17 Ocak 2011

TT Arena ve Protesto.!



TOKİ başkanının yaptığı terbiyesizliği bir kenara bırakın. Sizce neden konuşmasının içerisinde böyle bir "tepki çekeceği yüzde yüz garanti" içerik oldu ? Amaçsız bir şekilde densizliği nedeniyle mi olduğunu düşünüyorsunuz ? Siz o konumda olan insanın neyi konuşup konuşamayacağını kestiremeyecek kadar absürd bir adam mı olduğunu düşünüyorsunuz ? 10 yaşındaki insan dahi o ahlaka ve analize sahiptir arkadaşlar.. Mesele şudur: Bu muhteşemliği biz yaptık, Galatasaray değil. Bu mabedi Recep Tayyip Erdoğan yaptırdı tek başına.! Elbette bunu söylemenin yolu Galatasaray yönetiminin acziyetinden bahsetmek...Yüzde yüz tepki garantidir dünyanın her yerinde.!

Erdoğan stada girdiğinde ilk soru yine bu mevzu. Mehmet Ali Birand söze bu şekilde giriyor. Başbakan üç kez duran stadyum inşaatını bir şekilde iteledi ve bitirdi.

Kaç gündür konuşulan nedir ?

TT Arena'nın muhteşemliği midir yoksa Recep Tayyip Erdoğan'ın bu stadın yapımı konusunda gösterdiği çaba mıdır ? Ne kadar spora emek vermiş Başbakan olduğu mudur ? Bu nerden bakarsanız bakın siyasi kurnazlığın sonucu oluşmuş olumlu bir tablo değil midir Başbakan adına ?

Kabul etmek gerekirse Recep Tayyip Erdoğan'ın ortası yok. Onun ya çok seversiniz ya da nefret.. Her kesimden insanın geldiği herhangi bir spor organizasyonuna katıldığı vakit orada bulunanların muhtemelen yarısı organize olmaksızın kendiliğinden ona tepki gösterecektir diğer yarısı onu gördüğü için sevincinden ağlayacak durumda olacağı gibi.. Hani alınan sportif başarısızlıklar sonrası kendi başkanını dahi es geçmeyip yuhalarken sahaya sizi şereflendirmek için zahmet edip gelen Ajax'a dahi tepkinin olduğu yerde ülkenin tartışılan isminin tepki almaması mümkün müdür ? Bu kadar başarılı olmuş siyaset adamının bunu görememesine olanak var mıdır ? Yok.. Bugün gitsin herhangi bir yere yine aynı tepkiyi alacaktır. Basketbolda yüzümüz gülerken dahi verdiğimiz tepki ortadadır. Dolayısla Başbakan tüm bunların farkında olarak o stadın içerisine "sinirlenip terk etmek üzere" giriş yaptı ve fakat gayet de geçiştirilebilecek bir tepkiyi bilinçli olarak büyütüp istediğini aldı zira başka türlü bu stadın yapımındaki emeğini milyonlarca kez birilerinden dinlemek durumunda kalmazdık.. Ne kadar sporsever bir başbakan olduğu binlerce kez tekrar edilmek durumunda kalmazdı. " Bu stadı ben yaptırdım, GS'ın bir kuruşu yok" diye ertesi gün yine aynı konuyu konuşmazdı.

Bu gerçekleri dile getirerek stadı gerçek sahibinin üzerine yazdırmak asıl dertleriydi. Toki başkanı kendi başına bu densizliği yapamaz. Başbakan'ın girişinde dahi o emeğine övgüyü bekler durumda olduğunu anlamadınız mı ? Amaç bu stadyum üzerinden Tayyip'in emeğinin altını çizmektir. O söylemlerin o stadın içerisinde tepki çekeceğini bilmiyorlar mıydı ? O tepkiye göre bir plan hazırlanmamış mıydı ? Doğrusunu söylemek gerekirse her şey istedikleri gibi olmadı mı?

Bu stadın yapımından dolayı siyasi bir çıkar elde etme amacıdır. Hiçbir şey olmasaydı dahi tek başına TOKİ başkanı başbakanı göndertecek tepkiyi yaratacaktı. Böyle densizliğin göze alınmasının bir başka açıklaması inanın yok.

Bugün BirGün'e yazdım: Neden Teşekkür edelim ?



Ben ülkenin başbakanından stadyum konusunda yardımcı olmasını değil ülkeyi doğru bir şekilde yönetmesini bekliyorum. Onu gördüğüm her ama her yerde bu yönetim biçiminin karşılığını alacaktır. CHP Galatasaray'a Messi'yi transfer etse de insanlar ona Messi'nin havalimanına geldiği gün dahi yaptığı ya da yapamadığı muhalefetin üzerinden bir değerlendirmede bulunacaktır.

Yol mu yapmış kavşak mı yapıyor ? Bunlar bir devletin yapmak zorunda olduğu görevleri. Münih belediyesi Arena için otobanı çevirdi, dörtlü şerit yaptı, kimse de teşekkür etmedi zira yapmak durumundadır. O ülkenin başbakanı her iki haftada bir elli bin insanın girip çıkacağı güzergahı doğru bir şekilde düzenlemelidir. Neden teşekkür edelim ? Benden aldığı vergi için gelip bana teşekkür ediyor mu ya da üzerinde gittiğimiz yollar için teşekkür mektubumu yazıyoruz devlete ? Ne idüğü belirsizin önde gideni "kızdırdınız başbakanı ve o da size yol yapmayacak" diyerek durumu olağan karşılamasını boşverin bu demokratik bir ülkenin başbakanı değil de Osmanlı'nın padişahı gibi davranmayı haklı gösterecek kadar kayışları koparmış bir şekilde köşe yazısı yazabiliyor.. El insaf arkadaşlar..



Bir Metro istasyonu. Alianz Arena için genişletilmek, yeniden inşa edilmek durumunda kaldı. Bu Münih belediyesinin yapmak zorunda olduğu bir hizmettir. Neden ben bunlar yapıldığı için ayrı bir şekilde minnet duymak zorundayım açıklar mısınız ? Daha da önemlisi bunların Başbakanın keyfi kararı olarak yapılmayacağı korkusuna neden kapılıyorum ki ? Ülkenin zorunlu hizmetini başbakanın keyfine bırakan zihniyet ya da astığım astık kestiğim kestik mentalitesi eleştirilmez de bizden ekstra 'sağolasın paşam sen olmasan var ya" minneti beklenir ? Her an bize kızıp da yapmak zorunda olduğu işleri yapmayabilir korkusu bu ülkede işlerin nasıl yürüdüğünün ve toplamda nasıl yönetildiğimizin bir göstergesi değil midir ?



Alianz Arena dünyanın en modern stadyumlarından bir tanesidir ve toplam maliyeti aslında 286 milyon avrodur. Yaklaşık bir yirmi yıla uzanan ödeme planı içerisinde Bayern München'e faizleriyle beraber 340 milyon avroya patlamıştır. Her sene 15 milyon avro ödeyerek yirmi yıl içerisinde bir stadyuma sahip olacak Bayern Klubü..

Soru şudur: Üç yılda yaklaşık 200 milyon avro sadece transfere yatırabilen bir klubün Alianz Arena fiyatının en az yarısına Arena kadar güzel bir stadyum yapma şansı yok muydu ?

Var ama beceriksizlikler nedeniyle gerçekleşmedi. Peki bu beceriksizliğin faturası bu insanlara kesildi mi ?

TT arena 128 milyon avroya mal olmuştur. Sonradan çıkan ekstra masraflarla beraber kabaca 150 milyon diyelim. Üç yılda 200 milyon avro transfere para yatırabilen bir klubün böyle bir stadyumu devletten bağımsız olarak yıllardır yaptıramamalarının nedenleri nelerdir ? Varsa bir başarısızlık bunun sorumluları cezasını çekmelidir. Eğer bu dev klubün gücü ile böyle bir stadyumu yaptıramıyorsanız bu işbilmemezliktir. Neden bunun cezasını Eski başkanlar ile beraber Adnan Polat ve yönetimine kesmek var iken insanlar bunu bilinçlerine yapılan tecavüz ile ödemek durumunda bırakılıyor ? Acı değil midir bu.. Bir futbol klubüne taraftar olmanın böyle ağır bedeli mi olmak durumundadır ? Her gün lanetlediğini alkışlamak mı gerekir ?



