11 Ekim 2010

Selim Teber..!



Selim Teber'in röportajını okudum az önce.. Spox'de bu sefer Haruka Gruber gerçekleştirmiş.. Lider oyuncudur ve doğrucu davut olması onu kısa sürede kaptan yapıyor takımında.. Hoffenheim'in kaptanıydı ve oldukça ilginç şeyler söylemiş. Carlos Eduardo'nun potansiyelinin çok altında oynadığını ve başa oynamak isteyen takımın ise onu satmaması gerektiğini.. Sonra Frankfurt takımından gitmesine rağmen bakın eski antrenörü konusunda ne diyor..

- Skibbe sizce Frankfurt için doğru antrenör müdür ?

Teber: Bundan hiç şüphe duymuyorum. Ben onu Fedarasyonda çalıştığı zamanlarından bu yana tanırım. Futbol konusunda bu kadar ehil olup da aynı şekilde insan ilişkileri konusunda da bu kadar başarılı olanı yoktur.(und es gibt keinen Trainer, der fußballerisch so kompetent ist und sich gleichzeitig zwischenmenschlich total korrekt verhält.) o çok iyi bir futbol öğretmenidir. Kısa süre içerisinde başarıyı yakalayacağından eminim.

Sonrasında ise Hoffenheim transferi öncesi futbolu bırakma noktasına geldiğini söylüyor. Roger Wittman bana Hoffenheim teklifi ile geldiğinde şöyle dedim: Ha Bayern ha Hoffenheim (üçüncü ligde o zaman) farketmez benim için hepsi aynı.. Futbolu bırakma noktasına gelmişti.

-Ne olmuştu peki ?

Teber: 2005 yazında Kaiserslautern'dan Denizlispor'a transfer olmuştum. Rene Jäggi yönetimindeki Kaiserslautern günlerimi unutmak ve yeniden başlamak için inanılmaz motive olmuştum. Lakin futboldan nefret etmeye Denizlispor'da başladım ben. Türkçem mükemmel olmadığı için takımın içerisinde diğerlerinden ayrı tek başıma kaldım. Sabah sekizden akşam dokuza kadar tesislerde kalmak durumunda olduğumdan dolayı karım da aynı şekilde evde yalnız kaldı. Tüm bunlar yetmediyse paramı alamadığım için tribüne gönderildim çünkü bu duruma sadece ben isyan etmiştim..

Şimdi bir daha Mesut Özil'in 'burada mutluyum' ifadesinin gerçekliğini tartışabilirsiniz.. 2005'den bahsediyor, çok uzak değil. Bir gurbetçinin neler yaşadığını ve yaşayabileceğini.. Dilin önemini..

13 yorum:

Burak Eren dedi ki...

Mesut Özil'in Türkçesi bence çok da kötü değil, Almanyadaki kuzenim falaka ya nafaka demişti kopmuştuk :) Mesut bu hatalara düşmez.

Borges dedi ki...

Burak Eren: Lig TV'de seyrettim.. Yani kendini anlatmada sorun var. Cümle kurmada.. Bırak kelime hazinesini.. Nafaka iyiymiş ama;)))

Akif Burak dedi ki...

Kayserispor'da çok sayıda gurbetçi oyuncu olması bir avantaj olacak o zaman Selim Teber için. Ligin ilk haftalarını oldukça başarılı geçirdi. En azından izleyebildiğim FB ve TS maçlarında iyi bir görüntü çizdi.

Burak Eren dedi ki...

Yine Almanya'da doğan, büyüyen, Türkiye'ye az uğrayan birine göre fena da değil. Benim sorum sana aslında çok farklı.

Bu Milli Takım seçme olayında ailelerin çocukları yetiştirme biçimleri de etkili olmuyor mu. Yani bir aile aşırı milliyetçi olur, çocuğu da öyle büyütür ve çocuk otomatikman Türkiye'yi seçer. Diğeri asimile olmaya başlar, Almanya'yı çok benimser oğlu da Alman gibi büyür. Mesut da var sanki bu. Nuri Şahin'in de konuşmalarına bakınca iki zıt kutup gibiler.

