22 Kasım 2010

Raul ve Misimovic.!



Bir tarafta Raul diğer tarafta ise Misimovic.. her ikisinin ortak özelliği farklılıklar olsa da (birisi Raul.!!!) o klube gelesiye kadar kendilerini ispatlamış, önemli oyuncular olmasıdır ve bunun yanında ilk üç-beş maç o bahsedilen görüntüsünden çok uzakta bir performans göstermesidir..

öyle ki Raul oynadı mı oynamadı mı maçın sonunda anlıyorduk diyen Schalke'li arkadaşım var. Keza Misimovic de aynı şekilde..

Magath, Raul'u bizzat isteyen ve ona güvenen adamdır. Hagi Misimovic'i transfer ettirmediği gibi güveni de yoktur. Birisi performansından sorumlu diğeri değildir ki Hami'nin de yıllar önce Schalke'de belirttiği gibi bu önemli bir detaydır transferde..

Raul, sağlıklı olduğu her maça ilkonbir başladı. Misimovic kısa sürede kesik yedi. 79 gün sonunda dışarı atıldı.

Sorun bu yakada Raul'un yeteneğinde değil saha içi aldığı rolde arandı; diğer yakada otelde kalıp aikesinden ayrı olması bir yana türlü türlü sorunların olduğu yerde oyuncusunun kendisinde yani Misimovic'te arandı. Hiçbir zaman forvetin önünde oyun kurucu olarak oynamadan verimsizliği oyuncudan kaynaklı olduğu resmi sitece belgelendi.

Raul aylar sonra klubü düşme potasından çıkmak üzereyken forma girdi; Misimovic ise A2 takımında.

Raul bu cumartesi üç gol attığı maçta öyle bir aşırtma gol attı ki Bremen'e.. Kendi adıma sadece o gol için dahi bu kadar beklenildiğine değdi diyorum; Muhtemelen Misimovic de aynı şekilde a2 takımında çoşuyordur da biz göremiyoruz şimdilik..

5 yorum:

ruchankaya dedi ki...

borges yani tamam gs bu siralar en guzel, en optimum calisma sartlarini sunmuyor futbolculara ve evet ayni zamanda misi'ye gelinceye kadar o kadar cok sorun var ki bu adama yuklenilmesi gereksiz.

ancak profesyonel bi futbolcu o kadar milyon eurolari alirken de, otelde kaliyorum, ailem yanimda yok diye aglamayacak bence. tekrar diyorum, bu adama gelinceye kadar o formayi, o aldigi parayi hak etmeyen 10'a yakin oyuncu sayabiliriz bugunun gs'sinde. ama bu misi'nin "sorunlu" yapisini me$rula$tirmiyor.

yahu ben amerikada doktora yapiyorum, ben de ailemden 3 senedir ayriyim. benim de yil icinde bin tane problemim oluyor. ama hocamin istedigi her seyi gunu gunune yolluyorum. pasa pasa tezimi yaziyorum bin tane is icerisinde. yani yeni bir yere alismanin zorluklarini biliyorum, hem de fakirlik sinirlarinin altinda bir maas aldigim ortamda bunu yasadim. ama misi'nin bu performansi da cok zayif.

Borges dedi ki...

ruchankaya: Haberturk müydü bilmiyorum bence geldiği günden beri yasadıklarını sıralayan o haberı okuduktan sonra yorum yapmalısın. Ki o kadar para alıyorlar geyıgı bır yana almasalar da 80 gun sonunda senın boyle onemsedıgın bır oyuncuyu yedege atamazsın gıbı gelıyor. O zaman gıtme, alma filan aslında.

Mısı'nın performansı zayıf ne yahu ? Sen gercekten kolay bır sey sanıyorsun baska bır kulture gıdıp uc mac ıcerısınde kendısını gostermeyı ? E Raul'un hıc yoktu yahu performansı.. Adamlar ısrar ettıler.. Klup kume dusme potasına gırdı de boyle sert elestırıler gormedı uc macın sonucunda.. Bakış açısı tuhaf ve sanırım bu Hagi'den kaynaklı biraz.

Kaan Kavuşan dedi ki...

Ben Misi'nin GS için doğru adam olduğuna geldiğinden beri inanmadım. Ama inananlar varmış ki geldi. Şimdi, bu adam geldiğinden beri, ne antrenörler, ne de yönetim performans almak adına hiçbir şey yapmadı. Sonudna günah keçisi oldu, hem de hiçbir şey yapmaya fırsatı olmadan. Bu yapılan oyuncunun da kariyeriyle oyanamak aslında. İnanıyorsan, sabredeceksin. İnanmıyorsan taraftara yem olsun diye 8 milyona adam almayacaksın.

Sabır konusunda; Moldovan Fenerbahçe'ye ilk geldiğinde tüm bir devre oynadı ve sadece 1 gol attı. Herkes çoşuyordu. Ama hocası ona güvendi ve sadece ikinci devrede 18 gol attı. O hoca da Löw'dü yanlış hatırlamıyorsam. İnanıyorsan sabredersin. (burada yönetimin engel olması gerekiyordu demek ki kadro dışı kalmasına) Herkes düzgündü de bir misi mi yanlıştı? en son sıra gelecek adamdı şu kadroda.

Ve son olarak Raul'ün aşırtması fantastikti.

la dedi ki...

almanya'da okuyan biri olarak blog u uzun zamandir, cok begenerek takip ediyorum. harika bir tespit ve karsilastirma, eline saglik!
futbola bakis acimizin gelisebilmesi icin, yuvarlak ve bos laflara, sonuca gore degisen agizlara degil boyle dolu, okuyana bir sey katacak kalemlere ihtiyaci var.

la dedi ki...

almanya'da okuyan biri olarak blog u uzun zamandir, cok begenerek takip ediyorum. harika bir tespit ve karsilastirma, eline saglik!
futbolumuzun, yuvarlak ve bos laflara, sonuca gore degisen agizlara degil boyle dolu, okuyana bir sey katacak kalemlere ihtiyaci var.