigin gibi farkliliklar var. Bazi seyler bugün mümkün degil uygulanamaz..lakin "prensipler" temelde ayni.

Neden adi "total" futbol diye insan düsünse temeline de inecektir kesinlikle.

il Capitano dedi ki...

peki bi sorum olacak abi.74 Hollanda'sını izlemedim, bilemiyorum o yüzden. Onlar da bu İspanyollar kadar çirkef miydi? Sertlik manasında demiyorum. Rakibe saygı duymayan, düşeni kaldırmayan, hakeme sürekli el kol sallayan, rakibinin üzüntüsünü paylaşmayan tipte miydi oyuncuları? Benim 2008 ve 2010'da gördüğüm İspanya bu derece pislikti maalesef. Cruyff bi zahmet elinden geçenlere rakibine saygılı olmayı da öğretsin...

Borges dedi ki...

Il capitano: benim elimde bir foto var, Puyol Almanlari teselli ediyor, yerden kaldiriyor.

Nasil baktigina bagli bu biraz da.

il Capitano dedi ki...

Abi yanlış anlaşılmak istemem tabi ki saygı duyuyorum İspanya'ya. Lakin ortalarda dolaşan bir video var,görmüşsündür belki.Euro 2008 final maçı sonrası Schweinsteiger röportaj veriyor,İspanyollar arkasında tren yapıyor. Yani tek tek örneklerle bir yere varamayız ki Puyol,Casillas gibi isimler benim için istisna. Xavi, İniesta, Ramos,Busquets'in de ben düşürdükleri rakiplerini kaldırdıklarını dahi görmedim.

Borges dedi ki...

Il capitano: Ben o video da bir sey göremedim. Schweinsteiger dahi biz kazansaydik biz de eglenecektik diyor. Yani nedir ki?

Kac takim Avrupa Sampiyonu olduktan sonra sevinmemistir öyle ? ÜStelik Xavi,Iniesta gibi tek bir pisligi kariyeri boyunca olmayan adamlardan bahsediyoruz cirkef diye..

Azicik bir düsünelim yahu. Villa gibi tuhaf durumlar vardir ama ortalamasina "cirkef" diyecek kadar.. ben düsünmüyorum en azindan.

Noat Samisa dedi ki...

Ben istiyorum o levyeden.

il Capitano dedi ki...

neyse abicim görüş farklılığı diyelim, ya da ben oynadıkları sıkıcı futbolu sevmediğimden bana öyle geliyor diyeyim :) kanatsız,şutsuz,ortasız futbol sevmiyorum ben,ama dünyanın çoğunluğu seviyor ki bu adamlar bu kadar revaçta.teşekkürler abi cevaplar için,seni okumak büyük zevk gerçekten.

Borges dedi ki...

Noat Samisa: inatla stoperi forvete koyuyorsun yani;)

cagrisiretli dedi ki...

Barcelona ve Hollanda başarılı olursa, bunun adına total futbolun başarısı diyorsunuz. Bu herşeyden önce o dönemki süper futbolculara haksızlık oluyor.Bir de, neden kadrolara değil de, oynanan sisteme yoğunlaşıyorsunuz ? Hollanda'nın elinde Van Bommel-De Jong gibi iki ortasaha varken, güzel futbol oynaması zaten beklenmemeliydi. Nitekim, Sneijder ve Robben dışında, oyuna güzellik katan kimse olmadı.Formda olsaydı, Van Der Vaart da göze hoş gelen bir oyunla bizi mutlu edebilirdi.Söylemek istediğim, elinde iyi bir kadro yoksa, güzel futbol oynayamazsın.Anladığım kadarıyla, İspanyayı desteklemişsiniz maçta.Bunun sebebi de, onların daha güzel oynadığı düşünmeniz.Peki, bunda süper oyuncuların hiç mi etkisi yok ? Total futbolla 3-5 benzerlik bulmuşsunuz İspanyada.Yahu bunlar her takımın yapmak istediği şeyler.Ama her takımda Puyol,Ramos gibi savunmalar, Xavi İniesta gibi ortasahalar yok ki.Ayrıca farklılıkların gelişim olduğunu söylemişsiniz.Bence siz görmek istediğiniz gibi görüyorsunuz durumu.
Crujff 90dan önce İspanyaya geldi. Ama 94-98-2002-2006 ve aradaki avrupa şampiyonalarında böyle bir İspanya izleyemedik.Ne zaman ki iyi bir jenerasyon yakalandı,başarı geldi.80lerin sonundaki 90ların başındaki Romanya ve Yugoslavyadan da eser kalmadı şimdi.Futbol dünyasını değiştiren harika sistemleri yoktu,fakat harika oyunculara sahiptiler.Şansları yaver gitse, bu 2 ülke önemli başarılar kazanabilirdi.Son sözüm şu: Futbol öncelikle jenerasyon işidir.Bundan sonra, antrenörün bu yıldızları nasıl oynattığı gelir.Bir örnek: Mourinho dışında çok az insan, bu sene İnter'e bu başarıları kazandırırdı.Taktik dehası olmasaydı,Barcelona'yı asla eleyemezdi İnter.İşte böyle bir durumda, taktik deha ön plana çıkıyor.Ama kupa boyunca sadece 8 gol atabilen bir takımı total futbol oynuyor diye lanse edemezsiniz. Bu başarı tamamen oyuncuların kalitesinden kaynaklanıyor (Casillas'ın ustalığı, Puyol'un özverili oyunu, Villa'nın bitiriciliği vs)