Şunu da düşünüyorum ama. Yine Almanyadaki kuzenimden örnek veriyorum. Kendisi amatör bir yerde futbol oynuyor, Türkiye'ye hiç gelmiyor, aile kavramını unutmuş, Türkçesi Mesut'dan kötü, görsen bildiğin dazlak Almanlardan. Sordum geçen kendisine sen olsan kimi seçerdin Türkiye dedi. O Türkiye dediyse herkesin Türkiye deme ihtimali de çok yüksek ama.

Borges dedi ki...

Burak: onu diyorum ben. Genelleme çok doğru değil. Nasıl yetiştirildiğin ve hayat içerisinde nelerle karşılaştığın da önemlidir. Boateng kardeşler örnektir bu yüzden..

O şimdi böyle konuşabilir. İş gerçeğe doğru ilerlediğinde çok şey değişebilir. O ihtimali olmayan herkes Türkiye der.. ama neden Mesut sonrası Barış'ın kardeşi hariç herkes almanya'yı seçmiş durumda peki ? İlkay,Tolga,Mehmet,Cenk.. hepsi..

Akif Burak: E selim de çocuk değil artık ve dediğin gibi çok fazla gurbetçi var.

Burak Eren dedi ki...

Barış Özbek'te Almanya'yı tercih etmişti, sonradan kıvırdı Türkiye falan diyor. Onun hali ne olacak acaba

Sabri dedi ki...

son günlerde hep diyorlar ya kendini alman hissediyordur diye.almanyada türkceyi yarim yamalak konusmasina ragmen gercekten kendini alman hisseden türk var mi acaba? gercekten merak ediyorum. ben hic görmedim almanyada yasadigim süre boyunca. onu gectim arkadaslari alman olan gördüm tabiki ama kankasi diyebilecegimiz bir dostu olan var mi?

gökhan dedi ki...

ya borges bi ricam olacak noat samisa nın maç yazısını okudun mu bence çok mantıklı yoksa guus hiddink in bu kadar da kötü bi hoca olduğunu (veya milli takımımızı önemsemediği gibi bi durum olduğunu) zannetmiyorum. acaba bi okurmusun müsait olduğunda bu yazıyı sanki bana haklı gibi geldi noat samisa

Borges dedi ki...

Gökhan: Okudum ve görmedin belki ama yorum bile bıraktım ben. Çok güzel yazı ama ben hala Hiddink'in yanlış yaptığını düşünüyorum.

Bunun dışında bir maçlık bir performansdır. Hiddink iyi bir hoca ve ahlaki açıdan onu eleştirmem ben. adam Kore'de ve Rusya'da da Almanya'ya hep yenilmiş, başka yere çekmemek gerek.. Hiddink çok çok güzel bir hocadır.

Jordi Metal dedi ki...

Skip Almanya'nın gelecekteki teknik direktörü olacak bence. Onu göndermekle ne kadar büyük hata yaptığımızı ise o zaman anlayacağız.

zarkufil dedi ki...

@Sabri: "ama kankasi diyebilecegimiz bir dostu olan var mi?" Evet var. Cok var.

Adem dedi ki...

Selim Teber Turkiye'ye gelip senelerce kalan yabanci oyuncularin varligindan bihaber olsaydik belki tamamiyle ulkemizi suclamamiza yardimci olabilirdi. Fakat su var Selim'cigim, senin hic uyum saglayamadigin bu yerde Kratochvil gibi bir adam 10 seneye yakin futbol oynadi, Hamidou, vs. Turkcesi mukemmel olmadigi icin degildir takimdan ayri tek basina kalmasinin tek sebebi, yapmayalim bu kadar da...

Borges dedi ki...

Adem: Bir yabancı ile inan bana gurbetçi-türk kaynaşması arasında fark çoktur. Ben ülkede başta kuzenlerim olmak üzere konuşmasından giyimine ve görgüsüzlüklerine kadar hepsiyle dalga geçtim. Hiçbir turistle sorun yaşadığımı bilmem.

Bu konu uzundur ama senin çözümün kadar da basit değildir.