14 Ocak 2011

Aykut Kocaman ve Diğerleri.!



Christoph Daum 2003/04 sezonunda Fenerbahçe'nin başına gelir gelmez 76 puanla takımı şampiyon yaptı. İkinci sezonunda ise 80 puanla üst üste ikinci kez şampiyon yapar iken takımın tarihinde ilk olan üst üste üç kez şampiyon olmayı ise olaylı geçen son denizlispor maçında galip gelemeyerek başaramadı. İkinci oldu..

2009/2010 sezonunda ise son maçta alacağı galibiyet ile Şampiyon olacak iken Tranzonspor'u yenemeyerek aynı şekilde yine ikinci kez ikinci oldu.

Fenerbahçe'de geçirdiği dört sezon boyunca iki kez şampiyon olup kalan iki sezonda da son maçında rakibini yenemeyerek Şampiyonluğu elde edemeyip ikinci oldu. Onun oynadığı hiçbir sezon Fenerbahçe lige erken bir şekilde havlu atmadı ve son ana kadar Şampiyonluk yarışının içerisinde oldu. Asla bir üçünçülük ya da yarıştan erken kopma yaşanmamıştır. Sonunda neredeyse tekme tokat kovuldu.

Temmuz 2006'da Zico Fenerbahçe takımının başına getirildi. İlk sezonunda şampiyonluk yaşadı. İkinci sezonunda şampiyonluğu son altı hafta yenilmeyen Galatasaray'a kaybeder iken aynı sezon içerisinde Şampiyonlar liginde bir Türk takımına gruplarda en çok puan kazandıran hoca olması bir yana Fenerbahçe tarihinin en başarılı Avrupa derecesi olan Şampiyonlar ligi Çeyrek finalini takımı gördü. Belki de en unutulmaz olanı kendi adıma İnter gibi avrupa devine Kadıköy'de top göstermemesidir. Ezerek bir devi yenmenin gururunu yaşatmıştır Fenerbahçelilere..

İki yıl içerisinde bir elde edilen bir Şampiyonluk ve kıl payı kaçan şampiyonluk sonrası ikinci olur iken muazzam avrupa başarısına dahil bakılmaksızın kovuldu.
Oynadığı 68 lig maçında 42 galibiyet 17 beraberlik ve sadece 9 yenilgi gördü takımı.



Aykut Kocaman Daum'un teknik direktör olduğu vakit sportif direktör olarak Fenerbahçe klubünde çalışmaya başladı. Görevinin önemli bir kısmı altında bulunması gereken teknik direktörün başarılı olması için gereken koşulları hazırlamak olan Kocaman'ın teknik adamlığa geçişi bana göre etik açıdan yüzde yüz kusurludur. Ben kendi karakterime başkan ve tüm yönetim de ısrar etse kalıcı olarak bu görevi kabul etmeyi asla yakıştıramam ve fakat Aykut Kocaman için bu hiçbir şekilde sorun olmadı ve başarısından sorumlu olduğu Daum sonrası takımın başına geçti.

Niang,Stoch,Dia ve sonrasında Yobo gibi önemli ve pahalı isimleri transfer etti. Şampiyonlar Ligine giremedi. Nerden baksanız Fenerbahçe klubü adına 15 milyon euro bir zarar söz konusuydu ki prestij kaybına değinmiyoruz hiç.. Hemen arkasından Avrupa Ligine kalması için geçmesi gereken turu da kaybedince olabilecek en erken bir şekilde Avrupa'ya veda etti. Ligde inişli çıkışlı bir grafik sergiler iken liderin dokuz puan gerisinde üçüncü sırada devreyi bitirdi. Türkiye Kupasına ise gruplardan çıkamayarak veda etti. Lig hariç girdiği her yarıştan olabilecek en erken bir şekilde kopmak durumunda kaldı takımı..