Ülkenin milyonlarca insanı Galatasaraylıdır. Aynı zamanda bu insanların en az yarısı bu resmi gördüğü zaman pek hoş olmuyorlar. Aralarında doğru/yanlış önemsiz suretini gördüğünde sinir krizi geçirecek kadar nefret edenler de mevcut. Bir başka siyasi motifi de bu resmin yerine koyabilirsiniz. Bu stadyumu Galatasaray yönetiminin beceriksizliği sonucunda Apo'nun partisi olarak algıladığınız Barış ve Demokrasi Partisi'nin desteği ile yapıldığını ve normal yaşamının içerisinde her gün küfrettiği bir partiyi Galatasaraylı olmanın bedeli olarak alkışlamak durumunda kaldığını ? Ya da MHP'nin.. Ya da X'in.. Bir halkın algısına böyle bir tecavüzü kimin yapmaya hakkı vardır ? Recep Tayyip Erdoğan siyasi bir karakterdir. Gittiği her yere Stadın yapımında verdiği iki emir ile değil ülkenin yönetimi esnasında yaptıkları ile karşılık görecektir. O halk, insanlar her gün tonlarca nedenden oluşan kızgınlıklarını bir anda unutup başka mı bakması gerekir ? Dürüst olun, mümkün müdür bu ?

Bugün Adnan Polat "İşte benim şaheserime sonunda bitirdim" diyemiyor zira onun ekmeğini yemek isteyen ve tahmin etmediği çok daha büyük bir güç ortaya çıktı. RTE "BU stadı Galatasaray değil ben yaptım". "Stadın yapımında ismi geçenlerin tek kuruş parası bu stadın içerisinde yoktur, ben yaptım"

Bunlar onun daha stadın içerisine giriş yapmadan önce halka belirtmek istediği söylemlerdir. Tepki filan hikayedir yahu. TOKİ'nin başkanını koyarsın anında alırsın tepkiyi sonra da vurun dünyanın en doğal tepkisini veren Galatasaraylılara..

Bugün Galatasaraylı ortaya çıkıp da şöyle muhteşem bir stadımız var artık diyemiyor zira daha anlaşma bile yapılamamış ve yine çok da hazzetmediği birilerinin diğerlerini affedip stadı takımına kiralamasını bekliyor.

Kimileri de RTE'nin stadın içerisinden kovulduğunu düşünerek zafer kazandığını düşünüyor. Böyle bir lider olabilecek en doğal tepkiyi düşenemeyecek kadar apal olabilir mi ? Eylemlerine eleştiri getirebiliriz ama zekasına değil. Burada düşünülmüş ve başarıyla uygulanmış bir plan söz konusu. Son iki güne bakıp da gördüğünüz yazılar nelerdir ? Kim kazanmıştır a dostlar..



Bugün yazdığım yazı BirGün'de manşetten verildi. Bu yüzden bu konuyla ilgili buraya yazamadım. Mail atıp özene bözene eleştiri dolu yazılar yazar iken biraz daha dikkatli olursanız sevinirim. Eleştirdiğiniz için değil onca yazıya rağmen kendimi tanıtamadığımı gördüğüm için üzülüyorum. Neyden kaçındık şimdiye kadar ki böyle hemen herkesin tepki gösterdiği bir konuya yaklaşmaktan kaçınalım ?

Hülasa; nerden baksan gurur diye yazmıştım o günün başında stadı görünce Tivıtıra.. Aslında nerden baksan utanç kaynağı olacağını bilebilir miydim ki ? Ve tüm samimiyetimle kırık dökük Ali Sami Yen'de üç yıl daha oynar adabıyla bir stadyuma "bizim bu.!" diyerek gururlanma sonucunda geçmeyi yeğlerdim kesinlikle.. Sorsaydınız bu şekliyle ben kesinlikle istemezdim.!

61 yorum:

Ata İsmet Özçelik dedi ki...

Abi mükemmel bir yazı olmuş, söylenecek başka bir şey yok.

Anarchie34 dedi ki...

eline sağlık güzel kardeşim

tandemibozmak dedi ki...

Bu konuda okuduğum en aydın en nitelikli görüş oldu. GErçekten ne düşünüyorsam onu okudum. Daha bu konuda yazma fırsatı bulamadım fakat gördüm ki yazmama gerek kalmamış.. Ellerinize sağlık, büyük bir keyifle okudum..

OffGuard dedi ki...

tam da aklımdan geçenleri yazıya döküp mana katmışsın teşekkürler. bu yazdıklarına tamamiyle katılıyorum

gerisi önemli değil... dedi ki...

galatasaray yönetimini ve vefat etmiş özhan canaydın'ı bile aşağılayan bir kapıkulunu protesto etmek kadar doğal bir durum yokken, başkanın kendisi bile bu aşağılanmayı sineye çekmiş, başbakan protesto edildi diye ortayılığı galeyana getiriyorlar. ki yuhlansa ne olacak, sanki stadın parasını oğlunun düğününden gelen para ile karşıladı. bu durumdan daha aşağılayıcı bir şey olamaz. gerçek rezalet bu aslında. dediğiniz gibi her şey planlı ve programlı. adam her şeyden mağduriyet çıkarma üstadı. versin kasımpaşa'ya stadı veya ibb'ye. ne halleri varsa görsünler.

dün show tv hariç herkes başbakan protesto edildi diyor. yazık, toki başkanının adını ağzına alan yok. rezalet harbiden diz boyu. ben galatasarayımın bu kadar aşağılandığına tanık olmamıştım. ne 6-0'da bu kadar nevrim dönmüştü, ne de başka bir şeyde.

Koray Özdemir dedi ki...

Galatasaray zamanında Mecidiyeköy'deki likör fabrikasını arazisiyle birlikte almak için 23 milyon dolarlık bir anlaşma yapmıştı. Faruk Süren zamanında. Jardel'e, Bülent Akın'a, Sekan Aykut'lara milyon dolarlar veren bir yönetim o araziye kaynak yaratıp 23 milyon dolar veremedi ve o arazi geçen yıl 230 milyon Euro'ya satıldı. O parayla istediğin yere istediğin gibi harika bir stat yapabilirdin...

Yanlışlar bitmiyor ki.. Neresinden tutsan elinde kalıyor.

Adnan Polat bugün bıraksa, ben yine de iyi yönetilebileceğini düşünmüyorum Galatasaray'ın.

jugador dedi ki...

hislere tercüman bir yazı olmuş. eline sağlık.

bss dedi ki...

çok güzel bir yazı.konunun aslında galatasaray ile bi alakası da yok!olay artık ülkenin nasıl yönetildiği ile,güç gösterileri ile nasıl minnet ettirilmeye çalışıldığının bir kanıtı,RTE nin gelmesi ve aldığı protesto.

simon dedi ki...

Galatasaray ve Galatasaraylilar hicbir sekilde siyasi idareye göbekten bagli kalmamalidir, kalmayacaktir da.Isyandir cünkü Galatasaray, iste tam bu yuzden sectik bu renkleri. Verilen tepki tabii ki bize bir zafer kazandirmamistir ancak bu taraftar (millet) daha ölmemis de dedirtmistir ayni zamanda. Yapilan onca hatadan hatta serefsizlikten daha fazla bahsetmeye gerek yok ki gunlerdir fazlasiyla degindik.
Yapilmasi gereken baska birseydir artik, yillardir unuttugumuz bize zorla unutturduklari birsey. Yeniden organize olmak, kokusmus organizasyonlari kendi pislikleri icinde birakip TEKYUMRUK olabilmek. Taraftarligimizi ellerine gecen her firsatta sorgulamis, isportaci parali askerleri taraftar maskelerini ellerinden alip aramizdan defetmek. En azindan bundan sonra bu armanin yaninda, firsatcilarin tam da karsisinda durabilmek, en onemlisi asla ve asla sadece hakli oldugumuz icin özur dilememek.

manu dedi ki...

Harika bir yzı olmuş teşekkürler.

YZ Şahin dedi ki...

Tebrikler ve teşekkürler abi. Mükemmel bir yazı.

baris_gerceker dedi ki...

