28 Şubat 2011

Bayern München - Borussia Dortmund: 1-3.!



Maçın öncesinde çok net bir Bayern galibiyeti beklediğimi belirtmiştim. Skor doğru olsa da her şey tam da aksi yönde gerçekleşti.. Bunun belli başlı nedenleri mevcut ama benim bayern yenilgisinin temeline yerleştirdiğim unsurlar Van Gaal Kibiri ve Klopp'un taktik zekasıdır.

İnter maçında şahane oynamış ve bundesliganın en çok top kapan oyuncusu olan Luis Gustavo ile orta sahada rakibi durdurmak yerine Pranjic ve onun zayıf savunması ile daha fazla hücum etmek istemesi Hollandalı teknik adamın kibirinden kaynaklanır. Bu aynı zamanda Mario Götze gibi genç, dinamik, teknik ve hızlı bir oyuncu karşısına Pranjic'i değil de dar alana sıkıştırılmış vaziyette Gustavo'yu koyması ile çifte hata şeklinde yorumlanabilir. Schweinsteiger'in kötü olması sadece skoru erken bulunmasına yardımcı oldu zira temelde hata teknik adama aittir..

Klopp zekası ise başta en tehlikeli isim olan Robben'i bitirmiştir. Greusskreutz geriye gelip yer yer Schmelzer'e katılan Bender ile beraber Robben'i bire bir de rakibi ile maç boyunca yalnız bırakmamıştır. Bu aynı zamanda Mourinho'nun final maçında kademeli üçlü savunma ile Robben'i durdurmasının biraz farklı yoludur. Madrid'de Robben tek tek rakibi geçer ve her seferinde karşısına fazladan bir oyuncu daha bulur iken Klopp hepsini aynı anda önüne koyarak ileriye gidemez bir şekilde ve daha da önemlisi oyuncunun çevresini sararak oynama noktası olmadan geri döndürecek şekilde çaresiz bırakmıştır. Bu tarafa Gomez kaydığında da aynı şekilde çaresizlikten topu kaptırıp gole de neden olmuştur..

Sayılar da size Klopp'un taktiksel zekasını onaylatacak şekildedir.

Bayern istatistik açısından yüzde 64 topa sahip olmuştur ve fakat toplamda her iki takımın da ürettiği pozisyonlar aynı sayıdadır. Dahası Bayern 795 pas yapar iken Dortmund 442.. Üstellik Bayern'de isabet oranı yüzde 85 iken Dortmund'da bu rakam 73'tür. Lakin başka açıdan Dortmund stoperleri öndeki oyunculardan sadece dört kez pas alır iken Bayern tandeminden misal Breno 50 kez forvetinden ve orta sahasından pas almak durumunda kalmıştır. Sadece Lahm ve Timoschuk birbirleri ile 50 kez paslaşmak durumunda kalmış.. Bu hem sağ tarafın akıp gidemediğinin bir göstergesi iken aynı zamanda takım olarak boşluk bulmakta Bayern'in çektiği sıkıntının açık bir göstergesidir. Klopp'un taktiksel zekasıdır her şeyin dışında..

Dortmund'un bunların dışında her daim kullandığı avantajları mevcut. Misal duran top organizasyonu.. Hummels,Subotic ya da Barrios bu sezon Nuri'nin kullandığı duran toplardan çok fazla gol buldular. Burada sadece Nuri'nin orta kesmesi değil bu işin hazırlığı da keza..

Kalecinin de 22 yaşa inmesiyle beraber sadece 26 yaşındaki Barrios ile beraber 25 yaşındaki Pischek kaldı en yaşlıları olarak.. Geri kalanı 22 yaşında.. Götze 18.. Bu takımın dinamizmi bu yüzden inanılmaz..

Bayern'in artık hedefi Şampiyonlar Ligi iken Leverkusen'in de puan kaybetmesinin ardından Dortmund güle oynaya bence kesinlikle hak ettiği şampiyonluğa koşmakta..

Ve elbette inanırım ki sezon başı yapılmış Dortmund analizi ve çok öncesinde incelenilmiş bir Jürgen Klopp portresi ilginizi çeker..

Dortmund Analizi.!

Jürgen Klopp.!

3 yorum:

el fenomeno dedi ki...

maç zaten ilk yarıda çok dengeliydi..özellikle nurinin golünden sonra dortmund üçü dördü bile ilk yarıda bulabilirdi.ikinci yarıda da rakibi sahasında bekleyip 3 de bullunca zaten maç çoktan gelmişti..ama benim dortmundda en çok beğendiğim bölge tandem.subotic-hummels ikilisi.birbirlerinin ancak bu kadar tamamlayabilir bir ikili.sağ kanatta da genç götze çok iyi işler yapıyor..götzeye falan bakınca cenke falan bakınca bizim gençlerle arasında dağlar kadar fark olduğunu görüyorum

Gökhan AKSOY dedi ki...

5. paragraftaki istatistikler muazzam. Sırf buna bakılarak maç hakkında bir görüş belirtilebilir. Bizim Türk basınında görmediğimiz bir şey bu. Bizimkiler istatistik dendiğinde yalnızca futbolcuların gol ortalamasını ya da takımların averajlarını anlıyorlar. Bilgi verici bir istatistik yok. Kıskandım vallahi.

Celal Abbas dedi ki...

Gökhan Aksoyun söylediklerine benim Bir Tespitle katılmak istiyorum. Bilgi çağındayız ve Akıl Bilgi Mantık Disiplin her işin içinde olmalı. Türkiyeyi ben şuna benzetiyorum. Türkiyede yaptıkları işe Akıl Bilgi Mantık ekleyen insanlar çok sınırlı. bazı sektörlerde mevcut bu durum. Daha çok iş dünyasında özellikle bilişim işin içine girmişse. Diğer alanlarda Akıl Bilgi hala girmemiş işin içine. Günlük gazetelerdeki Spor yazarlarına baktığımızda da bunu görebiliyoruz. eski futbolculardan devşirme yazarlarla yeni nesil profosyonel top oynamamış ama aklıyla mantığıyla düşünebilen insanlar. yapıcı eleştiriler getirenler. kendilerini geliştirmek için hala çaba sarfedenler.birdee hala eski futbolculuk döneminden kalma alışkanlıkla ben zaten bu işi biliyorum deyip geçmişde yaşayanlar. Bir kaç kişi hariç.

Tıpkı yukarıya oynayan takımlarla düşme potasındaki takımlar gibi.

yada avrupa futbolu ile bizim futbolumuz arasındaki fark gibi.

zaten bizim futbolumuzla avrupa futbolu arasındaki farkları araştırdığımızda gördüğümüz şeyde bu.

Klopun bir röportajını okudum. Futbollarını geliştirmek için hangi çalışmalar yaptıklarını kafa yorduklarını anlatıyor ve video teknolojisini kullanıyoruz diyor.

Düşünüyorumda Türkiyede kaç tane teknik adam kaçtane futbolcu kafa yoruyordur. Kafa yoranlar bir zahmet el kaldırsınlar. Bir elin beş parmağını geçtiğini sanmıyorum. Oralara daha bilişim teknolojileri girmedi değilmi bizim oralara.