21 Mayıs 2009

Trajediden Geriye Kalanlar..




10 yil gecti arkadas.. bu alman takimlari, milli takimlari filan ne zaferler gördü bu dünyada.. Yalniz onca senenin ardindan trajik bir maglubiyet tüm bu zaferlerden daha cok gündemde kaldi.. 1999 Sampiyonlar Ligi Finali.. 2001 yilinda ayni kupayi alsalar da daha cok konusulan hep bu kaybedilen final oldu. Bir dakika icerisinde kacan Sampiyonlar Ligi Kupasi.. Bu 99 mayis aksamindaki Barcelonada yasanilanlara dair kucuk detaylari suraya ekleyeyim dedim..

O sene Bayern her bakimdan cok güclüydü. Man U ile gruplarda karsilasmis kendi evinde 2-2, deplasmanda da 1-1 kalmistir. Ölüm grubuydu aslinda. Barcelona,Manchester ve Bayaern'in yanina Brondby.. Üstelik bu gruba Brondby yenilgisi ile baslasa da Bayern sonunda Man U'nun bir puan önünde grup lideri oluyordu.. Galatasaray da Man U'nun yari finalde eleyecegi grup lideri Juventus ile ayni puanda olsa da üclü averaja takilip 8 puana ragmen gruplardan cikamiyordu.. Toplamda Bayern finale kadar deyim yerindeyse bileginin hakkiyla gelmistir..

Ferguson'u Hitzfeld daha 97'de Dortmund ile elemisti,bu sefer gruplarda karsilasti.. grup maclarinin bir galibi olamadi ama grup lideri olmayi Barcelonayi her iki macta da yenerek sagliyordu Bayern.. Derken ezeli dost olacagi adam ile bir kez daha karsilasiyordu ve bu macin diger iki mac gibi berabere bitme ihtimali yoktu, birinden birisi kazanacakti artik..

O aci final macinin hemen basinda Bayern öne gecmesine ragmen oyunu birakmamis ve özellikle ikinci yari gerek Scholl'un gerekse de Jancker'in rövasatasinin direkte patlamasi sonrasi herkes kupayi aldigindan emindi.. Sahanin tek hakimiydi ve Man U aslinda yere serilmis bir vaziyette bekliyordu.. Ne olduysa o son bir dakika icerisinde oldu ve kupa hazirliklari, seronomi beklentisi icerisinde birden her sey tersine döndü.. Cok ama gercekten cok aci bir maglubiyet idi. Ben 2001 zaferinin dahi bu aciyi unutturamadigini görebiliyorum.. Bir kac kucuk detay var, onlari da ilistirelim istedik..

Mario Basler, takimini macin 6.dakikasinda frikikten attigi gol ile öne gecirmistir. Bu gol öncesi Stefan Effenberg gelip kalecinin korudugu köseye atmasini söylemis ve Basler gole onun tavsiyesini dinleyerek ulasmistir.. Kalede Schmeichel gibi bir dev var ve siz onun korudugu köseye topu atmasini söylüyorsunuz, digeri de bunu yapip gole ulasiyor.. inanilmaz.!



Macin en cok elestirilen hamlesi Hitzfeldin 38 yasindaki Lothar Matthausu macin bitimine on dakika kala degistirmesidir. Özellikle Loddarin basina daha oynayabilecek durumda oldugunu söylemesi elestiriler arttirdi. Hitzfeld diyor ki Lothar kendisine gelip bittigini ve daha fazla oynayamayacagini belirtip degisiklik istedigini söylüyor ve hatta onun israrina ragmen sahada onu bes dakika daha fazla tuttugunu söylüyor.. Sonrasinda yapilan görüsmede bunu kendisinin de dogruladigini ekliyor.. bu hareketinden dolayi Effenberg kitabinda loddari pislik olarak anar iken Scholl da keza pek farkli bakmiyordu Loddar abimize..

Onun yerine giren Thorsten Fink ise Loddarin bittigini ve 38 yasindaki adamin aslinda tüm sezon boyunca doksan dakikayi cikaramadigini belirtiyordu.. Fink, acinin resmini Man U kaptaninin kupayi kaldirdigi zaman olarak ciziyordu. Yenilen gollerde dahi aslinda o denli üzülmedik ama kupanin kaldirilis aninda patlayan tüm flaslar bize maglubiyeti fisildiyordu sessizce.. O zaman anladik ve biz bu aciyla güclendik, büyüdük.. inanin acisi kadar mutluluga giden yolu da acmistir bize..

