15 Ekim 2010

Tuchel Presi.!



Mainz incelenmiş. Geçen sene bunun için materyal topluyordum ve postların içerisinde hep bir gün bunun üzerine yazı yazacağımı söylemiştim ve fakat burada da belirtilen ayrıntı buna engel oluyor. Tuchel bugüne kadar çıktığı her maça bir diğerinden farklı olarak hazırlandı.. Bayern maçında varolan presi Bremen maçında göremezsiniz.. Deplasmandaki Wolfsburg maçı taktiğini kendi evinde de ya da Deplasmandaki Bremen maçında da göremezsiniz gibi.. Velhasıl Daniel Börlein'in de belirttiği gibi bugüne kadar oynadığı her maça farklı bir taktik içerisinde çıkmıştır. Geçen sene üçlü defansın dahi içerisinde olduğu onlarca değişik sistemi sahada uygulamıştır. Belki de bu nedenle değişen yapıya karşı oyuncuların adaptasyonu çok da zor olmuyor..

Sistem hocası olamaz.. Mainz klubü başka türlü bu yarışın içerisinde mümkün değil olsun. Futbol güzelse eğer bu şekilde Ribery maliyetinin yarısına mal olmuş takımın diğerlerini yenebilme şansına sahip olduğu içindir..

Bayern München maçını özellikle buraya taşımak istedim zira Bayern München ile Almanya birbirlerine çok benzer oyun yapılarına sahip. Van Gaal 4-4-1-1- diyor sistemine ve Löw 4-2-3-1. Arasındaki fark top rakipte iken Van Gaal'ın kenar oyuncuları dörtlü orta sahanın kenar adamı olmasıdır. Almanya'da böyle bir beklenti yok.. 6'ya 4 şeklinde hücum-ofans ayrılmış durumda.. Bu aşağıda gösterilecek olan Tuchel'in yaptırdığı presin Almanya üzerinde daha etkili olmasını sağlar aslında..

Mainz'in yenmesinin önemi yok..daha çok Bayern oyun kuramamıştır ve çok başka bir oyun oynamak durumunda kaldı.. Başarı skora yansıdı ama skordan kaynaklı bir övgü yok burada..

Maç Arena'da ve Mainz Bayern'i nasıl oynatmamıştır.?



Yukarıya sağ üst köşeye bakın.. Henüz birinci dakika bile değil. Ben Hiddink'ten bunu bekledim.. Oyun kurucuya topu göstermemek ya da uzun toplarak onları zorlamak..



Burada Allagui'nin koşu yoluna pres yaptıktan sonra top tekrardan Badstuber'den Van Buyten'e gitmek durumunda kalıyor.




Van Buyten ise ileriye uzun top kullanıyor.. Peki o top nereye gidiyor ?



Çok iyi bir şekilde yerleşim alan Mainz'li oyunculara..

Fırat Topal'ın blogundaki ilk Tuchel yazısında teknik adamın Barcelona ile ilgili fikirlerini de dile getirmiştik. O Barca'nın müthiş top çevirisini değil topun geri kazanımı konusundaki başarısını dile getiriyor.

Fatih Terim'in Galatasaray'ını hatırlayın.. Başarının temelinde ne yatıyordu ki? Taktiksel açıdan çok müthiş bir hücum planı yoktu belki ama topun sürekli geri kazanımı konusunda muazzam bir başarısı vardı. Tanju'nun Galatasaray'ın forvetine kazık çaksak on gol atar diye beyanat vermesinin bir başka açılımı sürekli topu geri kazanan takımın benzer hücumları maç içerisinde onlarca kez gerçekleştirmesidir.

Yukarıdaki dört kareye bakın.. Oyuncuların top tekniği ve yeteneğinin bir önemi var mıdır ?
Teknik adamın işi zaten buradadır..

Bir örnek daha verelim:



İki stopere baskı var iken oyun kurucu topun oldukça uzağında kalıyor.



Kaleciye geri dönen Bayern yine bir uzun topa zorunlu kılınıyor ama aslen önemli olan şudur:



Mainz'lı oyuncuların önde pres yapabilmelerine rağmen Bayernlilerden topun olduğu yerde adam fazlalığına ulaşabilmeleridir..



Bunu da kare kare göstermek istemiyorum ama oyuncu yerleşimi ve pres sonucu Bayern kalecisine dönüp uzun topa zorunlu kılınıyor.. Keza bunun orta saha versiyonları da mevcuttur. Maç boyuncu dikkat çekici en önemli nokta Bayern kendi evinde yediği pres sonucu oyunu merkezden değil kenarlardan kurmak durumunda kaldı. Tuchel kenarlara öyle bir baskı yaptı ki top Schweinsteiger ya da Van Bommel'a geldiğinde yanlış pas yapacak kadar sıkışık durumda kaldılar..



Hoffenheim maçından bir kare..

Bunun devamını da göstermek isterdim zira rakibe top göstermediği ölçüde hücum planı da hazır tutulmuş.. Burada top kapılıyor ve Holtby üzerinden sağa ve sola kaçan forvetlerden birisi görülüyor ki atılan goller de bu şekilde gelişti..