Noat Samisa dedi ki...

Podolski, İspanya atağında Ramos'un arka direk gol koşusunda markajı oluyor. Van der Vaart Iniesta'nın golünde son adam oluyor.

Benim için Total Futbol bir dönemdir, bir tanım ya da etiket değil. Herbert Chapman'ın, Karl Rappan'ın, Willy Meisl'ın ve daha nicelerinin mirası üzerine inşa edilmiş, birikim sonucu oluşturulmuş, dönemi için yeni ve kazanan futbol fikrinin zamanında dışarıdan bakanlarca konulmuş adıdır. Sonradan Valeri Lobanovski'nin katkılarıyla bu fikir geliştirilmiş, Arrigo Sacchi ile Wenger ile Mourinho ile daha da ileri taşınmıştır, futbol idealine katkı yapılmıştır. Diğer bir deyişle futbolun taktik tarihinden benim aldığım, benim inandığım budur.

Bugün her takım total futbol oynuyor, her takım WM oynuyor, her takım Alf Ramsey'den besleniyor. O dönemin kazanımlarını elindeki malzeme ölçütünde kullanıyor ve daha iyisi için çabalıyor.

Total Futbol denilince benim aklıma ''güzel oyun'', pas ya da top kazanma metodu değil, mesela kenar adamlarının sürekli alanı genişlettiği bir oyun geliyor. Kanat adamı kullanmayan İspanya kazanma yolunda sorun çıkınca (ABD ve İsviçre maçları) bunu kullanmadı mesela. Total Futbol oynamıyorlar, mı demeliyiz öyleyse?

Ortada Barcelona'nın kendini futbol üstü konumlandırması neticesinde üretilen futbolcular var. Ben Barcelona'nın kimseye örnek olamayacağını düşünüyorum, çünkü aynı sosyolojik koşulları oluşturmak imkansız. Xavi, Iniesta ve Messi'yi burada ya da İngiltere'de üretemezsiniz. Barcelona ölçeğinde yetenek düzeyine ulaşan bir takım yenilmez olmanın yolunu arar, bunun yolu da bugünün en doğru kazanma yolundan geçer. Bugün çift santrafor öldü, iki takım harici Dünya Kupası'nda çift santrafor oynayan takım yoktu ve onlar öldü gitti. Bugün Arrigo Sacchi'nin Milan'ı süper takımdır dersek doğru değildir, hesap ortada çünkü. Döneminde ne idiyse odur, fazlası maalesef romantizm oluyor. Gerçek değil.

Barcelona'yı ya da İspanya'yı Total Futbol'un gelişmiş hali değil, futbolun gelişmiş hali olarak algılıyorum. Gelişmeye de devam ediyor. Barcelona'nın bugünün en iyi takımı olduğunu kim reddedebilir ki? Ben desem ki ABD ordusu en iyisidir, bu yalan mıdır? Onun gibi, en iyisidir ama mağlup edilebilir. Bu da daha iyiye gidiştir, futbolun diyalektiğidir. Mourinho'lar Hiddink'ler Barcelona karşısında neden tu kaka oluyorlar, ben de bunu hiç anlayamıyorum ve bunu söyleyene levyeyle dalmak istiyorum.

Kazanmak vardır, gerisi futbolcu ve antrenör için önemli değildir. İnsani hasletler sabit tutuldukça ben kazanma adına verilen mücadeleden, yapılan hesaplardan keyif alacağım. Bu sebepten sınıflandırmaları reddediyorum.

Borges dedi ki...

Ben istedigim gibi görüyorum diyelim, peki siz istediginiz gibi görüyor musunuz ?

Neden "total futbol" bu kadar takintili bir mevzu haline geliyor. Ne kadar basarili uygulayabildikleri soru isaretidir. Lakin bir altyapi organizasyonu sonrasi son derece bilincle olusturulmus bir jenarasyonun "rastgeleligine" inanmak sizin hosunuza gidiyor sanirim. Guardiola'dan Iniesta'dan, Xavi'den Pedro'dan "rastlanti" seklinde bahsediyorsunuz ve ben de yukarida Cruyff önderliginde neyin nasil olustugunu size anlatiyorum, yok öyle rastlanti filan.