Mac sonrasi her sey bittiginde takim yemegini yiyip yavas yavas icki icmeye basliyor ve arkasindan masanin üzerinde dans etmeye kadar geliyor is.. O sinirler o sekilde bosaliyor demek ki. Sampiyonlar Ligini alan takimin oyunculari farkli farkli karaktere sahiptiler.. Basler, masanin üzerine cikip dans ederken Effenberg cok baska sekilde geciriyor o geceyi..





"..doping kontrolü icin ben secilmistim ve kontrol icin gittigimde yarim saat rakip oyuncularin gelmesini bekledim.. Bugün Hoffenheimli futbolcular on dakikalik gecikme icin agir cezalara carptirilmasi gündemde, o gün insanlar beni ve kontrolcüleri yaklasik yarim saat bekletmislerdir.. Sheringham ve Solskjaer ile bu sekilde karsilastim ve onlar haliyle kupanin sarhoslugu icerisindeydiler.. Görüntü cok kötüyüdü ama daha kötüsü vardi..

..iki saat sürdü kontrol isi zira ben bitik haldeydim. Tüm takim coktan gitmis ve ben stadi arkamda birakir iken yanimda yürüyen Beckham'i gördüm elinde Sampiyonlar Ligi Kupasi ile.. Hayatim boyunca o görüntüyü unutamam.. Isiklar sönmüs, herkes gitmis ve alti-yedi metre ileride Beckham elinde kupa ile gidiyor.. Tam o anda yemin ettim bu sansi bir daha kendime yaratip o kupayi alacagima.. 99 olmasaydi 2001 asla olmazdi."


(Kahn, bu görüntü icin söyle der: "Ben ömrü hayarimda Kuffour gibi aglayan bir adam görmedim.. Ben o halde dahi onu teselli etmek durumunda kaldim..")


Effe söyle devame ediyor..

"Ben diger arkadaslar gibi eglenemezdim artik.. Müzik dinleyemez ve masalarin üzerinde dans edemezdim, odama cekildim. Carsten Jancker esi ile geldi yanima ve biz icki bile icmedik.. tüm gece bir daha bu kupayi nasil aliriz onu konustuk. Benim icin bu yenilginin inanilmaz motive edici etkisi oldu ve 2001 bu sekilde geldi.."

Effenberg böyle bir karakterdir. Siz takimda 11 tane Effenberg'in olmasini isteseniz de basari farkli karakterlerin birbirlerini oldugu gibi kabul edip kaynasmasindan ibarettir. Bunun aksine Mario Basler, masalarin üzerinde Rummenige'nin karisiyla dans eder haldeydi. Yukaridan bagiran Rummenige Basler ile ömür boyu onu Bayerne baglayacak kontrati teklif eder iken Basler dans etmeye devam ediyordu.. "bunu daha sonra konusuruz kalleee" Bugünden yaklasik iki ay sonra pizzacida karistigi bir kavga sonrasi Bayernden uzaklastirilacak iken bu anda yapilan daveti kabul etmedigi icin cok pisman olacaktir..




Hitzfeld ise..

".. sonrasinda Bremen ile kupa finalini oynadik ve kazandik. Eger bu finali de kazansaydim Triple yapmis olacaktim.. Bu finale o aciyi yasamis takimi ayni aciyi yasamis benim hazirlamam cok da kolay olmadi..

.. Basin toplantisi sonrasi yürüyerek ordan uzaklasirken arkamdan Ferguson geldi ve sadece "Sorry" dedi ve uzaklasti.. "

".. O mac sonrasi hayatimin en uzun konusmasini yaptim futbolcularimla. Kahn'in " daha iyisine dogru durmadan ileri.. " felsefesinin dogumu dahi o mayis gecesinde olmustur. Kaderbirligine giristik oyuncularimla ve 2001 Sampiyonlar Ligi sampiyolnlugunun calismasi o gece baslamistir..