Tüm bunların oyuncuların bireysel futbol yeteneği ile ilişkisi çok yoktur. Top rakipte iken yapılacak olan hamleler teknik direktör becerisidir. Transfer sezonunun bitimine bir hafta kala takımın en değerli oyuncusu olan Bance transfer olmak durumunda kaldı. Oyuncuların isimlerinin gerçekten de çok fazla önemi yok. Başka isimler olsaydı o zaman başka bir taktik formasyon içerisinde olacaklardı.. Hali hazırda Polanski ve Noveski hariç sürekli forma giyen oyuncu yok gibi.. Belki bir de Mainz'in Hakan Şükür'ü Allagui..

Ben Hiddink'ten bu presi bekledim çünkü Bayern taktiğini dikkate almak durumundaydı. Onu bu şekilde kendi evinde oynatmayan başka bir takım yok.. Beklere ve stoperlere pres bu şekilde yapılır.. Bayern ya da Almanya'ya izin verirseniz onlar sabırla top çevirip sizin defansınızın hata yapmasını beklerler.. Sabırlıdır ve sonucunda kazanan taraf onlar olur. İspanya Almanya'yı yendiği vakit aynen burada olduğu gibi Almanya oyun kuramadı.. Bu safhayı geçebilseydi belki başka olurdu ama geçemediler..

Van Gaal Mourinho'nun dahi hakkını vermemiştir. Biz oynadık ve olmaz olsun böyle galibiyet diyerek İnter'i bir bakıma 'Kötü futbolun temsilcisi' olarak etiketlemiştir ama bu maçın sonunda Tuchel'in ve Mainz'in hakkını 'bu takım şampiyon bile olabilir' diyerek vermiştir.Şampiyon olamaz belki ama daha çok can yakar..

Böyle de olabildiği için futbol her zaman güzeldir. Her takımın her takımı yenme şansı kağıt üzerinde hep vardır. Milyonlar çok etkili oluyor futbolda ama garanti veremiyor size.. İşte bu yüzden Thomas Tuchel ve benzerlerine benim sevgim,saygım çok çok fazladır..

5 yorum:

Esen dedi ki...

Borges,
Cok guzel bir calisma ancak Bayern'e karsi bu presi Bundesliga'dan Mainz disinda baska bir takim uygulayamiyorsa bunu da goz ardi etmemek lazim.
Ya Hiddink gibi Bundesliga'daki oteki degerli hocalar da bu taktigi goremediler, ya da uygulamak herhangi bir sebepten dolayi kolay degil (ozellikle kirk yilda bir birlikte oynayan milli takim oyunculari icin).
Hani bu Fener'i onde basarak yenebilirsiniz gercegini Super lig'deki her takimin basariyla uygulamasi gibi birsey degil.

Haaa, Hiddink bunu denemedi bile diyebilirsiniz, olabilir (maci izleyemedim, yorum yapamam). Belki de Hiddink milli takimda oynayan oyuncularla bunu yapamayacagini biliyordu, baska taktik uyguladi. Sonucta Chelsea-Bayern macinda gayet guzel kapatmislardi rakibi.

Akif Burak dedi ki...

Mükemmel bir analiz. Ellerine sağlık Borges demekten yorulduk artık:) Yayıncı kuruluş TRT sağolsun B.Münih-Mainz maçını izleyememiştik. Görüntülü analizlerden çok net anlaşılıyor Mainz'in galibiyetinin ve ligde kayıpsız ilerlemesinin nedenleri. Borges'in blog yazılarından sonra Tuchel'in çok sağlam bir taktik ustası olduğunu ve Mainz'in tesadüflerle ilerlemediğini biliyoruz. Bana göre Mainz'in en zor maçı Hamburg maçı olacak. Mainz bu maçı kazanırsa lige en iyi başlangıç rekorunu kıran takım olacak. Bunun biraz stres yaratacağını düşünüyorum ve Hamburg'u da bu seriyi bozmak için iştahlandıracağını da düşünüyorum. Yazının sonunda bir kez daha eline sağlık ve emeğine sağlık Borges. On numara bir çalışma.

Borges dedi ki...

Esen: Hiddink başka bir şey de ortaya sunabilirdi ama Almanya kaç kere ne ne şekilde yenilmiştir ? Hiddink'den ziyade asıl sorun genel ligin performans sorunudur da bunlar da sorun biraz..

Akif burak: Asıl geniş analiz Spox'de yapıldı ama içerik bize ait.. Resimler oraya. Ben bu presi anlatmak istiyordum ve bu da denk geldi bir bakıma.. Sağolasın.

cisco dedi ki...

tuchel mainz'in buyuklugunun farkinda degil. mainz'in rakibe gore oyunu degistirerek oynamayacagini, kendi oyununu rakibe kabul ettirmesi gerektigini biri tuchel'e anlatmali.

saka bi yana, cok guzel bir yazi. tek kotu yani skibbeli gunleri hatirlatmasi oldu.

CaRtMaNtR dedi ki...

Asıl sorun bizim alt yapı eğitimi sınırlı yerliler ile böyle komplike bir presi içeren taktiği 1 haftada uygulayabilecek hale gelecek takım olmamamızdır bana kalırsa.

Ha o maçta Almanya tedrisatından yetişmiş oyuncu sayısı fazlaydı denebilir ama milli takımın normal bir kulüp takımı gibi organize olamaması sorunuda burada ortaya çıkıyor.

Yinede Hiddink'ten böyle maçlarda işleyecek sihirli dokunuşlar beklenmesi çok normal ve ne yalan söyliyeyim bende bekliyordum.