Bugün Xavi,Iniesta,Pique,Puyol.. La Masia'larin kazandiklarina bakalim. Biri 32 digeri 26 sonrasi Pedro. bir kusak degil, birbirini takip edenler... Neyi kazanmamis bunlar ?

Cruyff geldi ve fakat onun döneminde de Barcelona 4 yil üst üste sampiyon oldu, Sampiyonlar Ligini yillar yillar sonra aldi zaten.

Bir projenin yürürlüge konulmasi ve ürün verme süreci ortadadir zaten.

Total futbol, hollanda ekolü ya da adina ne derseniz deyin uzunca bir süre beraber oynamanin üzerine kurulu bir fubtol düzenidir. Bu yüzden taklit edilemez.

Van Bommel bir secimdir. Van der Vaart da oynayabilirdi Schweinsteiger gibi merkezde.. Baslangicta bunu da deneyebilirlerdi.. Daha farkli secimler de olabilirdi.

Löw Khedira'yi degil de Van Bommel gibi Frings'i alirdi kadroya, Kuranyiyi alirdi. Teknik direktörler de belirler sonucu. Löw'den baskasi almanyada üc tane yirmi yasinda cocugu oynatmazdi. Dolayisla jenarasyon tek basina belirlemiyor.

Casillas degil de Valdez oldugunda da sonuc degismedi. Villa degil de Torres,Etto ve hatta Ibrahimovic olsa da durum cok degismiyor. Ramos degil de baskasi olsa da .. Mourinho da Iniesta'nin yoklugunda gecti barcayi.

Iniesta-Xavi yetenek degil, yetisitirlmislerdir belirli bir düzen icerisinde. Lütfen bir üstteki postu okuyunuz sonuna kadar. Sonra bir daha devam edelim buradan "yetenek" ile beraber belirli bir bilinc oldugu konusuna..

Flying Dutchman dedi ki...

Pique'nin forvetleşmesi skor dezavantajında olduğu zamanlar çok ortaya çıkıyor gibi. Oyun içindeki normal çıkışlarını Servet'in yaptığı çıkışlardan pek farklı görmüyorum, oyun içindeki rolü açısından ama. Birisinde kazmaettin ruhu üst düzeyde, diğeri La Masia çıkışlı veya ortaya çıkan sonuçları farklı olabilir ama benim için oyunun içindeki mahiyeti aynı. Yani spontan değil ama Pique'ye özgü olmasının da etkisi var hafiften.

Bir de 1974 Hollandası ile 1978 Hollandasını ayırmak lazım. İkisi arasında önemli bir fark var. Bence La Masia'nın nimetlerini, canlandıran adam Cruijff olduğu için 1974 ruhuna atıf yapmamak lazım. 1974'teki futbol şartlarında öyle bir takım büyük bir fark yaratabilirdi ama bugünün futbol şartlarında o adamlar o günkü futbolcu profillerine giremezlerdi. Van Hanegem büyük ihtimal Roy Keane, Neeskens ise Torres profilinde oyuncular olabilirdi. Ben o yüzden La Masia'nın her ne kadar Hollandalı bir adamın ayağa kaldırdığı, sürekli ürün veren müthiş yapısının varlığına rağmen kendine özgü bir oluşumunun olduğunu düşünüyorum. Cruijff'un çıktığı Ajax altyapısı De Toekomst'la çok farklılar örneğin günümüzde...

derin konu bu, yüzyüze tartışılır, Münih buluşmasına inşallah :))

Borges dedi ki...

Total futbol "bir dönem" bana göre degildir. Öyle olmasi icin kopya edilip digerlerince de uygulanmasi gerekir ama 74'in özel takimiydi Hollanda, 2008'in özel takimi Ispanya oldugu gibi. belirli prensipler esliginde belirli kavramlari öne cikaran bir oyun felsefesidir, futbol ideolojisidir.

Yasayan ve yasatan bir adam var burada. O dönemin icerisinde oynamis, sonrasinda teknik direktör olup belirli bir felsefenin üzerinde durmustur. Dahasi buna göre plan-proje üretmistir. Total futbol kavrami Hollanda ile arkasindan calistirdigi Ajax ve sonrasinda BArcelona ile anilmistir. Bir adam yasiyor cunku ve felsefesini de yasatmak istiyor, neden birbirlerinden kopuk bir sekilde dönemin trendine yakistiran bambaska bir bütün icerisinde ele almak istiyorsunuz hic anlamyiorum.

