28 Şubat 2011

Hakan Şükür ve Aynı Nakarat #2



Stadyum programında Sergen Yalçın ile beraber yine döktürüyor ve fakat ne üzerine ? Anladınız siz onu. TT Arena açılır, Galatasaray tarihinin en kötü sezonunu yaşar ama o hep bir konu üzerinde durur. Yabancıların şımarıklığı ve başta kendisi olmak üzere yerlilerin muntazamlığı. Şımarık değil midir ? Elbette bazıları öyledir ve fakat en az Sergen Yalçın kadar.. Yeteneklere bakın Messi gibi istisnalar dışında Ronaldo'sundan Ronaldinho'sundan Yusuf Şimşek'e kadar düzensiz hayatları ve kadınları boldur. Roberto Carlos dediğiniz insanı bi hatırlayın yahu.. Onca yıl nasıl oynadı, sorun mu oldu ?

O ki o Arda Turan ve Metin Oktay ilişkisi ve daha çok benzetmesi konusunda "Ben Metin Oktay'ı her alanda geçtim " diyecek kadar kibir sahibidir de..

Önce Nuri Şahin'in hafta içerisinde kendisi hakkında verdiği röportajın içeriğini onayladı güzel bir şekilde ve sonrasında düşman kavramının takım olgusu adına yaratılması gereğinden girip bilinçli olarak kavga çıkarmaktan tutun da Lincoln'u oynatmak için ekstra çabalar sarfetmesine ve yerliler de yerliler.. Yabancıların da şımarıklığı vesaire.. Öyle oldu ki kaptan olarak sert durmak gerektiğini ve Nuri'nin bu ortama yabancı olduğunu ve fakat burada düşmanın çok fazla olduğundan filan felan işte.. Sonunda da hep şunu söyler:

"Bakın bize yabancı düşmanlığı yapıyorsunuz diyorlar... Onlara sormak isterim 2,5 yıldır biz konuşuyoruz tablo ortada değil mi? Biz haksız mıyız ?

Haksızsın. Adma gibi cevap veren olmadığı için karşıda öyle kalakalıyorsun ekranda..

Öncelikle senin yönetim eleştirilerinin temelinde Adnan Polat'ın kulubü yönetme biçimi değil seni Galatasaray'dan göndermesi yatar. Adnan Polat başka türlü olsaydı dahi senin, guccuk Hakan'ın eleştirilerinden kurtulmasına imkan yoktu. Nedeni de eylemleri değil size karşı olan haklı/haksız tavırlarıdır. Çocuk mu kandırıyorsunuz siz ?

İkincisi..

Yıldızlar ve onlara verilen ayrıcalık nedeniyle takımların başarısız oluyor gibi bir düşünce içerisinde. Galatasaray iki dönemde de senin ve elbette guccuk Hakan'ın da katkılarıyla çok başka bir yola girdi. Birincisi Bülent Korkmaz dönemidir. Arda'ya kaptanlık verilmesine kadar giden dönem " yetenekli ve şımarık "yabancıların gönderilmesi, dövülmesi sövülmesi ve yerlilere kucak açılması dönemidir.

Ne oldu Bülent Korkmaz ve yerliler döneminde ?

Hem teknik adam hem de sahadakiler neler yaşadı o dönemde.. ?

İkincisi bugün.. Elano da yok Keita'da yok Misimovic de yok o da yok bu da yok. "Şımarık ve disiplinsiz" olarak addedilen yabancı olmadığı gibi aslında ucuz olması gereken Stancu,Culio ve Zapata gibi kısmen isimsiz mücadeleci ve burnu havada olmayan yabancılara yönelindi. Hagi iş disiplini, saygı filan derken Almanya doğumlu ve bir Almandan disiplin konusunda çok da farkı olmayan Misimovic'i bile oynamadan isminine cismine bakmadan gönderdi.. Açık bir şekilde futbolcunun kariyeriyle oynadı desek yanlış olmaz.

Daha ne şımarıklığından, ayrıcalıktan filan bahsediyorsun yahu ?

Gönderdi de ne oldu ?

Hepiniz birleşmiş aynı kelamı ediyorsunuz : Galatasaray'da kalite sorunu var diye..