"Man U sahada yoktu.. golümüzün disinda ikinci yari iki diregimiz ve pozisyonlarimiz da vardi.. Ve en sonunda gelen korner.. Sadece sans olarak gecistiremeyiz ve bizim de sucumuz vardi olanlarda.. baska acidan son saniyede her seyin degisebilecegini ve büyük puanlari yapabileceginiz gercegi bir yana bunlari antrenmanlarla saglayabilirsinz.. ben bunun üzerine 1973'de tez yazmistim. Bu mac cok aci da olsa ondan cok sey ögrendik.. 2001 finalinin bu kadar uzun sürecegini önceden hesaplayip antrenmanlarda oyunculari bu konu üzerine egittik.. Sonrasinda Anderson'un 94.dakikada attigi frikik golüyle gelen Sampiyonluk ve Sampiyolar Ligi finalinin nedeni bu mayis aksaminda yasanilanlardan ögrendiklerimizle gerceklesmistir..."



Günther Jauch Almanyanin en güvendigi ve sevdigi spikerdir. Kim 500 Milyar ister yarismasinin almanyadaki Kenan isik'idir ama ondan cok daha fazla sevilmis ve öncesinde de futbol programlarinda siklikla yer almis, yönetmis alman televizyoncu.. Maci sunan spiker arkadasi mac sonu analiz etmesi gereken yerde "benim bu mac hakkinda konusacak durumum yok artik" deyip Jauch ile ekrandakileri basbasa birakti..

" Ne diyebilirsiniz ki? Bu kadar hazirliksiz yakalandik.. meslektasima da hak veriyorum.. O günlerde ben takim elbiseyi pek tercih etmezdim, ilk defa giymistim o gece öncesi.. Üstelik bana hic de gitmeyen beyaz rengi secmistim kendime.. "

Mac sonrasi Beckenbauer ile görüsmesini anlatirken cok sakindi diyor.. Sinirlarinda geziyordu, farkediyordunuz.. Normal kosullarda tepki verecegini bildiginiz görüntüler karsisinda sessiz kaldi, soktaydi aslinda.. Kim degildi ki ?

24 yorum:

tatito dedi ki...

harika bir yazı olmuş. nedense başarıdan çok başarısızlığın hikayesi daha ilginç oluyor. 99'da yaşanan başarısızlık kategorisine girebilir mi bilmiyorum tabi. mucizeden de çok öte bir sonuçtu.

tek bildiğim iyi ki bayern taraftarı olmadığım.:) sanırım kalp krizi geçirmek için fena bir gün olmazdı.

Borges dedi ki...

Tatito: ben bugün okuyunca bile kendimi kötü hissediyorum, Bayern taraftarini düsünemiyorum bile :)

alessandro del piero dedi ki...

o gün bir taraf için trajediyken biz utdlı'lar için de yaşanabilecek en muhteşem günlerden biriydi. acaba o an bayernli'lerin duyduğu acı mı yoksa utdlı'ların duyduğu mutluluk mu daha büyük olmuştur, hep merak ederim..

ERKUT dedi ki...

Çok güzel bir post . Maç gözümde tekrar canlandı. Kupa bayern'in artık diyerek lavobaya gittim ve döndüğümde ilk Oliver kahn ekrana yansıdı .yıkılmış bir ifade ile .bence Milan trajedisinden bile kötü bir geceydi bayern için .

omer dedi ki...

yazı çok güzel olmuş. şarkı video ya cuk oturmuş. sözlerini anlamadım ama melodisiyle hissettirdikleriyle dramanın dozunu arttırmış. film gibi valla drama dalında oscar alır bu film! söylemeden geçemedim.

alperensaylar dedi ki...

aslında real madrid'in mükemmel bernabeu performansı(ve anelka'nın da madrid ile doğru düzgün oynadığı tek maç) ve olimpiyat stadı'ndaki şansı olmasa bence 2000'de de kazanabilirlerdi ki yarı finalden önce hatırladığım kadarıyla grupta 2 maçta da yenmişlerdi real'i.

Borges dedi ki...

Yari finalde karsilastilar MAdrid ile.. Grup maclarindaq kendi evinde ve deplasmanda 4 attilar Madrid'e ama yari final maclarinda2-0 yenilgiyi 2-1 yengi kurtaramadi ve deplasmanda Jeremies'in kendi kalesine attigi gol bitirdi her seyi.

Önemli olan 2001'di. hem kupayi aldilar hem de fergusonu iki macta da yenerek kupa disina itti ceyrek finalde.. Yani hesaplasma her bakimdan gerceklesmis oldu.. Effenberg cok daha iyi anlatir o hesaplasmayi da uzun sürer :)

aşkın dedi ki...