Abi temelde hemfikir olduğumuz onlarca nokta var ama ben "Protesto edileceklerini bile bile, hatta buradan ekmek çıkartmak için geldiler" noktasındaki o komplo teorisini bu bürokrat seviyesinden beklemiyorum. Bu kadar incesini akıl edemezler gibi geliyor. Ondan ziyade, yaşadıkları ve kendilerini kapadıkları demokratik (?) saltanat içerisinde ne olursa olsun içeride davetiyeyle çağırılmış seçkin halk kesimi tarafından minnetle karşılanacaklarını sandılar, tam tersi olunca ayarsız ve plansız güç refleksleri devreye girdi ve hamaset başladı. Ondan sonrasında gündemin lehlerine döneceğini tabi ki tahmin etmişlerdir ama baştan sona yazılı bir senaryo olduğu hissine sahip değilim.

Mustafa B. dedi ki...

Yorumsuz bir yazı abi harika.

Borges dedi ki...

barıs gerceker: Şunu düşünmelisin. TOKİ başkanı o konuşmayı neden yapmıştır ? Bir an düşünemedi tepkilerin geleceğini ? Polat yönetimi ile arasında bir husumet mi var ? yooo.. Konuşma tarzına odaklanalım, bu kadar gerizekalı mıdır sence yoksa bir planın parçası mıdır ?

Ki.. O protestoların alasını da görse kalabilirdi olduğu yerde. Nedir ki beş saniye ismi geçtiğinde süren bir yuhalama Hatta Polat'a göre 300-500 kişinin yuhalaması.! Yok öyle bir şey. O başkan o kadar da aptal değil bömyle sacmalayacak..Kendiliğindenliği bana çok doğru gelmedi.

Sen başka düşünürsen de bir şey diyemem elbette. Bence'si budur.

Eray Güleryüz dedi ki...

bursaspor'u da benzer bir gelecek bekliyor:

http://tarator16.blogspot.com/2011/01/hayirli-olsun-insallah.html

sadik dedi ki...

Güzel yazı olmuş, bu arada borges bu olayın almanya da herhangi bir yankısı oldu mu? eğer bu protesto olmasaydı o stadı sahiplenmemiz mümkün olmayacaktı ama bence şimdi bu stad bir simge olabilir sadece galatasaraylılar için değil tüm türkiye halkı için. Bu olayda tarihe geçmiştir ayrıca, tarih her zaman gollerle yazılmıyormuş futbol sahalarında bunu görmüş olduk. stadı tümbu olaylardan bağımsız olarak teknik açıdan nasıl buldğunu merakediyor bununla ilgi görüşlerini paylaşırsan sevinirim borges. yazı için tekrar teşekkürler ellerine sağlık, teşekkür edilmesi gerektiğinde edebiliyormuşuz demek ki:)

Borges dedi ki...

Sadık: Sorularının cevaplarını yazılarda postlarda bir şekilde vermeye çalışacağım.

Siz sağolun

ugur dedi ki...

Öncelikle eline sağlık abi, gerçekten çok güzel. Son cümlenden başlayayım; aynı fikirdeyim ama şöyle, bence: "Ya düşmanına gebe kalmayacaksın, ya da gebe kalınca artistlik yapmayacaksın." 5 yıldır başbakanın işin içinde olduğunu söyleyip ona her fırsatta teşekkür eden Adnan Polat, bu olayın kahramanını zaten yaratmıştı. Çünkü kendi beceriksizliğini örtecek belki de tek yardımcı RTE olacaktı, ki bu da RTE için siyasi anlamda rant yapmak için büyük bir şanstı.

Ben olayların tam olarak böyle gerçekleşeceğini düşündüğünü sanmıyorum. Protesto RTE için sürpriz olmuştur hatta. Onun beklediği, 5 yıldır süregelen "bravo padişahım sen büyüksün" tarzı bir yaklaşımdı ve bunu birçok mitingde vs. kullanmaktı. Böyle düşünmemin sebebi şu: "İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından inşa edilen 28 kavşak ve yol, 2 yeni Metro istasyonu ile 3 yeni spor salonunun toplu açılışı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın katılımıyla 16.01.2011'de yapılacak." Yani Arena'nın açılışından 1 gün sonra, bunların ardarda denk gelmesi tesadüf değil.

"O halk, insanlar her gün tonlarca nedenden oluşan kızgınlıklarını bir anda unutup başka mı bakması gerekir ? Dürüst olun, mümkün müdür bu ?"

Bir de bu kısma itirazım var:

İnsanlar; ülkeleri, hatta kendileri için yapılan güzel şeylere, sırf "karşıt siyasi görüşteki" birileri tarafından yapıldığı için olumlu bakamıyorlar. İleri gitmemizi engelleyen en büyük sorun da bu bence. Siyaset felsefesinden hiç haberi olmayan insanlar yapıyor en çok siyaseti.

eyvallah

Umut Pınar dedi ki...

Elinize emeğinize sağlık.Altına imza atılabilecek bir yazı olmuş..

Osman dedi ki...

Aradan iki gün gecip, olayin el yakan sicakligi ilidiktan sonra bazi seyleri daha iyi analiz edebiliyoruz.

Üc hafta önce Facebook'ta durum iletisi yazmistim, Yunus Akgül'ün basin toplantisinda Adnan Polatin yaninda RTE'yi anormal derecede övüp, Polat'in sus pus kaldiginda, "Ben bu Arena'yi nasil seveyim artik?" diye.

Malesef o anki duygularimi Tayyip tayfasi dogrularcasina bilincli bir adimla acilisi lekelediler. Seninle hemfikirim. Bu stadyumu onlarca önemli mevkiide bulunan devlet ve isadamlarinin teyidiyle üzerine ancak bu sekilde gecirebilirdi.

Egemenler adeta el pence divan olmuslar Basbakan icin. Böyle halk icinde "tassakli" diye tabir edilen hic, ama hic bir kisi muhalif düsünemiyor. Übergalatasarayli dedigimiz Abdürrahim Albayrak dahi suspus rengini belli etti - senin tek askin demek ki Galatasaray degilmis.

Ve en acisi, bence Polat yönetimi gittiginde dahi, yerine baska bir zihniyet gelemeyecektir, ülkenin mevuct sartlarina göre. Ne stadyum Galatasaray'i Galatasaray yapan stadyumdur artik, ne yönetim felsefesi, ne taraftar profili. Bizim sevdigimiz Galatasaray Feldkamp dönemindeki son sampiyonlukla bize veda etti. Korkarim artik sadece anilarimizla Galatasarayli kalacagiz.

Adam dedi ki...

"Size neden teşekkür edelim?" şeklinde bir yorum yazmak, "Başbakanı niçin protesto ettik?" sorusuna cevap verememenin mahçupluğu olsa gerek.
Evet TOKİ başkanının yaptığı yanlıştır, son derece çirkindir. Söyledikleri doğru olsa dahi yer, zaman ve üslup uygunsuzdu.
Lakin öncesinde başbakanın ıslıklanması çok büyük terbiyesizliktir. Hem ASY, hem de Seyrantepe kullanım haklarını kaybeden GS camiasına resmen başbakan tarafından hediye edildi bu stat.
Minnet duymayabilir, teşekkür etmeyebilirsiniz. Fakat ıslıklamak, yuhlamak niye?

Not : AKP'ye oy vermiş değilim. Mümkün olduğunca objektif bakmaya çalışıyorum.

Borges dedi ki...

Adam: Öncelikle şunu izleyelim.

http://www.yildiz.tv/?act=dvr&chan=tv8&seekTime=17-01-2011%252016:01

Sonra sallamaya devam edebiliriz. Kim kime 300 milyon hediye ediyor yahu ? Bu gibi büyük yatırımlar GS'a hediye mi edilir ? Geçelim bunları.

İkincisi bir "yuhalama" bir "ıslık" sonrası çıkartılan bunca tantanadan dolayı bu millet utansın ben değil. DÜnyanın en basit ve en sık şiddet içermeyen ve kısa süren bir eylemini böyle gündeme taşıyan bu insanlar utansın arkadaşım ben değil.

Herkesin demokratik bir hakkıdır yuhalamak. Ajax başkanı dahi şaşırmış ki neden siz şaşırmıyorsunuz ben de bunu anlamıyorum. Mesele AKP'li olmanız değil mesele insanın temel hak ve özgürlükleri konusunda eksik kalmanız, bilgisiiz olmanızdır. BAşbakan çıktığı her yerde alkışlanabilir ya da ıslıklanır bıundan daha doğal daha olağan bir şey yoktur. Olağan olmayan ise GS'I tehtit etmesidir. Keyfe keder yol yaptırırım yaptıramam noktasına indirmektir.

Yunus dedi ki...