Aynı kelamları her programda her şekilde dile getirir iken sorunun üzerine hiç de beklemediğim bir isim doğru bir şekilde temas eder iken onu dahi susturdun yahu. Sergen Yalçın futbolun yönetimi konusunda profesyonellerin takımın içerisinde olmadığından dolayı yanlış transferlerin çok fazla olduğunu dile getiriyordu ama Hakan Şükür'ün anıları bitmiyor ki.. Onu bunu oynatmak için toplantı yapar iken yöneticilerin oyuncular karşısındaki çaresizliğini anlatıyordu sağolsun.. Cebinden para verdiğinden tutun da ben şunu yaptım bunu yaptım.. Bir insan bizzat kendisi eylemlerine yargı koyup güzellik katıyorsa orada bir sorun vardır demektir.

Eğer mevzu bahis konu yabancı oyunculara ayrıcalık tanınması ise oturup geriye gitmek gerekir: Soyunma odasında üzerine yürünülen Lincoln'den sakız çiğnediği için gönderilen Misimovic'e kadar.. Meira ve Keita'dan da güzel paralar kazanılmıştır vesselam.. Şaktar'da çoşup Premiere Lige giden ve ordan buraya geldiğinde burada oynamayan ve fakat yüzlerce futbolcunun aday olduğu Brezilya milli takımında döktüren ve sonra yine GS sonrası sekiz maçında sekizinci golünü atan Elano'ya baktığınız vakit sorun dışarıdan gelenler değil içeride olanlardır..

"Yabancılar Aile yaşamı düzgün değil her hafta farklı bir sevgili görüyorum stadın içerisinde.."

gibi saçma salak eleştiriler sonrası bir insan da çıkıp Esra Elbirlik ismi üzerinden eleştiriler getirse nereye kaçacaksın ki ? İster Çiller'i yanına alıp gittiği Esra Elbirlik mevzusuna gidin isterseniz Nuri'nin röportajının içeriğine bakın ya da yabancılara olan ayrıcalık o da olmadı Ersun Yanal'a olan tavrı sonrası milli takımın dışında kalması.. Hepsinde o "kibir" vardır. Gerektiği kadar ilgi görmezse onun yapabileceklerinin haddi hesabı yoktur.. Kırgınlıkları da küsmeleri de tavırları da düşmanlıkları da hep buraya dayanır.. Fatih Terim'in sakatlık haberi sonrası " çok önemli maçlar öncesi o sakatlıklarını büyütür, ilgi görmek ister" analizine de kulak verin..

Her iki Ronaldo'nun, Tanju Çolak'ın sevgilileri oldu da ne oldu ? Mesele sevgilisinin adedi değil adamlığının miktarıdır. Sana ne arkadaşım oyuncunun sevgililerinden ? Düzgün aile yaşamı derken yine yanında oturan yabancı değil en bi yerli Sergen Yalçın.. Lincoln'la (gece yaşamı, içki yoktur bu adamda) Sergen'i özdeşleştirin ve Hakan Şükür ile Ernst'i.. uyuyor mu ? Sorun yabancı yerli muhabbeti mi ? Değil..

Bugün Galatasaray iyi ya da kötü oynar, sorun değil ama geleni gönderen, her oyuncusunu hedef haline getiren bir kulüp oldu. Cenk Tosun olsanız böyle bir yere siz gelir miydiniz? Adam Misimovic'in gelip de nasıl karşılandığını gördükten sonra bu yaşında bu kariyeriyle buraya adım atar mı ?

Bugün gidenler dahil Galatasaray takımının yabancıları mı yoksa yerlileri mi verimsizdir ? Taraftarların derdi performans açısından Lincoln muydu Keita mıydı Mustafa Sarp, Ayhan, Barış, Servet miydi ?

Bugün Arda Turan'ın kaptanlığını eleştiriyorlar.. Zamanında neden kaptan yapılmadığı üzerine fırtınalar koparanlar nedense bugün hatırlamıyorlar. Arda özenmiş kaptanlığa ve Arda bizzat yönetimden kaptanlığı talep etmiş.. Doğrudur bunlar. O dönemde kaptan olmadığı zaman ve yeteri kadar değer görmediği için yaptıklarını dillendirdiniz mi ? O dönem çıkan ve burada dillendirilen gerçeklerdir ve fakat neden bugün ? O zaman değil de neden bugün cır cır susmuyorsunuz.. Artık bu takımın kaptanı Arda Turan'dır. Şimdi sahip çıkın.. Şimdi en çok ihtiyacı olduğu zamanda.. Ağır bir şekilde eleştirin, durun ve sonunda ekleyin: çok iyi çocuk..