Velhasıl biri 99'da diğeri kayan ayakla direğe çarpan penaltı vasıtasıyla 2008'de balın getirdiği 2 Şampiyonlar Ligi kupası
Bunları görüp de ''ouwww Sir Alex müthiş bir ilah'' demek bana uymuyor.
Bal devam ediyor ki Barcelona en zayıf mevkiinde daha da zayıfladı, defansında eksikler var.
Şansın tamamını İngiliz Milli takımından ayyaş iskoç'a vermişler, biri sürünürken diğeri nerelerde.Vay babasının kemiği...

Borges dedi ki...

Askin: Sürünen kimdir ? Eger bu hitzfeld ise.. Belirtirim ki hem Madird hem de Ferguson birakacagini acikladigi zaman Manchester kendisine transfer teklifi etmistir ve kabul edilmemistir. Birisi daha cok kendi keyfinin kahyasinda bir adam..

BAska acidan Ferguson'u kucumsüyorsunzu gibime geliyor. Sir, pek tabii elestirilebilir lakin asla ve asla kücümsenecek bir teknik adam degildir.. Karakteri,demecleri her türlü elestiriye aciktir ama iste teknik direktörlügünün elestirisi konusunda bana göre bir "sinir" olmasi gerekir.. "bana göre".

Empyrium dedi ki...

Önce eline sağlık oldukça akıcı yazılar yazıyorsun, bizde zevkle okuyoruz.

Bu acı sonun getirdiği başarıya gelince evet inanç ve istek ve planlama insanlara istediklerini sunabiliyor ama doyum noktasında ki hamleler her zaman başarıdan daha önemlidir.
Ki başarı kalıcı olarak devam edebilsin.

Manu o finali kaybetseydide bugün başarılı olurdu.Çünkü kriz yönetmeme mi dersin, kriz çıkarmama dersin muhteşem planlı programlılar.Doyum noktasında da oldukça mantıklı hareket ediyorlar.(Tabii bu durum Sir den sonra ne olur bilinmez)
Ama son yıllarda inanç ve istekten dolayı kazanılan başarıdan başka ne yapmış Bayern.UEFA finalinde bile acaip rezillikler konuşuldu.Uzun vadeli ne planları var bilmiyorum, ülkemizi geçtiler teknik direktör öğütme konusunda. CEO olayı orda nasıl bilemiyorum ama bir klüpte futboldan çok anlayan kişi olunca, olay kuğu gölü balesinde ördekleride sahneye sürmeye dönüyor.

Saygılarımla...

aşkın dedi ki...

Abi sürünen İngiliz milli takımı :)
Borges, abi, gel bırakalım şu ''politically correct'' olayını, ne yapmış bu adam o kadar övülecek?
Mourinho gelene kadar Wenger ile al gülüm ver gülüm yapmışlar ligde.
Şu son 2 seneye kadar ısrarla klasik İngiliz futbolu oynatıp Avrupa'da madara olmuş.
Mourinho ve Benitez'in başarılı olduğunu görünce onların stilini kopyalamış, nedir:
Defans ağırlıklı fizik güce dayalı hızlı futbol.
Trilyon yıl takımın başında kalıp balla 2 final kazanmış ki bu 2 final haricinde öyle Şampiyonlar Ligi'nde ''runner up'' olamamış, finallerin kapısından falan dönememiş.
O kadar sene Mourinho Chelsea'nin, Benitez Liverpool'un başında kalsa bu amcamın başardıklarını bilmem kaça katlar.Medyamız da şöyle bir değerlendirmeden ezbere kendisini örnek gösterir sanki amcamın sayısız başarısızlıklarından ilkinde direkt kellesini almayacaklarmış gibi.
Meramımı anlatabilmişimdir umarım.

Borges dedi ki...

Empyrium: Istisnalar olsa da 2000'li yillarda Sampiyonlar Ligine 3-4 yil ambargo koymus bu takim.. o dönemden bu yana sanirim bir yil istisnasi vardir katilamadi bri yil da sanirim grup sonuncusu oldu ve geride kalan yillarda katilim gösterip hepsinde ceyrek final ve hatta final oynadi. Madridi eledi, elendi, milana elendi, chelsea'ye elendi.. Barca ya bu yil. Son sekiz yilda final eksikligi cekiyor ki ingiliz takimlarinin ambargosu var.. Arada bir porto-monaco finali var, garip.. bir de barca ya da madrid dalarsa dalabiliyor.. Zira teknik direktör istikrari da önemli rol oynasa da premiere ligin 400 milyon euro arti var diger liglere karsi. Bu oldukca önemlidir. 60 milyon euroyu anderson ve nani gibi iki yedegine veremiyor, berbatovu göz zevkine transfer ediyo filan.. Bunlar da önemli oluyor final noktasinda..