Aykut Kocaman, Zico gibi dilini, futbolunu ve daha doğrusu hiçbir şeyini bilmediği bir ülkenin bir takımının başına geçmedi.. Sportif direktörlük görevi altında bir yıldır çok yakın takip ettiği klubün teknik adamı oldu. Sezonun başında takımın başına geçmesi bir yana gerekli gördüğü transferleri yapmak ve takımı kendi sistemine göre kurmak için oldukça uzun bir zamanı vardı.

Zico Avrupa'da tarih yazsa Daum üst üste galibiyet ve şampiyonluk rekorları ile uğraşıp dursa da bir Aykut Kocaman desteği görememiştir.

Tüm bu olumsuz tabloya rağmen bugüne kadar oynattığı futbolun içerisinde geleceğe dair umut görülüyorsa genç teknik adamın destek görmesi taraftarıyım. Bunun kararını Fenerbahçenin her maçını izleyen herkes kendi çapında verebilir.

Lakin bir insan da çıkıp bu ülkede yerlilere şans tanınmıyor geyiğine girerse levyeyi kaptığım gibi uçağa atlar gelirim. Bu şansı bir Aykut bir de Mourinho elde edebilir ancak.. Birincisini görsek de ikincisinden kuşkuluyum.



Selçuk Yula beni kandırmıyorsa Fenerbahçe'nin Türkiye Kupasında oynadığı üç maçın sonucunda sıfır çekmesinin bir başka ayrıntısı üçünde de Alex'in olmayışıdır. Aykut Kocaman ve Alex değil; Aykut Kocaman'ın Avrupaya bakıp kendisine biçtiği modern teknik adam kimliği ile Türkiye koşullarının bir çatışmasıdır bu. Gece gündüz Avrupa'nın göbeğinde bulunan ligleri talip eden bizler kadar Avrupa'da ne olup bittiğini algılayamamış üç beş yazarın da gazlaması sonucu bu noktaya varmıştır. Oysa Avrupa'da tarih yazmış, Milan'ından Dortmund'una kadar nice devleri yenmiş Galatasaray örneğine baksa..

Hakan Şükür'ün sıradan bir italyan takımında dahi sıradan futbolcu olması Galatasaray ve Milli takım ile büyük başarılara imza atmasına engel mi teşkil etti ? Hagi'nin Avrupa'da dişe dokunur bir başarı gösterememesi Galatasaray ile Avrupa'yı sallamasına engel olabildi mi ? Anelka'nın Chelsea'de Dünyanın en iyi forvetleri arasına girmesi Fenerbahçe'de üstelik derbi maçında yedek oturmasına engel olabildi mi ?

Zico'nun Alex ile Avrupa'nın devi olan İnter'i eze eze yendiği Alex'li kadronun yapabildiklerine bir göz atabilseydi belki her şey başka olurdu.

Alex'in başına gelenler yakın zaman içerisinde Beşiktaş'ın da Querasma ile gelecektir. İnter ve Barça'da yapamadığı için sanki onlarla aynı koşullara sahipmişisiz gibi.. Sanki Barça'yı yeniden yaratan Rijkaard burada aynı başarıyı gösterebilmiş gibi.. sanki aynı koşullara sahip olduğumuz için aynı doğruların üzerinde duracakmışız gibi absürd analizlerin bir sonucudur hepsi.

Hülasa; Geçmişinde önemli bir teknik adam başarısı bulunmayan Aykut Kocaman bir dönem Fenerbahçe'de başarılı futbolcu olmasından dolayı olabilecek en iyi seviyede klubün içerisinde çeşitli görevlerde bulunmuştur. Sportif Direktörlük görevinden Teknik Direktörlüğe üstelik ne ilginçtir ki "karakterli adam" sıfatıyla geçebilecek yegane insan olmuştur. Buna rağmen tablo yukarıdadır.. Her şeye rağmen;

..güveniyorsanız şimdi desteklemeniz gerekir.. İnandıysanız şimdi arkasında olmanız gerekir. En başından bu yana olmayacak diyenleri ayrı tutarak destek vermenin tam da zamanıdır. Çünkü ben Skibbe'de, Lincoln'da, bunu yaptım. Futbolunda bir umut varsa skorlar bu kısa süre içerisinde değersizdir ve zaman sizi haklı çıkarır.. Varsa eğer..