Sadece şunu bilirim. Mesele Hakan Şükür ise Galatasaray filan değildir orada konu. Ya kendisinin zamanında yapabildiği ama bugün diğerlerinin yapamadığı konuları gündeme getirip alttan alta kendisine çalışmak ya da hesap kesmek.. Oturun izleyin ve özellikle dün Nuri Şahin'in röportajının içeriğini açıklamaya çalıştığı vakit afalladığında yaptığı gibi neyin ne olduğunu ve Galatasaray'ın iç işlerini bizzat kendisinden dinleyin..

Adnan Polat'ın en büyük hatasıdır onu takımdan bir yıl da olsa erken göndermek.. Yabancıların verimli olması için sürekli toplantılar yapan adam bir anda her türlü toplantıyı farklı amaçlarla yapmaya başladı. İspatım yok, kafamdan uyduruyorum.. Olması gereken ve belki de emeklerinin sonucu hak ettiği bir yıl daha oynayıp sonrasında sportif direktör olarak görevine devam etmesiydi.. Ve fakat bu taraf yanlış yaptı diye böyle de yapılmaz ki be abi..

17 yorum:

Yakup Sabri İNANKUR dedi ki...

"Bir insan sürekli siyah olduğunu söylüyorsa, ya siyahlığından utanıyordur ya da siyah değildir."
Hakan Şükür'ü gördüğümde aklıma bu geliyor...
Her halükarda spor bakanı olacak ilerleyen dönemde.
O zaman istediği ilgiyi bol bol alır, efendi Hakan Şükür.

kivbar dedi ki...

sus artık h.şükür sus...

13_rüzgar_13 dedi ki...

"Olması gereken ve belki de emeklerinin sonucu hak ettiği bir yıl daha oynayıp sonrasında sportif direktör olarak görevine devam etmesiydi..."

Bu,tecavüze uğramamak için gidip tecavüzcüye kendi isteğinle vermek gibi birşey olmuş.Koskoca kulüp bir adamdan korkacaksa...

Bence Adnan bu asalağı kulüpten göndermekle iyi yaptı.Bu içerde de rahat durmaz,millete salça olur dururdu.

Hatta işler yabancı bir hocayla kötü giderken "Oynamayıverin bu maç çocuklar,bu gitsin ben bülent abinizi getiricem.Hem o türk."falan da diyebilirdi.Belli olmaz yani.
Ve Hakan Şükür görevdeyken kesinlikle yabancı hoca getirilmesine izin vermezdi.Yılmaz Vurallar,Hakan Ünsallar,Arif Erdemler fink atardı kulüpte.

Mehmet Reşit dedi ki...

Kendisinden bahsediş şekline hastayım:
"biz... yani ben ve süper egom"

Şen Şef dedi ki...

üstad eline sağlık iyi ki üşenmeyip yazıyorsun, ben kulaklarımı kapatıp "lalalala duymuyorum seniii" moduna geçiyorum görür görmez abiyi, halbuki malesef görmezden-duymazdan gelerek kurtulamayacağız

ve hiç bitmeyecek bu tirad, onu da anladım

Sayhan Efe dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Borges dedi ki...

Sayhan Efe: Hakan Şükür düşmanlığı yok burada. Bizzat ben onun bu takımın içerisinde görev alması gerekiliğini dile getiriyorum, bunu hak etmiştir fazlasıyla. Futbolculuğu konusunda da keza her daim hakkını veriyoruz ki çocukluğumun kahramanıdır ama futbolcu olarak..

Ben onun futbolu bıraktıktan sonra yorumcu olarak söylemlerine dinlemeden olumlu ya da olumsuz tepki verecek yaşı çoktan geçtim arkadaşım. O ergenlk döneminde kendisine futbolcuyu her haliyle kahraman bileyenlerin işidir.

Doğru bir şey söylerse ya da söylediği bana doğru gelirse "helal" deriz yanlışsa "hayır yanlış saçmalıyor" deriz gibi.

Dolayısla sana ve aynı zamanda diğer insanlara yapılmış bir açıklamadır. Hagi için de aynı şey geçerlidir. Teknik adamlığı eleştiriliebilirdir benim için.

Düşmanlık olarak algılanmasın.. Bunun dışın da o da konuşuyor ben de yazıyorum diğeri de okuyor diğeri de çay içiyor, her şey herkesin hakkıdır. hayat bu konuşsun herkes..

Sayhan Efe dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Borges dedi ki...

Sayhan Efe: Yok ben de yanlış anlaşıldım. Şöyle ki ben sizden ziyade diğerlerine burada anlattım ki maillerde daha fazlasını da yazmayayım. Sizin tavrınız, uslubunuz ve her şeyiniz yerindeydi ki özür dilenecek bir durum yok ama yine de inceliğiniz için teşekkürler.

