27 Kasım 2010

Breitner'dan Schuster'e.!



Ne yazıyor bu resmin altında biliyor musunuz ? Zamanında milli takımı reddeden Schuster'in sözü hatırlatılıyor.. 'Ben Breitner'in çim biçme makinası olmam'.. İşte bu yüzden Breitner kendi çim biçme makinasını alıyor filan diye geyik gidiyor..

O kadar yazdım
burada ama okur sayısı belli ki ülkeye tesiri olmuyor ve her defasında kıçı kırık basın kartından çıkıp ordan girip ülkeyi küçümsüyor havaları estiriliyor. Bu hayatta bir Ali Turan'ın sağ bek oynamasını bir de ulusalcı bakış açısının spora yansımasını sevmedim.. Hıncal Uluç'un Lucescu kompleksini aratmayacak ölçüde komik yorumlar geliyor.. İnsan bi bakar, bu adam ne yapmış geçmişte ?

Schuster bir ilki gerçeleştirip milli takımda oynamak için ülkesinden para isteyen bir adamdır.. Demeçleriyle Almanya'yı karşısına almış, tüm değerleri gerekirse görmezden gelip kendi doğrusunu yaşamıştır.

Schuster Barcelona'dan ezeli rakibi Real Madrid'e transfer olacak kadar kendi doğrusunu yaşayan bir adamdır. İspanya'da Barcelona'yı olduğu gibi Madrid'i de Atletico'ya giderek karşısına almaktan çekinmemiştir.. Breitner'in en güçlü olduğu dönemde onunla kapışmaktan da çekinmez v.s..

Bizi küçümsüyor v.s.. Sen küçümsüyorsun.. Sen aşağılık kompleksine sahip olup olmayan durumu sen yaratıyorsun. Adamın mayasında tüm kuralları yıkmak ve yeri ve zamanı geldiğinde Madrid klubünde dahi 'Bu barça'yı yenmek çok zor' diyebilecek kuraldışılık mevcut ve hatta bu yüzden mesleğinden olabilecek kadar delidoluluğunu göremeyip..

töbe töbe..

Söylemleri ya da analizleri doğru ya da yanlış olması değil buna inandığı için tepkilerden senin onun gibi korkmayıp dile getiriyor işte.. Üstelik gerekirse eyleme dökmüşlüğü de vardır içerisinde bulunduğu yapının kabul etmediği kimi söylemlerini..

Querasma ve Guti'nin olduğu bir kaç maçını seyrettim ben Beşiktaş'ın.. Kayserispor hariç hepsi önde kapanıp geniş alanı kullandılar. 96-2000 GS'ına benzer bir oyun yapısı hakimdi ve aynen Terim'in ilk dönemi gibi bu durumda zor olan savunmayı beceremeyip puanlar kaybediyor.. Bir maçın içerisinde spikerin dile getirdiği istatistik de şudur: En çok faul Beşiktaş'a yapılmış ve en çok faul yapılan iki oyuncu da Querasma ve Guti.. Durum bu. Haliyle katenaçyo göndermesi ne olağandışı bir durum ne de tuhaf bana göre.. Tamamen Beşiktaş'ın önde oynar iken rakibin kapanmak durumunda kalmasına doğru-yanlış gönderme..

Nedir la bu kadar büyütülecek ? Doğru olmasa da bunu milli hadise haline getirip çok büyük suç işlemiş gibi.. Hayır bu adam çok daha tepki çekecek açıklamaları da yapar ve onu Almanya, Madrid, Barcelona ortamı/kimliği, İspanya korkutmamış, senden mi çekinecek ? Söylemleri o kıskanılacak Madrid antrenörlüğüne mal olmuş yeri gelmiş, orada ders almamışsa senden mi alacak ? Bunları araştırmadan mı takımın başına getiriyorsunuz ve siz Schuster'i tanımıyor muydunuz ?

O zaman bugüne kadar olduğu gibi görünüp yaşayan bu adam değil sensin sorun.. Bak sinirlendim yine ve en iyisi ben..



bir Loddar fotosuyla konuyu kapatayım.. Mahsun Kırmızıgül'ün filmlerine istinaden 'Ne kızıyorsunuz adama.. ya şarkı söylemeye devam etseydi daha mı iyiydi' diyen arkadaştan feyz alıp 'Ya Schuster yerine Loddar gelseydi ? ya yaaa.. O zaman görürdünüz anyayı konyayı, demeçleri..

4 yorum:

massimo dedi ki...

tam yatacak vakit denk geldim yazıya, güzel oldu. bizdeki basın öyle bir basın ki kendi gündemini kendi yaratıyor. schuster dün neyse bugün de o.

aslında bunlara trapattoni denk gelmesi lazım. nasılsa trapattoni'yi de tanımazlar.

Borges dedi ki...

massimo: Şahsen Van Gaal tercihimdir ama Trapattoni ve yardımcısı Loddar ise hayal dahi edilemez bir serüvene açık ikili.. offf off

outlaw dedi ki...

mahsun kırmızıgül hakkında edilen laf süpermiş ama, hadi filmlerinin çevresinden dolanmayı yine başarıyoruz da, şarkılar kapıyı kapatsan bacadan girip bir şekilde rahatsız etmeyi başarıyordu. sahi kim etmiş o lafı?

Borges dedi ki...

outlaw: Affetsin beni ama unttum söyleyeni, twitter'da idi..