18 yorum:

moneywise dedi ki...

babacim once kisaca aykuta deginelim ama sonra buyuk resme bakalim.
turkiyede kacta yerli td,eski futbolcu ne egitimi almis ki o koltuklari hak edecek.biri piontekle digeri derwalle birseyler yapabilen 2 td haricinde biraz egitime,bilime onem veren ersun yanal vardi onu da baska yerden yediler.
yahu bu memlekette her yabanci kadini sex manyagi zanneden kocaman bir kalabalik varken tabii ki daum karaktersiz paragoz olacak,lucescu cingene olucak,zico sansli olucak.
unutma ki 10 kusur sene ilkokulda ortaokulda bize bu ogretildi.4 bir yanimiz dusmanlarla cevrili idi ve onlarinki isgal iken biz mahsun halkin kurtariyorduk.
o yuzden tabii ki aykut hic aynaya bakip "yahu benim boyle bir egitimim var mi?alt tarafi futbolcu iken hasbel kader td olmus bir adamim.dahasi gittigim hic bir takimi da ilk 5'e falan sokamadim.sampiyonlugu soin macta 35 gol pozisyonuna girip kaybeden td'u kovan okuz bana neler yapmaz" demez.
birak s.d'lugu herhangi bir yerden gelen bir td bile,o kadro ile son macta sampiyonluk kaciran td icin bir iki kelam ederdi.ridvan bile low gitmemeliydi demisti kendi imza toreninde.

simdi buyuk resme gecelim...

gerisi önemli değil... dedi ki...

"Şampiyonlar liginde bir Türk takımına en çok puan kazandıran hoca"

bu lucesku'lu galatasaray'ındır(2 grup + çeyrek final puanları). gruplarda en fazla puan toplama zico'nun.

bucho dedi ki...

yazınız için teşekkür ederim. Gerçekten çok doğru ve güzel tspitler mevcut. Aykut'un bazen ne yapmaya çalıştığını anlamıyorum ve artık inanıyorum ki takım içerisinde müthiş bir huzursuzluk var Fenerbahçe ruhunu geçtim hadi. Bunun sonu nereye varır bilmiyorum yönetimden artık istediğim birşey var bugün Aykut hocanın arkasındayız diyip 3 gün sonra kovmayın ya susun kabullenin sabredin ya da kesin biletini şimdi.

saygılar

moneywise dedi ki...