Adam seçiliyor. Onun her eylemi ya doğru ya yanlış. Oysa insan bazen yanlış yapar bazen de doğru yapar. Şunun da üzerinden geçeyim, bu takıntısı olmadığı vakit Hakan Şükür kayda değer yorumları olan insandır. Amma velakin eleştiri olduğu vakit eylemlerinedir daha çok..

Futbolcu olarak hepsini her daim savundum ve her zaman "futbolculukları" nedeniyle de saygı duymaya devame deceğim ve fakat bugünkü ister teknik adam ister yorumcu olsun eylemleriyle değerlendirilecektir burada..

Hepsi bu. Mesele Hakan Şükür değil olan duruma bakış açısı.. bütünü de kavramak.. Ben daha yeni okudum onun hakkında yazılan biyografik kitabı ve övgü dolu olmasına rağmen oradan da çıkartıyoruz..

Bu insanlar kitap yazmalı, anlatmalı ya da bu insanlarla muhattap olanlar.. Nuri burada konuşmasa kimse içerisini anlatmayacak, bu yüzden hem Sergen'i hem Hakan'ı takip ediyorum her pazar..

gibi..

PENALTY dedi ki...

Teşekkürler Borges. Dün bu herifi seyrederken içimden geçenleri buraya yazdığın için. Sus ulan!!1

delioglan dedi ki...

hakan sukur florya'yi polat ve sezgin ikilisinden bin kat daha iyi biliyor. futbol bilgiside ikisinden daha çok oldugu asikar ama duygusalligi kenera birkamamasi, ve ustu kapali konsumamasi antipatik yapabilir hakan'i, ama ben ne demek istedigini anliyorum. yuzde yuz olmasada hakan'i destekliyorum.

"beceriksiz herif geldi soktu atti beni takimdan. halbuki tek ve son basarisini (baskan olarak), yani lig sampiyonlugunda en buyuk pay benimdi. ne lincoln kadar para istedim (iki kurus yuzunden keita'yi satmadi mi polat? iliç,tomas,song,mondragon gibi yararli oyuncular para için satilmadi mi? o bakimdan para onemli konu gs de), ne de onun gibi ayak (takim havasini bozacak cinsten)yaptim. geceyarisi gençler diskotek cikisina isemesinler diye nasihatlarda bulundum. yobaz diye fislendim populist çapsiz tarafindan. hamam olganimiym lan ben ? takim bazinda olsun milli takimda olsun bu ulkeye futbol'da level atlamasini saglayan oyuncularin basinda geliyorum. ortada, baska kimselere nasip olmamis imkanlara ragmen basarisizlik varsa, ben elestirmicemde kim elestircek ?"

Ali Kaya dedi ki...

ben cok yorum yapan birisi degilim ama sen bazi yerlerde laflari cimbizlayip kullanmissin. "ben her yerde metin oktay'i gectim" diyecek kadar kibir sahibi" demissin. ama sunu es gecmissin. cumleye boyle bakarsan enaniyet kokar ama genel olarak bakarsan ben rakamlarin hepsinde metin oktay'i gectim ama hic bir zaman onun kadar efsane olamadim, olamam demek istemisti. biz gectik yeni metin oktay benim diye simarmamistim demek istemisti. bir de olaylara boyle bakabilmek lazim. kusura bakma ama bi insani karalamak laflari cimbizlayarak olmamali bence. tavsiyem sudur ki oturup o programi onyargilarini kirarak izlerseniz eger ne demek istedgini daha iyi anlarsiniz.

Borges dedi ki...

delioglan: 37 yaşındaydı futbolu bıraktığında.. Ona çek git jubile yap dediğinde. Bu bence Hakan Şükür'ün futbol yeteneği olarak takıma katkı yapacağından değil diğer türlü vereceği zarar ve takım içerisinde birliğin sağlanması adına katkı sağlaması adına oynamalıydı daha..

Gençlerin sadece diskotek çıkısı değil sevgili adedini de sorgulayan yapısı var. Şimdi Almanya'daki Nuri anlattı "aziz" konumunu.. Ben bunu dahi eleştirmiyorum mesele burada gerçek içeride kalıyor.