Toplamda konu cok uzar.. mesele klube göre degisir. Bayern ise teknik direktör gelir gider ama 40 yildir hoeness vardir orada.. istikrar.. Guardiola yeni geldi, bu sene.. teknik direktör, ilk yili. Bana söyler misiniz guardiola'nin kazanmadigi bu yil ne var ?

Sampiyonlar Ligi finali ?

La Liga Sampiyonlugu ?

Kral Kupasi ?

Genc yetenekler, kendi degerleri, güzel futbol ? sayginlik ?

bir sey söyleyin ki onu almamis olsun..

Barca uzun zamandir istikrarlidir, teknik adamini degistirse dahi, keza Bayern de öyledir.. Magath ya da Hitzfeld.. Klube göre degisir, giden-gelen teknik adam olsa dahi o klubun bir istikrari vardir, ileride cok daha uzun deginiriz kesinlikle..

Borges dedi ki...

Askin: Abi, bahsedilen premiere lig sampiyonlugu Sampiyonlar liginden bile daha degerli oldu günümüzde.

söyle ki yaptiklari suymus:

3 x Schottischer Meister
4 x Schottischer Pokalsieger
1 x Schottischer League Cup
10 x Meister der englischen Premier League bzw. 1st Division
5 x FA-Cup
3 x League-Cup
8 x Charity Shield
2 x Champions League
3 x Europapokal der Pokalsieger
2 x UEFA Super Cup
1 x Weltpokal
1 x FIFA Clubweltmeisterschaft

her seyden önemlisi bir klubu dünya klubü yapmistir derim ben. Bu bence yeterlidir bana göre. Wenger ile kiyasa sokarsak belki daha anlasilir olabilir.

Ben ingiliz futbolunu sevmem, bugün bile sevemiyorum abi. Kisa pas görmekten, bir kisi olsun önündeki adami gecmek istememesinden gina geldi. Kisa kisa kisa kisa paslar, varyasyonlar filan.. Ama bu ingiliz futbolu yillardir böyle. Simdi moda olamsinin nedeni ayni futbolu inanilmaz yetenekli oyuncularla oynatiyor olmasindan kaynaklidir ve bu konu cok baskadir, ferguson icat etmedi onun icerisinden dogdu.. Her model, iyi futbolcularla cok buyuk basarilari kazanabilir.. Ben o modelin üzerine onca yatirim yapilip basari kazandi diye "modern" olarak addemiyorum kesinlikle. Barca'nin modeli hosuma gidiyor, messinin futbolu hosuma gidiyor, Ronaldo'nun ingiliz futbolunda yasadigi dönüsüm de icimi burkuyor, adam gecmeyi unuttufilan..

Lakin ferguson bunlarin disinda cok cok iyi bir teknik adamdir, bu basarilari da herkes yakalayamaz cok acik ve net.. Ramos gitti oraya, Scolari gitti..cik cik..:)

Empyrium dedi ki...

Aslında ben Bayern'e hep final yakıştırdığımdan başarısız olduğunu söylüyorum yada söylemeye çalışıyorum.
Bence onlarda ki potansiyel bundan fazlası.

Başkanson dedi ki...