Diyelim ki aykut asisi tutsaydi,diyelim hagi-tugay istenen ikili olsun ne degisecek ki?
turk futbolunun kuruldugundan bu yana plansiz programsiz yonetildigi gercegini mi unutucaz.
piontek ve derwall donemi dahil ne zaman neyin plani programi yapilmis ki?hangi isimlere egitim verilmis,hangi oyunculari gercekten biz yetistirmisiz ki?
faruk Suren yonetimi de dahil hic bir baskan,yonetim yonettikleri klube planlanmis bir sistem oturtmadilar.kimi hasbel kader getirdigi bir yabanci td'un ekmegini yedi,kimi sans eseri olusan bir jenerasyonun.
12 sene bir klup yonetip hala ne bir altyapi sistemi kurabilmissin,ne de sistematik bir spor yonetimi.dun getirdigin s.d. sistemini bugun kaldiriyorsun.insanlar sanki sportifi basarisizlik nedeni ile sana karsi cikiyorlarmis gibi "o en kolayi" diyorsun.
oburu adnan sezgini kovmuyor sira kendine gelmesin diye.olayi sadece finansal problemlere getiriyor,sanki para olunca butun bu modern futbol gercekleri yapmaya yeltenecekmis gibi.digerinin parasi vardi da ne yapti ki?bir digeri onca yilin ezikligi ile midir nedir oraya buraya saldiriyor.kim varsa alip gelecek ama yine plan falan yok.schuster biraz tokezlesin,yolcu iste.
yahu 90'larda dagilan rusya ve yugoslavya olmasa biz hala ayni idik.onlar 1500 parcaaya ayrilinca biz bir bok olduk zannettik.o yuzden kici kirik bosna sana kafa tutabiliyor.cunku yillarin ekolu var adamlarda.o ekol egitimsiz,plansiz,programsiz olmuyor.hele sabah aksam td kovup,soyunma odasi basarak hic olmuyor.
kadikoy derbi ve cl harici hic full cekmedi misal.hemde satilan 35bin kombineye ragmen.bjk bedava bilet dagitip ustune 20 bin kisilik yerine 50 bin kisilik yapsa yine bos kalacak.anadolu takimlarinin kendi aralarindaki maclara girmiyorum bile.sonra koln 52bin kombine satti...
aykuta kimse sahip cikmasin,hatta kufur edilsin.edilsin ki ibret-i aleme ornek olsun.kendini egitmeden gelen td'un basina neler gelecegi bilinsin ki artik biraz korksunlar.o bulent korkmazlar,ridvanlar td olmayi cm'de 4-3-3 secmek zannetmesinler.
bir sktrp gitsinler

Hasan Şeker dedi ki...

Aykut hazır değilken, Fenerbahçeli diye bu takımın başına getirilmişken, biz Fenerbahçenin başarısını sadece FM de görebiliriz herhalde.

alperensaylar dedi ki...

ben birşey diyemiyorum mesela aykut hocaya. yani yılların sevgisi ve saygısı var içim(iz)de böyle dauma, aragonese ya da ilk zamanlarında zicoya kızdığım gibi kızamıyorum. ama bir gerçek var ki artık takımın oynadığı futbol da umut vermiyor. bir konya maçında emre-m.topuz orta sahasıyla oynadık, pozisyon da verdik ama galatasaray'ın, trabzon'un zor yendiği konya'ya 4 gol attık. burada mesele konya'ya 4 atmak değildi, modern çift yönlü orta saha oynatmamızdı o günkü olay. devamı gelse zamanla oturacak bir olaydı. ama aykut hoca ne yaptı gitti yine cristian ve selçuk gibi tek yönlü ve o yönü oynarkenki başarıları da şüpheli olan oyunculara sarıldı. tabi ki o mevkide bir mascherano aramıyorum ben mesela ama göz göre göre yetersiz bir brezilyalıyı ve artık fenerbahçede ömrünü doldurmuş bir selçuk'u orada görmeye de dayanamıyorum...bir de bu öne geçilen maçlarda geriye yaslanma mevzusu var ki, işte o "yerliye" şans verilmiyor adı altında ucuz milliyetçilik yapan hocalarımızın en büyük eksiklikleri bu. yahu fenerbahçeyi çalıştırıyorsun sen, rakibin senin ayarında veya daha iyi değilse -ki artık o takımlar da fenerbahçe ayarında- gol atıp ankaraspor gibi geriye çekilme hakkın yok, kusura bakma. demiyorum ki tüm takım saldırsın yine ama 8 kişiyle geriye çekilen bir fenerbahçe izlemeyi de ben bir taraftar olarak hazmedemiyorum...maalesef şunu üzülerek söylüyorum ki aykut kocaman ile fenerbahçe'nin bir geleceği yok, umarım zaman beni ve benim gibi düşünenleri haksız çıkarır ama gerçekler de ortada. inşallah en azından ayrılırken sorunsuz ayrılırız da aykut kocaman'ı yine o tezahüratlardaki gibi hatırlarız, bugünleri de ufak bir kaza gibi...

alperensaylar dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
ilquer dedi ki...

O Denizli maçı beraberlikle sonuçlanmıştı. Onu hatırlatmak istedim.