Eleştirebilir ve eleştiriyorlar ve fakat bu eski futbolcu grubu takım çok iyiyken de hiç susmadılar. Bugün Arda Turan'ı sorguluyorlar ve fakat iki yıl önce Arda diye ortalığı yıkıyorlardı gibi. Niyetleri takımın kötü olması değil kendilerine yapılmış haksızlıktan kaynaklı. Skibbe döneminde Bülent Korkmaz takımın başına gelesiye kadar olan dönemde olan eleştirileri almak gerekir. Berlin maçı sonrası yazılanlara da bakmak gerekir. Niyet nedir ve GS mıdır eleştiri noktası ?

Ali Kaya: Doğrudur. Orada değindiği nokta Arda Turan'a Metin Oktay benzetmesi yapılmasıdır. Misal ona neden olmadı o her türlü başarıyı yakalamasına rağmen..? En iyi döneminde dahi birileri onu hiç sevmedi (ben değil bak, birileri) Arda Turan onun başarılarının çeyreğini yakalamamış iken Hakan Şükür'den çok daha fazla sevildi. Ama sorun şudur bunun hesabını neden yapıyor?

Ben sadece mütevazi görüntüsünün altında yatan kibirden bahsediyorum. Bu kendisini değerli görme konumu öyle bir konuma ulaşıyor ki düşmanlık olarak geri dönüyor. İster yabancılara ister Polat'a ister takımın önünde kendisini susturan Ersun Yanal'a olsun.. O cımbızlama da her zaman Metin Oktay diyerek mütevaziliğini sergilemiş insanın ağzından çıkıyor.

önyargım yok.. Doğru şeyler söylesin, bakın çok doğru diye buraya da taşırım ve bunu yaptım. Futbol konusunda da fena değildir. Umalım ki düşmanlığı bıraksın Galatasaray'ın içerisinde görev alsın..

Celal Abbas dedi ki...

Yakup Sabri İNANKUR bir ekleme yapmak istiyorum sözlerine. Bir insan hep siyah diyorsa diyor ve açıklama getiriyor tespitleri çok doğru ama bence buna eklemede yapmak istiyorum

Gerçi spor bakanı olunca diye başlayarak zaten benim söylemek istediklerimide kısaca anlatmışsınız.

bu tespitine ekleme olarak bazı insanlar kendilerinde varolduğunu düşündüğü potansiyellerinin farkedilmediğini yani değer görmediklerinde de böyle davranırlar. Tek istedikleri aslında tatmin olabilecekleri bir değer görme hali. tabii başka nedenlerde olabilir. artık bu tespitlerden hangisine giriyorlar onu bilemem.

bende etrafımda böyle bazı insnalar biliyorum. Bu bahsim hakan Şüükür için değil sadece böyle insnalar çevremizde var ve bu yorumla onları anlamaya çalışırsak yanıladabiliriz.

Hakan Şükür ile ilgili fikrim ise Stadyum programında çok konuşuyor , uzun uzun konuşuyor ve kimseye söz vermiyor. biri söylemeli başkalarının söz hakkını gaspetmekte bir nevi hak yemek olduğunu.

Geçmişiyle GS yönetimiyle hala hesaplaşıyor. Bunlar iyiye işaretller değil. Geçmişde ne olmuşsa olmuş. ama bunun üstesinden gelemememiş olması kendi içinde halledememiş olması bişiler anlatıyor. Neden Futbolcularımızın yurtdışında başarısız olduklarının bence açıklamasıda burada yatıyor.

İcraatlarından ve konuşmalarından anladığım eğer bir kurumun başına geçerse bunun için TRT sanki asli göreviymiş gibi Hakan Şükürü gözümüze sokup sokup duruyorlar çok tarafgil olma ihtimali var ve
kararlarında hep önyargılar olacaktır. Cemaat kısmına girmiyorum bile.

delioglan dedi ki...

@borges
hakan'in oyunculugu hakkinda çok sey yazip çizilebilir. 20 posizyona girip bunlardan bir iki tanesini atardi. zaten jardel gelene kadar her golcu on tane kacirir bi tane atar diye bliyordum ben.. hakan son yillarda asil mevkinden çok orta saha yada ne bilim stoperden hucuma cikan adam gibi oynadigi da olmustur. ama hakan profesyonelligi ve is ahlakiyla 40'ina kadar oynardi daha. hakan iste takimdan erken gonderilsini hazmedemiyor.