Bu yaşanan hadisenin seninde yazında belirttiğin gibi RTE nin planlı bir organizasyonu olduğunu adnan polat açıklamalarıyla kanıtladı aslında.. bizzat kendisi kanaltürk de canlı yayına bağlanıp başbakan bu protestoların olacağından haberdardı dedi..

marco dedi ki...

adam...galatasaray yeni stadına kavuşabilmek için hem ASY ni hem de sahipi olduğu seyrantepe arazisinin büyük bir kısmını kaybetmiştir...AKPye oy vermemiş olabilirsin ama tam bi AKP li gibi düşünmüşsün...gs taraftarına (milletimize) yapılan şeyin katlanılabilir bi tarafı yok...kusura bakma...
asıl terbiyesiz olanlara o kadarcık protesto koymaz merak etme sen...

fatih dedi ki...

Siz de biliyorsunuz ki karşıt görüşte bulunan insanlar ıslıkladı.Bu kadar basit.Seveni var sevmeyeni var.Gayet normal.Herkesin demokratik bir hakkıdır demişsin yuhalamak ama yeri orası değildi .İşte insanların anlamadığı yer burası.

Ahmet dedi ki...

biri galatasaray isyandır filan diye zırvalamış. kim isyandır bilader? devlete yeni bürokratlar yabancı dil (fransızca) bilsin diye padişah tarafından açılmış okulun yetiştirdiği modern kapıkullarının (devlet memurları) lisesi ve onun takımının seyircileri mi isyandır?

git allah aşkına tarih sosyoloji hiçbir şey bilmeden laf olsun diye sloganik saçmalıklara boğuyorsunuz ortamı.

bu ülkede gerçek anlamda isyan edenin ve onların spordaki temsilcilerinden bihaber, bürokratlara isyankar rolü biçmek için sağlam cahil olmak lazım. senin kürtten, aleviden, gayrımüslimden, müslümandan şundan bundan ve devletçe ezilmiş bilumum adamdan haberin yok.

"cehaletin bu kadarı tahsil ile mümkündür"

ve hatta hatta:

"sorsalar mağdurun gaddar kendin gösterir."

Borges dedi ki...

Ahmet: ?Misal benim köyümde hemen herkes Beşiktaşlı, Galatasaraylı, Fenerbahçelidir. Kardeşler arasında dahi ben GSLi, kardeşim Beşiktaşlıdır. Galatasaray bu bahsettiğiniz çevreden müteşekkil bir taraftarlar topluluğu mudur? Değil elbette. O stadyumun içerisinde bugün yuhalayanı kadar seveni mevcut idi ve fakat mesele burada basit bir yuhalamanın sonrası ve belki de öncesidir.

hmm dedi ki...

sonunda birisi biraz daha derin dusunup birseyler yazmis. saol borges. bu tepkinin bilincli bir sekilde toki baskani tarafindan yaratildigini dusunuyorum. zaten bir konuyu tartisirken en buyuk hatamiz karsimizdakileri hafife almak. bunun neden yapildigi konusundaki yorumun da gercekten tatmin edici.

mantiksiz elestirilere de kulak asma devam et dostum.

Adam dedi ki...

Borges, ıslıklamak elbette suç teşkil etmez. Ancak ben evime gelen misafiri "demokratik hakkım" diye ıslıklamazdım. Kusura bakmayın ama ıslık olayını terbiye sınırları içerisine sığdırmaz bu açıklama.

marco, Galatasaray SK hem ASY hem de Seyrantepe üzerindeki kullanım hakkını yasal olarak çoktan kaybetti zaten. Devlet 2 sene sonra ASY'den çıkın, ne haliniz varsa görün diyebilirdi. Tabii bu kimsenin işine gelmezdi.

Borges dedi ki...

Adam: Futbol sahaların içeriğine de göz atmak gerekir.

Adam "burası sizin eviniz değil" diyor. YAzının içerisinde de konu edildiği gibi GS'ın yönetiminin acziyetinin üzerinden geçip kendi reklamı peşindee ama buraya hakaret ederek..

Dünyanın en olağan durumu şudur ki bir başbakanın herhangi bir topluluk içerisinde ıslıklanmasıdır. Hepsi ve tamamı budur.

Sacit Tekin dedi ki...

TOKİ Başkanı'nın bilerek ve isteyeren provokasyon yaptığını söylemek kolay değil. Burada sorgulanması gereken bu cesareti kendisinde nasıl bulabildiği. Galatasaray camiasının bu cümlelerden rahatsız olamayacağını düşünecek kadar hassasiyetini kaybetmiş olması sorgulanması gerekecek bir şey. Ben buna tam anlamıyla basiret bağlanması diyorum, kışkırtma isteği olduğunu kesinlikle düşünmüyorum onu iddia etmek çok ileri gitmek olur bence.
Kendisinin protesto edilmesi gayet doğru bir davranış olduğu konusunda da sonuna kadar hem fikirim.


Başbakan'a tepki göstermek demokratik bir haktır, buna saygı duyuyorum elbette ki son zamanlarda ki ortalmasıın üstündeki sınır tanımaz tavrının tepki çekmemesi düşünülemez lakin...

Mevzu Galatasaray ise oturup düşünmek gerek. Ne din ne siyasi görüş ne ırkı ne de başka bir şey orada insanları birleştirmiyor, sarı-kırmızılı renklere ama az ama çok duyulan sevgidir o sıralarda omuz omuza tutan bizleri. Elbette vatandaş olma üst kimliği bir tarafa atılamak ama Galatasaraylılık alt kimliğinin orada insanları birleştirdiğini unutmamak gerek.

Daha ilk protesto anında ki saat 6 civarına tekabül ediyor, gecenin sorunlu geçeceğinin tahmin etmiştim.

Ben başbakan'ın protesto edilmesine değil Galatasaray için çok önemli olan bu milat gecesinde bu eylemin olmasıdır beni düşündüren.

Tayyib'in "küstüm, vermiyorum" tavrı da fazlasıyla çocuksu zaten, eninde sonunda orası Galatasaray'ın olacak ama sonunda pek hoş hatıralar ile anılmayacak bu gece.

Adnan Polat'ın tüm bu yaşananlar sırasında çizmiş olduğu tablo, ezik tavır belki de en üzücüsü. Egemen Bağış'ın azarlayan konuşmaları ve kireç gibi suratıyla Adnan Polat. Zor bir durum ama sınırlarını bilerek dik durmayı beceremedi başkan.

Yapılanlar için özür dilenebilir ama taraftarı saptamak, cezalandırmak komikliğine düşmek...

marco dedi ki...

toki başkanı aynı açıklamayı bugün olsa bi daha yaparım demiş verdiği röportajda...fakat ben staddaki konuşmasının tam metnine ulaşamıyorum nedense...vidyoyu da spiker abimiz babalamış saolsun...bi acayip iş vesselam...

Borges dedi ki...

Sacit Tekin: TOKİ başkanı GAlatasaray yönetimi ile sorunlu da değil iken neden böyle bir saçmalık yapsın ? Bakın bunun tepki getirip getiremeyeceğini öngöremeyen özürlü bir insan olarak algılayalım bir kaç dakikalığına. Ortada yönetim bazında bir düşmanlık da yok iken bu tavrın nedeni nedir ?

Ki bırakın onu toplamda oluşan tepkiden dolayı stad yine de terdedilmez. Zira Basketbol açılışında sağda solda bu tepkileri görmeye alışık olması gerekirdi. "gidilmek" istenildi. Tepki kesinlikle bekleniyordu. GS taraftarı bundan bağımsız da tepki gösterse de bu konuşma sonrası yaşanacakları kestirmek inanın sorun değil.

Sonuç: Günlerdir Tayyip Erdoğan'ın stadı nasıl yaptırdığı konuşuluyor. Akabinde bizzat RTE De söylemlerini buraya çekti zira niyet buydu. Herşeye rağmen oldu bittiye de getirilmedi ki başından beri hedef buydu..

BUnlar benim düşüncelerim elbette

Adam dedi ki...