Aykut Kocaman'a gelecek olursak kendisine kesinlikle güvenmiyorum, inanmıyorum. Takım bariz bir şekilde 60'tan sonra oyundan düşüyor, kondisyon problemi olmadığını iddia ediyor. Brezilya milli takımının sol beki niye oynamıyor diye soruyorlar, "Onu Brezilya milli takımının sol bekine sorun." diyor. Kimse kusura bakmasına ama böyle hocalık falan olmaz.

http://sutvegol.blogspot.com/2011/01/futbolcuya-dayal-duzen.html

alperensaylar dedi ki...

ben birşey diyemiyorum mesela aykut hocaya. yani yılların sevgisi ve saygısı var içim(iz)de böyle dauma, aragonese ya da ilk zamanlarında zicoya kızdığım gibi kızamıyorum. ama bir gerçek var ki artık takımın oynadığı futbol da umut vermiyor. bir konya maçında emre-m.topuz orta sahasıyla oynadık, pozisyon da verdik ama galatasaray'ın, trabzon'un zor yendiği konya'ya 4 gol attık. burada mesele konya'ya 4 atmak değildi, modern çift yönlü orta saha oynatmamızdı o günkü olay. devamı gelse zamanla oturacak bir olaydı. ama aykut hoca ne yaptı gitti yine cristian ve selçuk gibi tek yönlü ve o yönü oynarkenki başarıları da şüpheli olan oyunculara sarıldı. tabi ki o mevkide bir mascherano aramıyorum ben mesela ama göz göre göre yetersiz bir brezilyalıyı ve artık fenerbahçede ömrünü doldurmuş bir selçuk'u orada görmeye de dayanamıyorum...bir de bu öne geçilen maçlarda geriye yaslanma mevzusu var ki, işte o "yerliye" şans verilmiyor adı altında ucuz milliyetçilik yapan hocalarımızın en büyük eksiklikleri bu. yahu fenerbahçeyi çalıştırıyorsun sen, rakibin senin ayarında veya daha iyi değilse -ki artık o takımlar da fenerbahçe ayarında- gol atıp ankaraspor gibi geriye çekilme hakkın yok, kusura bakma. demiyorum ki tüm takım saldırsın yine ama 8 kişiyle geriye çekilen bir fenerbahçe izlemeyi de ben bir taraftar olarak hazmedemiyorum...maalesef şunu üzülerek söylüyorum ki aykut kocaman ile fenerbahçe'nin bir geleceği yok, umarım zaman beni ve benim gibi düşünenleri haksız çıkarır ama gerçekler de ortada. inşallah en azından ayrılırken sorunsuz ayrılırız da aykut kocaman'ı yine o tezahüratlardaki gibi hatırlarız, bugünleri de ufak bir kaza gibi...

Sıradan Biri dedi ki...

Aykut Hoca'nın performansını savunamam. Yazdıklarınıza katılmamak mümkün değil. Ama kötü gidişi Alex'in yokluğuna bağlamınıza katılamıyorum. Alex'in oynadığı, Paok, Yaung Boys, Gaziantep, Ankaragücü ve bir sürü. Alex eski Alex değil. Rahat aldığımız maçların yıldızı. Tutunamadığımız maçların en kötüsü. Belli bir tempo eşiğini geçen maçlarda idare bile etmiyor, edemiyor. Antibiyotiklerde minimum inhibasyon konsantrasyonu diye bir şey var. Belli bir konsantrasyon seviyeye ulaşamaz ise ilacın etkisi sıfıra düşüyor. %90'a filan değil. Ne yazık ki Fenerbahçe de kötü giden her şeyi Alex'e yapılanlara bağlanmasına katılmıyorum.
Bu arada sizden Fenerbahçe yazıları okumak ta çok güzel.

sayerlack dedi ki...