Fergie nin ballı ve başarısız olduğu, yada "aslında o kadar da iyi olmadığı" gibisinden yapılmış bir yoruma fikir bağlamında saygı duyarımda, benim penceremden bakıldığında bu fikrin zerre değeri yok. Fergie tarihte yeri olan birisi ve tarihteki en istikrarlı antrenör. Futbolu sadece kazanmaya endeksli görme problemimiz olduğu için biz olayı "kazanamama, balına kazanma vs vs" yollarından görüyoruz. Kazanmak herşey değildir. Kaldı ki bu adamda "herşeyi kazanmıştır" bunu yaparkenki olayın niteliği sizi tatmin etmiyorsa kusura bakmayın ama benide mourinho porto dışında hiç tatmin etmedi.abro nun paracıklarına sığınan şımarık zengin çocuğu portresi yada dağılmış italya liginde tepeden indiği interle şampiyon olması mourinho nun yaptıklarını "aşkın bey" in penceresinden bakarsak daha değersiz kılar (!)
neyse, fergie nin olayı bence ; yarattığı nesillerdir. ince,hughes gibi oyuncularla apayrı bir başarı hikayesi yakaladıktan sonra beckham,scholes gibi oyuncularla bu yazıda konu olmuş 99başarısı gibi başarılar yakalamıştır. o aradaki nesil dönüşümü bittikten sonrada "3-peat" yapmıştır.her zaman her yerde adam başarılı desek yeridir.
.....
dağınık bir fikir yazısı oldu kusura bakmayın ama bayern hakkında da konuşmam lazım :) : doğu blokundan kalma "ülkenin nimetlerini, etlisini sütlüsünü yiyen ana takım ve üvey evlatlar" ekolünün, gelişmiş batı dünyasındaki versiyonudur bayern. o yüzden hiç sevmem ben bayern i. almanya futbolu neredeyse komple onlara çalışır ama onlar bir türlü "başaramazlar". 2001de iyilerdi ama valencia nin finale gelmesinin meyvesini yediler bence. geçmişlerini ve kulübün kaiser li tarihini felan tartışmıyorum ama yıllardır ülkenin mirasını yiyen mirasyedi konumundalar. harika kadrolarına ve ülkedeki diğer takımların çok üstündeki imkanlarına rağmen hayal kırıklığı yaratıyorlar. ülkeden çıkmış yerli yabancı tüm kaliteli topçuları adeta silip süpüren takımın 99da başına gelen, ertesi gün bira-leblebi muhabbetimizin odak noktasıydı unutmam, ama bence bayern bir türlü olması gerektiği kadar başarılı değil. (son 20 yılı baz alıyorum)

Cino dedi ki...

o değil de, arkada çalan şarkı nedir, bilen yok mu?

Murat YILMAZ dedi ki...

Johanson'un anısı:
-Son dakika Bayern'e kupayı vermek için oturduğum yerden (şeref tribünü!) kalktım, sahaya inmek için yola koyuldum. Nou Camp'da aşağıya inmek zaman alır. Üç dakika sonra indiğimde Bayern'li oyuncular yerde ağlıyordu, anlam veremedim. Meğer MU iki gol atmış, inanamadım.
(Benzer cümlelerle)

aşkın dedi ki...

Sevgili Başkanson,
O balla kazandığı 2 kupa olmasa ne ''sir'' olurdu, ne de siz bugün onun aslında nasıl müthiş bir jenerasyon yaratıcısı olduğunu söylerdiniz.En fazla bir Hector Cuper kıvamı yakalardı.
Marka yaratmıştır o doğru.
Mourinho ise başlıbaşına bir markadır, kendi kendisini yaratmıştır.Abramovic'in paraları da dünyanın en zengin kulübü Mançester'den daha çok değildir, hatırlatırım.

Borges dedi ki...

the fray - how to save a life

Aradiginiz sarkinin ismi..

Cino dedi ki...

teşekkür ederiz borges...

alessandro del piero dedi ki...

aşkın, bu çarşamba tarihin en iyi td'si ferguson, 3. cl kupasını uzay takımını yenerek kaldırdığında(ki tarih boyunca bir tek pool efsanesi paisley başardı) yine konuşuruz artık şu bal meselesini..

mourinho filan diye gevelersin sen gerçi o zaman da..

alessandro del piero dedi ki...

bu arada son dakika gollerini madem bu kadar bala bağlayan bir insansın, o halde tapındığın ve yalnızca tek bir cl kupası kazanabilmiş olan mourinho'nun da 2004'te porto tam eleneceği sırada old trafford'da 90. dk'da attığı golle paçayı kutardığından haberin olması gerekirdi.. gerçi o gol olmasaydı senin mantığına göre şu an mourinho diye bir adamdan haberin dahi olmayacaktı..

bal enteresan meretmiş hakikaten...

aşkın dedi ki...

Son dakika golü ve bal arasındaki farkı anladığın gün tekrar konuşuruz Piyero.
Mourinho'ya tapınmam, Ferge'nin bilmemkaçıncı yılında kazandığı kupayı daha 40 yaşında kazandığına göre ondan daha iyidir.

alperensaylar dedi ki...

yahu ferguson'u bile zico, löw, lucescu, geretse kıvamına getirdik ya helal olsun bize:)

o değil de o sene finali juve ve kiev de oynayabilirlerdi aslında ikisine de yazık oldu yarı finallerde, ne dersin borges:)