hakan'in asil hedefi polat'tir. ben diger soylediklerine fazla takilmiyorum (amaç degil araç). polat hakan'i kovuyorsa; kriz donemlerinde yapilan ozverileri, hakan'in mentorlugunu hiçe sayiyorsa hakan sukur zamaninda elde edilen basarilari geçmek zorundadir. geçemezse sonuna kadar elestirme hakki vardir hakan sukur'un.. polat'in gs'ye verdigi zarari sende birçok kez detaylica yazdin. saha kalkacagimiz donemde burnumuz boktan çikmiyor. polat'in gitmesine katki saglayacaksa hakan sukur, basim ustunde yeri var (kongre uyeleri, taraftar, hukumet vs vs)

yeni gelen yonetim hakanla oturup konusur. hatta yanak bile alabilir "polat'i ilk elestirenlerin basinda geliyordun, olaylari çok onceden kavradiydin, biz malesef geç uyandik.." gibi. hakan da takimi ve yonetimi elestirirken yipratici degil yapici olmaya ozen gosterir. hem bakarsiniz mhk&tff bizi simdiki gibi ezmez ondan sonra..

Battalboy dedi ki...

Sizlerin yorumlarindan bagimsiz, ulkemizdeki genclerde artik internetin verdigi her doneye cabuk ulasmak mi, yoksa yayinlanan yabanci maclar mi olsun haddinden fazla bir yildiz isme hayranlik dogmus ve yapilan hatalarda veya kotu oynanan maclarda bu isimler ne yaparsa yapsin es gecilip,sadece secilen belli gunah kecilerine yuklenmek farz olmustur.
En yakin ornegim takimim Besiktas.Sergen dogru veya yanlis elestiri yapiyor ve bu elestiriler dedigimiz belli isimlere gelince bir feryat figan kopuyor" Guti Real Madridin 35 sene kaptaniydi sen kimsin Sergen;Sen zaten Fenerede gittin ..." Bir dakika ya. Bahsettigin adam senin alt yapindan yetismis ve 18 senede kazandigimiz 3 sampiyonlugun 2 sinde direk etkisi olmus adam. Onun sozu olmayacakta senin sozun mu olacak?En son kaptanlik olayi. Dunyanin hangi yerinde acaba kaptan 6 ay once gelmis oyuncu olmustur. Buna laf diyince Sergen veya baskasi"Kiskanc!,konusamaz yildizlarimiz hakkinda" Hadi egolu bu adam kiskanc ama bir musade edinde soylesin icinden geleni dogru veya yanlis.
Hakan Sukur olayina gelelim. Hakan dendigi gibi belki kibri var, bazi durumlarda cok kati ama kaci yanlis dediklerinin? Ya ben Kewelli Hakan dan ustun tutan adamlar gordum surusunce. Sirf siyasi sebepten veya hoslanmamasindan oturu.Bak Romada Tottiye. Juventus Ta Del Pieroya. O kadar yildiz gelip gidiyor hangisi onlar kadar degerli veya aziz.?Ama bizm bu hayranlik kulturumuz ve kendinden olani ozel hissettirmeyisimiz yorumculari daha cok geriyor ve dogru soyleyecekseler bile sert bi sekilde diyorlar.

SŞB dedi ki...

del piero ya da totti artık ilk 11 den çok rotasyon oyuncusu oldular, hangisinin sesi çıkıyor? hakan şükür'ün her oynamadığı maçtan sonra bin bir çeşit huzursuzluk yarattığını bilirim. oldum olası çok konuştu hakan şükür. bulunduğu mevkiden dolayı saygı duyuldu, kişiliğinden dolayı değil. hala metin oktay muhabbeti yapıyor, ben oradaki lafına da pek iyi niyetle bakmayacağım geçmişteki laflarından ötürü yine. eminim az konuşsa ağır başlı olmayı bilse hak ettiği değeri elbet görecekti. bence hakan şükür o takımın abisi olamadı hiç bir zaman hep şımarık çocuktu hala da devam ediyor. anlamamak için de ısrar ediyor... babamın bana söylediği, çok sevdiğim bir laf vardı; bazı sıfatları insanlar kendi çabalarıyla alamaz, sadece verilir, insanlar o sıfatı sana layık görür. kendi çabasıyla alabileceğini düşünecek kadar kibirli olduğu için hakan şükür şu an bu durumda.
bi ergün penbe'yi düşünün galatasaray ne kadar değer vermiş ona tartışın.

ayrıca şu da başka bi gözlemim hakan şükür hala nedeni bilinmeyen bazı güçlerden ötürü sergen yalçın gibi (kesinlikle iyi yorumcu demiyorum) kendisinden çok daha hoş sohbet olan birini dakikalarca susturuyor... trt'ye de abiliğini konuşturmuş sanırım.