Borges,Aykut bende en ufak bir kıvılcım bile göstermedi.Bence hemen gönderilmeli.Ben yenilgilere kızmıyorum.Ben kişiliksiz futbol oynattığına kızıyorum.Çalıştığım yerde patrona 15 adet kombine aldırdık.tüm maçları statta izliyoruz.15 kişiyede soruyorum ilk sebebi Aykut diyorlar.

Shareef dedi ki...

Vuralım mı biz bu Aykut'u şimdi ne yapalım :D Çok açıklayıcı bir yazı olmuş sonunu yazmasanız, katline ferman çıkardınız zannedecektim. Futbolculuğu olmasa da TD'liği Hagi'den iyidir, biz destekleyelim, izin verirseniz :D

Borges dedi ki...

Gerisi önemli değil: Doğrudur eksik olmuş, düzeltildi. Tşkler.

Moneywise: Fenerbahçe bugün aslında Aykut ile bir doğruyu "yanlış" bir şekilde gerçekleştirdi. Aykut Daum sonrası teknik adamı seçip klubü sportif açıdan yönetmeye devam etseydi bugün her şey başka olabilirdi. Genel görünüm açısından da söylediklerinize hak veriyorum.

Bucho: Sonucu hep beraber göreceğiz usta.

Hasan Şeker: Çok erken aslında.. bekleyip görmek gerekir.

alperensaylar: TD'lüğün uzaktan göremeyeceğiniz sorunu o yedek bırakacağınız futbolcularla aynı günü sürekli yaşamanız. kararlarınız idmanları yaptırdığınız insanlarla beraber vakit geçirdikten sonra farklılaşabilir. budur çokca sorun..

ilquer: Düzeltilecek tşkler.

Sıradan Biri: her sonucu alex'e bağlamıyorum ama biraz da bu sezona bakarsak tablonun gösterdiği de çok farklı değil burada bahsettiklerimden..

Shaareef: İnanıyorsanız desteklemeniz gereken zamandır. Ben her saniyesine göz atamadığımdan benden daha iyi görebilirsiniz kesinlikle. Ama genel tablo da budur.

Gökhan dedi ki...

Geçende bizim bloga da yazmıştım, aynısını yazayım:

Fenerbahçe’nin sezon başından beri hazırlık maçları dahil hemen hemen tüm maçlarını izledim. Benim gördüğüm takımda, bir büyük takımda olması gereken birçok temel özellik yoktu. Yardımlaşma, adanmışlık, agresiflik, oyuna itiraz etme gibi şeyler. Aykut Kocaman, zaten yetersiz verdiği taktik derslerinin yanında bu gibi psikolojik etkenleri unutmuş. Fenerbahçe’de konsantrasyon yok ve takım eğer o gün kötü oynuyorsa, “Kesin,” diyorsunuz; “Kesin bu takım bu maçı kazanamaz.”

Geçen sene Daum’un takımında bu vardı. Fenerbahçe geçen sezonda da şimdikinden çok farklı değildi oyunsal anlamda, yine taraftar her maçta eziyet çekiyordu. Fakat hiçbir maçta umudunu yitirmiyordu. Maçın son saniyelerinde gelen gollerle kaç puan kazandı bu takım, araştırmak lazım. Örneğin Kadıköy’deki Manisaspor maçında, hem deplasmandaki hem içerideki Antalyaspor maçlarında, deplasmandaki Bursaspor maçında vs. Bunların hiçbirinde iyi oynamadı Fenerbahçe. Ancak büyük takım olma psikolojisini karşısındakine hissettirip, bu farkı yaratıp galibiyetler aldı. Zaten büyük denilen takımlarla küçük denilen takımlar arasındaki temel farklardan biri de bu: Büyüklük piskolojisi.

Fenerbahçe, Aykut Kocaman’ın gelişi ile beraber bu özelliğini kaybetti. Artık üst sıraları hedefleyen vasatın biraz üstü bir Anadolu takımı gibi hareket ediyor. Aykut Kocaman kişisel özelliklerini takıma yansıtmış durumda; korkak, pısırık bir takım oldu Fenerbahçe. Bu kadar iyi ve parçaları birbirine uyan bir kadronun bu kadar kötü futbol oynamasının başka bir sebebi yok. Sorun net bir şekilde teknik direktördedir.
...