Kazanmanin pek cok yolu vardir ama bu futbol felsefesinin kazanmaya gidis yolu üzerine tanimlamalari vardir. Her futbolcuyu digerinden ayirmayacak sekilde her sekilde kullanma becerisi, takimin her futbolcusunun her görevi esit sekilde alabilecegi ve "güzel" oyun üzerine kurulmasidir. Pas,Pres gibi "total" bir sekilde uygulanmasi. Uyum gibi, uzun sürecte kazanilan birlikteligin dogurdugu bir güc gibi.. Gerekirse onbir oyuncu ofsayt taktigi uygular gerekirse onbir oyuncu "özü" olan pas ile topu size vermez.. gerekirse onbir oyuncu sahayi size dar eder.. Onbir oyuncu forvetten devsirmedir gibi.

HIddink'i kucumseyecek en son insan benim keza Mourinho'Yu da. Bunlar büyük dehalar ve her takim, istisnasiz her takim yenilebilir ve bu oyunun güzelligidir zaten. Ve fakat bir altyapinin belirli bir plan ve "bilinc" üzerine yetistirdigi yedi oyuncunun futbola dair istisnasiz ne varsa hepsinin kazanmasini da Mourinho'ya Hiddink'e yükleyecek, bunlarla da gölgeleyecek degilim e diyorum: Iniestali barca Mourinhoyu grup maclarinda dagitmistir. Bu insanlar her seyi basardilar ve takdiri, övgüyü sonuna kadar hakediyorlar, en az Mourinho kadar..

Bir plan bir "bilinc" vardir dönemin dakka basi degisen trendi filan degildir. dönem hic degildir. 74 den bu yana gider ve Cruyff ölmedigi sürece devam edecektir ki takipcilerini de yaratmis olmasi gerekir simdiden...

Borges dedi ki...

Flying Dutchman:

Eskiden her oyuncu bir baskasinin görevini yapabilri durumda iken simdi kisa süreli oyun ici rotasyonlar söz konusu. Bir oyuncu gol atti ya da stoper forvet de oynadi diye "total futbol" mu diyoruz ki biz yapmayin yahu..

Bu yetenek kadar taktiktir. Xavi'nin, INiesta'nin her zaman ama her zaman iki oynama noktasi cevresinde bulunur. Bu da diger on kisinin beraberce hareket etmesinin önemini dogurur. BU Ilk maclarda gerceklesmedigi zaman Xavi'nin nasil zavalli duruma düstügünü gördünüz. Dolayisla taktiksel olgunluk, uyum yetenek kadar önemlidir. Ispanya'nin kusuru barcelonanin yüzde otuzunu icerisinde barindirmamasidir.

Onbir oyuncunun birlikteligidir. birbirlerine olan uyumudur baska türlü yahu nasil kisa paslarla topu size hic vermeyecekelr ? Dikkat edin, her zaman iki tane cok önemli oynama noktasi kendileriyle beraber bir bütün seklinde hareket ederler. Bunu da La Masia nasil ögretiyor yukarida görüyorsunuz..

Münih'e beklyiorum Firat, baska türlü buradan uzar bu ve bitmez :)))

Noat Samisa dedi ki...

Benim yerime düşünülüyor ya da anlaşılmadı galiba. Ben rastlantı demedim. Barcelona'nın içerisinde bulunduğu sosyal koşulların, Cruyff'un futbol fikriyle uyuşması Xavi, Messi ve Iniesta'ları ortaya çıkardı, dedim. Cruyff bugün Türkiye'ye gelse, ben aynı sonucu alabileceğine inanmıyorum.

Bu şekilde gerisini tartışabilceğimize inanmadığımdan bunu söyleyip bırakıyorum.

Borges dedi ki...

Noat Samisa: Seni okumamistim o senden sonra yazilan ilk yorum icin. Cagrisiretli'ye yazilmisti o yorumun seninle ve söylediklerinle ilgisi yok.

Ben bunca basariyla böyle kazanmis bir oyuncunun-teknik direktörün tüm Hollandaya yaydigi oyun biciminden Sip diye kurtulabilecegini sanmiyorum istese de bunu yapamayacagini cok iyi biliyorum.. Futbol tarihine, futbola ismini veren olgulari kavrayisimiz seninle farkli ki isin keyfi de bu olsa gerek. Farklilik.

Total futbol felsefe olarak kendisini yasatiyor, pasa,prese dayali yeteneklerin belirli bir düzlem icerisidne bütününden baska bir sey cikarma eylemi.

Baska bir yerde olmaz belki de olmasin zaten. Türkiye neden bunu denesin ki ? O da kendi özüne yakisacak, yenilmez bir sey bulsun. Pres olur motivasyona dayali baska bir sey..