Borges, TOKİ başkanının açıklamaları bir Fenerbahçe taraftarı olarak, beni dahi dumur etmiştir. Bu adama gösterilen tepkiyi normal karşılayabilirim.
AKP'nin de burdan siyasi bir kazanç elde etme çabası hoş değil. Fakat ne şartta olursa olsun, baştaki protesto bana olağan gelmiyor.
Aynı güruh kendi başkanını ASY vedasında protesto etti. Bence bu da çok çirkindi. Ben GS taraftarı olsaydım böyle birşey yapmazdım, en azından bayram günü gibi olması gereken açılış maçında yapmazdım.
Ne büyük bir düşmanlık ve nefret besleniyormuş ki; açılış, kapanış dinlemeden protesto ettiler. Bu sağlıklı olmayan bir ruh hali bence.

marco dedi ki...

adam...adnan polatın veda gecesi ıslıklanması konusunda seninle aynı fikirdeyim...yapılmaması gerekirdi...çünkü o gece nostalji gecesiydi...o gece önemli olan geçmişti...gelecek kaygısı o gece bir kenara bırakılmalıydı...
fakat açılışın önemi de başkaydı gs taraftarı için...yeni bir gelecek demekti...bir bayramdı senin dediğin gibi...işte böyle bi günde geleceği ayrı tutamazsın,tutmamalısın...yaşadıklarımız bize gösterdi işte bunu...geleceğimizle oynamak isteyen ne kadar çok kişi olduğunu ...ve alakalı alakasız ne kadar çok insanın bunların yalakalığını yaptığını...
bu insanlar yüzünden zaten canından bezmiş bizlerin elinde futboldan başka çok mu şey kaldı artık...tuttuğu takımın renklerinden başka neyimiz var artık milletçe sevinip eğleneceğimiz...ve o gs taraftarı ki son dönemde yaşadıklarını hepimiz biliyoruz...ellerinde olan tek şeyi de kaybetmek üzereler...ne olur bu ıslığın yeri ve zamanı deildi demeyin...ne yapalım yani susup, nefret ettiğimiz insanların kalbimizi de sahiplenmesine göz mü yumalım?...istedikleri herşeye sahip deiller mi zaten?...

UyAha dedi ki...

bir trabzonspor taraftarı olarak galatasaraylı kardeşlerimi verdikleri bu tepkiden ötürü alkışlıyorum.
toki başkanı bizim oralıdır ama misal yeni yapılacak akyazı stadında gelip böyle bi konuşma yapsa bizim taraftar o stadı yıkardı o gece.
bu adamlar bunları bilmiyor mu? bildikleri için yapıyorlar.

biraz geriye gidersek bu stad mevzusunda boşbakanın pek sesi çıkmıyordu. ne zaman ki mustafa sarıgül ve onun rüyasından falan bahsedildi ondan sonra bunlar her yerde ve sert bi üslupla stadı kendilerinin yaptığını söylemeye başladılar.

bunların hepsini bi kenara bırakırsak, takım bu kadar kötüyken ve sürekli protesto edilirken adnan polat'ın sırf baskıları azaltmak için palaz paltıraz stada geçme isteği ve medyayı fazlasıyla meşgul etmesi. dolayısıyla burda ki rantı gören başbakanında bundan pay alma isteği vs.

neresinden tutsan elinde kalan bir hikayenin kahramanları; ezilip büzülen bir başkan, kendini padişah sanan bir başbakan, ne idüğü belirsiz ve ne konuştuğunu bilmeyen bi toki başkanı, artis artis konuşup kendinden nefret ettiren egemen bağış, yazılı ve görsel medyada padişaha dalkavukluk yarışına giren onlarca gravatlı, ve bütün bunların ortasında galatasaray taraftarı.

bizim başkanda çıkmış protestolar yanlıştı falan diyor. ulan ne işler be!! babacan sadri iş başında..

bu blogun çok okuyucusu var bilmeyenlere hatırlatayım;
fenerbahçeyle yaptığımız bir maçta çıkan olaylardan sonra iki kulüpte ceza almıştı. padişah o zaman fenerin aldığı ceza haksız diyip kaldırtmıştı o cezayı.

buna tepki gösteren trabzonspor başkanı özkan sümer "TRABZONSPOR BÜYÜKLÜĞÜNÜ İSTANBUL TAKIMLARIYLA SEVİŞEREK DEĞİL, SAVAŞARAK KAZANMIŞTIR" deyip bu olayı protesto ederek görevini bırakmıştı.

o günlerden bu günlere işte...
şimdi memmmet ali şahin bu sene trabzonspor'luyum demiş.

içimden geçenleri söyleyip başını belaya sokmayayım borges durduk yere..

yazın harika bu arada.. 3 gündür bloglara bakıyorum böyle bi yazı görmek için. saygılar..

saman adam dedi ki...

bu komplo teorinizle rte ile benzer bir düşünce yapısına sahip olduğunuzu gösterdiniz aslında. çünkü o da tıpkı sizin gibi insanların burunlarının dikine gidebileceğini, sırf birileri bir şeyler istiyor diye doğru bildiklerinden vazgeçmeyeceklerini anlamıyor. her tepkiyi, protestoyu kendisine karşı organize bir oluşum olmakla suçluyor. tıpkı kendisi gibi onların da doğru bildiklerini her şart altında dile getirmekten çekinmeyeceğini düşünmüyor. siz de aynı şeyi yapıyorsununz. rte'nin basketbol salonunda, orada burada protesto edildi diye arenaya gitmekten kaçınmasını yahut yapacağı konuşmada kendi icraatlarından bahsedip kendine siyasi rant devşirmemesini bekliyorsunuz. rte'nin böyle birisi olmadığını görmek ve kabul etmek yerine hemen komplo bunlar diyorsunuz. kusura bakmayın da o beceriksiz yöneticiler galatasaray'a yeni bir yuva veremezlerse bayern'in yaptığı gibi; devlet babaya avuç açarlarsa ki bir taraftar için ne kadar acıtıcı olsa da durum budur. devletin başındaki adam da falanın yuvasına gidiyorum vs. demeyip herhangi bir yere gidiyormuş gibi davranır ve konuşur. yanlış konuşur, yapar falan o başka meseledir. ama komplo var demek bambaşka.

hem gerçekten bu kadar acayip olan nedir? gerçekten de almanya'da, avrupa'da neyim kimse herhangi bir şeyden siyasi rant elde etmeye çalışmıyor mu? herkes müthiş bir görev bilinciyle hareket edip arkasına bile bakmadan siyasi arenadan çekiliyor mu? sanmıyorum böyle bir durum olduğunu. en azından okuduklarımız, izlediklerimiz ve en yakınlarımızın uzun yurtdışı tecrübeleri buna işaret etmiyor. her yerde var bu mevzu. hele ki sizin neresinden baksanız gurur dediğiniz, on yıldan fazladır ağızlara pelesenk olmuş bir yapının inşası söz konusuysa daha fazla yapılır. ha başka memlekette daha az yapılıyor olabilir. ama başka yerlerde sırf kendi siyasi zihniyetinden olmayan biri icraatta bulundu diye küçük bir takdir imasında dahi bulunmayan; tam tersine onu yerin dibine sokmaya çalışan adam sayısı da daha az.

bu olayın bir bencesi de böyle.

Borges dedi ki...

saman adam: Bir karar verin. Siyasal rant sağlamanın olağanlığından bahsediyorsunuz ve ben de bu yzden yapıldı dediğim için komplo teorisyeni oluyorum, nedir doğru olan siz kendi kafanızda oturtabildiniz mi ?

Ben misal 50 bin GSLı önünde TOKİ başkanın açıklamasını bir yere oturtamıyorum. Siz hangi kafa yapısı ve zihniyetin böyle söylem içerisine hazırlandığını anlatın ve biz de rahatlayalım.

RTE Stadın konusnda yardım etti ve tüm başkanlar onu onurlandırdı ve fakat yetmemiş olacak ki ertesi gün GS'In tek kuruşunun olmadığından ve her şeyi kendisinin yaptığından bahsediyor.

http://www.yildiz.tv/?act=dvr&chan=tv8&seekTime=17-01-2011%252016:01


Burada dile getirilen gerçeklerden bahsetmiyor.

Bana bunlar acaip geldi, size gelmiyor mu ? Misal burada "anlaşmayı daha yapmadık" cümlesinin tehtitvari oluşumu da acaip geliyor Münih belediyesi yapsa çok daha acaip olurdu size gelmiyor mu ? Gelmiyorsa beni pek fazla ilgilendirmiyor.

"küçük bir takdir imasında dahi" Bulunamayağım neden biliyor musunuz ? Çünkü o kadar çok ama o kadar çok bulunuldu ki be zaten bu imalar üzerinden yazı yazdım. Gerek de görmedim hali hazırda başkan, açılışın içerisinde Toki başkanı yeteri kadar imada bulundular. Aksi olsaydı belki başka bir yazı olurdu..

simon dedi ki...