Artık destek verme zamanı diyorsunuz yazıda.. Ancak destek vermemize sebebiyet verecek bir görüntü yok ki ortada.. Skorlardan bağımsız olarak söylüyorum; Fenerbahçe Aykut'un gelişinden bu yana hiçbir maçta iyi oynamadı; dahası, rakibine üstünlük kuramadı.

Aykut bu camianın bir parçasıdır, efsanedir, yeri çok başkadır fakat teknik direktörlük olarak çok yetersizdir. Şu güzel kadroya hiçbir şey katamadı adam.

Bizden ligde puan olarak düşük sırada olan Galatasaray, emin olun; bu gidişle ligde bizim üstümüze çıkacaktır. Hagi'nin gelişi ile beraber bir ruh geldi, bir azim geldi takıma.

Armağan Özkaynakçı dedi ki...

şimdi sana kızayım mı, sevineyim mi bilemedim. büyük bir hevesle bu yazıyı yazmaya hazırlanırken okudum yazını. eline, diline, yüreğine sağlık. iki kere iki nasıl dört ediyorsa fenerbahçe tablosu da budur. % bir milyon katılıyorum

Borges dedi ki...

Gökhan: Güzel bir analiz ama teknik adamın teknik özelliklerinin yanında karakterine ilişkin korkak, pısırık anlamı çıkıyor ki hoş değil ama bunun dışında şunun üzerinden bir daha geçeyim:

Eğer inanıyorsanız.. Eğer umutluysanız bu skorlara bakılmaması gerekir. Ama zaten başından bu yana umudunuz yoktur ya da görüntü umudunuzu kırmıştır onu bilemem.

Armağan Özkaynakçı ;)) OLur öyle bazen..

UGUR BEKTAS dedi ki...

moneywise üstadım yorumları zewkle okudum,ellerine sağlık ...

daha ne yazılsın ki !!

marco dedi ki...

türk futbolunun şu anki durumu içler acısı hakkaten...galatasarayı mutsuz, fenerbahçesi mutsuz...beşiktaş için de işler iyi gitmiyor ama onların en azından hunharca(!) yapılmış transferleri var ve umutları dolayısıyla...
moneywise çok güzel açıklamış aslında sorunun kaynağını...aynı fikirdeyim...sorun ne hocalrın yetersizliği ne de futbocuların ruhsuz futbolundadır...bunlar genel anlamda futbolun gerçekleri...asıl sorun futbolumuzun yönetim şeklidir...yaşımdan ötürü takip edebildiğim seneler içerisinde hiçbir zaman belli bir yapılanma içine girmedi hiçbir takımımız...gs sayesinde zirve yaptığımız 2000lerde bile...hep bi kaos ortamında yönetildi kulüplerimiz...günlük ya da anlık tepkiler verilerek...
aykut hoca konusuna gelirsek, son dönemde hiç bir hocaya ona sunulan imkanlar sunulmadı...ne lucescuya ne dauma ne de reijkarda...hepsi de yabancı hocalar ve luce ve daumun bu ligdeki performanslarını anlatmama gerek yok...durum böyleyken artık türk hocaların zavallı edebiyatı bir son bulur umarım...fakat şunu da söylemem gerekir ki fenerbahçanin aykut hocaya verdiği destek kulüplerimizden beklediğim davrannıştır aslında...istikrar ve yapılanma adına bir fırsat olması açısından...aykut hoca ne kadar doğru tercihtir o tartışılır ve fenerbahça taraftarı tepki göstermekte haksız da deildir...ama artık bişeylerin değişmesi gerekiyor...çünkü bu şekilde devam ederse çok reijkardlar kaybeder bu ülke...