11 Ekim 2008

Serdar Tasci.!



Acikca söylemek gerekirse alman milli takimini secmis olmasi bana Mesut Özil'den daha cok koydu. Hem kariyeri ve ayni zamanda da gereklilik adina Türkiye milli takimi cok daha uygundu Serdar Tasci icin..

Yine bir röportajini gördüm. Hali hazirda onun basligi da su sekildedir:

"Wir sind Deutschland" (Biz almanyayiz)

Hani klise üc büyük türk oyuncusu beyanati. Biz suyuz korkmayiz, etmeyiz gibisinden ve daha da ilginci su sorudur bence.

Soru: Mertesacker, Alman defansi icin kendisi ve Metzelder'in gelecek icin yeteri derecede iyi ve uyumku bir ikili olacagini belirtiyor. bu konuda ne diyorsun ?

Ne dedigini bosverin sonuc itibari ile o bölgede siritacaktir. Oynasa dahi hicbir zaman Mertesacker verimliliginde olmayacaktir. Oysa dedim ya tam da bu ülkenin ihtiyaci olan bir bekti o. Cok cok üzüldüm.. Misal Mesut Özil de türkiyeyi secip "kosmadigi icin yedek kalacagi günlere" dogru giderse eger üzülürüm..

Belli mi olur, terim bi on yil kalir orada. Mümkün degil ki Özil ve Terimin o motivasyona dayali oyunu uyussun, etsin.

4 yorum:

neretva dedi ki...

Aynı yazıyı ben yazmaya hazırlanırken sizde okudum. Kaş-Servet-Gülselam. Zan olsa ne olur olmasa ne olur. Sorun büyük. Hem Türkiye'nin Serdar'a hem de Serdar'ın Türkiye'ye ihtiyacı "Mesut Özil" vakasından daha fazla idi. Umarım Kayseri'nin göbeğinden ekmek çıkar yoksa Yasin'le, Can Arat'la, Emre Güngör ile olacak gibi değil. Başımız ağrıyacak.

ShadoWMasteR dedi ki...

Geçenlerde Hıncal Uluç bir tv programında Mesut olayı ve diğer gurbetçi oyuncular üzerinden Terim'e fena giydirdi. Ki sonuna kadar katılıyorum. Mesut'un düşünmek için süre istemesi üzerine "Milli formayı pazarlık konusu yapmam" demesi çok garip gelmiş Hıncal'a. Sen kimsin ki, diyor. Sen bu takıma hizmet etmek için para alan bir işçisin ve Mesut gibilere bizim milli takımı seçmeleri için mecbur kalırsan yalvaracaksın. Senin görevin onları kazanmak, kaybetmek değil!

Ben de Serdar Taşçı'nın babasının telefonla katıldığı bir sabah programı izledim. Orada Babası Metin Tekin'in ihmâlleri üzerinde durdu. Açıklayıcı bir şekilde detaylarıyla anlattı. Canım sıkıldı sonunu dinleyemeden kapattım... O kadar ihmaller var ki.

Borges dedi ki...

ShadowMaster: Ilginc, ben de bu detaylari merak ediyordum. Keske sonuna kadar dinleseydin..

Toplamda sevgili ShadowMaster tam da HIncal Uluc'un parmak bastigi yeri isaret edecektim bugün aksam üzeri. Ayni zamanda Salihovic'in frikikleri ve ibisevic'in formuna deginecektik ama vakit kalmayacak gibi..

Cok cok saol bilgiler icin.

ShadoWMasteR dedi ki...

Serdar'ın babası, yoğun bir gürcü aksanıyla konuşuyordu. STV Avrupa kanalındaki sabah programına şunları söylüyor:

Serdar Alman milli takımının seçmeleri için Almanlardan davet almış. Daha sonra babasıyla Metin Tekin'i durumdan haberdar etmişler. Metin'in ilk cevabı "gitsin, seçilirse de oynamasın" olmuş. Bu baba-oğul a biraz garip gelmiş. Serdar aşamaları bir bir geçtikçe almanlar onun üzerinde daha ciddi bir şekilde durmaya başlamışlar. Tabii, baba-oğul durumdan haberdar etmiş tekrar Metin Tekin'i. Cevap aynı. Seçilse de oynamasın. Serdar'ın babası almanların kendisini sürekli aradığını, Serdarlailgili bilgiler aldıklarını ve "onu seçeceğiz" dediğini söyledi. Baba bundan da haberdar etmiş Metin'i "alacaklarmış onu". Kardeşim, adamı alacakları belli, sen hâlâ seçilirse kabul etmesin diyorsun. Baba da en son adamlar seçince iki taraflı oynamak istemediklerini, Metin Tekin'den bu konuda yardım istediklerini ama cevabın aynı olduğunu söyledi. Serdar da sonunda çağırıldığı Alman millî takımına gitmiş.

Metin Tekin'in ihmalini tek başına ona yüklemek yanlış olur. Büyük ihtimalle yukarıdan gelen emirlerle hareket etmiştir. Ama koskoca türk milli takımının maaşlı bir çalışanı olarak, absürt türk filmlerinin en klişe yöntemlerinden biriyle Alman milli takımının gündeminde olan bir oyuncuyu nasıl elinizde tutabilirsiniz? Bu mudur yani, seçilsin ama oynamasın? Metin Tekin biraz empati kurabilseydi Serdar'ı anlayabilirdi. Neticede btün kapıları ardına kadar açmış çocuk. Mesut gibi daha baştan kapatmamış.

Baba daha sonra oğlunun üstüne gelinmemesi gerektiğini, ellerinden geleni yaptıklarını söyledi, tabii bu da bir bahane değil, ama türkiyeden bakıldığında.