O zirvalayan benim ahmet (bilader). Kafan alir da once adam gibi dinlersen sabaha kadar ornekleriyle anlatirim sana neden isyanin baskaldirinin
vucut bulmasidir Galatasaray. Herseyden once Galatasaray ne kadar lise tabanina dayansa da asla yalnizca bir liseden ibaret olmamistir senin tasavvur edemedigin uzere.
Istiklal de degildir Galatasaray yalniz Kustepe dir,Gultepe dir, Poligon un Emniyetevlerin gecekondu mahallesindedir de.


Galatasaray i yalniz devlete usak yetistirdigini one surdugun bir okulla tanimlaman -okur yazar ve bilge bir insan oldugunu da belirttigine gore- yalniz artniyet veya geri zekalilikla aciklanabilir (biladerim)
Galatasaray i bir tarafa birak bunca yili bunca basariyla ardinda birakmis hicbir kulubu tek bir zumreye ait olmakla yargilayamazsin, saklaban olursun.

Yine tanimlamandan yola cikarak kurucumuz, kurulus amacimiz hakkinda birsey bilmedigini de var sayiyorum ama o senin problemin biladerim burdaki insanlarin ezberlerine hakaret etmeyelim,
sen Bulent Tuncay in Galatasaray Tarihi kitabini al oku. "İngilizler gibi toplu halde oynamak, bir renge ve isme sahip olmak. Türk olmayan takımları yenmek." sana da birseyler anlatacak Ali Sami nin neden kurdugunu anlayinca bu kulubu.

Bunlardan habersiz bir adamin Derne’de sehit dusen Galatasaraylı İdris’ten, Bağdat’ta can veren Celâl İbrahim’den , ya da Canakkale de vurulan Hasnun Galip ten haberdar olmasi imkansiz ama
en azindan o bok attigi lisenin verdigi sehitlerin
Ahmet Muhtar, Fuad Bey, Agop Elmasyan, Mehmet Refik Bey ve daha onlarcasindan birkacini da olsa bilmesi gerekirdi (varsayim yine cok okudugun tabi).
Dahasi Kurtuluş Savaşı ve Galatasaray Mektebi Sultanisi talebeleri adli Celal Bayar Universitesinin hazirladigi kitapcik vardir, Azman Dede nin anilarini anlatan, sana masal gelecektir hepsi de kusura bakma degerlidir bizim icin.
Daha yakin tarihlere gelirsek bir Metin Kurt vardir babamin bana Metin Oktay dan fazla anlattigi bu adami sor buyuklerine belki de sanslisindir benden yasin elveriyordur O`nu tanimaya. Isyan baskaldirmaktir bazen yenilgiye isyan edersin, bazen karsindakinin magrurlugu surukler seni isyana.
Metin Kurt boyle bir adammis iste bilader sindiremezmis yenilgiyi. Benim kahramanim o yuzden Tanju olmamistir hicbir zaman Metin Kurt tur,Bulent Korkmazdir, Ayibogan dir benim icin Galatasaray. O yuzden isyandir, baskaldiridir Galatasaray.
Bu milletin ezikligine baskaldirmistir Galatasaray defalarca ecnebilere karsi. Bu arada biz taraftariz bilader seyirci olmadik hicbir zaman.

Yerli yersiz ortaya attigin azinlik demogojisine gelince, babam Kurt annem Roman, hem kurt hem cingene anlayacagin. Ezilmis bilumum adam dedigin yedi gobek sulalemdir,onlar hep savasmis tutunmak icin bu hayata, biz de oyle yapiyoruz rahat ol sen, calisana ekmek var hala..

asvalttaicenler dedi ki...

ulan millet koyun olmayi, itilip kakilmayi bastan kabul etmis, su adamlar icin bu yazilar fazla, Padisahim cok yasa diyeceksin, o bizim diktatorumuz, ister yapar ister yapmaz diyeceksin, galatasaraya cebinden bir stad yaptirmis daha ne istiyorsunuz nankorler diyeceksin, biz toplum olarak boyleyiz, bizi s.k.ceksin...
sozum meclisten disari..

antropoit dedi ki...

Mevzu ne kadar, Galatasaray Tarafatarı' nın üzerine yığılmış pislik gibi dursa da; tepkiler anormal değil, olağndır. Aksi bir durum söz konusu olsaydı, o zaman soru işaretleri çakabilirdi kafalarda.

takimdanayriduzkosu demiş ki;
hiç utanmadan hiç sıkılmadan sanki bir tebaymışız gibi davrananlara cevap vermeliyiz, bizim adımıza konuşanları susturmalı, o stad sizin ama bu oyun bizim , her birimizin diyebilmeliyiz.

Tüm takım taraftarlarına duyrulur.

Fatih Serdar dedi ki...

300 milyon dolar 500 milyon dolar her neyse harcanan paralar başka şey ama galatasaray olmazsa o stad o paraları ne hak eder nede rantabıl olur . öylesine olimpiyat stadı gibi bir metruk yer olur. galatasaraylı olarak kabul edilmeyenler olarak biz oraya gitmeyelim toki başkanıda ewe götürsün stadı yaşayan ölülere bir film çekmek için

saman adam dedi ki...

kusuruma bakmayın ama böylesi bir yazıdan sonra başkaca gelişseydiyi insan hemen kabullenmiyor. ama ne diyebilirim ki belki gerçekten de...

ama siz ben yani yanlış anlamış olmalısınız. ben böylesi bir stad yapılışının siyasi rant olarak kullanılmasının bu kadar şaşılası bir durum olmadığını yani yanlış da olsa maalesef ki olağan olduğunu ifade etmiştim. oysa siz baştan itibaren taraftarı provoke etmek,sonrasında protesto yemek, bunun üzerine de çekip gitmek üzerine bir siyasi ranttan bahsediyorsunuz. ikimiz farklı şeyleri diyoruz. siz benim düşüncemle benzeşen bir düşünceyi savunmuyorsunuz şu yazdıklarınızla. benim kafamda her şey yerli yerinde.

paylaştığınız videoda bir yanlışlık var sanırım ya da ileride tehdit meselesiyle ilgili bir kısım çıkacak bilemiyorum. ama tehditin yanlışlığı konusunda herhangi bir eleştirim yok. genel olarak rte'nin tüm ilginin ve takdirin kendisi üzerinde toplanması arzusu hususundaki tespitinize de bir eleştirim yok.

benim eleştirim yukarıda aktardığım komplo mevzuu ve yine benim aksettirmeye çalıştığım (ama sizin anladığınız şekliyle değil) siyasi rant amacına bu kadar şaşırmanız ve hiç olmamış ve olmayacakmış bir şeymiş gibi sunmanız ve genel olarak başka kişiler tarafından da sunulmasıydı. ki bu konuda tıpkı rte'nin protestolara verdiği aşırı tepki gibi aşırı bir tepki verdiğinizdi. bilmiyorum tekrar etmeme gerek var mı ama siyasi rant devşirmek güzeldir, takdir ediyorum demiyorum.

Ahmet dedi ki...

guzel arkadasim simon,

eger galatasaray isyansa, isyan olmayan klup yoktur. cunku galatasarayin isyan karakterini belirten ozellikleri ve gecmisi anlatiyorsun ama bunlarin her biri fenerde de vardir, besiktasta da, vefa'da da, hatta igdirspor'da da... fener de bjk de sehit verdi vs. kimse tutup da isgal guclerine mazot tasimadi (ya da, tasidiysa bunu itiraf edecek degil.)

bu anlayisla, her futbol klubunu isyan ve anarsizm olarak tanimlamak mumkun olur ki, bu da gercek anlamda guce/iktidara karsi cikanlara haksizlik etmek olur.

kaldi ki neye isyan ettigin, isyan etme eyleminin kendisinden daha onemli. galatasaray neye isyan ediyor? daha dogrusu, alti ustu bir spor klubu olan gs neye isyan edebilir? bir futbol/spor klubunun kuresel sermayaye ya da irkciliga karsi mucadele vermesi mumkun mudur?

futbol bilindigi uzere her turlu siyasi gorusu icinde barindiran ve kitlesel olmasi nedeniyle fasizme, kitle mobilizasyonuna cok acik bir olgu.

yani, isyan diye yuceltilen taraftarlik aidiyeti ayni zamanda toplu kufur, hakaret ve hatta irkciliga da donusebilir. futbol sahalari yabanci dusmanliginin en pespayesinin goruldugu yerlerdir. ve galatasaray da bundan beri degil.

Ahmet dedi ki...

tabii galatasaray camiasi da diger camialar gibi yekpare, monolitik degil. zaten bu da senin soylemini daha cok yaraliyor. her gsli tayyibi ve avanesini yuhalamiyor. adamdan hazzedeni, hayran olani var. icmeyeni var; kokainci var....

bu nedenle, bu tur isliklama gibi eylemleri galatasaray kulturuyle bagdastirmak herkesi ayni kefeye koymaktir.

ben galatasarayliyim. liselilerle ayni zihniyeti paylasmiyorum. sen de galatasaraylisin ve belli ki bircok acidan benzer dusuncelere sahip degiliz. yani kimse, benim adima gidip sagda solda eylem yapmaya, toplu fikir beyan etmeye mezun degil -en azindan benim acimdan. "biz galatasaraylilar" diye baslayan cumleler tum galatasaray taraftarini icermez. tipki turk halki veya ummet-i muhammediye gibi deyimlerin de her turk veya muslumani icermemesi gibi. bu tur retorik laflari siyasetciler kullanir; adetleridir de, siradan insanlarin bu retorigi aynen sahiplenmesi cok ilginc.

ayrica kurt ya da roman olmak ezilmis olmaya delil degildir. ismet inonu de kurttu, cemal gursel de... ama milletin basina ormedikleri corap kalmadi. ya da mazlum gorulen celal bayar da ermeni katliamlarini bizzat yurutmus biridir. yani mazlum her daim mazlum kalmaz. bazen de zalimdir. ayrica etnik aidiyetten oturu dislanmislik turkiyede bir (nazi donemi) almanyadaki kadar siddetli olmadi hic. iste kurtlugunu reddeden ismet pasanin cumhurbaskani olmasi gibi...

onemli olan sisteme ne kadar dahil oldugundur. kurt de olsan, alevi de olsan, hatta simdilerde islamci da olsan bir sekilde sisteme dahil olabiliyorsun. tabii sunni beyaz musluman laik turk'e gore daha cok calisip kendini ispatlaman lazim.

simon dedi ki...

ahmet lafi uzatmadan bir zahmet ilk postumu tekrar okursan anarsizmin a sinin yer almadigini gorursun,sen ne kadar ayni kefeye koysan da cok farkli terimler anarsi ve isyan. Yine de anatemayi iskaliyorsun her seferinde. Amac orgutlu tepki verebilen bir taraftar organizasyonuna dogru gitmek, gereksiz filozofi yapmanin da bir alemi yok.
Tekrar rica edecegim bana etnik koken konusunda martaval okuma,etnik kokenimin yani sira 6 senedir Almanya da Turk olarak yasiyorum ben.Kimsenin kalbini kirmayalim aksam aksam..

Hayirli geceler

Forza dedi ki...

Borges'in baktigi yerden gorduklerine ve yorumlarina katilmakla beraber bana dokunan bir diger noktayi ekleyeyim.

Adnan Polat acilistaki tepki gosterenlerin Galatasarayliligina leke surme haddini kendinde bulmus. Baki; acilisa katilanlar kombine sahipleri, kongre uyeleri ve bizzat yonetim tarafindan cagirilan davetlilerdi. Belli zumrelere yaranmak icin yapilan bu terbiyesizligin karsisinda durmazsak yarin bizim insanligimiz da sorgulanir.

Bu isin Besiktas, Galatasaray veya Trabzonspor boyutu coktan asildi. Yazan ve yoneten takimi benim ayni bu satirlarda borges'e daha once sordugum sorularin ana kaynagini olusturdugu gibi bulunduklari yerleri hakkaniyet gozetmeksizin art niyetli ve cikar amacli kullaniyorlar.

Bugun Adnan Polat birilerinin kanatlarinin altina girmekte sorun gormeyip, bunun verdigi guvenle sizin Galatasarayliliginiza laf edebiliyor. Dun bunu Demiroren de yapmisti, yarin daha guclu cikacaktir sesleri.. Biz yerimizi ve fikrimizi belli edemezsek!

Hic oyle ulkede yasanan diger olaylara girmenin alemi yok. Salt taraftar olarak da baksak, su an susmak kabul etmek demektir; bu da bizi suclu yapar. Sen yarin cocugunu Galatasaray macina goturdugunde, ikinizin birden Galatasarayliligi sorgulanacak.. Basbakan'i yuhaladin diye!

Adnan Polat zamani gelip de stadi neden doldurmuyorsunuz dediginde,"doldurduk da sen kovmadin mi bizi?" diyebildigimiz gun ozgurlugumuzden ve hur irademizden bahsedebiliriz ancak.

Saygilar..

extensor dedi ki...

Abi yüreğine sağlık

Kaan dedi ki...

İlk önce GS nelerden vaz geçtiğini bu stadın neden verildiğini anlamak için Hayrettin Kozak ın NTV yaptığı konuşmayı dinlemek lazım zaten bu tür konuşmaların geliceği önceden sezildiğinden birde bu protesto 300-500 kişi yapılmış ve protesto polatı bitirme planı olarak ortaya atılmıştır.Adnan Polatında nası bir başkan olduğunu anlamak için uğur vardanın pazartesi günü yayınlanan köşe yazısnı tavsiye ederim benim kalemin ve o kadar iyi olmadığından altına imzamı atıcağım yazı ve konuşmayı öneriyorum sadece olayı ne olduğunu anlamak isteyenler için.

CaRtMaNtR dedi ki...

bu ülkede yöneticilerin hep pohpohlanmayı bildiklerini en net ortaya koyan örneklerden oldu bu olay.

başbakan değil sözlü protesto ıslık ve yuhalama karşısında bile stadı size vermeyiz ruh haline girebiliyorsa ve kulüp başkanında ceketini ilikleyip biz ettik sen etme diyorsa artık en büyük sorumluluk taraftara düşecektir.

özellikle sivas maçında adnan polat'ın direktifi ile hareket edip başbakandan özür dileyen taraftarlar peydah olursa isyan misyan yalan olur bu takımım taraftarıda uzun bir süre alay konusu olur.

galatasaray camiasının en önemli saha dışı sınavlarından biridir bu dönem. yönetim ve basın sınıfta kalmışken taraftarın dik durmasından daha iyi ve daha unutulmaz bir mesaj olabilir mi.

enginipek111 dedi ki...

Borges, suskun kalan bir cok kimseyi gordukten sonra yazin icin seni tebrik ederim. Yazinin cok buyuk kismina katiliyorum. Katilip katilmamaktan daha onemlisi kendi goruslerini acik bir bicimde burada yansitman bu surecte cok onemli. Tepkilerini ve goruslerini merak ettigimiz sporla ilgilenen bir cok kisi derin sessizlik icinde, umarim bu durum iktidar korkusundan ziyade, spora siyasetin cirkin bir mudahalesini saskinligi icinde olmalirindan kaynaklidir.

Toplumun, iktidar karsisinda vericegi en masum tepki alkis veya isliktir. Ne slogan atilmistir, ne de yuh cekilmistir. Stad acilisina siyasetin karismasi cirkindir ama bu durumu bizzat hazirlayan; parti propogandasi yapan burokratlar ve son bir iki aydir agzindan RTE yi dusurmeyen, Galatasaray baskanidir.

Bir ayip yapilmissa, bu basta Ozhan Canaydin ve Galatasaylilaradir.Uzucu olan, Galatasaray baskanin aciz ve gucsuz durusudur.Hem de bu kadar aciz ve gucsuz kalmasina hicbir neden yokken.

Samimiyetle, anlamadigim icin soruyorum? Bir basbakani (dunyanin her herinde), isliklamanin neresi ayip. Gorusune katilmadigi bir lidere toplumun daha bariscil nasil bir cevabi olmali?

Kaan dedi ki...

unutmuşum üst üste mesaj yazmış olduk biraz garip oldu.Öncelikle değinen varsa pardon bilgilerim yanlışsa yine pardon aratırıp benide doğrusu ile bilgilendirsin yanlış olduğunu idda edenler...



@Koray Özdemir GS likör fabrikası arazisi zamanında para nedeniyle değil şuan başbakan o zaman belediye başkanı olan RTE nin engellemeleri sayesinde alınamamış ve stad yapılamamıştır o zaman kendisi oraya stad yapınıda karşı çıkmıştır.

Taylov dedi ki...

yazı çok güzel yerlere dokunmuş, ama olaya bir de şu gözle niye kimse bakmıyor; madem gs'nin hiçbir emeği ve allah kuruşu(ne demekse) yok, başbakan ve toki kendi cebinden vermediğine göre bizim paramızla mı bu stad yapılmıştır? eğer böyleyse bu başlı başına bir lüks, ikiyüzlülük ve suç değil midir? bu mantık bir tek bana mı garip geldi?
bu gs'ye bir hesap sorma olarak algılanmasın, tam tersine stadı kendi yaptırdığını düşünen başbakanın adaletsiz davranma olasılığından çekinip susmak yerine bunu tehdit malzemesi yapması daha utanılacak bir durum değil midir?

batu dedi ki...

ben de sizin bu konudaki yorumunuzu bekliyordum ve şaşırmıştım hala gelmediği için. tepki vermedim ama birgün'deki yazınızı görmediğim için de ufak bir mahcubiyet var.

reklam gibi olacak ama yanlış anlamazsanız bu konudaki yorumlarımı sizinle paylaşmak isterim.

http://birasigarafutbol.blogspot.com/2011/01/bir-protesto-sonras-analizi.html

Kaan dedi ki...

@Taylov çok doğru söylüyorsunuz GS bir kuruş vermediyse haybeye babasının hayrına yapıldıysa bu stat bu büyük suçtur ve toki başkanı muhtemelen hapse gitmek zorunda kalır ama durum öyle olmadığından gerçekleri çarpıtmışlardır.Doğrusu nedir diye merak eden olursa http://www.ntvspor.net/video-galeri/hayrretin-kozak-ntvye-konustu

gokce dedi ki...

bazı bloglar kalem kıpırdatmaktan korkarken (bkz: aceto) açıkça fikrini yazabildiğin için kutlarım borges.

metin dedi ki...

güzel yazı olmuş.sen yönetemessen seni yönetirler kötü bir durum zaman bu ii çözer.

Justice dedi ki...

kazandığını zannetse de kaybeden partisi olacak uzun vadede. bu dönem kaybetmese, yine tek başına gelse bile uzun vadede kalıcı olan şey cimbom olacak. adnan polat için stad açılışına kadar hadi neyse diyordum, transfer yapmadı/yapamadı. ama stad için uğraştı/mali düzlüğe çıkıldı, özhan canaydın ile birlikte zor bir iş başardılar. ama bu saatten sonra, kongreye kadar başkan falan değil gözümde. adam değil. adam olmayacak, ağzıyla kuş tutsa dahi. messiyi getirse, barcelona gibi top oynattırsa, yeniden 96 ruhuna sahip takım dizayn etse bile!

kongre olur ve kangren gider!

murcasa dedi ki...

Sevgili Borges,
müsadenle bir kaç şey söylemek istiyorum.
Öncelikle, Galatasaray'ın Ali Sami Yen Stadı ve Seyrantepe arazisinin stat karşılığında gelir paylaşım modeli ile ihaleye çıktığını ve de 35 küsür dönüm Ali Sami Yen ile 380 küsür Seyrantepe arazisinin bulundukları konum itabiriyle değerlerinin şu anki stat ve çerve düzenlemelerine harcanan paraya eş mi yoksa daha mı yüksek olduğunun mukayesini sizlere bırakıyorum.
Burada açıklamak isterim ki ciddi bir şekilde yürütülen gelir paylaşım modelinde elde edilecek gelirlerin tamamı Galatasaray Kulübüne gitmeyecektir. Toki de paynı alacak.
İstanbul'u bilen gören arkadaşlar stadın çevresinin bomboş olduğunu bilir. Hani içlerinden biri çıkıp ya benim param var orada bir ev yapayım diyen olursa öncelikle TOKİ'nin kapısını çalmalı. Zira orası tamamen TOKİ'nin. TOKİ o stadın çevresinden kazanacağı şerefiyeleri galata kulesinin etrafını yıkıp yeniden yapsa kazanamaz. Yani, TOKİ çok ama çok sağlam gelir elde edecek.
Ayrıca, Sayın Başbakanımızın bir kuruş paraları yok lafı doğrudur. Bir kuruş parası yoktur GS'nin. Ama arazi kimin? Kendileri mi verdi?

Bakın aynı şey BJK'nin de başında. Diyorlar ki sizin İnönü'yü verin size şehirin biraz dışında süper yeni bir stat yapalım. Yıllardır BJK stadı yenilemek için uğraşmıyor muydu? Onlar sırf laf olsun diye mi zemini kazdılar? Ee hani Anıtlar kurulu izin vermiyordu?

Hadi her şeyi geçtim, TOKİ başkanın konuşması, dandik kundik açılış, takımın futbol açısından geri düşüşü vs. derken taraftarın sabrı işte o an işte o açılışta patladı. Ben de o an o statta olsam ben de yapardım. Bu başbakanı sevip sevmeme meselesi değil. Sevdiğim saygı duyduğum bir isimdir ama sonuçta o da bir insan. Bu konuda büyük bir hatası var. Ha, diğer taraftan da komple teorisi kurarsak bürokratların yaptıkları büyük bir organize iş.

13_rüzgar_13 dedi ki...

"Başbakana 'borcumuzu' ödeyeceğiz!

22 Ocak Cumartesi günü saat 14:00’te İstiklal Caddesi’nde toplanarak, Galatasaray taraftarlarına desteğimizi sunacağız. Başbakan’a hak ettiği ilgiyi ıslıklarımızla göstereceğiz. Zorba yöneticilerin bize tanımadıkları protesto hakkımızı sonuna kadar kullanacağız.

Başta tüm sporseverler ve spor emekçileri olmak üzere, tüm bir ülke halkı olarak başbakana borcumuz var. Başbakan’ın “ananı da al git” hitabıyla onurlandırdığı Mersinli çiftçi nezdinde tüm çiftçiler olarak borçluyuz. Başbakan’ın “her üniversiteyi bitiren iş bulacak diye bir kural yok” diyerek aydınlattığı üniversite öğrencileri olarak borçluyuz.

13 milyon işsizi, sadece işsiz olduğu için borçlarından azade tutamayız. 13 milyon işsiz olarak borçluyuz.

Cumhurbaşkanı’nın seçkin (!) öğrenci temsilcileri ile yaptığı görüşme sırasında dışarıda kalan ama unutulmayan, Cumhurbaşkanı'nın değerli görüşlerinden o sırada yararlanamadığı için boynu bükük kalmasınlar diye hükümet temsilcisi polislerce coplanan öğrenciler olarak borçluyuz.

Son olarak Başbakan’ın “bu stadı ben yaptırdım, daha parası ödenmedi. Beni kızdırmayın, projeyi bozdurmayın” diyerek uyardığı Galatasaray taraftarları olarak borçluyuz.

Sporun ticarileştirilmesi sürecine yeni boyutlar kazandıran Başbakan’a, bununla yetinmeyip kapalı-açık tüm spor sahalarını siyasi rant alanına çevirdiği için, tüm sporseverler ve spor emekçileri olarak borçluyuz.

Bu borç ortada kalmamalıdır.

Galatasaray taraftarları borcun ödenmesi konusunda bir adım atmışlardır.

Borç hepimizin borcu olduğuna göre bizim de bu adıma katılmamız, hep beraber bir kez daha Başbakan’a borcumuzu ödememiz gerekiyor.

Başta tüm sporseverler ve spor emekçileri, tüm halkımızı, 22 Ocak günü saat 14:00’te İstiklal Caddesi’nde toplanmaya ve ıslıklarımızla Başbakan’a ve kendini onunla özdeşleştirmiş tüm devlet ve sivil toplum erkanına şükran duygularımızı iletmeye çağırıyoruz.

Borcumuzu öderken söylenecek bir çift sözümüz de olacaktır elbet. Bu da borcumuzun helal faizi olsun.

Spor-Emek-Sen
Devrimci Spor Emekçileri Sendikası

illimitatovaggio dedi ki...

http://www.youtube.com/watch?v=Psbhx_Do5E0

planlı olamaz diyen falan var ya hani, eleman neden bu maçta aynı tepkiyi vermedi de paşa paşa maçını seyretti hiç haber sansasyon olmadı?